Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Varsak Memluklü İlişkileri

Burada Varsak Türkmenleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Varsak Memluklü İlişkileri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 28 Ara 2010, 05:44

Varsak Memluklü İlişkileri

Varsak Memluklü ilişkileri, Ramazanoğulları'nı oluşturan ve içerisinde Varsaklar'ın da bulunduğu Üç-Ok'lu Türkmen grubunun Çukurova'ya yerleşmelerinden önce başlar.
XIII. yüzyılın ikinci yarısının başlarından itibaren Anadolu'yu ele geçiren Moğollar, Çükürova'da hakimiyet kurmuş olan Ermeni Krallığı ile Memlukler'e karşı işbirliği yaptılar. Buna karşılık Memlukler de Bozoklu ve İçlerinde Varsaklar'ın da bulunduğu Üç-Ok'lu Türkmen atlılarının vurucu gücünden, akıncı birlikler olarak yararlandılar.

Memlukler'in, 24 Ağustos 1266'da Ermeni ordusunu Darbıtak'ta bozguna uğratıp bütün Kilikya'yı zaptetmesinden itibaren, yaklaşık bir asır boyunca, Kilikya'nın hakimiyeti, Moğollar ile Memlukler arasında zaman zaman el değiştirmiştir. Memlukler büyük düşmanları Moğollar'ın küçük tabileri olan Ermeniler'ih hareketlerine karşı kayıtsız kalmamışlardır. Onlar Baybars devrinden itibareri Çukurova'da yağma ve tahrip akınlarına giriştiler. Sultan Khlavun (Kılavun) oğlu el-Meliku'n Nasır Muhammed'in hükümdarlığı zamanında (1310-1341) bu akınlar fethe dönüştü. Çukurova yöreleri, birbiri arkasından Memluk topraklarına katıldı. Ve 1375 yılında Sis (Kozan) şehri de alınarak bu krallığın hayatına son verildi. Memlukler Çukurova'da Ayas, Sis ve Tarsus olmak üzere üç vali (naib)'lik kurdular. Ancak şunu hemen belirtmek gerekir ki, Çukurova'nın Memlukler tarafından alınmasında daha çok Üç-Ok'lu Türkmenler'in büyük rolü olmuştur. Hatta şu da söylenebilir ki o bölgedeki Türkmenler olmasalardı Memlukler'in Çukurova'yı almaları ve bilhassa orada tutunmaları çok zor olurdu. Osmanlı tarihçilerinin Çukurova'nın Türkmenler tarafından fethe-dildiğini ileri sürmeleri, Üç-Ok Türkmenleri'nin bu fetihlerde oynadıkları önemli rollerden ileri gelmektedir. Türkmen oymakları arasında da en mühim rölü, o dönemlerde yeni tesis edilmiş olan Ramazanoğulları'na bağlı Üç-Ok'lu Türkmen grubu üstlenmiştir.

Üç-Ok Türkmenleri'ni etrafında toplamak suretiyle Adana, Tarsus, Mi-sis ve Ayas gibi şehirlerde hakimiyet kuran Ramazanoğlu İbrahim, kardeşi Ahmed Bey'den sonra bu bölgede oturan Kuştemurlu, Kusunlu, Kara-İsalu, Varsaklu, Turgudlu, Özer-Oğlu, Bumaz-Oğlu gibi Üç-Ok Türkmenleri'ni etrafında toplamak suretiyle bu mıntıkada büyük bir nüfuza sahip olmuşlardı. Suriye'nin belli başlı haç ve ticaret yollanna hakim noktalarda kurulan bu beyliğin temelini oluşturan Üç-Ok'ların Boz-Ok'larla işbirliği yapmaları, birçok anlaşmazlıklara sebep olmuştur. Memlukler buradaki Türkmenler'in aralarını açmak istediyse de, bunu başaramamış, başta Ramazanoğulları olmak üzere diğer Türkmen grupları Karamanlılarla anlaşarak topraklarına Memlukler'in girmesine müsade etmemişlerdir.

Memlukler'in Türkmenlere karşı şiddet hareketlerinde bulunmaları bütün bu mıntıka halkını aleyhlerine çevirmiştir. Nitekim Ramazanoğlu İbrahim Bey'in emriyle Beylan geçidi (Bab Antakya)'ni tutan Türkmenler, Ayaş'tan dönen Memluk ordusunu ani baskınlarla hezimete uğrattılar. Halep Naibi esir düştüğü gibi, bir kısım emir ve askerler de dağlara çıkarak canlarını kurtardılar; 30.000 deve ile 13.000 eğerli at Türkmenler'in eline geçti.

Üç-Ok'ları tamamıyla kontrol altına almak gayesiyle giriştiği teşebbüslerde başanlı olamayan Berkük, bu Türkmenler'e tabi boy ve oymaklar arasında tefrika çıkarmak amacıyla yeniden faaliyete başladı. Berkuk'un emriyle hareket eden Halep Naibi Yulbuğa an-Naşiri, Üç-Ok'larla Kınıklar arasında zuhur eden ihtilafdan istifade ederek Kınıklar'ı diğerlerine karşı kullanmak istediyse de bunda da muvaffak olamamıştır.
Berkuk'un Üç-Ok'lu Türkmenler hakkındaki siyaseti, daima bunların arasına nifak sokmak, boy ve oymakları birbirine kırdırmak esası üzerine kaimdi. İşte bu sebepledir ki, sivrilen bir Bey'i herhangi bir suikastla ortadan kaldırmak suretiyle, Türkmenler'i başsız bırakmak ve çıkacak karışıklıklardan istifade etmek yönünü tercih eden Berkuk, zaman zaman bunlar üzerine asker göndererek bir kısım sınır şehir kalelerinin tahrip edilmesine sebep olmuştur.

XV. asır başlarına gelince Adana ovası Ramazanoğulları tarafından idare edilmekle beraber, bunların Memluk sultanlarına tabi olduklarını görüyoruz. Hatta Memlukler Sis, Adana ve Tarsus gibi şehirleri doğrudan doğruya idareleri altında tutuyorlardı.

Memlukler adı geçen şehirlerde kuvvet bulundurarak Üç-Ok'ları denetim altında tutuyorlardı. Ancak, Torosların ötesinde kuvvetli bir Karamanlı devletinin meydana çıkması ve onların ardından da Osmanlılar'ın görünmeleri, Adana ovasındaki şehirlerin sözü geçen asırda zaman zaman el değiştirmesine neden olmuştur.
1415'de Ramazanoğlu Ahmed Bey, yedi aylık bir kuşatmadan sonra, daha önce Karamanlılar'a geçen Tarsus'u geri alıp hutbeyi Memluk Sultanı Muayyad adına okutmuştur. Oğlu İbrahim'i Tarsus'un idaresine tayin etti. Bir müddet sonra, Ahmed Bey'in ölümü üzerine, İbrahim Bey onun yerini aldı. Takip eden yıllarda Karamanoğlu Ahmed Bey yine Tarsus'da görülür. Ve daha sonra bu bölge Memlukler ile Karamanlar arasında birkaç kez el değiştirmiştir.

1428 yılında Ramazanlı İbrahim Bey'in ölümünden sonra Varsak beylerinden Kara-İsa-Oğlu Hamza, Kahire'ye gelerek Mısır Sultanı'na tabiiyetini arzetti ki o zamana kadar böyle bir şey yapılmamıştı. Bu husus o sırada Memluk hakimiyetinin bu bölgede kuvvetli olduğunun bir işaretidir. Bundan iki yıl sonra Türkmen beyleri arasından Adana ve Misis hakimi Mehmed Bey, Özer-Oğlu Davud ve diğer Varsak beyleri de Mısır Sultanı'nı ziyaret etmişlerdir.

1440 yılında Ramazanlı beyi Eylük, Adana ve Misis'e hakimdi. Bu bey aynı yıl Kahire'ye gelerek Haleb valisi asi Tanrı-Birmiş'e yardım eden Varsak beylerinden Musa'nın cezalandırılması hususunda Sultan Çak-mak'ı tahrik etti. Eylük'e emirlik görevi verdikten sonra, Haleb valisine, Eylük için istediği yardımda bulunmasını emretti. Haleb valisi ona, bin başı Hoş-Geldi kumandasında, 100 atlıdan oluşan bir kuvvet verdi. Eylük de Ramazanlı ve Özerli Türkmenlerinden atlı ve yaya olmak üzere binden fazla adam toplamış idi. Yapılan kanlı bir çatışmada Varsak beyi Musa, Ramazanlı beyi Eylük ve yardıma gelen Hoş-Geldi öldüler. Haleb'den gelen askerden sadece altı yaralı geri dönebilmiş ve bütün mallar Varsak askerlerinin eline geçmiştir.

Görülüyor ki Varsaklar, zaman zaman kendi beyliği içerisinde bulunan diğer Türkmen grupları ile karşı karşıya gelmiş, hatta aralarında kanlı çarpışmalar dahi olmuştur. Çünkü Ramazanoğlu hanedanı, Uç-Ok'lar üzerinde bir hakimiyet te'sis etmesine rağmen, tamamıyla kendisine bağ-layamamış ve bundan dolayı da devamlı zayıf kalmıştır. Bu hanedana, Özer-Oğulları şöyle dursun, Varsaklar'dan Kara-İsa, Kusun,. Ulaş ve diğer ailelerden bir kısmı, özellikle XV. asırdan itibaren tabi olmayıp ayrı baş çekmişlerdir. Hanedanın asıl hakim bulunduğu saha kendi yurdu olan Adana ve Misis yöresi idi. Çukurova'yı XV. asırda ziyaret eden Fransız seyyah Bretrandon de la Broquiere bu dönemde Varsaklar'ın Tarsus dağlarında oturduklarını, hanedanı oluşturan diğer Türkmenler'in bölgenin diğer yerlerinde iskan edildiğini haber verir.
Anlaşılıyor ki Varsaklar XV. asrın ilk çeğreğinden sonra Ramazanlı beyliğine her zaman tabi olmayıp zaman zaman onlardan ayrı hareket etmişlerdir.

XV. asrın ikinci yarısından sonra Osmanlı hududlarının yavaş yavaş Toroslara dayanmasıyla bölgenin önemi Memlukler açısından artmıştı. Fakat onlar bu hususda tedbirli davranmayı ihmal edip Osmanlılar'ın bazı kaleleri zaptetilmelerine sebep olmuş, o da 5 yıl süren Osmanlı-Memluk savaşını ortaya çıkarmıştır.

Yeniçağların başlarında Ramazanoğulları'nın nisbeten Mısır'ın tazyikinden kurtulduğu ve dönemin Ramazanlı beyi Arslan Bey'in duruma hakim olduğu ve Memlukler ile sıkı ilişki kurduğu görülmektedir. Arslan Davud'un 1480'de vefatından sonra Halil Bey başa geçmiş ve 30 yıl Ramazanoğulları'nın başında kalarak Adana'da birçok eserler meydana getirmiştir.
1516 yılında Ramazanoğulları'nın Osmanlı hakimiyetini tamamıyla kabul etmesi Varsak-Memluklü ilişkilerinin de sonu olmuştur.

Kaynakça
Kitap: Anadolu'da Varsak Türkmenleri
Yazar: Ahmet GÖKBEL
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Varsak Türkmenleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir