Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Oğuzlar'ın Yıva Boyu

Burada Türk Milletinin Temel 3 Boyundan Biri Olan Oğuz Boyu hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Oğuzlar'ın Yıva Boyu

Mesajgönderen TurkmenCopur » 25 Ara 2010, 07:01

YIVA (İVA)

Selçuklular devrinde adı sık sık geçen boylardan biri de Yıvalardır. Kaşgarlı, bu boyun adının İva, Yava, Yıva, Yava ve Aıva gibi beş söyleniş şeklini tesbit etmişti. XII. yüzyılda onlardan el-İvaiyye veya İva şeklinde bahsediliyor. Tahrir defterlerinde ise iva ve Yıva yazılışları görülmektedir.

Selçuklular Devrinde Yıvalar

1. Perçem-Oğulları:

Yıyalar XII. yüzyılda Hemedanın batısında oluyorlardı. Burası İran'da Kurdistan denilen bölgeye dahildi. Bu bölge, daha önce de belirtildiği gibi, Dinever, Kirmanşah, Hulvan ve Şehnzor şehirlerini içine alıyordu. Yıvalar bu bölgede kalabalık bir halde yaşıyorlardı. Hatta Musul atabeği İmadeddin Zengi onların bir bölüğünü daha önce Suriye'ye getirerek Haleb bölgesine yerleştirmişti.
Yıvalar'ın Seyhun boylarından İran'a Avşar ve Salğurlar ile birlikte 1130 tarihlerinde geldikleri kuvvetli bir ihtimal ile söylenebilir.

553 (1158) yılında İva Perçem'e mensup Türkmenlerin Cebel bölgesinde yağma faaliyetlerini arttırmaları üzerine Bağdad halife hükümeti Mengü-Bars kumandasında, bunların üzerine kuvvet gönderdi. Mengü-Bars Türkmenleri ağır bir bozguna uğrattıktan sonra kesilmiş başlar ve tutsaklar ile Bağdad'a döndü.

568 (1172) yılında Perçem'in, buyruğundaki Türkmenler ile Hemedanın batısındaki yöreye akın ederek Dinever'i yağmaladığı görülüyor. Bunu Nahçivarida haber alan İl-Deniz, atlı asker ile sür'atle Perçem'in üzerine yürüyerek onu Bağdad yakınına kadar kovaladı. Hatta İl-Deniz'in Bağdad yakınına kadar gelmesi onun Bağdad'a saldıracağı zannını uyandırdığından halife bir yandan asker toplamağa, diğer yandan da surları berkitmeye başladı. Fakat İl-Deniz halifeden özür dileyerek maksadının yalnız Per-em'i ülkesinde yağmalarda yapmaktan vazgeçirmek olduğunu söyledi. Anlaşıldığına göre Perçem halife'yi metbu tanıyordu; oğullarının da bunu sadakatle devam ettirdikleri görülüyor. Hatta Perçem'in bu hareketi halife'nin gizli emriyle yapmış olması da muhtemeldir.

583 (1187) yılında son Selçuklu Sultanı Tuğrul ile halifenin veziri Celaleddin b. Yunus arasında Hemedan dolaylarında yapılan savaşta Yıvalar da halife ordusunda yer almışlardı. Ravendi'ye göre savaş esnasında Selçuklu ordusunun sol kolunda bulunan Ay-Aba kumandasındaki atabeğ'li askerler (yani Pehlivanın memlukleri) bozguna uğrayarak kaçmışlar ve Yıvalar tarafından kovalanmışlardır. Fakat atabeğli askerler ağırlıklarını bırakarak Türkmenlerin takibinden kurtuldular. Esasen Türkmenlerin asıl maksadı da ganimet (doyumluk) ele geçirmekti. Onların ağırlıkları ellerine geçince savaş meydanına dönmiyerek ülkelerinin yolunu tuttular. Halbuki savaş Sultan Tuğrul tarafından kazanılmıştı. Bu savaşta Yıvaların başında Perçem'in oğlu Mahmud vardı.

Irak Selçuklu sultanlığına son veren Harizm-Şah Tegiş Irak-ı Acem'deki bazı yöreleri Selçuklu emirlerine bırakmıştı. Bunlar halife'nin tahriki ile çok geçmeden Harizm-Şah'a isyan ettiler ise de Harizm-Şah'ın oğlu Rey valisi Tunus Han tarafından bozguna uğratıldılar. Bu bozgundan kaçıp kurtulan emirler Yıva beyine sığındılar. Bu münasebetle Ravendi, Yıva beyini melik (kıral) kelimesiyle vasıflandırır.

Bu hadiseden sonra halife askeriyle Harizm-Şah Tegiş'in Heme-dan valisi Mayaçık'ın ordusu arasında yapılan ve Bağdad kuvvetlerinin yenilgisiyle sona eren savaşta Yıvalar'ın da halife ordusu arasında yer almış olduklarını biliyoruz.

Perçem-oğlu Mahmud'dan sonra Yıvalar'ın başına Fahreddin İbrahim'in geçtiği anlaşılıyor. 593 (1196) yılında Ata-Beğ Özbek adına Hemedan'da valilik yapmağa başlayan Nureddin Gökçe, Yıva beyliğini de ortadan kaldırmayı düşünerek bu beyliğin topraklarına yağma akınları yapmağa başlamıştı; fakat Gökçe, Yıva beyinin mukabeleye hazırlanması üzerine Hemedan'a dönmeğe mecbur kaldı.

605 (1208) yılında Melik İbrahim bir Batıni tarafından öldürüldü. Batını Yiva melikine yaklaşmak için yıllarca beklemiş ve bu esnada kendini tamamen ibadete vermiş bir insan gibi göstermişti.

Ebu Ishak Fahreddin İbrahim dirayetli bir melik idi. Onu kimin öldürttüğünü kaynak yazmıyor. Fahreddin ibrahim'den sonra Mahmud'un oğlu Perçem geçmiştir. Emir Perçem, 605 yılının Ramazan ayında (1209 Mart-Nisan) Bağdad'a gelerek halifenin katma çıkmış, kendisine elbise giydirilmiş, kılıç kuşatılmış ve ayrıca 10.000 altın da verilmiştir.

Perçem'den sonra Şihabeddin Süleyman Şah'ı Yıva beyi olarak görüyoruz. Süleyman Şah Yıvalar'ın en ünlü beyleridir. Fakat Süleyman Şah, 610 (1213) yılından önce bilinmeyen bir sebepten Halife en-Nasir li-dinillah tarafından azledilerek yerine kardeşi geçirilmiştir. Fakat bunun fiilen yerine getirilip getirilmediği bilinemiyor.

Celal ed-din Harizm Şah 621 (1224) yılında halifenin ülkesine yaptığı bir seferden dönerken Hemedari yakınındaki Bahar kalesinde oturan Süleyman Şah'ın yanma uğramış ve orada onun kızkardeşi ile evlenmiştir. Süleyman Şah, Bağdad halifesini olduğu gibi, Celaleddin'i de metbu tanımıştır.

Tarih-i Güzidedeki Luristan meliklerine ait bahiste Süleyman Şah'a dair bazı bilgiler de bulunmaktadır. Bunlara göre Küçük Lur emiri Şerefeddin Ebu Bekir, Süleyman Şah'ın, Melike Hatun adlı kızkardeşi ile evli idi. Bu Lur emirinin ölümünden sonra yerine geçen kardeşi İzzeddin. Melike Hatun ile evlenmiş ve ondan iki oğlu dünyaya gelmiştir. Fakat İzzeddin'in, amcası oğlu Hüsameddin Halil tarafından öldürülmesi üzerine İzzeddin'in küçük yaştaki oğulları dayılarının yanma kaçtılar. Bundan sonra Süleyman Şah ile yem Lur emiri arasında sürekli bir mücadele başladı. Vuku bulan birçok çarpışmalardan sonra Şapur ovasında yapılan bir savaşta Lur ordusu bozuldu ve Hüsameddin Halil de öldürüldü (1246). Süleyman Şah düşmanı Hüsamed-din Halil'in ölümüne üzülmüş ve onun hakkında o anda bir rübai söylemiştir.

Süleyman Şah halifelik hükümetine samimi bir şekilde bağlanmıştı. Komşu Lur emirleri, Fars'taki Salğurlular, Musul hükümdarı Hülegü'yü metbu tanıdıkları halde Süleyman Şah Halifeden ayrılmadı. Hatta, 1258 yılında Moğollar Bağdadi kuşattıklarında şehri müdafaa edenlerden biri de Süleyman Şah idi. Bağdadin düşmesi üzerine Süleyman Şah da halife ve diğer Türk kumandanları ile birlikte şehit edildi. Kendisi bu sırada epeyce yaşlı olmalıdır. Hamdullah-ı Müstevfi'ye göre, Hülegü'nün Bağdad seferine katılan Lur emiri Bedreddin Mes'ud Süleyman Şah'ın öldürülmemesi için Hülegü'ye ricada bulunmuş ise de, ricasını kabul ettirememiştir. Bununla beraber Süleyman Şah'ın aile ve maiyyetiııi himaye etmeğe muvaffak olan Lur emirl, onları Luristaria götürmüştür. Bunların bir kısmı ortalık yatıştıktan sonra Bağdad'a dönmüşlerdir.
Süleyman Şah'ın oldukça kültür sahibi bir insan olduğu anlaşılıyor. Yukarıda onun bir rübaisinden bahsedilmişti. Hamdnllah-ı Müstevfi1, Süleyman Şah'ın meddahı olan bir şairden de bahseder. Reşid ed-din ise Yıva beyinin yıldızlar ilmine vakıf olduğunu bildiriyor.

Yine Hamdullah-ı Müstevfi'ye göre, Kürdistan bölgesi 15 idari yöreye ayrılmakta olup, Süleyman Şah zamanında bölgenin geliri 200 tumana yalan idi. Halbuki müellifin zamanında aynı bölgeden ancak 20 tuman, 1500 dinar elde edebiliyordu. Bu mukayese, Süleyman Şah zamanında Kürdistan vilayetinin nasıl mamur olduğunu açık bir şekilde gösterir.

Süleyman Şah Yıvaları'nın akibeti hakkında bilgimiz yoktur. Minorsky, Kara-Koyunlu eline mensup Baharlu oymağının adının Süleyman Şah'ın oturduğu Bahar kalesinden geldiğini kabul ederek Kara-Koyunlular'ın Yıvaların nesli olduklarını düşünmüştür.

2. Urmiye Yıvaları:

XIII. yüzyılın ilk çeyreğinde kalabalık bir Yıva kümesinin de Urmiye yöresinde yaşadığı görülüyor. Kuvvetle muhtemeldir ki bunlar Moğol istilası sonucunda Türkistan'dan gelmiş, Süleyman Şah Yıvaları'ndan ayrı bir koldu.

Bu Yıvalar kalabalık olup 10.000 atlı çıkarıyorlardı. Muhammed-i Nesevi'ye göre, bunlar Sultan Celaleddin'i hiçe sayarak yollara korku salmakta ve uç ülkelerine alanlar yapmakta idiler. Bu sebeble Celaleddin, Ahlattan dönerek bunların üzerine yürümüştür. Yıvalar"dan birçokları öldürülerek çok ganimet ele geçirilmiştir. Koyun sürülerinden ibaret olan ve Muğan'a sevkolunan bu ganimetin hazineye ait olan kısmı 30.000 dinar kıymetinde idi.

Bu hadiseden 623 (1226) yılında bahseden İbn ul-Esir, Yıvalar'ın yağma faaliyetlerine dair tafsilat vermektedir. Ona göre Uşnu ve Urmiye şehirleri Yıvalar'ın elinde olduğu gibi, onlar Hoy şehrinden de haraç alıyorlardı. Yıvalar Celaleddin'in ilk önce Gürcüler ve sonra da Ahlat'ın zaptı ile uğraşmasını fırsat sayıp ticaret kervanlarını vurarak yolların emniyetini ortadan kaldırmışlardır. Bu arada Tebriz tacirlerinin Erzurum'dan Tebriz'e getirmekte oldukları 20.000 koyunu da Tebriz yakınında ellerine geçirip götürmüşlerdi. Yıvalar'ın işi ileri vardırmaları üzerine son Selçuklu Sultanı Tuğrul'un kızı olan zevcesi hatun'un ricası üzerine Celaleddin Ahlat kuşatmasını bırakarak onların üzerine yürüdü. Yıvalar Celaleddin'in Ahlat'tan ayrılmayacağına emin oldukları için sarp dağlarına çıkmayarak yurtlarında kaygısızca oturuyorlardı. İşte bu sırada Celaleddin onları çevirdi, çoğunu öldürüp, çoluk ve çocuklarını tutsak aldı ve davarlarının pek çoğunu da eline geçirdi. Bu hadiseden 6 yıl sonra Moğolların gelmesi üzerine onlar da Azerbaycan'daki Türkmenler gibi batıya gitmiş olmalıdırlar.

Kaynakça
Kitap: OĞUZLAR
Yazar: Faruk SÜMER
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: OĞUZLAR'IN YIVA BOYU

Mesajgönderen TurkmenCopur » 25 Ara 2010, 07:03

Resim

3. Yaruklular:

Ak-Sunkur oğlu Zengi (ölm. 1146) Musul'dan sonra Haleb'e hakim olup Haçlılar İle mücadeleye girişince Şehrizor bölgesinde Yıvalar'ın bir bölüğüne Haleb bölgesinde yurd vererek onlara Haçlılar ile savaşmalarını, zaptedecekleri toprakların kendilerinin olacağım söylemişti. Bu göçürme 1140'dan önce olmuştur. Göçürülen bu Yıvalar'ın başında Arslan oğlu Yaruk adlı bir bey vardı.

Yaruk eski Türkçede ışık demektir bu Yıva beyinin heybetli bir görünüşü olduğu bildirilir. Fakat iyi bir bey idi; Haleb'in güneyinde Kuvayk çayı kıyısındaki bir tepe üzerinde kendisi, oğullan, diğer yakınlan ve kendisine tabi olanlar için evler yapılmış, içtimai eserler meydana getirilmiş ve bu semt Yanüdyye (Yoruldu) adıyla anılmıştır. Emir Bedreddin Taruk 564 (1168-1169) yılında ölmüştür.

Taruk'un bir çok oğlunu tanıyoruz. Bunlardan Bedreddin Dolduranı, Selahaddin-i Eyyubi'nin en itibarlı emirlerinden biri idi. Onun Anteb yöresindeki Tel Buşir ve Tel Hududkalelerinin sahibi olduğunu biliyoruz.
Bedreddin Dolduranı 611 (1214-1215) yılında öldü. Yiğit, mert ve cömert bir beydi. Yerine oğlu Fetheddin geçti. Fetheddin 615 (1218) yılına kadar adı geçen kaleleri idare etti.

Yaraklular Haleb ve Yarukuyye adlı mahallelerinde pek çok mescid'den başka medrese, hamam, su yolu ve çarşı yaptırmışlardı.

Resim

Osmanlı Devrinde Yıvalar

Selçuklu devrinde (XIII. yüzyılda) Anadolu'da Yıvalar'ın yaşadıklarına dair İbn Bibi'de bir kayda rastgeliniyor. Bu kayda göre, Rüknüddin Kılıç Arslan'ın, ağabeyi Q. İzzüddin Keykavus'a karşı saltanat davasına kalkışması üzerine Vezir Kadı İzzüddin hazinede bulunan paralan sarfederek asker toplamağa başlamış ve kısa bir zamanda Arab, Gurbet (?), İva, Gence, Kürd ve Kıfçak (Kıpçak)'dan asker devşirilmiştir. Bu Tıralar'ın Hoy ve Urmiye taraflarından Anadolu'ya gelmiş Yıvalar olması en kuvvetli ihtimaldir.

XVI. yüzyılda Yıvalar'a ait 20 yer adına rastgelinebiliyor. Bu devirde gerek yer adlan, gerek oymaklar ve (t) imlaları ile yazılmıştır. Bu kelimeleri görüldüğü üzere Yuva şeklinde okumak mümkün ise de bunları şüphelide olsa Yıva şeklinde okumaktan başka çare yoktur. Ancak şeklindeki yer ve oymak adlarının Yıvalı olarak okunmasının çok güç olduğunu söylemeliyiz.

Osmanlı devrinde gerek Yıva gerek şeklinde yazılan bazı oymaklar vardır ki, aşağıda bunların en belli başklarından bahsedilmiştir.

1. Haleb Türkmenleri:

Bu Türkmen topluluğu arasında Hayl-Yıva ( M ) şeklinde bir oymak görülüyor. Buradaki ilk kelimenin aslı ve manası bence meçhuldur. Bu kelimenin arabça atlar ve atlı sınıfı demek olan hayl kelimesi olup olmayacağını bilemiyoruz. Kanuni'nin ilk hükümdarlık yıllarında bu Yıva oymağı Emet Kethüdanın emrinde olup, 200 çadırdan müteşekküdir. H. Selim devrinde nüfusu bir hayli artan Yıva oymağı beş kola ayrılmıştır. Bu kollardan birinin Yağmur ve Yellüce adlı ekinliklerde yerleştiği görülüyor. XVII. yüzyılın ortalarına doğru bu Yıvalar'dan ancak 150 çadırlık bir kol eski yaşayışını sürdürmekte idi.

2. Dulkadırlı:

XVI. yüzyılda bu topluluk arasında da Yıvalu (yahut Yuvala) adlı bir oymak vardı. Bu oymak Durmuş Hacılu, Dergeç, Esencelu, Yahşı-Hanlu, Sufyanlu ve Yıvalu adlı obalara ayrılmıştır. Bu obalardan bazdan güneyde, Gündüzlü ve Kınık kazalarındaki kışlaklarında çiftçilik yapmaktadır. H. Selim devrinden itibaren bu oymaklardan Kara-Yıvalu (veya Yuvala) şeklinde bahsediliyor. Dulkadırlı eli arasında aynca Yıva adlı 35 vergi evlik bir oymak da görülmektedir.

3. Yeni-İl:

Yeni-il'de 156 vergi nüfuslu Yıva adlı bir oymağa rastgeliniyor. Bu oymağın Dulkadırlu eli arasındaki Yıvaların bir kolu olması pek muhtemeldir.

4. Kayseri:

Kayseri çevresinde yaşayan Türkmen oymaklarından biri de Yıvalu (veya Yuvalu) adlı 183 vergi nüfuslu bir teşekküldür. Bundan başka Ürgüb dolaylarında da Yıva adlı bir oymak yaşamakta idi. I. Selim devrinde bu oymak üç kola ayrılmış olup, bunlardan 46 vergi nüfuslu birinci kol Kışlacık, 48 vergi nüfuslu ikinci kol Kara-Yıvalu (yahut Yuvalu), 41 vergi nüfuslu olan üçüncü kol da Ağ-ishaklu ekinliğinde çiftçilik yapmaktadır.

5. Tarsus:

Bu yörede H. Selim devrinde Yıva adlı, iki kola ayrılmış (birincisi 31 vergi evi, diğeri 11) bir oymak yaşamakta idi.

6. İç-İl:

H. Bayezid devrinde İç-İl'deki büyük teşekküllerden biri de Yıva oymağı idi. Bu oymak İç-İl'deki diğer birçok teşekküller gibi tamamen köylerde yerleşmiş olmakla beraber oymak teşkilatını henüz muhafaza etmektedir. Bu oymağın adı bazan Ywa'lı olarak da yazılıyor. iç-il Yıvalarının Büyük-Yıva ve Küçük-Yıva olmak üzere iki büyük kola ayrıldığı görülüyor. Büyük-Yıva kolu eski Gülnar ile Anamur arasındaki Ak-Saz adlı yörede toplu bir halde yerleşmişlerdir. Küçük-Yıva kolu da yine toplu bir halde Anamur'un kuzey ve batısındaki topraklarda yurt tutmuştur. Bu ikinci kola mensup bazı oymaklar Anamur kasabasında da yerleşmişlerdir. Ayrıca Büyük-Yıva adlı iki köy olup, bu köylerin her ikisi de Küçük-Yıva toprağında bulunuyordu. Bu köylerin, kolların başında bulunan ailelerin oturdukları yerler olduğu anlaşılıyor, n. Bayezid devrinde Büyük-Yıva koluna ait kırk kadar köy gösteriliyor ki, bunların bir kısmı adlarını zamanımıza kadar muhafaza etmişlerdir. Küçük-Yıvalar ise Anamur kasabasından başka 14 köyde yerleşmişlerdi.

Daha önce söylendiği ve bir çok misalleri görüldüğü üzere Türkiye, oymaklarca yapılan bu şekildeki geniş iskanlar ile doğmuştur.

n. Bayezid devrinde İç-İl bölgesindeki başlıca oymakların taşıdıkları adlar bu oymakların başında bulunan ailelerin de adlan idi. Boz-Doğan oğulları, Turgut-oğulları, Hoca-Yunus-oğulları, İğdir-oğulları, Beğ-Dili oğulları ve nihayet Yıva-oğulları Yıva-oğulları'ndan adlan tesbit edilebilen şahıslar şunlardır:

Hüseyin Beğ, Ali Beğ, Mehmed Beğ, Alaed-din Beğ ve Paşa Beğ. Bunlardan Hüseyin Beğ, Bü-yük-Yıva köyünde bir cami yaptırmış ve bunun için de bir vakıf tesis etmişti. Ali Beğ'in Kızılca köyünde bir mescidi olduğunu biliyoruz. Yine bunlardan Paşa Beğ Kazancılar köyünde Ahi Seyyidl adlı bir şeyh adına bir zaviye yaptırmıştır. Alaed-din ve Mehmed adlı Yıva beyleri de H. Bayezid devrinde tımar sahibi idiler. Pir Ali adlı bir kimsenin de Yıva oğullarının atadan dededen (eben an cedd) kethüdası olduğu için avanz-ı divaniyye ve tekalifi örfiyye'den muaf olduğunu da biliyoruz.

7. İran Yıvaları:

İran'da Moğol devrinden sonra bu adda büyük bir oymak görülemiyor. Ancak Safevi devrindeki Kaçar boyunun obaları arasında Yıva adlı bir oba da bulunmaktadır. Kaçar boyunun aslında Anadolulu (Boz-Ok bölgesinden) olduğu daha önce birkaç defa söylenmişti. XVI. yüzyılın sonlarında İmam Kulu Han gibi ünlü Kaçar beylerinin Kaçanın Yıva obasına mensup olduklarını biliyoruz.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Oğuz Boyu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir