Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

1991-1993: Türk Ordusu ABD ile Cephe Cepheye Geliyor

Burada Eşref Bitlis Suikastı hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

1991-1993: Türk Ordusu ABD ile Cephe Cepheye Geliyor

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Kas 2010, 17:25

1991-1993: Türk Ordusu ABD ile Cephe Cepheye Geliyor

1990'da Sovyetler Birliği 1960'ların eşiğinde başlayan kapitalizme geri dönüş sürecinin sonunda dağıldı ve ABD emperyalizmi, dünyanın tek efendisi olma hedefiyle 1991 yılı başında Körfeze saldırdı ; Bağdat'ı işgale yönelmedi, fakat Irak'ı parçaladı. Önce Irak'ın kuzeyinde bir Kürt isyanı kışkırttı. Irak hükümetinin ülke bütünlüğünü sağlamak için müdahalesi üzerine, ABD Irak Ordusu'nun 36. enlemin kuzeyine geçmesini önledi ; Çekiç Güç'ü getirip Türkiye'nin güneydoğusuna yerleştirdi ve Irak'ın kuzeyinde Kukla Kürt Devletini fiilen kurdu. Böylece Körfez Savaşının esas amacının Kuveyt'i kurtarmak değil, Irak'ı parçalamak ve Irak'ın kuzeyinde ikinci bir İsrail kurmak olduğu ortaya çıktı. ABD'nin 1991 yılında Irak'ı parçalaması, yalnız dünya tarihi ve bölge tarihi açısından değil, özel olarak Türkiye'deki Gladyo'nun tarihi açısından da bir dönüm noktası, bir kopuş, yeni bir sürecin başıdır.

Türk Ordusu, ABD'nin Irak'ı bölmesiyle başlayan bu süreçte Türkiye'nin Kuzey Irak üzerinden bölünmesi tehdidiyle yüz yüze geldi ve cephesini ABD'ye dönmeye başladı. İlk önemli olay, Genelkurmay Başkanı Org. Necip Torumtay'ın Cumhurbaşkanı Özal'dan gelen kuzeyden Irak'a girme emrini uygulamamak için istifa etmesidir. Özal, Özel Harp Dairesi eski Başkanlarından Org. Kemal Yamak'ı başdanışman yapmış ve Ordu'da Amerikan yandaşlığıyla ünlü bu Gladyo komutanıyla Çankaya'da özel bir "savaş odası" hazırlatarak Irak'a kuzeyden kara harekâtı planı bile yaptırmıştı.

Özal'ın önderliğindeki Gladyo. oldubittilerle ve tertiplerle neredeyse Türk Ordusun a karşı bir operasyona kalkışıyordu. Ordu, bu girişimi boşa çıkardı. Zonguldak'ta başlayan Madenci Yürüyüşü ve 4 Ocak 1991 genel grevi, Özal'ın savaşına karşı milyonları ayağa kaldırdı. İşçiler ve halk "Irak'la değil, Özal'la savaş" sloganlarıyla yürüdüler. Gladyo'nun tertibi, Emekçi Hareketi-Ordu ittifakıyla bozulmuş oldu. 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinden sonra yeni bir dönem başlıyor, 1991 yılıyla birlikte ABD'nin dayatmasına karşı Türk Ordusu ve halk hareket i Özal'ın savaşına karşı aynı cephede buluşuyordu. Bu olay, yeni dönemin çok önemli bir işaretiydi.

Türk Ordusunu n başlıca tehdidin Kuzey Irak'taki ABD varlığından geldiğini saptaması, Özel Harp Dairesinin işlevinin ne olduğu sorununu da gündeme getirdi. ABD denetiminde bir örgütlenme, artık Sovyet tehdidiyle haklı gösterilemiyordu. Çünkü tehdidin odağı değişmişti. Tam tersine ABD güdümündeki her örgüt, Türkiye'nin dış hatlar yanında iç hatlardan da kuşatılmasına ve içerden vurulmasına hizmet ediyordu. Geçmişteki kontrgerilla eleştirileri de, Ordu'da rahatsızlık yaratmıştı. Bu rahatsızlığın özellikle 1991 yılında daha kuvvetle duyulması doğaldı. Nitekim yeni Genelkurmay Başkanı Org. Doğan Güreş, Özel Harp Dairesini yeniden örgütleme ve ismini de Özel Kuvvetler Komutanlığı olarak değiştirme çözümünü uyguladı. Özel Kuvvetler Komutanlığının bölücü terörü hedef alması ve Kuzey Irak'la ilgilenen bir faaliyet içine girmesi. ABD denetiminden kurtulma sürecinin de başlangıcıydı. Bölücülüğe karşı milli amacın öne çıkarılmasıyla birlikte tugay düzeyindeki birlik tümen düzeyine çıkartıldı. ÖKK. Türk Ordusunun Kuzey Irak cephesindeki gücü olarak ABD ile karşı karşıya geldi ve ABD tehdidine karşı uyanışın Ordu'daki öncüsü oldu. ABD'nin ÖKK'ye karşı duyduğu rahatsızlık en sonunda Çuval Olayında görüldüğü gibi düşmanca eylemlere kadar vardı.

ABD ile Türk Ordusu arasındaki cepheleşmede en önemli olay, kuşkusuz Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis'in uçağının düşürülmesidir. 17 Şubat 1993 günü CIA tarihinin en önemli suikastı, Türk Ordusu'nun Jandarma Genel Komutanını hedef almıştı.

Org. Eşref Bitlis'in bir yıl sonra Genelkurmay Başkanı olacağı belirtiliyordu. Bu suikastın CIA işbirliğiyle Çiller Özel Örgütü tarafından işlendiğini Ağustos 1996'da bir General Aydınlık a açıkladı. Bu açıklamanın yalanlanmayacağı güvencesi verilmişti ve yalanlanmadı. Açıklamanın 1996 Eylül'ünde Türk Ordusu'nun Kuzey Irak'ta Saddam Hüseyin ve Barzani ile birlikte CIA peşmergelerine karşı uyguladıkları operasyondan 15 gün kadar önce yapılması dikkat çekiyordu. Org. Eşref Bitlis ABD tertibiyle şehit edilmişti.

Çünkü ABD'nin Kuzey Irak'taki kukla devlet i pekiştirme planlarını bozan bir milli planı hayata geçirmekteydi. Aslında Türk Ordusu ile ABD arasında Kuzey Irak'ta oluşan cepheleşme artık şiddet eylemler i ve ön çarpışmalarla devam ediyordu.

2 Temmuz 1993 günü Sivas'ta Madımak Otel i yakılarak 37 aydınımız ve yurttaşımız şehit edildi. Üç gün sonra bu kez PKK eylemiyle Erzincan Kemaliye ilçesi Başbağlar köyünde 34 Sünni yurttaşımız şehit edildi. Kimler rol alırsa alsın, her iki eylem de, ABD'nin Irak'ı bölme harekâtıyla bağlantılı Gladyo tertipleriydi. Türkiye'deki rejimin Irak'ın bölünmesiyle uyumlu hale getirilmesi şarttı. Kemalist Devrim'in tasfiye edilerek ABD güdümlü "Ilımlı İslam" iktidarının kurulması, mezhep kavgalarından geçiyordu. 1994 yılı Ağustos ayında Org. İsmail Hakkı Karadayı, Genel kurmay Başkanı oldu.

Türk Ordusu, 1995 yılı Mart ayında Kuzey Irak'a yaptığı Çelik Harekâtıyla Eşref Bitlis Planını uygulamadaki kararlılığını göster di. Eşref Bitlis Komutan öldürülmüştü; ancak planı yaşıyordu. 1995 Mart'ında Türk Ordusu, Kuzey Irak'a girdi. Türk birlikleri, Çelik Harekâtıyla ABD'nin egemenlik alanına müdahale etmişti. Çünkü o bölge ABD ordusunun işgali altındaydı. Böylece TSK'nın ABD'ye askeri harekâtla fiili direnme dönemi başladı. ABD'nin Foreign AJfairs, Foreign Reports, Mediterranean Quarterly ve Joint Forces Quarterly gibi resmi ve yarı resmi organları, bu tarihten sonra, "Türk komutanlar hizadan çıktı", "Türk Ordusu ABD ile Türkiye ilişkilerini bozuyor" gibi görüşlere sık sık yer verdiler. ABD medyasında Türk Ordusu'na karşı gittikçe şiddetlenen bir psikolojik savaş yürütüldü. Dahası "Türkiye parçalanacak" türünden fetvalar veya "ya büyüyeceksiniz, ya küçüleceksiniz" türünde tehdit ve dayatmalar gündemin başköşesine oturdu. ABD'nin Çelik Harekâtına karşı tavrı psikolojik savaşla sınırlı kalmadı. Harekâtın hemen öncesinde 12 Mart 1995 gecesi İstanbul'da Gazi Mahallesi tertibi düzenlendi. Alevi yurttaşlarımızın yoğun olduğu mahallenin cemevi ve kahveleri silahla tarandı. Arkasından Gazi Mahallesinde polis ile bazı başıbozuk"sol" maskeli örgütler arasında Batı televizyonlarında "iç savaş görüntüleri" başlıklarıyla yansıtılan çatışmalar oldu. 22 yurttaş hayatını kaybetti. Halk, büyük acılar yaşadı. Türk askerinin Kuzey Irak'ta ABD sınırını geçmesi öncesinde başlayan bu olaylar, tipik bir Gladyo tertibiydi. Abd,Türk Ordusuna "sınırı geçmeyin" uyarısı yapıyordu.

Hatta bu uyarı ve tehditler kamuoyu önünde açık mesajlarla göstere göstere uygulandı. Gazi Olayları öncesinde CIA'nın Moskova İstasyon Şefi, CNN televizyonundan Türkiye'nin "karışacağını" bütün dünyaya ilan etti: "Önümüzdeki dönemde dünyanın en çok karışacak ülkesi Türkiye'dir. (... ) Şu anda Türkiye, gizli servislerin gündeminde ilk sıraya yerleşmiştir." O sırada ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Richard Holbrooke ise, terör eyleminin Kuzey Irak sınırındaki yığınağa dur demek için tertiplendiğini Gazi Olayından birkaç gün önce açıkça belimi : "Kuzey Irak sınırına asker yığıyorsunuz. Önümüzdeki günlerde terör olaylarının artma ihtimal i var. Oraya yapacağınız bir harekât ta dikkatli olmanızı tavsiye ederim."

ABD güdümlü Gladyo, Gazi Olaylarının altına imzasını atmıştı. İmza bilinmeliydi ki, tehdit adresine gitsin. Gazi Tertibi bir ilkti. Bazı yorumcular, Gladyo'nun bu olayda "Ordu'nun yerine polis ordusunu koyabilirmiyiz" denemesinde bulunduğunu belirtiyorlar.

Türkiye'deki operasyon merkezini polisin içine kaydıran Gladyo'nun bu tür iç çatışma tertipleri, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin berraklaşma sürecini hızlandırdı.

Yalnız Kuzey Irak ve Kıbrıs hattında bir dış cephe yok, aynı zamanda bir iç cephe vardı. O iç cephenin unsurları, irtica ve bölücü terör olarak yıllardan beri saptanmıştı. Ancak bu iç çatışma etkenlerini yönlendiren devlet içinde yuvalanmış merkez de yeniden biçimleniyordu. 1973'ten beri İçişleri Bakanlığı içinde örgütlenen "İslamcı Cunta" artık Fethullahçı kimliğiyle boy gösteriyordu. Fetlıullahçı Gladyo'nun ilk büyük tertibi, 1995 Gazi Olayları'dır. Hırant Dink suikastına uzanan tertipler zincirinin ilk halkası ordadır. Türk Silahlı Kuvvetleri, 1995 Mart ayında Çelik Harekâtıyla Kuzey Irak'a girerek başlattığı direnmeyi, 1996 Eylül'ünde doruğa yükseltti. Çelik Harekâtında 1,5 ayda 500 PKK'l ı etkisiz hale getirilmişti.

ABD Ordusu, özellikle Çekiç Güç, Irak'ın kuzeyinde 7 bin 500 "CIA peşmergesi"nden oluşan bir askeri güç örgütlemişti. Bu güç, o sırada basında "CIA ajanları" diye tanımlandı. Oysa CIA peşmergeleri, istihbarat ajanı değil, askeri bir güçtü. Bu kuvvet, Barzani üzerindeki denetimin askeri güvencesiydi. Barzani'nin Saddam Hüseyin yönetimiyle işbirliğine yönelmesine karşı ABD'nin elindeki askeri baskı olanağını temsil ediyordu.

Org. Eşref Bitlis, bir Gladyo tertibiyle şehit edilmişti ; ancak 3,5 yıl sonra 1996 Eylülünde Kuzey Irak'ta Eşref Bitlis Planı uygulandı. Barzani, Türk Genelkurmayı'nın yönlendirmesi ve desteğiyle Saddam Hüseyin Hükümeti'yle işbirliğine girdi. CIA peşmergeleri askeri harekâtla dağıtıldı, 200'e yakın ölü bırakan CIA peşmergeleri, ABD tarafından Türkiye üzerinden Guam Adası'na taşındı. ABD kaynakları, Türk Ordusu-Barzani-Saddam Hüseyin işbirliğiyle ger çekleşen bu askeri harekâtın sonucunu, "ABD'nin Vietnam'dan sonraki en büyük yenilgisi" olarak değerlendirdiler.

Bu harekâttan 20 gün kadar önce, 1996 yılı Ağustos ayı ortalarında bir Tuğgeneral, iki albayın önünde Aydınlık dergisine, Eşref Bitlis'in uçağını ABD'ye bağlı Çiller Özel Örgütü'ndeki Gladyo görevlilerinin düşürdüğünü açıkladı. Bu haberin yayınlanması halinde, askeri makamlarca yalanlanmayacağı güvencesi de verildi. Aydınlık, 25 Ağustos 1996 günkü sayısında haber i yayımladı. İşçi Partisi, bu gerçeği basın toplantıları ve televizyonlarda defalarca açıkladı. Bu açıklamalar yalanlanmadı. Bu bilginin Org. Bitlis'in katledilmesinden üç yıl sonra açıklanmasını önce yorumlayamadık. Ancak Kuzey Irak'ta CIA peşmergelerine yapılan askeri harekâttan sonra bilgilendirmeyi, planlanan harekât kapsamında değerlendirdik. Türk Ordusu, Eşref Bitlis Planını uygularken, ABD'ye yaptığı suikastı hatırlatıyordu. Bu da bir psikolojik harekâttı. Türk Ordusu, Kuzey Irak'taki 1985 Çelik Harekâtı'nı Başbakan Tansu Çillere haber vermeden gerçekleştirdi. ABD vatandaşı Çillerin ABD'ye örgütsel bağlılığı İşçi Partisi tarafından açıklanmıştı ve TSK tarafından biliniyordu. Çillerin ABD'den aldığı talimatla İran'a karşı hava harekâtı girişimleri bu bilgiler kapsamında gülümsemeyle karşılanmıştı.
Gazi Olaylarında ilk büyük tertibini uygulayan Fethullahçı Gladyo, Çillerin koruması altındaydı.

Kaynakça
Kitap: Gladyo ve Ergenekon
Yazar: Doğu Perinçek
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Eşref Bitlis Suikastı

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir