Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

İnternet Andıcı İddianamesi

-Ergenekon Destanı Atalarımızın Şanlı Destanı’dır.
-Ergenekon Davası'nda Yargılanmaya çalışılan Türk Milleti ve Atatürk'tür. Bu yargılamayı yapan A.B.D'dir.
-1990'ların başından beri, Eşref Bitlis önderliğindeki T.S.K. Ortadoğu'da A.B.D.'nin bütün planlarını altüst eden tek güç idi.
Bu yüzden AKP döneminde T.S.K. asimetrik psikolojik savaşlarla itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor, “Mehmetçik düşmanlığı” tavan yaparken, başbakanlık koltuğunda oturan şahıs a.b.d. askerlerinin sağ sağlim evlerine dönmesi için dua ediyor.
-6. yüzyılda, Çin emperyalizmi yüzünden yokolma tehlikesiyle karşı karşıya olan ve tutsak edilen Aşina Hanedanlığı’nın hayatta kalan tek çocuğu, Ergenekon Destanı’nda dişi bir Kurt tarafından yetiştirilip büyütülmüştür. Bu çocuk yıllar sonra soyunu devam ettirip, bir Cihan Devleti olan ve Çin emperyalizmini mağlup edecek olan Gök Türk İmparatorluğu’nu kurmuştur.
-Aşina Aşireti, Türk Soyunun Karluk Boyundandır. Uygurlarda Karluk Boyundandırlar.
-Göktürkler döneminde Çin emperyalizmi, Göktürkleri yıkabilmek için, içten parçalama stratejisini uygulamıştır. Nitekim Gök Türkler’in yıkılışı Çin emperyalizminin kullandığı Uygurlar tarafından gerçekleştirilmiştir.
-Şimdi günümüzde olanlara bakarsak, Silivri’de, Hasdal’da, Metris’te tutsak edilen Kahramanlarımız, işte bu 6. yüzyılda hayatta kalmayı başaran tek Türk çocuğunun evlatlarıdır.
Günümüzdeki Gök Türk Hanedanlığını tarif edelim:
1. Türkiye Cumhuriyeti’nin Koruyucuları olan Oğuz Boyundan Atatürkçü’ler = Gök Türk İmparatorluğu’nu kuracak olan Karluk Boyundan Aşina Hanedanlığı’nın hayatta kalmayı başaran tek çocuğu.
2. Amerika = Gök Türk’leri entrikalarla içten yıkmaya çalışan Çin Emperyalizmi
3. A.B.D tarafından kullanılmakta olan ve Türkiye Cumhuriyet’ini yıkmayı hedefleyen Atatürk ve Cumhuriyet Düşmanı Yobaz AKP’li kitle(Oğuz Boyundan) = Çin Emperyalizminin Gök Türk İmparatorluğunu yıkmak için kullandığı Uygur Türkleri(Karluk Boyundan)
4. Türkiye Cumhuriyeti(Oğuz Boyundan) = Gök Türk İmparatorluğu(Karluk Boyundan)
5. SONUÇ: Türk Milleti elinde sonunda emperyalist devleti yıkacaktır, parçalayacaktır, darmadağan edecektir!
-Günümüzde yargılanan sözde Ergenekon Örgütü, aslında Türkiye Cumhuriyeti’nin Tam Bağımsızlığını canları pahasına ebediyet için korumayı hedeflemiş olan Atatürk’ün Askerlerinden oluşan Milli bir Örgütlenmedir(herhangi yasa dışı bir faaliyette bulunmayan).
-Bu örgütlenme, 1980 darbesi sonrasında ayaklanan/özüne-dönen namuslu ve şerefli Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının önderliğinde başlamıştır. Yani, bu örgütlenme, Atatürkçü ve Anti-Emperyalist düşünceye sahip olan Eşref Bitlis Paşa’mız ve onun yolundan yürüyen Uğur Mumcu ve Doğu Perinçek’lerin A.B.D.’ye karşı verdikleri asil mücadeleler ile birlikte başlamıştır.
-AKP döneminde bu kutsal görevleri yürüten “D.Perinçek, T.Özkan, M.Balbay, E.Poyraz, Ç.Doğan, A.Uğur, E.Alan, V.Küçük, E.Gürses, İ.Selçuk, Ş.Eruygur, H.Tolon, L.Ersöz, S.Öztürk, D.Çiçek, H.Iğsız, S.Yalçın, B.Pehlivan, B.Terkoğlu, D.Yıldırım, V.Küçük, İ.Başbuğ, A.Yıldırım” gibi Atatürkçüler, “Ergenekon”, “Balyoz”, “Islak İmza”, “İnternet Andıcı”, “Kafes”, “ODATV”, “Spor’da Şike”, vs. gibi isimlerin verildiği ve hukukun çiğnendiği davalar ile birlikte zindanlara atılıp tutsak edinmişlerdir. Onların yokluğunda Asil Türk Milleti’miz ve Türkiye Cumhuriyet’i bölünme/yıkılma aşamasına getirilmiştir!!!!
-Ergenekon'daki Kahraman Bozkurtlar çıktı, Fethullahçılar yargılanıyor, ABD Suriye'de yenildi, Büyük bir Ekonomik Kriz yolda, SIRA AKP hükümetinin devrilip yargılanmasındadır, ondan sonra SIRA ABD'nin Orta Asya ve Orta Doğu'dan tamamı ile yokedilip tekmelenmesine GELECEK, BU GÜNLERİ GÖRECEĞİZ, ÇOK YAKIN! EN BÜYÜK HEDEF TÜRK BİRLİĞİ'DİR!

İnternet Andıcı İddianamesi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ağu 2011, 17:48

İNTERNET ANDICINI HANGİ GÜN KONUŞACAĞIZ

Resim

İnternet Andıcı İddianamesinin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin ardından iddianame kesin bir mahkeme kararıymış gibi kabul gördü. AKP'den CHP'ye, Hüseyin Çelik'ten Kemal Kılaçdaroğlu'na pekçok isim ve kurum iddalara destek veren açıklamalarda bulundu. Odatv olarak İnternet Andıcı Dosyasını açıyoruz.

Öncelikle şunu söyleyelim. İnternet Andıcı İddianamesinin bu ölçüde destek bulmasının bazı temel nedenleri var. Bunlardan biri iddianamenin gerçek bir belgenin yani İnternet Andıcı'nın adıyla yazılmış olması. Doğal olarak bu, daha önce manipülasyon yapıldığı sanıklar tarafından dile getirilen dijital belgelerden farklı bir etkiye neden oldu. Elbette ikinci neden TSK aleyhindeki davalarda peşinen hüküm vermeyi alışkanlık haline getiren medya. Hakkını teslim edelim, üçüncü sebep ile iddianamede özel hayata ilişkin kayıt ve konuşmaların, suç teşkil etmeyen ancak sanıkların itibarını hedef alan ithamların, yer almıyor olması.

İlk başlıkta kronolojik bir tesadüf dizisine dikkat çekelim. İnternet andıcı soruşturması yaklaşık bir yıldır savcılığın önünde duruyor. Zekerya Öz'ün başlattığı soruşturmayı Cihan Kansız tamamladı. Ancak iddianamenin ortaya çıktığı günlerde ilginç bir takım çalışması yaşandı.

Hemen herkes Savcılıktan önce hukukçuların, ardından gazetecilerin yargılanacağı iddianameyi bekliyordu. Ancak iddianame çıkana kadar tutuklu sanığı bulunmayan internet andıcı iddianamesi daha önce çıktı. İddianamenin çok tartışılan YAŞ toplantısına 10 gün kala mahkemeye verilmesi, ardından İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Ergenekon duruşmalarını erteleyerek iddianameyi YAŞ'tan üç gün önce kabul etmesi, savcının 8'i muvazzaf 22 TSK mensubu hakkında yakalama talep etmesi kuşkusuz YAŞ gündemini belirledi. Zira hakkında yakalama kararı verilen orgeneral Nusret Taşdeler YAŞ üyesiydi. Hesaplandı mı bilinmez, iddianame YAŞ'ın ortasına düştü.

Bir ikinci tarihi çalışma ise İnternet Andıcı Davasıyla birleştirilen İrticayla Mücadele Davası'na ilişkindi. Bu davanın günü neredeyse iki ay önce 1 Ağustos olarak belirlenmişti. 1 Ağustos YAŞ'ın başladığı tarihti. Savcı, internet Andıcı'nın bu davayla birleşmesini isteyip, mahkemede kabul edince gözler YAŞ ile aynı günlerde görülen İrticayla Mücadele Davası'na çevrildi. Davada konuşan Dursun Çiçek'in İnternet Andıcının gerçek olduğuna ilişkin ifadeleri, belge TSK tarafından iki yıl önce kabul edilmesine rağmen, yeni bir itirafmış gibi sunuldu. Davayı izleyen herkes iki yıldır belgenin gerçek olduğunu bizzat TSK'nın açıklamalarıyla biliyordu.

Üçüncü ilginç tarih, mahkemenin yakalama kararlarının zamanlamasıydı. Hükümetin tasfiye beklentisi YAŞ'ta karşılıksız çıktıktan sonra mahkeme, savcının 22 yakalama kararından 14'ünü kabul etti. Mahkeme, YAŞ'ta EDOK Komutanlığı'na atanan Orgeneral Nusret Taşdeler hakkında da yakalama talebini kabul etti. Oysa Taşdeler'in andıç trafiğinde bir rolü yoktu.

Son olarak dikkat çekici bir tarih daha verelim. İnternetAndıcı, İrticayla Mücadele Davasıyla ilk kez hangi gün görülecek? Komutanlar, bu kritik davada hangi gün yargıç önüne çıkarılacak? Mahkeme bunun için 12 Eylül'ü uygun buldu. Bu tarihin ne ifade ettiğini söylemeye gerek yok. Ancak Kenan Evren'i yargılayan mahkeme, referandumda geçen yıl hükümetin verdiği sözü tutmadığını gösterdi. Ama Evren yerine, ilgileri olmamasına rağmen bugün başka komutanlar 12 Eylül'de yargı önüne çıkarılacak. Bu başka bir psikolojik harekat değilse ne?

Odatv.com
18.08.2011 14:19


http://www.odatv.com/n.php?n=internet-a ... 1808111200

İNTERNET ANDICI GERÇEK DE SUÇ BELGESİ Mİ

Resim

Medyanın sunuşuna göre internet andıcı, TSK'nın hükümete karşı psikolojik harekat kararı verdiği bir belge. Yine aynı medya, bu belgeye dayanarak kurulan internet siteleri aracılığıyla TSK'nın AKP hükümetine karşı kara propaganda yaptığını iddia etti. Şimdi konuyu daha iyi anlaması için okuyucularımıza soru - cevap şeklinde ayrıntıları sunalım.

Soru 1: Genelkurmayın kontrolünde internet siteleri kurulduğu gerçek mi?
Cevap 1: Evet gerçek. 1999-2009 arasındaki 10 yılda faaliyet yürüten TSK kaynaklı 43 internet sitesi var.

Soru 2: Peki, bu sitelerin kurulması yasal mı?
Cevap 2: Evet yasal. Siteler, Bülent Ecevit'in Başbakanlığı döneminde, bizzat Başbakanlığın verdiği yetkiyle 5651 sayılı kanun çerçevesinde kuruldu.

Soru 3: Siteler hükümete karşı kara propaganda için mi kuruldu?
Cevap 3: Sanıkların ifadeleri, sitelerin isimleri, haber içerikleri (soruşturma konusu olanlar hariç) sitelerin TSK'nın Ermeni Meselesi, PKK ile mücadele, Yunanistan ile ihtilaflar, irticai örgütlenmeler üzerine devletin güncel görüşlerini anlatmak ve bu başlıklarda mücadele etmek için kurulduğunu gösteriyor. Yani hedef hükümete karşı faaliyet değil.

Soru 4: Dünyada bunun örneği var mı?
Cevap 4: Elbette var. Devletlerin güvenlik kuruluşları için harp metodları 21. yüzyılda birçok farklı araçla gerçekleşiyor. Soğuk savaş sırasında CIA'nın Walt Disney'den Hollywood filmlerine, Avrupa'dan çıkan kültür-sanat dergilerinden Tenten gibi çizgi romanlara kadar yazılı ve görsel araçlarla SSCB ile mücadele ettiği hatırlanırsa TSK'nın milli çıkarlar adına internet sitesi kurması geç kalmış bile sayılabilir.

Soru 5: Anlaşıldı da peki bu sitelerdeki haberlerde suç yok mu?
Cevap 5: Savcılık 10 yıl boyunca faaliyet yürüten bu 43 sitede toplam 660 haberi soruşturma konusu yaptı. Haberlerin bir kısmı Cumhuriyet mitinglerine destek veriyor, bir kısmı malum cemaati, bazıları ise Ergenekon soruşturmalarını ve hükümeti eleştiriyor.

Soru 6: Haberler hangi tarihlerde yazılmış?
Cevap 6: Haberlerden biri 2006 yılında, geri kalan 559 tanesi 2007 yılından sitelerin kapatıldığı Şubat 2009'a kadar yer almış.

Soru 7: Haberler bizzat askerler tarafından mı yazıldı?
Cevap 7: Hayır, haberlerin çoğunluğu çeşitli medya organlarında yer alan haberlerin derlemesi. Elbette sorun bu haberlerin hükümete karşı olan yayınlardan seçilmesi nedeniyle ortaya çıkıyor.

Soru 8: Peki siteler nasıl kapatıldı?
Cevap 8: Sitelerin TSK'ya ait olduğuna dair yandaş medyada haberler yapılması üzerine dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un emriyle 4 Şubat 2009 tarihinde kapatıldı.

Soru 9: İnternet andıcı ne zaman hazırlandı?
Cevap 9: Siteler kapatıldıktan 8 gün sonra, 12 Şubat 2009 tarihinde hazırlandı. 16 Şubat'ta Genelkurmay Adli Müşaviri Tümgeneral Hıfzı Çubuklu'ya sunuldu. Çubuklu, andıcın hukuka uygun olduğuna kanaat getirerek andıcı Genelkurmay 2. Başkanı Hasan Iğsız'a gönderdi. Iğsız ise komutana arz parafı atarak iddiaya göre Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'a andıcı sundu.
Soru 10: Andıcın amacı neydi? Kara propaganda mı?
Cevap 10: Hayır. İdianemede yer alan andıcın hedefini şu ifadeler özetliyor: ”İnternetin sağladığı iletişim imkanlarını kullanarak Türkiye ve kurumu yıpratmaya yönelik propagandayı etkisiz kılmak ve kamuoyunu bilgilendirmek maksadıyla '5651 sayılı internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun'da belirtilen maddeler esas alınarak internet sitesinin faaliyete geçirilmesi”.

Soru 11: Andıcın önerdiği kaç site vardı? Kaç site kuruldu?
Cevap 11: Andıç, kapatılan 43 sitenin yerine 4 site kurulmasını öneriyor. Bu sitelerden 3'ü kuruldu.

Soru 12: Bu 3 site faaliyete geçti mi?
Cevap 12: Hayır. Andıç belgesinin de ortaya çıkması sebebiyle, kurulan bu 3 site yayına geçmedi.

Soru 13: Bu 3 site kimin adına kuruldu?
Cevap 13: Bizzat Bilgi Destek Daire Başkanlığı'ndaki 3 şube müdürünün adlarıyla kuruldu. Bunun mantıklı bir sebebi var. Daha önce kurulan 43 site, günlük olarak güncellense dahi anonim görünüyordu. Yani sahibi, kurucusu belli değildi. Yeni siteler gerçek tüzel kişilerle kurulacaktı. Bu nedenle sitelerin kuruluş ücretleri tüzel kişilerin adına kredi kartlarıyla ödendi. Bu tüzel kişi tercihinin hukuka uygun olması için gerektiği andıçta şöyle anlatılıyor:
“5651 sayılı internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun'da belirtildiği gibi, internet sitelerinin var olan adlarının alımı yapılırken, gerçek kişi veya gerçek tüzel kişi kayıt bilgilerinin kullanılması gerekmektedir. Bu nedenle bahse konu internet sitesinin alımı esnasında girilecek olan kayıt bilgilerinin gerçek kişiler üzerinden yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.”

Soru 14: Öyleyse andıcın soruşturma konusu olan 660 haberle ilgisi yok!
Cevap 14: Evet! Andıç, bu 660 haberin yayınlandığı siteler bizzat TSK tarafından kapatıldıktan sonra yazıldı. Andıç metninde aksine amaç dışına çıkan, kurucu ve sahibi görünmeyen TSK kaynaklı siteleri hukuka uygun bir şekilde yeniden kurma niyeti var. Bu açıdan andıç hem resmi bir TSK belgesi hem de hukuka uygun bir metin.

Soru 15: Davanın internet andıcına dayanması bir çelişki değil mi?
Cevap 15: Evet öyle. Savcılık bu 660 haber nedeniyle “görevi kötüye kullanmak” suçlamasıyla dava açabilir. 2007-2009 aralığında bu haberleri girenleri sorgulayabilir. Ancak bunun yerine siteleri kapatarak daha özenli siteler kurmayı hedefleyen andıç belgesi ve bunu hazırlayıp onaylayanlar, belge ortaya çıkmadan önceki 660 haber nedeniyle suçlanıyorlar. Üstelik belge, Ergenekon ile irtibatlanarak sanıklar terör örgütü üyesi olmakla yargılanacak.

Düşünün ki bir gıda satıcısının hijyenik faaliyet yürütmediği ortaya çıkıyor. Bunun üzerine satıcı dükkanını kapatıyor. Aynı dükkanda “temiz gıda” sloganıyla kurallara uygun yeni bir satış dükkanı açılıyor. Ancak zabıta bu yeni satıcıyı eski dükkanın faaliyetleri nedeniyle cezalandırıyor. Üstelik bu “temiz gıda” amacının aksine geçmişteki yanlışların kaynağı gibi sunuluyor.

Soru 16: TSK'nın hazırladığı resmi bir belgenin terör örgütü belgesi sayılması, hazırlayanların terör örgütü üyesi sayılması bir başka tartışma konusu değil mi?
Cevap 16: Evet. Bir terör örgütü neden resmi belgeler aracılığıyla faaliyet yürütsün? Neden bu belgeyi de resmen kabul etsin? Bu davanın bir çelişkisi.

Odatv.com
19.08.2011 18:28


http://www.odatv.com/n.php?n=internet-a ... 1908111200

ULUSAL KANAL VE AYDINLIK O İDDİANAMEDE NASIL GEÇİYOR


Resim

İşçi Partisi ve Ulusal kanala yapılan polis baskını ve yakalama kararları geçtiğimiz günlerde ilk sinyalini İnternet Andıcı iddianamesinde verdi. İddianamenin 7. Sayfasında şu sözler dikkat çekiciydi: “İşçi Partisi bünyesinde bulunan Aydınlık dergisi ve bunlara bağlı yayın kuruluşlarında yapılan yayınlarda aynı başlıklarla dezenformasyon amaçlı yayınlar yaptıklarının tespit edildiği belirtilmiştir.”

Kısacası Aydınlık ve Ulusal Kanal yaptığı yayınlar nedeniyle hedef haline geldi. Bu yorumlar savcılık tarafından Ergenekon faaliyeti olarak yorumlandı.

20.08.2011 11:49

http://www.odatv.com/n.php?n=ulusal-kan ... 2008111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: İnternet Andıcını Hangi Gün Konuşacağız

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ağu 2011, 17:49

ÇUBUKLU'NUN AVUKATI: BİZ SUÇLUYSAK O DA SUÇLU

Resim

İnternet Andıcı dava dosyasına giren ve suç unsuru sayılan Genelkurmay’a ait internet siteleri ile ilgili bir belgede eski Bakan Gönül’ün imzası çıktı. Tutuklanan Tümgeneral Çubuklu’nun avukatı Ünal “Site kurmak suçsa, savunma bakanı neden imzaladı?“ dedi.

İnternet Andıcı davasına ilişkin hakkında yakalama kararı çıkartılan 14 isim arasında bulunan Genelkurmay Adli Müşaviri Tümgeneral Hıfzı Çubuklu, önceki gün tutuklanmıştı. Çubuklu, dün verdiği ifadesinde çok önemli detaylar açıkladı. İnternet andıcı tutuklamalarının hukuka olmadığını belirten Çubuklu, davanın ek klasörleri arasına giren bir belgeyi de iddiasına dayanak olarak mahkemeye sundu. Belgenin altında, eski Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün imzası vardı.

İnternet Andıcı soruşturması kapsamında yapılan incelemelere göre 19994dan itibaren 43 internet sitesinin kurulduğunu ve bunlardan sadece 2 tanesinde hükümet aleyhine yayınlar yapılmış olduğunu belirten Çubuklu, İnternet Andıcı’nın bu sitelerle bir ilgisi olmadığını söyledi. İnternet Andıcı’nın 4 yeni internet sitesi kurulmasını amaçladığını belirten Çubuklu, “Nisan 2009 tarihini taşıyan ve 4 internet sitesinin kurulmasını öngören İnternet Andıcı’yla, suç unsuru ihtiva ettiği belirtilen diğer internet sitelerini birbirinden ayırmak gerekir. Bu siteler kullanıma sokulmadı bile. Ben bu internet siteleri ile ilgili hukuksal araştırma yaptım. İnternet sitesi kurulması suç mu?” diye sordu.

Bakanın imzası var

Kurulacak internet siteleri ile ilgili hükümete de haber verildiğini belirten Çubuklu, bunun belgesinin ise davanın ek klasörlerinde olduğunu vurguladı ve belgeyi tekrar mahkemeye sundu. Üzerinde 4 Haziran 2007 tarihi ve eski Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün ıslak imzası bulunan belgede, Türk Silâhlı Kuvvetleri aleyhindeki menfi propagandayı önlemek ve karşı koymak amacıyla internet hizmetlerinin tek kaynaktan alımına onay verildiği ortaya çıktı. 1998 yılından itibaren TSK aleyhine internet ortamında propaganda yürütüldüğü belirtilen belgede, Genelkurmay Psikolojik Harekat Dairesi Başkanlığı’nda kurulan İnternet Bilgi Değerlendirme Merkezi’nin bu propagandayı önlemek amacıyla kurulduğu vurgulanırken, bu amaçla kurulması planlanan internet sitelerinin güvenlik gerekçeleri nedeniyle ihaleye çıkılmadan tek kaynaktan alınması gerektiği belirtiliyor. Vecdi Gönül’ün oluru bulunan belge kapsamıda Superonline ile Ortadoğu Anonim Şirketleri’nden ihaleye gerek duymadan internet hizmeti alındığı anlaşılıyor.

Mantığı yok

Çubuklu’nun avukatı Ünal Güllüoğlu ise, “İddianame kapsamında işlenen suç amacını aşan yayınlar. İnternet andıcı belgesi ise bu yayınlardan sonra hazırlanmış ve başka sitelerle ilgili. Yani geçmişte işlendiği iddia edilen suça bu andıç kılıf hazırlamaz. Milli Savunma Bakanı’nın imzası bulunan onay belgesi de hazırlamaz. Eğer bir yasal koruma sağlayabilseydi o belge sağlardı. Ancak sağlamıyor. Bizim söylemek istediğimiz internet sitelerini kurmak suç değil. Buna yanlış içeriklerin girilmesi suçtur. Site kurmak suçsa, Savunma Bakanı neden imzaladı?” dedi. (Burak Bilge / VATAN)

Odatv.com
19.08.2011 13:07


http://www.odatv.com/n.php?n=cubuklunun ... 1908111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: İnternet Andıcını Hangi Gün Konuşacağız

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Ağu 2011, 15:51

AMERİKAN BELGELERİNDE HASAN IĞSIZ İÇİN NE YAZIYOR

Resim

Wikileaks belgeleri yayınladıkça belgelerde yer alan komutanlar çok tartışıldı. Zira Çetin Doğan’dan Hurşit Tolon’a, Yaşar Büyükanıt’tan, Şener Eruygur’a Ergenekon ve Balyoz Davası’yla ilişkilendirilen komutanların tamamı belgelerde ABD karşıtı olarak mimlenmişti.

Odatv, o belgelerde son tutuklanan Orgeneral Hasan Iğsız’ı aradı. Belgelerde 2009 yılının Mayıs ayında dönemin ABD Büyükelçisi James Jeffrey ile Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız arasında yapılan görüşmenin notları var. Jeffrey, görüşmede Ege’de Türk hava sahası ve karasularını, iki ülke arasında tartışma konusu olan Eşek ve Bulamaç adalarına ilişkin Türkiye’nin tezlerini tartışmaya açıyor. Jeffrey, Türk Hava Kuvvetleri’nin adalar üzerinde yaptığı uçuşları eleştirerek bu uçuşların sonlanmasını istiyor. Iğsız, uçuşların varlığını doğrulamıyor ancak uçuşlara son verileceği konusunda Jeffrey’e taahhütte de bulunmuyor. Pekçok uluslararası haritada Türkiye’ye ait görünen iki adadaki egemenlik hakkından, ABD’nin ısrarına rağmen TSK’nın vazgeçmediği anlaşılıyor.

ABD, bu görüşmeden sonuç alamayınca, Dışişleri Bakanı Clinton, Ankara’ya telgraf çekerek adalar üzerinde uçmama çağrısı yapıyor.

Sürecin sonunda Yunanistan’ın resmen adayı işgal etmesi, Iğsız’ın ise bir yıl içerisinde önce Ergenekon Davası ile ilişkilendirilerek emekli edilmesi dikkat çekiyor. Hasan Iğsız son olarak İnternet Andıcı Davası nedeniyle tutuklandı.(DOSYA HABERİMİZİ OKUMAN İÇİN GÖRSELLERİN ÜZERİNİ LÜTFEN TIKLAYIN)

Odatv.com
20.08.2011 23:45


http://www.odatv.com/n.php?n=amerikan-b ... 2008111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: İnternet Andıcı İddianamesi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ağu 2011, 15:51

HAYRÜNNİSA GÜL'ÜN ELİNİ SIKMAMAK TERÖRİST FAALİYETMİŞ

Resim

İnternet Andıcı İdianamesinin sanıklarından biri, YAŞ toplantısında EDOK'un başına getirilen Nusret Taşdeler. Diğeri, andıcın sunulduğu Dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Hasan Iğsız. İfadelerden son olarak andıcın sunulduğu ismin, dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ olduğu anlaşılıyor.

Ancak iddianamede 4. bir orgeneral daha var. İddianamenin 74. sayfasında İrticayla Mücadele Eylem Planının gönderildiği ihbar mektubunda yer alan EK-B belgesine dayanarak şaşırtıcı bir tespit yapılıyor. Şöyle ki: “Eylül 2007 tarihli belgede yer alan bu hususlar ile ilgili yapılan açık kaynak çalışmalarında 19 Eylül 2007 tarihinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün KKTC ziyareti dönüşünde, Esenboğa Havalimanı'nda yapılan karşılama töreninde, Cumhurbaşkanı ve eşininin karşılamaya gelenlerle tokalaşmaya başladığı esnada, dönemin Ankara Garnizon Komutanı A.G'nin protokolden ayrıldığı, Hayrünnisa Gül'ün başörtülü olması sebebiyle böyle bir davranışın gerçekleştiği yönünde birçok haberin yayınlandığı görülmüştür. Bu hadiseden sonra da yine A.G'nin Cumhurbaşkanı'nı karşılama ve uğurlama törenlerinde aynı davranışı sergilediği yönünde açık kaynak bilgilerine ulaşılmıştır.”

Son YAŞ toplantısında Arslan Güner'in hükümet tarafından Hayrünnisa Gül'ün elini sıkmadığı için istenmeyen ilan edildiği hatırlanırsa A.G'nin kimliği daha iyi anlaşılıyor.

İfadelerde ilginç olan, Cumhurbaşkanının eşinin elini sıkmamanın terör faaliyeti olarak iddianamede yer alması. İddiannamede A.G'nin şimdilik sanık olmadığı ancak gelecek açısından durumunun pek de parlak olmadığı anlaşılıyor.

Odatv.com
23.08.2011 13:17


http://www.odatv.com/n.php?n=hayrunnisa ... 2308111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Ergenekon Davası, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Asil Türk Milleti

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir