Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Bektaşilerin, İttihat ve Terakki, Melamiler, Hürriyet-İtilaf

Burada İttihat ve Terakki hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Bektaşilerin, İttihat ve Terakki, Melamiler, Hürriyet-İtilaf

Mesajgönderen TurkmenCopur » 30 Ara 2010, 06:04

Bektaşilerin İttihat ve Terakki, Melamilerin ise Hürriyet-İtilaf Partileriyle Bütünleşmeleri:

Melamilikle Bektaşilik, kaynağını Horasan-Türkistan'ın Batıni içerikli tasavvuf okullarından alırlar. Yesevilik, ikisi üzerinde de belirleyici ölçüde etkin olmuştur. Zaten bu bölgede kaynaklanan, giderek Anadolu'ya göçen tasavvuf eğilimlerinin hepsi de Hz. Ali ve Ehlibeyt inancını esas alır. Batıni içeriklidir. Yesevi, Melami, Bektaşi, Kalenderi, Haydari, Babai gibi değişik adlarla adlandırılsalar da aralarında kuramsal ve öğretisel anlamda büyük farklar yoktur. Birbirine benzer ve birbirlerine yakın duran Batıni-tasavvufi eğilimlerdir.

Tasavvuf konularının dünya çapında uzmanı Gölpınarlı; Melamiliği, "Alevilik" bağlamında görür. Melametilikte Sünniliğin değil de, Şii-Alevi karakterin belirleyici olduğunu, bu inançta Hz. Ali'ye bağlılığın esas alındığını belirtir.1—1

Melamiler, tarihleri boyu Şii-Alevi inanç temelinden hareket etmiş, Şii-Alevi bir inanç 1781 biçimi sergilemişlerdir. 1—1 Melamilik; Abdallık, Kalenderilik, Bektaşilik gibi birçok Batıni tarikatın doğmasında ve biçimlenmesinde etken olmuştur.1791 Osmanlı İmparatorluğu'nda Masonlarla ilişki içerisinde olan son dönem Melamileri Batınidirler.1801 Melamiler, 15. yüzyılda uğradıkları baskılar nedeniyle izlerini kaybettirirlerse de, 19. yüzyılın ortalarında Seyyid Muhammed Nurü'l Arabi ile yeniden ortaya çıkarak 2. Meşrutiyet döneminde 1811 siyasal alanda önemli roller oynarlar.

1—1 Üçüncü dönem Melamileri İstanbul'da, Rumeli'de, Anadolu'nun batı bölgesinde ve İzmir'de oldukça yaygındırlar. Özellikle kent merkezlerinde ve bilim-düşünce-sanat çevreleri içerisinde yer edinmişlerdir. Büyük bir bölümü, Masonluğa da girmiştir. Son dönem Melami tekkeleri, bilinen tekke / dergahtan çok, toplanma / toplantı yerleridir. Melamilikte diğer tarikatlardaki gibi, "derviş sınıfı" yoktur.1821

Osmanlı'nın son yüzyılındaki siyasal çalkantılar içerisinde yer almaya çalışan Melamilik; Bektaşilik tarikatına karşın daha devlet yanlısı bir siyaset izlemiş, iktidarların kayırmacı-koruyuculuğu altında var olmaya çalışmıştır. Padişah-halife 2. Abdülhamid bir yandan Sünni / ortodoks İslamı güçlendirici, ötede ise Bektaşilik gibi kendisine karşı kesimlerle bütünleşmiş uç akımlara karşı yardımını görebileceği Melamilik türü akımları koruyucu ve güçlendirici bir strateji yürütmüştür. Bektaşilerin yoğun olduğu İttihat ve Terakki Abdülhamid karşıtı, Melamilerin yoğun olduğu Hürriyet ve İtilaf Partisi'ninse Abdülhamid ve sonraki halife-padişah iktidarlarının yanlısı olması rastlantısal değildir. Hep bu stratejilerin sonucudur. Prof. Şerif Mardin'in altını çizdiği gibi bu dönemler, bu strateji gereği "canlandırılmış bir tasavvuf akımı" olarak Melamilik, resmi İslamlık kadar -bu kayırmacılık sonucu- etkili olabilmiştir. Daha sonraları İttihat ve Terakki içerisinde önemli adlardan olacak olan Bursalı Mehmet Tahir ile 1908'lerden sonra kurulan Hürriyet ve İtilaf Partisi'nin başkanı Miralay Sadık Bey "bu etkilerle yoğrulmuş" ve bu etkilerle 1831 "donatılmış "lardır.1—1
Halkın tarikatlara bölünmesine yol açacağı kaygısıyla dönemin tarikatlarını, özellikle de Melamiliği Rıza Tevfik Bey basının gündemine taşır. Karşılıklı polemikler yapılır.

Melamiliğin Hürriyet ve İtilaf Partisi ile birlikteliği vurgulanır. Bir Melami olan Hürriyet ve İtilaf Partisi'nin genel başkanı Sadık Bey'in "dini araç olarak kullanışı"nın zararları üzerinde durulur.1841

Manastır, Melamilerin ağırlıkta olduğu bir merkezdir. Başlarında, Miralay Sadık Bey 1851 vardır. Selanik'te ise, Bektaşi Masonlar ağırlıktadır.1—1
Miralay Sadık Bey, İttihat ve Terakki'nin Manastır merkez kurulunda güçlüdür. Bu nedenle, Mahmud Şevket Paşa tarafından emekli edilmiştir. Bundan sonra Sadık Bey, İstanbul'un Şehzadebaşı'nda bir "Melamiyuvası" kurar. Açıktan bağnazlık ve kışkırtıcılık yapar. İttihat ve Terakki'ye ve Talat Paşa gibi önderlerine, özellikle Masonluklarını öne sürerek karaçalar. Sadık Bey, hırslıdır. Hırsı uğruna, her yolu denemekten kaçınmaz. 1861 Abdülhamid zulmüne karşı birleşen Alevi-Bektaşi Masonlarla, Melami ve Nakşibendi Masonlar, 31 Mart olayından sonra "ayrışırlar". Rumeli yakasının Alevi-Bektaşi ve Masonları parti içi iktidarı ele geçirince, Sünni İslamlığın yoğun olduğu yörelerde Melami, Nakşibendi Masonlar ayrılırlar. İttihat ve Terakki Partisi'nin "çatlaması" ile, 1910'da Hürriyet ve İtilaf Partisi doğar. İttihat ve Terakki Partisi'nde Alevi-Bektaşi Masonların egemenliğine karşın, Hürriyet ve İtilaf Partisi'nde Melami ve Nakşibendi Masonların 1871 egemenliği vardır.1—1

Melami şeyhlerinden Terlikçi Şeyh Salih Efendi Hürriyet ve İtilafçıların, özellikle Sadık Bey'in İttihat ve Terakki "düşmanlığı" na varan propagandasında önemli rol oynayan biridir. Sadık ve çömezi Şafan Efendi'nin Şehzade Vahdeddin'ce korundukları, ileride 1881 Vahdeddin yanlısı bir siyaset yürüttükleri bilinmektedir.1—1
Melamiler, Hürriyet ve İtilaf Partisi içerisinde olduğu gibi, partiye yandaş açık-gizli örgütlerde de etkin olurlar. İstanbul'daki Melami tarikatı şeyhi Terlikçi Salih Efendi ordu içerisinde gizli bir örgüt olarak oluşan "Halaskar Zabidan Grubu" nun (1912) aktif destekçilerindendir. Zaman zaman içinde yer almış, destek ve yardım sağlamıştır.1891 Öyle ki, Rıza Nur'un özendirmesiyle Terlikçi Salih Efendi 115 Melami subayını örgütleyerek "Halaskar Zabidan Hareketi"ni gerçekleştirir. Hükümet yıkılır ve "Büyük Kabine" kurulur.1901

İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin "gizli dönemi"nde ülkede iki önemli merkezi vardır. Biri Selanik'tir. Burası Yahudi ve Masonların egemenliğindedir. İkincisi ise, Manastır'dır. Burada ise, Arnavutlar ile Melami ve Bektaşilerin egemenliği söz konusudur. Doğallıkla, Cemiyet'in "açık dönemi"nde bu durum değişecektir. Değişik bir yoğunlaşma yaşanacak; Selanik Mason Bektaşilerin, Manastır'sa Mason Melamilerin etkin olduğu merkezler olacaktır.
İttihat ve Terakki'nin "fikri gücü"nü Selanik, "vurucu gücü"nü ise Manastır merkezi oluşturur. Manastır ve çevresindeki halk Bektaşidir. Özellikle Müslüman Arnavutların çoğu Bektaşidir. Manastır Bektaşi dergahı da oldukça güçlüdür. Üçüncü dönem Melamiliği kuran ve Şeyh Bedreddin'in "Varidat" ına "şerh" yazan Muhammed Nurü'l Arabi de buradadır. Bunun yoluyla Melamilik, Manastır'da yaygınlaşmıştır. İstanbul Melami tekkesi şeyhinin oğlu Miralay Sadık Bey de Manastır'dadır. Buradaki Melami subaylar Sadık Bey'in çevresinde toplanmışlardır.

Selanik'te genellikle Batı'nın sosyalist ve Masonik görüşleri geçerlidir. Vurucu güçleri ise Manastır merkezine göre zayıftır. Çünkü, ordudaki subayların çoğu Melamidir. Eşkıya izlemekle görevli silahlı güçlerin çoğunluğu ise Arnavut'tur. 1908 devrimiyle siyasal iktidar Selanik ocağının eline geçmiş, Selanik örgüt içerisinde egemen ve yönlendirici konuma ulaşmıştır. "Fikrigüç", "vurucugüç"e egemen olmuştur.1911

Osmanlı'da yaşayan Alman Yahudilerinden Parvüs Efendi (1859-1924), İslami bir sosyalist (Melami) federasyon önerir. Çarlık Rusyası'na karşı öğelerin dayanışması amaçlanmaktadır. Osmanlı'nın Balkan topraklarında yaşayan Romen, Sırp, Ulah, Makedon, Rum ve Yahudi etnikleri bu federasyonda yer alacaklardır. Bu İslami sosyalist (Melami) federasyonun temsilcisi, Üsküp'e yerleşmiş olan Muhammed Nurü'l Arabi'dir. Miralay Sadık Bey, Yüzbaşı Şabanoğlu, Terlikçi Salih Efendi, 1912 "Halaskar Zabidan Hareketi" ve Şeyhülislam Cemaleddin Efendi'nin çeşitli çabaları ile eğilimleri bu İslami sosyalist (Melami) federasyonu oluşturma isteği ve mücadelesinin birer sonuçlarıdır.1921 Hürriyet ve İtilaf Partisi'nin temel dayanağı dördüncü tabaka Melamileri olmuştur. Bunların başı da Terlikçi Salih Efendi'dir.1931
Melami tarikatı şeyhlerinden olan Terlikçi Salih Efendi, Mahmud Şevket Paşa'ya suikast olayı nedeniyle tutuklanıp Sinop'a sürülmüş, Türkiye Komünist hareketinin ünlü önderlerinden Mustafa Suphi ile burada tanışmıştır. Mustafa Suphi'nin Melamiliğe girişi, bu görüşmelerden etkilenmesi üzerine olmuştur.1941
İttihat ve Terakki'nin önemli adlarından ve Osmanlı'nın ünlü sosyal bilimcilerinden Bursalı Mehmed Tahir Bey de Melamidir. Parti içinde Melami kanadın başındadır.

1912'lere gidiş sürecinde Mustafa Kemal'i İttihat ve Terakki Partisi'nden koparan nedenler, bir Bektaşi olan Rıza Tevfik'i de koparmıştır. Rıza Tevfik; sonraki yıllarda Hürriyet ve İtilaf Partisi'nde yer alacak, bakanlıklar üstlenecek, ne yazık ki bu karşıtlıklar ve çekişmeler onu "ulusal bağımsızlık" ın karşısına düşürecektir.

Anadolu'da; Alevi halk İttihatçı, Sünni halksa Hürriyetçi saflarda toplanırlar. Bu durum, zaman zaman siyasal İslamcı çevrelerin kışkırtmalarına malzeme olacak düzeye yükselir. 1912 seçimlerinde Eskişehir'de bunun en açık örneği yaşanır. 31 Mart olayına benzer bir olay yaratılarak, Alevi-Sünni çatışması çıkarılmaya çalışılır.1951
Hürriyet ve İtilaf Partisi'nin düşmanlık düzeyine varan İttihat ve Terakki karşıtlığı onu padişah-halife kuyrukçuluğuna, İngiliz emperyalizmi bağlılığına ve "vatan hainliği"ne kadar götürecek, Milli Mücadele döneminde bu acı konuma düşülecektir.

Milli Mücadele döneminde kimi Alevi-Bektaşi çevreler Mustafa Kemal'in karşısında yer alan 2. Grup'la ilişkiye girerler. Bu tutumlarında Hacıbektaş Çelebisi Cemaleddin Efendi etkin olmuştur. Kimi kırgınlıklar onu bu tutuma yöneltmiştir. M. Kemal bir Bektaşi olan eski haberalmacı Albay Hüsamettin (Ertürk) Bey'i görevlendirir. Hüsamettin Bey, eski bir İttihatçı olan Salih Niyazi Baba'nın yol içerisindeki etkinliğinden de yararlanarak Alevi-Bektaşi çevreleri toparlar ve M. Kemal'in öncülüğünü yaptığı 1. Grub'a oylarını vermelerini sağlar.

Kaynakça
Kitap: İTTİHAT VE TERAKKİ VE BEKTAŞİLER
Yazar: Baki Öz
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön İttihat ve Terakki

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir