Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Oğuzlar'ın Başka Gelenek ve Görenekleri

Burada Türk Milletinin Temel 3 Boyundan Biri Olan Oğuz Boyu hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Oğuzlar'ın Başka Gelenek ve Görenekleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 25 Ara 2010, 05:02

Başka Gelenek ve Görenekleri

X. yüzyılda Oğuz elinde kadınlar, diğer Türk ellerinde ve Cahiliye devri Arablarında olduğu gibi erkeklerden kaçmazlar ve yüzlerini de örtmezlerdi. Bu husus Türkiye'de oymaklarda ve köylerde zamanımıza kadar devam edegelmiştir. Hatta XIX. yüzyılda Güney Anadolu'da. bir seyahat yapan Fransız araştırıcılarından V. Langlois, bu münasebetle Türkmenleri Yakın Doğu'daki en medeni insanlar olarak vasıflandırır. Oğuzların ne zina, ne de gulamparalık gibi yaygın gelenekleri vardı. Esasen Türk kadınları İslam dünyasında iffetli kadınlar olarak tanınmışlardı.

Oğuzlarda öldürülenin öcünü almak yani kan davası adeti de vardı Yine onlarda Cahiliye devri Arablarında. olduğu gibi baba ölünce oğlu üvey annesi ile evlenebiliyordu. İbn Fadlan'ın gördüğü Oğuz sü-başısı Etrek, babası öldükten sonra üvey annesi ile evlenmişti.

Evlenme geleneğinde kalın-başlık verme usulü yaygındı8 Düğünleri ve oyunlarına dair bilgimiz yoktur. Yalnız Tuğrul Beğ'in 1063 yılında Halife el-Kaim Biemrillah'ın kızı ile Boğdan'da evlendiği zaman, bir odada kürsü üzerinde oturan gelini ziyaret ettikten sonra avluya çıktığını ve orda beğleri ile birlikte sevinç içinde raksettiğini ve bu esnada türkçe şarkılar çağırıldığını biliyoruz. Tuğrul Beğ bu düğün esnasında 70 yaşında bulunuyordu. Eba'l-Ferec vasıtası ile bu bilgiden haberdar olan Barthold2. Ruslar*da "Pliaska prisiadki" denilen raksın Türklerden alınmış olacağı ihtimalini ileri sürmüştür. Bu oyun, halayla mı, yoksa Orta ve Batı Anadolu'da oynanan oyunla mı ilgilidir, bir şey söylenemiyor. Esasen eski Türkler'in nasıl bir oyun tarzına sahip oldukları da bilinemiyor.

Oğuzlar'ın milli yemekleri diğer bazı Türk ellerinde olduğu gibi tutmaç idi. Tutmaç, tarih boyunca birçok kaynaklarda Türkler'in milli yemeği olarak geçer. Tuğrul Beğ'in Horasan'da iken bir davette yediği badem helvası için "iyi tutmaç imiş, lakin sarımsağı eksik" dediği söylenir. Bu yemeğin Memlükler'de Türkiye Selçukluları ve Osmanlı saraylarında da yenildiğini biliyoruz. Tutmaç, Türkler'in hakimiyet sürdükleri İran ve Arab ülkelerinde de tanınmıştı.

Oğuzlar'ın. X. yüzyılda yüz şekillerinin öteki Türk kavimlerininkinden ne derecede farklı olduğu bilinemiyor. Bildiğimize göre bu mesele ile ilgili en eski kayıt Camiü't-tevarih'tedir. Bu eserde Oğuzlar'ın yüz şekillerinin evvelce öteki Türklerinki gibi olduğu, Maveraünnehre geldikten sonra buradaki hava ve suyun tesiri ile yüzlerinin tedricen Tacikler'inkine benzediği söyleniyor. Bu ifadeden, Türkmenlerin yüz şekillerinin XIV. yüzyılda başlıca Türk kavimleri ve Moğollarınki gibi olmayıp, İranlılarınki gibi düz olduğu, yani Moğolluk vasıflarım taşımadığı vakıası meydana çıkıyor.

Oğuzlar sakallarını traş etmekte ve yalnız bıyık bırakmakta idiler Türkiye'de de bu geleneğin uzun bir müddet devam ettiğini, din adamlarından başka halkın ve askerlerin sakallarını yülüdüklerini, yani traş ettiklerini biliyoruz. Alevi Türkler'in bugün dahi sakallarını istisnasız tıraş etmeleri bu çok eski geleneğin devamıdır. Buna karşılık Oğuzlar, bütün Türkler gibi saçlarını kesmiyorlardı. XI.yüzyılda Ermeniler, Oğuzlar ile karşılaştıklarında dikkatlerini en fazla onların uzun saçları ile yayları çekmişti.
Oğuzların kıyafetlerine gelince, bu hususta hemen hiç bir şey bilmiyoruz.

1038 yılında Nişabura giren Tuğrul Beğ'in kıyafetine dair yapılan tasvir bu hususta belki bize faydalı olabilir:

Onun başında ketenden bir sarık (asabe-i tuzi) sırtında bir cins kumaştan yapılmış uzun kollu, uzun etekli ve önden ilikli bir kaftan (kaba-yi mulham) ve ayağında keçe çizmeler, kolunda gerilmiş bir yay, kemerinde üç ok vardı.

Ebu Dulef, seyahatnamesinde Oğuzların kürk ve keten elbiseler giydiklerini yazıyorsa da ikincisini kabul etmek İmkansızdır. İslam-ülkelerinde imal edilen giyim eşyaları onlarca makbul armağanlardandı. Oğuzlar umumiyetle yün, keçe ve deriden elbiseler giymekte idiler; kışın deriden (pek çokları keçi derisinden) elbiseler giyerlerdi. Tuğrul Beğ'in İran'a, hakim olduktan sonra pamuktan ak renkli elbiseler giydiği bildiriliyor.

Oğuzların mizaç ve seciyelerine gelince, bilgi azlığından bu hususlarda tam ve kesin hükümler vermek pek kolay olmuyor; ancak şunları söylemek mümkün olabilir ki, Oğuzlar yaşadıkları hayat tarzı ve muhitin çetin şartlarının tesiri ile oldukça sert mizaçlı kimseler idiler. Savaşçı olmak başlıca faziletlerden biri sayılıyordu. Buna karşılık onlar, namuslu, doğru ve konuk sever insanlardı.

Türkler'in son zamanlara kadar bu hasletlerini muhafaza ettikleri görülüyor. XIX. yüzyılda dahi Anadolu Türkleri, gezginler tarafından bu hasletleri ile vasıflandırılmışlardır. Oğuzlar, büyüklerine (dini ve siyasi) son derece bağlı ve saygılı insanlar idi. Boş inançlara inandıkları ve hislerinin de oldukça tesiri altında kaldıkları görülüyor.

Oğuzların konuştuğu Türkçe, daha Anadolu'ya, gelmeden, Türkistan'da iken Türk lehçelerinin yeğnisi en incesi (zarif) sayılıyordu. Kaşgarlı bu hususu bilhassa belirtir. Yine aynı müellif. Yalnız Oğuz lehçesinde bulunan bazı kelimeleri de bildirir.

Oğuzlar aynı zamanda Seyhun kıyılarındaki şehirlerde birlikte yaşadıkları Soğdlardan (Sukak) da bir çok kelimeler almışlardır.Onların bu kelimelerin çoğunu Anadolu'ya getirmiş oldukları görülüyor.

Kaynakça
Kitap: OĞUZLAR
Yazar: Faruk SÜMER
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Oğuz Boyu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir