Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

EŞREF BİTLİS SUİKASTI

Burada Eşref Bitlis Suikastı hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

EŞREF BİTLİS SUİKASTI

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 01:22

EŞREF BİTLİS SUİKASTI

İşçi Partisi, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis'in ölümünün suikast sonucu olduğunu, ilk kez 17 Eylül 1993 tarihinde açıkladı. Bitlis'in ölümünden sonra 7 ay süren bir araştırmanın sonuçlan, Aydınlık'ta yer alan bir dizi yayınla kamuoyunun bilgisine sunuldu.

GENELKURMAYIN ÜSTÜNÜ ÖRTTÜĞÜ KORKUNÇ GERÇEK: BİTLİS'İN UÇAĞI BUZLANMA NEDENİYLE DÜŞMEDİ
(Aydınlık, 18 Eylül 1993, Sayı 141)


KAZA DEĞİL SUİKAST

Jandarma eski Genel Komutanı Eşref Bitlis'in uçağının buzlanma yüzünden düştüğü iddiasının düzmece olduğu belirtildi. Orgeneral Bitlis'in, 17 Şubat 1993 günü Ankara'dan Diyarbakır'a gitmek üzere bindiği uçak 3 dakika sonra düşmüştü. Uçağın düşmesi sonucu, Bitlis'in yanı sıra Piyade Albay Fahir Işık, Pilot Binbaşı Yaşar Erian, Pilot Yüzbaşı Tuğrul Sezginler, Başçavuş Emin Öner ve PTT güvenlik görevlisi Ruhi Salay da ölmüştü.
Genelkurmay Başkanlığı, uçağın, yapılan araştırmalar sonucu ani buzlanmadan dolayı düştüğünün saptandığını, kesinlikle sabotaj olmadığını açıkladı.

Meteoroloji Raporu

Oysa Etimesgut Askeri Havaalanı meteoroloji kayıtlarına göre 17 Şubat gününe ait durum raporuna göre buzlanma söz konusu değil.
Ankara Meteoroloji Müdürlüğü Etimesgut Meydan İstasyon Müdürlüğünün raporuna göre saat 9.00'da lokal hava durumu şöyle: "Sakin rüzgârlı, 1 500 metre görüş, hava karlı, havada alçak bulutlar hâkim. En alçak bulut tavanı 800 feet, en yüksek bulut tavanı 8 000 feet. Hava tamamen kapalı. Sıcaklık: -4 C, basınç: 1018 milibar." Yıllardır havaalanlarında çalışan bir meteoroloji uzmanı, Aydınlık'a hava durumunu şöyle değerlendirdi: "Bu şartlar altında yalnızca eğitim uçuşu yapan uçaklara izin verilmez. Diğer uçaklar için sorun olmaz. B 200 tipi bir uçak ise daha zor şartlar altında da inip kalkabilir."

Türkiye saatlerine göre saat 9.00, günlük meteorolojik ölçümler için başlama saati. Dünya saatlerine göre 7.00'ye denk düşüyor. Gün ilerledikçe hava yumuşuyor. Bitlis'in uçağının düştüğü saat ise, 12.24.
Diğer yandan Esenboğa Meteoroloji Müdürlüğü'nün Jandarma Genel Komutanlığı Adli Müşavirliği kayıtlarında bulunan günlük hava raporunda da buzlanmanın olmayacağı saptanıyor. Genel Komutanlık, ulusal hava meydanı olduğu için Esenboğa Havameydanı Meteoroloji Müdürlüğünü temel aldı.

"Buzlanma Denince Güldük"

Silahlı Kuvvetler'e uçağı satan firmanın bir temsilcisi ise, "Uçaklarımız sağlamdır" diyor ve şunları söylüyor: "Genelkurmay bir açıklama yaptı. 'Buzlanma' dedi. Aksini söylememiz doğru olmaz. Ama bu tür kazalarda geride kalan olmaz ki! Mecburen, yapılan açıklamaya razı olacaksınız."

İstanbul'da görevli uçak mühendisi bir binbaşı ise, Aydınlık'a şu değerlendirmeyi yaptı:

"Hareket halindeki veya çalışır durumdaki bir uçak, buz çözücü ısıtıcıları çalışmasa bile eksi 60 derecede en az 29 dakika arıza yaratmadan uçabilir.
"Eski tip uçaklarda bile bu sistem var. Kaldı ki eski tip uçakların tamamı modernize edildi. 5-10 dakika gibi kısa bir sürede, en kötü hava koşullarında bile uçağın buzlanıp düşmesi mümkün değil. Bunun fizik ilminde bile bir tarifi yok.".

Bitlis'in İmzası Nerede?

Mühendis binbaşı şöyle devam ediyor: "Eşref Bitlis'in uçağının buzlanmadan ötürü düşmesi hiçbir koşulda mümkün değildir. Biz 'buzlanmadan düştü' dendiğinde güldük. Her arıza, arıza defterine yazılır. Bu durumda uçması ancak Eşref Bitlis'in imza vermesiyle mümkün olurdu. Ancak, uçağın düşme tehlikesi varsa, alandaki teknik görevliler hiçbir şekilde uçağın havalanmasına izin vermezler. Çünkü onlar sorumlu olurlar. Nitekim, alandaki sorumluların ifadesi alındı ancak bir işlem yapılmadı.".

Soruşturma sonucu açığa alınan personel suçsuz bulunarak hepsi görevlerine iade edildi. Yalnızca bir kısmının görev yerleri değiştirildi.

Kaynakça
Kitap: Çiller Özel Örgütü
Yazar: DOĞU PERİNÇEK
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: EŞREF BİTLİS SUİKASTI

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 01:22

SUİKASTIN ÖRTÜSÜ
(Doğu Perinçek, Başyazı, Aydınlık, 24 Eylül 1993, Sayı 147)


Eşref Bitlis'in uçağı sabotajla düşürüldü. Jandarma Genel Komutanı uçak kazasında değil, suikastla öldürüldü.
Bütün bulgular bu belirlemeyi doğruluyor. Aydınlık, aylardır yürüttüğü araştırmanın sonuçlarını kamuoyuna açıklıyor.
Ne var ki, bu konuya ilgi sıfırdır. Evet sıfır! Cumhuriyet gazetesinde Genelkurmay'ın alelacele verdiği raporun yayımlanması dışında, basında konuya değinen tek bir satır bile çıkmadı.
Aslında bu ilgisizlik, alabildiğine anlam yüklü. Herkes, bu olayın arkasında "ortak namusa" dokunan büyük gerçekler olduğunun farkındadır. Büyük sermaye basını konuya el sürmemek gerektiğini biliyor. Sinir merkezlerinde bulunanlar doğrudan uyarılmıştır. Diğerleri ise susmanın faziletini meslek deneyimleri ve sezgilerinin yardımıyla görüyorlar. Devlet büyüklerimiz, Eşref Bitlis'in parçalanan bedeninin üzerine bir suskunluk örtüsü örtmüşlerdir. Burada bir hikmet var! Belli ki, büyük bir ulusal çıkar var! Böyle durumlarda gerçeği ulus adına belirleme yetkisi, devletindir. Bu olayda ise yetki, devletin zor tekelini temsil eden Genelkurmay'ındır.

Olaya daha somut ve yakından bakalım. Ordu; Ekim, Kasım ve Aralık aylarının gündemini belirledi. Yerel seçimleri, halkın sindirildiği bir ortamda yapmak için bir plan hazırladı. Yöntem ise geçmişteki harekâtlarla karşılaştırılamayacak yaygınlıkta şiddet uygulamaktır. Göze alınan ölü sayıları, Genelkurmay'ın kırım ölçülerinde hesap yaptığını gösterir.

Hâkim sınıflar, 1990 baharında deneyip de başaramadıkları "milli mutabakatı" gerçekleştirdiler. O zaman bölünmüş olan hâkim sınıf partileri, Kürde mermi politikasında birleştiler. Bakmayın hepsinin tekerleme halinde "askeri yöntemle çözülmez" laflarına. Bu klişe yalnızca, inanılmayan bir duanın dile takılması gibi. Hepsi, devlet terörünün bir sonuç almasına bel bağlamış bulunuyor. O zaman ordunun yasadışı inisiyatifini gemleyebilecek her gerçekten kaçınmak görev oluyor. Eşref Bitlis suikastının ortaya çıkması, dizginsiz terörün başına yeni işler açacaktır.

Böylece Jandarma Genel Komutanı'nın öldürülmesi, bugün kendi boyutlarını aşan bir anlam kazanmış bulunuyor.
Kahramanmaraş-Kars yayı üzerinde Türk-Kürt boğazlaşması mı istiyorsunuz?
Evet deniyorsa, Bitlis suikastının üzerindeki örtü daha da kalınlaştırılmalıdır.

Türkiye giderek yeni bir Yugoslavya mı olmalıdır?
Evetse, örtün, üstüne örtün koyu karanlıkları.
Eşref Bitlis suikastını aydınlatmak, Kavimler Kapısı'nda bir kardeşlik, bir barış sorunu haline gelmiştir.
Böyle yazınca, basın devlet görevini daha katı uygulayacak, onu da biliyoruz.
Bu yazıyı emir-komuta zinciri altında olmayanlara yazıyoruz.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: EŞREF BİTLİS SUİKASTI

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 01:23

ERBAKAN: "EŞREF BİTLİS'İN UÇAĞINI ÇEKİÇ GÜÇ DÜŞÜRDÜ"
(Aydınlık, 27 Aralık 1993, Sayı 241)


RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan, İl Başkanları toplantısı için bulunduğu Mersin'de partisinin her geçen gün güçlendiğini, Türkiye'nin tek güçlü partisi konumuna geldiğini savundu.
Erbakan, Türkiye'nin çok kötü bir dönemden geçtiğini, ABD'nin bunda büyük payı olduğunu, ülke topraklarının bölünmesine çalışıldığını belirterek, "Çekiç Güç, Türkiye'nin tepesinde ne arıyor. Çekiç Güç bir işgal kuvvetidir. Türkiye'nin bölünmesi için bu güç getirilmiştir. Türkiye'nin güneyinde bir Hıristiyan Kürdistan kurmaya çalışıyor. Bu gücün bir tek adı vardır. O da ikinci Sevr kuvvetidir. ABD, 70 yıl önce birinci Sevr'i tatbik etmeye çalıştı. Şimdi ikincisini. Bütün Ortadoğu'yu birbirine düşürecek, kontrolü eline alacak" dedi.

Erbakan, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis'in uçağının Çekiç Güç tarafından düşürüldüğünün MİT tarafından açıklandığını söyleyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Taklitçi partiler de bu Çekiç Güç'e selam duruyorlar. Bu Çekiç Güç, Bitlis Paşa'nın uçağını düşürdü. Generalleri ustaca öldürüyor. Bunlara selam duruluyor. Neden? ABD'nin emrinden çıkamazlar ki" dedi.
Erbakan, Çekiç Güç için halk oylaması yapma teklifinde bulundu. "Millet Çekiç Güç'ü istemiyor. TBMM'den kararlar hileli seçim kanunu sonunda basit aritmetik oyunlarla çıkartılmaya çalışılıyor" dedi.

ORG. EŞREF BİTLİS'İN SABOTAJLA KATLEDİLDİĞİ BİLİRKİŞİ RAPORUYLA BELGELENDİ
(Doğu Perinçek, Basın Toplantısı, 25 Kasım 1996)


İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, 25 Kasım 1996 günü Parti Genel Merkezi'nde yaptığı basın toplantısında, Jandarma Genel Komutanı Org. Bitlis'in uçağının düşmesine ilişkin İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi öğretim üyelerinin Bilirkişi Raporu'nu açıkladı ve Raporun fotokopisini basına dağıttı. Perinçek şu değerlendirmelerde bulundu.

Bilirkişi Raporu, İşçi Partisi'nin Üç Yıldır Açıkladığı Bilgileri Aynen Doğruluyor

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis'in sabotajla katledildiği, İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan heyetin hazırladığı Bilirkişi Raporu'yla aydınlığa kavuştu. Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bilirkişi tayin edilen Prof. Dr. Nuri Yüksel, Prof. Dr. Oğuz Borat ve Doç. Dr. Zahit Mecitoğlu'nun hazırladığı bilirkişi raporu mahkeme dosyasına konmuştur.
Rapor, zamanın Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş tarafından yapılan açıklamaları bir bir çürütmektedir. Uzman öğretim üyelerinin hazırladığı rapor, İşçi Partisi Aydınlıkın üç yıldır, 17 Eylül 1993'ten bu yana, olayın kaza değil suikast olduğunu belirten kanıtlarını aynen tekrarlamaktadır.

Ekleriyle birlikte 10 sayfa olan Bilirkişi Raporu'nda, uçağın düşmesine ilişkin bütün bulgular bir araya getiriliyor, Genelkurmay tarafından hazırlanan teknik raporlar değerlendiriliyor ve şu sonuç belirtiliyor:

1. Uçak motorlardaki buzlanma sonucu düşmemiştir.
2. Pilotlar kusurlu değildir.
3. Motorda ve uçakta yapım hatası yoktur.
4. Sabotaj ihtimali ciddidir, bu yönde kanıtlar bulunmasına karşın araştırılmamıştır.

Jandarma Genel Komutam Eşref Bitlis'in uçağı 17 Şubat 1993'te havalandıktan kısa bir süre sonra düşmüş, Orgeneral Bitlis, emir subayı Albay Fahir Işık, pilotlar; Kurmay Binbaşı Yaşar Erian, Kurmay Yüzbaşı Tuğrul Sezginler ve teknisyen Astsubay Başçavuş Emin Öner ölmüşlerdi. Uçağın düştüğü Yenimahalle PTT İşleme Merkezi'ndeki görevli Ruhi Salay da patlama sonucu hayatını yitirmişti.

Orgeneral Bitlis'in uçağının düşmesinden sonra, İşçi Partisi konunun takipçisi oldu. Jandarma Genel Komutanı'nın Çekiç Güç'e karşı olduğu için katledildiği konusunda kamuoyunu bilgilendirdik. Olayı uzmanlarla birlikte çalışarak bütün boyutlarıyla aydınlattık. Bugün Bilirkişi Raporu nda yazılan her şeyi, altını çiziyorum, her şeyi, üç yıldan beri bütün teknik ayrıntısıyla saptadık ve açıkladık.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: EŞREF BİTLİS SUİKASTI

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 01:24

Doğan Güreş'in Ağır Sorumluluğu

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis'in uçağı düştüğünde dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş, aceleyle "Sabotaj değil kaza" açıklamasını yapmıştı. Olay daha araştırılmadan, hemen ertesi gün uçağın "ani buzlanma" sonucu düştüğü açıklaması yapılmış, pilotlar sorumlu tutulmuştu. Bu doğrultuda raporlar hazırlatılmış, Kara Kuvveden Askeri Savcılığı ciddi bir soruşturma yapmadan "takipsizlik karan" vermişti. Takipsizlik kararına ve "ani buzlanma ve pilotaj hatası sonucu düştü" açıklamalarına dayanak olan raporları hazırlayanlar, bilirkişi özelliklerine sahip olmayan emir komuta altındaki subaylardı. Bu sahte raporların hazırlanmasından Doğan Güreş sorumludur. Bilindiği gibi o dönemde Çiller ve Doğan Güreş, ABD yanresmi yayın organlarına yansıyacak ölçülerde sıkı ilişki içindeydiler. Güreş, Çiller için, 'Tak diye emrediyor, şak diye yapıyorum" diyordu. Güreş'in bugün de şeriatçılarla hükümet ortaklığından yana olması, bu suç ortaklığı nedeniyledir.

Yetkili General: Sabotajcılar Çiller Özel Örgütü'nde

Eşref Bitlis'i sabotaj düzenleyerek kimler katletti? Bu soru çok önemlidir ve bugün Susurluk olayıyla artık üstü örtülemez hale gelen Çiller Özel Örgütü ile bağlantılıdır.
Aydınlık dergisinin görüşme yaptığı, halen önemli bir görevde bulunan bir general de Bitlis'in uçağının kaza değil, sabotaj sonucu düştüğünü açıklamıştı.

Dahası aynı general, askeri birlikteki makamında, iki albayın önünde, kendisine yöneltilen soru üzerine, sabotajı düzenleyenlerin adresini de vermişti:

"Bitlis suikastinde rol alan subaylar Özel Harp Dairesi'nden. Eşref Paşa'nın ölümünde rol oynayan Özel Harpçi subaylar şimdi Çiller'le beraber. Ölümü ABD'nin işi. O zamanki Genelkurmay yaptı, şimdi susuyor." (Aydınlık, sayı 479,25 Ağustos 1996.)

CIA, Çiller Özel Örgütü'nü Kirli İşlerde Kullanıyor

Bilindiği gibi, zamanın Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis, Çekiç Güç'ün marifetleri konusunda defalarca rapor hazırlamıştı. Bitlis, bu raporlarında, Irak hükümeti ile Irak Kürt örgütleri arasında bir anlaşma sağlanması ve Çekiç Güç'ün bölgeden uzaklaştırılması gerektiğini saptıyordu. Irak'ta Saddam Hüseyin hükümeti ile Barzani'nin ittifakı sonucu ABD varlığının ağır darbe yemesi, Türkiye'nin de Org. Bitlis'in görüşleri yönünde bir tavır almasıyla gerçekleşti. Ama Bitlis'in dediklerine üç yıl sonra gelindi ve bu arada ABD, Bitlis'i sabotajla katlettirdi.

Sabotajın ihalesi, Çiller çevresindeki CIA ile ilişkili Özel Harpçi subaylara verildi. İşçi Partisi olarak, Binbaşı Cem Ersever'in bu sabotajda özel bir rol oynadığını saptamış ve kamuoyuna açıklamıştık. Cem Ersever, çok şey bildiği için, Abdullah Çatlı ekibi tarafından Başbakanlık Poligonu'nda işkenceyle sorgulanıp öldürülmüştü.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: EŞREF BİTLİS SUİKASTI

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 01:25

Türkiye'ye İşçi Partisi Sahip Çıkıyor

Jandarma Genel Komutanı bir CIA tertibiyle katlediliyor. Zamanın Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş, bu sabotajın üzerini örterek suça ortak oluyor. İşçi Partisi ise, olayı araştırarak, Eşref Bitlis'in katillerinin izini sürüyor.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez olan bir olaydır bu: Kuvvet komutanına suikast, o zamanki Genelkurmay Başkanı tarafından perdelenmiştir. Çünkü Doğan Güreş, ABD dayatmasına teslim olarak, "Türkiye'nin kriz bölgelerine müdahale gücü olmasını" benimsemişti. Dahası, bu yönde uygulamalara girişmişti. Bu politika, ancak Eşref Bitlis engeli temizlenerek yürütülebilirdi ve öyle yapıldı.
Eşref Bitlis suikastının üzerine yürümek, yalnız bir komutana karşı işlenen bir suçu ortaya çıkarmanın çok ötesinde, Türkiye için bir güvenlik ve bağımsızlık sorunudur. İşçi Partisi, işte bağımsızlığa sahip çıktığı için bu olayı aydınlatmıştır.

Doğan Güreş'in Dokunulmazlığı Kaldırılmalı

Şimdi sanıklara bir yenisi daha eklenmektedir. Çiller, Ağar ve Sedat Bucak'tan sonra, Meclis'teki sanıklar arasında, DYP Kilis Milletvekili Doğan Güreş'in de özel bir yeri vardır.
Güreş'in dokunulmazlığı kaldırılmalı ve suikast aydınlatılmalıdır. Sorumlular cezalandırılmalıdır. Aksi halde Türkiye'nin güvenliği ve savunmasından sorumlu her komutan, tehdit altında görev yapacaktır.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Eşref Bitlis Suikastı

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir