Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Dersim İsyanlarında Kaç Kişi Öldü?

Burada Dersim İsyanları ve Seyit Rıza hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Dersim İsyanlarında Kaç Kişi Öldü?

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Oca 2011, 02:20

DERSİM İSYANLARINDA KAÇ KİŞİ ÖLDÜ?

Dersim'deki iki ayaklanmada öldürülen insan sayısını Kürtçüler ve bunlara destek veren liberal takımı olabildiğince abartmaktadırlar. Ayşe Hür, "Tahminlere göre 110 bin nüfusu olan Dersim'in 72 bin kişisi ülkenin değişik bölgelerine sürüldü" diyor. İsmail Beşikçi, "1937-1938'deyse, 50 binin üzerinde Alevi Kürdün öldürüldüğü görülmektedir." iddiasındadır. DTP'li Şerafettin Halis, "Dersim'de 70 binle 90 bin arasında insanın kanına ve canına mal olan bir katliam yaşanmıştı." diye konuşuyor. Mustafa Yelkenli, "Mustafa Kemal'in emriyle yüz bin kadar kişinin katliamına neden olacak bastırma operasyonu" yapıldı buyuruyor. Özlem Çelik: "Dersim'de 90 binden fazla insan öl-dürüldü."diye iddiayı sürdürüyor.

Görüldüğü gibi, Dersim operasyonunu kötülemek için öldürülen isyancı sayısı ve sivil halkın nüfusu anormal biçimde yüksek gösterilmektedir ve bu konuda bir yarış yapılmaktadır.

İsyanın elebaşılarından Baytar Nuri de 1937 operasyonunda neredeyse, bütün Dersim halkının yok edildiğini ileri sürmüştür. Bunun doğru olmadığı, Seyit Rıza'nın savaş alanı dışında kalan ailesine bile dokunulmamasıyla ortaya çıkmaktadır. Üstelik, ertesi sene yeni bir ayaklanma başlatacak kadar kuvvetli bir nüfusun Dersim'de bulunduğu da anlaşılıyor. Yani, Dersim'de soykırım iddiasını o dönemin belgeleri açıkça yalanlamaktadır.

Millet Meclisi'nin 07.07.1939 tarihli toplantısında Dahiliye Vekili Faik Öztrak, Dersim isyanlarını özetleyen konuşmasında şu bilgiyi veriyor:

"Dersim mıntıkasından şimdiye kadar toplanan silahların adedi 14.593'tiir. Bu silahların hepsi son sistemdir."
5 Eylül 1938 tarihli İngiltere'nin Türkiye Ataşesi tarafından hazırlanan raporda da Türklerin bölgeden 12 bin silah ele geçirdiği yer almaktadır.
Bu rakam, bugünkü anlatımıyla 3 PKK büyüklüğündeki bir isyancı gücü anlatır. Bunların, gerilla savaşını çok iyi bilen çeteler olduğu da dikkate alındığında, devletin yürüttüğü operasyonun çok zorlu olduğu anlaşılır.
İçişleri Bakanı Faik Öztrak, yukarıda andığımız konuşmasında, 1939'da bile Dersim'de hâlâ küçük bir bölgeye tam hakim olmadıklarını vurgulamıştır. Kısacası, Dersim'deki isyancılar, sonuna kadar direnmeyi sürdürmüşlerdir.
Operasyon sırasında devlet kayıtlarına giren bilgilere göre öldürülen isyancı sayısı binlerle değil ancak yüzlerle ifade edilmektedir. Son olarak 3. Ordu Müfettişliği'nin yaptığı açıklamada, tarama bölgesinden ölü ve diri 7954 kişinin çıkarıldığı dile getirilmiştir. Bu 7954 kişinin 5 bin ile 7 bin kadarı Batı bölgelerine sürülmüştür. Bu rakamlara göre, Dersim isyanlarını bastıran askeri kuvvetlerin 2 yıl içinde öldürdüğü insan sayısı en fazla 2500 civarındadır. Bu 2500 rakamı, Dersim'de katliam yapıldı iddiasının dayandığı rakamdır. Bu rakamın içinde, bölgeyi terk ederek Erzincan, Elazığ, Sivas taraflarına kaçan nüfus da bulunmaktadır.
Türkiye'yi ve özellikle de Kemalist yönetimi kötülemek isteyenler bu rakamı, hiçbir bilgi ve belgeye dayanmadan, sanki bütün Tuncelililer öldürülmüş gibi abartmaktadırlar. Örneğin, şeriatçı/hilafetçi Necip Fazıl Kısakürek, Dersim'de 50 bin sivil katledildiğini iddia etmiştir.
Dersim isyanları başladığında, bölgedeki bütün aşiretlerin nüfusunun 60-70 bin dolaylarında olduğu bir realitedir. 1937'de Tunceli'nin nüfusuyla ilgili olarak gazetelere yansıyan rakam da 70 bini göstermektedir.

Bilinmesi gereken bir gerçek de şudur:

"1937-38 hareketi sonrasında, 1940 sayımındaki nüfusu ise 95 bindir."

Nasıl oluyor da bütün nüfusu katledilen Dersim'de üç yıl sonra bu kadar nüfus tespit edilebiliyor. Üstüne üstlük orada sıkıyönetim uygulanırken ve bölgeye dışarıdan girişlere izin verilmezken...
Günümüzde de Osmanlıcı/hilafetçi-gerici kesim, Tunceli halkını kışkırtmak için bu katliam yalanını şiddetle devam ettiriyorlar. "Tuncelililerin dini yoktur!" diyen Fethullah Gülen'in basındaki adamları da aynı oyunu oynuyorlar. Dersim'deki Kürtçü/Kürdistancı kesim de bunlarla işbirliği halinde konuyu alabildiğine çarpıtıyor ve devleti yıpratmak için kullanıyor.

Dersim'de acılar yaşanmıştır, bu doğrudur. Dersim halkının Alevi olması, bazı bürokratların ve bazı subayların burada zulüm derecesinde işler yapmasına yol açmış görünmektedir. Bunun belgesi yoksa da o dönemden kalan anı kırıntılarında bu gerçeği yakalamak mümkündür. Bu hatıraların, tıpkı öldürülen insan sayısı gibi abartılarla dolu olduğu kabul edilebilir. Lakin, bazı mağaralardaki insanların öldürüldüğü, isyancı aşiretlere ait köylerde ele geçirilen bazı sivillerin de kurşuna dizildiği bir gerçektir. Bu yanlıştır, insaf dışı bir kırımdır. Dersim'deki bazı Osmanlıcı subaylar, geçmişin intikamını almak, bunları bir daha ayağa kaldırmamak gibi bir niyetle hareket etmiş gözüküyorlar.

Olayın bir de devlet tarafından görülen yüzü vardır:

ikinci Dünya Savaşı'na giden bir dünyada, Hatay sorunu ve Boğazlar konusu ile uğraşan Türkiye Cumhuriyeti, yeni düzeni Dersim bölgesinde de egemen kılacaktı. Ülkenin diğer yerlerinde olduğu gibi burada da eskiyle yeninin savaşı yaşanmıştı.

Buralarda öldürülen sivil halkın sayısının 100 bin olmasını bırakın 100 tane olması bile onaylanamaz. Fakat, yapılan askeri çarpışmadır. Bu çarpışmanın düzenli iki ordu savaşı olmadığı, gerilla savaşı veren tarafın bastırılması sırasında böyle zayiatların ortaya çıktığı bir gerçektir. Ve kırılan Dersim'in suçsuz insanları olmuş, bu kırımı hazırlayanlardan, tarih önünde Dersimliler hesap sormayı düşünmemişlerdir.
İşin tek olumlu yanı şudur: Bu operasyon, Dersim bölgesindeki katı aşiret reisliğini ve ağalık sistemini çökertmiş, bölge insanını özgürleştirmiştir. Bugün, Tunceli insanının en çağdaş değerlere açık olmasının, aklı ve bilimi savunan bireyler haline gelmesinin sebeplerinden birisi, Tunceli'nin devlet eliyle dere-beylerinden temizlenmesidir.

Kaynakça
Kitap: DERSİM İSYANLARI VE SEYİT RİZA GERÇEĞİ
Yazar: Rıza Zelyut
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: DERSİM İSYANLARINDA KAÇ KİŞİ ÖLDÜ?

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Oca 2011, 02:20

Dersim Halkını Hep Kullandılar

Bölgedeki sivil kayıpların baş sorumlusu oradaki derebeyleridir. Unutulmamalıdır ki, Tunceli derebeyleri, oradaki çaresiz halkı, daha 1915'lerde Ruslar için bile böyle kullanmışlardır. Bunun bilgileri Kürtçü Baytar Nuri'nin daha önce sözünü ettiğimiz kitabında ayrıntıları ile yer almaktadır. Ruslar, derebeylerine, Dersim'i bağımsız bir devlet haline getirme sözü vermişlerdir.

Baytar Nuri'nin yazdıklarını, devlet raporlarındaki bilgiler de doğrulamaktadır:

"Ruslar bu sırada Bitlis, Muş, Hınıs, Mamahatun ve Rizeyi işgal etmişler ve Dersime yaklaşmışlardı. Dersim aşiretlerinin tecavüzlerini hükümet merkezlerine kadar uzatmalarının Rusların tahriki ile olduğu bilahare anlaşıldı.
Ruslar, Kürtçe bilen Ermenileri ve Binbaşı firari Mustafayı ve diğer bazı hainleri Dersimin içerisine saldırarak Türklere karşı yapılacak bir isyan hareketi ile Ruslara yardım edilirse Dersimi işgal ettikleri zaman Ruslar tarafından kendilerine zarar gelmeyeceği ve istiklaliyet verileceği şeklinde propagandalar yapmışlar, bir taraftan da Balabanlı ve Kureyşanlı aşiretlerini bir alay teşkiline teşvik etmişler, Bu alay, Türk asker ve anasır ile mücadele ve Dersimin istiklalini temin için hazırlanmak istenmiş, ayni zamanda Dersim'e giren Koçkirili Ali paşa da (Sözü edilen kişi Alişer olmalıdır. RZ) Rusların verdiği mühim miktardaki silâh ve cepaneyi Koç uşağına götürmüş ve bütün Dersimde istiklâl telkinleri ve tahrikatı yapılmağa başlanmış. Dersimde aleyhimize bu suretle bir pusu ve teşekkül varmış. Yekdiğerini takip eden bazı hadisat Dersim hareketinin inkişafına mani olmuştur."

Dersim'i Türkiye'nin içinde ayrı bir devlet haline getirtmek hayalindeki Kürtçüler, buradaki çaresiz halkı, kendi davaları için bulunmaz bir kaynak gibi görüyorlardı. Bölgede 1930'larda Kürtçülük faaliyetinin yagınlaştığını devlet tespit etmişti.

Fakat bu Kürtçülük düşüncesinin halk arasında yaygın olduğunu gösterecek bir bilgi bulunmamaktadır. Yani Dersim'in Kürtçüleri oradaki aşiret reisleri, bazı Seyitler ve ağalar olmuştur. Bunlar kendi düzenlerini sürdürmek uğrana, Dersim halkını bile bile ölüme iteklemişlerdir.

1938 felaketine yol açan Kürtçülerin günümüzdeki uzantıları, Türkiye Cumhuriyeti'nin Dersim'e, Alevi olduğu için saldırdığı türünden kışkırtmalar da yapmaktadır. Halbuki devlet adına hazırlanan raporda, Tunceli'ye yapılacak uslandırma harekatının Türklük Sünnilik veya Alevilik gibi gerekçelere dayandırılmaması gerektiği açıkça belirtilmektedir.
"O halde her zaman Dersim'e karşı yapılacak tedip hareketi beyannamesi ve hedefi, ne Türklük Sünnilik ve ne de Alevilik olmayıp ancak devlet kanunlarına mutlak itaat ve şekavetin meni gibi Dersimi ve aşiretleri fikren ve zihnen de çelecek ve mukavemet imkânlarını çok azaltarak ve namuslu ahaliyi bitaraf ve belki de devlet tarafında bulunduracak bir esasa istinat ettirilmek icap eder. Ve ancak bu suretledir ki bir kısmı Türkçe bilmeyen bu eski Türkler kendi asıl milliyetlerine, Türklüklerine tedricen ısınmış ve dönmüş olacaktır."

Görüldüğü üzere, devletin Alevileri hedef almak gibi bir tavrı asla olmamıştır. Tam aksine, Türkiye Cumhuriyeti, bölgeyi inceletmiş, burasının Alevi Türk kimliğini tespit etmiş, halkı kazanmak için yıllarca uğraşmış, birçok kez af çıkartmış ama sürekli isyan halindeki derebeylerine karşı kuvvet kullanmaktan başka çare bulamamıştır. Ve ilginçtir ki ilk saldırı yine Dersim derebeylerinden gelmiştir.
Bu yüzden, Dersim'de anaları ağlatanlar, bu bölgeyi demir cendere içine alan oradaki Seyit Rıza türünden derebeyleri ve onlara akıl hocalığı yapan Kürtçüler olmuşlardır.

Yukarıdaki belgeler ve bilgiler Tunceli halkına ışık olsun...

Düzgün Baba da şahit...
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Dersim İsyanları ve İngiliz Ajanı Seyit Rıza

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir