Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Türkmen Takvimi

Burada Türkmen Aşiretleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Türkmen Takvimi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 17 Ara 2010, 22:47

Türkmen Takvimi:

Türkmenlerde yılın dört mevsimi şu şekilde kullanıl-maktadır.
I- Yaz (İlk bahara verilen isimdir), yaz ayrıca üç kışıma ayrılır.

Yaz ayları:

1- İlkbahar, 7 gündür: 25 marttan 31 sonuna kadar.
2- Ortabahar, 30 gündür: 1 nisandan 1 mayısa kadar.
3- Sonbahar, 54 gündür: 1 mayıstan 24 hazirana kadar.

II- Yay (yazın ismine yay derler), yay ayları da yaz ayları gibi bir takım kısımlara ayrılmıştır.

Yay ayları:


1- Ülger, 6 gündür: 1 hazirandan 7 hazirana kadar.
2- Terazi, 31 gündür: temmuz ayı terazi ayıdır.
3- Kuyruk, 24 gündür: ağustos ve eylül aylarındadır.
4- Buhur, 12 gündür: 12 eylülden 25 eylüle kadar devam eder.

III- Güz (son bahara güz ismi verilmektedir). Güz ayları da bahar gibi üç kısma ayrılır:

Güz ayları:


1- İlk Güz, gündür: eylülün 23'ünden sonuna kadar.
2- Orta Güz 31 gündür: Bütün ekim ayı.
3- Son Güz, 53 gündür: 2 kasımdan 24 aralığa kadar.

IV- Kış: Aynen (kış mevsimlerine verilen isimdir). Bu da üç kışıma ayrılmıştır.

Kış ayları:


1- Kara kış, 8 gündür: 23 aralıktan sonuna kadar.
2- Zemberi, 31 gündür: ocak ayı kara kış ayıdır.
3- Zemberi yamacı; 52 gündür: şubattan 24 marta kadar olan günlerdir. Bu dört mevsim Türkmenler arasında 91'er günden yıl, (364) gün olarak tespit edilmiştir.

Bunlardan başka bir de, özel sınıflandırma daha vardır ki bu sınıflandırma diğerinden daha dikkat çekicidir.
Açıklayacağım bu şekil halkın adeta bir çiftçi takvimi gibidir. Bu takvim ayrıca fala ve uğura inananlar için anlam taşır.
Bu sınıflandırmanın en çok dikkat çeken şeyi; sene başının alafranga ocaktan başlamış olmasıdır. Sınıflandırma olduğu gibi aşağıya alınmıştır:

YEDİYE-BEŞE-ÜÇE-BİRE Yediye Ayları:

Alafranga ocak ayının 1. gününden başlar. Bu aylar için halk arasında şöyle bir ata sözü söylenir:
Yediye: "Biderin sunu olacak, koyunlar kuzulayacak."

1) Bider: Tohum,
2) Sunu olmak: Piyasaya çıkarmak.

Beşe Ayları:

Beşe aylarının hangi aya rastladığı bilinmiyorsa da, atasözünde kullanılan tabire göre; beşenin şubat sonuyla mart içi olduğunda şüphe yoktur.

Çünkü Türkmenler beşe için:

"İtler düşe ileşe, bakma çiftten başka işe" derler. Beşe aynı zamanda tabii felaketler ayıdır."

Üçe Ayları:

Üçe mevsiminin de belirli ayı yoktur. Yalnız ilkbahar ve yaza yakın, yani, nisan ortaları ve mayıs başları için üçe denildiği hatıra gelmektedir. Türkmenler üçe için şu kayıtları anarlar:
"Üçe de keçilerin kuzulamayanı kısır kalsa daha iyidir. Üçe ayları gonca gül aylarıdır."

Bire Ayları:

Bire ayları orak zamanma verilen isimdir ki; bu aylarda hem çift yapılır ve hem de orak biçilir. Türkmenler "bire" için "Bire biçimsiz çıkmaz" yani, civarda olsun mutlaka orak başlar, derler.

Bu özel sınıflandırma için halkın ağzında hemen hemen genellikle denecek şekilde şu tekerleme söylenmektedir:

"YEDİYENİN YELLERİ, BEŞENİN SELLERİ, ÜÇE-NİN GONCA GÜLLERİ, BİRE BİÇİMSİZ ÇIKMAZ."

Halk Takviminde şu yıldızlar bilinmektedir:

ÜLGER, TERAZİ, KUYRUK VE BUHUR GÜNÜ.

Ülger yıldızı 18 mayısta doğarmış. Halk Ülger ve onun doğduğu gün için şu şekilde bir atasözü söyler:

"ÜLGERDE DÜNYA SELE GİDERSE DE İNAN, DÜNYA YANSA DA İNAN."

Bu ay halk arasında tabii felaketler ayı olarak kabul edilmekle beraber, bu aynı bazen çok sıcak ve bazen de yağmurlu geçmesinin de mümkün olduğu belirtilmekte ve ek olarak bu ay için şu atasözü söylenmektedir: "ÜLGERDE URUM ŞAM BİR OLUR" (Yani Ülger doğumunda her yerde orak başlamış olur.)

Terazi

Terazi yıldızı hakkında Türkmenlerin rivayetleri şunlardır:


"TERAZİDE DÜNYA ATEŞE YANAR, DOĞDU TERAZİ OLDU ÜZÜMÜN BİRAZI."

Bu iki atasözü sıcakların devamıyla üzümlere nişan düşme zamanını bildirmektedir.

Kuyruk:

Kuyruk yıldızı hakkında halk söylentileri bağ bozumu zamanını işaretler,

Buhur günü:

Kuyruğun doğumunun ilk gününe buhur günleri denir. Halk buhur günleri hakkında şöyle bir tecrübe yapar. Buhur günlerinin birinci günü sene içindeki bir ayın nasıl geçeceğine işaret sayılır.

Mesela: Buhur günlerinin birinci günü hava bulutlu olur ve batı rüzgarı eserse, eylül ayı yağmurlu ve çift ayı olarak geçer.
İşte bu şekilde buhur günlerinin her gününün halk ta-rafından bulutlu ve rüzgarlı olup olmadığına bakılarak eylül, ekim, kasım ve diğer ayların açık veya yağmurlu geçip geçmeyeceği anlaşılır. Çok bulutlu ve çok rüzgarlı buhur günlerinden kışın şiddetli geçeceğine inanılır.

Havanın değişmesine dair tecrübeler:

1- Buhur günlerinin bulutlu ve rüzgarlı olup olmadığına bakılarak senenin 12 ayının nasıl geçeceği anlaşılır.
2- Ağıl çevirme. Güneşin veya ayın çevresinde bir çember bulunursa buna ay ve gün ağıl çevirmiş denir.
Eğer Güneşte ve ayda ağıl görülürse yakında yağmur yağacağına işarettir.

Şöyle ki:

A- Güneş ve ay doğarken ağıl çevirirse, yağmurun çok devam edeceğine,
B- Güneş ve ay gün ortasında ve gece yarısında ağıl çevirirse, yağmurların orta derecede olacağına,
C- Gün ve Ay batarken ağıl çevirirse, yağmurların hafif ve önemsiz olacağına hükmolunur.

Gün altı:

3- Ortalık bulutlu fakat Güneşin doğacağı yerin bir parçası bulutsuz olursa buna Türkmenler "GÜNÜN ALTI BOŞ" derler. Böyle bir durumda Güneş doğar ve bir süre ortalığı aydınlattıktan sonra buluta girerse, o ayın bütünüyle yağmurlu geçeceğine hüküm verilir. Bunun tersi kuraklığa işarettir.

BUHUR CETVELİ

AdetBuhur GünleriTarihiTesadüf ettiği aylar
1Buhurun I günü31 TemmuzEylül ayının durumunu gösterir
2II1 AğustosEkim
3III2Kasım
4IV3Aralık
5v4Ocak
6VI5Şubat
7VII6Mart
8" VIII7Nisan
9IX8Mayıs
10X9Haziran "
11XI10Temmuz "
12XII11Ağustos "


Solucan:

4- Solucanlar toprağı yukarı doğru iter ve başlarını deliğin ucuna getirirlerse mutlaka yağmur yağar.

Tavuk ve eşek:

5- Tavukların bitlenmesi, eşeğin kulaklarını sallaması yine yağmurun yağacağına işarettir.

Mihrican:

6- Güz aylarının son ayında esen rüzgara "mihrican" derler. Mihricanda ağaçların yaprağı tepeden dökülürse, o yıl, kışın şiddetli olacağına, dibinden dökülürse, kışın hafif geçeceğine inanılır.

Koyun:

7- Buhur günlerinde, yani Türkmenlerin dediği gibi "KOÇ KUVURMA" zamanında koyunlar öğle sıcağında bir ağaç altında yatarlarken birbirlerine fazla sokulur ve sıkışırlarsa o sene kışın şiddetli olacağı sanılır. Bunun tersi, kışın hafif geçeceğine işarettir.

Yıl, ay ve gün:

Türkmenler arasında günler şu şekilde isimlendirilir:

"Salı Teltik... Çarşamba Yırtık... Perşembe Hanım... Cuma Canım... Cumartesi Malım... Pazar ille pazar, ille pazar başı kesil el azar."

Günlerin özelliklerine ait inanışlar:

Pazar, pazartesi, çarşamba, perşembe günlerinde biçki biçmek, çamaşır yıkamak çok iyi sayılır. Biçkinin ismine "biçi" denir.
Cuma günü yalnız yolculuk iyi sayılır, başka işle ilgilenmek iyi değildir. Perşembe günü tırnak kesenin, traş olanın dini artar. Cuma günü tırnak kesenin, traş olanın malı artar.
Cumartesi gününe sebep (sebet) günü derler. Türk-mende bir çocuk ana rahmine düşerse, o çocuğun kan dökücü bir insan olacağına inanılır. Cumartesi günlerinde ekin ekmek, yol yürümek çok iyi sayılır.

Pazar günü çift sürmek, iş görmek hayırlıdır. Ve pazartesi de aynı hayrı yaşatır.
Salı günü yalnız bir işin başlangıcında fena sayılır; fakat başlanmamış bir işe salı günü devam etmek fena değildir.
Çarşamba günü tıpkı salıda olduğu gibi iş başlangıçlarında uğurlu sayılmaz.
Ayın son çarşambasında; iş görmenin, yeni elbise dik-menin, yeni bir işe başlamanın obaya uğursuzluk getireceği inancı hakimdir. Çünkü son çarşamba giden ay ile gelen ayın konuştuğu güne rastlarmış. Burada iki aynı birbirine devir teslim ettiği inancı vardır.

Kaynakça
Kitap: CENUPTA TÜRKMEN OYMAKLARI I
Yazar: Ali Rıza YALMAN (YALGIN)
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Türkmen Takvimi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 17 Ara 2010, 22:48

Aylar:

12 Arabi ayının 11 i hayırlı ve uğurludur. Yalnız, bu aylardan safer ayı uğursuz bir ay sayılır. Bu ayda kurban ve tavuk boğazlamak adettir. Bu ayda insanın evinden bir şey kaybolursa veya bir şey gereksiz yere harcanırsa veya bir kaza meydana gelirse, o evin yedi sene uğuru dönmez diye bir inanç vardır. Hatta safer ayında her aile reisi, ailesini "safer geldi; iğnenize sahip olun" diye uyarır.

Uğursuz seneler:

Türkmenlerde bir yılın son sayısı altı olursa, o sene, uğursuz kabul edilir. Kara Hasan Efendi bu iddiasını şöyle açıkladı:


1286(1869-70)'da tohumlarımız dane tutmadı
1296(1878-79)'da Rus savaşı oldu. Türkler kaybettiler.
1306(1888-89)'da davarlarımız kırıldı.
1316(1898-99)'a ürünümüz kıt oldu.
1326(1908-909)'da büyük bir kar yağdı, ağaçlar kurudu.
1336(1917-18)'da savaş oldu.
1346(1927-28)'da, yani geçen sene çekirge geldi, ürünlerimiz bozuldu.
Kara Hasan Efendi, bunu tamamladıktan sonra dedi ki "Altıyla biten yılların en hayırlısı, geçen yılımız olmuştur."
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Türkmen Aşiretleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir