Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Emin Şirin'in Ergenekon İfadesi

-Ergenekon Destanı Atalarımızın Şanlı Destanı’dır.
-Ergenekon Davası'nda Yargılanmaya çalışılan Türk Milleti ve Atatürk'tür. Bu yargılamayı yapan A.B.D'dir.
-1990'ların başından beri, Eşref Bitlis önderliğindeki T.S.K. Ortadoğu'da A.B.D.'nin bütün planlarını altüst eden tek güç idi.
Bu yüzden AKP döneminde T.S.K. asimetrik psikolojik savaşlarla itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor, “Mehmetçik düşmanlığı” tavan yaparken, başbakanlık koltuğunda oturan şahıs a.b.d. askerlerinin sağ sağlim evlerine dönmesi için dua ediyor.
-6. yüzyılda, Çin emperyalizmi yüzünden yokolma tehlikesiyle karşı karşıya olan ve tutsak edilen Aşina Hanedanlığı’nın hayatta kalan tek çocuğu, Ergenekon Destanı’nda dişi bir Kurt tarafından yetiştirilip büyütülmüştür. Bu çocuk yıllar sonra soyunu devam ettirip, bir Cihan Devleti olan ve Çin emperyalizmini mağlup edecek olan Gök Türk İmparatorluğu’nu kurmuştur.
-Aşina Aşireti, Türk Soyunun Karluk Boyundandır. Uygurlarda Karluk Boyundandırlar.
-Göktürkler döneminde Çin emperyalizmi, Göktürkleri yıkabilmek için, içten parçalama stratejisini uygulamıştır. Nitekim Gök Türkler’in yıkılışı Çin emperyalizminin kullandığı Uygurlar tarafından gerçekleştirilmiştir.
-Şimdi günümüzde olanlara bakarsak, Silivri’de, Hasdal’da, Metris’te tutsak edilen Kahramanlarımız, işte bu 6. yüzyılda hayatta kalmayı başaran tek Türk çocuğunun evlatlarıdır.
Günümüzdeki Gök Türk Hanedanlığını tarif edelim:
1. Türkiye Cumhuriyeti’nin Koruyucuları olan Oğuz Boyundan Atatürkçü’ler = Gök Türk İmparatorluğu’nu kuracak olan Karluk Boyundan Aşina Hanedanlığı’nın hayatta kalmayı başaran tek çocuğu.
2. Amerika = Gök Türk’leri entrikalarla içten yıkmaya çalışan Çin Emperyalizmi
3. A.B.D tarafından kullanılmakta olan ve Türkiye Cumhuriyet’ini yıkmayı hedefleyen Atatürk ve Cumhuriyet Düşmanı Yobaz AKP’li kitle(Oğuz Boyundan) = Çin Emperyalizminin Gök Türk İmparatorluğunu yıkmak için kullandığı Uygur Türkleri(Karluk Boyundan)
4. Türkiye Cumhuriyeti(Oğuz Boyundan) = Gök Türk İmparatorluğu(Karluk Boyundan)
5. SONUÇ: Türk Milleti elinde sonunda emperyalist devleti yıkacaktır, parçalayacaktır, darmadağan edecektir!
-Günümüzde yargılanan sözde Ergenekon Örgütü, aslında Türkiye Cumhuriyeti’nin Tam Bağımsızlığını canları pahasına ebediyet için korumayı hedeflemiş olan Atatürk’ün Askerlerinden oluşan Milli bir Örgütlenmedir(herhangi yasa dışı bir faaliyette bulunmayan).
-Bu örgütlenme, 1980 darbesi sonrasında ayaklanan/özüne-dönen namuslu ve şerefli Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının önderliğinde başlamıştır. Yani, bu örgütlenme, Atatürkçü ve Anti-Emperyalist düşünceye sahip olan Eşref Bitlis Paşa’mız ve onun yolundan yürüyen Uğur Mumcu ve Doğu Perinçek’lerin A.B.D.’ye karşı verdikleri asil mücadeleler ile birlikte başlamıştır.
-AKP döneminde bu kutsal görevleri yürüten “D.Perinçek, T.Özkan, M.Balbay, E.Poyraz, Ç.Doğan, A.Uğur, E.Alan, V.Küçük, E.Gürses, İ.Selçuk, Ş.Eruygur, H.Tolon, L.Ersöz, S.Öztürk, D.Çiçek, H.Iğsız, S.Yalçın, B.Pehlivan, B.Terkoğlu, D.Yıldırım, V.Küçük, İ.Başbuğ, A.Yıldırım” gibi Atatürkçüler, “Ergenekon”, “Balyoz”, “Islak İmza”, “İnternet Andıcı”, “Kafes”, “ODATV”, “Spor’da Şike”, vs. gibi isimlerin verildiği ve hukukun çiğnendiği davalar ile birlikte zindanlara atılıp tutsak edinmişlerdir. Onların yokluğunda Asil Türk Milleti’miz ve Türkiye Cumhuriyet’i bölünme/yıkılma aşamasına getirilmiştir!!!!
-Ergenekon'daki Kahraman Bozkurtlar çıktı, Fethullahçılar yargılanıyor, ABD Suriye'de yenildi, Büyük bir Ekonomik Kriz yolda, SIRA AKP hükümetinin devrilip yargılanmasındadır, ondan sonra SIRA ABD'nin Orta Asya ve Orta Doğu'dan tamamı ile yokedilip tekmelenmesine GELECEK, BU GÜNLERİ GÖRECEĞİZ, ÇOK YAKIN! EN BÜYÜK HEDEF TÜRK BİRLİĞİ'DİR!

Emin Şirin'in Ergenekon İfadesi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Kas 2010, 22:50

Eski milletvekili Emin Şirin'in ifadesi

Emin Şirin, 22 temmuz 2007 tarihine kadar milletvekiliydi. AKP'den seçilmiş, Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın izlediği politikayı eleştirmeye başlayınca gözden düşmeye başlamıştı. Televizyon programları yapıyor, başbakanı ve AKP'nin birçok politikasını eleştirmeye devam ediyordu. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na gönderilen isimsiz, imzasız ihbar mektubunun ekinde bazı fotoğraflar vardı. Bir sabah Emin Şirin Ankara'da kaldığı otelden polis tarafından alındı.

Sorguda kendisine "Danıştay saldırısını planlayan kişi" olduğuna ilişkin soru yöneltilebileceği belki hayalinden bile geçmemişti. Emin Şirin'in milletvekili olduğu dönemde, yazar Ergün Poyraz'la çekilen fotoğrafının yanı sıra, Türk Ortodoks Kilisesi eski Patriği Selçuk Erenerol'un kızı Sevgi Erenerol'un düzenlediği Noel ayininde Şirin'in yanı sıra TSK'dan yüzbaşı rütbesinde olduğu dönemde atılan Muzaffer Tekin, Vatansever Güç Birliği'nin bazı yöneticileri de bulunuyordu. 2 sayfalık ihbar mektubu Emin Şirin'le ilgili gönderilen imzasız ihbar mektubunda, Danıştay saldırısının Şirin tarafından planlandığı, Şirin'in gizli "Ergenekon-Lobi" örgütünün başı olduğu öne sürüldü. Şirin'in evinde iki tabanca ve çok sayıda gizli belge bulunduğu da öne sürüldü. Şirin'in Ankara'da gözaltına alınmasından sonra İstanbul'daki evinde de mahkeme kararıyla arama yapıldı, bilgisayarına ve bazı belgelerine el konuldu. Şirin, Ergenekon-Lobi örgütüyle, Danıştay saldırısıyla ilgisinin olmadığını, Noel ayinine milletvekili olarak davet edildiği için katıldığını, Ergün Poyraz'la 2 yıl önce görüştüğünü söyledi.

İfadenin Alındığı Yer: İstanbul

Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü Yakalanan kişinin kanuni hakları:


I: Hakkınızdaki şu iddialar sebebi ile yakalandınız: El bombası ile yakalanan ve eylemsel faaliyette bulunabileceği değerlendirilen şahıslar ile irtibatlı olmak.

II: İddia edilen suç hakkında açıklamada bulunmamak kanuni hakkınızdır. Ancak kimliğinizle ilgili sorulara doğru cevap vermek zorundasınız.

III: Müdafıden yararlanma hakkına sahipsiniz. Müdafi tayin edebilecek durumda değilseniz, Baro tarafından tayin edilecek, müdafiinin hukuki yardımından faydalanabilirsiniz. İfade alma öncesinde müdafi ile görüşme ve konuşma hakkınız vardır. İsterseniz müdafanız "ifade alma sırasında" hazır bulunacaktır.

IV: Yakalandığınız yakınınıza veya istediğinizi bir kişiye Cumhuriyet savcısının emriyle bildirilecektir.

V: Yakalama, gözaltını alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, siz müdafanız veya 1. veya 2. derece kan hısımınız hemen serbest bırakılmanızı sağlamak için, Sulh Ceza hâkimine başvurabilir. İsterseniz dilekçeniz tarafımızdan yetkili hâkime en seri şekilde ulaştırılacaktır.

IV: Şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteyebilir ve lehinize olan hususları ileri sürebilirsiniz.

Yakalanan şahsa, yukarıda belirtilen hakları tam olarak açıkça anlatılması üzerine adı geçen:

"Yukarıdaki bilgiler bana aittir ve doğrudur. Haklarımı okudum, anladım. Bana sorulan sorular ile ilgili hür olarak ifademi vermek istiyorum ve bu ifadem esnasında müdafanın hukuki yardımından faydalanmak istiyorum" demesi üzerine, İstanbul Barosu avukatlarından 28180 sicil sayılı Arzu KILIÇ isimli avukatın müdürlüğümüze intikal etmesi ile adı geçenin ifadesine geçildi. Aile yapınızı ve özgeçmişinizi kısaca anlatınız. 1948 yılında Mısır-İskenderiye'de doğdum. Babam Mısır'a yerleşmiş bir Çerkez, Annem de Balkan göçmeni bir aileden geliyor.

Ben 5 yaşındayken babamın vefat etmesi üzerine annem bizi Türkiye'ye getirdi ve bizi dedem büyüttü. Fransız Lisesi Saint Joseph ve Robert Koleji İşletme Bölümü'nü bitirdim. Amerika'da işletme yüksek lisansı yaptım. 1973-1979 senelerinde genel müdür muavini olarak MİGROS'ta çalıştım. 1979-1993 arası İsviçre'de ilk 6 sene Çukurova Holding'in yurtdışı işleriyle meşgul oldum. Sonra kendi işimi yani uluslararası ticaret işini kurdum. 1993 yılında yurda döndüm.

Kaynakça
Kitap: Belgelerle Ergenekon
Yazar: Saygı Öztürk
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Emin Şirin'in Ergenekon İfadesi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Kas 2010, 22:51

994'te 3. evliliğim olan Nazlı ILICAK'la evlendim. İlk 2 evliliğimden 3 oğlum var. AKŞAM Gnıbu'nda gazetecilik ve yöneticUik yaptım. 1993-1995 arasında sonradan iflas eden Şirin Çiçekçilik ismi ile bir işim vardı. 2002 senesinde AKP'den milletvekili oldum ve 10 ay sonra istifa ettim. Halen Genç Parti genel başkan yardımcısı ve emekli milletvekiliyim. Benim Murat Mehmet ŞİRİN isimli bir kardeşim var. Halen İstanbul'da Soyak Grubu'nda danışmanlık yapıyor. Bugüne kadar hiç pasaport aldınız mı? Yurtdışına legal veya illegal yollardan çıktınız mı? Benim milletvekili pasaportum varken ve daha evvel 200'ün üzerinde yurtdışına legal yollardan çıkışım olmuştur. İllegal yollardan çıkışım olmadı. Halen pasaport sahibi değilim. Gerek sizin ve gerekse aile fertleriniz hakkında bugüne kadar güvenlik kuvvetlerince herhangi bir işlem yapıldı mı? Benim hakkımda CMUK'nın 102. maddesi gereğince "Akşam gazetesinin dağıtmaya söz verdiği promosyon televizyonlarının dağıtılmaması iddiası" Ankara 3. AHM tarafından tutuklandım. 63 gün tutuklu kaldıktan sonra bu davadan beraat ettim. Yargıtay onayladı. Mahkeme 332 500 televizyonun imal edilerek dağıtıldığını tespit etti. Herhangi bir sendika, dernek ve benzeri bir kuruluşa üyeliğiniz var mı, açıklayınız.

Şu anda Genç Parti üyesiyim. Bunun dışında herhangi bir kurum ve kuruluşa üye değilim. Herhangi bir terör örgütüne üyeliğiniz var mı? Bir örgüte katıldıysanız örgüt içerisinde hangi görevleri aldınız, detaylı olarak açıklayınız. Kat'iyen örgüt üyeliğim yoktur. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 17.08.2007 gün ve soruşturma no: 2007/1536 sayılı talimatı ile detaylı araştırılması istenilen savcılığa hitaben "Sayın Savcım" ile başlayan ve size şu an tamamı okunan ihbar mektubunda geçen konular hakkında detaylı açıklamalarda bulununuz. Ümraniye'deki bombalar ile ilgili yapılan çalışmalar sonucunda ortaya çıkardan bir örgüt var ise bundan sadece basından üstün körü takip ettiğim kadarıyla haberdarım. Alakam ve daha detaylı bilgim de yoktur. Ben şu an bu operasyon kapsamında gözaltına alınan kişilerden sadece (4) şahsı tanıyorum. Bu şahıslarla olan ilişkimi detaylı olarak ilerleyen bölümlerde anlatacağım. Diğer şahıslarla hiçbir ilişkim olmamıştır. Benim derin devlet ile hiçbir alakam yok. Ankara'da milletvekilliği yaptığımda "Bırakın derin devleti, devleti daha bulamıyorum" demişimdir. Ben hiçbir örgütün içerisinde değilim. Olmadım ve olmam. Hiç kuuseye de hayatımda tehdit etmiş değilim. Benim evim ve çalıştığım yerler bellidir. İstediğimiz her yerde arama yapabilirsiniz. İddiada belirtilen konularla ilgili herhangi bir belgeye ulaşamazsınız. Burada kast edilen LOBİ nedir bilmiyorum. Hiçbir örgütün içerisinde yer almadım.

Ben elhamdülillah Müslüman'ım, Türk'üm ve bütün kamuoyu milliyetçi tavrımı gayet yakından tanır. Türk Ortodoks Kilisesi'nde bahsedilen toplantılara gelince, çok az bir cemaati olan ve Papa Eftim dolayısıyla Atatürk'ün bir emaneti olarak kabul ettiğim bu kilisenin basın sözcüsü Sevgi ERENEROL'un daveti üzerine ağabeyi olan ve ismini hatırlayamadığım patrik ile kendilerini ziyaret ederek görüştüm. Bana Patrikhane'nin sıkıntılarını, Rum Fener Patriği Bartelemeos'un baskısını, otonom olması gereken Bulgar Kilisesi'nin Bartelemeos'tan gördüğü baskıları anlattılar. Vakıflar Genel Müdürlüğü ile olan bazı problemlerinden bahsettiler.

Atatürk'ün bir emaneti olarak gördüğüm bu Patrikhane'nin problemlerine bir milletvekili olarak eğildim ve 2004-2005 Noel'indeki ayin ve yemek daveti olmak üzere birkaç davetlerine de katıldım. Patrikhane'nin siyasete karışmamak kaydıyla duruşunu destekledim ve destekliyorum. Ancak özellik Sevgi ERENEROL'u düü bir tavırdan ziyade siyaset kokan ve aşın üsluplu demeçleri dolayısıyla da son 2 senedir görüşmedim. İddia edildiği gibi bir örgüt üyesi olmadığımdan herhangi bir yemin etmiş değilim. Sadece milletvekili yemini ettim ve sadık kaldım. 25 2 Adı geçen Muzaffer TEKİN, Fikri KARADAĞ, Hüseyin GÖRÜM, Kuddusi OKKIR, İsmail PAKER'le hiçbir ilişkim olmamıştır.

Yukarıda bahsettiğim bu toplantıya bu şahıslar da katılmış olabilir. Hatta yemek sırasında aynı masada bulunmuş veya aynı ortamda olmuş da olabiliriz. Burada çekilen fotoğraflarda aynı karede çekilen fotoğrafların tanışıyoruz anlamına gelmez. Tamamen tesadüftür. İsmail YILDIZ ve Ergün POYRAZ isimli şahıslarla yüz yüze görüştüm. Eğer fotoğrafım çekilmiş ise bu normal, herkesin bulunabileceği bir ortamda çekilmiştir. Bir gizli toplantıda çekilmesi mümkün değildir. Her iki şahısla olan ilişkimi de ileriki ifademde beyan edeceğim. Ben hiç kimseye para yarımında bulunmadım ve finans kaynağı da değilim. Kıbrıs'ta hiçbir bankada hiçbir param yok ve para işletmiyorum. Milletvekili olduktan sonra da milletvekilliği haricinde hiçbir şirketle ortak olmadığım gibi başka bir iş de yapmadım. Maddi duruma gelince; halen İş Bankası'nda maaşımın hacizli olduğunun da dikkate alınmasını belirtmek istiyorum. Benim soru önergelerimin tümü TBMM'nin internet sitesinde bulunmaktadır. Yapılan bütün çalışmalar pek tabii basında çıkan haberlerle beraber özellikle Meclis arşivlerinde yapılan araştırmalara dayanmakta ve danışmanımla benim tarafımdan hazırlanmıştır. Bana sözü geçen Kürşat dahil, hiçbir şahıs veya kurumdan hazırlanmış bir bilgi veya belge gelmemiştir. Kürşat diye bahsedilen kişi bir emekli albaydır. Gerçek ismi Atilla UĞUR'dur. Ben kendisini görevli olduğu sırada, 2002 senesinde tanıdım. Kendisini SAMA şirketinin sahibi Hakan ŞANLI'nın da tanıdığı doğrudur.

Ben Hakan ŞANLI'yı 2001 senesinde Caddebostan'da klasik arabalar satan müşterek bir dostumuz sayesinde tanıdım. 2002'de Ankara'ya gittiğimde kendisiyle bir süre dostluğumuz oldu. Kendisinin özellikle uçak yedek parçalan üzerine çalıştığını biliyorum. Zira son 3 senedir Hakan ŞANLI'yı görmedim, konuşmadım, buluşmadım. Aramızda özel bir itilaf da olmadı, ama benim milletvekili işlerimin çokluğu ve kendisinin iş yoğunluğu ilişkimizi akamete uğramasına sebep oldu. Kürşat Albay olarak bilinen Atilla UĞLTR'un mayıs 2007 içerisinde emekli olduktan sonra milletvekili olmak üzere Genç Parti adına bana getirdiği bir müracaat oldu. Ancak emekli subayları aday göstermek istemediğimizden kendisini aday yapmadık. Fikrim bu çerçevedir. Hakan ŞANLI'nın bürosunda gizli toplantı yapmamız gerektirecek ortada hiçbir konu yok. Gizli bir toplantı da yapılmadı. Bana Atilla UĞUR 'un verdiği hiçbir gizli bilgi ve belge olmadı. Ergün POYRAZ'la ilişkisi varsa onu bilmiyorum. Danıştay eylemi konusunda Muzaffer TEKİN'le ilişkim olduğu yalandır ve iftiradır.

Zira Muzaffer TEKİN'le kişisel tanışıklığım yoktur. Bana okuduğunuz Şirin Çiçekçilik benim şirketimdi, 1996'da iflas etti. Şirin Otomotiv ile bir alakam yoktur. 313 Aleni Gazetecilik, Akşam Haber Ajansı, ADD Froduction, Aslı Gazetecilik, MBİ baskı şirketleri eski eşim Nazlı ILICAK'ın oğlu Mehmet Ali ILICAK'ın şirketleridir. Benim hisselerim binlik nispetlerdeydi ve Mehmet Ali ILICAK'ın gazeteyi Erol AKSOY ve Mehmet Emin KARAMEHMET'e devrettiği 1998 tarihinde benim hisselerim de bu şahısların şirketlerine devredildiği ve ortaklığım son buldu. ARTİM diye bahsedilen şirketin doğru ismi EMTİM'dir. Bu şirketteki hisselerimi 1995 senesinde devrettim.

Yukarıda da bahsettiğim gibi son 5 senedir yurtiçi ve yurtdışında hiçbir ticari faaliyetim olmadı. AKS Bilgisayar kardeşim Murat Mehmet ŞİRİN'e ait bir şirkettir. 3 sene önce iflas etti. Mektubun son paragrafında mektubu yazan kimliğini gizli tutma arzusunu anlamak mümkün değildir. Zira Gizil Tanıklık Kanunu çıkmıştır ve yürürlüktedir. Şahsıma karşı bu kadar ağır yalan ve iftiralarda bulunan bir kişinin imzasız ve tarihsiz bir mektupla savcılığa müracaatı çok düşündürücüdür.

Ümraniye 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2007/959 değişik iş nolu kararma istinaden ilimiz Ümraniye ilçesi ... Malı ... Cad ... Sokak No: 2 sayılı evde 12.06.2007 günü yapılan aramada çatı katında:

1- Üzerinde 15.06.1997 tarihli mühimmat istif kartı bulunan kasa
2- Kasa içerisinde 18 adet MKE yapımı el bombası
3- MKE Yapımı el bombalarına ait iki kutu içerisinde 18 adet fünye
4- DM41 Nato standardı tabir edilen 7 adet el bombası ve
5- 2 adet Alman el bombası elde edilmiştir. Elde edilen bu malzemeler hakkında detaylı bilgi veriniz.

Konuyu bakından takip ettim. Başka hiçbir bilgim yoktur. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16.06.2007 tarih ve teknik takip no: 2007/668 sayılı kararına istinaden Muzaffer TEKİN'in ilimiz Kadıköy ilçesi ... Mahallesi ... Caddesi... İşhanı No: 47 sayılı işyeri adresinde yapılan aramada elde edilen materyallerin incelemesinde; (1) adet, şeffat dosyalar bulunan kırmızı klasör içerisinde; şeffaf dosyalardan çıkartılıp tarafımızdan (01-95) arası rakamlar ile numaralandırılarak yapılan incelemesinde; 29 nolu sayfada, "Devletin yeniden yapılanması için öneriler (master plan ön çalışması) ibaretli kitap kapağı şeklinde dizayn edilmiş olduğu; 30 nolu sayfada, "Çalışmanın amaç ve kapsamı" başlığı altında, Atatürk'ün gençliğe hitabesi yazılmış, bu hitabenin altında "Şeklinde ifade ettiği gençliğe hitabesinde gerekçesini bulan, geni bir teşkilat yapısı oluşturma ve uygulamaların temel hareket noktalarını oluşturacak 'mastır plan' çalışmasına ışık tutmak amacı yatmaktadır" ifadesinin yer aldığı bu çalışma olduğu; 31 nolu sayfada, "Amacımız nedir?" başlığı altında çalışma amaçlarının ve araçlarının mevcut durumun sorulduğu şemanın olduğu; 32 nolu sayfada, "Amacımız nedir?" başlığı altında "tam bağımsız milli devleti yeniden yapılandırmak" alt başlığı altında bunu gerçekleştirmek için öncelikler sıralanmış, bunlar Emperyalizmin bütün kollarının kırılması çokuluslu ve yapılmış bütün ikili anlaşmaların gözden geçirilmesi, Amerika ile yapılmış ikili anlaşmaların gözden geçirilmesi,

- Avrupa Birliği'ne katılma kararı askıya alınmalı, Türkçe dışında yayın hakları kaldırılmalı, yabancılara otopark satışları iptal edilmeli vb yazılar, 34 nolu sayfada, "Bizi amacımıza götürecek araçlarımız nelerdir?" başlığı altında "eskilerimiz" alt başlığı altında şu ifadeler sıralanmıştır;

- Henüz örgütlü değiliz, yol haritamızı çizmiş değiliz, parasal gücümüz yok, medya kontrolümüz zayıf, eğitim ve kültür bağımlılığımız var, yasama ve yürütmemiz bağımlı, Büyük Ortadoğu Projesi eylem halinde, İsrail devletinin kutsal topraklar projesi var vb yazılardan oluştuğu; 35 nolu sayfada, "Bizi amacımıza götürecek araçlarımız nelerdir?" başlığı altında "artılarımız" alt başlığında "Ölmekten korkmayan ve bağımsızlığa düşkün bir milletiz, askeri gücümüz küçümsenemez, fiilen önemli ekonomik potansiyelimiz var, çok stratejik doğal zenginliklerimiz var, henüz milli ruhumuz ölmedi" vb yazılardan oluştuğu; 37 nolu sayfada, "Yorum/teknolojiye bakış (1)" başlığı altında, Teknopark Ltd. Şirketi'nin 2005 yeni yıl kutlama mesajından bir bölümde, "bir komando ruhu ile çalışarak daha fazla teknoloji ve ARGE girişimcisi... örgütlemek, teşvik edilmelerini ve korunmalarını... hedef belki de ilk hedefimiz olmalıdır" vb yazılardan oluştuğu; 38 nolu sayfada, "Yapılanma (1) " başlığı altında, "Yapılanma için model önerisi" alt başlıklı içeriğinde kısaca, "kurulmak istenen modelin doğayı kopyalama modeli olması önerilir, ulu Önder Atatürk'ün gençliğe bıraktığı hitabesi ile dünya var oldukça asla kurumayacak 'Türk milletinin köklerini" tanımlamıştır.

Henüz yolun başlangıcında olan bizler sahip olduğumuz imkânları bir elnıa çekirdeği olarak algılamalıyız. Bizlerin 'bir ağaç, bir orman olma' 3/5 istek ve kararlılığımız var. Görünmeyen yapılanmamızı 'planlama ve yürütme grubu' ve ona bağlı 'alt birimler olarak' terhis etmemeliyiz, bunları gerçekleştirmek için içtüzüğümüzün ödül ve ceza sistemimizi oluşturmalıyız" şeklinde yazıların bulunduğu, 39 nolu sayfada, "Yapılanma (2)" başlığı altında, "Planlama ve Yürütme Kurulu" alt başlığı vardır. Bu bölümde kısaca "PYK Teşkilatın en üst birimidir. PYK devletin ve milletin bekası yurtiçinde ve yurtdışında milli hakların ve menfaatlerin savunulması ve korunması, ulusal devlet anlayışı içerisinde kısa orta ve uzun vadeli devlet politikalarının belirlenmesi, devlette devamlılığın sağlanması, milli şeceresinden gelen değerlerin milli şuura dönüştürülerek dünya devletleri arasında ticari, kültürel ve teknolojik öncü konumuna ve sorumluluğuna gelebilme için devletin yeniden yapılanmasını temin amaçlı örgütlenme ve eylem faaliyetlerin en sorumlu birimdir" şeklinde yazılı olduğu; 40 nolu sayfada, "Yapılanma (3)" başlığı altında "Yapılanma temel felsefesi" alt başlığı vardır.

Bu bölümde kısaca; "dinamikleri bilinmeyen bir işin stratejileri kurulamaz bu nedenle tüm uygulamalarımızda ülkemiz genelinde.... Ekonomik, askeri, teknolojik ve tüm diğer yapılarımızın temel... detayları ile birlikte ve bu bilgelere sahip olabilmeleri ile derinden izlemek şeması içerisinde olmak zorundayız. Bu yüzden yapılanmamızı tümdengelim değil tümevarım sistem içerisinde kurmalıgız. PYK'nın alt birimleri vardır, alt kurul, başkan ve alt birim temsilcilerinden oluşur, ?+21 isimleri kesinlikle gizlidir ve deklare edilmez.

KOD isim kullanırlar, toplu seyahat etmezler, toplantı gizlidir" şeklinde yazılar olduğu; 41 nolu sayfada, "Yapılanma (4)" başlığı ve "Alt birimler ve görev tanımları" alt başlığı içeriğinde, "alt birimler ve görevler tanımları sıralanmış bunlar, genel sekreterya, ticari ve sanayi ekonomi, hukuk, siyasi, eğitim, teknoloji, kültür sanat, milli savunma / askeri güçlerimizle ilintili faaliyetlerden sorumlu birim, içişleri, / emniyet / istihbarat ve faaliyetlerinden sorumlu birini, spor ve gençlik, sağlık, diyanet ve dini teşkilat faaliyetlerinden sorumlu birim" şeklinde yazılar bulunduğu; 42 nolu sayfada; "Süreçler (1)" başlığı altında ve "1. ön hazırlık süreci" alt başlığı içeriğinde, "planlama ve yürütme kurulu oluşturmak amaçta birliği sağlamak, finansman yaratmak, çalışma mekânlarını oluşturmak, sekretarya oluşturmak, uzman kadrolar oluşturmak örtülü ödenek sistemini kurmak, şirketler kurmak, gizlilik mekanizmasını tesis etmek" şeklinde bilgiler bulunduğ; 43 nolu sayfada: "Süreçler (2)" başlığı altında ve "2. planlama süreci" alt başlığı içeriğinde, "kısa, orta ve uzun vadeli hedefleri belirlemek; Kullunu koruması ve bu ruhun... yükselmesini bağlama amacı ile kültür ve felsefe çalışmalarını planlamak.

2- Eşzamanlı yurtiçi ve yurtdışı örgütlenme planları yapmak.

3- Muhasara stratejileri ve politikaları geliştirmek" şeklinde içeriğin bulunduğu; 44 nolu sayfada, "Süreçler (3)" başlığı altında "Hedefler paralelinde çalışma planları yapmak" alt başlığında "

1- Stratejik potansiyeller planlaması
2- Medya planlaması
3- Teknoloji ARGE planlaması
4- KOBİ'lerin planlaması
5- Sektörel yatırım özendirme planlaması
6- Propaganda planlaması
7- Toplumsal eğitim ve motivasyon planlaması
8- Alternatif hükümet planlaması
9- Medya kontrol planlaması
10- İstihbarat planlaması
11- Kolluk kuvvetlerinin yapılandırılması" şeklinde içeriğin bulunduğu;

45 nolu sayfada, "Süreçler (4)" başlığı altında "3. pilot uygulamaları süreci" alt başlığı içerisinde; "

1- Hedefler çerçevesinde örgüt yapısını oluşturmak
2- Örgütün mekânsal yapılanmalarını sağlamak
3- Örgüt eglemcilerinin korunmasını sağlagacak mekanizmaları kurmak
4- Haberleşme kontrol ve lojistik alt yapısını kurmak
5- Kırılmaz bilgi bankası ve bilgi dağıtım ağını kurmak" şeklinde bilgiler bulunduğu; 46 nolu sayfada, "Süreçler (5)" başlığı altında "... sızma ve denetim süreci" alt başlığı içerisinde; "

1- Mevcut devlet işleyişinin analizini yapmak
2- Mevcut kadrolara alternatif adaylar belirlemek ve eğitmek
3- Sızma stratejileri geliştirmek (yargı, Emniyet, eğitim, sağlık, istihbarat, ordu, sivil yeraltı örgütleri (mafya), medya, camiler ve tarikatlar)" şeklinde bilgiler olduğu; 47 nolu sayfada, "Süreçler (6)" başlığı altında "Deneme süreci" alt başlığı içerisinde "

1- Uygulanacak sistemlerin aksayan yönlerini belirleme ve düzeltme çalışmaları yapmak
2- Sistemin yurtdışı açılını uygulamalarını başlatmak" şeklinde bilgi sunduğu;

48 nolu sayfada, "Süreçler (7)" başlığı altında, "Uygulama süreci" alt başlığı içerisinde; "

1- Siyasi taban oluşturmak
2- Bir siyasi parti oluşturmak veya seçmek
3- Siyasi tanıtım faaliyetlerinde bulunmak
4- Seçimlere hazırlanmak
5- İktidar olmak "; 49-50 nolu sayfada, "Projeler" başlığı altında "Yapılanmanın kısa sürede tabana yayılması ve toplumsal iletişimin çağdaş olanaklarla kurulabilmesi ve sistemin finansal ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için şu projeler önerilir:

1- Lokal medya projesi
2- Online rating ölçme ve değerlendirme sisteminin yurt geneline kurulması
3- Dijital anket projesi
4- Türk dış ticaret lobi hareketi projesi
5- İSO Projesi,
6- Tercüme projesi
7-KOBİ'lerin örgütlenmesi
8- Teknokar ve novigasyon projesi
9- Milli teknolojik altyapısı ihtiyaçlar haritasının çıkarılması
10-Milli ARGE yapılanması
11- Eğitim projesi
12- Turizm projesi
13- Milli iletişim sistemi yazılım projesi
14- Milli devlet yöntemi similasyon (benzetim) projesi
15- Sinema sanayisi projesi
16- Huzur ve sağlık köyleri projesi
17- Dış ilişkiler projesi
18- Toplum mühendisliği projesi" şeklinde bilgiler bulunduğu tespit edilmiştir.

Bu dokümanlarda anlatılmak istenenler nelerdir? Bu konular hakkında detaylı bilgi veriniz. Ben bu dokümanı daha evvel hiç görmedim, okumadım ve haberdar değilim. Bana ifadem sırasında okuduğunuz soruyu dinlediğimde bu belgenin deli saçması bir belge olduğunu görüyorum. Özellikle 40'lı ve 50'li sayfalardaki ifadeler deli saçması sıfatını fazlasıyla hak eder ve benim bugüne kadar gerek yazılarımda, gerek kamuoyuna yaptığım beyanlardaki hukuk demokrasi ve şeffaflık anlayışına ters düşen kabul edilemez ifadelerdir. Oktay YILDIRIM'ın Reina isimli işyerindeki çalışma odasında, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13.06.2007 tarih ve teknik takip no: 2007/1536 sayılı arama el koyma ve inceleme kararına istinaden aynı gün yapılan aramada elde edilen (1) bir adet Kingston Marka 2 GB mobile disk içerisinde yapılan inceleme neticesinde; BELGELE R/Z.B. 'DEN ALINANLAR isimli klasör içerisinde "lobi ergenekon.doc" isimli word belgesi içerisinde, "LOBİ çok gizli aralık 1999" başlığı ile başlayan, "Gelişen ve değişen siyasal, ekonomik, bilimsel ve toplumsal dünya koşulları ile bölgesel coğrafyasında ve kendi içinde Türkiye'nin özgür iradesi dışına ve ulusal çıkarlarına aykırı biçimde içine sürüklenmek istediği çeşitli oluşumlar göz önüne alındığında; Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösteren 'Ergenekon'a bağlı olarak, 'sivil unsurların' örgütlenmesi zorunluluğu kaçınılmaz bir gerçektir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Emin Şirin'in Ergenekon İfadesi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Kas 2010, 22:51

Bu gerçekten hareketle hazırlanan ve 'Lobi' adı verilen bu 'gizli örgütsel' çalışmasının amaçları doğrultusunda şimdiye değin faaliyet gösterilmemiş olması, bize göre büyük bir talihsizliktir" başlığı ile başlayan, "... Ayrıca Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı sivil toplum örgütleri, önlerinde ilk kez bir sivil kontra hareketin direncini bulacaktır. Karşılaşacakları bu sivil direnç, etkinliklerini sıfır noktasına çekecektir. Yetişkin ve yetişmekte olan gençlik, özüne uygun platformlarda kendisini ifade edebilecektir. Lobi'nin faaliyetleri, siyasi otorite grupları ile dış kaynaklı, işbirlikçi, sözde sivil toplum örgütlerinin bölücü ve yıkıcı girişimlerini etkisiz kılacaktır.

Lobi'nin kontra direnci ile karşılaşan siyasi otorite grupları, doğal olarak Kemalist sivil "Lobi" ile işbirliğine yönelme zorunluluğu duyacaklardır..." "... Bu çalışma ile hayata geçirilmeni planlanarak önerilen 'Lobi' göstereceği faaliyetler ile yukarıda işaret edilen alanlarda çok daha kolay ve sağlıklı istihbarat toplayabilecek ve değerlendirme ile analizini gerçekleştirecektir..." "... İşlev ve misyonunu tamamlamış çeşitli işçi sendikalarının, sivil toplum örgütlerinden etkilenmeleri sağlanarak, mevcut sendikaların tepkisel ve kitlesel eylemleri, endirekt metotlarla yönlendirilmesi sağlanacak..." "... Lobi'nin amaçlarından saptırılamaması için, ekonomik olarak güçlü olabilmesi esastır. Faaliyete geçirilmesi planlanan Lobi, öncelikle ticari şirketler aracılığı ile ekonomik güç kazanmalı, ardından kuracağı vakıf ile de ekonomik gücünü artırma çalışmalarına yönelmelidir..." "...

BÖLÜM: III

6) ORGANİZASYON PLANI

Lobinin organizasyon planı, aşağıdaki birimlerden oluşmaktadır:


1) Merkez
2) Araştırma ve Bilgi Toplama
3) Analiz ve Değerlendirme
4) Finans ve Ticaret
5) Kültür ve Bilim
6) Teori ve Senaryo
7) İletişim ve Propaganda
8) Hukuk
9) Uluslararası İlişkiler Bu dokuz departman örgütün tümünü oluşturmaktadır. Departmanlar Ergenekon tarafından örgütün merkez üyeliğine atanmış güvenilir, beş sivil yöneticiyle doğrudan bağlı olarak yönetilecektir. Beş sivil yönetici personelin Ergenekon ile teması ise; atanmış ve güvenilir iki sivil personel ile sağlanacaktır. Departman başkanları merkezdeki beş yönetici tarafından seçilecek ve yönlendirilecektir..." şeklinde çok sayıda ara başlık ile devam edip, "... Geleceğin dünyasında 'sanal ortam' büyük önem ifade edecek olmakla birlikte, katı gerçekler belirleyici ve sonuçlandırıcı unsurlar olmaya devam edecektir.

Bu nedenle Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösteren Ergenekon'un Lobi adını verdiğimiz örgütsel organizasyonun faaliyetlerine önümüzdeki zaman dilimi içinde çok daha fazla gereksinimi olacağı görüşünde haddimizin sınırlarını zorlayan ısrarcılıktaki ifade ve işaretlerimizin amacı, konunun öneminden kaynaklanmaktadır.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Emin Şirin'in Ergenekon İfadesi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Kas 2010, 22:51

Saygılarımızla" şeklinde biten (20) yirmi sayfalık doküman olduğu görülmüştür. Bu dokümanda geçen konalar hakkında bildiklerinizi detaylı olarak anlatınız. Ben Oktay YILDIRIM'ı tanımıyorum. Yukarıda bana okuduğunuz dokümanı görmedim, duymadım ve bilmiyorum. Bana okuduğunuz kadarı ile doküman antidemokratik ve illegal bir örgütlenmeyi gösteren, aklı başında bir insanın ne yapacağı ne dinleyeceği bir evraktır. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 17,07.2007 gün ve 2007/1536 sayılı arama karar yazısına istinaden 18.07.2007 günü Ankara ili Çankaya ilçesi ... Caddesi ... Apartmanı 81/1 sayılı işyerinde el koyulan dokümanlardan (bilgisayar çıktıları, el yazması) İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2007 gün ve 2007/1536 sayılı inceleme kararı doğrultusunda yapılan incelemesinde "Ergenekon Organizasyon" başlıklı "Faaliyetinin önlenmesi" ibaresi ile son bulan dokümanın, organizasyonun amaç, kapsam ve uygulanan faaliyet konularını içeren yazılar olduğu görülmüştür. İsmail YILDIZ'ın bürosunda ele geçen "Ergenekon Kuruluş Şeması" dokümanının 28.07.2007 tarihli ekspertiz raporunda Kemal ŞAHİN el mahsulü doküman olduğu tespit edilmiştir. Kemal ŞAHİN ve İsmail YILDIZ'ı tanıyor musunuz?

Bu doküman Ergenekon organizasyonu nedir, lideri kimdir, ast-üst ilişkileri, silahları, eğitimleri, eylemleri ve faaliyetleri hakkında detaylı bir şeklide anlatınız. Adı geçen şahıslardan İsmail YILDIZ isimli şahsı, SESAR'ın sahibi olarak tanırım. Kendisiyle ilişkimiz SESAR'da çalışan Hayrullah MAHMUD'un takriben 2-3 sene kadar evvel aleyhime yazdığı bir yazıyı tenkit etmek üzere telefonla oldu. Sonra 1-2 kere görmüştüm. Bana "güya stratejik araştırmalar yapan, askerlerle iyi teması olan" bir kişi olarak kendini tanıttı. Kendisini itimat edilir bulmadım, çünkü kendisine Ankara'da nüfuz ticareti yapan çok insan var. İsmail YILDIZ da bana bu intibayı verdi. Bilahare de bir temasım olmadı.

Yine ismi geçen şahıslardan Kemal ŞAHİN'i tanımam. Bana fotoğrafını gösterdiniz yine tanımadım. Şu an görmüş olduğum bahse konu dokümanı ilk defa burada görüyorum. Bu dokümanda ismi geçen Murat YÜCEL, Refik NUHOĞLU, Kemal ŞAHİN isimli şahıslan kesinlikle tanımam. Ergenekon konusunda Can DÜNDAR ve Fehmi KORU'nun yazılarından yazdıkları kadar ve şekliyle bilgim var. Bu bilgiye göre Ergenekon, Amerika ve NATO tarafından organize edilmiş, ordu içerisinde bir örgütlenme modelidir. Ben şahsi olarak herhangi bir araştırma yapmış değilim. Bu bilgiler sadece okumuş olduğum gazete haberleri ve yazılardan kaynaklı bilgilerdir. Doğruluğunu teyit etmiş değilim. 120 İlgili mahkeme kararı gereği Fikret EMEK'in Eskişehir ili... Malı... Sokak No: 225/ sayılı ikametinde yapılan aramada bol miktarda silah ve patlayıcı ele geçmiştir. Şu an size okunan bu malzemeler ile ilgili bilginiz var mı Fikret EMEK isimli şahsı tanıyor musunuz?

Bilgi veriniz. Fikret EMEK isimli şahsı tanımam.

Çıkan malzemelerle alakalı da bilgi ve fikrim yoktur. İlgili mahkeme gereğince Kuvvai Milliye Derneği Genel Merkezi'nde yapılan aramada el konulan Samsung marka Harddisk içerisinde DOCT isimli dosya içerisinde şu an size tamamı okunan ve "TC Devleti siz din taciri sahte din adamlarının salyangoz satışına şerh koyacak değildir. Ne var ki sizler salyangoza basıp da düşünce neden düştük demeyesiniz. Mitingin M'sini vermeyen TV'ler Malatya'daki İncil şovu canlı verdiler" ile başlayan dokümandan bilginiz var mı?

Anlatınız. Ben bu belgeyi daha evvel hiç görmedim. Bana ilk defa okuduğunuz bu belge bana göre hastalıklı beyinlerin hastalıklı bir tezahürü. Özellikle kullanılan üslubun galizliği ve AKP'l i bir cumhurbaşkanı seçildiği takdirde olabilecekleri konusunda yazdıkları bir demokratik hukuk devleti çerçevesinde kabul edilemeyecek, suça azmettirici mahiyette, hastalıklı fikirlerdir.

Kesinlikle kabul edilemez. İlgili mahkeme gereğince hakkında işlem yapılan İsmail YILDlZ'ın elde edilen bilgisayarın incelenmesinde, "SESAR tarafından Türkiye'de güvenlikli ve güvenilirlik'i çökertme operasyonu" başlıklı toplam (18) sayfadan oluşan şu an size gösterilen ve okuyup anladığınız bu belge ile ilgili bildiklerinizi anlatınız. Bu belgeyi de ilk defa görüyorum. Daha evvel görmedim. Gösterdiğiniz belgeyi incelediğimde eğer bu belge Türkiye'de yapılması gereken bir operasyonu anlatıyorsa faciadır.

Dolayısıyla SESAR'ın genel çalışmaları içerisinde değerlendirilmelidir. Patlayıcı madde bulundurmak iddiası ile gözaltına alınan ve sevk edildiği makamlarca haklarında işlem yapılan ve size tamamını okuduğunuz ve fotoğraflarını gösterdiğimiz şahıslarla varsa olan ilişkilerinizi anlatınız. Muzaffer TEKİN' i basından, Danıştay cinayetiyle ilgili bir sanık olarak tanıyorum. Kendisini şahsen tanımıyorum. Ne yüz yüze ne de telefonla herhangi bir konuşmam ve irtibatım olmamıştır.

Ben toplum içerisinde yaşayan toplumsal sorunlara eğilen, milletvekili olarak da birçok davete katılan bir kişiyim. Böyle bir ortamda şahsen tanımamama rağmen karşılaşmış olabiliriz. Halil Behiç GÜRClHAN'ı, acikistihbarat.com sitesinin sahibi ve bir gazeteci olarak yaklaşık 2 yıldır tanırım. Benden bir milletvekili olarak bir röportaj yapmak istedi. Moda Deniz Kulubü'nde bir ön görüşme yaptık. Sonra yazılı olarak sorduğu sorulara yazılı olarak cevapladım ve sitesinde yayınladı. Sonra da bir veya iki kere talebi üzerine görüşmemiz oldu. Bana AKP'nin bazı mensuplarının yurtdışında bulunabilecek paralarla ilgili malumatım olup olmadığını sordu. Bilgim olmadığı için cevap vermedim. Konuşmamızda ayrıca Hrant DİNK cinayetinde kendi yaptığı analizleri gazetelerde yayımlanan bulgularla çeliştiği de görülmüştür. Yakın bir dostluğunuz ve temasımız yoktur.

İsmail YILDIZ'ı SESAR'ın başkanı olarak tanırım. Kendisiyle ilk defa yanında çalışan Hayrullah MAHMUD'un aleyhime yazdığı bir yazıyı tenkit etmek üzere telefonla aradığımda görüştüm. Bilahare kendi talebi üzerine görüşmemiz de oldu. Yukarıda da belirttiğim gibi özellikle askerlerle ilişkisi olduğunu iddia eden stratejik araştırmalar yaptığmı söyleyen ama konuşmalarında itimat telkin etmediğinden bir daha görüşmedim. Hayrullah Mahmud ÖZGÜR'ü, milletvekili olduktan sonra 2002 senesinde Ankara'da Star gazetesinin temsilcisi olarak tanıdım. Benim Milletvekili, onun da gazeteci olması dolayısıyla bir müddet sık görüşmelerimiz oldu. Benim hakkımda övücü yazılar yazdı. Sonra Siar'dan ayrılıp SESAR ile çalışmaya başladı. Ondan sonra komplo teorileri üreten megaloman bir edaya büründü ve aleyhime AKP ajanı olduğuma dair bir yazı yazdı. Takriben 3 senedir hiçbir görüşmemiz ve temasımız olmadı. Bu şahıslar haricinde bana okuduğunuz ve fotoğraflarını gösterdiğiniz şahıslan tanımıyorum. "Benim bu konular hakkında anlatacaklarım bunlardan ibarettir.

İfademe ekleyecek başka bir husus yoktur, ifademi hiçbir baskı ve tesir altında kalmadan İstanbul Barosu avukatlarından 28180 sicil sayılı Arzu Kılıç'ın huzurunda kendi hür iradem ile verdim" dedi ve alınan ifadesi birlikte okundu ve okundu, "Doğrudur ve bana aittir demesi" üzerine... taraflara birlikte imzalandı. 19.08.2007 Emin Şirin'den Başbakan'a mektup AKP hükümetini en çok eleştiren, Emniyet içindeki Fethullahçı kadrolaşmaları dile getiren Emin Şirin, gözaltına alınıp serbest bırakıldıktan sonra, başbakana gönderdiği mektupta önemli iddialarda bulundu.

İşte Şirin'in mektubu:

Muhterem Başbakan, 22 temmuz seçimlerinden sonra bütün Türkiye'nin, herkesin başbakanı olacağınızı söylemiştiniz...

18 ağustos cumartesi günü sabah saat l0:00'da Ankara'da kaldığım otelde gözaltına alındım. Ertesi gün öğrendiğime göre, aynı sabah saat 6:30'da İstanbul'daki evim, evde kimse yokken çilingir çağırılarak aranmış, bilgisayarım ve evde bulunan bir telefon alınmış. 18 ağustos 2007 cumartesi öğleden sonra da Genç Parti Genel Merkezi'nde bulunan odam da aranarak, bilgisayarıma el konulmuş. Meselenin ne olduğunu ancak gözaltında İstanbul'a intikal ettikten sonra öğrenebildim. Hakkımda, ayın 16'sında Kasımpaşa'dan APS ile postaya verilmiş, imzasız bir ihbar mektubu ve ekinde fotoğraflar gelmiş ve bu imzasız ihbar mektubu işleme konulmuş.

Fotoğrafların en yenisi 2,5 sene evvel çekilmiş fotoğraf. Benim, Ergün Poyraz'la bir pastanede, SESAR'ın sahibi İsmail Yıldız'la yine bir pastanede çekilmiş fotoğraflarım (ki, bu adamları kendi talepleri üzerine seçtikleri mekânlarda birkaç kere gördüm) ve Türk Ortodoks Patrikhanesi'ndeki davet üzerine katıldığım Noel ayininde ve Noel yemeğinde çekilmiş fotoğraflar vardı. Bu fotoğraf karesinin bir kısmında da Ümraniye sanıkları bulunuyormuş.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Emin Şirin'in Ergenekon İfadesi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Kas 2010, 22:51

Poliste ve savcılıkta verdiğim ifadelerde kimi tanıyıp tanımadığımı açık bir şekilde anlattım, zaten fotoğrafları sonra gösterdiler. Patrikhane'deki fotoğraflarda yer alan Ümraniye sanıklarının hiçbirini tanımıyorum, hiçbiriyle de hiç konuşmadım.

Oraya davet eden ben değilim, ben de davet edildim. İmzasız ihbar mektubunda ise (şimdi sıkı durun) benim Danıştay saldırısını organize eden beyinlerden biri olduğum, Ergenekon ve Lobi isimli gizli örgütlerin elebaşlarından ve hatta beyni olduğum, evim de aradığı takdirde muhtemelen silah ve devletin gizli belgelerinin bulunduğu ve Ümraniye silahlarının da temininde rol aldığım iddiaları yer alıyor. Benim, gözaltına alma gibi aşın bir davranışta bulunan, ben ve avukatım yokken evimi arayan savcılık makamı veya emniyet güçlerinden bir şikayetim yok. Hoş, doğrusu beni temsilen kimsenin bulunmadığı bir ortamda, "evinde silah bulundu" deselerdi ne yapardım bilmiyorum. Dürüst davranıldı, bir manada ihbarın asılsızlığını tescil ettiler. Benim sizin dikkatinize getirmek istediğim konu, hakkımda bu asılsız, imzasız iftira mektubunu yollayan veya yollayanları tespit ettirmeyi bir şeref meselesi haline getirmeniz. Herkes, "Hükümete muhaliftin, MİT'i tenkit ediyordun, yanlış partideydin, Fethullah Hoca'yla, Adnan Hoca'yla uğraştın, sana gözdağı verdiler" diyor.

Ben, bu konuda ne zat-ı alinizin, ne de hükümetin bir dahli olmadığına eminim. Ama etrafınızda kraldan fazla kralcılar olabilir; beni sevmeyenler de çoktur. Ama 2,5 sene evvel çeşitli kamu alanlarında çekilmiş fotoğraflar ve bu fotoğrafların arşivlenebileceği yerler, mektubun sanki sembolik bir mana atfedilmek isteniyormuş gibi Kasımpaşa'dan APS'lenmesi, postanede güvenlik kameralarının bulunmuş olması gerekliliği, APS'nin üzerinde el yazısı gibi hususlar dikkate alındığında, bana 27 I "kasteden"lerin ortaya çıkarılması devletin bir görevidir diye düşünüyorum.

Her türlü "gözdağı" dedikodusunu da ortadan kaldırmak için, zat-ı alinizin konuya gerekli ehemmiyeti vermesini bekliyorum. Sayın Başbakan, Beni iyi tanırsınız; hukuk ve demokrasiye verdiğim önemi de herkesten fazla sizin bilmeniz gerekir. Birisi veya birileri arşivli, profesyonel bir şekilde iftiralarla bana kastetti. Lütfen bu konuyu ortaya çıkartmayı bir şeref meselesi haline getirin. Arz ederim.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Ergenekon Davası, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Asil Türk Milleti

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir