Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

F Tipi Aydınlar

Burada Amerika'da yaşıyan, ve Amerika'nın uşaklığını yapan Fethullah Gülen hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz. Kendisi CIA'yla iç içedir ve resmen bir CIA elemanıdır.
Fethullah Gülen, İslam Dinimiz ve Türk Soyumuz gibi en büyük değerlerimizi kötüye kullanarak iyi niyetli halkımızı kandııyor ve Amerika'ya hizmet eden bir cemaat'e köle yapıyor.
Devletimiz içinde bu cemaat'ten olan ve Türkiye Cumhuriyetimizin geleceğini tehlikeye atan insanlarımıza bunu sormak istiyorum: "ALLAH AŞKINA, Amerika gibi şeytana tapan ve bizzat şeytanın askerleri olan bir devlet'e hizmet etmenin neresinde Müslümanlığımız vede Türklüğümüz vardır?". Bu sorunun cevabının çok net olmasıyla birlikte, insanlarımızdan ricam, Türkiye Cumhuriyeti'mizin Tam Bağımsızlığı için, LÜTFEN AMERİKA'YI VE FETHULLAH GÜLEN'İ BOYKOT EDİN VE LANETLEYİN!!!!!!!

F Tipi Aydınlar

Mesajgönderen TurkmenCopur » 15 Eki 2011, 03:28

F TİPİ AYDINLAR

Gerçi Adalet Bakanı kamuoyuna "Değerli yazarlarımız" diye sundu ama, kendilerine sorulsaydı sanırız "diyalog grubu" gibi bir ismi tercih ederlerdi. Veya "AB'nin F tipi temas grubu" gibi bir ismi. O alayiş nümayişe, her saat başı televizyonlara verilen demeçlere, yapılan yorumlara böylesi yakışırdı. Ne gam, misyon isimden daha önemlidir ve heyet tamamen misyonun gerektirdiği ruhla çalışmıştır.

Misyon Tamam

Yaşar Kemal'in liderliğinde, Orhan Pamuk, Zülfü Livaneli, Can Dündar ve Oral Çalışların oluşturdukları "Değerli Yazarlarımız" heyeti, doğrusu görevini hakkıyla yaptı. Nasıl yaptı, ne gibi bir sonuç çıktı ölüm orucundakilerle görüşmelerden sorusu, sıradan yurttaşın düşünce dünyasına yakışır. "Değerli Yazarlar"ın başkalarının değil, kendi dertlerinin dermanını aradıklarını bilenlerin gözünde ise başarı kesindir, mutlaktır, dört dörtlüktür.

Ölüm orucundakileri, eylemleri konusunda yüreklendirip çözümsüzlüğü derinleştirmek şeklindeki siyasal beklentiye, yani Batıdan kendilerine verilen "misyon'a gerektiği gibi hizmet etmişlerdir. Kişilikleri açısından daha önemlisi, kendilerini sorun çözen "Değerli Yazarlar" olarak toplumun gündemine getirebilmişler, belki artık sarsılmış bulunan önemlilik bilinçlerini yenilemişlerdir.

Sanat Bitince Kalçalar Çıkar Sahneye

Önce hangisi başlattı bilmiyoruz ama, çıplak veya yarı-çıplak güzel kadın resimleri öteden beri Hürriyet, Sabah gibi büyük gazetelerimizde en arka sayfanın demirbaşıdır. Mübarekler, her Allah'ın günü nereden bulursunuz o resimleri diye sorası geliyor insanın. Gelenek böyle sürüp gideceğine göre dünyadaki kadınların hiç olmazsa önemli bir kısmının bu sayfalar için soyunup dökünmesi gerekecektir. Hele o resim altlarına yazılan haberler, kesinlikle resimlerden bile ilginç. Bu güzel kadınlar hep böyle haber değeri yüksek eylemlerin içinde mi yaşayıp gitmektedirler?

Biz kafamızı böyle sorularla meşgul ededuralım, büyük medyanın birinci sayfalarının en sağdaki iki sütununda yepyeni bir haber türü belirmiş bulunuyor. Metin Uca'nın Star televizyonunda her sabah uzun uzun üzerinde durduğu türden kadınlar ve bunlara ilişkin haberler, yoksa Metin Uca'nın programı reyting yapıyor diye midir bilinmez, gazeteleri sekiz sütundan altı sütuna indirmiştir. Artistler, şarkıcılar, türkücüler, artistlerin, şarkıcıların ve türkücülerin boşanmak üzere oldukları karıları ve kocaları, kız veya erkek arkadaşları; bütün bunların aralarındaki ilişkiler, ilişkilerin her türlü boyutu oralardan topluma sunuluyor.

Gelişme gazeteler açısından elbette düşündürücüdür. Artık işlev değiştirdiklerini, topluma sırtlanın döndüklerini, bir küçük, sözde sanatçı ve sosyete oligarşisinin yozlaşmış iç ilişkilerini yansıtmayı gazeteciliğin yerine geçirdiklerini gösterir.

Ama durum ayrıca oralarda haber konusu yapılan sanatçılar için de son derece çarpıcı bir anlama sahiptir. Sunacakları sanalları, sergileyecekleri marifetleri kalmamıştır, vücutları ve vücutlarıyla ilgili eylemleriyle var olabilmektedirler. Var oluş biçimleri değişmiş, hareket noktalarından kopmuşlardır. Sanatçı kişilikleri sönüp gitmiş, zekâları dumura uğramış, ün kazanma aracı olarak ellerinde sadece kalçaları, göğüsleri ve öteki organları kalmıştır. Artık A tipi, B tipi, C tipi, hatta E tipi sanatçı bile olmadıkları için F tipi sanatçı olmaya razı olmuşlar, skandallarını sermaye olarak kullanmaya başlamışlardır.

Nobel'in Yolu Buradan Geçer

F tipi aydın da böyledir işte. Yaratıcılığı, yazarlığı, düşüncesi veya sanatıyla A tipi, B tipi, C tipi hatta E tipi aydın olamayacağını anlamıştır. Romanlarıyla alamadığı Nobel ödülünü, gazete köşelerindeki yazılarında gösteremediği başarıyı, ölüm orucundaki genç insanların hayatları üzerinden kazanmaya çalışır. Nobel'in sanatla değil, Batıya hizmet sayesinde kazanıldığını artık öğrenmiştir.

Gazetelerin ve televizyonların böyle aydınlar için ayırdıkları programlar ve sütunlar da vardır. F tipi aydın, artık sanat için çalıştırıp yoğunlaştıramadığı kafasını oralarda görünebilmek için çalıştıracak; ölmüş veya ölmekte olan canlıların üstünde dolaşan kuşlar gibi, ölüm orucu tutulan cezaevlerinin kapısına koşacaktır. Olmadı, milletvekillerinin peşine takılıp oralara gidecek, görüntüye girebilmek için kameraların karşısında F tipi aydın dansı yapacak, kendisine yazılmış "Duygu Abla" diye başlayan mektupları manşet piyasasında değerlendirip duygu sömürüsüne girecek veya gazetelerin misafir yazar köşelerine yazılar yollayıp artık unutulup gitmiş olan adını topluma hatırlatmaya çalışacaktır.

Tezgâhında Her Mal Var

F tipi aydın bir tür esnaftır aslında. Kendini toptan Batılı merkezlere sunmuştur ama, ayrıca parekende çalışır. Tezgâhında Kürt hakları da bulunur, insan hakları da; işkence aletleri satıcısı Batılı devletlere dalkavukluk da vardır; cezaevindekiler için gözyaşı da. Avrupa'nın tarihi şatolarında hiç anlamadığı konuların uzmanı olarak kontlar gibi ağırlanır, aynı zamanda çocuğu cezaevinde bulunan acılı ailelerin dert ortağı rollerinde kalem oynatır. Kendi vatanını, kendi tarihini, kendi halkını tezgâhındaki mal gibi, ün ve iltifat karşılığında emperyalist efendilere ikram eder.

İlahi Ertuğrul Özkök, F tipi eylemlerine F tipi aydınlardan gelen desteği ele alırken, kendi deyişiyle "Medyaya eski solcuların hâkim olduğu yolundaki iddialara" değiniyor.1 Ne solcusu, ne hâkimiyeti? F tipi eylemlerini, Kasırga operasyonunun önünü kesmek için, bizzat patronu Aydın Doğan'ın desteklediğini bilmiyor mu acaba? Bilmiyorsa, kendisine Milliyet ve Hürriyet gazetelerinin son günlerdeki sayılarını yan yana koyup şöyle bir göz atmasını tavsiye ederiz. Özellikle Milliyet'in şu "Duygu Abla" manşetli sayısını. Aynı zamanda unutulmasın ki, F tipi aydınların öteki adı "Aydın Doğan aydınları'dır.

F tipi aydın bir küreselleşme yaratığıdır. Ezilen Dünya'nın ilk kurtuluş savaşını verip bir Cumhuriyet Devrimi yapmış olan bu mazlum milletin talihsizliğidir.

Kaynakça
Kitap: Dönekler
Yazar: Hasan Yalçın
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Fethullah Gülen Terör Örgütü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir