Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Mahkemedeki Seyit Rıza

Burada Dersim İsyanları ve Seyit Rıza hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Mahkemedeki Seyit Rıza

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Oca 2011, 02:13

MAHKEMEDEKİ SEYİT RIZA

Dersim isyancıları için Elazığ'da Divanı Harp mahkemesi kurulmuştu. Burada yapılan yargılama ile ilgili olarak gazetelere yansıyan haberler Seyit Rıza'nın kendisini kurtarmak için masum rolüne büründüğünü gösteriyor.

Yargılama haberlerinden bir bölümü şöyledir:

19-22 Ekim 1937 tarihli Tan Gazetesi:

"Dersim isyanı sanıklarının mahkemelerine bugün de devam edildi. Mazgirt'in muhtelif köylerinde Demenan, Yusufan aşiretinde beş kişinin daha mahkemeye sevk edilmişlerdir. Bunlar hakkında açılan davanın Seyit Rıza ve avanesinin mahkemeleri ile birleştirilerek görülmesine karar verildi. Bu suretle bu davadaki suçluların sayısı 58'i bulmuş oluyor. Bugünkü celsede bir kısım suçluların mazbut ifadeleri okundu. Dinlenen şahitler, karakolu basanların Seyit Rıza'nın aşiretinden ve damatlarından olduğunu Seyhan aşireti reisi Husho Seydonun da askeri mühimmatı yağma edenler arasında bulunduğunu söylediler. Bu celsede en dikkate değer taraf Seyit Rıza'nın torununun şehadeti oldu. Bu torun, dedesinin 60 silahlı şahısla beraber olduğunu anlattı. Verdiği tefsilat (ifadeler) karşısında Seyit Rıza bir hayli şaşkınlıklar geçirdi ve tevil yollu cevaplar vermek mecburiyetinde kaldı.

Mahkemede görülen duruşmada Seyit Rıza'nın adamlarından Zeynel'in ifadesi de suçluları şaşırttı ve aşiret reislerini itirafa "mecbur" bıraktı. Yine şahitlerden çoğunun ifadeleri ile maktül Alişer'le Seyit Rıza'nın öteden beri halk arasında çok çirkin propagandalar yaptıkları bu arada "Tunceli kanunu, Dersim'i tehcir için yapılmıştır. Hükümet yarın sizden vergi ve asker alacak, tarlalarınıza şerif vuracaktır; köylerde ekmek ve odun vesika ile dağıtılacaktır." şeklinde yalanlar uydurdukları tespit edildi.

Öğleden sonraki celsede Hozat Jandarma komutanı ile nahiye müdürü ve diğer dört şahit dinlendiler. Bunların ifadeleri suçlu Seyit Rıza'nın mukavemetinin büsbütün sarstığı ve Munzur içtimama riyaset ettiğini itiraf etmek mecburiyetinde kaldı.
Jandarma komutanı ile nahiye müdürü hadisenin başından sonuna kadar geçirdiği bütün safhalar hakkında çok dikkate değer şahadette bulundular" deniliyordu.

"Öte yandan 19 Ekim 1937 tarihinde devam eden celsede ise mahkeme sanıkların ifadelerinin alınmasına devam edildi. Mahkeme riyasette B. Cemil vardı. Celse açılınca hadisenin şahitlerinden nahiye müdürü Sıtkı şahit olarak dinlendi ve aşiret reislerinin kendi aralarında yapmış olduklar ı ilk toplantı hak-kında şu bilgileri verdi. "Bunların bu toplantıda vardıkları kararları ve tasavvur ettikleri hadiseleri, projeleri anlattı" Şahidin ifadesine göre elebaşı Seyit Rıza idi; diğer suçlular inkâr yoluna saptılar. Seyit Rıza bir aralık "Allahım, devlete karşı gelmek için kudurmuş muyum ben!" diye haykırdı ve el kaldırdı. Sonra şahit Muhindili Hüseyin dinlendi. Bu hükümet namına aşiretlere dalalet tavsiye etmişti. Bu hususta uzun tafsilat verdi. Haydaranlı Hanıza bu hususta nasihat ediyormuş. Kamber şöyle haykırmış: "Baştım şapka koydun da adam ıııı oldun" Şahit aşiret reislerinin yanında bir Ermeni casusuna rastladığını da söyledi. Yine diğer bir şahidin ifadesine göre aşiret reisleri bir devlet kurmak için su içmek suretiyle yemin etmişler; Hüseyin Demenanları ikna etmiş fakat Seyit Rıza şöyle bağırmış. "Su içen yeminden dönmez!" Seyit'in bu ifadesi hakkında da ne diyeceği Seyit Rızaya soruldu. Kattiyen inkar etti. Yusufan aşiret reisi de şahidi ithama çalıştı ve dedi ki "Bu adam casustur, şeyh oğludur, bizi teslim olmaya teşvik etti"
Bundan sonrada şahit Hıdır çağrıldı ve isyanın başlangıcı hakkında malumat verdi.

Dedi ki:

"Reisler kabile halkına devlet kurmak için Ermeniden 4 milyon altın geldi demişler. Reislerden Husso da Seyit Rıza'nın evinde plan çizmiş..."

Şahidin ifadeleri hakkındaki diyecekleri sorulduğu zaman inkâr etti. Seyitlerin ifadesi ve tahkikata göre Seyit Rıza'nın Ermeni bir propagandacı kullandığı tahakkuk ettirmiştir. Diğer şahitler de uyarı ile başlama yeri olan Pah nahiyesini başı ve oradaki, karakollara baskın yapan aşiretler arasında bilhassa Demenan aşiretinin ve bu aşiretin reisi Cebrail ile oğlu Keko'nun oynadığı rolleri anlattılar.".

Ulus gazetesi 16 Ekim 1937 talihine Tunceli hadiselerinin failleri Elazığ ağır ceza mahkemesindeki sorguları hakkında da şöyle bahsetmektedir:

"Davada Seyit Rıza'nın başka bir harekete iştirak eden Yusufan aşireti reisi Kanber. Haydaran aşireti reisi Keko, Demenan aşireti reisi Cebrail, Kureyşan aşireti reisi Husso Seydo'nıın ve bunların 30 kiistır avaııesi maznun (sanık) bulunmakta idi.
Müddei umumi bu reis ve avanelerinin Tunceli halkını isyana teşvik ve bilfiil isyana iştiraktan dolayı Türk Ceza Kanunu'nun 149. maddenin 2. ve 3. fıkralarına göre tecziye edilmelerini (cezalandırılmalarını) istiyordu.

Aşiret reislerinin Munzur suyu kenarında Seyit Rıza ile toplanarak hükümet aleyhine hareket etmeye karar verdikleri ve bu kararlarını Munzur suyunda birer yudum içerek yeminle teyit ettikleri muhtelif sormalarda ve maznunlardan Demenan aşireti reisi Cebrail'in kaçamaklı ifadelerinden anlaşılıyordu. Demenan aşiretinden birkaç silahlı şahsın da Kahmut köprüsünü yaktığını aşiret reisi itiraf etti. Mahkeme öğleden sonraya kaldı. Garbi (batı) Dersim'de Seyit Rıza ile diğer aşiret reislerinin suçları tespitinden mahkeme edilecektir.

Bugün öğleden sonra muhalefet hareketine iştirak eden bütün Dersim aşiretleri reisleri ile Seyit Rıza'ya tevhiden mahkemelerine devam edildi. Maznun mevkiinde elliden fazla reis ve avaneleri bulunmakta idi. Seyit Rıza'nın Hozat cumhuriyet müddeyi umumiliğine hitaben yazdığı mektuplar okundu.

O zaman cumhuriyet müddeyi umumisinin baki olan davetine niçin icabet etmediği sualine; Seyit Rıza hastalandığını ve korktuğunu söyleyerek tevillerde bulundu. Ağır ceza reisi, Seyit Rıza'ya Koçgiri isyanını yapan Alişer'i tanıyıp tanımadığım sordu. Seyit Rıza verdiği cevapta Alişer'i tanıdığını onun Koçgiri isyanına ait hatıralarını anlattı. Mahkeme birçok şahitlerin Seyit Rıza'nın aşiretinin Sin karakolu binasını bastığım ve telefon tellerinin bunlar tarafından kesildiğini söyleyen ifadelerin maznunlara sordu: Maznunların hepsi inkara saparak bu işi yapmadıklarını söylediler. Mahkeme çok alakalı safhaya gelmiştir. Celse vaktinin geç olması sebebiyle 18/10/1937 saat 9:00'a tatil edildi ve 18/10/1937 Seyit Rıza'nın mahkemesine devam edilir. Bu olaylarla ilgili diğer şahitlerin ifadeleri dinlenir ve Seyit Rıza ile yüzleştirilir. Dinlenenler arasında şahit olarak iki nahiye müdürü ve bir de şahit Seyit Hüseyin vardı. Şahadetlerini yaparlarken Haydaran aşireti reisi Kamber, Demenan aşiret reisi Cebrail, Yusufan aşireti reisi Kamber ve Kamber oğlu Fındık'ın Seyit Rıza'nın isyan hareketini idare ettiklerini ve bunların Munzur suyu kenarında hükümet aleyhine hareket etmek üzere and içtiklerini bildiklerini maznunların (sanıkların) yüzlerine karşı söyledikleri mahkeme öğleden sonraya bırakılır.

Öğleden sonraki Tunceli muhalefet hareketi mazunlarının Seyit Rıza ile diğer aşiret reislerinin de Kamber, Cebrail, Seyit Husso ile kırk dokuz avanesiııin mahkemesine geç vakte kadar devam edildi. Bu celsede de birçok şahidin mazbut ifadelerini okunmasına devam edildi ve bir kısım şahitlarin ifadeleri alınmıştı. Şahitler arasında köy muhtarları da bulunmaktadır.
Şahitlerde Çölkürek köylü Hasan oğlu Hıdır ifadesinde Sincik dağında bulunan maktul Bahtiyar aşiret reislerinden Şahin Ağa'ya Seyit Rıza haber göndererek delikli taştaki karakolumuzu basmasını ve oradaki kuvvetlerini sürmesini emrettiğini söyledi. Başka şahitlerden İmindiri Hüseyin de ifadesinde isyanın ne suretle çıktığım ve toplantıların nerede ne suretle yapıldığını anlattı. Ve isyanı amil müşevvik reislerinin rollerini belirtti. Suçlular inkârda devam etmektedirler. Diğer şahitler de isyanın ilk başlama yeri olan Pah nahiyesini basan, oradaki karakollara baskın yapan aşiretler arasından bilhassa Demenan aşireti ve bu aşiretin reisi Cebrail ile oğlu Keko'nun büyük rol oynadığını anlattılar." 24/10/1937 Tan gazetesinde ise Dersimcilerin mahkemesi,

"Bu dava suikaste uğrayan Tunceli'nin Dersim aleyhine açtığı davadır" başlığı ile şöyle bahsedilmektedir:

"Bugün cumhuriyet adliyesinin huzuruna çıkarılacaklar. Mahkeme salonunda mahşeri bir kalabalık var. Saat 2'ye doğru etrafta bir kımıldanış seziliyor. Hakimler heyeti yerlerini işgal ediyorlar, bir yandan da suçlular getiriliyor, elliye yakın bir kafile celse açıldıktan sonra ilk olarak hüviyetler tespit ediliyor. Fakat çoğu Türkçe bilmiyorlar. Bir tercüman tayini yapıldıktan sonra işe başlanıyor. Haydaran Reisi, makina gibi anlatıyor fakat hiçbir şeyden haberi yok. Hükümete karşı gelinir mi hiç. Demenan reisi de öyle. Kötülük edildiğini sadece işitmiş fakat el bandırmamış. Diğerleri de aynı nakaratı tekrarlıyorlar. Seyit Rıza bile bir şeylere dahli olmadığını ileri sürüyor. Bir şeyler olmuş bunları yalnız işitmek kabilinde biliyormuş. Bir iki defa kendisine kötü şeyler teklif edilmiş ama hiç birini kabul etmemiş. Hem böyle isyankâr hareketlere hiç karışılır mı imiş. Damadı da oğlu da her şeyden bihaber. Bütün kabileler kendisine düşman oldukları için ismini karıştırmışlar; bütün mesele bundan ibaretmiş.

İkinci celsede ise Yusufan aşireti reisi Kamber, Haydaran aşireti reisi, Demanaıı aşireti reisi Cebrail Fındık, Süleyman oğlu Musa, beyaz donuyla hazır. Çökük omuzlarıyla Cebrail oğlu Hasani Deli oğlu Abbas, Seyit oğlu Aslan, Seyid Rıza'nın meşhur hizmetçisi Mırlo, hazır bulunurlar, yalnız bu celsede Seyyid Rıza oğlu Hüseyin ve damadı Memed Ali yok.
İlk olarak Yusuf oğlu Kamber in sorgusu yapıldı. 73 yaşında olduğunu, rençberlikle meşgul olduğunu söyledi evli olmadığını ve mahkûmiyeti de bulunmadığını ilave etti. Bundan sonra sıra Haydaranlı Kamber'e gelmişti. 96 yaşında olduğunu, babasının Ahmet annesinin Fatma olduğunu evli ve üç çocuğunun olduğunu anlattı. Sorgular devanı ediyor. Demenan aşireti reisi Cebrail 95, Kureyşan aşireti reisi Hüsso Seydo'nun 75 yaşında olduğunu anlattı. Sanıklar hepsi yaşlı görünme hevesindeler. O kadar ki Mirza oğlu Ali 75 yaşında olduğunu söyleyince reis ihtar ediyor. Doğruyu söyle diyor."

Sorgu bittikten sonra iddianamenin okunmasına geçiliyor.

28/10/1937 tarihli Ulus Gazetesi'nde:

(...) "Cumhuriyet müdeyi umumisi B. Hatemi Şahanoğlu, bu iddianamesi ile bize Dersim meselesini bütün hususiyetlerini ihtiva eden bir vesika sunmaktadır. Dersim tarihinin içtimai ve adli bakımlardan dikkatle gözden geçirildiğini ispat eden iddianamenin ilk kısımları Mart 1937 hadisesini doğuran sebepleri çok güzel aydınlatmaktadır. Aşağıdaki satırlar ise muhalefetin kimler tarafından ve nasıl hazırlandığının neticeleri belirtilmektedir.
İsyanı hazırlayanlardan bahsederken baş tarafa Alişer'in ismini geçirmek lazımdır. Alişer, Zara'nın Ümraniye nahiyesine bağlı Ağızkir köyünde doğmuş ve şer için yaratılmış bir mahluktur. Büyük harpte Ruslara casusluk etmiş, birçok mahsun hanmanın (ocağını) söndürmüş ve sonunda Rus karargahına firar ederek işgal edilen Türk topraklarında yapmadığı melanet kalmamıştır. Mütarekeden sonra da Alişer, Seyid Rıza'nın himayesine iltica etmiş ve Erzincan, Sivas ve Dersim havalisinde (yöresinde) ika edilen çapulcu akımlardan başrolü ifa eylemiştir. Milli mücadele istiklal ordusu Çerkez Ethem'i tedip ederken ansızın taarruz eden Yunan kuvvetleriyle Birinci İnönü'de hayat memat döğüşüne girdiği sırada Türk tarihinde en buhranlı günlerinde Alişer'i yine Koçgiri isyanının başında Pontosçular'la birleşmiş ve milletin başına umulmadık gaileler çıkarmış görüyoruz. Mudanya mütarekesinden sonra Alişer ve Seyid Rıza artık ayrı ayrı iki şahsiyet olmaktan çıkmış; çapul serkeşlik ve ihanet ruhunu temsil eden bir halita olmuştur.

Yüksek mahkemenin imtaç ettiği İzzettin İlter davasında geçen bu mevzua ait şayanı nefret tafsilatı kerrare (tekrara) lüzum görmem. Ne yazık ki isyanın ve hiyanetin bu ruhu habisi, ayaklandırıldığı son kıyamın ateşleri içinde canının vermiş, bugünkü hesap gününe yetişmemiştir.
Evrakı arasında çıkan iki vesika dosyadadır. Bunlardan biri İngilizlerle Büyük Kürdistan hakkındaki muhaberesine aittir. Diğeri de Büyük Harb'te (1. Dünya Savaşı, RZ) düşman kumandanından Dersim'de ikamet için aldığı vesikadır."
Alişer ile Seyit Rıza işbirliğinin ürünü olan bu ayaklanmanın iddianamesinde de ilginç bilgiler bulunmaktadır.

Kaynakça
Kitap: DERSİM İSYANLARI VE SEYİT RİZA GERÇEĞİ
Yazar: Rıza Zelyut
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: MAHKEMEDEKİ SEYİT RIZA

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Oca 2011, 02:32

Resim
Mahkemede yargılanan Seyit Rıza ve arkadaşları
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Dersim İsyanları ve İngiliz Ajanı Seyit Rıza

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir