Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Alındı

FENERBAHÇE YARGILANDIĞINA GÖRE DEMEKKİ FENERBAHÇE ATATÜRKÇÜ, NAMUSLU VE ŞEREFLİ BİR TAKIMMIŞ

-Ergenekon Destanı Atalarımızın Şanlı Destanı’dır.
-Ergenekon Davası'nda Yargılanmaya çalışılan Türk Milleti ve Atatürk'tür. Bu yargılamayı yapan A.B.D'dir.
-1990'ların başından beri, Eşref Bitlis önderliğindeki T.S.K. Ortadoğu'da A.B.D.'nin bütün planlarını altüst eden tek güç idi.
Bu yüzden AKP döneminde T.S.K. asimetrik psikolojik savaşlarla itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor, “Mehmetçik düşmanlığı” tavan yaparken, başbakanlık koltuğunda oturan şahıs a.b.d. askerlerinin sağ sağlim evlerine dönmesi için dua ediyor.
-6. yüzyılda, Çin emperyalizmi yüzünden yokolma tehlikesiyle karşı karşıya olan ve tutsak edilen Aşina Hanedanlığı’nın hayatta kalan tek çocuğu, Ergenekon Destanı’nda dişi bir Kurt tarafından yetiştirilip büyütülmüştür. Bu çocuk yıllar sonra soyunu devam ettirip, bir Cihan Devleti olan ve Çin emperyalizmini mağlup edecek olan Gök Türk İmparatorluğu’nu kurmuştur.
-Aşina Aşireti, Türk Soyunun Karluk Boyundandır. Uygurlarda Karluk Boyundandırlar.
-Göktürkler döneminde Çin emperyalizmi, Göktürkleri yıkabilmek için, içten parçalama stratejisini uygulamıştır. Nitekim Gök Türkler’in yıkılışı Çin emperyalizminin kullandığı Uygurlar tarafından gerçekleştirilmiştir.
-Şimdi günümüzde olanlara bakarsak, Silivri’de, Hasdal’da, Metris’te tutsak edilen Kahramanlarımız, işte bu 6. yüzyılda hayatta kalmayı başaran tek Türk çocuğunun evlatlarıdır.
Günümüzdeki Gök Türk Hanedanlığını tarif edelim:
1. Türkiye Cumhuriyeti’nin Koruyucuları olan Oğuz Boyundan Atatürkçü’ler = Gök Türk İmparatorluğu’nu kuracak olan Karluk Boyundan Aşina Hanedanlığı’nın hayatta kalmayı başaran tek çocuğu.
2. Amerika = Gök Türk’leri entrikalarla içten yıkmaya çalışan Çin Emperyalizmi
3. A.B.D tarafından kullanılmakta olan ve Türkiye Cumhuriyet’ini yıkmayı hedefleyen Atatürk ve Cumhuriyet Düşmanı Yobaz AKP’li kitle(Oğuz Boyundan) = Çin Emperyalizminin Gök Türk İmparatorluğunu yıkmak için kullandığı Uygur Türkleri(Karluk Boyundan)
4. Türkiye Cumhuriyeti(Oğuz Boyundan) = Gök Türk İmparatorluğu(Karluk Boyundan)
5. SONUÇ: Türk Milleti elinde sonunda emperyalist devleti yıkacaktır, parçalayacaktır, darmadağan edecektir!
-Günümüzde yargılanan sözde Ergenekon Örgütü, aslında Türkiye Cumhuriyeti’nin Tam Bağımsızlığını canları pahasına ebediyet için korumayı hedeflemiş olan Atatürk’ün Askerlerinden oluşan Milli bir Örgütlenmedir(herhangi yasa dışı bir faaliyette bulunmayan).
-Bu örgütlenme, 1980 darbesi sonrasında ayaklanan/özüne-dönen namuslu ve şerefli Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının önderliğinde başlamıştır. Yani, bu örgütlenme, Atatürkçü ve Anti-Emperyalist düşünceye sahip olan Eşref Bitlis Paşa’mız ve onun yolundan yürüyen Uğur Mumcu ve Doğu Perinçek’lerin A.B.D.’ye karşı verdikleri asil mücadeleler ile birlikte başlamıştır.
-AKP döneminde bu kutsal görevleri yürüten “D.Perinçek, T.Özkan, M.Balbay, E.Poyraz, Ç.Doğan, A.Uğur, E.Alan, V.Küçük, E.Gürses, İ.Selçuk, Ş.Eruygur, H.Tolon, L.Ersöz, S.Öztürk, D.Çiçek, H.Iğsız, S.Yalçın, B.Pehlivan, B.Terkoğlu, D.Yıldırım, V.Küçük, İ.Başbuğ, A.Yıldırım” gibi Atatürkçüler, “Ergenekon”, “Balyoz”, “Islak İmza”, “İnternet Andıcı”, “Kafes”, “ODATV”, “Spor’da Şike”, vs. gibi isimlerin verildiği ve hukukun çiğnendiği davalar ile birlikte zindanlara atılıp tutsak edinmişlerdir. Onların yokluğunda Asil Türk Milleti’miz ve Türkiye Cumhuriyet’i bölünme/yıkılma aşamasına getirilmiştir!!!!
-Ergenekon'daki Kahraman Bozkurtlar çıktı, Fethullahçılar yargılanıyor, ABD Suriye'de yenildi, Büyük bir Ekonomik Kriz yolda, SIRA AKP hükümetinin devrilip yargılanmasındadır, ondan sonra SIRA ABD'nin Orta Asya ve Orta Doğu'dan tamamı ile yokedilip tekmelenmesine GELECEK, BU GÜNLERİ GÖRECEĞİZ, ÇOK YAKIN! EN BÜYÜK HEDEF TÜRK BİRLİĞİ'DİR!

Re: Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Al

Mesajgönderen TurkmenCopur » 17 Ağu 2011, 16:13

BENDEN DAHA ÜNLÜ OLAN O İSİM KİM

Resim

Aziz Yıldırım Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e bir mektup yazdı. Mektubunda “Sayın Savcı benden daha ünlü bir kişiyi alacağını söylemiştir. Bu kişi kimdir ve neden hala çağrılmamış ya da gözaltına alınmamıştır? diye soran Yıldırım, yürütülen soruşturma ile ilgili bir çok soru işareti ve yanlış uygulamanın varlığından şikayet etti.

Hürriyet'ten Ferudun Niğdelioğlu'nun haberine göre; Şike soruşturması kapsamında 3 Temmuz’da gözaltına alınıp ardından Metris Cezaevi’ne gönderilen F.Bahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e yazdığı mektupta suçsuz olduğunu belirtirken, bir de soru yöneltti:

Sayın Savcı benden daha ünlü bir kişiyi alacağını söylemiştir. Bu kişi kimdir ve neden hala çağrılmamış da gözaltına alınmamıştır?

İşte Yıldırım’ın Metris Cezaevi’nden Çankaya Köşkü’ne gönderdiği o mektup...

Sayın Cumhurbaşkanım,

Yürütülmekte olan şike ve teşvik soruşturması adıyla anılan ve benim ve yönetici arkadaşlarımın tutuklu bulunduğumuz soruşturma hakkında bazı bilgileri ve özellikle de çarpıklıkları sizinle paylaşmak istiyorum. Sizin şunu bilmenizi isterim ki, bizler de en az “Temiz benim, diyenler kadar temiziz.”

Silahlı örgüt kurmakla suçlanıyoruz

Malumlarınız olduğu üzere 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun, 14 Nisan 2011’de yürürlüğe girmiştir. Yaşadığımız sürecin en başından bu yana bizler de ve kamuoyu da bizlerin bu kanun maddelerine göre yargılanacağımızı düşünüyorduk. Ekte sizlere sunduğum tutuklama müzekkerelerinde bile açıkça gözükmektedir. Ancak aradan geçen bir ayı aşkın sürenin sonunda gerçeğin bu olmadığını görmeye başladık. Şike ve Teşvik Soruşturması’nı yürüten sayın savcı bizleri silahlı organize örgüt kurmaktan yargılamak üzere iddianame hazırlamaktadır. Halbuki spor suçları için bir kanun çıkarılmıştır. 6222 sayılı Kanun’un 23. maddesi; “Bu kanun kapsamına giren suçlardan dolayı yargılama yapmaya, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği Asliye veya Ağır Ceza Mahkemeleri yetkilidir” demektedir.

Savcı, sonuçları nasıl biliyor?

6222 sayılı Kanun’un çıkmasından önce yasalarda şike ve teşvikle ilgili ceza hükmü bulunmamaktadır. Dolayısıyla yasanın çıkmasından önce oynanmış maçlara ilişkin açılan bir soruşturmaya, örgütlü suç maskesi giydirilip Sporda Şiddet Yasası’ndan yargılamaya çalışmak gibi tuhaf bir uygulama yapılmaya çalışılmaktadır.

Sayın Savcı son beş maçta şike olduğunu, maçların skorlarını maçlar oynanmadan önce bildiğini söylemiştir. Yine benzer şekilde Sayın Savcı son maçımız olan Sivasspor maçını kaybetmemiz veya berabere kalmamız ve şampiyon olamamamız halinde bu soruşturmayı açmayı düşünmediğini belirtmiştir.

O deliller bir an önce açıklansın

Sayın Savcı eğer bu kadar kesin bilgilere sahip idiyse bir hukuk adamı olarak yapması gereken Cumhuriyet Savcılığı’nda bir heyet teşkiliyle maç neticelerini skorlarıyla tespit ettirmekti. Eğer bunu yapmış olsa idi şu anki kaos da ortadan kalkmış olurdu. Bunu yapmamış ve yapmaya gerek dahi görmemiş olduğuna göre Sayın Savcı’nın elinde çok başka sağlam ve geçerli deliller olduğu düşünülmektedir. Bu durumda da Sayın Savcı’nın yapması gereken 6222 sayılı Kanun’a göre 3. Ağır Ceza Mahkemeleri’nin olduğu yerlerdeki Cumhuriyet Savcılıkları’na soruşturma dosyalarını göndererek, davanın bir an önce açılmasını sağlamaktır.

Hani gizlilik kararı vardı, ne oldu?


Ancak hukuk ve kuralları bu kadar açık ve yapılması gerekenler bu kadar ortada iken Sayın Savcı, 2010’da başladığını öne sürdüğü bir “Silahlı örgüt” suçlaması ile bizleri yargılamak istemektedir. Bu nasıl bir çarpıklıktır? Şike soruşturması yapılırken neden her gün görüştüğüm Sayın Bakan, Genel Müdür, Kulüp Başkanları... gibi kişilerin hiçbiriyle, benimle ilgili soruşturma kapsamında görüşülmemekte, hiçbirine benimle ilgili soru sorulmamaktadır? Kamuoyuna Trabzonspor Başkanı, ikinci başkanı ve bazı kişilerin ifadeleri gizlilik kararı olduğu gerekçesiyle verilmemekte ancak benim dahi göremediğim bana sorulacak sorular (telefon dinlemeleri kaynaklı) internet sitelerinde yayınlanmaktadır.

Kulübümüze karşı tavır içinde

Sayın Savcı benden daha ünlü bir kişiyi alacağını söylemiştir. Bu kişi kimdir ve neden hâlâ çağırılmamış ya da gözaltına alınmamıştır? Bu durum akıllara Sayın Savcı’nın da aslında düştüğü hataların farkında olduğunu ya da kasten bana ve kulübümüze karşı bir tavır içerisinde olduğu düşüncesini akıllara getirmektedir.

Sayın Savcı da bilmektedir ki, olmayan suçları işkenceyle, dayakla, hakaretlerle çeşitli baskılar ve kamuoyunda kafa karışıklığı yaratarak meydana getiremezsiniz. Adalet sonunda tecelli edecektir. Ancak bu süre zarfında başta kulübümüz olmak üzere bizler ve Türk sporu çok büyük kayıplar yaşayacaktır. Bunların hesabını kim verecektir?

Çarpıklıklar bir an önce giderilsin

Yapılması gereken ivedilikle hukukun en temel kurallarının bu soruşturma için de işler duruma getirilmesi ve soruşturmadaki çarpıklıkların giderilerek bizlere ve kısaca Türk sporuna adil yargılanma hakkının verilmesidir. Bugün tüm bu çarpıklıkların neticesinde Metris Cezaevi’nde tutulan ben ve yönetici arkadaşlarım adına zamanı geldiğinde tüm çarpıklıkları gözler önüne serebilmeyi umuyorum.

Saygılarımla
Aziz YILDIRIM

17.08.2011 14:40


http://www.odatv.com/n.php?n=benden-dah ... 1708111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Al

Mesajgönderen TurkmenCopur » 17 Ağu 2011, 16:17

CHP'Lİ İNCE: "ASIL ŞİKEYİ KİMLER YAPTI"

Resim

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, "10 Ağustos’tan önce ve sonra üç büyük kulübün kağıtlarını kimler aldı? Futbol federasyonuna yakın, onların ailelerine yakın isimler var mı? Asıl şike burada. Yani şikenin şikesi var" dedi.

İnce, düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın "PKK’ya gösterdiği hoşgörüyü kendisine göstermediğini ve mübarek Ramazan’da dava açtığını" söyledi. "Sayın Başbakan PKK’ya hoşgörülü, acizliğini, çaresizliğini gösteriyor ama bana dava açıyor" diyen İnce, "Acaba Sayın Başbakan benden rahatsız olduğu kadar PKK’dan niye rahatsız olmuyor?" diye sordu.

Başbakan Erdoğan’ın "Ramazan ayının özelliklerine, kutsallığına sığındığını" savunan İnce, "Bugün çok daha ağır konuşacaktım ama Ramazan’ın hatırına susuyorum. Bayramdan sonra ona gerekli cevabı vereceğim" dedi.

Kızılay Başkanı Tekin Küçükali’nin geçen Cuma Başbakan ile Dolmabahçe’de program dışı görüşme yaptığını belirten İnce, şu soruları yöneltti:

"Dolmabahçe’de ne görüşüldü? Bu Dolmabahçe’nin yakın siyasi tarihimizdeki önemi nedir? Burası Dolmabahçe mi, sır bahçe mi? Somali’ye yardımdan yeni bir Deniz Feneri mi çıkacak acaba? Diyanetmatik’ten toplanan paraların denetimini kim yapıyor? Dolmabahçe, Başbakan’ın gizli konuşmalarının merkezi mi? Mezara gidecek konuşmaların yapıldığı özel alan olarak mı seçilmiş? Bu sır bahçenin özelliği ne? Kamuoyu da biz de bunları merak ediyoruz."

İnce, Şike soruşturmasının başlamasından sonra 10 Ağustos’ta Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın hisselerinin en düşük seviyede bulunduğunu bugün ise yükseldiğini belirterek, "SPK’yı göreve davet ediyorum. 10 Ağustos’tan önce ve sonra bu takımların kağıtlarını kimler aldı? Futbol Federasyonuna yakın, onların ailelerine yakın isimler var mı? Asıl şike burada. Yani şikenin şikesi var.
Ligleri ertelenmesi bu sonucu doğurdu. Neden ligler bir ay ertelendi? SPK’nın doğal görevidir. Burada keriz mi silkelendi? Kimler köşeyi döndü, kimler bire iki kazandı?" diye konuştu.

17 Ağustos depremin yarın 12. yılı olduğunu anımsatan İnce, okulların, hastanelerin, devlet dairelerinin, konutların önemli bir bölümünün hala güvenli olmadığını ifade ederek, "AKP bu konuda 9 yılda hiçbir iş yapmadı, Türkiye yeni acılara gebedir" dedi.

"İHALE ALANLA ALMAYAN BİR OLUR MU?"

Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan İnce, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın "Hiç oy verenle vermeyen bir olur mu?" sözünü nasıl değerlendirdiği sorusuna, "(Bize oy vermeyenler patates dinindendir) diyordu, bunların hocaları. Bu da onun torunu, talebesi. Bunu demesi çok normal. Ben de Erdoğan Bayraktar’a şunu söylüyorum; Hiç TOKİ’den ihale alanla almayan bir olur mu?" karşılığını verdi.

İnce, Kızılay Başkanı’nın "Kemal Kılıçdaroğlu ile temasa geçtiği için istifa ettirildiği" şeklindeki haberleri ise, "Sayın Genel Başkan’ın Somali’ye gidişiyle ilgili Dışişlerine görüş soruldu. Baktık ki sonra Sayın Başbakan da
Somali’ye gidiyormuş. Yani bir görev çalınması söz konusu. Ayrıntıları bilmiyoruz ama olasılık dahilinde. Artık muhalefetle bile konuşmak suç" diye değerlendirdi.

"Valilere süper yetki getirilmesiyle" ilgili haberlerin sorulması üzerine İnce, "Valilik diye bir kurum kalmadı Türkiye’de. Devlet yönetiminin gelenekleri, genleri bozuldu. Bunlar, Tayyip Erdoğan’ın il başkanlarıdır. Valiler
onun emir eri konumunda" dedi.

İnce, Ramazan sorasında sınır ötesi operasyona nasıl bakacakları yönündeki soruya da "Türkiye, ABD’nin ve diğer batılı güçlerin taşeronu konumundadır. Batılı güçler ne derse Türk hükümeti onu yapar. Ramazan nedeniyle PKK’ya hoşgörü... Libya’yı bombalıyor NATO. Oradakiler Müslüman değil mi? O NATO güçlerinin içinde Türk askeri yok mu? Jandarmalığa soyunmuş bir Türkiye var. Tak diye söylüyorlar şak diye yapıyor Sayın Başbakan" şeklinde yanıtladı.

ÇİÇEK’İN ZİYARETİ

TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yarın yapacağı iadeyi ziyaretine ilişkin soru üzerine İnce, şunları söyledi:

"Bence Meclis Başkanı birincil işini yapmalı. Tabii ki Anayasa da önemli ama birincil işi millet iradesinin Meclise yansımasını sağlamaktır. Tutuklu milletvekillerinin gelip Mecliste yemin etmesini sağlamak kendi görevidir. Yasama organının üyeleri hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunurken Meclis Başkanı’nın ses çıkarmaması manidardır. Meclisin namusu ona emanettir. O milletvekillerinin gelmesi için gerekli koşulları onun hazırlaması lazım. Bizden ziyade Cemil Çiçek’in işidir bu ama ’patrona haksızlık yaparım, yanlış yaparım, patron ne derse o olur’ diyorsa ona söyleyecek bir şeyim yok."

İnce, Kılıçdaroğlu’nun Somali ziyaretiyle ilgili şimdilik bir sorun bulunmadığını söyledi.

(AA)
Odatv.com
16.08.2011 16:52


http://www.odatv.com/n.php?n=muharrem-i ... 1608111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Al

Mesajgönderen TurkmenCopur » 26 Ağu 2011, 01:13

FENERBAHÇE ŞAMPİYONLAR LİGİ MAÇLARINDAN MEN EDİLDİ

Resim

Türkiye Futbol Federasyonu'ndan, UEFA'nın isteği doğrultusunda, Fenerbahçe'nin Şampiyanlar Ligi'ne katılamayacağı açıklaması geldi.

UEFA'DAN TFF'YE GELEN YAZI

TFF'nin resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, "UEFA, 23 Ağustos 2011'de Türkiye Futbol Federasyonu'na gönderdiği yazıda, ülkemizde sürmekte olan şike soruşturması çerçevesinde, Fenerbahçe Spor Kulübü'nün bu sezon Şampiyonlar Ligi'ne katılmaktan çekilme kararı vermesi gerektiğini, kulüp bu yola gitmeyecek olursa, Türkiye Futbol Federasyonu'nun Fenerbahçe'yi 2011-2012 sezonunda Şampiyonlar Ligi'ne katılmaktan men etmesi gerektiğini, bu 2 yoldan herhangi birisi benimsenmeyecek olursa, UEFA'nın kendi disiplin soruşturmasını başlatabileceğini ve Türkiye Futbol Federasyonu yani ülkemiz aleyhine disiplin yaptırımları uygulama yoluna gideceğini bildirmiştir.

UEFA'DAN GELEN YAZI FENERBAHÇE'YE BİLDİRİLDİ

Bu yazı üzerine durum TFF tarafından yazılı olarak derhal Fenerbahçe Kulübü'ne bildirilmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü, 24 Ağustos'ta TFF'ye gönderdiği cevabi yazıda, TFF'nin bu konuda iddianamenin mahkemece kabulünün beklenmesine yönelik kararına saygı duyduğunu ve kendisine tanınan kısa süre içinde böylesine önemli bir konuda herhangi bir karar almasının fillien mümkün olamayacağını bildirmiştir.

OLAĞANÜSTÜ TOPLANAN TFF, FENERBAHÇE'Yİ ŞAMPİYONLAR LİGİ'NE KATILMAKTAN MEN ETTİ

Bu gelişme karşısında, durum 24 Ağustos'ta TFF Yönetim Kurulu'nun yapmış olduğu olağanüstü toplantıda ele alınmış ve gerek Fenerbahçe'nin maruz kalabileceği, ağır disiplin yaptırımları gerekse Türkiye Futbol Federasyonu'nun yani ülkemizin maruz kalabileceği disiplin yaptırımları göz önünde bulundurularak, Fenerbahçe Spor Kulübü'nün bu sezon UEFA Şampiyonlar Ligi'ne katılmaktan men edilmesine karar verilmiştir" ifadeleri kullanıldı.

KARAR NASIL ALINDI

Futbolda şike soruşturması kapsamında yürütülen soruşturmaya UEFA 22.08.2011 tarihinde resmen el koydu. UEFA Genel Sekreteri Gianni Infantino Türkiye’ye gelerek soruşturmayı yürüten savcı Mehmet Berk’le görüştü.

DÜN GECE SAAT: 23.30 --Dün geceden itibaren futbol kulislerinde çok yoğun bir trafik yaşandı. Dün gece saat 23. 00 sularında UEFA TFF’ye iki önemli karar bildirdi: ‘"Türkiye Futbol Federasyonu'na; 1- Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nden çekilmesini sağlayın, 2- Eğer siz çekilmesini sağlamaz iseniz, biz Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ne katılmaması için gereğini yapacağız"’

BUGÜN SAAT: 13.00—Türkiye Futbol Federasyonu öğlen saatlerinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le bir araya geldi.

BUGÜN SAAT: 13.39: Köşk şike soruşturmasıyla ilgili bir açıklama yaparak uluslar arası kurallara uyulması gerektiği yönünde görüş belirtti.

BUGÜN SAAT: 17.40: Olağanüstü toplanma kararı alan TFF yönetimi krtik bir karar vermeye hazırlanıyordu

BUGÜN SAAT 17.45 : Akşam saatlerinde ise Fenerbahçe’yi umutlandıran bir haber gelmişti. UEFA, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi kuralarına katılabileceğini açıkladı.

BUGÜN SAAT: 18.40: VE Türkiye Futbol Federasyonu’nun internet sitesinde Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi maçlarına katılımı men edildi.

Odatv.com
24.08.2011 23:50


http://www.odatv.com/n.php?n=fenerbahce ... 2408111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Al

Mesajgönderen Nogay » 29 Ağu 2011, 22:00

Ömer Çavuşoğlu: "Tayyip'te Bu İşin İçinde"

Nogay
Onbaşı
Onbaşı
 
Mesajlar: 21
Kayıt: 01 Kas 2010, 22:10

Re: Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Al

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Kas 2011, 16:12

AZİZ YILDIRIM NEDEN ÇOK RAHAT

Şike Davası kapsamında Metris Cezaevi’nde tutuklu bulunan Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın aleyhine çıkan tüm haberlere rağmen rahat olması dikkat çekiyor. Televizyondaki spor yorumcularının iddianame açıklanınca kıyamet kopacağına dair sözlerine Yıldırım pek kulak asmıyor.

Peki bunun sebebi nedir?

Cevabı çok basit...

Çünkü Federasyonda dosyaların açılması sayesinde Yıldırım’ın avukatları da tüm delilleri inceledi. Dosyalar üzerinden çalıştı. Sonuç olarak bugüne kadar medyaya sızdırılan ve üzerine spekülasyon yapılanlardan daha fazlasının savcılığın elinde olmadığını avukatlar gördüler. Bu sebeple iddianamenin söylendiği gibi fırtına koparmayacağını biliyorlar.

Yıldırım’ın rahatlığının sebebi bu.

Savcı Berk’in aylar sonra yeniden soruşturmaya delil toplamak için tekrar harekete geçmesinin nedeni de...

Bu durum bir gerçeği daha ortaya koydu. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın dosyaya koyduğu gizlilik kararları dosyadan yandaş medyaya belge sızmasını engellemediği gibi yalnızca sanıklar aleyhine kamuoyu oluşturmasına yarıyor. Savunma hakkı kısıtlanmaz ise sanıklar yargılanacakları delillerin ne olduğunu görebiliyor. Savcılar amaçlarına ulaşamıyor.

Odatv.com
19.11.2011 13:37


http://www.odatv.com/n.php?n=aziz-yildi ... 1911111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Al

Mesajgönderen TurkmenCopur » 26 Kas 2011, 04:17

Metris’in kapısı açılıyor

Sporda Şiddet Yasası değişikliği TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Yeni yasa ile beraber şike soruşturması kapsamında tutuklu bulunanların tahliye edilmesi gündeme geldi
Sporda şiddet yasasında değişiklik teklifi önceki gece geç saatlerde TBMM Genel Kurulu’dan geçti. Peki değişen bu yasadan şike tutukluları nasıl etkilenecek, tahliye yolu açılacak mı işte bu soruların yanıtı. Habertürk’ün haberine göre 3 Temmuz’da başlayan şike soruşturması kapsamında Metris Cezaevinde tutuklu bulunan ve başta Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım olmak üzere diğer tüm tutuklular ilk mahkeme sonunda özgürlüğüne kavuşabilirler. Tutukluluk konusu tamamen bağımsız bir konudur. Şartların ortadan kalktığı kanısı hkim olursa, sanıklar tahliye edilebilir. Tutukluluk bir ceza değil, tedbirdir. Tahliyeler 2. ve hatta sonraki duruşmalara da kalabilir. Bu ihtimal de gözönünde bulundurulmalı. Bu tür davalarda 1. ile 2. duruşma arasındaki süre genelde 2-3 ayı geçmiyor. Yani tutukluların tahliyesi en erken 5 gün, en geç 2 yıl içinde olur.

Cuma, 25 Kasım 2011 04:08

http://www.aydinlikgazete.com/index.php ... &Itemid=91
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Al

Mesajgönderen TurkmenCopur » 30 Kas 2011, 03:05

TAHLİYE TALEPLERİNE RED

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, şike yasası çıkmadan önce yapılan tahliye taleplerini reddetti.


Futbolda şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında tahliye talebinde bulunan FB Başkanı Aziz Yıldırım’ın da aralarında olduğu 20 kişinin tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Tahliye talepleri, "Tutuklama tarihinden bugüne kadar dosyadaki delillerde şüpheliler lehine tutuklama sebeplerini ortadan kaldırabilecek bir değişikliğin bulunmaması", "Mevcut delil durumu" ve "kuvvetli suç şüphesi" gerekçe gösterilerek reddedildi.

Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’da yapılan değişikliğin Meclis’te kabul edilmesinden sonra Aziz Yıldırım, Serdal Adalı, İlhan Ekşioğlu, Şekip Mosturoğlu, İbrahim Akın, Abdullah Karakuz, İskender Alın, Korcan Çelikay, Ahmet Ateş, Tayfur Havutçu, Ali Kıratlı, S, Ümit Karan, Cemil Turhan, Mecnun Otyakmaz, Bülent Uygun, Ahmet Çelebi, Tamer Yelkovan, İbrahim Bülent İşçen, Haldun Şenman ve Talat Emre Koçak’ın avukatları tahliye talebinde bulunmuştu.

Talebi değerlendiren İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi nöbetçi Hakimi Mehmet Ekinci, 6222 sayılı yasanın 11. maddesi gereğince şike yapmak suçundan tutuklanan Aziz Yıldırım’ın da aralarında olduğu 20 kişinin tahliye taleplerini reddetti. Kararda, “şüphelilerin haklarındaki mevcut delil durumu, haklarındaki kuvvetli suç şüphesini gösterir olguların bulunması (şüpheli beyanları, iletişim tespit tutanakları, fiziki takip tutanakları, yakalama-el koyma tutanakları, tanık beyanları), sanıklara atılı suçun kanundaki yaptırım miktarı, tutuklama tarihinden bugüne kadar dosyadaki delillerde şüpheliler lehine tutuklama sebeplerini ortadan kaldırabilecek bir değişikliğin bulunmayışını" dikkate alarak şüphelilerin tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Kararda, şüphelilerin avukatlarının itiraz hakkı olduğu da belirtildi.

Odatv.com
29.11.2011 16:19


http://www.odatv.com/n.php?n=tahliye-ta ... 2911111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Al

Mesajgönderen TurkmenCopur » 03 Mar 2014, 01:57



Buradan bütün şanlı Fenerbahçe Taraftarlarına sesleniyorum:

Bu ses kaydı Tayyip Erdoğan denen şerefsizin Fenerbahçe'mize Fethullah Gülen'le birlikte yaptıkları(amerika'nın emirleriyle) KUMPASIN KANITIDIR!!! BÜYÜK FENERBAHÇE TARAFTARI, TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK TARAFTAR KİTLESİ, LÜTFEN BU ŞEREFSİZ VATAN HAİNİ AKP HÜKÜMETİNİ SANDIKLARA GÖMÜN!!!

Görüldüğü gibi Ergenekon, Balyoz ve Fenerbahçe davalarında kurulan Kumpasların mimarları Tayyip ve Feto'dur. Hiç öyle Tayyip birşey yapmadı, herşeyi Paralel yaptı saçmalıklarına inanmayın!!!

Ayrıca şu an itibariyle görülmekte ki, AZİZ YILDIRIM BİR KAHRAMANDIR!!! 03 Temmuz 2011 tarihinde sitemizde(viewtopic.php?f=47&t=6707) ozamanlar yazdığımız gibi, Aziz Yıldırım, onurlu, şerefli ve ATATÜRKÇÜ BİR KAHRAMANIMIZDIR. Gün, Kahramanlarımıza sahip çıkma günüdür(HEP BİRLİKTE, FB'LİSİ, GS'LİSİ, BJK'LİSİ, TS'LİSİ), Gün Türk Soyumuzun düşmanı olan Cermen milleti'nin(ABD-İngiltere devleti) kuklalarıyla HESAPLAŞMA GÜNÜDÜR.

BURADAN MÜJDELİYORUM: "Silivri'de zindanlara hapsedilen diğer KAHRAMANLARIMIZ ÇOK YAKIN ZAMANDA ERGENEKON'DAN DAĞLARI ERİTEREK ÇIKACAKLAR. VE BU ÇIKIŞ BÜTÜN TÜRK SOYUMUZUN ŞU ANDA ÇEKTİĞİ BÜYÜK MADDİ, PSİKOLOJİK VE FİZİKİ ACILARIN/İŞKENCELERİN SONUNUN BAŞLANGICI OLACAKTIR!! ZİNDANLARDAN ÇIKAN KAHRAMANLARIMIZ TÜRK MİLLİ HÜKÜMETİ'Nİ KURACAKLARDIR".

TAM BAĞIMSIZ TÜRK MİLLİ HÜKÜMET'İNİ KURACAK OLAN VE EMPERYALİZM TEHDİTİNİ YOK EDECEK OLAN LİDERLERİMİZ BU TÜR BİR TEMİZ ÇEKİRDEK KADRODAN OLUŞACAKTIR:

Cumhurbaşkanı: Aziz Yıldırım
Başbakan: Doğu Perinçek
Genelkurmay Başkanı: İlker Başbuğ, Engin Alan veya Çetin Doğan
Kültür Bakanı: Yusuf Halaçoğlu
Adalet Bakanı: Kemal Alemdaroğlu
Dışişleri Bakanı: Ümit Özdağ
Ekonomi Bakanı: Haydar Baş
Diğer başka bakanlar: Kamer Genç, Onur Öymen vs....
HSYK Görevlileri: Emine Ülker Tarhan, Ümit Kocasakal, Ömer Faruk Eminağaoğlu, Metin Feyzioğlu
TTK Başkanı: Sinan Meydan
Diyanet İşleri: Yaşar Nuri Öztürk - Zekeriya Beyaz
...

YANİ SONUÇ OLARAK GÜZEL GÜNLER BEKLİYOR TÜRK MİLLETİMİZİ, HİÇKİMSE BU KARANLIK GÜNLERDE UMUDUNU YİTİRMESİN, BU DAHA BAŞLANGIÇ MÜCADELEYE DEVAM!
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Al

Mesajgönderen TurkmenCopur » 03 Mar 2014, 01:58

Fenerbahçe'ye operasyon böyle yapıldı

Hükümet Cemaat savaşı günden güne kızışırken savaş ses kasetleriyle devam ediyor.

Sızan kayıtları yine Başbakan Erdoğan'la oğlu Bilal Erdoğan arasındaki görüşmeleri yayınlayan Başçalan hesabı paylaştı.

Kayıtlar bu kez de Baba-Oğul Erdoğanlar'a ait.

Başbakan Erdoğan'a ait olduğu iddia edilen ses Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın şike operasyonuyla ilgili olarak Kongre'de kendisine rakip olan eski Federasyon Başkanı Mehmet Ali Aydınlar'a yönelttiği "Şenes Erzik ile Başbakan’a bilgi vermek için gittiğiniz de Başbakan size ‘Fenerbahçe şike yaptı mı’ diye sorunca siz ne cevap verdiniz?" sorusundan rahatsızlığını Bilal Erdoğan olduğu iddia edilen kişiye iletiyor. Aziz Yıldırım'ın bu görüşmenin içeriğini bilmesinden hoşnut olmayan Erdoğan, Yıldırım'ın konuşması için "edepsizce bir yaklaşım" ifadesini kullanıyor.

MEHMET ALİ AYDINLAR'IN KONUŞMALARINI ERDOĞAN YAZMIŞ

Erdoğan, oğlu Bilal'den yanına İstanbul Büyükşehir Belediyespor İdari Menajeri Mustafa Eröğüt'ü alarak Mehmet Ali Aydınlar'In yanına gitmesini istiyor. Erdoğan, oğlu Bilal'e kendisinin Yıldırım'a doğrudan cevap vermek istemediğini, Yıldırım'a Aydınlar'ın cevap vermesini istediğini belirtiyor. Erdoğan, Aydınlar'ın Yıldırım'a o ortamda konuşulanları nereden bildiğini soran bir açıklama yapmasını isterken, Aziz Yıldırım'ın Fenerbahçe Bank kuracağı yönündeki açıklamalarına da 500 milyon dolarlık borcunu hatırlatarak karşı yanıt vermesi gerektiğini söylüyor.

Erdoğan, Mehmet Ali Aydınlar'ın Yıldırım'a karşı kullanması için Aziz Yıldırım'ın "yat limanı kuracağı", "banka kuracağı", "Kenan Evren Lisesi'ni yıkıp AVM yapacağı" vaatlerine karşı tezler söylüyor. Bunların mümkün olmadığını Aydınlar'ın söylemesini istiyor. Erdoğan, Aydınlar'ın Aziz Yıldırım'ı Fenerbahçe'yi mağdur eden şike yasasını bizzat Aziz Yıldırım'ın gündeme getirdiğini söyleyerek de vurmasını istiyor.

"1 OY 1 OYDUR"

Başbakan Erdoğan, Mehmet Ali Aydınlar'ın Fenerbahçe Kongresi'ni kazanması için yapılması gerekenleri anlatırken, Yıldırım'ın listesinde olması gereken isimlerle görüştüğünü de Bilal Erdoğan'a söylüyor. Erdoğan, açıktan Mehmet Ali Aydınlar'ı desteklemeyi doğru bulmazken oğlu Bilal Erdoğan'dan da bunu yapmamasını ama "1 oy 1 oydur" diyerek gidip Aydınlar lehine oy kullanmasını istiyor.

AZİZ YILDIRIM'A "NAMUSSUZ" İFADESİ

Bilal Erdoğan'la Başbakan Erdoğan'ın 2. görüşmesinde de konu Fenerbahçe.

Bu görüşmede Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun damadı Ahmet Özokur'un Aziz Yıldırım'ın listesinden seçime girmesi iki ismi de sinirlendirmiş. Özokur için "namussuz, menfaat düşkünü, omurgasız, karaktersiz" ifadeleri kullanılıyor.Bilal Erdoğan'ın Aziz Yıldırım için de "namussuz" ifadesini kullanması dikkat çekiyor.

Başbakan Erdoğan, Özokur'un adaylığı için Ahmet Davutoğlu'na "olmasın" dediğini de Bilal Erdoğan'a aktarıyor.

RANDEVU VERMEDİM

İkili daha sonra Aziz Yıldırım üzerine konuşuyor. Başbakan Erdoğan, Aziz Yıldırım'ın cezaevinden çıktıktan sonra defalarca kendisinden randevu istediğini ancak kendisinin randevu vermediğini anlatıyor. Bilal Erdoğan ise Başbakan'ın Fenerbahçe'yi koruyan tavrından Aziz Yıldırım'ın faydalandığını iddia ederken "maalesef çok iyi niyetli davrandın" diyor. İki isim Fenerbahçe Kongresi'nde Cumhuriyetçi, Atatürkçü konuşmalardan rahatsızlıklarını ifade ediyor.

AZİZ YILDIRIM'I DÜŞÜRMEK İSTEDİLER

Odatv yayın ilkeleri gereği bu ses kayıtlarını da yayınlamıyoruz.

Başçalan hesabından daha önce yayınlanan kayıtlar için Başbakan Erdoğan "montaj" ifadesini kullanmış, muhalefet ise gerçek olduğunu iddia etmişti.

Ancak kayıtlar doğruysa bu şu anlama geliyor:

Fenerbahçe'ye operasyonun merkezinde Cemaatçi savcı ve polisler olsa da Erdoğan da bu süreci Aziz Yıldırım'ı diskalifiye etmek için bir fırsat olarak gördü. Mehmet Ali Aydınlar üzerinden Fenerbahçe'yi ele geçirmeye çalıştı. Aydınlar'ın listesine, konuşmalarına müdahale etti.

Ancak yine de şimdilik başaramadı...

Siyasi iktidarın Fenerbahçe'ye karşı bu tavrı futboldaki kavgayı yeniden alevlendirecek gibi görünüyor.

Odatv.com
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Al

Mesajgönderen TurkmenCopur » 18 Mar 2014, 14:03

Bir taşla iki kuş vuracaklardı

Geçtiğimiz ay yaklaşık beş yüz bin kişi, Fenerbahçe ve herkes için adalet istemiyle büyük bir yürüyüş düzenledi. Başkan Aziz Yıldırım’da, bu yürüyüşten bir kaç gün önce Ahmet Hakan'ın yönettiği bir televizyon programında, adil yargılanma hakkı istediğini haykırdı. Yürüyüşte ve televizyon programında tek bir talep öne çıktı: Adalet. Ne yazık ki son beş altı yıldır ülkemizde adalet, iktidar ve Fethullah Gülen Cemaati tarafından elbirliği ile yok edilmiştir. HSYK başkan vekili İbrahim Okur'a göre, yargıya güven %27 seviyesine düşmüştür. Neredeyse herkesin şikâyetçi olduğu yargı, bu yetmezmiş gibi son günlerde ülkeyi büyük bir kaosa sürükleyen bir canavara dönüşmüştür. Yargıç bağımsızlığı, yargıç sorumsuzluğuna, yargıç tarafsızlığı ise, bir masala dönüşmüştür.

AZİZ YILDIRIM BAŞARABİLİR Mİ?

Geçtiğimiz ay yapılan Fenerbahçe ve herkes için adalet yürüyüşü, Aziz Yıldırım’ın sadece bir kulüp başkanı olmadığını, O'nun aynı zamanda bir halk kahramanı olduğunu göstermiştir. Bugüne kadar hiçbir siyaset adamı, beş yüz bin kişiyi tek bir amaç uğruna etrafında toplamayı başaramamıştır. Aziz Yıldırım'ın adalet isteyen haykırışı karşılık bulmuş ve beş yüz bin kişi tarafından aynı kararlılıkla dile getirilmiştir. Beş yüz bin kişinin bu adalet istemlerinin sadece Aziz Yıldırım ile sınırlı olduğuna inanmıyorum. Cumhuriyet tarihimizin en karanlık döneminde, hukuksuzluğa uğramış tüm mazlumların sesi olmuştur. Ben Aziz Yıldırım'ın adalet talebinin duyulacağına ve mutlaka karşılık bulacağına inanıyorum. Herkes şunu unutmamalıdır; adaletin sadece gözleri bağlıdır, ama kulakları çok keskindir. Aziz Yıldırım kesinlikle başaracaktır.

MEMLEKETİN GENEL DURUMU

Ülkemizde son beş altı yılda yaşanan olayları incelediğimizde, çocuklarımıza umuttan çok utanç dolu bir gelecek bırakacağımız açıkça görülmektedir. Bu utanç sürecinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana karşı karşıya olduğu en büyük tehlikeler yaşanmıştır. Devlet kurumları, adına paralel yapı denilen Cemaatin işgali altına girmiştir. Bu işgal öylesine bir hal almıştı ki, ülkenin Başbakanı yeni bir Kurtuluş Savaşı'ndan bahsetmektedir. Ülkemizi parçalanmanın, uşaklığın eşiğine getirmiş olan Cumhuriyet düşmanlarının iflah olmaz kin ve nefretleri göz önüne alındığında da, bu sürecin bir süre daha devam edeceği anlaşılmaktadır.

Bugüne kadar milli ordu, yargı, üniversiteler gibi Türkiye'nin temel taşları olan kurumları hedef alan Cumhuriyet düşmanları, son zamanlarda ise, Türkiye Cumhuriyeti tarihi kadar eski olan spor kulüplerimize arsızca saldırmaktadırlar.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın çok sayın özel görevli savcılarınca, başta Fenerbahçe ve Beşiktaş olmak üzere birçok güzide spor kulübümüz hakkında başlattıkları sözde şike soruşturması, Cumhuriyetimize ve onun değerlerine yapılan yeni bir saldırıdır. Kurtuluş Savaşı'nda mücadele eden bir kültürün temsilcileri olan Fenerbahçe ve Beşiktaş camiasına karşı yürütülen bu soruşturma, bir linç kampanyasına dönüştürülmüştür.

Böylece, Cumhuriyetimizin en güzide mirasları olan kulüplerimiz üzerinden, yeni bir saldırının ve bölme operasyonunun daha fitili ateşlenmiştir.

Yeni başlatılan bu saldırı ile özellikle Fenerbahçe kulübü başkanı sayın Aziz Yıldırım hakkında yürütülen yok etme soruşturması da paralel götürülerek bir taşla iki kuş vurulması hedeflenmiştir. Aslında başkaca kuşların vurulması da hedeflenmekte olup onları daha sonra açıklamak üzere bir kenara bırakıp kuruluş tüzüğünde vatana ve orduya hizmet etmek yazan Fenerbahçe'ye ve sayın Aziz Yıldırım'a yapılanların amacını açıklamaya çalışalım.

Basın yayın kuruluşlarında şike soruşturması olarak yer alan bu soruşturmanın en önemli nedenlerinden birincisi biat ettirmektir. Bu yapılanlar, toplumda hala hükümet ve Gülen Cemaati gibi etkin güçlere boyun eğmeyen kurumları diz çöktürme ve ele geçirme operasyonudur. Hepimizin malumu olduğu üzere, medya organlarının neredeyse tamamı kontrol altına alınmış, hatta bir telefon ile yayın akışları değiştirtebilir hale gelmiştir. TÜBİTAK, Adli Tıp, YÖK, TSK, Emniyet ve HSYK operasyonları ile tüm bağımsız kamu kurumları teslim alınmış, adeta hükümetin ve Fethullah Gülen Cemaatinin arka bahçesi haline getirilmişlerdir.

Ergenekon, Balyoz, Casusluk adı altında başlatılan cadı avı ile tüm muhalif güçleri yok etme ya da dönüştürme süreci zirve yapmıştır. Bu soruşturmalar bahanesiyle başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere, Cumhuriyetin tüm yılmaz savunucuları hakkında linç ve yok etme operasyonları başlatılmış, yüzlerce komutan, bilim insanı, gazeteci, siyaset adamı asılsız suçlamalarla hapse atılmışlardır. Bugün çeşitli baskılar ile TSK'nın en üst kademesi asli görevleri olan vatan savunmasını yapamaz, gazeteciler, bilim insanları ve siyaset adamları özgürce düşüncelerini dile getiremez hale getirilmişlerdir. Sıranın spor kulüplerine ve özellikle Fenerbahçe'ye gelmesinin nedeni ise, toplumun en özgür, en kontrol edilemez potansiyel gücü olan futbol kulüplerini ele geçirmenin dayanılmaz hafifliğidir. Bir rivayete göre, Fethullah Gülen stadyumdan çıkan coşkulu Fenerbahçe taraftarlarını görünce "Bir gün bizde bu taraftarlar gibi aynı amaç etrafında birlik olabilirsek o zaman bu memleketi ele geçirebiliriz." dediği söylenmektedir. Görünen o ki, Gülen onlar gibi olmayı amaçladığı kulüp taraftarlarını kendisine rakip görerek, yargıdaki uzantıları vasıtasıyla yok etme mücadelesine başlamıştır. Özellikle de Fenerbahçe'yi hedef tahtasına koyarak, en büyüğü deviren bize neler yapmaz dedirtmeyi amaçlamıştır. Böylece Aziz Yıldırım'ı bile tutukladılar bize neler yapmazlar korkusu tüm spor camiası mensuplarının yüreklerine ekilmiştir. Bundan sonrası kolaydır. Türk toplumunun günlük hayatının en önemli varlıkları olan spor kulüpleri de ele geçirilerek, büyük taraftar kitlelerini kontrol etmek, onları yönlendirmek daha da kolay olacaktır. Kendi yandaşları da bu güzide kulüplerimiz sayesinde hak etmedikleri toplumsal prestij ve etkinlik sağlayacaklardır.

Fenerbahçe başkanı Azizi Yıldırım, bilindiği üzere Türkiye'nin en büyük işadamlarından birisi olup, aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri’nde başta NATO ihaleleri olmak üzere TACAN, TAFİCS gibi stratejik önemi büyük askeri projeleri gerçekleştirmiş bir kişidir. Netice olarak, gerek NATO; gerekse TSK’nın en önemli müteahhitlerinden birisi olup milyar dolarlık projelerde yer almaktadır. Bu alanlarda etkin olarak iş yapabilmek dışarıdan görüldüğü kadar kolay değildir. Benimde param var, bende teklif veririm, işi alırım, diyerek bu alanda iş yapamazsınız. Öncelikle uluslararası firmalar ile yıllardır yürütülen işbirliğinin oluşturduğu tecrübe, bilgi birikimi, süreklilik, ortak akıl ve güven ortamının bir anda yaratılması mümkün değildir. Ayrıca silah sanayi her parası olanın at koşturabildiği serbest bir alan olmayıp, belirli oyuncular ile sürdürülen bir mücadele ortamıdır. İşte bu nedenle, bu ortamın Türkiye bağlamında önemli oyuncularından birisi olan Aziz Yıldırım'ın ekarte edilmesi çok önemlidir. Aziz Yıldırım'ın yerine hükümete ya da cemaate yakın yandaş bir oyuncunu sürülmesi, şike operasyonu aldatmacasının ikinci ve en kazançlı ayağı olup, atılan taşın vurmayı amaçladığı ikinci kuştur.

AZİZ YILDIRIM’A İLK KUMPAS

Aslına bakarsanız 03 Temmuz 2011 tarihindeki şike operasyonu Aziz Yıldırm'a yapılan ilk komplo değildir. Aziz Yıldırım ile ilgili ilk yok etme operasyonu yaklaşık altı yıl kadar önce 2008 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) Askeri Savcılığı'nca uygulamaya konulmuştur. KKK Askeri Savcılığı kendisine yapılan bir ihbarı(!) değerlendirerek emekli bir binbaşının iş yerinde ve evinde aramalar yapmıştır. Bu aramalarda emekli binbaşı ile Aziz Yıldırım arasında yapılmış bulunan yasal danışmanlık sözleşmesi adeta suç unsuru sayılarak Aziz Yıldırım şüpheli yapılmış ve telefonları aylarca dinlenmiştir. Ancak, bu aramalarda Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na ait altı adet belgenin de ele geçirilmiş olması nedeniyle benim sorumluluğumda Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığı'nca da ikinci bir soruşturma başlatılmıştır. Hatta Hava Kuvvetleri Askeri Savcılığı olarak biz soruşturmayı daha da derinleştirmiş ve muvazzaf bir hava albayının evinde yaptığımız aramada binlerce sayfa askeri doküman ele geçirmiş, birçok tutuklama yapmıştık. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcısı olarak yürüttüğüm soruşturmayı derinleştirdikçe, Aziz Yıldırım'ın yaptığı danışmalık sözleşmesinin tamamen yasal olduğu ve ihaleye fesat karıştırmak ile bir ilgisi olmadığı kanaatine vardım. Buna karşın, KKK Askeri Savcılığı'nın, yasal bir danışmanlık sözleşmesini suç unsuru sayıp Aziz Yıldırım'ı şüpheli yapması, aylarca dinlemesi ve soruşturmanın başka mecralara çekilmeye çalışması Hava Kuvvetleri Askeri Savcısı olarak beni son derce rahatsız etmişti. Bu nedenle Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığı olarak, soruşturmanın çok başlılıktan kurtarılması ve usul ekonomisi gerekçelerini ileriye sürerek KKK Askeri Savcılığı'nca yürütülmekte olan soruşturmanın da Hava Kuvvetleri Askeri Savcılığı’nda birleştirilmesini talep ettim ve KKK’lığı Askeri Savcılığı'nda ki dosyanın da yetkisizlik ile bize gönderilmesini sağladım. Hava Kuvvetleri Askeri Savcılığı'nın bu hareketi o günlerde Türkiye gündeminin en önemli ihalelerinden birisi olan Sikorsky helikopter ihalesinin en güçlü taraflarından birisi olan Aziz Yıldırım'ın dahil olduğu grubu devre dışı bırakma çabalarının önünü kesmiştir. Eğer soruşturmaya KKK’lığı Askeri Savcılığı'nca yürütülmeye devam edilseydi, Aziz Yıldırım ihale sürecine gayri yasal yollar kullanarak müdahale ediyor diyerek Kamu İhale Kurumu'na şikayet edilecek ve altı ay ile iki yıl arasında bir süre ihalelerden yasaklı kılınacaktı. Ardından da hakkında ihaleye fesat karıştırmak suçlaması ile açılacak dava sonucu cezalandırılarak Fenerbahçe başkanlığından uzaklaştırılacaktı. Böylece hem Sikorsky ihalesinden, hem de bundan sonra girebileceği milyon dolarlık diğer muhtemel ihaleler için devre dışı bırakılacak, hem de Fenerbahçe Kulübü’nün gelmiş geçmiş en güçlü ve muhalif başkanının mahkum edilmesi sonucu meydana gelen kaostan yararlanılarak ele geçirilecekti. Fakat Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcısı olarak bu kanunsuz durumu görüp soruşturmayı KKK Askeri Savcılığı'nın elinden almamız o zamanlarda bu oyunu kurgulayanların planlarını bozmuş ve Aziz Yıldırım'ın yaklaşık altı yıl önce bugün başına gelenlerin meydana gelmesine engel olunmuştur.Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcısı olarak benim bu müdahalem sonucu, Sikorsky ihalesi hakim güçlerin istemleri dışında ve Aziz Yıldırım devre dışı bırakılamadan yasal prosedür içerisinde sonuçlandırılmıştır. Daha da önemlisi Aziz Yıldırım'a karşı malum güçler tarafından uygulamaya konulan ilk komplo engellenmiştir. Sayın Aziz Yıldırım'a karşı tertiplenen bu komplonun en yakın tanıklarından biriside.,bugün halen Aziz Yıldırım'ın avukatlığını bana göre başarı ile sürdüren Abdullah Kaya'dır.

AZİZ YILDIRIM’A İLK KOMPLOYA ENGEL OLMANIN BEDELİ

Fethullah Gülen, Cemaatin Fenerbahçe’yi ele geçirme Aziz Yıldırım'ı yok etme komplosuna engel olan Hava Kuvvetleri Askeri Savcısı'ndan intikamı gerçekten korkunç olmuştur. Ben Hava Kuvvetleri Komutanlığı Başsavcısı Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok, adeta ironi yaparcasına Aziz Yıldırım’a yağma yapmak suçundan, Cemaat’in yandaş hakimleri tarafından tutuklanarak yaklaşık iki yıl ceza evine kapatıldım. Bana öylesine kızgındılar ki kendisine yağma yapıldığı iddia edilen sayın Yıldırım'ı ben tutuklandıktan tam sekiz ay sonra ilk olarak ifadeye çağırıp size yağma yapıldı mı diye sordular. Yağma iddialarını, Aziz Yıldırım hem savcılık hem de on üç ay sonra çıktığım mahkeme huzurunda yalanlamasına ve bu olayı ilk olarak medyadan duyduğunu beyan etmesine karşın, adeta sana yağma yapılıyor ama senin haberin yok diyerek, mağduru olduğu iddia edilen Aziz Yıldırım’ın beyanlarına itibar edilmemiş ve aleyhime olabilecek tek bir somut ve hukuki delil olmamasına rağmen dolandırıcılık gibi aşağılık suçlamalar ile 9,5 yıl hapis cezası ile cezalandırıldım. Tam olarak, yirmi bir ay tutuklu kaldığım Aziz Yıldırım'a yağma yapmak suçundan ise, beraat ettim.

Belki merak etmişsinizdir, benim tutuklanmam üzerine Aziz Yıldırım hakkında, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığı'nın 2009/52.Esas numarası ile kayıtlı olan bu soruşturma dosyası ne oldu. Benim yerime atanan askeri savcı tarafından soruşturma dosyası hakkında görevsizlik kararı verilerek, fakat Aziz Yıldırım sanık yapılarak Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na gönderilmiştir. Aziz Yıldırım’a yüklenen ihaleye fesat karıştırmak suçuna delil olarak gösterilen tüm belgeler Savunma Sanayi Müsteşarlığı resmi sitesinden elde edilebilen ve silah dergilerinde yer alan bilgileri olup, hiç bir gizlilik içermemektedir. Buna rağmen, benim yerime atanan askeri savcı tarafından askeri sır gibi gösterilmiştir. Gerçi bu savcı arkadaşımız, kamuoyunu uzun süre basında meşgul eden ve sert tartışmalara neden olan İHA (İnsansız Hava Aracı) görüntüleri ile ilgili olarak Zaman gazetesine röportaj vererek, son günlerin ünlü savcıları ile nasıl bir paralellik sağladığını açık olarak ortaya koymuştur. Son söz olarak şunu diyorum, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı yöneltilen bu acımasız saldırılara karşı dimdik ayakta duran insanlara sahip çıkın. Aziz Yıldırım bu süreçte en dik duran kişidir. Sadece Fenerbahçelilere değil ülkesini seven herkese sesleniyorum başka Aziz Yıldırım yok.

Dr. Ahmet Zeki Üçok

Beşiktaş taraftarı

Odatv.com
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

ÖncekiSonraki

Dön Ergenekon Davası, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Asil Türk Milleti

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir