Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Seyit Rıza İngiltere'den Yardım İstiyor

Burada Dersim İsyanları ve Seyit Rıza hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Seyit Rıza İngiltere'den Yardım İstiyor

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Oca 2011, 02:12

SEYİT RIZA İNGİLTERE'DEN YARDIM İSTİYOR

75 yaşındaki Seyit Rıza, kendisini neredeyse bir Kürt padişahı gibi görmüş, gücüne güvenerek ayaklanmıştı ama bu kez devlet güçleri baskın çıkıyordu. Çünkü, bu kez Elazığ'dan havalanan uçaklar da çatışmaya katılıyorlar ve en sarp noktaları bile bombalayabiliyorlardı. Bu uçaklar basit olsalar bile harekâtın gözlenmesi açısından da çok yararlı hizmet yapıyorlardı. Seyit rıza iyice sıkıştırılmıştı. Bu nedenle, Baytar Nuri'nin de önerisiyle İngiltere'ye mektup yazarak dış destek aramaya kalkıştı. İngiliz arşivlerinde yer alan bu mektup, Seyit Rıza'nın amacını, isyanının niteliğini göstermesi açısından çok öğreticidir.

İşte o belge şudur:

"Dışişleri Bakanlığı Dersim-Kürdistan 30 Temmuz 1937

Sayın Bakan,
Yıllardan beri, Türk Hükümeti Kürt halkını asimile etmeye çalışmakta ve Kürt dilinin gazete ve yayınlarını yasaklayarak, anadillerini konuşanlara eziyet ederek, Kürdistan'm bereketli topraklarından gidenlerden büyük bir bölümünün telef olduğu Anadolu'nun çorak topraklarına, zorunlu ve sistemli göçler düzenleyerek, bu halka zulmetmektedir.
Son olarak Türk Hükümeti, kendisiyle yapılan bir anlaşma sonucu, bu baskılardan arındırılmış, Dersim bölgesine de girmeye kalkmıştır.
Bu olay karşısında, Kürtler göçün uzak yollarında can vermek yerine, kendilerini korumak için 1930'da Ararat Tepesi'nde, Zilan ve Beyazıt Ovası'nda olduğu gibi, silahlara sarıldılar.
Üç aydan beri ülkemde, tüyler ürpertici bir savaş sürüyor.
Savaş olanaklarının eşitsizliğine ve bombardıman uçaklarının, yangın bombalarının, boğucu gazların kullanılmasına rağmen, ben ve yurttaşlarım, Türk ordusunu başarısızlığa uğrattık.
Direnişimiz karşısında, Türk uçakları kasabaları bombalıyor, yakıyor.
(...) Zindanlar yumuşak başlı Kürt halkıyla dolup taşıyor, aydınlar kurşuna diziliyor, asılıyor ya da Türkiye'nin tecrit edilmiş bölgelerine sürgün ediliyor.
(...) Üç milyon Kürt, benim sesimden Ekselanslarına sesleniyor ve bu hükümetinizin yüksek manevi etkisinden Kürt halkını yararlandırmanızı sizden istirham ediyor.
Sayın Bakan, en derin saygılarımın kabulünü rica ederim.
Dersim Generali Seyit Rıza"

Mektuptan anlaşılmaktadır ki Seyit Rıza, Dersim bölgesini gerçek Kürdistan olarak görmektedir ve burada kendince bir hükümet kurduğunu da açıkça ortaya koymaktadır. Şekli gösteriyor ki, bu mektup Seyit Rıza devletinin (Kürdistan) Dışişleri Bakanlığı tarafından yazmıştır, imzalayan da kendisine "Dersim Generali" unvanını vermiş olan Seyit Rıza'dır.
Mektubun yansıttığı gerçeği doğru okuyalım: Dersim bölge-sinde Kürdistan devletinin kurulmuş olduğu, buraya Türk hükümetinin girme hakkının bulunmadığı iddiaları yer almaktadır. Seyit Rıza, Türk ordusu ile savaş yaptığını da dile getiriyor. Zaten, İngiltere Dışişleri Bakanlığı gizli belgeleri arasında bulunan 22 Mayıs tarihli belgede, "sayılarının 1500'ün üstünde olduğu söylenen Kürt asilerinin Türk kuvvetlerine ciddi kayıplar verdirmeye devam ettiği ve ellerine düşen subayların vücutlarını vahşice parçaladıkları söylenmektedir.".

Bu bilgi ile Seyit Rıza'nın resmi belge niteliğine soktuğu mektubunu birleştirirsek, ortada önemli bir ayaklanma olduğunu ve bunun da Kürt isyanı gibi planlanıp yürütüldüğünü anlarız.
Seyit Rıza İngiliz hükümetine yolladığı mektubun girişinde, temel amacının Kürtçülük ve Kürdistan olduğunu itiraza gerek bırakmayacak tarzda gösteriyor. Ortada bir Kürt devleti kurmak için başlatılan açık bir isyan vardır. Bu isyan da bir ordu biçiminde örgütlenmiş olan milis güçleri tarafından yürütülmüştür.

Yine, bu mektup açıkça göstermektedir ki Seyit Rıza, Alevilik veya Aleviler için hareket etmemiştir. Çünkü mektubunda, bu konuya hiç değinmemektedir, onu Aleviler de Alevilik de hiç ilgilendirmemektedir.
Seyit Rıza'nın bu mektubu İngiltere'ye ulaşmıştır. İkinci Dünya Savaşı'nın ufukta belirdiği böyle bir ortamda, İngiliz hükümeti, Türkiye ile arasını bozacak böyle bir talebe olumlu cevap vermemiştir. İngiltere, İstanbul'daki İngiliz Elçiliği'ne 5 Ekim 1937 tarihili bir yazı göndererek Seyit Rıza'nın destek beklentilerinin kabul edilmediğini bildirmiş ve bunun Türk hükümetine özellikle iletilmesini istemiştir.

Elbette ki Seyit Rıza da yeni bir dünya savaşının ufukta belirdiğini anlamış, Türkiye'nin Hatay sorunu yüzünden Fransa ile takıştığını görünce, bölgede bir devlet kurma hevesi iyice kuvvet-lenmiştir. Yanındaki Alişer, Seyit Rıza'nın genelkurmay başkanı gibi çalışan birisidir. Onun İngiltere, Fransa ve Rusya ile bağlantılarının olduğu bilinmektedir. Bu bağlantıları abartarak Türkiye'yi dize getirebilecekleri düşüncesiyle Seyit Rıza devletle çatışmayı göze almıştır.
Dersim isyanlarını araştıranlar, bu ayaklanmalardaki Kürtçülük öğesini şimdiye kadar görmezden gelmişlerdir. Hâlbuki devlet adına hazırlanan raporlara bu olgu daha önceden girmişti. Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak, Ağrı ayaklanmasının bastırılmasını takip eden günlerde. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaptığı geziler sonucundaki gözlem ve izlenimlerini, bir rapor haline getirmiş Başbakanlığa ve İçişleri Bakanlığı'na iletmişti.

Eylül 1930 tarihli o raporda şunlar belirtiliyordu.

"
1- Erzincan ilindeki incelemelerim sırasında ekonomiyi önemli surette zarara sokan ve il dahilindeki asayişsizliğin en önemli amirlerinden olan Aşkirik, Gürük, Dağbey, Hariki köylerinin tedip ve tenkilinin zorunluluk olduğunu gördüm.

2- Genel müfettişlik bölgesi dışında kalan bu köyler, il jandarma kuvvetlerinin yetersizliği nedeniyle, ciddi bir tedibe uğramadan yaptıkları şekavetle memleketin Türk halkı üze-rinde büyük ölçüde olumsuz etki yapmakta ve çevre Kürt köy-lerini isyana teşvik etmektedirler. Bu bakımdan vilayet bu köylerin vergi ve asker vermelerini, silahlarını teslim etmeleri tebliğ ederek olumsuz bir sonuç alındığı takdirde bu bölgede çok şımarık bir durum almış olduğundan bütün Kürt köylerine bir etki yapmak ve devlet nüfusunu hâkim kılmak için Erzincan'a nakledilecek bir hava kıtasıyla bu köyleri tahrip etmenin uygun olacağı düşüncesindeyim.

3- Erzincan merkez ilçesinde 10 bin Kürt vardır. Bunlar Alevilik ten faydalanarak mevcut Türk köylerini Kürtleştirme-ye ve Kürt dilini yaymaya çalışmaktadırlar. Birkaç sene sonra Kürtlüğün bütün Erzincan'ı istila edeceğinden endişe edilebilir. Örfen Türk fakat Alevi olan birçok Türk köyleri, Aleviliğin Kürtlüğü ifade ettiği zihniyetiyle ana lisanlarını terk ederek Kürtçe konuşmaktadırlar. Bu işe ön ayak olan her şakavete (çeteciliğe) yataklık eden Rumsaray, Mitini, Şıncığı, Kürtkendi, Kelarik köylerinin esaslı bir şekilde kayda tabi tutularak bunIardan gerekenlerinin Trakya'ya nakli ve bu bölgedeki bazı reislerin il merkezlerine polis nezareti altında ikamete zorunlu tutularak emniyete alınmaları gerekmektedir. Türk olan Alevi köylerini Türkçe konuşmaya ve Türk dilini bütün bölgeye yayılması için esaslı tedbirler almaya ihtiyaç vardır.

4- İI bölgesinde bazı memurların Kürt ırkına mensup olduğu bilinmektedir. Örneğin Erzincan sorgu hâkimi Pülümür'lü Şevki Efendinin Kürtleri himaye ettiği ve geceleri Kürtleri evinde topladığı gerçekleşmiştir. Bu adamın her ne şekilde olursa il bölgesi dışına nakline ve bütün memurlar hakkında aynı işlemin uygulanmasına gerek vardır.

5- Arz ettiğim bu sorunun en önemlisi, birinci madde adı geçen köylerin kesin bir şekilde tedibi ve irken Kürt olduğu bilinen memurların bir an önce yerinde alınması, gerekli tertibatın alınmasını arz ve teklif ederim."

Kaynakça
Kitap: DERSİM İSYANLARI VE SEYİT RİZA GERÇEĞİ
Yazar: Rıza Zelyut
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Dersim İsyanları ve İngiliz Ajanı Seyit Rıza

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir