Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

TSKnın Yıpratılmasının Amacı Fethullahçı Polis Ordusu Kurmak

Burada Amerika'da yaşıyan, ve Amerika'nın uşaklığını yapan Fethullah Gülen hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz. Kendisi CIA'yla iç içedir ve resmen bir CIA elemanıdır.
Fethullah Gülen, İslam Dinimiz ve Türk Soyumuz gibi en büyük değerlerimizi kötüye kullanarak iyi niyetli halkımızı kandııyor ve Amerika'ya hizmet eden bir cemaat'e köle yapıyor.
Devletimiz içinde bu cemaat'ten olan ve Türkiye Cumhuriyetimizin geleceğini tehlikeye atan insanlarımıza bunu sormak istiyorum: "ALLAH AŞKINA, Amerika gibi şeytana tapan ve bizzat şeytanın askerleri olan bir devlet'e hizmet etmenin neresinde Müslümanlığımız vede Türklüğümüz vardır?". Bu sorunun cevabının çok net olmasıyla birlikte, insanlarımızdan ricam, Türkiye Cumhuriyeti'mizin Tam Bağımsızlığı için, LÜTFEN AMERİKA'YI VE FETHULLAH GÜLEN'İ BOYKOT EDİN VE LANETLEYİN!!!!!!!

TSKnın Yıpratılmasının Amacı Fethullahçı Polis Ordusu Kurmak

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Eki 2011, 18:44

CELAL ŞENGÖR: TSK'NIN YIPRATILMASININ AMACI POLİS ORDUSU KURMAK

Türkiye teröre karşı askeriyle değil, ağır silahlı polis ordusuyla karşı çıkacakmış. Bu haberi okuyunca aklıma ta-rihteki en meşhur polis ordusu ve ettiği haltlar geldi.

Adolf Hitler 7 (aslında 54) kişilik mini mini Deutsche Arbeiterpartei’e (Alman İşçi Partisi) 12 Eylül 1919’da girdikten kısa bir süre sonra liderliği eline alıp partinin adını National Sozialistische Deutsche Arbeiterpartei (NSDAP), yani Milliyetçi-Toplumcu Alman İşçi (yani Nazi) Partisi olarak değiştirdi; 24 Şubat 1920’de, aslında eskiden Alman İmparatorluk Ordusu’nun (Reichswehr) kalıntıları içerisinde kurulmuş olan Sturmabteilung (SA: Fırtına Birliği) resmen Nazi partisinin koruyucu birliği oldu.

Bu birlik hızla gelişerek devletin içinde adeta ikinci bir ordu halini aldı. SA’nın başkanı, Hitler’in yakın arkadaşı Ernst Röhm (1887-1934), aslında SA’nın eski ordunun yerine geçmesini arzuluyordu. Bu nedenle Nazi Partisi’nin iktidara geldiği 1933’ten sonra Ernst Röhm komutasındaki SA üç milyon kişiyi bulmuştu.

Buna karşılık Alman İmparatorluk Ordusu, Versailles Antlaşması nedeniyle hâlâ 100.000 kişide tutulmaktaydı. Bu arada Röhm, SA şefi sıfatıyla ulusal güvenlik konseyine de alındı ve giderek askeri konularda daha çok söz istemeye başladı. Röhm artık eski Alman ordusunu yalnızca bir eğitim kurumu olarak görüyor, Almanya’nın ilerideki askeri gücünü SA’nın oluşturacağını söylüyordu.

Bu arada daha 1922’de SA içinde kurulan Saalschutz (SS: Toplantı Salonu Koruması) birliği, 1929’da son derece yetenekli, bağnaz ırkçı ve bir o kadar da acımasız bir adam olan Heinrich Himmler’in başkanlığında Schutzstaffel (SS: Koruma Birliği) adı altında baştan organize edildi. Nazi Partisi içindeki pek çok lider, Röhm’ün giderek kazandığı güç karşısında tedirgin olmaya başlamıştı.

Himmler bu korkuyu kullanarak, Röhm’e karşı bir komplo kurdu ve meşhur SS komutanlarından Reinhard Heidrich’e, Röhm aleyhtarı bir dosya hazırlamasını emretti. Röhm’ü seven Hitler bu dosyadakilere inanmadıysa da, onu destekleyen büyük sanayiciler de Röhm’ü sosyalist fikirleri nedeniyle istemiyorlardı. Bu arada Reichswehr’in komutanları da Hitler’e alternatif ordu fikrinin büyük tehlikelerini anlatarak, onu SA’yı ortadan kaldırmaya ikna ettiler. 30 Haziran 1934’te ileri gelen SA subayları tutuklandılar («Uzun Kılıçlar Gecesi») ve 1 Temmuz’da Röhm idam edildi. Almanya bir polis ordusu tehlikesini atlatmıştı.

Ama SA’nın karşıtları Himmler’in zekâsını ne yazık ki yabana atmışlardı. Bu marifetli ve acımasız adamın emrinde SS giderek SA’nın yerini aldı ve onu geçerek tarihin en acımasız polis teşkilatlarından birini oluşturdu.

SS yalnızca Almanya’da kanun ve kural dışı tutuklamalarla yüz binleri yok etmekle kalmadı, İkinci Dünya Savaşı’nda işgal edilen bölgelerde hem toplanan Yahudilere hem de her türlü direniş örgütüne karşı tarihte eşi görülmemiş bir tedhiş ve yok etme harekâtı yürüttü. Direnişin moralini bozmak için, günahsız halk grupları topluca kurşuna dizildi, işkence gördü. Bu arada ırza geçmeler, haksız yere içeri atılanların mallarının yağması gırla gidiyordu.

SS ordu içinde de bir tedhiş mekanizması görevini görüyor, ordu subayları ve generalleri, bir SS teğmeninin karşısında titrer duruma getiriliyorlardı. SS ordu içi hiyerarşiyi hırpaladı, askerin moralini çökertti ve subay ve generallerin hem birbirlerine hem de devletlerine olan güvenlerini yok etti ve neticede Almanya savaşı kaybetti.

1933’ten itibaren bir de üstelik Waffen SS (silahlı) SS diye asker görevi görecek ağır silahlı bir SS grubu kurulmuştu. Bu grubun yaptıkları da İkinci Dünya Savaşı’nın dehşet sahifelerinin en korkutucularını oluşturur.

***

Haberlerden anlayabildiğim kadarıyla iktidar, polis içerisinde güya teröre karşı çıkmak amacıyla bir Waffen-Polis kurmaya yeltenmekte. Bunun gerçek amacı ise muğlaktır. Edinilen talihsiz izlenim, hükümete ve belki belirli çevrelere «yakın» alternatif bir ordudur.

Buna izin verilmesi Türk ordusunu tahrip edeceği gibi, ülke içinde karşılıklı güveni yok ederek tedhişi bir devlet politikası haline dönüştürür ve sonunda Türk milletini tahrip eder. Gerçi Türk ordusunun tahribinin şu anda sistematik bir politika çerçevesinde bağımsız olmayan yargıç ve savcılarca yürütüldüğünü muhalefet partisi milletvekilleri artık açıkça dile getiriyor. Bu dış basında bile yer almaya başlamış bir iddiadır ve tersini savunmak gün geçtikçe güçleşmektedir.

Bu ortamda oluşturulacak bir Waffen-Polis teşkilatının kime karşı kullanılabileceğini kestirmek kolay olmayabilir. Türkiye’nin geleceği ile ilgilenenlerin SA ve SS teşkilatlarının tarihlerini iyi öğrenmeleri çok yararlı olur.

A.M. Celal Şengör
22.10.2011 16:31


http://www.odatv.com/n.php?n=tsknin-yip ... 2210111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Fethullah Gülen Terör Örgütü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir