Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Alındı

FENERBAHÇE YARGILANDIĞINA GÖRE DEMEKKİ FENERBAHÇE ATATÜRKÇÜ, NAMUSLU VE ŞEREFLİ BİR TAKIMMIŞ

-Ergenekon Destanı Atalarımızın Şanlı Destanı’dır.
-Ergenekon Davası'nda Yargılanmaya çalışılan Türk Milleti ve Atatürk'tür. Bu yargılamayı yapan A.B.D'dir.
-1990'ların başından beri, Eşref Bitlis önderliğindeki T.S.K. Ortadoğu'da A.B.D.'nin bütün planlarını altüst eden tek güç idi.
Bu yüzden AKP döneminde T.S.K. asimetrik psikolojik savaşlarla itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor, “Mehmetçik düşmanlığı” tavan yaparken, başbakanlık koltuğunda oturan şahıs a.b.d. askerlerinin sağ sağlim evlerine dönmesi için dua ediyor.
-6. yüzyılda, Çin emperyalizmi yüzünden yokolma tehlikesiyle karşı karşıya olan ve tutsak edilen Aşina Hanedanlığı’nın hayatta kalan tek çocuğu, Ergenekon Destanı’nda dişi bir Kurt tarafından yetiştirilip büyütülmüştür. Bu çocuk yıllar sonra soyunu devam ettirip, bir Cihan Devleti olan ve Çin emperyalizmini mağlup edecek olan Gök Türk İmparatorluğu’nu kurmuştur.
-Aşina Aşireti, Türk Soyunun Karluk Boyundandır. Uygurlarda Karluk Boyundandırlar.
-Göktürkler döneminde Çin emperyalizmi, Göktürkleri yıkabilmek için, içten parçalama stratejisini uygulamıştır. Nitekim Gök Türkler’in yıkılışı Çin emperyalizminin kullandığı Uygurlar tarafından gerçekleştirilmiştir.
-Şimdi günümüzde olanlara bakarsak, Silivri’de, Hasdal’da, Metris’te tutsak edilen Kahramanlarımız, işte bu 6. yüzyılda hayatta kalmayı başaran tek Türk çocuğunun evlatlarıdır.
Günümüzdeki Gök Türk Hanedanlığını tarif edelim:
1. Türkiye Cumhuriyeti’nin Koruyucuları olan Oğuz Boyundan Atatürkçü’ler = Gök Türk İmparatorluğu’nu kuracak olan Karluk Boyundan Aşina Hanedanlığı’nın hayatta kalmayı başaran tek çocuğu.
2. Amerika = Gök Türk’leri entrikalarla içten yıkmaya çalışan Çin Emperyalizmi
3. A.B.D tarafından kullanılmakta olan ve Türkiye Cumhuriyet’ini yıkmayı hedefleyen Atatürk ve Cumhuriyet Düşmanı Yobaz AKP’li kitle(Oğuz Boyundan) = Çin Emperyalizminin Gök Türk İmparatorluğunu yıkmak için kullandığı Uygur Türkleri(Karluk Boyundan)
4. Türkiye Cumhuriyeti(Oğuz Boyundan) = Gök Türk İmparatorluğu(Karluk Boyundan)
5. SONUÇ: Türk Milleti elinde sonunda emperyalist devleti yıkacaktır, parçalayacaktır, darmadağan edecektir!
-Günümüzde yargılanan sözde Ergenekon Örgütü, aslında Türkiye Cumhuriyeti’nin Tam Bağımsızlığını canları pahasına ebediyet için korumayı hedeflemiş olan Atatürk’ün Askerlerinden oluşan Milli bir Örgütlenmedir(herhangi yasa dışı bir faaliyette bulunmayan).
-Bu örgütlenme, 1980 darbesi sonrasında ayaklanan/özüne-dönen namuslu ve şerefli Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının önderliğinde başlamıştır. Yani, bu örgütlenme, Atatürkçü ve Anti-Emperyalist düşünceye sahip olan Eşref Bitlis Paşa’mız ve onun yolundan yürüyen Uğur Mumcu ve Doğu Perinçek’lerin A.B.D.’ye karşı verdikleri asil mücadeleler ile birlikte başlamıştır.
-AKP döneminde bu kutsal görevleri yürüten “D.Perinçek, T.Özkan, M.Balbay, E.Poyraz, Ç.Doğan, A.Uğur, E.Alan, V.Küçük, E.Gürses, İ.Selçuk, Ş.Eruygur, H.Tolon, L.Ersöz, S.Öztürk, D.Çiçek, H.Iğsız, S.Yalçın, B.Pehlivan, B.Terkoğlu, D.Yıldırım, V.Küçük, İ.Başbuğ, A.Yıldırım” gibi Atatürkçüler, “Ergenekon”, “Balyoz”, “Islak İmza”, “İnternet Andıcı”, “Kafes”, “ODATV”, “Spor’da Şike”, vs. gibi isimlerin verildiği ve hukukun çiğnendiği davalar ile birlikte zindanlara atılıp tutsak edinmişlerdir. Onların yokluğunda Asil Türk Milleti’miz ve Türkiye Cumhuriyet’i bölünme/yıkılma aşamasına getirilmiştir!!!!
-Ergenekon'daki Kahraman Bozkurtlar çıktı, Fethullahçılar yargılanıyor, ABD Suriye'de yenildi, Büyük bir Ekonomik Kriz yolda, SIRA AKP hükümetinin devrilip yargılanmasındadır, ondan sonra SIRA ABD'nin Orta Asya ve Orta Doğu'dan tamamı ile yokedilip tekmelenmesine GELECEK, BU GÜNLERİ GÖRECEĞİZ, ÇOK YAKIN! EN BÜYÜK HEDEF TÜRK BİRLİĞİ'DİR!

Re: Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Al

Mesajgönderen TurkmenCopur » 14 Tem 2011, 02:14

YILMAZ VURAL GÖZALTINA ALINDI

Resim

Yurtdışından dönen Teknik Direktör Yılmaz Vural, şike soruşturmasında gözaltına alındı.

Şike soruşturmasında adı geçen Konyaspor Teknik Direktörü Yılmız Vural, saat 10.00 sıralarında ifade vermek için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan Caddesi'ndeki yerleşkesinde bulunan Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne geldi.

Vural, savcılığın "gözaltı kararı" üzerine önce sağlık kontrolü için Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldü.

Yılmaz Vural, sağlık kontrolünün ardından yeniden emniyete getirildi.

Geçtiğimiz hafta başlatılan şike soruşturmasında aralarında Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 26 kişi tutuklanmıştı.

Odatv.com
13.07.2011 12:05


http://www.odatv.com/n.php?n=yilmaz-vur ... 1307111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Al

Mesajgönderen TurkmenCopur » 15 Tem 2011, 00:24

AZİZ YILDIRIM DA TATTI SONUNDA

Resim

Teğmen Mehmet Ali Çelebi’nin telefonuna Hizb-ut Tahrir örgütü üyelerinin numaraları eklendi. “Sehven” olduğu açıklandı.

İşçi Partisi Genel Merkezi’nde yapılan aramada bulunmayan 4 CD imzasız tutanağa geçirildi. Savcı o imzasız tutanağı “sehven” ben yazdım, dedi. Bir de fotoğraflar meselesi var ki, buna hiç girmeyelim. Ama şunu atlamak olmaz: Ümraniye’de bulunduğu iddia edilen bombaların numaraları tutanaklara farklı farklı yansıtıldı. “Sehven” dedi.

Bu liste uzar gider. Ergenekon operasyonu boyunca yaşananlardan sadece birkaç örnek verdik.

Şimdi…

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, mahkemede verdiği ifadede; daha henüz gözaltındayken sevk edildiği İstanbul Kardioloji Enstitüsü’nde laboratuar test sonuçlarına ilişkin belgeyi adres olarak Metris Cezaevi’ne yazıldığını, söyledi.

Yani daha savcılığa sevk edilmeden Yıldırım’ın tutuklanıp gideceği adres yazılmıştı.

Tahmin etmek güç değil; “sehven” olduğu açıklanacaktır.

Aziz Yıldırım ilk “sehne”ini tattı, bakalım daha ne sehven’lerle karşılaşacak…

Odatv.com
14.07.2011 14:06


http://www.odatv.com/n.php?n=aziz-yildi ... 1407111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Al

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Tem 2011, 00:45

AZİZ YILDIRIM, AÇIKLA ŞU GAZETECİLERİN ADINI ARTIK

Resim

“Şike operasyonu” dalgası durdu mu?

Bazılarına yetersiz kalmış, tıpkı Ergenekon, Balyoz operasyonlarında olduğu gibi bazı gazetecilerin “gözü mü doymuyor?” daha yapılmasını istiyor. Kimi, “hani hakemler nerede, niye onlara operasyon yapılmıyor” diyor.

Biz de bu kervana katılalım, madem artık gazetecilik yargısız infaza dönüştü, biz de yapalım. Fakat biz yine de onlar gibi yapamayız, istesek de başaramayız, bu ayrı bir “yetenek“ işi.

Ancak şunu yapabiliriz. Çünkü biliyoruz.

Aziz Yıldırım “spor medyası” dosyasının açılmasına sebep olabilir.

Örneğin kendinden borç para isteyen, para alan, otomobil, uçak bileti, tatil yeri için otel isteyen ve hatta evinin boyatılmasını bile talep eden spor yazarlarının ismini açıklayabilir.

Hani sık sık ekrana çıkıp “Futbolun temizlenmesi gerekiyordu, bu operasyon harika oldu” deyip sevinenler; polisin sözcülüğünü yaparlar var ya; işte o adamların, pardon yazarların, editörlerin, muhabirlerin gerçek yüzleri ortaya çıkıverir.

Böylece, örneğin; 50 bin dolar borç isteyip hâlâ bir türlü ödeyemeyen spor yazarlarını herkes tanır! Listeye hanutçuları da ekleyecek miyiz? Kol saati alan futbolcu, kol saati alan yazar arasında fark var mı? Tartışmaya gerek var mı?

Öyle ya, madem futbolun temizlenmesini istiyoruz, bunun bir ucu da spor medyası değil mi? Çuvaldızı kendimize batırmamız gerekmiyor mu artık?

Bu işi Taraf Gazetesi yapabilir mi? Ama “ucu bize dokunuyor" diye onlar da suskun! Eee kim yapacak bunu, Aziz Yıldırım mı?

Yoksa habercilik yaptığı için 7 çalışanı Zindana atılmış Odatv mi?

Birileri gerçek haberciliğin bedelini ödeyecek, birileri yalan haberciliğe devam edecek. Yok öyle…

Bu iş Fenerbahçelilere, taraftarlara düşüyor. Açıklasınlar bu gazetecilerin isimlerini tek tek.

Ahlaksızlıkla, yargısız infazlarla ancak böyle mücadele edilir.

Göstersinler, el mi yaman, taraftar mı yaman…

Odatv.com
22.07.2011 15:15


http://www.odatv.com/n.php?n=aziz-yildi ... 2207111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Al

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Tem 2011, 00:46

FENERBAHÇE'NİN KELLESİNİ MEHMET ALİ AYDINLAR'DAN RESMEN KİM İSTEDİ

Resim

Medya Aziz Yıldırım'ın avukatı Faik Işık'ı çok sevdi.

Güzel. İyi. Ve fakat...

Avukat Işık'ın dile getirdiklerini Odatv "şike operasyonu" başladığı ilk gün yazmadı mı? Bu kanıtlarla kimsenin tutuklanamayacağını, emniyetin nasıl kendini yargı makamına yükseltip "19 maçta şike var" açıklaması yapamayacağı vs. yazmadı mı? Yazdı.

"Şike operasyonu"nda biz dedik ki; futbol sadece futbol değildir. Siyasetin gölgesi vardır.

Örneğin:

Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, iki hafta önce ne demişti:


1)Süper Kupa'yı FB-BJK oynayacak.

2)Ligler 5 Ağustos'ta başlayacak.

3)Yargı kararını bekleyeceğiz.

Şimdi ne diyor:

1)Süper Kupa oynanmayacak.

2)Ligler Ağustos sezonunda başlayacak.

3)Yargı kararını beklemeyeceğiz, delillere bakıp biz karar vereceğiz. (Hukuki olarak bu durum söz konusu olmasa da, bu konuya değinmeliyim.)

Peki...

Sormayacak mıyız; bir haftada ne değişti?

Ne değişecek; "şike operasyonu"nun bir hedefi amacı vardı. Federasyon ilk kararıyla buna uymuyordu. O halde...

Birileri devreye girdi...

Mehmet Ali Aydınlar'ın kulağı çekildi.

Şimdi apar topar "deliller" federasyona gönderildi; neymiş federasyonun etik kurulu bu "kanıtlara" bakarak karar verecekmiş! Breh... Breh... Breh...

Siz bu oyuna inanıyor musunuz?

Bu arada bir de numaradan UEFA'ya gidiliyor; niye ise? UEFA'nın tavrı net değil mi bu konuda, ilk gün açıklamadı mı; "karar sizindir, ancak mahkemeden şike kararı çıkarsa takımlarınızı elenmiş kabul ederiz." Hepsi bu. Mahkemenin en az 4-5 yıl süreceği Türkiye'deki hukuk süreclerini bilen herkesin ortak görüşüdür.

O halde tekrar soralım: Mehmet Ali Aydınlar'ın kulağına kim, ne fısıldadı?

Yani, Fenerbahçe'nin ipini kim çekti?

Ve o birisi, Aziz Yıldırım'ın kellesini açık açık istedi mi? "Aziz Yıldırım'ın kellesini vermezseniz Fenerbahçe'yi küme düşürürüz" dedi mi?

Bakalım kim güçlü:

Biri mi?

Fenerbahçe mi?

Göreceğiz...

Odatv.com
22.07.2011 23:25


http://www.odatv.com/n.php?n=fenerbahce ... 2207111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Al

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Tem 2011, 22:35

Nihat Özdemir, Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu'nda Konuştu - 23 Temmuz 2011

Fenerbahce Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay : "Laik düzene bağlı Atatürk devrimlerine sadık 23 milyonuz."



Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Al

Mesajgönderen TurkmenCopur » 25 Tem 2011, 15:54

FETİH OPERASYONU NİÇİN FENERBAHÇE'DEN BAŞLADI

Resim

Yeniçağ Gazetesi Yazarı Sabahhatin Önkibar bügün köşesinde çok tartışılacak bir konuyu gündeme getirdi. Tayyip Erdoğan'ın, Telekom Arena’da Galatasaraylılar tarafından yuhalanmasını hiç unutmadığını hatırlatan Önkibar "fetih operasyonu"nun niçin Fenerbahçe’den başladığını da irdeledi.

İşte Sabahttin Önkibar'ın o yazısı:

Tayyip Erdoğan kararlı!


Devr-i iktidarımda her şey değişip dönüşecek diyor!
Tabii her şeye futbol da dahil. Kendini Türkiye’nin sahibi gibi gören Başbakan futbola ve takımlarına damga vuramamaktan muzdarip.
Özellikle Telekom Arena’da Galatasaraylılar tarafından yuhalanmasını hiç unutmadı.
Aslında o gün sporu ama özellikle de futbolu fethe karar verdi.
Peki fetih operasyonu niçin mi Fenerbahçe’den başladı?

Galatasaray Kulübü, liseliler olgusu ve aristokrat kimliğinden ötürü içine sızılıp ele geçirilmesi zor bir yapı... Geriye iki önemli takım Fenerbahçe ile Beşiktaş kalıyor.

Beşiktaş’ın marka değeri Fenerle kıyaslanamayacağı ve de Tayyip Erdoğan iyi bir Fenerbahçeli olduğu için futboldaki fetih hareketine Fenerbahçe’den başlandı.

Projeye göre Fener ele geçirilirse, zaman içinde diğer takımlarda da çözülmeler olacaktır.
Tayyip Bey’i Fener operasyonuna iten sebeplerden biri de Fenerbahçe’deki asker ağırlığıdır.
Malum, askerlerin yüzde 80’i Fenerbahçe’nin milli mücadeledeki rolü ve de Atatürk’ün Fenerli olması sebebiyle bu takıma gönül veriyor ve bunu fiili olarak da hissettiriyor.

Yaşar Büyükanıt’tan İlker Başbuğ’a kadar pek çok Genelkurmay Başkanının Fenerbahçenin fahri başkanı gibi davrandıkları sır değil.
Öyle olunca da Tayyip Erdoğan Fenerbahçeyi örneğin bir TOKİ misali yönlendiremiyor!
Dahası, 9 yıllık iktidarına ve de onca gücüne rağmen istediği bir ismi Fener’e Başkan yaptıramadı; zira askerlerden büyük desteği olan Aziz Yıldırım’ın yıkılması mümkün değildi.

İşte Telekom Arenada yuhalanması sonrası futbola müdahale kararı alan Başbakan futbolu fetih hareketine asker destekli karizmatik Aziz Yıldırım’a operasyon emri verdirerek başladı.

Bunu nereden biliyor ya da tahmin ediyoruz?

Şike operasyonu öncesinde Başbakan’ın Emniyet’ten brifing almasından!
Anlaşılıyor ki Tayyip Bey Fenerbahçe üzerinden de askerle ayrı bir hesaplaşmaya gidiyor ve onların adamı olarak bilinen Aziz Yıldırım’ın üstünü çiziyor.
Öyle olmasaydı şike girişimlerine ilk günden müdahale edilir, en önemlisi Aziz Yıldırım’a yapılan psikolojik operasyonun, yani rezil medya infazının önüne geçilirdi.

Bir başka önemli ayrıntı ise şike soruşturmasının Aralık 2010’da başlatılması, yani Zekeriya Öz’ün o gün harekete geçmesiydi ki o tarihte Fenerbahçe bağlamında zerre bir iddia ve girişim yoktu. Belli ki o gün futbol operasyonu için karar verilmiş ve yasal pusular kurulmuştu.

GERÇEK AYDIN
NTV ve Ufuk Söylemez!


Ufuk Söylemez, gerek ekonomi bilgisi ve tecrübesi ile gerekse AKP’ye karşı yürüttüğü milli duruşlu, demokratik muhalefeti ile kamuoyunun yakından tanıdığı ve bildiği bir milli aydınımızdır.

Söylemez, Sözcü gazetesindeki köşesinde geçen yılki referandum öncesinde NTV yönetiminin yayın politikalarını eleştiren bir yazı kaleme almıştı.
NTV ekranlarında marjinal siyasi Kürtçülere, Sorosçulara, dönek Marksist liboşlara geniş bir biçimde yer verilmesini, buna karşın Atatürk Cumhuriyetini, milli devlet ve üniter yapıyı savunan kişi ve partilere (DP, SP, İP vb.) ya hiç yer verilmemesi, ya da şeklen ve nadiren yer verilmesini eleştiri konusu yapmıştı.

Bu yazı üzerine celallenen NTV yönetimi, Ufuk söylemez aleyhine 50.000 TL’lik tazminat davası açmıştı.
Dava geçen günlerde sonuçlandı. Mahkeme NTV’nin tazminat talebini reddetti. Ufuk Söylemez’i haklı buldu.
Ufuk Söylemez gibi vatansever ve demokrat kalemlerin ve devlet adamlarının dava yoluyla sindirilip susturulamayacağını da umarım anlamışlardır.

İSTEK ÜZERİNE Mİ?..

Ahrette, ABD öyle istedi mi diyeceksin!
Başbakan’ın Filistin ve Gazze mugalatası sürüyor!
Ne imiş efendim, orada Müslümanlar abluka altında imiş, ilaç ve yiyecek alamıyorlarmış!
İyi de, Tayyip Bey öbür tarafta; yani Libya’da Müslümanlar bırak aç kalmayı soykırıma uğruyorlar!
Bu öldürmelere ve katliamlara bırak tepki koymayı, bizzat destek olurken Gazze’deki Müslümanlar istismarını nasıl yaparsın?
Ne yani, Filistinliler Müslüman da Libyalılar değil mi?

Aynı şekilde dün Irak’ta katledilenler Müslüman değil miydi? Millet kör, âlem sersem ya!
Haçlılarla beraber olup Libya’da akıttığın kanı aklınca Gazze mugalatası ile örteceksin, öyle mi? Diyelim bu âlemde örttün, peki ya öbür âlem, Tayyip Bey, onu hiç düşünmez misin!

O tarafta, ama Amerika öyle istediyi kabul ettiremezsin; zira Yüce Yaradanın adaleti şaşmaz!

KIŞKIRTMALARA DİKKAT

Zeytinburnu’nda neler oluyor?


Kürt milliyetçiliği etki-tepki realitesinden hareketle Türk milliyetçiliğini tetikledi ve gençler facebook aracılığı ile sokağa çıktı.
Zeytinburnu’nda birkaç gündür yaşananlar bunun göstergesidir.
Açıkça söyleyeyim, benim en çok korktuğum işte böylesi tezahürlerdir; çünkü PKK’nın hiçbir saldırısı Türkiye’yi bölüp ayrıştıramaz; ancak bu tür taşkınlıklar ülkeyi böler ve de Yugoslavya olma sürecine katkı yapar.
Bütün bunlardan hareketle gençlere ve aile-lerine aman dikkat diyoruz.
Türk milliyetçiliği adına sokağa çıkmak ve Kürtçü avı başlatmak, ülkeyi bölünmeye götürecek en büyük yanlıştır.
AKP iktidarının PKK’ya verdiği cesaret aslında bu hadiselerin temel tetikleyicisidir, lakin buna rağmen aman tahriklere kapılmayın çağrısını yapıyoruz.

Odatv.com
24.07.2011 14:10


http://www.odatv.com/n.php?n=fetih-oper ... 2407111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Al

Mesajgönderen TurkmenCopur » 25 Tem 2011, 15:57

Fenerbahçe üzerinden AKP-Asker kavgası!

Resim

Tayyip Erdoğan kararlı!
Devr-i iktidarımda her şey değişip dönüşecek diyor!


Tabii her şeye futbol da dahil. Kendini Türkiye’nin sahibi gibi gören Başbakan futbola ve takımlarına damga vuramamaktan muzdarip.
Özellikle Telekom Arena’da Galatasaraylılar tarafından yuhalanmasını hiç unutmadı.
Aslında o gün sporu ama özellikle de futbolu fethe karar verdi.
Peki fetih operasyonu niçin mi Fenerbahçe’den başladı?
Galatasaray Kulübü, liseliler olgusu ve aristokrat kimliğinden ötürü içine sızılıp ele geçirilmesi zor bir yapı... Geriye iki önemli takım Fenerbahçe ile Beşiktaş kalıyor.

Beşiktaş’ın marka değeri Fenerle kıyaslanamayacağı ve de Tayyip Erdoğan iyi bir Fenerbahçeli olduğu için futboldaki fetih hareketine Fenerbahçe’den başlandı.

Projeye göre Fener ele geçirilirse, zaman içinde diğer takımlarda da çözülmeler olacaktır.
Tayyip Bey’i Fener operasyonuna iten sebeplerden biri de Fenerbahçe’deki asker ağırlığıdır.
Malum, askerlerin yüzde 80’i Fenerbahçe’nin milli mücadeledeki rolü ve de Atatürk’ün Fenerli olması sebebiyle bu takıma gönül veriyor ve bunu fiili olarak da hissettiriyor.

Yaşar Büyükanıt’tan İlker Başbuğ’a kadar pek çok Genelkurmay Başkanının Fenerbahçenin fahri başkanı gibi davrandıkları sır değil.
Öyle olunca da Tayyip Erdoğan Fenerbahçeyi örneğin bir TOKİ misali yönlendiremiyor!
Dahası, 9 yıllık iktidarına ve de onca gücüne rağmen istediği bir ismi Fener’e Başkan yaptıramadı; zira askerlerden büyük desteği olan Aziz Yıldırım’ın yıkılması mümkün değildi.

İşte Telekom Arenada yuhalanması sonrası futbola müdahale kararı alan Başbakan futbolu fetih hareketine asker destekli karizmatik Aziz Yıldırım’a operasyon emri verdirerek başladı.
Bunu nereden biliyor ya da tahmin ediyoruz?

Şike operasyonu öncesinde Başbakan’ın Emniyet’ten brifing almasından!
Anlaşılıyor ki Tayyip Bey Fenerbahçe üzerinden de askerle ayrı bir hesaplaşmaya gidiyor ve onların adamı olarak bilinen Aziz Yıldırım’ın üstünü çiziyor.
Öyle olmasaydı şike girişimlerine ilk günden müdahale edilir, en önemlisi Aziz Yıldırım’a yapılan psikolojik operasyonun, yani rezil medya infazının önüne geçilirdi.

Bir başka önemli ayrıntı ise şike soruşturmasının Aralık 2010’da başlatılması, yani Zekeriya Öz’ün o gün harekete geçmesiydi ki o tarihte Fenerbahçe bağlamında zerre bir iddia ve girişim yoktu. Belli ki o gün futbol operasyonu için karar verilmiş ve yasal pusular kurulmuştu.

GERÇEK AYDIN
NTV ve Ufuk Söylemez!


Ufuk Söylemez, gerek ekonomi bilgisi ve tecrübesi ile gerekse AKP’ye karşı yürüttüğü milli duruşlu, demokratik muhalefeti ile kamuoyunun yakından tanıdığı ve bildiği bir milli aydınımızdır.

Söylemez, Sözcü gazetesindeki köşesinde geçen yılki referandum öncesinde NTV yönetiminin yayın politikalarını eleştiren bir yazı kaleme almıştı.
NTV ekranlarında marjinal siyasi Kürtçülere, Sorosçulara, dönek Marksist liboşlara geniş bir biçimde yer verilmesini, buna karşın Atatürk Cumhuriyetini, milli devlet ve üniter yapıyı savunan kişi ve partilere (DP, SP, İP vb.) ya hiç yer verilmemesi, ya da şeklen ve nadiren yer verilmesini eleştiri konusu yapmıştı.

Bu yazı üzerine celallenen NTV yönetimi, Ufuk söylemez aleyhine 50.000 TL’lik tazminat davası açmıştı.
Dava geçen günlerde sonuçlandı. Mahkeme NTV’nin tazminat talebini reddetti. Ufuk Söylemez’i haklı buldu.
Ufuk Söylemez gibi vatansever ve demokrat kalemlerin ve devlet adamlarının dava yoluyla sindirilip susturulamayacağını da umarım anlamışlardır.

İSTEK ÜZERİNE Mİ?..
Ahrette, ABD öyle istedi mi diyeceksin!


Başbakan’ın Filistin ve Gazze mugalatası sürüyor!

Ne imiş efendim, orada Müslümanlar abluka altında imiş, ilaç ve yiyecek alamıyorlarmış!
İyi de, Tayyip Bey öbür tarafta; yani Libya’da Müslümanlar bırak aç kalmayı soykırıma uğruyorlar!
Bu öldürmelere ve katliamlara bırak tepki koymayı, bizzat destek olurken Gazze’deki Müslümanlar istismarını nasıl yaparsın?
Ne yani, Filistinliler Müslüman da Libyalılar değil mi?

Aynı şekilde dün Irak’ta katledilenler Müslüman değil miydi? Millet kör, âlem sersem ya!
Haçlılarla beraber olup Libya’da akıttığın kanı aklınca Gazze mugalatası ile örteceksin, öyle mi? Diyelim bu âlemde örttün, peki ya öbür âlem, Tayyip Bey, onu hiç düşünmez misin!

O tarafta, ama Amerika öyle istediyi kabul ettiremezsin; zira Yüce Yaradanın adaleti şaşmaz!

KIŞKIRTMALARA DİKKAT
Zeytinburnu’nda neler oluyor?


Kürt milliyetçiliği etki-tepki realitesinden hareketle Türk milliyetçiliğini tetikledi ve gençler facebook aracılığı ile sokağa çıktı.
Zeytinburnu’nda birkaç gündür yaşananlar bunun göstergesidir.

Açıkça söyleyeyim, benim en çok korktuğum işte böylesi tezahürlerdir; çünkü PKK’nın hiçbir saldırısı Türkiye’yi bölüp ayrıştıramaz; ancak bu tür taşkınlıklar ülkeyi böler ve de Yugoslavya olma sürecine katkı yapar.
Bütün bunlardan hareketle gençlere ve aile-lerine aman dikkat diyoruz.

Türk milliyetçiliği adına sokağa çıkmak ve Kürtçü avı başlatmak, ülkeyi bölünmeye götürecek en büyük yanlıştır.
AKP iktidarının PKK’ya verdiği cesaret aslında bu hadiselerin temel tetikleyicisidir, lakin buna rağmen aman tahriklere kapılmayın çağrısını yapıyoruz.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Al

Mesajgönderen TurkmenCopur » 25 Tem 2011, 16:07

"FENERBAHÇE İÇİNDE HİÇ BİR TARİKAT YAPILANAMAZ"

Resim

Şike iddialarıyla sarsılan Fenerbahçe'de Yüksek Divan Toplantısı yapıldı. Yüksek Divan kurulu Başkanı Yüksel Günay, "Fenerbahçe içinde hiçbir tarikat yapılanamaz" dedi. Bu sözleriyle Kulüp üyelerinden büyük alkış alan Günay, Atatürk Devrimlerine bağlı 23 milyon Fenerbahçeli olduklarını söyledi.

Yüksek Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay, açılış konuşmasında Fenerbahçe üzerindeki oyunlara sert çıktı.

Basında çıkan yazılarda hiçbir tarikat İslam örgütü zemininde bir yapılanma bu kulübün içinde yapamaz.

Sözleri üzerine kulüp üyeleri tarafından dakikalarca alkışlanan Günay, Fenerbahçeliler olarak Türkiye Cumhuriyeti'ne ve Atatürk'ün devrimlerine bağlı olduklarını söyledi:

Fenerbahçe SK'ne yakıştırılanlar görüşler Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına bağlı Atatürk Devrimlerine bağlı ve o düzeni koruyan 23 milyon insanız. Yapılması planlama edilen iddialar tertiplere maruz kalacak kadar da sahipsiz de değiliz. Kulüp olarak laik düzende laik anlayışla yalnız spor yapıyoruz.

Cumartesi, 23 Temmuz 2011 14:01

http://ulusalkanal.com.tr/index.php?opt ... Itemid=174
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Al

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Ağu 2011, 02:55

MEDYADAKİ İŞBİRLİKÇİ VE HAİN ALİ KEMAL’LERİ ÇOK İYİ TANIYORUZ

Resim

Bugüne kadar gerek OdaTV’deki yazılarımda gerekse akademik hayatımda her zaman aklın, bilimin ve gerçeklerin yanında olmaya büyük özen gösterdim. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan dünyanın bir numaralı şike uzmanı Declan Hill ile yaptığım röportajda inanın çok zorlandım. Çünkü ben ülkemizde şike soruşturmasının merkezine oturtulan takımın; yani, Fenerbahçe’nin bir taraftarı ve o büyük ailenin bir ferdiyim. Fenerbahçe; kimliğimin, kişiliğimin ve hayatımın önemli bir kısmını işgal eden tarif edilemez bir aşk, bir tutku ve ruh durumu.

Bunu şimdi neden anlatıyorum? Çünkü, bu kimlik nedeniyle gittiğim birçok yerde medya ve siyaset ile olan bağımı bilen dostlarım bana kendine “gazeteci” diyen “mürit haline getirilmiş”, “azgın” ve “saldırgan” “güruhu” soruyor.

Bir çoğumuz için bu şaşırtıcı olabilir. Çünkü, bu “embedded”, jöleli, çantacı, emlak simsarı, ihaleci, karakter celladı, işbirlikçi ve hain Ali Kemal’leri biz çok iyi tanıyoruz. Fakat başta sosyal medyada gözlemlemlediğim üzere özellikle 12 Eylül sonrası apolitikleştirilen gençliğimiz, mağduriyet, din, iman, ileri demokrasi, normalleşme söylemleri ile kandırılan halkımız, makarna ve kömür ile aldatılan yoksul insanımız fabrikasyon delillerin, haysiyet cellatlığının, polis rejiminin, yargı ve medya manipülasyonlarının farkına yeni varıyor.

Bu bağlamda 104 yıllık Fenerbahçe Spor Kulübü geçmişinde olduğu gibi bir kez daha halkın gönül ve beyninde bir uyanışa sebep oluyor. TFF’den ve yargıdan çıkacak sonuç ne olursa olsun İşte bu yüzden Fenerbahçe tıpkı işgal yıllarında olduğu gibi “karanlık dünyamızı aydınlatan bir ışık” olacak. Çünkü güce ve intikama doymak bilmeyen iktidar ile onun yandaşları bilmeden halkın büyük bir kısımının kutsalına tecavüz ediyor.

Elbette, gönül isterdi ki aynı tepki ve direnç aydınlar, gazeteciler, akademisyenler içeri atılırken, gencecik teğmenler “sehven” içeri tıkılırken, sınavlarda türlü Bizans oyunu dönerken, memleketimizin birikimleri ve inandığımız tüm değerler talan edilirken gösterilsin.

Milleti böle böle iktidarını pekiştiren AKP ve “güruhu” bugüne kadar yaptıklarının ve yapmadıklarının farkında olan, bunlara karşı çıkacak kitleyi bünyesinde barındıran, toplumun her kesimini temsil eden bir yapıyı, bir ortak akıl ve paydayı karşısında görmedi. İlk kez içerisinde sağcısını, solcusunu, laikini, şeriatcısını, zenginini , fakirini, AKP’lisini, CHP’lisini, MHP’lisini barındıran bir yapıya karşı operasyon yaptığını öngöremedi.

Neyse, konuya duygusal girişimi bu seferlik maaruz göreceğinizi umut ederek “haremleri” ile birlikte gazeteci kisvesi altında insanları cinnet sınırına iten bu “güruhu” anlatayım kısaca bilmeyenlere.

Machiavelli ünlü eseri Prens’te “Bir kişiye zarar verdğiniz zaman bu o kadar şiddetli olmalıdır ki sizden intikam alma şansı olmasın” demişti. Ergenekon, Balyoz, şike soruşturması vb.’inde uygulanan metod aynen budur. Yapılan karakter infazları ile suçlanan kişilerin toplum içerisindeki saygınlıklarını yok etmek, onların savunma, mücadele güç ve şansını ellerinden almaktan ibaret.

Yine tarihten referans almak gerekirse Çinli filozof Sun-Tzu’nun ‘Savaş Sanatı’ adlı ölümsüz eserine bakmamız gerekir. Bakın ne diyor büyük “usta”?

·Her türlü savaş tekniğinin temelinde hile ve aldatma vardır/olmalıdır.

·Bütün çatışmaları savaşarak kazanmak mutlak üstünlük değildir. Mutlak üstünlük düşmanın direniş gücünü savaşmadan kırmaktır.

·Düşman ülkede var olan her iyi şeyi gözden düşürün.

·İyi olanların imajlarını sarsın ve günü geldiğinde onların hor görülmesini sağlayın.

· Adi ve aşağılık olanlar ile işbirliği yapın.

Görüldüğü üzere en önemli silahlardan biri hainler ve onların yayıp ürettiği bilgi kirliliğidir. Bunu en güzel ifade eden çağımızın en büyük dezenformasyon ve propaganda dahisi Goebbels’dir. Dezenfarmosyonu sanat olarak tanımlayan bilim adamları da vardır. İşte o sanatın Da Vinci’si, Dr. Goebbels şöyle demişti: “Basın iktidarın tuşlarına bastığı bir klavyedir.”

Propaganda ve psikolojik savaşa en çok mazur kalan ülkelerden biri hiç şüphesiz Türkiye. Özellikle son dönemde işbirlikci yazar ve medya baronları sayesinde halkın yanlış, yalan, yanlı ve eksik haberler yolu ile nasıl düşünmesi gerektiği dikte edildi, toplumsal sinir uçları uyuşturuldu.

Bu tarz çalışmalar içerisinde olanların silahlarından önemli bir tanesi de provakasyon. Yapılan yanlı yayınlar ve “Türk” polisinin yaptığı “gerekirse mermi kullanın” anonsunun arkasında yatan gerçek budur. Karşısında bebek arabası ile demokratik haklar dahilinde tepkisini gösteren insanlara karşı mermi direktifini verenler tıpkı 6-7 Eylül ve 1 Mayıs’ta olduğu gibi bu işin neresinde olduklarını bilmeden ortaya koymuşlardır.

Devam edelim… Ajanlar genel olarak dört sınıfa ayrılır: Milli, resmi, profesyonel ve adil ajanlar. Bizi bu durumda ilgilendirenler profesyonel ve adi olanlar. Peki, kim bunlar?

Adi ajanlar her türlü maddi çıkar için, geçmişte işledikleri bir günah, yaptıkları hatadan korkanlar, kariyer kaygısı gibi sebepler ile casus olan veya bir takım zaafları nedeni ile ajanlığa itilen kimselerdir.

Profesyonel ajanlar ise bunu meslek haline getiren aşağılık insanlardır. Bunlar istihbarat dilinde “satın alınabilen aydınlar” ve “yardakçılar” olarak geçer.

Ajan türleri farklı olsa da aslında hepsi bilerek veya bilmeyerek aynı amaca hizmet eder. Bu amaçların başında ise bozgunculuk gelir. Bu hain “güruh” mevcut manevi değerlerin tahrip edilmesinde, halkın sevip saydığı ne varsa tahrip edilmesinde, onun yerine başka şeylere hayranlık uyandırılması yolunda ellerinden geleni yaparlar. Amaç halkta bir aşağılık duygusu uyandırmak ve insanların değer yargılarını sorguladığı bir kuşku ortam yaratmaktır.

İşin komik yanı ve acı yani ise şudur: Bu adi ajanların medya ayağındaki insanlar kendilerinin bugün geldikleri durumu geçmişte dürüst bir basın emekçisi iken yaptıkları çalışmanın sonucu olduğunu sanırlar. Halbuki kendileri istihbarat jargonunda “kuş yumurtası üretmek” olarak adlandırılan çok önceden belirlenmiş bir senaryonun ürünleridir.

Bugün bizdeki bu “kuş yumurtaları” iyice azmış ve “haremleri” ile birlikte topyekün bir taaruza geçmiş durumda. Belki de yakın zamanda sayelerinde “çift sarılı yumurta” diye bir kavram istihbarat literatürüne girecek.

Duygusal başladık, öyle bitirelim….

Ben dahil insanların bütün kutsallarına ve değerlerine yapılan fütürsuz saldırılar, bizlerin son manevi sığınağı olan Fenerbahçe’ye kadar ulaşmış bulunuyor. Bu dümenin başında oturanlar, milyonları, Ahmet Şık’ın yayınlanamayan kitabı gibi bir “bomba” haline getirdiğini bilsin!

Fenerbahçe marjinalleştirebileceğiniz “kağıttan bir kaplan” değildir.

Not: Bu yazı Yunanistan’da okurken Makedonya’ya geçip yaptığım bir alan çalışması sırasında Türkçe konuştuğunu duyduğum “sarışın, mavi gözlü dev” adayına sorduğum “Hangi takımı tutuyorsun?” sorusu üzerine benden güzel bir Türkçe ile verdiği “Sen Türk değil misin? Niye soruyorsun? Tabii ki Fenerbahçeliyim” cevabını veren kardeşime adanmıştır.

K. Murat YILDIZ
twitter: @kmyildiz
Odatv.com
04.08.2011 12:42


http://www.odatv.com/n.php?n=medyadaki- ... 0408111200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Atatürkçü Aziz Yıldırım AKPye Rest Çekti ve Gözaltına Al

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Ağu 2011, 02:56

FOYA ORTAYA ÇIKTI BÖYLE ADALET OLMAZ

Resim

Aziz Yıldırım'ın avukatı Faik Işık, bazı ses kayıtlarının internete düşmesine "Fenerbahçe'yi hedef alanların, resmi suç şebekesi olduklarına delildir" diyerek tepki gösterdi. Sosyal paylaşım sitesi üzerinden açıklama yapan Işık, şikenin ortaya çıkması için soruşturmayı yürüten savcı ve polislerin telefon kayıtlarının incelenmesini istedi. Işık, " böyle polis, böyle yargı ile adalet olmaz" dedi.

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, asbaşkanlar Şekip Mosturoğlu ve İlhan Ekşioğlu'nun teknik takibe takılan konuşmalarının internete sızdırılmasının ardından avukat Faik Işık önemli açıklamalar yaptı.

Eleştirilerini Twitter'dan yazan Avukat Işık, "şike" operasyonun suç şebekesi tarafından yapıldığını vurguladı.

İnternette yayına verilen dinlemeler, Fenerbahçe ve Aziz Başkanı hedef alanların, resmi suç şebekesi olduklarına delildir.
Atfedilen suçlamalar, kolaj dinlemelerle ispatlanmaya çalışılıyor. Kampanyanın foyası çıkmıştır. Böyle polis, böyle yargı ile adalet olmaz.Tarafsız ve uygar hiç kimse artık Beşikteş'taki Mahkemeler ve Polis operasyonlarının medyatik rezaletine inanamaz.

Işık, "uydurulan suçlamaların doğru olsa bile, Türkiye'yi korku devleti haline getirme, herkese terör muamelesi yapmaktan büyük bir suç olmayacağını" kaydetti. Işık, polis ve savcıların telefon kayıtlarının incelenmesini istedi.

İnternete düşen ifadeler değil; bu ülkede adaletin ve kamu gücünü kötüye kullananların namusudur.
Soruşturmayı yapan polis ve savcının telefon kayıtları ve bu süreç içerisindeki ilişkileri incelenmeden; şikenin nerede olduğu anlaşılamaz. Yürekleri yetiyorsa; kendi telefon kayıtlarını ve ilişkilerini anlatsınlar. Onlar kimlerle, nerede, ne konuşarak bu süreci yürüttüler? Kimse, kendinine "Güç-devlet benim" demesin. Ne tutanaklara inanıyorum, ne de resmi denilen açıklamalara. Kendi telefon kayıtlarını, irtibatlarını görmek bizim en doğal hakkımız oldu.

Perşembe, 04 Ağustos 2011 16:17

http://ulusalkanal.com.tr/index.php?opt ... Itemid=230
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

ÖncekiSonraki

Dön Ergenekon Davası, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Asil Türk Milleti

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir