Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Osmanlı Dönemi Yozgatlı Şeyhler, Bilim Adamları Ve Şairler

Burada Bozok Sancağı ve Çapanoğlu Türkmenleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Re: OSMANLI DÖNEMİ YOZGATLI ŞEYHLER, BİLİM ADAMLARI VE ŞaİRL

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 18:33

14. İKRAMİ
d. Yozgat 1890-Öİ. Yozgat 1954


Sorgun'a bağlı Taşpınar köyünde 1890 yılında doğan İkrami'nin asıl adı Mehmed Aydoğan'dır. Babasının adı Aziz olduğu için civar köylerde "Aziz'in Gara Memmed" diye tanınır. Hayatını çiftçilik ve çerçilik yaparak kazanır. İkrami 1954 yılında köyünde vefat eder.
İyi bir tahsil görmeyen İkrami irticalen şiir söyler. Çevre köylerdeki düğün, nişan ve eğlencelerde, uzun kış günlerinde köy odalarında sanatını icra etmiş ve aşıklarla atışmalar yapmıştır.

Dinleyin beyler de ben de söyleyim Çarşısı pazarı yeri Yozgat'ın Hergün arabalar kumaş taşıyor Külhanbey(i) adamı var Yozgat'ın
Taşı mücevherdir toprağı kandır Ahali Osmanlı hem silahşördür Rençber(ler)i çoktur nimeti boldur Küheylan atları vardır Yozgat'ın
Akar pınarları lüleden taşar Gün doğunca Soğukoluk'a düşer Beyleri paşası içinde yaşar Yayladır dağları yeri Yozgat'ın
İçinde vardır bir (şip) şirin cami Kıldırdı namazı Yusuf u Bahri Her tarafı ayet-i nur ile dolu Peygamber sünneti vardır Yozgat'ın
Mehmed İkrami durdu hesaba Söylenen sözleri yazın kitaba Gayet yüksektir Nohutluk Baba Her tarafi ma'mur yolu Yozgat'ın

Kaynak: Yozgat'ta Halk Ş., s. 110-113.

15. KARACAOĞLAN
d. ? 19. yy.-öl. ? 19. yy.


Halk şairlerimizden bazıları edebiyatımızda büyük yeri olan Çukuro-valı Karacaoğlan'a özenmiş ve onun mahlasını almış veya halk ona benzeterek o ismi vermiştir. İşte Yozgat'ta yaşadığı sanılan Karacaoğlan da bunlardan biridir. Karacaoğlan'ın Yozgat'ta yaşadığına dair bir çok rivayet olmasına rağmen bunlar kesin bilgiler olmaktan uzaktır. Ancak araştırmacılar Yozgat'ta bir Karacaoğlan'ın yaşadığı hususunda ittifak etmektedirler. Bu konudaki rivayetlerden birine göre Karacaoğlan 1845 (H. 1260) tarihlerinde yaşamış ve Sorgun Gevrek köyüne uğrayarak burada aşık olduğu bir kızı alamayınca üzüntüsünden ölmüştür. Mezarının da bu köy civarında olduğu söylenmektedir.

Her sabah her sabah çıkar bakarsın Bilemiyom ne derdin var yar senin Dertli sinem aşk oduna yakarsın Bilemiyom ne derdin var yar senin
Bahar gelmeyince güller açılmaz Yarsız yaylalara konup göçülmez Uykudan mı kalktın gözün açılmaz Bilemiyom ne derdin var yar senin
Yaz gelince kuru otlar sulanır Cahil olanların gönlü bulanır Yıl başında iki bayram dolanır Bilemiyom ne derdin var yar senin

Karacaoğlan der ki olduğu yerde Ciğer biryan olur gördüğü yerde Sabah güneşinin doğduğu yerde Bilemiyom ne derdin var yar senin
Kaynak: Şair ve Yazarlar, s. 227-230, Yozgat'ta Halk Ş„ s. 114-122. 16.

KEMAL
d. ? 1828 (H. 1244)-öl. İstanbul 1892 (H. 1310)


Asıl adı İsmail Sadık Kemal'dir. Yozgat'lı Vecihi Mehmed Paşa'nın oğlu olup 1828'de doğar. Tahsilini tamamladıktan sonra devlet dairelerinde memur olarak çalışır. Nisan 1856'da mir-i miran rütbesiyle Rumeli Beylerbeyi olur. Kısa bir müddet Meclis-i Maliye azalığında bulunur. Hayatının büyük bir kısmını devlet hizmetinden uzak, yalısında geçirir. 5 Eylül 1892'de vefat eder. Sultan Ahmed'de bulunan Düğümlü Baba Türbesi'ne defnedilir. İsmail Sadık Kemal Paşa Türkçe, Arapça ve Farsça şiirler yazabilecek kadar bu dillere vakıftır.

Eserleri:

1- Tefsir-i Sure-i İhlas
2- Ruh-ı Kemal
3- Muflihin-i Hazine
4- Kitab-ı Tefeyyüz
5- Şerh-i Delail-i Şerif (Manzum)
6- Şerh-i Fezail-i Salavat
7- Harü'l-kasas (Manzum)
8- Kemalname-i Düğümlü Baba (Amasralı Hacı Hafız Mustafa Efendi'nin biyografisini ve menakıbmı anlatır. İki cilttir. 1881 yılında telif eder.)

Kemal Paşa eserlerinin muhtevasını şöyle ifade eder:

"Şerh-i esma evliyanın enbiyanın kıssası
Bin ehadis ü akaid şerh-i asar-ı Kemal"

KITA

Geçip bahar-ı sabavetle hükm-i sayf u şita Hazan-ı şeyb erişti gelir şita-yı memat Kemal gayret ed(erek) kış tedarikatını gör Havaya bakma fiısulün birinde var mı sebat
Düşmesin nefs u hevan içre sakın gevher-i dil Pareler kendi elin sonra eder mi pare Ab-ı tevbe ede bed-bu-yı uyubu tathir Fikr-i tedkik ile bul derd-i zünuba çare
Refik-i sadıkı izrar olur mu kim layık Kılıç kıhfinı hiç kesmediğidir der-kar Görünce nefini hayvan dahi bilir kişiyi Ki kendi bekçisini şir etmiyor izrar

Kaynak: İnal, s. 842-843, O.S.M., c. 4, s. 82.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: OSMANLI DÖNEMİ YOZGATLI ŞEYHLER, BİLİM ADAMLARI VE ŞaİRL

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 18:33

17. KUL EMİN
d. Yozgat 18. yy.,-öl. Yozgat 18. yy.


Varlığı bilinen en eski Yozgatlı şairlerden biri olan Kul Emin Yozgat'ın Pempecik köyünde, günümüzden iki yüz yıl önce yaşamıştır.
Hakkında anlatılan menkabe parçalarında dini bir şahsiyet olarak karşımıza çıkan Kul Emin'in, hayatını köyünde çiftçilik yaparak geçirdiği rivayet edilmektedir. Kul Emin'in şiirlerinden Bektaşi tarikatına mensup olduğu anlaşılmaktadır.

Çok şükür servetim kısalttı Yezdan Bildim ki itibar malda olduğun İstersen dehri ol fayda yok sözden Boş kovan sevilmez balda olduğun
Bilen zaten bildi Şah-ı serveri Düldül'ü Zülfikari hem Kamberi Kopardı köprü etti bab-ı Hayberi Cümle kafir bildi Ali olduğun
Her ne biter ise türabta maden İrfan meclisine giremez la-din Geldi Horasan'dan geçti semadan Erler de bildiler Veli olduğun
Daim zikrim fikrim la'l-i gevherde Hem dinim imanım İmam Cafer'de Aklımı fikrimi çıkaran serde Kınaman Emin'in deli olduğun

Kaynak: Yozgat'ta Halk Ş., s. 123-125.

18. MEHMED ARİF BEY
d. Baltalılimanı ?-öl. İst. 1920 (H. 1339)


Mehmed arif Bey Cebbarzadelerden Şakir Efendi'nin oğludur. Balta-limanı'nda doğar. Mekteb-i İrfan'da tahsilini tamamladıktan sonra Bab-ı Ali ve Bab-ı Seraskeri dairelerinde hizmet verir. Daha sonra kendi isteği ile ayrılır. Vefatına kadar kitap yazmakla meşgul olur. 30 Eylül 1920'de yüz yaşını mütecaviz, Çengelköy Bekar Deresi'nde, kiracı olarak oturduğu dairede vefat eder. Vasiyeti gereğince Nakkaş Kabristanı'na defnedilir. Alim ve hafızası kuvvetli birisidir.

Eserleri:

1- İzahü'l-Meram ala Viladeti Seyyidi'l-En'am
2- Hadis-i Erbain Şerhi (Beş cilt)
3- Atiyye-i Sübhaniyye Şerh-i Gavs-ı Geylaniyye (Matbu)
4- Hazine-i Nur (Matbu)
5- Tercüme-i Fıkh-ı Keydani
6- Güldeste-i İsmet (İsmet Buhari'nin gazelinin şerhidir)
7- Miftah-ı Hasin-i Rahmaniyye fi Arzı Vücud-ı Rahmaniyye (Sünbül Ef. nutkunun şerhidir.)
8- Dafıü'z-Zulm ft Kulubi'l-Ümem (Hz. Vefa'nm nutkunun şerhidir.)
9- Tuhfe-i Şemsiyye (Hz. Mevlana'nın nutkunun şerhidir.)
10- İstida-i Merhamet (Seyyid Bedevi'nin nutkunun şerhi)
11- Celb-i Sürür ve Selb-i Küdur (Kaside-i Münferice'nin şerhi)
12- Tuhfe-i Seyfiyye
13- Varidat-ı Seferiyye
14- Zeyl-i Varidat
15- Hazain-i Envar ve Defain-i Esrar (Ashab-ı Kiram'ın hayat hikayeleri)
16- Şuunat-ı Hakk ala Macera-yı's-Su (Vekayi-i İslamiye Ahvali)
17- Divançe-i Eş'ar

GAZEL

Mahfi iken nur-ı zatın sonra ifşa eyledin Sine-i bi-kinemi ol nurdan iğna eyledin
Kendi hüsnün hublar vechinde peyda eyleyip Çeşm-i aşıktan dönüp anı temaşa eyledin
Nuh'u seylab-ı beladan lutf edip kıldın reha Fülk-i cismim ka'r-ı bahr-ı aşka ilka eyledin
Gülşen ettin nar-ı Nemrud'u Halilullah'a kim Nar-ı hubbunla vücudum yaktın ifna eyledin
Merhem-i rahminle Eyyuba şifalar bahşedip Ehl-i derdin zümresinde beni ibka eyledin
Kurtarıp sicn-i beladan Yusuf-ı Ken'an'ı sen Eşk-i çeşmim çah-ı gönlüm içre icra eyledin
Ruh-ı Kudsi neşe-i Meryem'den ettirdin zuhur Tıfl-ı gönlüm mürdi-i vaslınla ihya eyledin
Ey mütercim la-mekan ilin mekan et durma Feyz-i akdesden bu şeb bana tecella eyledin

Kaynak: İnal, s. 21-22.

19. MEHMED NURİ
d. Yozgat 1863-61. ? 1922


Mehmed Nuri 1863 (H. 1279) yılında Yozgat'ın Büyükincirli köyünde doğar. Babası İbrahimoğullanndan Ali Efendi'dir. Hacı Bektaş Rüştiyesini başarı ile bitirdikten sonra imam-hatip olarak köyünden ayrılır. 1922 yılında vefat eder. Şiirlerini bir defterde toplayan Mehmed Nuri, aruz ve hece veznini kullanarak tertip ettiği bu şiir defterini çocuklarına bırakmıştır.

Nefs elinde yandı canım ya İlahi kıl meded Ben fakir-i natüvanım ya İlahi kıl meded
Bir kelam için müdam dil bülbülü eyler neva Söylemez gonca dehanım ya İlahi kıl meded
Olmuşam mecnunu bir kerre visaliyle n'olur Lutf ede Leyla civanım ya İlahi kıl meded
Düşmüşem bu gurbete yardan oldum baid Gurbetin vara cananım ya İlahi kıl meded
Firkat-ı dildar ile Nuri kulun der subh u şam Artmasın böyle figanım ya İlahi kıl meded

Kaynak: Şair ve Yazarlar s. 299-300, Yozgat'ta Halk Ş., s. 126-128.

d0 Y^g» 3-61. ? 1932

Asıl adı Mehmed Muhsin olup 1883'te Yozgat'ta doğar. Düyun-i Umumiye memurlarından Mustafa Emin Efendi'nin oğludur. Tahsilini Ankara İbtidai Mektebi ve Yozgat idadisi ile medreselerde tamamlar.
1898'de devlet hizmetine girer ve sırasıyla Ankara Nüfus Memurluğu, Vilayet Matbaa Müdürlüğü, Resmi Ceride Başmuharirliği, Meclis-i İdare Başkitabeti, Tahrirat Katipliği, Sermüsevvidliği, Dahiliye Vekaleti İdare-i Umumiye Mümeyyizliği, Müdür-i Umumi Vekaleti, Kartal ve Susığırlık Kaymakamlığı, Şehremaneti Umumi Meclisi ve Daimi Encümen Zabıt Başkitabeti ve Muamelat Şubesi Mümeyyizliği görevlerinde bulunur. 17 Temmuz 1932'de vefat eder.

Resmi Gazete başmuharriri iken emsallerin çok üstünde bir nüsha neşretmiştir. I. Dünya Savaşı sırasında Ankara'da çıkan "Mefkure" isimli mecmuada "Elem Kasideleri" adı altında yazdığı manzumeler yayınlanır.

Bazı beyitleri:

Ey çarh-ı kinever bu ne zulm-i müdamdır Yıllar ki var bu ümmete rahat haramdır
Meş'um bir iftiras ile düşman taraf taraf Savlet-nüma-yı belde-i ehl-i selamdır
Sene 1920

Kaynak: İnal, s. 980-982.

d1 Y^gat 1869 (H. 1268)-öl. Yozgat 1902 (H. 1320)

Asıl adı Mustafa olup 1869'da Yozgat'ın Yukarı Nohutlu Mahallesi'nde doğar. Yozgat'ın Çekerek ilçesine bağlı Beyyurdu köyünden gelip Yozgat'a yerleşen Hazinedar oğulları ailesine mensup İsmail Efendi'nin oğludur. Annesinin adı Zübeyde'dir. Küçük yaşlarda babasını kaybeden Nazi ilk tahsilini Hacı Reşid Efendi mahalle mektebinde tamamlar. Daha sonra Alacalıoğlu Medresesi'ne kaydolur. Burada Sarı Osman Efendi'nin derslerine devam ederek Arapça ve Farsça'yı çok iyi öğrenen Nazi altı yıl sonunda medreseden mezun olur. Girdiği imtihanlarda başarılı olarak askerlikten muaf tutulur.

Medreseden mezun olduktan sonra Tahrirat Kalemi'ne mülazim olarak girer. Bir müddet Yozgat Muhasebe Kitabetinde memur olarak çalışır. Bu memuriyetlerden sonra Orman Memuru olur. Kendisini çekemeyenlerin iftiraları sonucu bu görevden ayrılmak zorunda kalır.
Genç yaşta yakalandığı kanlı basur hastalığından Ankara Gureba Hastanesi'nde ve Yozgat'ta yapılan tüm tedavilere rağmen kurtulamayarak 1902'de Yozgat'ta vefat eder. Yozgat'ın Kevenliburun mevkiindeki mezarlığa defnedilir.
Nazi'nin bilinen müstakil eseri yoktur. Şiirleri muhtelif kaynaklarda bulunmaktadır. Şiirlerinde hece ve aruz veznini, divan ve halk şiiri nazım şekillerini kullanmıştır.

GAZEL

Raksa çıktı bir civan seyreyledim hoş nazını Mah yüzüne serpilir gördüm o zülf-i sazını
Nezdine el bağlayıp sürsem yüzüm divanına Okşayıp la'l-i lebin anlar idim hep razını
Vuslat-ı ağuşa çekmek hahen-i uşşak anı Cana bendetmek diler dil hubların mümtazını
Kimden almış işvesin ol Abdurrahman'dan m'ola Eylemiş kendüye üstad alemin canbazmı
Bab-ı vuslat gelmiş üstadı yine tak tak vurur Kimden öküş eylerim mest etti hub avazını
Eyledi Nazi benim zindan alemi başıma Beyza-i çeşmime vurdu pençe-i şahbazını

YOZGAT BOZLAĞI

Bir selam gönderdim canan eline Acep bu selamlar yetişir m'ola Bülbül de hasrettir gonca gülüne Kavuşur da birkez ötüşür m'ola
Ölürsem gurbette suyum kim döke Nazlı yarim yok ki kefenim dike Yarim hasretinle dert çeke çeke Açılan yareler bitişir m'ola
Eser bad-ı saba değer sam yeli Hey bi-çare Nazi yar da sam gibi Var mıdır alemde olmuş ben gibi Ciğerinden tutuşup yanar m'ola

Kaynak: M.Öcal Oğuz Yozgatlı Halk şair-i Nazi Ankara 1992. I. baskı s. 115, 90.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: OSMANLI DÖNEMİ YOZGATLI ŞEYHLER, BİLİM ADAMLARI VE ŞaİRL

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 18:33

22. NECİB
d. Yozgat ?-öl. 19. yy.


Doğum ve ölüm tarihleri belli olmayan Necib'in 19. yy.da yaşadığı biliniyor. Yozgatlı Abdi Ağazadeler ailesine mensubtur. Çapanoğullarının sır katipliğini yapar. Mehmet Celaleddin Paşa Halep isyanım bastırmakla görevlendirilince Necib'i de yanında götürmüştür.

Gönül durmaz daim su gibi çağlar Yarimin hasreti ciğerim dağlar Ayrıldım yarimden gözlerim ağlar Sinemde yareyi yar gelir bağlar
Sevda-yı aşkınla ederim zan Kimseye açamam ben bu esrarı İmdadıma yetiş aman sen bari Sinemde yareyi yar gelir bağlar
Niçin ettin bana cana sitemi Gelmedi mi daha vuslatın demi Naz ile destine alıp merhemi Sinemde yareyi yar gelir bağlar

Arz eyle halimi ey bad-ı saba Ne aceb bakmadı yar benden yana ah etmekte Necip gurbette sana Sinemde yareyi yar gelir bağlar
Kaynak: Şair ve Yazarlar s. 294, Yozgat'ta Halk Ş., s. 133-138. 23.

SEYRİ
d. Yozgat 1852 (?)-öl. Yozgat 1917 (?)


Asıl adı Derviş olup Kurrazade Derviş Efendi diye tanınır. Yozgat'ın Yukarı Nohutlu mahallesinde doğar. Seyri, aym zamanda hafiz olup medrese tahsili yapar. Meydan şairi olmasına rağmen başka yerleri gezmemiş, aşıklığını Yozgat'a gelen şairlerle atışma yapmakla sınırlamıştır. I. Dünya Savaşı'nın son yıllarında altmış beş yaşlarında vefat etmiştir. Şiirlerinde hece ve aruz vezinleriyle halk ve divan şiiri nazım şekillerini kullanmıştır.

KOŞMA

Kangı bağın mahsulüsün ciğerim Servi kametlisin nazik fidan yar Çoktan beri hasretliğin çekerim İkrarını ağyarlarla eden yar
Ağyarlar yanında ahdin güderken Cevrettin gelirken hem de giderken Ben uğruna canım feda ederken Bilmem dargınlığın bana neden yar
Ruz ü' Şeb kalmışım mihnet içinde Neler çektim neler firkat içinde Koydun bu Seyri'yi hasret içinde Melul mahzun bırakıp da giden yar

DİVAN

Ey dil-ara halimi canana bildir bak ne der Ruhları al gözleri mestana bildir bak ne der
Var(ma) destursuz huzur-ı yare Allah aşkına Doğrusun söyle mürüvvet-kana bildir bak ne der
Çaresiz kaldım tabibim çare-saz eyle bana (Derdini) başın için Lokman'a bildir bak ne der
Gelse takrir ile başın için ey bad-ı saba Merhamet kanı olan sultana bildir bak ne der
Dertli Seyri'nin vücudunu lebin eyler harab Var yürü derdimi ol hubana bildir bak ne der
kaynak: T.FA. Mahmut Işıtman "Yozgat'lı Seyri" s. 182, Eylül 1964, s. 3516-15.17.

24. SITKI
d. Sorgun 1896-Öl. Sorgun 1961


Sorgun ilçesine bağlı Tiftik köyünde doğar. Asıl adı Sıtkı Gök'tür. Babası Hüseyin Efendi, annesi Pembe Hanım'dır. Küçük yaşlarda aynı köyde imamlık yapan Hafız Hoca'dan Kur'an-ı Kerim öğrenir. Bundan sonra Konya'da medrese tahsilini tamamlayarak Sorgun'un muhtelif köylerinde ve kendi köyünde imamlık yapar. Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra Arapça ve Türkçe öğretmenliği yaparak hizmet eder. İmamlıktan ayrıldıktan sonra Kadiri tarikatına intisap eder. Şiirlerinde tasavvufi bir hava vardır. Sıtkı Efendi, 24 Şubat 1961'de vefat eder.

Yine bu gün bize bir hal geliyor Bir piran el eyler gel deyu deyu Gönül cuş eyleyip aşka dalıyor Tevhıd bahçesine dal deyu deyu
Bilmem ne tarafla yolu bilinmez Ayak(lar) yorulur gönül yorulmaz Tevhidsiz de kalbin pası silinmez Cennet bahçesine dal deyu deyu
Şeyhim Sırrü'l-Aziz rüyada geldi El attı boynuma gözleri doldu Halka-i zikirde icazet verdi Ara da yarini bul deyu deyu

Kaynak: Şair ve Yazarlar, s. 339-341, Yozgat'ta Halk Ş., s. 145-149.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: OSMANLI DÖNEMİ YOZGATLI ŞEYHLER, BİLİM ADAMLARI VE ŞaİRL

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 18:34

25. VECİHi
d. İst. 1869 (H. 1268)-öl. İst. 1904 (H. 1312)


Asıl adı Mehmed Vecihi'dir. Yozgatlı Vecihi Paşa'nın oğlu olan babası Aziz Bey doğumuna şu tarihi söyler. "Oğlumun tarihini yazdım Aziz Meh gibi doğdu Vecihi aleme"

Beytin gösterdiği tarihe göre Vecihi 1896'da doğar. Mühendishane-i Bern'de tahsilini tamamladıktan sonra 1891'de istihkam zabiti olarak göreve başlayıp daha sonra kolağalığına terfi eder. Serasker Dairesinde ve-Nafıa Heyet-i Fenniyesinde memurluk yapar.
İşrete olan düşkünlüğü yüzünden kalbinden rahatsızlanır ve 1904'te vefat eder; babasının da medfun bulunduğu Rumeli kabristanına defnolunur.

Şiire, müziğe ve resme meraklıdır. Ud, keman çalar ve tablolar yapardı. Parlak teşbihler ve süslü ibarelerle Namık Kemal tarzında yazdığı "Mihr-i Dil" isimli hikayesi edebiyat aleminde tanınmasına vesile olur.

Eserleri:

1- Mihr-i dil (Hikaye)
2- Mehcure (Hikaye)
3- Müjgan (Hikaye)
4- Mesude (Hikaye)
5- akif (Hikaye)
6- Feryad (Hikaye)
7- Hasta (Hikaye)
8- Harabe (Hikaye)
9- Halime (Hikaye)
10- Çoban Kızı (Hikaye)
11. Nedamet (Hikaye)
12- Hurrem Bey (Hikaye)
13- Sail (Hikaye)
14- Melek (Hikaye)
15- Sevda-yı Masumane
16- Endülüs (Basılmamış Piyes)
17- Tarih-i İslam (Mehmed Halid Bey'le müşterek)

GAZEL

Kamersin dilleri pür-nur eden ruhsar-ı alindir Kamer kim alemi tenvir eder nakıs hilalindir
Nedendir mihr ederken müşteri-i hüsnü taban Beni bu rütbe bi-tab eyleyen tab-ı cemalindir
Gehi handan gehi giryan olur divanedir gönlüm Gehi dilşad-ı vasim geh esir-i infialindir
Sebistan-ı sitemdir köhne matem-hane-i alem Anın fecr-i sabahü'l-hayrı envar-ı hayalindir
Açılmış şerha şerha yarelerden ictinab etme Gönül her yare kim canan açar bir hüsn-i falindir.

ŞARKI

Tarümar etmiş idi dil-i nevmidimi Şam-ı hasretde arardım mihr-i subh-ı iydimi Topladın zülfünde çektin gönlümü ümidimi İsterim cemiyyet-i zülfün perişan olmasın

Kaynak: İnal, s. 1921-1924.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: OSMANLI DÖNEMİ YOZGATLI ŞEYHLER, BİLİM ADAMLARI VE ŞaİRL

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 18:34

26. ZARİ
d. Yozgat 1852-Öİ. Yozgat 1941


Asıl adı Mehmed Kamil Tanndağ olup Şemsi Kamil Efendi ismiyle de tanınır. 1852 yılında Yozgat'ta doğan Demirli Medrese'de tahsilini tamamladıktan sonra Yozgat Evkaf Kitabeti'ne atanır. Çeşitli memuriyetlerden sonra 1915 yılında maliyeden emekli olur. 1941 yılında vefat eden Zari'nin mezarı Yozgat'tadır. Şiirlerini hece ve aruz vezniyle yazan Zari ünlü şair Fenni'nin arkadaşıdır.

Şu ben alemde bir mazlum kulum efendim efendim Çok gördüm bir vefasızdan zulüm efendim efendim
Gönül Beyt-i gama göçtü hicr ile yandı tutuştu Şaşırdı bir sapa düştü yolum efendim efendim
Katı halim yaman oldu bütün eller bana güldü Açılmazdan hemen soldu gülüm efendim efendim
Gül-nigarım gelip görmez ne halde olduğum sormaz Nerde olsa söyler durmaz dilim efendim efendim
Zari muhtac-ı devadır esir-i aşk-ı Leyladır Şimden sonra hem evladır ölüm efendim efendim
Yardan haber geldi sabretsin demiş Nice sabr edeyim Eyyub muyum ben Hasret-i hicrinle Beytü'l-hazende Kan ağlar gözlerim Yakub muyum ben
Dibi görünmedik sabır bir kuyu Bin yıl çeksen yine tükenmez suyu Ömür Nuh olsa da sonu korkulu Ab-ı hayat içmiş mergub muyum ben
Zariya çürüdü cismim cevr ile Gül benzim kül oldu soldu sabr ile Ey felek bir yandan sen de kahr ile Kaddimi bükersin mektub muyum ben

Kaynak: Yozgat'ta Halk Ş., s. 154-155, Yurt A. c. 10, s. 7693.

27. ZEMİNİ
d. Yozgat 1838-Öİ. Yozgat 1908


Zemini Yozgat'ta Yarımın Haşim Baba ismiyle tanınmıştır. II. Meşrutiyetin ilanında yetmiş yaşında olduğu söylenilen Zemini'nin 1838 yılında doğduğu iddia edilebilirse de bu tarih kesin olmayabilir. Gençlik yıllarında içki ve eğlenceye çok düşkün Bektaşi-meşrep biri olan ve keskin hicivler yazan Zemini, ihtiyarlık yıllarında işreti bırakarak Rufai tarikatına intisab eder. Bu arada esnaf kahyalığı ve dava vekilliği yapar. 1908 yılında vefat eder.

GAZEL

Var ey name bu gün canana bir dem hasb-ı hal eyle Dehan aç cümle halim söyle azm-i perr ü bal eyle
De bunca sergüzeştim kuşe-i gayrette zarımdan Enin ettiklerimden durma her dem bahs-i kal eyle
Yetişsin çaresiz bu derdime bir çare-saz olsun De vadi-i vasılda bi-mecale bir mecal eyle
Görünce payine yüzler sürüp divan-ı ta'zim et Nasıl aram eder bensiz şunu bir hoş sual eyle
Zemini bendesinin firkatiyle yandığın bildir Benim hasret gözümle Seyri Sultan'a selam eyle

KOŞMA

Tiğ-ı gamzelerin canım evini Deler gelir deler geçer sevdiğim Kalbur-ı sitemle firakın beni Eler gelir eler geçer sevdiğim
Ben usandım şu dağların başından Hiç aşılmaz boranından kışından İnsanın peşinden garip başından Neler gelir neler geçer sevdiğim
Felek çilesini bizde yetirdi Firak-ı hasretle işin bitirdi Zemini bir kuzu buldu yitirdi Meler gelir meler geçer sevdiğim

Kaynak: T.F.A. Mahmut Işıtman "Yozgat'lı Zemini" s. 188, 18 Mart 1965, s. 3682-3683. Yozgat'ta Halk Ş., s. 157-159.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: OSMANLI DÖNEMİ YOZGATLI ŞEYHLER, BİLİM ADAMLARI VE ŞaİRL

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 18:34

28. ZİYA
d. Yozgat 1854 (H. 1270)-öl. 1918 (H. 1336)


Asıl adı Yusuf Ziya olup eski mutasarrıflardan Hasan Hayri Paşa'nın oğludur. 1854'de Yozgat'ta doğar.
Rüşdi mektebinden şahadetname aldıktan sonra özel öğretmenlerden Arapça ve Farsça öğrenir. Yozgat ve Kırşehir tahrirat ve adliye kalemlerinde çalışır. Daha sonra sırasıyla Yozgat ve Kırşehir Bidayet Mahkemesi Ceza Dairesi Reisliği; Niğde, Kırşehir, Lüleburgaz, Kastamonu Bidayet Mahkemeleri Savcı Muavinliği; Çankırı, Musul, Adana Ceza Reisliği görevlerinde bulunur.
Devlet hakkında ileri geri konuştuğu ihbar edilir ve Adana Ceza Reisliğinden azledilir. İstanbul'da İstinaf Mahkemesi Cünha Dairesinde Mahkeme neticesinde ihbarın iftira olduğu ortaya çıkar ve beraat eder.

Edirne Merkez Bidayet Mahkemesi Ceza Reisliği'ne, bilahare Trablusgarp İstinaf Mahkemesi Savcılığı'na tayin olunur. Trablusgarp Ceza Reisi Nimetullah Efendi'ye hakaret etmesinden dolayı azledilir ve 13 Haziran 1906'da adliye hizmetlerinden men edilir.
II. Meşrutiyet'in ilanından sonra 5 Ekim 1908'de Üsküdar Bidayet Mahkemesi azalığına tayin olunur.

Yusuf Ziya Bey ula Sınıf-ı Sanisi Rütbesi, Dördüncü Rütbe Osmani Nişanı ve Hicaz Demiryolu Madalyasına sahiptir.
Çalıştığı dairede geçirdiği felç sonucunda bir hafta sonra Nisan 1918'de vefatı ile İstanbul Merkez Efendi Kabristanı'na defnedilir.
Yusuf Ziya Bey Temaşa-yı Celal-i Huda isimli eserinde Yozgat, Kırşehir ve Kastamonu civarında gezip gördüğü yerleri tanıdığı insanları çok güzel biçimde anlatır. Bu eser ismi geçen şehirlerin o zamanki durumları hakkında önemli bir kaynaktır.

Eserleri:

1- Müntehabat-ı Şehname-i Firdevs-i Tusi
2- Arabi, Farisi ve Türki Medar-ı Mükaleme
3- Kastamonu, Küre, İnebolu Temaşası
4- Zemzeme-i Zafer
5- Mir'at-ı Muhammediyye ve Menakıb-ı Ahmediyye
6- Tabsıra yahud Adana Temaşası
7- Evsaf-ı Seniyye-i Hamidiyye'den Bir Şemme
8- Temaşa-yı Alem
9- Birinci Mecmua-i Eş'arım Yahud Nev-bahanm
10- Temaşa-yı Celal-i Huda
11- Barika-i Teessür
12- Vaveyla-yı Peder
13- Manzum Mektuplar
14- Mensur Mektublar
15- İkinci Mecmua-i Eş'arım Yahud Sonbaharım
16- Mir'at-ı Tecelliyat

GAZEL

Saray-ı bi-bekada turfa bir kaşanedir gönlüm İmaret kabil olmaz rütbede viranedir gönlüm
Yanar narına avaz-ı şikayet çıkmaz ağzından O şem-i kainat-efruz içün pervanedir gönlüm
Müyesser olmasa ger vuslatı ol nazlı cananm Ne gam sahba-yı aşkın ile sermestanedir gönlüm
O mehruyun hayaliyle olur hem-vare cuş-a-cuş Dem-a-dem feyzyab olmakda bir hum-hanedir gönlüm Hemişe rişte-i nazma çeker güftar-ı şirini Perişan zülfüne yarin Ziya bir şanedir gönlüm

GAZEL

Sakıya bade-i gül-famı getir şad olalım Ta-be-key böyle rehin-i gam ü feryad olalım
Daima olmadadır virane dil-i na-kamım Ne reva böyle kala bir dahi abad olalım
Firkat-i yar ile dil hasta iken layık mı Bu cefa-hanede mihnet ile berbad olalım
Gülsün ehl-i dil olanlar bize mey sun saki Bir zaman sıklet-i bi-ganeden azad olalım
Bulur elbette buna çare Ziya ol Mün'im Ayağından öperek talib-i imdad olalım

Kaynak: İnal, s. 2028-2029.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Önceki

Dön Bozok Sancağı ve Çapanoğlu Türkmenleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir