Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Yeni Osmanlılar, Softacılık, 2. Abdülhamid, Sünni Tarikatlar

Burada İttihat ve Terakki hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Yeni Osmanlılar, Softacılık, 2. Abdülhamid, Sünni Tarikatlar

Mesajgönderen TurkmenCopur » 30 Ara 2010, 06:00

Yeni Osmanlıların Radikalleştirdiği Softacılık Karşısında, 2. Abdülhamid'in Sünni Tarikatlara Yanaşma Politikası

Yeni Osmanlıcılık ve onu izleyen Jön / Genç Türk, İttihat ve Terakki gibi hareketler Batı standartları ölçüsünde yeterince birer "devrimci hareketler" değildirler. Jön / Genç Türkler Avrupa'da liberel, milliyetçi, sosyalist ve Paris Komüncüleriyle tanışmalarına, onlarla içlidışlı olmalarına ve onlardan etkilenmelerine karşın, onlarla "aynı dalga uzunluğu"nda çevreler edinememişlerdir. Onlara karşın, İslamcı ve tutucu nitelenmişlerdir. Kaldı ki, Avrupa standartlarına uysalardı, Türk toplumunu o ölçüde etkiliyebilmeleri olanaksız gözükmektedir. Oysa, Yeni Osmanlılar ve Jön / Genç Türkler toplumu tabandan harekete geçiren bir dinamizm yaratmayı başarabilmişlerdir. Ama bu dinamizm, Avrupa'nın etkisiyle oluşan haksızlıklara karşı bir kitlesel tepki olarak düşünülmemiştir. Avrupa'yı ürküten bu durum olur. Bilindiği gibi Yeni Osmanlılarda bir Pan İslamist eğilim görülmez. Bu eğilim çok sonraları İttihat ve Terakki ile ortaya çıkacaktır.

Abdülhamid, Yeni Osmanlıların zayıf noktalarını çok iyi bilmektedir. Onların memur oluşları, sürülme ve görevden uzaklaştırılma gibi zayıf bir yanlarının olması ve kendi aralarında tam bir uyuşum içinde olmamaları Abdülhamid'i zaman zaman bu hareketi etkisiz kılmada, zayıflatmada başarılı kılmıştır. Yeni Osmanlılarsa medrese öğrencilerini (suhteler / talebe-i ulum) etkileyebilmişlerdir. O dönemler, kitleler halinde siyasal eylemlere girişebilen tek kesim suhteler / softalardır. Bu kesim İstanbul içine ve dışına "cerre" çıkabiliyor, para kazanabiliyor, yayın izleyebiliyor, yabancı dil öğrenebiliyor, Kırım'dan, Kafkasya'dan sürgün gelen din adamlarıyla görüşebiliyorlardı. Yeni Osmanlılar bu gruplarla toplantılar yapabiliyor ve camilerde biraraya gelebilmektedirler. Bunlar arasında meşrutiyetin övgüsünü yapan Mehmed Bey gibi propagandacılar çıkabilmiştir. Ali Suavi ve Hoca Sadık Efendi gibi medrese kökenli Yeni Osmanlılar bu kaynaşmayı daha rahat yürütmüşlerdir. Böylece Yeni Osmanlıların etkisinde kalan medreseliler Abdülhamid'in karşısında giderek radikalleşerek yer alırken, Abdülhamid de bunlara karşın Sünni tarikat kesimleriyle yakınlık kurar. Bu nedenle Kadiri, Rüfai, Şazeli, Sadi, Halveti ve Nakşibendi tarikat çevreleriyle ilişkilerini geliştirir, onlardan güç ve destek alır. Doğallıkla, bu ilişki siyasal nedenlidir. Güç edinmek ve denge kurmak amacı taşır. Yoksa tarikatlara ilgisi, aşırı bir sufilik merakından ileri gelmemektedir. Bu durum, Sünni din ve tarikat eğilimleri içerisinde bir yeğleme (tercih) siyasetidir. Yoksa, 2. Mahmud Yeniçerilikle savaşında Bektaşi tarikatını da düşman saymış ve yok etmiştir. Abdülhamid'in ilk dönemlerinde Bektaşilik bir güç oluşturmadığından, bir alternatif değildir. Çelişki, çatışkı kutuplaşma ve yandaşlaşma Sünni toplumun kendi içinde, yani şeri/ ortodoks İslamcı kesim ile Sünni eğilimli tasavvufi tarikatsal kesim arasında yaşanmıştır.

Kurnazlığı, kuşkuculuğu ve böl-yönet siyasetiyle bilinen Abdülhamid, Bektaşi çevreleri de bölmeye çalışmıştır. Anadolu'da etkin olan Çelebilere karşın, Balkanlarda etkin olan Babagan Kolu'ndaki özellikle Arnavut Bektaşilerini yanına çekmeye çalışmıştır. Besim Atalay'ın saptamasına göre; Abdülhamid döneminde bulunan devlet adamlarının, valilerin, bakanların birçoğu Arnavut Bektaşilerindendir. Bu durum, Abdülhamid'in ünlü böl-yönet siyasetinin bir ürünüdür.

Kaynakça
Kitap: İTTİHAT VE TERAKKİ VE BEKTAŞİLER
Yazar: Baki Öz
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön İttihat ve Terakki

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir