Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Çapanoğulları'nın Yeniden Nüfuz Kazanmaları

Burada Bozok Sancağı ve Çapanoğlu Türkmenleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Çapanoğulları'nın Yeniden Nüfuz Kazanmaları

Mesajgönderen TurkmenCopur » 17 Ara 2010, 19:13

Çapanoğulları'nın Yeniden Nüfuz Kazanmaları ve Üstünlük Devirleri

1. Çapanoğlu Mustafa Bey'in Bozok'ta yeniden hakimiyet kurması (1768-1782)

a. Merkezle münasebetleri (1768-1775):


Çapanoğlu Mustafa Bey Bozok sancağı mütesellimliği-ne başladığı sıralarda çevresinde ayan ve eşraf olarak güçlü aileler bulunuyordu. Sivas'ta Zaralızadeler, Canik (Samsun) havalisinde Süleyman Paşa ile kardeşi Ah Bey ve Kayseri'de Zennecioğulları ile Emiroğulları nüfuz sahibiydiler.

İstanbul'da ise ayanlara karşı oldukça merkeziyetçi bir siyaset yürüten Muhsinzade Mehmet Paşa sadrazam idi. Paşa, sadaret mevkiine geçtiği tarihten itibaren ayan tayinlerini valilerin elinden alarak doğrudan doğruya kendine bağladığı gibi, asi ve zalim ayanlara karşı da sert ve merhametsiz bir siyaset gütmekteydi.
Sadrazamın eyaletlerde uyguladığı siyasetin mahiyetini gözönünde bulunduran Mustafa Bey, davranışları ile Bab-ıali'nin itimat ve teveccühünü kazanmaya çalıştı. Hacıbektaş ve Avanos taraflarında haydutluk eden Sarılar Türkmenleri ile kapısız leventlerden meydana gelen bir topluluğu bozguna uğratarak öldürülenlerin kebelerini İstanbul'a gönderdi. Bunun üzerine Mustafa Bey'e 11 Mayıs 1768'de kapıcıbaşılık verildi.

H. 23 Rebiyülahır 1182/M. 6 Eylül 1768'de Muhsinzade'nin yerine sadarete Silahdar Hamza Mahir Paşa getirilmişti. Barış taraftarı eski sadrazamın halefi, H. 21 Cemaziyelevvel/M. 3 Ekim tarihinde Rusya'ya savaş ilan etti. H. 8 Cemaziyelahır/M. 20 Ekim'de Hamza Mahir Paşa'nm yerine sadrazam olan Mehmet Emin Paşa da ordunun ihtiyaç duyduğu asker ve zahireyi Anadolu ve Rumeli'deki ayanlardan sağlamak için Muhsinzade'nin aksine onlara daha müsamahakar davrandı.
Osmanlı Rus harbi süresince Bab-ıali'ye sadakattan ayrılmayan Çapanoğlu Mustafa Bey, Bozok sancağı mutasarrıflığı sık sık el değiştirdiği halde mütesellimi iği muhafaza edebilmiş ve bölgede nüfuzunu sürdürmüştür.

Çapanoğlu Mustafa Bey, merkezle kurduğu iyi münasebetlerden yararlanarak kardeşi Selim Bey'in H. 1183 Cemaziyelahır/M. 1769 Ekiminde Sivas mütesellimliğine tayinini sağlamıştır. Fakat az sonra başağası Ahmet Ağa'nın Üsküdar'daki Atik Valide Sultan evkafından ve Yeniil has mülhakatından Akkeçeli aşiretinin mallarını teftiş bahanesi ile yağmalaması dolayısıyla Selim Bey, H. 9 Zilhicce 1183/M. 5 Nisan 1770'te Bab-ıali tarafından mütesellimlikten alınarak yerine Zaralızade Mehmet Paşa'nın oğlu ve dergah-ı ali kapıcıbaşılarından, Ali Bey tayin edilmiştir. Bunun'a beraber aynı yılın yazında Osmanlı ordusunun Kartal'da ve donanmasının da Çeşme'de Ruslara karşı mağlübiyete uğraması üzerine aciz duruma düşen devlet tekrar eyaletlerdeki ayanların desteğine ihtiyaç hissetmiştir. Bu yüzden H. Evail-i Safer 1185/M. 1625 Mayıs 1771'de bölgede asayişi sağlaması şartıyla Sivas mütesellimliğini Mustafa Bey'e tevdi etmeyi gerekli görmüştür.

H. 14 Ramazan 1185/M. 11 Aralık 1771'de Silahdar Mehmet Paşa yerine ikinci defa sadrazam olan Muh-sinzade Mehmet Paşa, ilk sadaretindeki ayanlık siyasetini yeniden ele aldı. Ruslara karşı savaş devam etmekte olduğundan taşra ileri gelenlerinin yardımına şiddetle ihtiyacı vardı. Nitekim Bab-ıali, Çapanoğlu Mustafa Bev'den de 1772, 1773 ve 1774 yıllarında süvari kuvveti, nakliye hayvanı ve barut talebinde bulunmuş ve bu istekler geniş ölçüde yerine getirilmiştir. Sadrazamın 1772'den başlayarak Mustafa Bey'e ve Çapanoğlu ailesinin diğer fertlerine tevcihatta bulunması merkezin Yozgat ayanından memnun olduğunu göstermektedir. Böylece 1772'den itibaren Bozok mutasarrıfı ve Yeniil has voyvodası görülen Mustafa Bey, sonraki yılda Zennecioğlu Mustafa yerine Kayseri sancağı mütesellimi, 8 yaşındaki oğlu Ali Rıza Bey H. 17 Muharrem 1188/M. 30 Mart 1774'te ve kardeşi Süleyman Bey H. 1 Cemaziyelevvel/M. 10 Temmuzda kapıcıbaşı olmuşlardır.

Rusya ile savaş, 21 Temmuz 1774'te imzalanan ve büyük kayıplara yol açan Küçük Kaynarca Muahedesi ile sona erdi. Az sonra da H. 26 Cemaziyelewel/M. 4 Ağustos'ta Muhsinzade Mehmet Paşa vefat etti. Mustafa Beyin merkezle münasebetleri yeni sadrazam İzzet Mehmet Paşa zamanında da, 6 Temmuz 1775'te azline kadar, aynen sürdü. Rus harbinden yenik çıkan Bab-ıali, taşradaki hakimiyetini, kuvvet ve kudretleri artan ayana tevcihlerde bulunarak korumaya çalıştı. Bununla ilgili olarak Mustafa Bey'e 1775 yılı başlarında surre eminliği
(101), H. 10 Zilkade 1188/M. 12 Ocak 1775'te mirahor-ı sani payesi ve yine aynı yılda Çankırı sancağı mütesellimliği verildi.

Kaynakça
Kitap: XVIII. ve XIX. YÜZYILLARDA ÇAPANOĞULLARI
Yazar: Özcan Mert
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Çapanoğulları'nın Yeniden Nüfuz Kazanmaları

Mesajgönderen TurkmenCopur » 17 Ara 2010, 19:13

b. Canikli Ali Paşa ve oğullan İle mücadelesi (1776-1781):

Çapanoğlu Mustafa Bey'in Bab-ıali ile münasebetleri 1776'dan itibaren önemli değişikliğe uğramıştır. Gerçekten o zamanlar Canik adıyla tanınan Samsun ve civarında hakimiyet kurmuş olan Ali Paşa ve oğullan ile giriştiği mücadele, 1781'e kadar Mustafa Bey'in İstanbul ile münasebetlerini etkilemiştir.

Canikli Ali Paşa, Fatsalı Ahmet Ağa'nın oğludur. 1765'te Canik sancağı muhassıllığını elde etmiş ve davranış-lanyla Bab-ıali'nin itimadım kazanmıştı. 1768 Rus harbinde başarılı hizmetler gördüğünden nüfuzunu arttırarak H. 1186/M. 1772'de Amasya sancağı mutasarrıfı oşmuştur. Böylece komşusu durumuna geldiği Bozok san cağı mutasarrıfı Mustafa Bey ile arasındaki rekabetin ilk izlerine rastlanmıştır. Ali Paşa, ertesi yıl Tokat san cağı voyvoda'ığı ile Trabzon valiliğini ve 1774'te de Erzurum valiliğini kazanmıştı. O, Anadolu'nun kuzeydoğusunda nüfuzunu yayarken oğullan Battal Hüseyin ve Mikdat Ahmet Beylere de Amasya sancağı mütesellimliğini sağlamıştı. Böylelikle Canikliler Çapanoğulları ile komşuluklarını devam ettirmişlerdir.

1775 yılında Osmanlı imparatorluğu'nun İran ile münasebetlerinin bozulması üzerine H. 1190/M. 1776'da Canikli Ali Paşa'ınn Sivas valiliğine getirilişi Çapanoğlu Mustafa Bey'i kuşkulandırdı. Bozok sancağı kuzey ve doğu yönlerinden Caniklilerin tehdidi altına girdiği gibi kendisinin ele geçirmeyi tasarladığı Sivas valiliğinin de rakibi durumuna gelen Ali Paşaya verilmesi Çapanoğuları'nın Bab-ıali ile münasebetlerinin gerginleşmesine sebep oldu. Canikli Ali Paşa'ınn Kars seraskerliğine tayin edilip İran'a karşı harekata katılmasına mukabil Mustafa Bey, Babıal'i'nin ikibin askerle Bağdat'a gitmesi emrine uymadı ve Yozgat'tan ayrılmayarak cepheye bin süvari göndermekle yetindi. Onun bu davranışında bir süre önce yani H. 1191 Muharrem/M. 1777 Şubatında Mikdat Ahmet Bey'e vezaretle paşalık verilmesinin de payı olmalıdır. Bab-ıalı, Çapanoğlu'nun hareketini hoş karşılamadıysa da işi ileri götürmedi ve aynı yıl içinde yani 1777'de ona Kırşehir sancağı mütesellimliğini tevcih etti.

Ertesi yılın, yani 1778'in ilk ayında, Canikli Ali Paşa'nın Kırım'ı Osmanlı İmparatorluğuna tekrar bağlamak maksadıyla Bab-ıali tarafından serasker olarak tayin edilişi, Çapanoğlu Mustafa Bey'in kıskançlığını arttırmıştır. .Mi Paşaya Kastamonu sancağı tevcih edildikten başka Nisan ayında da Erzurum valiliği verilmiş, ondan boşalan Sivas valiliğine oğlu Mikdat Ahmet Paşa getirilmişti. Yeğeni Mehmet Bey de Çorum sancağı mutasarrıflığına tayin edilmişti. Böylece Sivas valiliği devamlı şekilde Caniklilerin eline geçmiş bulunduğu gibi Çapanoğlu Mustafa Bey'in nüfuz sahası içinde yer alan Çankırı sancağı da kuzey ve doğu yönlerinden rakipleri tarafından kuşatılmış oluyordu. Ali Paşa'ınn başarısını istemeyen Mustafa Bey, Kırım seraskerine asker ve deve yardımı göndermesi hususunda Bab-ıali'den aldığı talimatı yerine getirmedi, kendi bölgesinden gidecek diğer yardımların şevkini de önledi. Canikli Ali Paşa'nın 1778 yazında Kırım'da vukubulan harekatı başarısızlıkla sona erdi. Bu başarısızlıkta Mustafa Bey'in yardımını esirgemesinin de tesiri olmalıdır.

Ali Paşa'nın Kırım'da başarı kazanamaması, kendisine tabi topraklarda huzursuzluk doğurmuştur. Gerçekten Mikdat Ahmet Paşa'ınn baskısına tahammül edemeyen Amasya avanları, 1778 yılı sonlarında Mustafa Bey'e sığınmışlardı. Bunun üzerine Bab-ıali, 1779 yılı başlarında Mikdat Ahmet Paşa'vı Sivas valiliğinden almayı uygun gördü ve yerine eski sadrazamlardan İzzet Mehmet Paşa'yı getirdi. Yozgat'a sığınmış olan ayanların şikayetleri üzerine de Haziran ayında İstanbul, Mikdat Ahmet Paşa'ya haksız yere el koyduğu mülk ve mallan sahiplerine geri vermesini emretti.

Mustafa Bey, Bab-ıali'nin Caniklilere karşı uyguladığı siyasette vukubulan değişikliği yalandan takip ediyordu. Fırsattan faydalanarak H. 1193 Cemaziyelevvel/M. 1779 Haziranmda Mikdat Ahmet Paşa'ya Bab-ıali'nin emrine uyması hususunda bir yazı gönderdi. Halbuki Çapanoğlu, mirahor-ı sani ünvanıyla sancak mutasarnfı bulunuyor, muhatabı ise vezirlikle paşa ünvanı taşıyordu. Mikdat Ahmet Paşa, kendisinden aşağı bir idari mevkide bulunan Mustafa Bey'in müdahalesine sert tepki gösterdi ve Çapanoğlu'nun topraklarına saldırdı. Mustafa Bey, Alaca'ya kadar ilerleyen Canikli kuvvetlerine karşı başarıyla direndi, az sonra da hücuma geçerek H. Eva-hır-ı Şaban 1193/M. 2-11 Eylül 1779'da Zile yakınındaki Geldiklan mevkiinde onu yendi. Bu galibiyetin ardından Mustafa Bey'in Amasya'ya girişi Ali Paşa'yı kayıtsız bırakamazdı. Çünkü Amasya Caniklilere tabi bir sancak merkeziydi. Ali Paşa, Bab-ıali'ye gönderdiği mektupta Mustafa Bey'in idammı istedi; aksi halde kendisinin Çapanoğlu'nu cezalandıracağım açıkladı. İstanbul, Canikli ve Çapanoğlu aileleri arasındaki mücadelede Mustafa Bey'in tarafını tuttu. Onu Ali Paşa'ınn tedibine memur ettiği gibi bölgedeki ayan ve paşalara da Canikliler aleyhine harekete geçmek talimatım gönderdi. Mustafa Bey, emrindeki kuvvetlerle birlikte Canik topraklarında ilerleyerek rakibini Kavak'ta mağlubiyete uğrattı ve Samsun ile Bafra'ya girdi. Ali Paşa da oğlu Battal Hüseyin'le beraber Kırım'a kaçmak zorunda kaldı- Küçük oğlu Mikdat Ahmet Paşa ise Bursa'da gözaltında tutuldu. Bab-ıali, Canik sancağım kaptan-ı derya Gazi Hasan Paşa'ya tevcih etmiş, Mustafa Bey'i de burada asayişi sağlamakla vazifelendirmişti. Anlaşılıyor ki İstanbul, Çapanoğulları'ınn Canik sancağı ve mülhakatını da hakimiyeti altına alarak orta ve kuzey Anadolu'da daha fazla kuvvetlenmesini istememektedir.

Bölgede Mustafa Bey lehine bozulan dengeyi yeniden istikrarlı bir hale sokmak için, H. 25 Safer 1195/M. 20 Şubat 1781'de ikinci defa olarak sadrazamlığa tayin olunan Sivas valisi İzzet Mehmet Paşa, aynı yılın Ey Kil ayında Caniklileri affetmiş, Ali Paşa'yı Trabzon, Mikdat Ahmet Paşa'yı da Erzurum valiliğine getirmişti. Ayrıca Amasya sancağı da «arpalık» olarak Mikdat Ahmet Paşa'ya tevcih olunmuştu. Böylece Çapanoğlu Mustafa Bey, yeniden Caniklilerle komşu haline gelmiş ve iki aile arasında rekabet ve geçimsizlik şartlan tekrar doğmuştur.

Bununla beraber Mustafa Bey, 1776'dan beri Caniklilere karşı sürdürdüğü mücadeleyi kendi lehine sonuçlan dırmıştı. Çünkü rakibini Sivas valiliği ile Kastamonu sancağından ve muhtemelen Canik'ten de uzaklaştırmıştı. Bundan başka komşu ayanlar ve idarecilere olduğu gibi Bab-ıali nezdinde de kendi nüfuz ve itibarım kabul ettirmişti.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Çapanoğulları'nın Yeniden Nüfuz Kazanmaları

Mesajgönderen TurkmenCopur » 17 Ara 2010, 19:13

c. Ölümü (1782):

Mustafa Bey. ele geçirmeyi başardığı idari mevkilerin gelirleriyle 1777-1779 yıllarında Yozgat'ta Cami-i Kebir veya Çapanoğlu Camii olarak bilinen kubbeli bir cami inşa ettirmişti. İstanbul'daki Ayazma ve Nur-ı Osmaniye Camilerine benzer barok mimari üslübuyla yapılan bu esere 1780'de bir çeşme ile türbe ilavesinde bulunmuş ve bir de vakfiye düzenlemişti. Yozgat'ta seksen dükkan, bir han, bir hamam, Sungurlu'da iki ve Salmanlı ile Yenice'de birer tane olmak üzere toplam dört değirmen ile civar köylerdeki tarlaların kira gelirleri camide ibadet hizmetlerinin görülmesi ve tamir masraflarının karşılanmasına tahsis olunmuştur.

(130) . Böylece kuzey Irak'ın en güçlü ayanlarından olan Babanzadelerin 1783'te Süleymaniye şehrini kurmalarına yakın bir zamanda, orta Anadolu'nun tartışmasız derecede kuvvetli ailesi Çapanoğulları, imar faaliyetleriyle geliştirdikleri Yozgat'a bir şehir hüviyeti kazandırmışlardı. Mustafa Bey, aradan uzun bir zaman geçmeden H. 1196 Cemaziyelevvel/M. 1782 Nisanında köleleri tarafından katledildi. H. 6 Zilhicce 1197/M. 2 Kasım 1783'te vak'anüvisliğe tayin edilen Ahmet Vasıf Efendinin tarihinde «... zeval-i kadrii sanına illet add etdiği Çaparzade'den ahz-i intikam da'iyesiyle leyi ü nehar idare-i perkar-ı efkar eyliyerek bast-ı hibal-i ihtiyal ve bazı vesait ile memlüklerini ba'de'l-ifsad merkümu iktinas ve iğtiyal ve katillerin müşarünileyh [Canikli Ah Paşa] tarafına firar ve ilticaları...» ifadesi Çapanoğlu'nun amansız rakibinin bir tertibine kurban gitmiş olmasını kuvvetle muhtemel kılmaktadır. İlk defa 1729 yılında Bozok sancağı mütesellimliğine tayin edilmiş olduğunu yukarıda gördüğümüz Mustafa Bey vefatında herhalde 70 yaşını aşkındı. Yaptırdığı camiye bitişik türbeye defnedilmiştir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Bozok Sancağı ve Çapanoğlu Türkmenleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir