Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

2010 yılı itibariyle Büyük Ortadoğu Projesi ne aşamada

İran konusunda Batı'nın takındığı durumu nasıl izah ediyorsunuz?

B.O.P.: Büyük Ortadoğu Projesi
Sahibi: A.B.D.
Başkanı ve Yöneticileri: A.B.D. Derin Devleti(Cermen ırkçılığını savunan İngiltere, Rothschild sülalesi ve ona bağlı olan sülaleler), George Bush, Barrack Obama, vs...
Eş Başkanları: T. Erdoğan, A. Gül, A.B. ülkeleri temsilcileri, A. Öcalan, Barzani, Talabani, Karayılan, Zana vs...
-Soğuk Savaş sürecinde A.B.D. ve İngiltere’nin amacı ta baştan beri tam bağımsızlığı savunan Lenin’in Sovyetler Birliği’ni yıkıp etkisiz hale getirmekti. Bunu aslında Stalin(gizli İngiliz ajanı) döneminde başarmıştı, ama Stalin sonrasında Lenin devrimlerinin kalıntıları birşekilde devam edebilmişti, ta ki Sovyetler Birliği yıkılana kadar.
-Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından sonra(yani 1990’ların başından itibaren), Rusya artık A.B.D. için bir tehdit oluşturmuyordu. Rusya artık Çar Rusya’sı döneminde olduğu gibi A.B.D-İngiltere tarafından belirli bir oranda kontrol edilebilir hale getirilmişti.
-Günümüzde, Putin dönemindeki Rusya, her ne kadar önemli derecede A.B.D.’den bağımsız ve milli politikalar üretmeye çalışsa bile, eğer B.O.P. Rusya’nın milli çıkarlarına katkı sağlayacak bir duruma getirilirse, Rusya rahatlıkla B.O.P.’ne destek verecektir. Yani Rusya gerektiğinde daima A.B.D. ile işbirliği yapabilecek bir kişiliğe sahiptir. Aynı durum, Çin içinde geçerlidir. Bunun kanıtı da Libya işgalinde, Rusya ve Çin’in bu işgale karşı çıkmamalarıdır.
-Büyük Ortadoğu Projesi’nin amacı Orta-Doğu ve Orta-Asya bölgelerinde A.B.D.’nin ekonomik çıkarlarını alt-üst eden güçleri yoketmektir. Şimdi, Soğuk Savaş sona erdikten sonra, A.B.D.’nin Ortadoğu’daki gücünü tehdit eden en büyük güç kimdir? Rusya değildir, Çin değildir, ama Türk Silahlı Kuvvetleri(Atatürk Türkiye’sini savunan hakim güç)’dir. Ergenekon Projesi’nin amacı da zaten Amerika’yı Ortadoğu’dan ihraç etme gücüne sahip olan Türk Silahlı Kuvvetleri’ni itibarsızlaştırarak etkisiz hale getirmektir.
-Yani B.O.P.’nin asıl amacı Atatürk Türkiye’sinin tam bağımsızlığını tamamı ile ortadan kaldırmaktır(Sovyet Rusya’sını ortadan kaldırdıkları gibi). Eğer Türkiye yokolursa, bundan Amerika’da, Rusya’da, Çin’de faydalı çıkabilecektir.
-Olası bir III. Dünya Savaşında, eğer Türkiye bölünürse(ALLAH Korusun), aynen I. Dünya Savaşında olduğu gibi Türkiye emperyalist devletler tarafından paylaşılacaktır. Mesela, Türkiye’nin Doğu’su Büyük İsrail’in kurulması için kullanılacaktır, ve Kuzey’ide(Karadeniz Bölgesinden Ermenistan’a kadar uzanan bölge) Rusya’ya verilebilecektir.
-Suriye olayının perde arkasında da bu amaç yatmaktadır. Burada asıl hedef Suriye değildir, Suriye bu olayda bir figürandır. Asıl hedef Türkiye’nin bölünmesidir. Bölünme Anayasası(Atatürk’ün Temel Anayasa Maddelerini yıkarak Türk Milletini ve Türkiye’yi bölme projesi) konusunda, AKP, Tesevci’ler, Fethullahçı’lar ve PKK’lılar sizce neden bu kadar acele etmektedirler?
-Bugün A.B.D. ve NATO’nun arkasında olduğunu zannederek dayılanan BOP Eşbaşkanı T. Erdoğan’ın, Suriye’ye karşı savaş ilan ettiği anda, A.B.D.-Rusya-Çin İttifakı, Türkiye’ye karşı oluşturulacaktır. Ve Billeşmiş Milletler aracılığı ile Türkiye’yi işgal etme kararı alacaklardır.
-B.O.P.’un yokolmasını sağlayacak çözümler:
*Zindanlar’da tutsak edilen TSK’nın Kahramanları serbest bırakılıp, TSK’nın tekrardan AKP dönemi öncesindeki kuvvete sahip olmasını sağlamalıyız.
*Bunu başarabilmek için bir Milli Hükümet’e ihtiyacımız var. Yani AKP’den kurtulmalıyız.
*Milli Hükümet’e sahip olduktan sonra, önce Türk Silahlı Kuvvetlerini baştan aşağa yeniden yapılandırmalıyız ve sonrasında kanımızı emen A.B.D.’ye rest çekip, NATO’dan çıkmalıyız.
*NATO’dan çıktıktan sonra, Kuzey Irak ve Ermenistan’ı, tamamı ile yasal haklarımıza dayanaraktan işgal etmeliyiz.
*İşte bu kadar, bütün bunlar yapılsın, Ortadoğu’da ne BOP kalır nede ABD kalır ve sonuçta Müslümanlar’a karşı yapılan soykırımların sonu gelmiş olur!!!

2010 yılı itibariyle Büyük Ortadoğu Projesi ne aşamada

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Kas 2010, 18:51

Çözülemeyen Sorunlar

2010 yılı itibariyle Büyük Ortadoğu Projesi ne aşamada ve İran konusunda Batı'nın takındığı durumu nasıl izah ediyorsunuz?

Büyük Ortadoğu Projesinin kapsadığı coğrafyada Washington, müttefikleriyle birlikte kontrolü sürdürme çabalarında bölge ülkelerindeki karşı çıkışlar nedeniyle sorunlar yaşıyor. Ortadoğu'da aşılması gereken öncelikli sorun olarak gördüğü Irak'ın ve Suriye'nin de bölgesel kontrol konusunda engel olmaktan çıkarılması ve ABD yanlısı yönetimlerin oluşturulması hesaplanıyordu. Ancak süreç istedikleri şekilde gelişmedi. Ankara'nın Şam ile yakınlaşma çabası, Washington'ın Büyük Orta Doğu politikası ile uyumlu gelişti. Irak konusunda da Erdoğan hükümeti benzer bir görevi üstlendi. Washington yönetimi, Şam'ın yalnız kalması durumunda Moskova ile yakınlaşmasının kaçınılmaz olduğunu görüyordu. Ankara'nın girişimi, Şam yönetimine İsrail karşısında bir güvence gibi gelmiştir. Başbakan Erdoğan'ın İsrail'e karşı çıkışı, bu güvenceyi perçinlemiştir.

İran konusunda ise, Amerikan yönetimi Türk Dışişlerini Tahran'la olan sorunlarının belli bir sürece sokulması için devreye soktuğu görülmektedir. Zaten Obama yönetiminde, İran ile ilişkilerin geliştirilmesi konusunda çaba gösteren bir ekibin de bulunduğu bilinmektedir. İran'ın yalnızlaştırılması çabasının sürdürülmesi durumun da, bölgede Amerikan karşıtlığının daha da artacağı ve Tahran yönetimini başta Rusya olmak üzere, bölge ülkeleri ile yeni kamplaşmaların arayışına iteceği açıktır. Her ne kadar, Moskova yönetimi Birleşmiş Milletler'de Tahran'a nükleer silahlar konusunda muhalefet ediyorsa da, bunu nükleer enerji konusunda verdiği destekle dengelemeye çalışıyor. Büyük Ortadoğu Projesinin çok partili rejimin ve Serbest Pazarın bölge ülkelerinde yaygınlaştırılması amacıyla dayatılmış olduğu bilinmektedir. Fakat bu dayatmalar bölgede İran'ın anti-Amerikan duruşunu azaltmamaştır.

Diğer taraftan Irak'ta şiddet azalmamış, bölgede istikrarsızlık artmıştır. Filistin meselesinde ise, süreç İsrail'in istediği şekilde gelişmiş, FKÖ ile Hamas arasında oluşan düşmanlık, Tel-Aviv yönetiminin işine yaramıştır. İki devletli çözüme destek veren hem İsrail'de, hem de Amerika'da taraflar mevcuttur. Fakat Hamas ile olan ilişkiler konusuna nasıl çözüm getirileceği henüz belli değildir. Bu belirsizlik, İsrail'in işine yaramaktadır.

ABD yönetiminin çok merkezli bir uluslararası sistemin oluşmasını engellemede ve Orta Doğu coğrafyasında tek güç olma çabasında sorunlar yaşadığı dikkati çekiyor.

Dönemin Fransız Cumhurbaşkanı Jacques Chirac şöyle diyordu:

"Amerikalılar sürekli kendi görüşlerini empoze etmeye çalışıyor, bunun büyük bir hata olduğunu Bush'a defalarca söyledim."( Financial Times, 21 Şubat 2007.) Washington yönetimi, bu neden Mahir Kaynak Emin Gürses le bir taraftan AB'yi yanına çekmeye çalışırken diğer yandan da Rusya ve Çin gibi ülkelerin olası muhalefetlerini engellemek için çabasını sürdürüyor. Eski Ulusal Güvenlik danışmanlarından Zbigniew Brzezinski Irak savaşımın tarihsel, stratejik ve ahlaki felaket olduğunu söylüyordu. (Financial Times, 2 Şubat 2007.) Obama yönetiminde danışmanlık da yapan Brzezinski, ABD'nin son derece güçlü askeri yapılanmasına rağmen, bölgedeki faaliyetleri nedeniyle siyasi olarak uluslararası alanda güvenilirliğini kaybettiğini belirtmektedir. ABD Savunma Bakanı Robert Gates de İran'la gerginlik politikasının ABD çıkarlarına uygun olmadığını bakanlık öncesi hazırladığı raporlarında da ifade etmekteydi. Diğer taraftan Washington yönetiminin İsrail'e bölgedeki her türlü faaliyetinde açık destek verdiği Orta Doğu'da yaygın bir kanıdır.

Böyle bir ortamda Obama yönetiminin Filistin-İsrail anlaşmazlığını çözmeden, bölgede Büyük Ortadoğu projesini uygulamada önemli zorluklarla karşılaşacağı açıktır. Başbakan Erdoğan'ın İsrail karşıtı açıklamaları, İran'a ve Suriye'ye karşı olumlu yaklaşımları özellikle Ortadoğu kamuoyunda kendisine yönelik toplumsal sempatiyi arttırmıştır. Büyük Ortadoğu projesinin eşbaşkanı olduğunu sık sık tekrar eden başbakan Erdoğan'ın bölgedeki ABD yanlısı politikaların uygulamaya konulmasına katkı sağlamaya çalıştığı görülmektedir. Bu çaba, Washington yönetimine bu projenin Ortadoğu'da uygulanabilmesi sürecinde bir tür meşruiyet zemini sağlaması açısından da yardımcı olmuştur. Zaten Obama yönetiminin Ortadoğu'da AB ile işbirliği çabaları da bu projenin bölgede uygulanabilmesi için bir uluslararası meşruiyet sağlamayı amaçlamaktadır. Bu projenin, bir demokratikleşme projesi olduğu doğrultusunda Türkiye'de olduğu kadar Avrupa kamuoyunda da yoğun yayınlar yapılmış ve toplumsal destek sağlanmasına çalışılmıştır. Petrolün ABD dış politikasında öncelikli olduğu açıktır. ABD petrolünün % 56'ısını dış kaynaklardan sağlıyor.

Petrol ABD yönetimince ulusal güvenlik meselesi olarak görüldüğü sürece, bu tür projeler enerji kaynaklarının yoğun olarak bulunduğu Ortadoğu gibi coğrafyalarda her zaman gündemde olacaktır. İran'ın Haza r Bölgesi enerji kaynaklarının taşınması açısından anahtar coğrafi konuma sahip olması, ABD'nin Tahrana karşı politikalarına bölgede öncelik vermesine yol açmaktadır. Önemli bir doğalgaz üreticisi olan Türkmenistan'ın, İran üzerinden körfeze ulaşacak boru hattına destek vermesi, ABD'yi rahatsız etmektedir. Washington yönetimi kendisini devre dışı bırakabilecek bu tür projelere karşı Nabucco gibi projeleri gündeme getirmiş, bunu da Ankara üzerinden Avrupa'nın projesi gibi lanse etmiştir. Washington açısından Büyük Ortadoğu projesinin Doğu Akdeniz, Irak, İran, Pakistan, Afganistan hattında güç ile düzenleme çabaları yeni sorunlar yaratıyor.

Orta Asya ve Hazar coğrafyasındaki enerji kaynakları üzerinde, kontrolü sağlayamayan bir Washington yönetimi, projenin Doğu hattını tamamlamakta zorlanacaktır. Askeri açıdan müttefiklerinin sınırlı desteğini alan ABD yönetimine diplomasiye öncelik vermesi konusunda baskı yapılmaktadır. Fakat ABD yönetimi bir panik havasında Tiflis üzerindeki etkisini Moskova'ya karşı kullanmaya çalışmış, ancak Gürcistan'ın Abhazya bölgesinin kaybedilmesine yol açmıştır. Bu da bölgede ABD'ye karşı güveni sarsmış, Washington yönetiminin kendi çıkarlarını korumak için, müttefiklerini yalnız bırakabileceğini göstermiştir. Tiflis, Moskova karşısında yalnız bırakılmıştır. Diğer yandan Azerbaycan'ın Batı ile yakınlaşmasına rağmen Ermenistan'la arasında olan sorunda bir fayda görmediği aksine Moskova'dan uzaklaşmasının kendisine mali yetinin daha yüksek olduğu gözlenmiştir.

Moskova yönetiminin, Bakü yönetiminin bu tutumuna karşı Erivan'dan yana tavır koyması ve uluslararası alanda Erivan yönetiminin işini kolaylaştırmıştır. Moskova'sız Kafkasya'da varolan sorunların çözülmesinin çok zor olduğu, Abhazya ve Güney Osetya çatışmalarında ortaya çıkmıştır. Bu nedenle Bakü yönetimi, Amerikan yönetiminin Rusya'yla bölgesel işbirliği ve İran'ın bu işbirliğine dahil edilmesine destek vermiştir. Yine Batı Asya'da, Afganistan'ın kontrolü sağlanmadan, güneye inecek boru hatlarının güvenceye alınması mümkün olmayacaktır. Afganistan'ın kontrolü için Pakistan'a ihtiyacı vardır. Fakat Pakistan'ın Hindistan'la sorunu olduğu bilinmektedir. Washington açısından ise, Hindistan bölgede öncelikli ülkedir. ABD'nin bu karmaşık ilişkiler içinde, bölgesel kontrol projesini tek başına hayata geçirmesi mümkün değildir. Obama yönetimi, bölgede Ankara'nın tam desteğine ihtiyacı olduğunu görmektedir. Bu nedenle Erdoğan hükümeti ne her açıdan tam destek vermektedir. Tüm bunlara rağmen, Türkiye'nin iç işlerine yapılan entrikavari müdahaleler nedeniyle toplumda Amerikan karşıtlığı artmaktadır. Bu da Büyük Ortadoğu projesinin temelinin oluşturulması için gerekli olan bölge ülkelerindeki olası toplumsal desteğin sağlanmasını zora sokacaktır. Bu da meşru zeminden uzaklaşmaya ve Amerika'nın kendi projesinin bölge halklarına zorla dayatılmasının önünü açacaktır. Böyle bir süreç, bölgesel kargaşaların artmasını kaçınılmaz kılacak ve emperyal projelerin önünü tıkayacaktır.

Kaynakça
Kitap: Büyük Ortadoğu Projesi
Yazar: Emin Gürses, Mahir Kaynak
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir