Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Oğuzlar'ın İslamiyete Girişi

Burada Türk Milletinin Temel 3 Boyundan Biri Olan Oğuz Boyu hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Oğuzlar'ın İslamiyete Girişi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 25 Ara 2010, 05:03

Oğuzlar'ın İslamiyete Girişi

X. yüzyılın ilk çeyreğinde Süt-Kentde Müslümanlığı kabul etmiş mühim bir Türk topluluğunun yaşadığı görülüyor. Bunların Oğuzlardan olduğunda şüphe yoktur. Süt Kendin XI.yüzyılın sonlarında Bir Oğuz şehri olduğunu biliyoruz. Yine X.yüzyılın ilk çeyreğinde, Farab-Kencede ve Şaş (Taş Kend) arasında Oğuzlardan ve Karluklardan İslamiyeti kabul etmiş 1000 çadıra yalan bir küme yaşamakta idi. Bunlar gayrı Müslim Türkler'in akınlarına karşı yapılan müdafaa hareketlerinde mühim hizmetler görüyorlardı. İbn Fadlan 922 yılında Bulgar'a giderken görüştüğü Oğuz büyüklerinden Kıçık Yınal'ın bir defa Müslüman olduğunu, fakat halkın "Müslüman olursan bize reislik yapamazsın" şeklindeki itirazı üzerine eski dinine dönmek zorunda kaldığını bildirir.

Daha önce söylendiği gibi, İslam sınır Samanlıların gayretleri ile Taraz'm ilerisine kadar gitmişti. İsmail b. Ahmed'in Talaş seferi ve İsficab beylerinin faaliyetleri neticesinde, Balasagun'un batısındaki Ordu şehrinde oturan Türkmen meliki İslamiyeti kabul etmiş ve İsficab beğlerine vergi vermeğe başlamıştı. Yine daha önce söylendiği üzere İşte, Türk kavimleri arasında ilk önce İslamiyeti kabul eden başlıca Balasagun ile Talas'ın doğusundaki Mirki kasabası arasında oturan Türkmenler olmuştur. Bu Türkmenlerin İslamiyeti kabullerinin X. yüzyılın bilinci yansında olduğu muhakkaktır. Ancak söylendiği gibi, Balasagun, 942 yılında gayri Müslim Türkler'in eline geçmiştir. Bu gayri Müslim Türkler'in başlarında Kara-Hanlı hanedanının bulunduğu Yağmalar olduğundan şüphe edilmez. Bu hadise asıl yurdu Küşgar bölgesi olan Kara-Hanlı hanedanınm Taraz (Talaş) vadisine hakim olduğu tarihi göstermektedir.

Müverrihler 349(960) yılında 200.000 çadırlık bir Türk topluluğunun Müslüman olduğunu yazarlar. Bu Türk topluluğunun Kara-Hanlı hanedanının hakim bulunduğu yerlerdeki Türk kavimleri (Yağma, Korluk, Çiğil, Tuhsı) idiler.

Oğuzlar arasında da aynı yüzyılın ikinci yarısında, İslamiyetin epeyce yayılmağa başladığı söylenebilir. Son Samanlı şehzadesi Ebu İbrahim (Muntasır) Maveraün-nehri Kara-Hanlılar'ın elinden geri almak için giriştiği faaliyetler esnasında bir ara Oğuz yabgusu'nun yanma giderek onun ile bir ittifak vücuda getirmiş, dünürlük kurmuş ve neticede yabgu Müslüman olmuştu (391-1001 den sonra, herhalde 392=1002 de). Bu kayıddan da anlaşılacağı üzere, Oğuzlar arasında islamiyet ancak XI. yüzyılda hakim bir din haline gelebilmiştir.

Oğuzlar*dan Müslümanlığı kabul eden zümrelere, onları gayrı Müslim kardeşlerinden ayırtetmek için, Muveraün-nehr Müslümanlarınca Türkmen adı veriliyordu. Daha önce söylendiği gibi, Orta Asya'da, ilk defa Müslümanlığı kabul eden Türk kavmi Balasagun ile Mirki arasında yaşayan Türkmenler olduğu için Türkmen adı, Maveraün-nehr Müslümanları arasında "Müslüman Türk" şeklinde hususi bir manada da kullanılmaya başlandı. Böylece Oğuzlardan da Müslüman olan zümrelere Türkmen denildi. Türkmen adının Oğuzlardan Müslüman olanlara verildiği hususu Biruni'nin sözlerinin de gösterdiği gibi3 her türlü şüpheden uzaktır. Gerdidi ve Beyhaki gibi Gazneli müverrihleri Oğuzları Müslüman Türk anlamında olarak Türkmen adı ile zikretmişlerdir. Buna karşılık yalan doğu müellifleri onlardan el-Guzz yani Oğuz adiyle söz ediyorlar.

Çünkü Oğuzlar kendilerine Türkmen demiyorlardı:

Onlar, Müslümanlar tarafından her yerde kendilerine verilen bu adı uzun bir zaman benimsemediler. Xm.yüzyıl başlarından itibaren artık her yerde Türkmen Oğuz'un yerini aldı. Ancak Oğuz da unutulmadı. O da şanlı ataların adı olarak uzun bir zaman hatıralarda yaşadı.

Türkmen adının aslı bugünkü müellifler gibi, eski müellifleri de epeyce meşgul etmiştir. Bu hususta onlar arasında başlıca İki fikir vardır. Bunlardan birine göre Türkmen, Türk adı ile farsça man(manend) ekinden meydana gelmiş olup, "Türk'e benzer" demektir. Bundan önceki haşiyede büyük alim Biruni'nin bu fikirde olduğu görüldüğü gibi, Kaşgarlı'da Türkmen, adının bu şekilde izahı ile İlgili bir hikaye anlatmaktadır. Bu misaller, XI. yüzyılda Türkmen adının Türk+man (manend) dan meydana geldiğinin oldukça yaygın bir fikir olduğunu gösteriyor. XIV. yüzyılda da İran'da Türkmen'in bu izah şekli üzerinde durulduğunu biliyoruz.
İkinci fikre göre, Türkmen, Türk-i iman'dan gelmektedir. Bu görüşü de İbn Kesir,Tarih i Muhtar ve Mehmed Neşri kabul etmişlerdir.

Zamanımızda ise, Türkmen sözünün sonundaki - men'in Türkçe mübalağa eki olduğu (kocaman, azman,değirmen ilh... ) söylenerek bu adın Öz-türk anlamına geldiği üzerinde durulmaktadır.

Oğuzlar'ın ve umumiyetle Türkler'in İslamiyeti kabullerinde Müslümanlar ile Türkler arasındaki ticari münasebetlerin gelişmiş bir duruma yükselmesi, en mühim amili teşkil etmiştir. Yukarıda da söylendiği üzere, daha X. yüzyılın başlarında Oğuzların elinde bulunan Yeni Kend, Huvare ve Cend gibi şehirlerde Müslümanlar yaşadığı gibi, Karlukların hakim bulunduğu şehirlerin pek çoğunda da Müslüman kolonileri vardı. Bu Müslüman kolonileri, bulundukları yerlerde Türklerden dostça muamele görüyorlardı. Oğuzlar medeniyet seviyesi yüksek olan bu Müslümanlardan ve tacirlerden İslam dininin esaslarını öğreniyorlardı. Diğer taraftan gerek Maveraünnehr, gerek Harizm'den binlerce kişilik kervanlar en uzak Türk ülkelerine gidib geliyorlardı. Her Müslüman tacirin Türk ülkesinde seyahat edebilmesi için, bir Türk ile dostluk ve ortaklık kurması gerekiyordu. Bu arada şeyh ve dervişlerin de telkin ve propagandalarda bulunarak Türklerin İslam dinini kabul etmelerinde rol oynadıkları söylenebilir.

Kaynakça
Kitap: OĞUZLAR
Yazar: Faruk SÜMER
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Oğuz Boyu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Alexa [Bot] ve 1 misafir