Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Cibranlı Oymağı

Burada Türkmen Aşiretleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Cibranlı Oymağı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 19:56

Cibranlı Oymağı

Milli topluluğuna bağlı ikinci oymakta Cibranlı-lardır. Bu oymağın en önemli özelliği, önceden Türkmen olup daha sonra doğuya ve güneye yayıldığında dillerinin Fars tesiri altında kalarak bozulmasıdır. Nitekim Kamus-ÜI Alamda da bu oymak Türkman olarak gösterilmektedir. «Torun» soyundan oldukları söylenir. Hicri 1250 yılında başlarında bulunan. Demir Ağaya il Ağası derlerdi. Varto Tarihinde Ş. Fırat Bey'in bunlar hakkındaki görüşü de şöyledir. «Aralarında yaşayan söylentilere göre Teke'-de otururlarken Hicri 10. yılda Urfa'ya gönderilmişler, oradan Viranşehir'e nihayet İl Ağaları Şehsuvarın idaresinde Doğu illerine gelmişlerdir. Bunun oğlu Budak ve onun oğlu Topal Haydar ve bunun oğlu Suvar'ın oğul ve torunları kendi adlarını taşıyan birer boy kurmuşlardır. Bunlar 100 yıllarca ara boyları da birlikte idare ettiklerinden hepsine birden Suvar Oğulları denilmiştir. Başka bir söylenti olarak, «II. Bayezit zamanında baş kaldıran Oymaklar üzerine yürüyen Şehsuvarzade Ali Bey'in oymağıdır» denmektedir.

Birinci dünya harbinden önce bu oymak, Bulanık ilçesinin Karaağaç, Koçak, Akak köylerinde ve Varto ilçesinin Durabey, Alagöz, Kalecik, Anar, Karaş köylerinde çoğunlukla ve daha bir çok köylerde dağınık bir halde yaşarlardı. Dikkat edilecek olursa yeniden kurdukları köyler hep Türkçe adlar taşıyan köylerdir. Bu da bize gösteriyorki, bu oymağın buralara gelmeden önce halis Türkçe konuştuklarını, fakat sonradan çevrenin tesiriyle bunu unutmuş ve Kürmanç lehçesi ile konuşmaya başlamış olduklarıdır. Cibranlılar yakın zamana kadar konar göçer ve Bingöl dağlarında yaylarlar, kışında Hormek ve Lolan oymaklarının köylerinde birlikte kışlarlardı. Daha sonra ise 1827 yılında Hormekliler kendilerine kışlak olarak köy kurmalarını, aksi halde köylerine bir daha sokmıyacaklarını ihtar edince, aralarında zaman, zaman çarpışmalar olmuştur.

Daha sonra kışlak için Varto ovasında Leylek Kara-kur, Alagöz gibi köylerle, Şerafettin dağları eteklerindeki boş köyleri işgal ederek buralarda yurtlanmışlardır.
Ahmet Refik'in Anadolu'da Türk aşiretleri dergisinde Cibranlılarm önceleri göçebe Yörükler olduğunu ve daha sonra da bazı nedenlerden dolayı kuzey Suriye sınırındaki, Halep, Antep - Urfa, Raka gibi yerleşme merkezlerinde de zaman zaman ikamet ettiklerini söylemektedir. Çoğu kez de buradan Konya Sivas, Ankara taraflarına da göç ettiklerini, daha sonra da Devlet tarafından Raka'ya büyük bir kısmının iskan ettirildiğini de anlatmaktadır. Bir müddet sonra da Osmanlı hudutlarının genişlemesiyle Cibranlılar'ın, Doğu Anadolu'ya doğru yayıldıklarını görmekteyiz. Diyarbakır ve çevresi «Ulus» diye adlandırılan bu oymakların adeta bir toplantı yeri olmuş, daha sonra da buradan zaman zaman Doğu Anadoluya doğru yayılarak diğer Kürmanç oymakları arasına karışmışlardır.

E. Yavuz Bey «Cibranlıların Batı Anadolu'dan Teke havalisinden gelmiş olmaları bunların, Türkmen değil yörük olmasını gerektirmektedir» demektedir (140). Gerçekten de Osmanlı arşivlerinde de bu oymaklara Batı Anadomiş olduklarında «Türkman», «Ekrad/Kürt», «Cemaatı Taife» ve «Boz ulus» deyimleri kullanılmıştır. Buna bir kaç örnek verelim.
Cibranlı (İI Beyli) oymağına Hicri 1022 tarihli fermanda Yörük, 1025 tarihli fermanda lu'da iken «Yörükan (Yörükler)», Urfa ve Rakka'ya yerleş-Türkman - Maraş, 1137 de Rakka'ya iskan olunan «Cemaat-ül Taife», 1104 tarihinde Maraş Türkmanı, 1140 da Haleb'in şark tarafına iskan olunup Maraş taraflarına firar eden İl beyli Cemaatı diye aynı oymağın veya dağılmış parçalarının adları geçmektedir. Yine buna benzer bir durum «Kılıçlu» oymağında görülmekte ve 1101 de «Cemaati Kılıçlu Kürdi dendiği halde bir sene sonraki fermanda Türkmanlardan 8 Cemaat arasında Kılıçlu oymağı da Türkman olarak sayılmıştır. Bundan şu netice çıkarılmaktadır, bir oymak değiştiği veya iskan olduğu yerdeki hakim oymağın ismiyle anılmaktadır. Nitekim Yörükler daha çok Batı ve Güneybatıda, Türkmanlar ise daha çok Doğu ve Güneydoğu'da fazla bulunduğu için buralara yerleştirilen oymaklar daha sonra bunların isimleriyle anılmıştır. Fakat adlarına bakacak olursak hepsi Türk soyunun örnekleridir. İster Yörük olsun ister Türkman olsun isterse Kürmanç olsun.

İşte Cibranlı oymağı, önceden Halep ve Urfa taraflarına sonra Diyarbakır ve Malatya, Muş, taraflarına gelerek Varto, Bulanık, Karlıova ilçelerine yerleşmiş Türk oymaklarındandır. Bu gün Halep'in 10 kilometre batısında «Cibrin» ve Kilis'in 20 kilometre güneyinde «yine başka bir «Cibrin» köylerinin bulunuşu, bunların Halep, Maraş ve Urfa taraflarında bir zamanlar yurt edindiklerini daha sonra da kuzeye ve doğuya yöneldiklerini göstermektedir. Ayrıca yerleştikleri yere Türkçe ad vermeleri, Türklerin yerleştikleri yere ad verme geleneğine uygun olarak da kendini göstermekte, bu da Türklüklerinin bir nişanesidir.

Varto Tarihinde:

«Bu oymağın yaşlıların kendilerinin Hicretin X. yüzyılında Anadolu'dan Urfa'ya ve sonradan da Viranşehir'e ve buradan da İl ağalan Şehsuvar yönetiminde şimdi bulundukları yere geldiklerini anlattıklarını» söylemektedir. Urfa'ya gelen Cibranlılar orada yerli oymaklardan Milli oymağına tabi olmuşlardır.

Cibranlıların başkanlarından olan Suvar ile müritlerinden Derviş Budak'ın Seyit sülalesinden ve Araplardan olduğunu ileri sürmeleri kendilerine kutsallık vermek istemelerindendir. Bunların seyitliği Nizam-ül-Mülk, Nasır-Ud-Devle, Sef-ül-İslam gibi alınan şan ve Ün'lerden başka bir şey değildir. Çünkü seyitlik Hz. Muhammet (S.A.V.) ve Hz. Hüseyin'in soyundan gelenlere verilen isimdir. Halbuki Cibranlılar, Arap değil saf Türk'türler.

Kaynakça
Kitap: DOĞU AŞİRETLERİ VE EMPERYALİZM
Yazar: MAHMUT RİŞVANOĞLU
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Türkmen Aşiretleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir