Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Çapanoğulları'nın Nüfuz Kaybetmeleri

Burada Bozok Sancağı ve Çapanoğlu Türkmenleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Çapanoğulları'nın Nüfuz Kaybetmeleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 17 Ara 2010, 19:16

Çapanoğulları'nın Nüfuz Kaybetmeleri

Çapanoğlu Süleyman Bey öldüğü zaman geride yirmi-beş çocuk bırakmıştı. Çocuklarının en büyüğü olarak bilinen ve Yozgat'ta müderris ve aile vakıflannın mütevellisi bulunan Abdülfettah Bey, «... kendü hükümet erbabı olmadığından Bozok'un kendüye ihalesinden isti'fa etmek... » yolunu seçtiğini Bab-ıali'ye bildirdikten başka Bozok sancağının Halep valisi olan kardeşi Mehmet Celalettin Paşa'ya verilmesini arzetti. Çapanoğulları'nin kuvvet merkezi ve malikanesi olan Bozok ve Çankırı sancaklarının aile dışından kimselere verilmesini istemeyen Mehmet Celalettin Paşa ise Bozok'un kendisine Çankırı'nın da ağabeyi Abdülfettah Bey'e tevcih edilmesini istemekteydi, Süleyman Bey'in iki oğlundan gelen istekler karşısında Şeyhülislamlık'ta bir meclis toplandı. Bu mecliste «... Kangırı sancağı başkaca muhassıllık olarak vezir mansıbı olmağa mütehammil değil ise de ilhaken bir vezire verilmek veyahut Darbhane-i amire tarafından zabt ile idare itdirilmek... » kararma varıldı. Aynı meclis, çeşitli konar göçerlerin yaşadığı Bozok sancağında asayişin bozulmaması, Yeniil voyvodalığının Türkmen oymaklarından noksansız tahsilatta bulunulabilmesi, bu sırada Halep'teki karışıklıkların bir an önce bastırılabilmesi, Mehmet Celalettin Paşa'nm vazifesinin ehemmiyetinden ötürü gücendirilmemesi, maiyyetindeki Bozok askerinin dağılmaması ve «... hıyn-ı iktizada azl ve aharına ihale olunmak içün [Bozok sancağının] bervech-i muhassıllık ilhaken şimdilik müşarrünileyh Celali Paşa'ya tefviz kılınma [sim]...» kararlaştırdı.

II. Mahmut, «encümen-i meşveretsin kararma rağmen Bozok sancağını Çapanoğulları'na tevcih etmedi. Padişah, Süleyman Bey'in ölümünü fırsat bilerek Bozok ve Çankırı sancaklarını derhal merkeze bağladı. Nitekim 1814 Ocağının ilk yarısı içinde«Darbhane-i amire»ye tabi kılınan sancaklardan Bozok'u Kayseri mutasarrıfı Ali Paşa'ya ve Çankırı'yı da Ankara sancağı mutasarrıfı Abdurrahman Paşa'ya verdi. Böylece hemen hemen bir yüzyıldan beri kısa fasılalarla ve kırkaltı yıl da aralıksız olarak Çapanoğul'arı'ınn idaresinde kalan Bozok sancağı doğrudan doğruya Bab-ıali'nin hakimiyeti altına girdi.

II. Mahmut, Bozok sancağı için Çapanoğulları'nın en kuvvetli adayı Mehmet Celalettin Paşa'yı devamlı olarak çeşitli vazifelerle Yozgat'tan uzak tuttu. Paşa da ailesinin kuvvet ve kudret merkezini teşkil eden bölgenin kendisine veya kardeşlerinden birine verilmemesine karşı bir tepki göstermedi. Bunun sebebi herhalde padişahın gittikçe artan nüfuzuna muhalefete cesaret edememiş olmasıdır. Mehmet Celalettin Paşa, 1829'a kadar imparatorluğun Anadolu ve Suriye eyaletlerinde çeşitli valiliklerde bulunarak devlete hizmet etti. Ancak, bizzat katıldığı 1828 Nisanında başlayan Osmanlı Rus savaşında, 1829 yılının ilk aylarında Rumeli'deki Yenikale'nin düşmesinde kabahat'i görülerek, vezareti ve paşalığı kaldırılıp kapıcıbaşılığa indirildi ve Tekirdağ'a sürüldü. Padişahın saltanatı sonuna kadar da sürgün hayatı devam etti.

II. Mahmut, eyaletleri merkeze bağlamak siyaseti gereğince Bozok sancağım Mehmet Celalettin Paşa'ya vermediği gibi Çapanoğulları ailesinin diğer mensuplarım da bu bölgede vazifelendirmedi. Hatta Süleyman Bey'in büyükoğlu Abdülfettah Bey, idari sahada bir makam elde etmek isteğinde olmayıp ilmiye tarikine girmesine rağmen onu Yozgat'ta bırakmadı ve 1814 Temmuzunda İstanbul'a getirtti.

Padişah, Süleyman Bey'in Abbas Hilmi adındaki oğlunu da İstanbul'da kapıcıbaşı olarak gözönünde bulundurdu. Aynı şekilde Süleyman Bey'in çocukları Mahmut ve Hamza Beyler ile torunu İzzet Bey de 1835'te İstanbul'da kapıcıbaşılık payeleriyle iskan ettirilmişlerdir.

Çapanoğullan, II. Mahmut'un kendilerine karşı güttüğü siyasete boyun eğmişler, 1832'de Mısır Valisi Kava-lalı Mehmet Ali Paşa'nın devlete isyan ederek ordularını Anadolu içinde Kütahya'ya kadar ilerletmesi çırasında bile padişaha sadakattan ayrılmamışlardır. Halbuki Anadolu'da pekçok ayan, hususiyle Menemencioğulları ve Karaosmanoğulları asi Mısır valisinin tarafını tutmuşlar ve ayaklanmışlardır. Bab-ıali herhalde Çapanoğlu Süleyman Bey'in bölgede hala devam eden nüfuzundan yararlanmak isteyerek onun kethüdalarından birinin oğlu olan kapıcıbaşı Şakir Bey'i Bozok sancağı mütesellimliğine getirmiştir. Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın Anadolu orduları kumandanı oğlu İbrahim Paşa ise Bozok ve Çankırı sancakları mütesellimliğine Pehlivanlı aşireti reisi Halit'i tayin etmişti. Şakir Bey, Halit ile mücadeleye girişerek bölgede padişahın hakimiyetini sağladı. 1833 Mayısında padişahla Mısır valisi arasında imzalanan Kütahya anlaşması gereğince asi kuvvetler Anadolu'yu boşaltmışlar ve Bozok bölgesinde asayiş sağlanmıştır.

Kaynakça
Kitap: XVIII. ve XIX. YÜZYILLARDA ÇAPANOĞULLARI
Yazar: Özcan Mert
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Çapanoğullan'nın Nüfuz Kaybetmeleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 17 Ara 2010, 19:16

II. Mahmut'un vefatından sonra 1839 Temmuzu başında tahta geçen Abdülmecit'in saltanatının ilk yıllarında Çapanoğulları, Süleyman Bey'in ölümünden beri kaybettikleri nüfuzlarını Bozok bölgesinde yeniden elde etmeyi denediler. Gerçekten Mehmet Celalettin Paşa, 1842'de Bozok ve Kayseri Kaymakamlığına getirilmişse de bu vazifede bir yıldan fazla kalamamış, 1846 başında tekrar aynı makamı elde etmekle beraber Ekim ayında azledilmiş ve H. 27 Ramazan 1264/M. 27 Ağustos 1848'de eceliyle ölmüştür.

Tanzimat devrinde Çapanoğlu ailesinden bir de Süleyman Bey'in oğullarından Ahmet Bey, 1849 yılında Yozgat Vilayet Meclisi üyesi olarak bir resmi vazifede bulunmuştur. Ancak bu vazifede uzun zaman kalamamış ve aynı yıl içinde azlolunarak önce Beypazarı'na daha sonra Bursa ve nihayet İstanbul'a sürülmüştür. Kendisi İstanbul'da ikamete tabi tutularak Çapanoğulları'ndan Kemal ve Nafiz Beylerin ertesi yıl yani 1850'de Yozgat'a gitmelerine izin verilmiştir. Görüldüğü gibi Bab-ıali, bu ailenin siyasi nüfuzunu iyice kırmış bulunmakta ve aile mensuplarından bazı kimselerin memleketlerinde oturmalarında artık bir mahzur görmemekte idi. Bununla beraber Süleyman Bey'in bıraktığı servet sayesinde Çapanoğulları iktisadi nüfuzlarını devam ettirmişlerdir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Çapanoğullan'nın Nüfuz Kaybetmeleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 17 Ara 2010, 19:17

SONUÇ

XV. yüzyılda Batı Avrupa'da başlayan ticari, teknik ve askeri gelişmeler, XVI. yüzyılda hız kazanarak devam etmiş ve tesirleri bu yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı imparatorluğu'nda görülmüştür. Böylece imparatorluğun idari, iktisadi ve askeri nizamında bozukluklar kendini göstermiştir. Bu durum Osmanlı toplumunu meydana getiren zümreler arasında rekabet ve mücadeleler yaratmış ve merkezi idarenin zayıflamasından yararlanan ayanların taşrada gelişmesine fırsat vermiştir, iktisadi, askeri ve idari bakımdan kuvvetlenen ayanlar, XVIII. ve XIX. yüzyıllarda Bab-ıali'nin eyaletlerdeki nüfuzunu tehdit edecek kadar güçlenmişlerdir.

XVII. yüzyıl sonlarından beri orta Anadolu'daki Bozok sancağında yaşadıkları anlaşılan ve bir Türkmen oymağının beyliğinden gelen Çapanoğulları, bölgenin başlıca ayanları arasına girmeyi başarmışlar ve XVIII. yüzyıl başlarından itibaren devrin idari ve mali şartlarım değerlendirerek, imkan ve fırsatlardan yararlanarak güçlenmeye başlamışlardır. Bu güçlenmede onların oymak beyliğinden gelen idarecilik tecrübelerinin de payı olsa gerektir. 1728'den 1765'e kadar bölgede hakim olan Ahmet Paşa itaatli hareketleri ile merkezi kuşkulandırmadan kuvvet ve kudretini Bozok, Yeniil, Sivas, Çorum ve Niğde'ye yaymıştır. Ancak bu kuvvetlenmenin Ahmet Paşayı şımartması onun 1765'te idamına ve Bozok ile çevresinin 1765-1768 tarihlerinde Çapanoğulları'na verilmemesine sebep oldu. Ancak büyük oğlu Mustafa Beyin gayretli hizmetleri ile 1768 yılında Bozok'u yeniden ele geçiren Çapanoğulları, 1782'de onun ölümüne kadar nüfuz sahalarına Yeniil, Sivas, Kayseri, Çankırı ve Kırşehir'i katmışlardır.

Şüphe yok ki Çapanoğulları'nın en parlak ve ihtişamlı devri 1782'den 1813'e kadar süren Süleyman Bey zamanıdır. Süleyman Bey'in akıllı, tedbirli, fırsatlardan istifade etmesini bilen ve Bab-ıali'ye karşı umumiyetle itaatli siyaseti Çapanoğulları'nın nüfuzunu Bozok dışında Çankırı, Amasya, Şarki Karahisar, Sivas, Kayseri, Halep, Adana, Tarsus, Konya Ereğlisi Niğde, Kırşehir ve Ankara'ya kadar yaymış, tesirlerini Çorum, Maraş, Ayıntap ve Rakka'da hissettirmiştir. Gerçekten Süleyman Bey'in Bab-ıali'ye yumuşak davranması ve ıslahatçı padişah III- Selim'in «Nizam-ı Cedid» hareketine taraftarlığı onun hakimiyet sahasını genişletmesine yardımcı olmuştur.

Çapanoğulları, kuvvetli düşmanlarını Bab-ıali ile birlik olmak suretiyle bertaraf etmişlerdir. Canikliler ile olan mücadelelerinde rakiplerinin sabırsızlığı, ihtirası, Bab-ıali'yi karşılarına almaları ve «Nizam-ı Ced?d»i desteklememelerinden yararlanmışlardır. Bu mücadeleler ise daima eyalet merkezi olan Sivas ile komşu sancak Amasya'nın aynı zamanda iki aileden birine verilmesi ile ortaya çıkmıştır. Görülmektedir ki buralar Çapanoğulları ile Caniklilerin hayat sahasıdır. Ayrıca Bab-ıali, mecbur kalmadıkça Sivas'ı Çapanoğullan'na vermemiş ve Karadeniz kıyılarına yayılmalarına ise kesinlikle engel olmuştur. Böylelikle Çapanoğulları'nı orta Anadolu'da tutmayı başarmıştır.

II. Mahmut, 1812'den itibaren merkezileştirme siyasetini uygulamaya başladığında, 1813'te Süleyman Bey'in ölümünü fırsat bilip Çapanoğulları'nm Bozok'taki idari nüfuzuna son vermiştir. Böyle olduğu halde Çapanoğulları, 1832-1833 yıllarında orduları Anadolu'nun büyük bir kısmını ele geçiren asi Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'ya pekçok ayanın taraftarlık ettiği bir zamanda bile devlete sadakattan ayrılmamışlardır. Tanzimat devrinde Çapanoğulları'ndan Mehmet Celalettin Paşa gibi bazı kişiler Bozok'ta, idarecilik yapmak istemişlerdir. Onlara bu imkan bazan tanınmakla beraber burada uzun yıllar tutunamamışlar ve 1846'dan sonra Bozok Çapanoğulları dışında tayin edilen kaymakamlarla idare edilmiştir. Çapanoğulları 1849'dan itibaren idari ve siyasi nüfuzlarını kaybetmelerine rağmen iktisadi nüfuzlarını yaşatmaya devam etmişlerdir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Bozok Sancağı ve Çapanoğlu Türkmenleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir