Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Bozok İlmiye Tarihinde Medreseler, Zaviyeler Ve Tekkeler

Burada Bozok Sancağı ve Çapanoğlu Türkmenleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Bozok İlmiye Tarihinde Medreseler, Zaviyeler Ve Tekkeler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 19:45

BOZOK İLMİYE TARİHİNDE MEDRESELER, ZaVİYELER VE TEKKELER

I. MEDRESELER

1. DEMİRLİ MEDRESE


Yozgat şehir merkezinde bulunan, Cumhuriyet meydanında bugün bir işhanı ve bankanın bulunduğu yerde kurulan medrese, ilmiye tarihimizin en mühim müesseselerinden biridir.
1898 Maarif Salnamesi'nde şehir merkezindeki medreseler arasında gösterilen medresenin, belirtilen tarihte 84 öğrencisinin bulunduğu kaydedilir.

Yozgat'ın gelişip bir şehir manzarı göstermesinde bu medresenin mühim bir rolü vardır.
Dönemi itibariyle bölgenin en mühim medreseleri arasındadır.
1753 yılında Çapanoğlu Ahmed Paşa tarafından yaptırılmıştır. Aynı tarihte Demirli Medrese ile birlikte Fetvahane Medresesi diye bir medresenin daha yaptırıldığı, 1991 Yozgat İl Yıllığı'nda kaydediliyor; ancak hakkında hiçbir bilgiye sahip değiliz.
İstanbul ile iyi geçindiğinden kısa sürede kuvvet ve servet kazanan Ahmed Paşa gelirinin fazlasını Bab-ı Ali yanında halkın kendisine olan güvenini arttırmaya yönelik bilhassa devrin en önemli içtimai harcı olan din ile ilgili sahalarda sarfetti. 1749 yılında Yozgat'a yakın bir mesafede bulunan Saray köyüne yaptırdığı Caminin yam sıra 1753 yılı sonlarında ise Yozgat'ta bir medrese ile vakıflar tahsis ettirdi.

Yozgat'ın imarında ilk ve en önemli adım olan bu medreseye, 1754 yılında Ahmet Paşa tarafından bir kütüphane kurulur. Konuyla ilgili özel arşivimizde bulunan bilgiler ile, bizzat gördüğümüz bazı özel kütüphanelerde bulunan el yazması eserler üzerinde "Abdülcebbarzade Ahmet Paşa Kütüphanesi" mührü bu hususu teyid etmektedir.

Kaynakça
Kitap: Osmanlı Devleti ve Bozok Sancağı
Yazar: Ali Şakir Ergin
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: BOZOK İLMİYE TARİHİNDE MEDRESELER, ZaVİYELER VE TEKKELER

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 19:46

Medresenin kitabesi Büyük Cami (Çapanoğlu Ulu Cami) de bulunan Çapanoğulları aile büyüklerinin bulunduğu türbenin içinde muhafaza edilmektedir.
Maalesef bugün Yozgat İlmiye tarihi üzerinde büyük bir sis perdesi durmaktadır. Bazı arşiv bilgilerinin haricinde pek fazla bir belge kalmamıştır. Bundan dolayı sadece Demirli Medrese değil, Yozgat'ın diğer medreseleri hakkında da fazla bir belge ve bilgiye sahip değiliz. Asıl üzücü taraf, sanat eserlerimiz olmaları bakımından medrese binaları bile günümüze gelememiştir, diğer illerimizde örneklerini gördüğümüz gibi. Kendi eserlerinin tahribinde Yozgat biraz fazla hoyratça davrandı galiba...

Demirli Medrese müderrisleri ve müfredat programı ile ilgili yine özel arşivimizdeki bilgilerden başka bir bilgi bulunmamaktadır.
Medrese özellikle bir Tefsir İhtisas Medresesi olarak da anılmaktadır. Bilhassa medreselerin en mühimlerinden olan Köseyusuflu Medresesi'nden buraya tefsir ihtisası için gelindiğine dair bilgilere sahibiz. Bu biraz da burada görev yapan müderrislerin ihtisaslanndaki şöhretleri ile ilgili olsa gerek. Bilhassa asrın başında Şeyhu'l-Ulema olarak meşhur olan Gedikhasanlı M. Şakir Efendi'nin iki dönem verdiği tefsir derslerinin önemi özellikle vurgulanmaktadır.

Sosyal şartlar gereği, zaman zaman medresedeki öğrenci sayısındaki artıp eksilme durumları ayrı bir husus olarak ifade edilir.
Kurulduğu yıllardan itibaren, mamur ve müreffeh bir şehir olan Yozgat'ın bu özelliğinden dolayı, şöhretli müderrislerin gelmesi sağlanabilmiş, bir cazibe merkezi haline getirilme gayretleri sonuç vermiştir.
Medresede ders veren müderrislerin görev tarihlerini ve kendilerinin doğum ve ölüm tarihlerini tam olarak verememizden dolayı kaydetmiyoruz.

Kuruluşundan kapatılma tarihine kadar, müderrislerinden tespit edebildiklerim şunlardır:

Yozgat müftülerinden Seyyid Abdullah Tahir Efendi (Bu zatın icazetnamesi arşivimizdedir.)
1872'li yıllarda Harputlu Şevki Efendi
1882'li yıllarda El Hac Osman Feyzi Efendi

Müftü Mehmet Hüsnü Efendi. Seyyid Abdullah Tahir Efendi'nin oğlu olan Hüsnü Efendi, Büyük Müderris olarak anılır. Ayrıca, önce babası, sonra kendisi Yozgat şehir merkezinde bulunan Kayyımzade Medresesi'nde ders okutmuştur.

Karahalilzade Ali Efendi
Divanlızade Ali Efendi
Gedikhasanlı Şeyhu'l-Ulema Mehmet Şakir Efendi
Sofu Hocazade Hüseyin Efendi
Erzurumluzade Süleyman Efendi
Damat Hoca Mehmet Şemsettin Efendi
Hacı Hüseyin Zade Hacı Hüseyin Efendi
Hacı Veli Zade Hacı Mehmet Ali Efendi
Kurra Mehmet Nuri Efendi
Kayyım Osman Efendi
Mehmet Şükrü Efend
Babalılı Şaban Efendi
Babalılı Mehmet Efendi

Bu müdderisler çeşitli zamanlarda medresede ders vermiştir. Ancak hangi müderris hangi dersi verdi, o kesin olarak belli değildir.
Ayrıntılı bir müfredat programı verememekteyiz. Arapça ve Farsça'nın yanısıra, Tefsir, Hadis, İlm-i Kelam, Fıkıh ve bu derslerin usulleri başta olmak üzere medreselerde okutulan derslerin tamamı Demirli Medrese'de okutulmuştur.
Demirli Medrese'de Saray Hattatlarından "Katib-i Sarayı Sultani Hace-i Enderun-i Hümayun" ünvanları ile meşhur Hattat Abdülkadir el Şükri (ö. 1806) hat dersi vermekle görevlendirilmiştir.

2. NAZIRZADE MEDRESESİ

Yozgat şehir merkezinde bulunan medrese 1898 Maarif Salnamesinde kaydedilmekte ve belirtilen tarih itibariye 59 öğrencisinin olduğunu Salnameden öğrenmekteyiz.
Medresenin yeri ve müştemilatı hakkında bilgimiz maalesef yok. Mü-errislerin isimleri ile medresenin vakfiyesinin olup olmadığını bilmemekteyiz.

3. ŞEVKİ EFENDİ MEDRESESİ

Yozgat şehir merkezindeki önemli medreselerden olan medrese, Şevki Efendi Dairesi demekle meşhurdur. 1898 tarihli Maarif Salnamesi'nde adı geçen medresede, belirtilen tarih itibariyle 110 öğrenci dere görmektedir.
Medrese, Medrese Mahallesi'ndeki eski Kur'an Kursunun yerinde bu-lunmaktadır. Şevki Efendi Medresenin banisi midir, değil midir tam tespit edemiyoruz ama, biz medresenin Şevki Efendi'nin şöhretinden dolayı bu adla anıldığını düşünüyoruz.
Yozgat'ta meşhur müderrislerden "Damatzade" ile, Şeyhül-Ulema denmekle meşhur M. Şakir Efendi'nin bir dönem tefsir okuttuğu bilgilerimiz arasındadır.

Arşivimizdeki bilgiler arasında Müderris Hüseyin Efendi b. Ali Osman'ın bir miktar parayı medrese için vakfettiğine dair bir kayıt vardır. Medresenin inşa tarihi belli değildir. Bina ayakta olmadığı için müştemilatı ile ilgili de bilgi sahibi olmamaktayız.
Hacı Ahmed-i Veli, Halveti Dergahı'nın hanisi ve şeyhi olan Büyük Şeyh Efendi denmekle meşhur Hacı Ahmed-i Veli'nin küçük oğlu Abdullah Arif Efendi'nin biyografisinde, Şevki Efendi Medresesi'nde yine Şevki Efendi'den ders okuduğu belirtilmektedir. Abdullah Arif Efendi, 1327 tarihinde ki kolera salgınında 52 yaşında vefat etmiştir ki, doğum tarihi A858'dır. Medreseye, Şevki Efendi Medresesi'nde başlayan Arif Efendi'nin tahsile başlama dönemi de 1870'li yılları geçmez. Dolayısıyla medreseyi tarih olarak çok gerilere götürebiliriz.
Bununla birlikte Hamza Keleş'in adı geçen eserinde belirtilen "Medrese Mahallesi Medresesi"nin de10 Şevki Efendi Medresesi ile aynı medrese olduğunu düşünüyoruz.

Medrese Mahallesi Medresesi'nin, hayır sahipleri tarafından yaptırıldığı ve medreseye, H. 11 Muharrem 1328/M. 23 Ocak 1910 tarihinde, Yozgat'ın Yeni Camii Mahallesi sakinlerinden Hüseyin Efendi b. Hacı Ali Osman tarafından nakit 1000 kuruş vakfedildiği, Hamza Keleş'in eserinde belirtilmektedir. Bu kayıttan anlaşılan, vakıf Hüseyin Efendi b. Hacı Ali Osman'ın, daha önce kendi arşivimizdeki bilgiler ışığında, Şevki Efendi Medresesi'nin bir vakıf kaydı olduğu yolundaki bilgi ve vakıfın da Hüseyin Efendi b. Ali Osmanı olması, iki vakıfın da aynı kişiler olduğunu doğruluyor. Dolayısıyla bu durumda adı farklı geçen iki medresenin, aynı medrese olduğu kesinleşmiş oluyor.

a- Medresenin Vakıfları

Medreseye H. 11 Muharrem, 1328/M. 23 Ocak 1910 tarihinde Yozgat'ın Yeni Camii Mahallesi sakinlerinden Hüseyin Efendi b. Hacı Ali Osman tarafından nakit 1000 kuruş vakfetmişti. Bu para mütevelli tarafından dileyene %15 hesabı ile istirbah edilecek, elde edilen 150 kuruş gelirden yılda 80 kuruş müderrise, 25 kuruş medresenin tamir ve bakımına harcanacaktı. Tevliyet vazifesi ve gelir fazlası olan 45 kuruş ise sağlığında vakıfın kendisine vefatından sonra ise erkek evladına meşruttu.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: BOZOK İLMİYE TARİHİNDE MEDRESELER, ZaVİYELER VE TEKKELER

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 19:46

4. HOŞYAR KADIN MEDRESESİ

Hanım Sultan Vakfı olan bu eser, Yozgat'ın Medrese Mahallesi'nde kahverengi kesme taştan, pek zarif bir cami olan Nakibzade (Nakıpzade) Camii'nin (Natırların Cami) yanında cami ile beraber yapılmıştır. Cami kitabesinde inşa tarihi, H. 1260/M. 1844 olarak gösterilmektedir. Kitabe-de, Sultan II. Mahmut Han'ın İkinci Kadını Hoşyar Kadın tarafından Medrese ile cami birlikte gösterilmekte ve bir Darü'l-İlm olarak tavsif edilmektedir.

İlmiye tarihimizde pek mühim bir yere sahip olan medrese-cami, aynı zamanda Nakibzade Medresesi olarak da bilinmektedir. Öyle görülüyor ki, vakıfe hanım sultan, kitabede isim olarak zikredilmekle beraber, Yozgat'ta yaygın olan alışkanlıktan dolayı medrese zamanla, hanım sultanın değil de, tevliyet ve tedris ile görevli ailenin adıyla anılır olmuştur. Müderrisin şöhreti, medresenin ismiyle beraber vakıfı gölgelemiştir.

Medine Kadısı Ali Rıza Efendi'nin yeğeni olan ve 1858 yılında Yozgat'ta doğan Müderris Mahmud Celaleddin Efendi'nin biyografisinde, dayısı Ali Rıza Efendi'nin emriyle İstanbul'a gitmeden evvel okuduğu medrese olarak Nadirzade Hacı İbrahim Efendi Medresesi'nden bahsedilmektedir.12 Biz bütün araştırmalarımıza rağmen bu isimle Yozgat'ta bir medreseye rastla-yamadık.

Nakibzade Camii'nin Natırların Camii olarak da Yozgat'ta bilinmesi, ayrıca cami haziresinde Hacı İbrahim Efendi hanımına ait bir mezar kitabesi olması ve kitabede İbrahim Efendi'nin künyesinin "Natırzade" olarak geçmesi, Yozgat'ta da Nadirzade künyesinin bilinmemesinden dolayı "Natırzade"nin, "Nadirzade" olarak sehven kaydedildiğini düşünüyoruz. Hacı İbrahim Efendi aynı zamanda medresenin şöhretli bir müdderrisidir. Şöhretinden dolayı da medrese kendi adıyla meşhur olmuştur.
Medrese, 12 hücre ve bir dershaneden meydana gelmektedir. Medrese binası bugün ayakta değildir. Medresenin kurulduğu tarihten itibaren tespit edebildiğimiz müderrisleri şunlardır. Ayrıca, cami haziresinde pek çok müderris mezarı vardır. Bu mezarlar çoğunlukla Nakibzade'lere aittir.

Müderris Nakib Ali Efendi, Müderris Çömez Mehmet Efendi, Müderris Asım Efendi (ö. 1913) Natırzade Hacı İbrahim Efendi ile Hacı Hüse-yinzade Şeyh Efendi, Damad Mehmet Efendilerin 1885'li yıllarda medresede müderris oldukları biliniyor.

a. Medreselerin Vakıfları:

Sultan II. Mahmut Han'ın II. Kadını Hoşyar Kadın bint-i Abdullah b. Abdurrahman tarafından yaptırılan medrese, Vakıfe tarafından medresede yapılması öngörülen hizmetlerin ifa edilebilmesi için H. 21 Şevval 1264/M. 20 Ekim 1847 tarihinde bir vakfiye düzenleyerek 13.500 kuruş nakit para vakfetmişti. Bu para üç kısma ayrılarak, üç ayrı cihete tahsis edilmişti.

13.500 kuruştan 2.500 kuruşu bezir yağı için, 1000 kuruşu ise müderrislik vazifesi için ayrılmıştı. Bunlardan; bezir yağı ile tamir ve termim için, toplam 3.500 kuruş, mütevelli tarafından yıllık onu on bir buçuk kuruş (%15) hesabıyla istirbah olunup, 1000 kuruşunun neması medresenin tamir ve bakımına, 2500 kuruşunun neması olan 425 kuruş ise bezir yağı alınmasına harcanacaktı. Satın alınan bezir yağı medrese ve hücrelerin aydınlatılmasında kullanılacaktı. Tedris görevi için tahsis edilen 10.000 kuruşu ise Evkaf Hazinesince yine onu on bir buçuk (%15) hesabıyla nemalandırılıp, neması asıl paraya eklenecekti. Vakıfe hayatta olduğu müddetçe müderris ücretini kendi malından ödeyecek, vefatından sonra ise asıl para ve eklenen nema ne kadar olursa olsun geliri müderrise verilecekti. Ancak vakıfe, H. 28 Cemaziyelahir/1267 M. 30 Nisan 1850 tarihli ikinci vakfiyesinde bu şartını değiştirerek zikredilen 10.000 kuruşun gelirini Medrese mahallesinde yeni yaptırdığı caminin görevlilerine tahsis etmiş ve bu durum bir yıl sürmüştü. Ardından H. 7 Zilhicce 1268. M. 22 Eylül 1851 tarihli şart tediliyle camiye yeni vakıflar tayin ederek zikredilen parayı eski şartıyla müderrise bırakmıştı. Tedris görevi müderris İbrahim Efendi'ye meşruttu.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: BOZOK İLMİYE TARİHİNDE MEDRESELER, ZaVİYELER VE TEKKELER

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 19:46

5. ZÜLEYHA HANIM BİNT-İ ABDULLAH MEDRESESİ

Bugün vakfiye haricinde bir bilgiye sahip olmadığımız medrese, H. 9 Rebıül-Evvel 1270, M. 9 Ocak 1853 tarihinde Yozgat Muytaboğlu (bugünkü Mutaoğlu Mahallesi) Mahallesi sakinlerinden Züleyha Hanım binti Abdullah'ın üç oda ve bir divanhaneden meydana gelen evini, medreseye çevrilmek üzere vakfetmesiyle kurulmuştu. Mevkuf eve hayır sahipleri tarafından hücreler inşa edilecek ve buralarda talebeler kalarak ilim tahsil edeceklerdi. Medresenin müderrisliğini, Ali Efendi Camii İmamı Sey-yid Ebu Bekir Efendi ve onun erkek evladına meşruttu.

a- Medresenin Vakıfları:

Yukarıda anlatıldığı şekilde inşa edilen medresede eğitim ve öğretimin devam edebilmesi ve bir takım ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için gelir temin edecek vakıflar da kurucusu olan Züleyha Hanım tarafından tahsis edilmişti. Züleyha Hanım H. 5. Zilhicce 1271/M. 19 Ağustos 1854 tarihinde aynı mahallede hala içinde oturduğu 3.000 kuruş kıymetindeki evi ile 2.000 kuruşu nakit parasını adı geçen medreseye vakfetmişti.
Vakfedilen evde hayatta oldukça vakıfenin kendisi oturacak, ölümünden sonra satılıp, bedeli istirbaha verilecek vakfa gelir temin edilecekti.
Bahse konu olan parada istirbah yoluyla çoğaltılacak ve elde edilen gelirden yılda 150 kuruş medresenin müdderrisine verilecekti. Medresenin tamir ve bakımı ile aydınlatma masrafları da bu gelirlerden karşıla-nacaktı.

6. HURİ HANIM BİNT-İ HİMMET AĞA MEDRESESİ

Medrese, Yozgat'ın İslambolluoğlu Mahallesi'nden16 Ahmet Ağa'nın hanımı Huri Hanım bint-i Himmet Ağa'nın H. 21 Receb 1271/M. 8 Nisan 1854 tarihinde aynı mahalledeki evini medreseye çevrilmek üzere vakfetmesiyle kurulmuştur. Vakıfenin şartlarına göre Mehmet Efendi b. Mehmet Battal Efendi Müderris olacak ve isteyenler burada ilim tahsil edeceklerdi.
Vakfiyede medreseye gelir getirecek menkul veya gayr-i menkul bir şeyden bahsedilmemektedir.

7. KAYYIMZADE MEDRESESİ

Yozgat'ın Köseoğlu Mahallesinde, 1804 yılında Çapanoğlu Camii'nin kuzey batı istikametinde, geniş bir avlu içerisinde kurulmuş, Kiremit örtülü kırma çatılı, taş tuğla karışık kargir bir yapı olan ve Cevherli Ali Efendi tarafından yaptırılan Cevheri Ali Efendi Demircilik Camii ile beraber avlunun doğu cihetindeki boşluk takriben ikiye bölünerek güney kısmında yapılan medresedir. 1898 maarif salnamesinde de belirtilmekte olup, belirtilen tarihte 60 öğrenci ders görmektedir. İlmiye tarihimizin önemli müesseselerinden biridir.
Demirciler çarşısına yakın olduğu için Ali Efendi Demircilik Camii denilir. Müştemilatı ile birlikte aynı vakfiye içindedir. Caminin yanındaki medresede daha sonraları Kayyımzadelerden Osman Efendi ve başkaları müderrislik yaptığından cami ve müştemilatı medrese hocalarının adlarına izafeten aynı zamanda cami görevlerini ifa etmelerinden dolayı Kayyımzade Camii ve Medresesi olarak şöhret bulmuştur. Yozgat'taki yaygın gelenek, burada da müderrisin şöhretinden dolayı, asıl baniyi gölgede bırakmıştır.
Medresenin hocaları aynı zamanda vakıf mütevellisidirler. Medrese bugün ayakta değildir.

Camiye ait üç vakfiye vardır. Özellikle bir medrese için tahsis edilen vakıf olmadıkları için buraya alınmamıştır.
Üstad-ı Sani Kayyımzade Osman Efendi medresenin müderrisi olarak şöhret bulmuştur. Osman Efendi'nin iki kardeşi müderrisini Kiramdan Osmanı ve Mehmet Efendilerin de medresenin müderrislerinden oldukları belirtilmektedir.
Yozgat eski müftülerinden, aynı zamanda daha önce bahsi geçen, Demirli Medresede de müderrislik yapmış olan Seyyid Abdullah Tahir Efendi bu medresede müderrislik yapmıştır. Bilahare Yozgat Müftülüğü ve uhdesine ibtida-i Hariç Müderrisliği ruusu tevcih olunan Tahir Efendi'nin oğlu Mehmet Hüsnü Efendi, bu medresede babasından icazet aldıktan sonra, aynı medreseye müderris olmuştur. H. 1289/M. 1873'de rüştiyeyi bitirip bu medreseye kaydolan ve H. 1316/M. 1898'de icazet alan Hüsnü Efendi'nin bu medresede tahsil süresi 25 yıl olmaktadır ki bu süre bir hayli fazla gibi gözükmektedir.

Bazı özel kütüphanelerdeki el yazması koleksiyonlarında Kayyımzade Osman Efendi mührünü gördüm ki az bulunur ve fevkalade önemi haiz eserler olması, müderrisler için ayrıca bir kıymet ifadesi olsa gerektir.

8. NEFESLİZADE MEDRESESİ

1898 Maarif Salnamesinde adı geçen medresenin belirtilen tarih itibariyle 105 öğrencisinin olduğunu öğreniyoruz. Vakfiyesini tespit edemedik. Yeri ve banisi hakkında hiç bir bilgiye sahip değiliz.

9. ALACALIOĞLU MEDRESESİ

Yozgat'ın merkezinde Yukarı Çatak Mahallesinde, Alacalıoğlu Camii'nin yanında bulunan medresenin bugünkü binasının ayakta durmaması yüzünden inşa tarihi ve müştemilatı hakkında bilgi edinemiyoruz.
Adından da anlaşılacağı üzere aynı adla anılan camii ile birlikte yapıldığını zannediyoruz.
Yozgat'ın şehir merkezinde bulunan önemli bir medresedir. Herhangi bir vakıf kaydının olup olmadığını şimdilik tespit edemiyoruz. Medresenin adı 1898 Maarif Salnamesinde de geçmekte olup, belirtilen tarih itibariyle 100 öğrencisinin olduğu belirtilmektedir. 1900'lü yıllardan evvel medresede müderris Sarı Osman Efendi ilmiye sınıfında fevkalade şöhretli bir vaziyettedir. Tabi bu durum zamanında medresenin şöhretini arttırmıştır.

1914 ve 1915'li yıllarda medresede görev yaptığı anlaşılan Ömer Lütfi Efendi ile daha önce Sadreddin Efendi Tekkesi bahsinde de geçtiği şekliyle, Sadreddin Efendi, kardeşi Nuri Efendi, büyük müderrislerden olarak bahsedilen Sarı Osman Efendi, muhtelif tarihlerde medresede müderrislik yapmış hocalar olarak tespit edilebilmiştir.
Medrese asıl şöhretini aynı zamanda bir şeyh olan müderris Sadrettin Efendi zamanında yakalamıştır. Yukarıda adı geçen müderrislerle birlikte maalesef Sadrettin Efendi'nin doğum ve ölüm tarihleri ile haklarında tafsilatlı bilgiye sahip değiliz.

10. BAŞÇAVUŞ MEDRESESİ

Yozgat'ın merkezinde İstanbulluoğlu Mahallesinde Başçavuş Camii tarafında bulunan medresenin, 1898 Maarif Salnamesi'nde adı geçmekte olup şehir merkezinin önemli medreselerinden biridir.

1800-1801 yılında Çapanoğlu Süleyman Bey'in Başçavuşu Halil Ağa tarafından yaptırılan Başçavuş Camii ile birlikte bir kompleks olarak yaptırılmıştır. Ancak Caminin elimizdeki vakfiyesinde medreseden bahsedilmemekte olup ayrıca medreseye ait bir vakfiye tanzim edilip edilmediğini şimdilik tespit edemiyoruz. Bugün maalesef medrese binası ayakta değildir. Ancak avlunun kuzeybatı kısmında olduğu tahmin edilmektedir.

Devecizade Ahmet Efendi adındaki bir müderrisin medresede müderrislik yaptığını biliyoruz. Halil Ağa'nın H. 1215/M. 1800 tarihinde yaptırdığı mektebin sonraki tarihlerde medrese zannedilebileceği veya medreseye çevrilebileceğini de gözden uzak tutmamak gerekir. Bu husus net değildir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: BOZOK İLMİYE TARİHİNDE MEDRESELER, ZaVİYELER VE TEKKELER

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 19:46

11. SAĞIR MUSTAFA AĞA MEDRESESİ

Yozgat'ın merkezinde Aşağı Nohutlu Mahallesinde bugünkü, 1954 yılında yenilenen ve Süleyman Sırrı İçöz'ün adını alan caminin yanında bulunan medresenin, yenilenme sırasında yıkıldığı sanılmaktadır.
Eşraftan Sağır Mustafa Ağa tarafından yaptırılan cami ile birlikte, medresesinin de varlığını hem 1898 maarif salnamesinde hem cami haziresinde müderris mezarlarından, hem de son Osmanlı neslinin nakillerinden anlıyoruz.
Medresede görev yapan müderrisleri net olarak tespit edebilmemiz şimdilik mümkün olamamıştır.
Medresenin bir vakfiyesinin olup olmadığını bilmiyoruz.
Salnamede belirtilen tarih itibariyle 30 öğrenci öğrenim görmektedir.

12. CEVHERİ ALİ EFENDİ MEDRESESİ

Yozgat'ın Aşağı Çatak Mahallesi'nde, Sungurlu eski yolu kenarında yolun sol tarafında yerleşmiş ve 1788 yılında Cevheri Ali Efendi tarafından yaptırılan XVIII. yüzyıl Osmanlı ahşap yapı sanatının, Anadolu'daki en güzel örneklerinden biri olan caminin avlusunun batı ve kuzey taraflarında olduğu söylenen medrese bugün ayakta değildir.
Medresenin cami ile mi yoksa daha sonra mı yapıldığı hakkında bilgimiz yoktur.

Avlunun batı ve kuzey tarafında, bugün üzeri revakla örtülü abdest alma yerleri dahil, duvarları kesme taştan yapılmış ve kırma çatılı kar-gir bir medrese binası bulunduğu, önünde mermer sütunlara dayalı bir sundurması olduğu, medreseyi bilen yaşlılar tarafından söylenmektedir. Medrese yıkıldıktan sonra taşları ve sütunları şehirde başka camilerin yenilenmesinde kullanılmıştır.

İki ayrı vakfiyesi bulunan caminin yanında bulunan medresenin, özel bir vakfiyesi tespit edilememiştir. Cami imamlarının medresede müderris oldukları söylenmektedir. Camii ile beraber yaptırılan ve Ali Efendi Mektebi olarak bilinen mektebin ileriki tarihlerde medrese olarak kabul edildiği veya medreseye çevrilmiş olabileceği ihtimali gözden uzak tutulmamalıdır. Bu husus da şimdilik netleştirilememiştir.

13. ZEYNOĞLU MEDRESESİ

Yozgat şehir merkezinde bulunan medreselerdendir. Yerini tespit edemedik. Osman ve Mustafa Zeynoğlu Medresesi de denir.
Bugün bina ve müştemilatı ayakta olmadığı için, inşa tarihi ve medresenin diğer hususiyetleri hakkında bilgi edinemiyoruz.
Bakkalbaşı Osman Efendi ve Şehribanuzade Hacı Ahmet Efendi isimli müderrisleri, medrese hocaları olarak tespit edebiliyoruz. Bunun haricinde herhangi bir bilgiye sahip değiliz.

14. DAMATZADE MEDRESESİ

Yozgat'ın şehir merkezinde bulunan medresenin yerini tespit edememekle beraber, meşhur müderris Damatzade Mehmet Efendi'nin adına izafe edilen bu medresenin, Damatzade'nin adına kurulduğu söyleniyorsa da, biz böyle bir medresenin Damatzade adına kurulmayıp, şöhretinden dolayı görev yaptığı bir medresenin onun adıyla meşhur olduğunu düşünüyoruz. Kaldı ki Yozgat'ta böyle bir gelenek zaten vardır.

15. DİVANLIZADE ALİ EFENDİ MEDRESESİ

Yozgat'ın merkezindedir. Banisi ve inşa tarihi hakkında bilgimiz yoktur. Yerini de tespit edemedik.
Ancak medrese Müderris Divanlızade Ali Efendinin adıyla anılmaktadır. Medrese adı geçen zat tarafından mı yaptırılmıştır, yoksa Hocanın adıyla meşhur olmasından dolayı mı bu adla anılıyor bilemiyoruz.
Vakfiyesinin olup olmadığı tespit edilememiştir.
Divanlızade Ali Efendi ve Karahacızade Ali Efendilerin bu medresede müderrislik yaptıkları tespit edilmiştir.

16. CAMİ'İ-KEBİR MEDRESESİ (Çapanoğlu Medresesi)

Yozgat'ın merkezindedir. Çapanoğlu Büyük Camii (Cami-i Kebir) yanında inşa edilen medresenin tarihi çarşı Hamamı ve Caminin Kıble tarafındaki büyük duvarın önündeki dükkanların yerinde olduğu söylenmektedir, ancak netleştirilememiştir.
Medresenin adını, meşhur Ulemadan Gevrekzade Yusuf Bahri Efendi'nin biyografisi araştırılırken, babası müderris Mehmet Nuri Efendi ve onun babasının müderris oldukları medrese olarak belirtilen Çapanoğlu Medresesi kaydında rastlıyoruz. Muhtemelen Çapanoğlu Süleyman Bey'den sonra yapılmış olmalı.

Bundan başka Yozgatlı Müderris Osman Nuri Efendi'nin biyografisinde rastlıyoruz. Abdülcebbarzade ve kendisinin ihya ettiği Cami-i Kebir Medresesi'nde tedrisle meşgulken, Yozgat İdare Meclisinin karan ve Meşihatın da uygun görüp onaylaması ile "Yozgat livası müderrisliğine tayin olunmuştur." ifadesinden medreseyi tespit edebiliyoruz.
Bundan başka aynı zatın Cami-i Kebirde cami dersleri verdiği bilinmektedir.

Bundan başka medrese ile ilgili fazla bir bilgiye sahip değiliz. Medreseye tahsis edilen bir vakfın olup olmadığını tespit edemedik. Yukarıda da geçtiği üzere tespit edebildiğimiz kadarıyla müderris Mehmet Nuri Efendi, babası ve Osman Nuri Efendi, müderristirler.
Bununla birlikte Çapanoğlu Camii'nin yanında bulunan ve Caminin Süleyman Bey tarafından ekiyle birlikte inşa edilen (1793) Süleyman Bey Mektebi olarak bilinen ve de çok geniş vakfa sahip olan mektebin, şimdilik kesin olmamakla beraber Çapanoğlu Mektebi ile aynı müessesede olduğu ihtimali de gözden uzak tutulmamalıdır.*
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: BOZOK İLMİYE TARİHİNDE MEDRESELER, ZaVİYELER VE TEKKELER

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 19:48

17. DARÜ'L-HİLAFE MEDRESESİ

II. Meşrutiyet dönemiyle birlikte zamanın şartlan icabi yeni uygulama ve nizamnamelerle medreseleri yeni bir revizyona tabi tutma gereğinin neticesi olarak açılan Darü'-Hilafeti'l-Aliye medreseleri taşraya da yapılmaya başlandıktan sonra Yozgat il merkezinde de H. 338/M. 1919 tarihinde Darü'l-Hilafe medresesi açıldı.

Daha önce Darü'l-Hilafe'ler hakkında geniş bilgi verilmişti. Yeni bir müfredatla ortaya çıkan medresenin, Yozgat Darü'l-Hilafe'sinin hocaları ve okuttukları dersleri tespit edebildiğimiz kadarıyla vermek istiyoruz.
Demirli Medrese bünyesinde açılan Darü'l-Hilafe Medresesi'nin Temel İslam Bilimleri olarak adlandırılan bilimlerin (Tefsir, Hadis, Fıkıh, İlmi Kelam gibi) dersleri Demirli Medrese Müderrisleri tarafından verilmektedir.
Müderris ve Müdür vekili; Yozgat Müftü-Müderrisi Mehmet Hulusi Efendi.
Göynüklü Hilmi Efendi; Edebiyat Muallimi, Medresetül Kuzat mezunu.

Hafız Süleyman Efendi; Arapça. Büyük Ethem Hafız; Kur'an-ı Kerim. Küçük Ethem Hafız; Kur'an-ı Kerim . Vehbi Bey; Fizik, Kimya. Fazlı Hoca; Biyoloji.
Yabancı dil hocası tespit edilememiştir. Emekli Yüzbaşı Ali Bey ve Mısırlı Ahmet Faik (Arap asıllı) iki kişi daha tespit ediyoruz ki okuttukları dersleri tespit edememekteyiz. Bunun haricinde medrese hakkında fazla bir bilgiye sahip değiliz.

18. DİVANLI KÖYÜ MEDRESESİ VE KÜTÜPHANESİ

Yozgat'ın güney tarafında Çamlık tepesinin güney yamaçları uzantısında yer alan ve il merkezine 10 km. uzaklıkta bulunan Divanlı Köyünde bulunan medrese Bozoklu Kara Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır.
Medrese bir cami ile beraber yaptırılmıştır.
Köyün kuzey tarafında bulunan cami Padişah IV. Mehmed'in, silahdarı ve Kaptanı Deryası, bilahare de Sadrazam olan Bozoklu Bıyıklı Kara Mustafa Paşa tarafından H. 1089/M. 1678-9 tarihinde yaptırılmıştır.

Caminin kitabe tarihine bakılırsa, medresenin de o tarihlerde yapılmış olması gerekir.
Yozgat'ın Divanlı Köyü'nde doğan Kara Mustafa Paşa'nın doğum tarihi belli değildir. Çapanoğulları'ndan önce Bozok Sancağı'nın Mütesellimi olan Kara Mustafa Paşa bölgenin mukataasını elinde bulundurdu. Bilahare bu mukata'a oğlu Hüseyin Bey'e intikal etti. Hüseyin Bey'den b mukataayı Çapanoğlu Ahmet Bey bir yıllığına kiraladı. Daha sonra bölgede etkinlik Çapanoğulları'na geçti. Bu etkinlik dönemlerinde adı geçen beye asar-ı hayriyeden olmak üzere, bu eserler inşa olundu.
Doğduğu köy ile ilgilenen Paşa (bilahare oğlu) Enderundan sonra 1680'de Silahdar oldu. Aynı yıl vezirlik rütbesi ile taltif olunduktan sonra, 1683 yılına kadar Kapdan-ı Derya olarak vazife yaptı.

Değişik görevlerden sonra 1688'de Şam Valisi oldu ve Beyhan Sultanla evlenip Saray'a damat oldu. Yine bir dizi görevden sonra 26 Mart 1692'de Sadrazam oldu. 13 Mart 1694 de azledildikten sonra hizmete devam eden Paşa, 10 Ocak 1699'da vefat eder.
Arşivimizde Vezir-i Azam Bozoklu Kara Mustafa Paşa adına, vakıf kaydı olduğuna dair bilgiler vardır.
Medresede görev yapan müderrisleri şimdilik net olarak tespit edemedik. Ayrıca, medrese kütüphanesi için, Mustafa Paşa'mn oğlu Hüseyin Efendi'nin H. 1163/M. 1749 tarihli, İstanbul'da Akarat Vakfı kaydı bulunduğuna dair bilgilerimizi de burada vermek isteriz.
Medrese ve kütüphane hakkında şimdilik bundan başka bilgi vereme-mekteyiz.

19. KÖSEYUSUFLU KÖYÜ MEDRESESİ

Yozgat'a bağlı olup 11 km. uzaklıkta bulunan Köseyusuflu köyünde bulunan medrese, Çapanoğlu Süleyman Bey'in Kethüdası Abdullah Ağa bin Abbas Ağa tarafından H. 1210/M. 1769 yılında bir cami ile birlikte yaptırılmıştır. 1898 Maarif Salnamesi'nde kaydedilen medresenin, belirtilen tarihte 150 öğrencisinin olduğu belirtilir. Medrese, XIX. yüzyılın Orta Anadolusunda mühim bir İlahiyat Fakültesi niteliğini taşımaktadır. Bu bakımdan ilmiye tarihimizde büyük öneme sahiptir. Bu medresenin şöhretine Yozgat'ın diğer medreselerinin büyük bölümü ulaşmaktan uzaktır. Zaten Bozok tarihinde Demirli Medrese ile Köseyusuflu Medresesi kolbaşı olma özelliklerini kuruluşlarından ilga tarihlerine kadar sürdürmüşlerdir. Bunda elbetteki şöhretli müderrislerin (profesörlerin) hoca olarak görev yapmaları önemli bir etkendir.
Köseyusuflu Medresesi'nin etki alanını ifade babında, bu medreseye Konya ve Karaman'dan yüksek tahsil için öğrenci geldiğini nakletmek, bir değer ifadesi olsa gerek.

Meşhur şair ve devlet adamı Reisü'l-Küttab Mehmet Akif Paşa'mn, Köseyusuflu Medresesi'nde yüksek tahsilini yapması, Çorum Hıdırlık'ta medfun, geçen asrın büyük alim ve mutasavvıfı Yusuf Bahri Efendi'nin medrese ile diyaloğunun sürmesi, Yozgat ve çevresinde çok geniş etki alanının olması, yine bu medrese için pek ayrı bir değer ifadesi olsa gerektir.
24 hücreden müteşekkil olan medresenin, salnamenin tarihinin belirttiği zamandaki talebe sayısından, önceki zamanlarında öğrenci sayısının fazla olduğu anlaşılıyor.

Medrese zengin bir kütüphaneye sahiptir. Bugün tamamen yıkılan bu medrese odalarından bir tanesi avlunun doğu tarafında ayakta kalabilmişti. Burası da medresenin diğer odalarından biridir. Son zamanlarda medresede kalan kitapların burada depolanmasından dolayı, yanlışlıkla kütüphanenin kitap deposu olarak nitelendirilmiştir.

Hoyratça tahrip edilen kitaplardan kalan el yazmaları, Bayezid Devlet Kütüphanesi'ne nakledilmiştir.
Kütüphanede pek mühim yazmaların bulunduğu; hatta istinsah tarihleri M. XII. ve XIII. yüzyıllara kadar uzanan eserlere sıklıkla rastlandığı nakledilmektedir. Hatta Herat'ta yazılmış bir el yazması eser bu kütüphanede bulunuyormuş. Kaynaklar, kütüphanedeki eserlerin çoğunlukla hadis ilmi ile ilgili olduğunu nakletmektedir. Hadis tedrisat ve ihtisasına özel bir önem verilen medresenin, kütüphanesinin de özelliğinden dolayı, bir hadis ihtisas medresesi olabilme ihtimalinden bahsedilmektedir. Ama bir "Darü'l-Hadis" midir, değil midir orası belli değildir.

Öğrencilerin, tefsirden ihtisas için Yozgat'ta bulunan Demirli Medre-se'ye gönderildiği, Demirli Medrese öğrencilerinin de Hadis'ten ihtisas için bu medreseye gönderildiği belirtilmektedir.
Medresenin, bir ara hocalar arasında anlaşmazlık çıkması üzerine bö-lündüğü, buradan ayrılan hocalardan Hacı Ömer Efendi ile Oflu Hüseyin Efendi'nin yine Yozgat'a bağlı Topaç Köyü'ne gidip, orada bir medrese tesis edip derse devam ettikleri belirtilmektedir.

Köseyusuflu Medresesi'nin tespit edebildiğimiz müderrisleri ise şu kişilerden oluşmaktadır:

Meşahir-i Ulemadan Üstad-ı Küll Mevlana Köseyusufi Mehmed Efendi,50 Hacı Salih Efendi, Mehmed Pehlivanoğlu, Büyük Hoca Damat Mehmet Efendi, Laz Ahmed Efendi, Deli Tevfık Hoca, Sadreddin Efendi, Şemşeddin Efendi, Topaçlı Hacı Ömer Efendi, Ethem Efendi, Evcili Hacı Hasan Efendi, başlangıçtan ilga tarihine kadar medresenin müderrisleridir. Medrese en meşhur zamanını müderris Şemseddin Efendi zamanında yaşamıştır.
Müderrislerin doğum ve ölüm tarihlerini tespit edemedik. Ayrıca medresenin yüksek öğrenim kısmının 6 yıl olduğu belirtilmektedir.

a- Medresenin Vakıfları:

Abdullah Ağa H. 1 Muharrem 1216/M. 14 Mayıs 1821 tarihinde cami ile ortak olmak üzere medresesine çeşitli gayr-ı menkuller vakfetmiştir.

Bu gayr-ı menkullerin bulundukları yerler ve sayıları şöyledir:

Amasya sancağı Merzifon kazasında 12, Zile kazasında 7 adet olmak üzere 19 adet dükkan, aynı kazada 18 odadan müteşekkil bir han, vakfetmiştir. Yozgat'ta Elmahacılı Köyü'nde iki, Midiliçoğlu köyünde bir, Göçerli üzerinde bir, Konak ile Eğri suyun birleştiği yerde iki olmak üzere altı adet değirmen, Budaközü kazasına bağlı Sungurlu köyünde bir, Yek-bas köyünde bir, Elmahacılı köyüritie bir, Salmanlı Kazası Terzili köyünde bir, Kazlıoğlu köyünde bir adet olmak üzere beş tane bağ. Bu gayr-ı menkuller mütevelli tarafından yıllık icara verilerek elde edilen gelirden; günlük 160 akça müderrise; 30 akça talebelerin nafakalarına, 46 akça da medrese ve hücrenin aydınlatılmasına olmak üzere toplam 236 akça harcanıyordu. Ayrıca medresenin gerekli olan tamir ve bakım işleri de vakıf gelirlerinden karşılanıyordu.

20. OSMANPAŞA MEDRESESİ

Yozgat'a bağlı ve merkez ilçeye 30 km. uzaklıkta bulunan Osmanpaşa kasabasında bulunan medresenin bölgenin en eski ve köklü eğitim kurumlarından olduğu ifade edilmektedir. Bozok bölgesinin en eski Türk yerleşim yerlerinden olan Osmanpaşı kasabasının, Selçuklar ve Beylikler (Dulkadirliler) döneminde Anadolu'nun fevkalade mühim panayırlarından olan Ziyaret Pazarı mevkiinde bulunması, aynı köyde bulunan bir Yesevi Şeyhi olan Emirce Sultan ve Zaviyesi'nin fevkalade önemli bir konumda Anadolu dini tarihinde hatırı sayılır bir yere sahip olması şunu gösteriyor:

Eğitim faaliyeti Emirci Sultan Zaviyesinin ilk kuruluş zamanından beri yürütülüyor. Bir dönem, aynı zamanda bir eğitim kurumu hüviyetine sahip zaviyelerde yürütülen bu faaliyet, bilahare medrese ile de kuvvetlenmiştir. Bugün ayakta olmayan medresenin ne zaman ve ne şekilde kurulduğu hakkında bilgilerimiz kısıtlı olmakla birlikte, zaviye camisi ile aynı avlu içinde ve caminin güney batı tarafında derenin kenarında bulunduğu, yakın zamana kadar da ayakta olduğu, konuyu yakından bilen köydeki yaşlılarca ifade edilmektedir.
Medrese 1898 Maarif Salnamesi'nde isim olarak zikredilmekte ve belirtilen tarih itibariyle 50 öğrencisinin olduğunu öğreniyoruz.

Zaviyenin vakfiyeleri arasında müstakil olarak bir mederese vakfiyesi tespit edilmemekle birlikte, Müstesna vakıflardan olan "Emirci Sultan Zaviyesi Evkafı" arasında olmak üzere tahsisat olduğunu düşünüyoruz.
Meşhur ulemadan Şeyhu'l-Ulema Muhammed Şakir Efendi (kendisi Kayseri'ye ikmal-i nüsah için gitmeden bu medreseden icazet almıştır.) Bir müddet bu medrese müderrislik yapmıştır.

Bundan başka görev tarihlerini tespit edememekle birlikte, tespit edebildiğimiz müderrisler şunlardır:

İsmail Efendi, Ethem Efendi ve Ziya Efendi'dir. Ziya Efendi bir Dersiam olarak ün yapmış Yusuf Efendi ve Hoca Efendi'yi yetiştirmiştir.
Diğer medreselerde olduğu gibi belgenin azlığı veya yok edilmişliği yüzünden bu medresede de fazla bir bilgi verebilmek şansından mahrumuz.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: BOZOK İLMİYE TARİHİNDE MEDRESELER, ZaVİYELER VE TEKKELER

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 19:48

21. İŞLEYEN KÖYÜ MEDRESESİ

Medrese vakıf tarihinde "İç Nahiyeye", günümüzde ise Yozgat merkez ilçesine bağlı ve Yozgat'a 26 km. uzaklıkta İşleyen Köyü'nde bulunan medrese, aynı köyden hayır sahipleri tarafından eskisi yıkıldığından yeniden yaptırılmıştır.
Eski medrese hakkında hiç bir bilgiye sahip değiliz.
Diğer köy medreselerinde olduğu gibi bugün ayakta olmayan bu medresinin inşa tarihi ve müştemilatı hakkında hiç bir bilgiye sahip değiliz. Fakat elimizde bulunan vakfiyeye göre medrese M. 21 Kasım 1909 tarihinden önce yapılmış olsa gerekir.

a- Medresenin Vakıfları:

Medresenin vakıfları aynı köyden Yemenbeyoğlu Ali Bey b. Abdullah tarafından H. 8 Zil-Kade 1327/M. 21 Kasım 1909 tarihinde vakfedilen nakid 1.500 kuruştan meydana gelmekte idi. Mütevelli tarafından isteyenlere yılık (%15) ile istirhab olunan paradan 225 kuruş gelir temin ediliyordu. Bu gelirin yılda 70 kuruşu müderrise, 80 kuruşu da medresenin tamir ve bakımına veriliyordu. Gelir fazlası olan 75 kuruş ise hayatta oldukça vakıfın kendisine, vefatından sonra erkek evladının tayin edilmesi kaydıyla tevliyet cihetine meşruttur.56

22 VİRANCEK (ÖRENCİK) KÖYÜ MEDRESESİ

Virancek adıyla Akdağmadeni ilçesine bağlı iken bugün Örencik adıyla Kadışehri ilçesine bağlı ve ilçeye 30 km. uzaklıktaki köyde bulunan medrese, hayır sahibi köylüler tarafından yaptırılmıştır. Yedi derslikten meydana gelen bu medrese, bugün ayakta olmadığı için inşa tarihi hakkında malumatımız yoktur. Ancak, bu hayır kurumunun elimizde bulunan vakfiyesine göre M. 27 Aralık 1908'den önce yapılmış olması gerekir.

a- Medresenin Vakıfları:

Adı geçen medreseyle H. 3 Zil-Hicce 1326/M. 27 Aralık 1908 tarihinde aynı köyden Sadık Sıtkı Efendi b. Hüseyin Ağa tarafından nakid 1.000 kuruş vakfedilmiştir. Vakfedilen para mütevelli tarafından helal bir yolla yılık onu onbir buçuk (%15) hesabı ile istirhaba verilecektir. Bu yolla elde edilen 150 kuruş gelirin tamamı müderrise meşruttu. Vakfın tevliyeti ise hayatta oldukça vakıfın kendine, vefatından sonra ise erkek evladına meşruttu.

23. KIZILDAĞ KÖYÜ MEDRESESİ

Akdağmadeni ilçesine bağlı ve ilçeye 45 km. uzaklıkta Kızıldağ köyünde bulunan medrese, aynı ilçenin Karamağra nahiyesine bağlı Yüna-lanlı köyünden hayır sahipleri tarafından inşa edilmiştir. Bugün ayakta olmadığından yapıldığı tarih hakkında bilgi edinemediğimiz binanın, elimizdeki vakfiyesinin tarihi olan M. 21 Aralık 1908'den önce inşa edilmiş olması gerekir. Medrese 9 odadan müteşekkildi.

a- Medresenin Vakıfları:

Zikredilen hayır kurumuna H. 27 Zil-l-Kade 1326/M. 21 Aralık 1908
tarihinde, Kızıldağ köyünden Yusuf Efendi b. Mustafa tarafından 1000 kuruş nakid para vakfedilmiştir. Bu para, sağlam rehin ve kuvvetli kefil ile mütevelli tarafından isteyene yıllık onu onbir buçuk (%15) kuruş hesabı ile istirbah olunup, neması olan 150 kuruş medresenin müderrisine meşruttu.
Vakıf hayatta olduğu müddetçe vakfının tevliyet vazifesini kendisi üstlenmiş, vefatından sonra ise bu görevin erkek evladının salih ve reşid olanlarına verilmesini istemişti.

24. KARACALAR KÖYÜ MEDRESESİ

Sarıkaya ilçesine bağlı ve ilçeye 18 km. uzaklıkta bulunan Karacalar köyünde bulunan medrese hayır sahibi köylüler tarafından yaptırılmıştı. İnşa tarihi ve müştemilatı bilinmeyen medresenin elimizde bulunan vakfiyesinin tarihi olan M. Şubat 1908 tarihinden önce yapılmış olması gerekir.

a- Medresenin Vakıfları:

Medreseye vakfedilen nakid mütevelli tarafından yıllık onu onbir buçuk (%15) kuruş hesabıyla istirhaba verilip, elde edilen 225 kuruştan yılda 80 kuruş müderrise, 60 kuruş da medresenin tamir ve bakımına harcanacaktı. Tevliyet ciheti, gelir fazlası olan yıllık 85 kuruş maaş ise hayatta oldukça vakıfın kendine, vefatından sonra ise erkek evladına meşruttu.

25. İNCİRLİ-İ MÜSLİM KÖYÜ MEDRESESİ

Şefaatli ilçesine bağlı bugünkü adıyla Küçük İncirli köyünde bulunan medrese, hayır sahibi köylüler tarafından yaptırılmıştı. İnşa tarihi ve müştemilatı bilinmeyen medresenin 30 Aralık 1907 tarihinden önce yapılmış olması gerekir.

a- Medresenin Vakıfları:

1000 kuruş nakid para olan vakıfları aynı köyden Abidin Çavuş b. Esat tarafından H. 25 Zil-Kade 325/M. 30 Aralık 1907 tarihinde vakfedilmiştir.
Vakfedilen para, yıllık onu onbir buçuk (%15) kuruş hesabıyla istirhab olunup, nemasından yılda 80 kuruş müderrise, 30 kuruş ise medresenin tamir ve termimine tahsis edilmişti. Nemanın fazla cihet-i tevliyete ait olup, bu vazife vakıfın kendisine ve daha sonra erkek evladına meşruttu.

26. ORTAKÖY MEDRESESİ

Akdamağdeni ilçesine 17 km. uzaklıkta bulunan Ortaköy köyünde bulunan medrese Müderris İbrahim Efendi b. İsmail'in önderliğinde hayır sahiplerinin yardımıyla yaptırılmıştı.
Yedi oda ve bir dershaneden meydana gelen medresenin vakıf tarihi olan 1904' ten önce yaptırılmış olması gerekir.

a- Medresenin Vakıfları:

Medrese vakıfları nakid 1.000 kuruş olup, banisi müderris İbrahim Efendi b. İsmail tarafından H. 3 Zilhicce 1322/M. 8 Şubat 1904 tarihinde
vakfedilmiştir.

Zikredilen para mütevelli tarafından yıllık (%10) hesabıyla istirbah olunup , gelirinden yılda 76 kuruş müdderise verilecek, fazlası tamir ve bakımına harcanaktı.
Medresenin müderrisliği ve vakfin tevliyeti İbrahim Efendi'ye meşruttu.

27. TOPAÇ KÖYÜ MEDRESESİ

Yerköy ilçesinin Salmanlı nahiyesine bağlı Yerköy'e 32 km. uzaklıkta bulunan Topaç köyünde bulunan medrese, hayır sahiplerinin yardımıyla Mehmet Akif Efendi b. Osman Efendi tarafından yaptırılmıştır.
12 odadan meydana gelen medresenin vakıf tarihi olan 1904 tarihinden önce inşa edilmiş olması gerekir.

a- Medresenin Vakıfları:

Medresenin vakıfları H. 21 Zil-Hicce 1322/M. 26 Şubat 1904 tarihinde banisi Mehmet Arif Efendi tarafından vakfedilen nakid 1000 kuruştan ibarettir.
Zikredilen nakid, mütevelli tarafından yıllık onu onbir buçuk (%15) kuruş hesabıya istirhab olunup, nemasından medresenin tamir ve bakımı yapılacaktı.
Gelirin fazlası ise cihet-i tevliyete meşruttu.

28. KARGALIK KÖYÜ MEDRESESİ

Sarıkaya ilçesine 18 km. uzaklıkta bulunan Kargalık köyünde bulunan medrese hayırsever köylüler tarafından yaptırılmıştır. Altı oda ve bir dershaneden meydana gelen binanın vakıf tarihi 26 Nisan 1906 tarihinde önce yapılmış olması gerekir.

a- Medresenin Vakıfları:

Medreseye H. 29 Safer 1324/M. 26 Nisan 1906 tarihinde aynı köyden Beşeoğlu Halil ve Bayramoğlu Hasan tarafından 2000 kuruş nakid para vakfedilmiş. Zikredilen para mütevelli vasıtasıyla yıllık onu onbir buçuk (%15) kuruş hesabıyla istirhab olunup hasıl olan nemasından medresenin yıllık tamir ve bakımı yapılıp, fazlası ana para olan 2.000 kuruşa ilave edilecekti.

29. PAŞAKÖY MEDRESESİ

Bozok idari tarihinde önemli bir yere sahip olan Paşaköy Kasabası, Şefaatli ilçesine bağlı, ortasından Kanak Irmağı'nın geçtiği fevkalade mümbit toprakların bulunduğu bir ova üzerinde kurulmuş büyük bir köydür.
Amasya taraflarında ıslahat memurluğu yapan iki kardeş olan Tokmak Hasan Paşa ve Çerkeş Mehmet Paşa, kalabalık bir maiyetle bugünkü Paşaköy'e gelmişlerdir. Bölge daha önce de meskundur.

Bu aile mensupları Tokmak Hasan Paşazadeler diye idari tarihimizde etkin rol oynamışlar, Bozok Sancağındaki güçlü ayanlar arasında yerlerini ve ağırlıklarını korumuşlardır. Bir aralık Sancağın idaresini ellerinde bulundurmuşlardır. 18. yüzyılın ilk yarısında bölgenin etkin ailelerinden Çapanoğulları ile iktidar mücadelesine girişmişler, 1727'de Çapanoğulları'nın Bozok Sancağı'nın mütesellimliğini ellerinde bulundurmalarına karşılık, 1732'de Tokmak Hasan Paşazade Ömer Paşa Akşehir Mutasarrıflığını elinde bulundurmuştur. Saray tarafından bölgenin eşkıyalarından temizlenmesinde Çapanoğlu Ahmed Paşa'nın yanında görevlendirilmişlerdir. Çerkeş Mehmet Paşa Halep Valisi olmuş ve vezirlik yapmış ve bilahare zamanın sadrazamı kendisini idam ettirmiştir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: BOZOK İLMİYE TARİHİNDE MEDRESELER, ZaVİYELER VE TEKKELER

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 19:49

Caminin haziresinde harimin kıble duvarının hemen kenarında, Tokmak Hasan Paşa'nın mezarının kitabesinden, M. 1788 yılında vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Aile, siyasi ve ekonomik güçleri dolayısıyla köyü kısa sürede mamur hale getirmişler, sanat değeri yüksek olan bir büyük cami yaptırmışlar, beraberinde caminin yanına bugün yerinde değirmen olan bir de medrese yaptırmışlardır.
Caminin kitabesinden, yapılış tarihinin H. 1187/M. 1773 olduğunu öğreniyoruz. Kitabede, "Bina-i Çerkeş Mehmet Paşa, sene 1187" ve "Tamir, Yakup Muzaffer 1313" yazmaktadır. Bu kitabenin orjinal kitabe olmayıp tamir sırasında yeniden yazıldığını düşünüyoruz. Caminin H. 1313/M. 1895'te de bir tamir geçirdiğini kitabeden anlıyoruz.
Dolayısıyla medrese 18. yüzyılın sonlarında yapılmış olmaktadır.

Tokmak Hasan Paşazadeler Amasya tarafından gelirken maiyetlerinden pek çok ulema ve maşayıhin de geldiği naklediliyor ki, ailenin varlıklarını pekiştirdikten sonra kültürel faaliyetlere girişmeleri durumu des-tekliyici delil olarak önümüzde durmaktadır.
Cami ve medresenin vakıf kaydına rastlayamadık.

Medresede, çeşitli tarihlerde farklılık göstermekle beraber 300 dolaylarında öğrencinin eğitim gördüğü, kendi arişivimizde bulunan belgelerde sarahaten beriltilmektedir. Bu haliyle mederese, Bozok İlmiye tarihinde önemli bir köşetaşı olma özelliğine sahiptir. Bir diğer husus, Yozgat'ın başka medreselerinde olduğu gibi, burada da öğrenci sayısının artış göstermesinin sebebi, Paşazadelerin idari ve ekonomik doyuma ulaşmalarından dolayı medrese dolayısıyla eğitime değer vermeleri ile pek şöhretli müderrislerin, medresede hocalık yapmalarıdır.
1898 Maarif Salnamesi'nde Paşa Medresesi olarak belirtilen tarih itibariyle 200 öğrencisinin olduğunu öğreniyoruz.

Öğrenci sayısı ister üçyüz, ister ikiyüz olsun, bu sayıya Yozgat'ın hiçbir medresesinde kolay kolay rastlayamıyoruz.
Medresede ilk müderrisin kim olduğunu netliğe kavuşturamamakla birlikte ilk olarak Müderris Hacı Arif Efendi'nin adım tesbit ediyoruz. Müderris Hacı Yakub Efendi, Numan Efendi, Bekir Efendi ile Hacı Arif Efendi'nin oğlu, Hacı Arif Efendi ile beraber görev yapan Hacı Yakup Efendi'den mücaz Hafız Hoca Efendi denmekle meşhur Kurra Abdullah Efendi'yi müderrisler olarak tesbit edebiliyoruz. Medresenin kuruluşundan, ilga edildiği tarihe kadar tesbit edebildiğimiz müderrisler bunlardan ibarettir.

Bu müderrisler içinde bilhassa Hacı Yakup Efendi ilmiye tarihimizde ayrı bir yere sahiptir. Şöhretinin, İstanbul, Kayseri ve İslam Aleminin pek çok yerine yayılan bir Hoca olması, Yakup Efendi'yi İlmiye tarihimizde müstesna bir yere sahip kılmaya fazlasıyla yeter.
Hatta Kayseri Uleması arasında, "Yozgat denilince akla Hacı Yakup Efendi gelir" denildiği nakledilmektedir. 1950'li yıllarda, Yozgat'tan İstanbul'a ziyarete gidenlere, İstanbul'da kalan büyük alimler tarafından Hacı Yakup Efendi'nin övülmüş olduğu olayın pek çok şahidi tarafından nakledilmektedir.

Medine'de 10 yıl, bir rivayet 1 yıl, Arap Ulemasının ve İslam Aleminin pek çok yerinden gelenlere "İlm-i hikmet" okutmuş olduğunu arşivimiz belgelerinden öğreniyoruz. Bu durumu hem de son devrin canlı şahitleri de tasdik etmektedir. Bu durum tabii olarak Hacı Yakup Efendi'ye büyük bir şöhret sağlamıştır. Meşhur müderris Şeyhül-Ulema denmekle meşhur Mehmet Şakir Efendi ile de pek yakın dost olan Hacı Yakup Efendi'nin vefatına çok yakın bir zamanda Şakir Efendi hastadır. Şakir Efendi'nin vefatı 90 yaşını geçmiş olarak 1937 olduğuna göre bu durum çok önceleri olsa gerek, kalkıp gidecek durumda değildir. O sırada Gedik Hasanlı Köyü'nde bulunan Şakir Efendi aniden, talebelerine, "Çabuk yetişin, ben kalkıp gidecek durumda değilim, bizim Yakub gidiyor, yetişin" der. Tabii ki talebeler hocalarının emrine uyar. Paşaköy'e gelirler. Hacı Yakup Efendi vefat etmiştir. Konu ile ilgili olarak daha pek çok anekdot var ama, bir tanesini nakletmekle yetiniyoruz.
Paşaköy, siyasi, ekonomik ve ilmiye tarihimizde hoş bir sada bırakarak tarihimizdeki yerini almıştır.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: BOZOK İLMİYE TARİHİNDE MEDRESELER, ZaVİYELER VE TEKKELER

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 19:49

30. ÇÖTELİ MEDRESESİ

Medrese, Akdağmadeni kazası Çötelli Köyü'nde bulunmakta idi. Adı geçen köy şimdi Sorgun'a bağlıdır. 1898 Maarif Salnamesi'nde belirtilen ve 50 öğrencisi olduğunu öğrendiğimiz medrese hakkında başka bir bilgiye sahip değiliz.

31. BABALI MEDRESESİ

Yozgat'ın Sorgun ilçesine bağlı ve ilçeye 9 km. uzaklıkta bulunan Babalı Köyü'nde bulunan medrese bugün ayakta olmadığı için banisi, müştemilatı, inşa tarihi ve yeri hakkında bilgi elde edemiyoruz.
Yozgat'ın il merkezinde bulunan, daha önce anlatılan Demirli Medresesinin müderrislerinden Babalılı Mehmet ve Şaban Efendi diye şöhret bulan müderrisler bu köylüdür.

32. ŞEFAATLİ MEDRESESİ

Yozgat'ın bugünkü Şefaatli ilçesinin merkezinde bulunan medresenin bugün sadece adı kalmıştır. Eski Şefaatli denilen Şefaatli köyünde bulunan medrese hakkında araştırma alanımızla ilgili hiç bir bilgiye sahip değiliz.

33. YEKBAS EVCİSİ MEDRESESİ

Medresenin yerini tespit edemedik. Araştırma sınırlarımız dahilinde hiç bir bilgiye ulaşamadık. Özel arşivimizdeki bazı belgelerden sadece medresinin adını öğrenebiliyoruz. Medrese hakkında başka bir bilgiye sahip değiliz.

34. AKDAĞMADENİ ALİ EFENDİ MEDRESESİ

Akdamağdeni ilçesinde bulunan medreselerdendir. Akdağmadenli müderris Ali Efendi tarafından yaptırıldığı için aynı adla anılmaktadır. Medresenin bugün yeri, kesin olarak inşa tarihi, müştemilatı ve müderrisleri hakkında fazla bir bilgiye sahip değiliz. Ali Efendi'nin biyografisinden bütün bu bilgileri öğreniyoruz. Buradaki bilgilerden H. 1307/M. 1889'dan evvel yaptırılmış olması gereken medresenin vakfiyesini tespit edemedik.
Müderris Mehmet Ali Efendi, Makam-ı Meşihatça 26 Nisan 1326/M.
1908 tarihinde resmen Akdağmadeni müderrisliğine tayin edilmiştir.72 Medrese hakkında bundan fazla bir bilgiye sahip değiliz.

35. BOĞAZLIYAN CAMİ-İ KEBİR MEDRESESİ

18 Şaban 1332/M. 25 Temmuz 1913 tarihinde halkın yardımıyla yaptırılan 12 odalı mederese, Boğazlıyan ilçesi merkezinde Cami-i Kebirin bitişiğinde yaptırılmıştır. Vakfiye tespit edemedik.
Medrese bugün ayakta olmadığı için inşa tarihi ve müştemilatı hakkında bilgimiz bulunmamaktadır.
Cami-i Kebir Medresesi'nde daha evvel müderris olan Beyanabadlı İbrahim Efendi'nin ayrılıp geri dönmemesi üzerine, Boğazlıyanlı Müderris Abdullah Efendi müderris tayin edilmiştir.
Şimdilik başka da bir bilgiye ulaşamadık.

36. MUSA EFENDİ MEDRESESİ

Medresenin varlığını, hakkında bir vakıf kaydı olduğu yolundaki henüz ulaştığımız bir bilgiden öğreniyoruz. Bunun haricinde şimdilik, medrese hakkında başka bir bilgiye sahip değiliz.

37. ÇİVİ KÖYÜ MEDRESESİ

Medreseye, Çivi köyünde ashab-ı hayrın medresesi vakfı diye bir vakıf kaydı olduğu yolundaki arşiv bilgilerimizde rastlıyoruz.
Ancak, henüz belgeye ulaşamadık. Şimdilik medrese hakkında bir bilgiye sahip değiliz.

38. KÖHNE MEDRESESİ

Sorgun ilçesine 9 km. uzaklıkta bulunan Çiğdemli kasabasında bulunan medresenin 1898 Maarif Salnamesi'nden adı ile ve 100 öğrencinin öğrenim gördüğünü öğreniyoruz.
Medrese hakkında başka bir bilgiye sahip değiliz.

39. KATLICA MEDRESESİ

Özel arşivimizdeki bazı bilgilerden medresenin adım tespit edebiliyoruz. Ancak bu küçük bilgiden başka medrese hakkında başka bir bilgiye sahip değiliz. Yerini de tespit edemedik.

40. AYDINCIK MEDRESESİ

Yozgat'a 118 km. uzaklıkta bulunan bir ilçe merkezi olan Aydıncık'ta (Eski Nahiyesi) bulunan medrese hakkında maalesef bir bilgi elde edemedik. Medresenin adını yine arşivimizdeki bazı bilgilerden öğrenmekteyiz.

41. KALE MEDRESESİ

1898 Maarif Salnamesi'nde Akdağmadeni kazası medreselerinden olarak belirtilen medresenin yerini tespit edemedik, Yine aynı salnameden 100 öğrencisinin! olduğunu öğreniyoruz. Medrese hakkında bundan başka bir bilgiye sahip değiliz.

42. I. VE II. HÜSEYİN EFENDİ MEDRESELERİ

Akdağmadeni İlçesi'nde bulunan bu medreselerin, İlçe merkezinde mi yoksa köylerde mi olduğu belli değildir.
1898 Maarif Salnamesi'nde kaydedilen I. Hüseyin Efendi Medresesi'nin 30, II. Hüseyin Efendi Medresesi'nin 122 öğrencisi olduğunu öğreniyoruz. Başka bir bilgiye sahip değiliz.

43. RUMDİKEN MEDRESESİ

1989 Maarif Salnamesi'nde Boğazlıyan Kazası Rumdiken Köyü Medresesi olarak kaydedilen medresenin, bu tarihte 75 öğrencisinin olduğunu öğreniyoruz. Medrese hakkında başkaca bir bilgiye sahip değiliz.

44. KOZAN MEDRESESİ

Çandır ilçesine bağlı ve ilçeye 4 km. uzaklıkta olan Kozan Köyü'nde bulunan medrese hakkında şimdilik fazla bir bilgi edinemedik. 1898 Maarif Salnamesi'nde adı geçen medresenin, 125 öğrencisi olduğunu öğreniyoruz.
Medrese hakkında bundan başka bir bilgiye sahip değiliz.

45. HÜSBEY MEDRESESİ

1898 Maarif Salnamesi'nde kaydedilen medresenin o tarihlerde 110 öğrencisinin olduğunu öğreniyoruz. Akdağmadeni'nde bulunan medrese hakkında, bundan başka bir bilgiye sahip değiliz.

46. SORGUN HACI AHMET EFENDİ MEDRESESİ

Yozgat'a 30 km. uzaklıkta bulunan Sorgun ilçesinde bulunan bir medresedir. Bu medrese ayakta olmadığı için inşa tarihi, banisi, müştemilatı hakkında bilgiye sahip değiliz.
Medresenin Müderris Hacı Ahmet Efendi'nin adına izafeten Hacı Ahmet Efendi Medresesi diye anılmakta olduğunu biliyoruz.
Araştırmalarımız sırasında medresenin vakfiyesi olup olmadığını tespit edemedik.
Sorgunlu Hacı Ahmet Efendi ve Fehmi Efendi isimli müderrisleri tespit edebildik.
Ayrıca Sorgunlu Hacı Ahmet Efendi'nin Yozgat Halveti Dergahı Şeyhi Hacı Ahmet-i Veli el-Halveti'nin halifelerinden birisi olduğunu biliyoruz ki, bu durum göz önüne alındığında, (Hacı Ahmet-i Veli 1895 yılında 125 yaşında Yozgat'a vefat etmiştir. Hatta, cenaze namazım halifesi Sorgunlu Ahmet Efendi kıldırmıştır.) XIX. yüzyılda, bir ihtimal XX. yüzyılın ilk çeyreğinde medresenin faal olduğu düşünülebilir. Dolayısı ile Hacı Ahmed Efendi'nin yaşadığı çağı tespite imkan bulabiliriz.

47. BAZLAMBAÇ MEDRESESİ

Çekerek ilçesine 15 km. uzaklıkta Bazlambaç Köyü'nde bulunan medrese hakkında maalesef pek fazla bir bilgi elde edemedik.
Vakfiyesini tespit edemediğimiz medresenin inşa tarihi, banisi ve müştemilatı hakkında bilgi edinemiyoruz.
Bekir Efendi, Mehmet Efendi, İbrahim Efendi ve Çopraşıklı Hüseyin Efendilerin, Bazlambaç Medresesinin müderrislerinden olduklarını tespit edebiliyoruz.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: BOZOK İLMİYE TARİHİNDE MEDRESELER, ZaVİYELER VE TEKKELER

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 19:49

48. KADIŞEHRİ MEDRESESİ

Yozgat'a 121 km. uzaklıkta bulunan bir ilçe merkezi olan Kadışehri ilçesinin irfan meş'alesini tutuşturan bir ocak olan medrese hakkında bugün fazla bir bilgiye sahip değiliz.

İnşa tarihi, banisi ve müştemilatı hakkında bilgiye sahip değiliz. Henüz medresenin vakfiyesini tesbit edemedik.
Kadışehri medresesi aynı zamanda Davud Efendi Medresesi olarak da bilinir.
Meşhur Ulemadan Müft-ü Müderris Davud Efendi ve damadı müderris Seyyid Efendi'nin Kadışehri medresesi müderrislerinden olduklarını tespit edebildik.
Medrese hakkında bundan başka bir bilgiye sahip değiliz.

49. OZAN MEDRESESİ

Akdağmadeni ilçesine bağlı olup ilçeye 29 km. uzaklıkta bulunan Ozan köyünde bulunan medrese Yozgat ve çevresinde en son açılan medreselerdendir.
Medrese Mehmet Efendi Medresesi olarak da bilinir.
Bilahare Akdağmadeni müftüsü de olan meşhur ulemadan Ozanlı Mehmet Efendi tarafından yaptırılan medresenin ilk ve son müderrisi Mehmed Efendi'dir.
Mehmed Efendi Kayseri'de Müridzade Ali Efendi'den icazatname almış bilhassa fikıhta fevkalade yüksek müktesebatı bulunan kıymetli bir alimdir.

Kayseri'de icazet alacağı zaman hocası Müritzade Ali Efendi kendisine son derece hayretamiz bir cevap verir. "Oğlum Mehmet, Allahu alem, bu iş seninle son bulacak ve medreseler lağvolacak" der.
Tabi icazetini alan Ozanlı Mehmet Efendi köyü olan Ozan'a gelir medresesini yaptırır. Tedrise başlar. Bir süre sonra medreseler lağvedilir. Medresenin vakfiyesi yoktur. 1924'te medreseler lağvedildiğine göre bundan biraz evvel medresenin yapılmış olması gerekir.
Mehmet Efendi aynı zamanda kerameti zahir, bir Nakşibendi şeyhidir. Mürettep bir divanı olduğu söylenmekte ve kendisinin güçlü bir şair olduğu ifade edilmektedir.

50. ÇANDIR MEDRESESİ

Bugün Yozgat'a 142 km. uzaklıkta bir ilçe merkezi olan Çandır ilçesinde bulunan medresenin maalesef bugün yıkılan tarihi Şahruh Bey Camii'nin yanında olduğunu sanıyoruz. 1898 Maarif Salnamesi'nde medresenin adı geçmekte ve 200 öğrencisinin olduğu belirtilmektedir. Medreseye ait bir vakfiyenin olup olmadığını tespit edemedik.

Çandır, Bozok Bölgesinin en eski Türk yerleşim köylerinden biridir ve faal bir konumdadır. Selçuklular ve Beylikler (Dulkadirliler) döneminde fevkalade faal bir konumda olan ilçede Beylikler döneminden itibaren medresenin olduğunu düşünüyoruz. 1885'ten önce müderris Mehmet Naci Efendi burada ders okutmuştur.89 Son olarak meşhur ulemadan Çandırlı Hacı Abdullah Efendi'nin, medresede müderrislik yaptığını biliyoruz.

51. SEYİTYAR MEDRESESİ

Şefaatla ilçesine bağlı ve ilçeye 16 km. uzaklıkta bulunan Seyityar (Seydiyar) köyünde bulunan medreseyi, 1898 Maarif Salnamesi'nde tespit edebiliyoruz. Aynı salnameden, belirtilen tarih itibariyle 80 öğrencisinin olduğunu öğreniyoruz. Medrese hakkında bundan başka bir bilgiye sahip değiliz.

II. ZAVİYELER

Yozgat ve çevresinde fevkalade önemli iskan ve kolonizasyon metodu olarak oldukça fazla zaviyenin varlığı bilinmektedir.
Emirci Sultan-ı Veli ve Ali Şir zaviyeleri hariç, bu müesseselerin pek çoğu XV ve XVII. yüzyıllarda Bozok sancağını idare eden Dulkadirli beyleri tarafından kurulmuştur. Bunlardan Alaüddevle Bey'in; Akdağı Şahverdi Fakih zaviyesi, Aliki yöresinde Erbağ zaviyesi, Baltı yöresinde Yusuf Abdal zaviyesi, Gedik yöresinde Seyyid Selaheddin zaviyesi, Akdağ yöresinde Kılınç Abdal zaviyesi, yine aynı bölgede Toraman köyünde Ali Derviş zaviyesi, Boğazlıyan'da Yol Kulu zaviyesi, Karadere'de adı zikredilmeyen bir zaviye, yukarı Kanak'ta bir zaviye, Aşağı Kanak'ta Yunus Halife zaviyesi ve Yola Geldi zaviyesini, oğlu Şahruh Bey'in ise Çandır ve Sırçalı zaviyelerini yaptırdığı bilinmektedir. Mezkur zaviyelerin hepsinin vakfiyesini tespit mümkün olmamıştır.

Emirci Sultan, Ali Şir, Hamzalı Köyü, Hızır Halife Köyü, Kılınç Abdal, Sırçalı, Çandır, Pirçe, Pınar ve Kapulca, Akdağ Çat zaviyeleri hariç, adı geçen zaviyelerin vakfiyelerini tespit mümkün olmamıştır.

Bunlardan başka Yozgat ve çevresinde (Bozok) tespit edebildiğimiz zaviyeler ise şunlardır:

Emirci Sultan soyundan gelen ailelerin 1891 yılı dolaylarında 30'u bulduğu görülüyor. Bu ailelerden her biri asıl Emirci Sultan Zaviyesinden ayrı olarak, vakfa dahil 30 köyde ayrı birer zaviyenin başında bulundukları göz önüne alınacak olursa 30 adet zaviye daha ortaya çıkar.

Bölgede XVI. yüzyıl boyunca faaliyette olduklarını gördüğümüz bazı Kalendireye zaviyeleri görülmektedir. (Burada Bektaşiliğe ve Kalenderliğe Şii inançların tam olarak XVI. yüzyıldan itibaren girmeye başladığı göz önünde bulundurulmalıdır). Baltı Nahiyesi'nin Yusuf Abdal Köyünde Yusuf Abdal Zaviyesi, Akdağ nahiyesinde Kılınç Abdal Zaviyesi, Boğazlıyan Nahiyesinin Belpmarı köyünde Yolkulu Zaviyesi, Emlak'e tabi Alınpınarı köyünde Can Abdal Zaviyeleri, muhtemelen aynı çizgide yer alan zaviyelerdir.

Faruk Sümer bu zaviyelerin tesisinde Alaüddevle Bey'in önemli katkıları vardır der. Direkt olarak Alüddevle Bey'i bani olarak göstermez.
Kanak-ı zir Nahiyesinin Fakihlü Köyünde Yunus Halife Zaviyesi, Kanak-ı Bala'da Hamza Abdal Kışlası adlı mezra'a, Şahverdi Fakih Zaviyesi bulunmakta ve bu zaviyeler bulundukarı yerin vakıf gelirine sahiptirler.

Karıderesi köyünde İbrahim Hacı Zaviyesi bu köy gelirlerinin yarı hissesini vakıf olarak tasarruf etmektedir.
Çubuk'ta Tokluoğlu Köyü Can Abdal Zaviyesi, bulunduğu köyün malikane hisselerini vakfiyet üzere tasarruf etmektedirler.

Karahisar-ı Behramşah da bazı köy ve ekinliklerin malikane hisselerine sahip Karabıyık ve Ağça Koca zaviyeleri bulunmakta, bu tahsisin de Muşallim ailesi tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Tahrir defterlerinde Karahisar-ı Behramşah'a Enbiya (?) Ali adlı bir şahsa ait bir zaviye daha varsa da hakkında hiçbir bilgimiz yoktur.

H. 897/M. 1492 tarihli Şahruh Bey'e ait bir hücetten onun zevcesi merhume Şahsuvar Bey kızı Şah Sultan için Karaözü köyünde yaptırdığını anlıyoruz.
Muhtemelen Boğazlıyan'da bulunan Korın/Kurit? Köyündeki zaviye, sadece yer olarak tespit edilmiştir. Bu zaviyede Hasan Veled-i Fethuddin adlı zaviyedar ile 21 adet Evlad-ı Fethuddin bulunmaktadır. Aynı zaviyede Emir Kulu ve Yörük Abdal ve beş oğlu zaviyede hizmet etmektedirler.

Bütün bu tespit edebildiğimiz zaviyelerden başka Akdağ'a bağlı Kızılcam köyünde bulunan sekiz kişilik bir Seyyidler topluluğu bulunmaktadır. Emirce Sultan Zaviyesindeki ve daha pek çok yerde bulunan Seyyidler, bölgede ayrıca dini hüviyetleri bakımından fevkalade büyük ehemmiyet arzeder.
Ayrıca pek çok yerde Hizmetkaran-ı Hacı Bektaş olarak geçen guruplar da bulundukları bölgede Bektaşiliğin temsilciliğini yapmaktadırlar.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Sonraki

Dön Bozok Sancağı ve Çapanoğlu Türkmenleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir