Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Veli Küçük'ün Ergenekon İfadesi

-Ergenekon Destanı Atalarımızın Şanlı Destanı’dır.
-Ergenekon Davası'nda Yargılanmaya çalışılan Türk Milleti ve Atatürk'tür. Bu yargılamayı yapan A.B.D'dir.
-1990'ların başından beri, Eşref Bitlis önderliğindeki T.S.K. Ortadoğu'da A.B.D.'nin bütün planlarını altüst eden tek güç idi.
Bu yüzden AKP döneminde T.S.K. asimetrik psikolojik savaşlarla itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor, “Mehmetçik düşmanlığı” tavan yaparken, başbakanlık koltuğunda oturan şahıs a.b.d. askerlerinin sağ sağlim evlerine dönmesi için dua ediyor.
-6. yüzyılda, Çin emperyalizmi yüzünden yokolma tehlikesiyle karşı karşıya olan ve tutsak edilen Aşina Hanedanlığı’nın hayatta kalan tek çocuğu, Ergenekon Destanı’nda dişi bir Kurt tarafından yetiştirilip büyütülmüştür. Bu çocuk yıllar sonra soyunu devam ettirip, bir Cihan Devleti olan ve Çin emperyalizmini mağlup edecek olan Gök Türk İmparatorluğu’nu kurmuştur.
-Aşina Aşireti, Türk Soyunun Karluk Boyundandır. Uygurlarda Karluk Boyundandırlar.
-Göktürkler döneminde Çin emperyalizmi, Göktürkleri yıkabilmek için, içten parçalama stratejisini uygulamıştır. Nitekim Gök Türkler’in yıkılışı Çin emperyalizminin kullandığı Uygurlar tarafından gerçekleştirilmiştir.
-Şimdi günümüzde olanlara bakarsak, Silivri’de, Hasdal’da, Metris’te tutsak edilen Kahramanlarımız, işte bu 6. yüzyılda hayatta kalmayı başaran tek Türk çocuğunun evlatlarıdır.
Günümüzdeki Gök Türk Hanedanlığını tarif edelim:
1. Türkiye Cumhuriyeti’nin Koruyucuları olan Oğuz Boyundan Atatürkçü’ler = Gök Türk İmparatorluğu’nu kuracak olan Karluk Boyundan Aşina Hanedanlığı’nın hayatta kalmayı başaran tek çocuğu.
2. Amerika = Gök Türk’leri entrikalarla içten yıkmaya çalışan Çin Emperyalizmi
3. A.B.D tarafından kullanılmakta olan ve Türkiye Cumhuriyet’ini yıkmayı hedefleyen Atatürk ve Cumhuriyet Düşmanı Yobaz AKP’li kitle(Oğuz Boyundan) = Çin Emperyalizminin Gök Türk İmparatorluğunu yıkmak için kullandığı Uygur Türkleri(Karluk Boyundan)
4. Türkiye Cumhuriyeti(Oğuz Boyundan) = Gök Türk İmparatorluğu(Karluk Boyundan)
5. SONUÇ: Türk Milleti elinde sonunda emperyalist devleti yıkacaktır, parçalayacaktır, darmadağan edecektir!
-Günümüzde yargılanan sözde Ergenekon Örgütü, aslında Türkiye Cumhuriyeti’nin Tam Bağımsızlığını canları pahasına ebediyet için korumayı hedeflemiş olan Atatürk’ün Askerlerinden oluşan Milli bir Örgütlenmedir(herhangi yasa dışı bir faaliyette bulunmayan).
-Bu örgütlenme, 1980 darbesi sonrasında ayaklanan/özüne-dönen namuslu ve şerefli Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının önderliğinde başlamıştır. Yani, bu örgütlenme, Atatürkçü ve Anti-Emperyalist düşünceye sahip olan Eşref Bitlis Paşa’mız ve onun yolundan yürüyen Uğur Mumcu ve Doğu Perinçek’lerin A.B.D.’ye karşı verdikleri asil mücadeleler ile birlikte başlamıştır.
-AKP döneminde bu kutsal görevleri yürüten “D.Perinçek, T.Özkan, M.Balbay, E.Poyraz, Ç.Doğan, A.Uğur, E.Alan, V.Küçük, E.Gürses, İ.Selçuk, Ş.Eruygur, H.Tolon, L.Ersöz, S.Öztürk, D.Çiçek, H.Iğsız, S.Yalçın, B.Pehlivan, B.Terkoğlu, D.Yıldırım, V.Küçük, İ.Başbuğ, A.Yıldırım” gibi Atatürkçüler, “Ergenekon”, “Balyoz”, “Islak İmza”, “İnternet Andıcı”, “Kafes”, “ODATV”, “Spor’da Şike”, vs. gibi isimlerin verildiği ve hukukun çiğnendiği davalar ile birlikte zindanlara atılıp tutsak edinmişlerdir. Onların yokluğunda Asil Türk Milleti’miz ve Türkiye Cumhuriyet’i bölünme/yıkılma aşamasına getirilmiştir!!!!
-Ergenekon'daki Kahraman Bozkurtlar çıktı, Fethullahçılar yargılanıyor, ABD Suriye'de yenildi, Büyük bir Ekonomik Kriz yolda, SIRA AKP hükümetinin devrilip yargılanmasındadır, ondan sonra SIRA ABD'nin Orta Asya ve Orta Doğu'dan tamamı ile yokedilip tekmelenmesine GELECEK, BU GÜNLERİ GÖRECEĞİZ, ÇOK YAKIN! EN BÜYÜK HEDEF TÜRK BİRLİĞİ'DİR!

Veli Küçük'ün Ergenekon İfadesi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Kas 2010, 21:43

Veli Küçük'ün ifadesini Tuncay Kanada'dan gönderdi

Kanada'da yaşayan ve Ergenekon soruşturmasının "kilit ismi" olarak bilinen Tuncay Güney'e, gönderdiğim elektronik postada birkaç soru yöneltmiştim. Tuncay verdiği cevapta, "Bana biraz zaman verin" diyor ve ardından da bombayı patlatıyordu: "Dün, Veli Küçük Paşa'nın sorgu tutanakları geldi. Okuyamadım bile. En yakın zamanda cevaplarımı size bildireceğim." Tabii ki Veli Küçük'ün Emniyet'teki sorgu tutanaklarının Kanada'da yaşayan Tuncay Güney'in eline geçtiğine inanmadım. Ama bu kadar değişik ilişkileri olan bir kişinin bu ifadeleri ele geçirmiş olabileceğini de göz ardı etmemek gerekiyordu. Kendisine gönderdiğim cevapta, "Veli Paşa'nın ifadelerini bulduğunu belirtiyorsun. Helal olsun valla. Biz burada bulamazken, sen Kanada'da nasıl bulabiliyorsun?" diye yazdım. Tuncay'ın cevabı muhteşemdi. Aynen şunları yazıyordu: Size, Veli Küçük'ün polisteki ifadelerini yolluyorum.

Saygı Bey, beni halen bazı gazeteciler küçümsüyor. Sizin, objektif bakmanızı istiyorum. Ve size Veli Küçük'ün polis sorgusundaki ifadeleri yolluyorum. Benim yolladığımı yazabilirsin. Bazıları beni küçümsüyor.

Türkiye'de, Tuncay Güney diye bir hayalet dolaşıyor. Radikal gazetesi de benim için "belge fabrikatörü" demiş. Herhalde doğru. Tuncay Güney'in gönderdiği elektronik postanın ekinde, emekli General Veli Küçük'ün ifadeleri yer alıyordu, inanamadım. Bu ifadelerin gerçekten Veli Küçük'e ait olup olmadığını araştırdığımda, "Evet, aynı İfadeler" cevabını aldım. İfadeler sadece Cumhuriyet savcısında, Küçük'ün avukatında ve Emniyet Müdürlüğü'nde olmasına rağmen Kanada'da yaşayan Tuncay Güney'in eline nasıl geçmişti? İşte, Tuncay Güney'in Kanada'dan gönderdiği Veli Küçük'ün istanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar Şubesi'ndeki ifadesi:

ŞÜPHELİ İFADE TUTANAĞI İFADENİN ALINDIĞI YER İstanbul
Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü İFADENİN TARİHİ 25.01.2008
İFADE VERENİN NÜFUS CÜZDANINA GÖRE KİMLİĞİ ADI VE SOYADI VELİ KÜÇÜK
BABA ADI MEHMET
ANA ADI VE KIZLIK SOYADI EMİNE
DOĞUM YERİ VE TARİHİ GÖLPAZARI - 09.05.1944
NÜFUSA KAYITLI OLDUĞU YER BİLEClK - GÖLPAZARI
C. NO -A. SIRA NO-KÜTÜK NO 00- 000- 00-
K. SERl NO - T.C. KİMLİK NO E11729- Tc: 17098623-
MEDENİ HALI - CİNSİYETİ EVLİ - ERKEK
UYRUĞU T.C.
İFADE VERENİN KENDİ BEYANINA GÖRE KİMLİĞİ EĞİTİM DURUMU LİSANS SABIKA DURUMU YOK İŞİ MESLEĞİ-AYLIK GELİRİ EMEKLİ TUĞGENERAL -3 200 YTL.
DEVAMLI İKAMET ADRESİ GAYRETTEPE MAH. - İSTANBUL
SON İŞ ADRESİ - - İSTANBUL
İLETİŞİM(Ev-Iş-Cep-Faks No.lan) 0533. - Iş: 212.45 -Ev: 212.27-
E-MAİL ADRESLERİ MÜDAFİ TALEP DURUMU istedi. HAZIR İMZADAN İMTİNA VARSA, NEDENİ YOK

Yakalanan kişinin kanuni hakları: Hakkınızdaki şu iddialar sebebi ile yakalandınız: 12.06.2007 tarihinde Ümraniye'de ele geçirilen el bombaları ile alakalı olarak yapılan çalışmalar neticesi elde edilen deliller doğrultusunda 3713 Sayılı Kanun'un 1. maddesinde tarifi bulunan devleti ele geçirmek ve kamu düzenini zafiyete uğratmak amacıyla örgütlenen Ergenekon terör örgütünün üyesi olma şüphesi. Aile yapınızı ve özgeçmişinizi kısaca anlatınız.

Veli Küçük: 1944 yılında Bilecik ili Gölpazarı ilçesi Türkmen köyünde doğdum. İlkokulu köyümde tamamlayarak, ortaokulu Gölpazarı'nda, liseyi İstanbul Kuleli Askeri Lisesi'nden 1963 yılında mezun olarak, Ankara Kara Harp Okulu'na giriş yaptım. 1965 yılında Kara Harp Okulu'ndan mezun oldum, 1966 yılında İstanbul Piyade Okulu'ndan ve akabinde Ankara Jandarma Subay Okulu'ndan mezun oldum. Mezun olduktan sonra, Bilecik, Antakya, Şırnak, Ankara, Yozgat, İskenderun, Kırkağaç, Nusaybin, Ankara, İzmir, Edirne, Van, Eskişehir, Ankara, Ağrı, Kocaeli, Giresun, Çanakkale ve Bilecik'te görev yaptım.

1966 yılında Necla DİKMEN'le evlendim; bu evliliğimizden, bir oğlum Cem ve Kızım Ayşegül ile Zeynep dünyaya geldi, Cem ile Ayşegül rahmetli oldular, Zeynep kızım ise halen avukatlık yapmaktadır. Bizler aynı anne ve babadan olma toplam dört kardeşiz. Erkek kardeşlerim rahmetli oldu, kız kardeşim Türkmen köyünde yaşamını sürdürmektedir. 2000 yılında emekli oldum. Emekli olduktan sonra Müsteşar Erol ÇAKIR, Emniyet Müdürü Nihat KUBUŞ, işadamı ilhan YAZGAN ile Stratejik Özel Güvenlik Eğitim Okulu ve Güvenlik Şirketi'ni kurdum; halen Ankara merkez olmak üzere, Bursa, Eskişehir ve Trabzon'da, eğitim ve güvenlik konusunda eğitim vermekteyim.

Aynı zamanda şirketin yönetim kurulu başkanlığını yapmaktayım. Herhangi bir terör örgütüne üyeliğiniz var mı? Bir örgüte katıldıysanız örgüt içerisinde hangi görevleri aldınız, detaylı olarak açıklayınız. Herhangi bir örgüte üyeliğim yoktur. Vatansever Kuvvetler Güç Birliği, Kuvva-i Milliye Derneği ile bir bağlantınız var mıdır? Açıklayınız. Vatansever Güç Birliği ile herhangi bir bağlantım yoktur. Mehmet Fikri KARADAĞ isimli şahsı tanıyor musunuz? Bu şahısla olan ilişkinizi anlatınız. Mehmet Fikri KARADAĞ'ı tanıyorum, ben Ağrı İl Jandarma komutanıyken, o Elazığ Kara Kuvvetleri Kolordu Komutanlığında görevliydi, Ağrı ve Tendürek Dağları eteklerinde yapmış olduğumuz operasyonlarda birlikte görev yaptık.

Ben emekli olduktan sonra İstanbul'da Türk Dünyası Araştırmalar Vakfı'ndaki toplantılara iki kez geldiğini gördüm. Muzaffer TEKİN isimli şahsı tanıyor musunuz? Bu şahısla olan İlişkinizi anlatınız. Muzaffer TEKlN'i İstanbul da neşredilen, Batı Trakya dergisinde gördüm. Bir süre, ben de bu derginin yayın kurulu başkanlığını yaptım, bilahare Galatasaray Postanesi önündeki etkinliklere geldiğinde gördüm. Sevgi ERENEROL isimli şahsı tanıyor musunuz? Bu şahısla olan İlişkinizi anlatınız. Sevgi ERENEROL isimli bayanı tanırım. Ölen Türk Ortodoks Patriği Selçuk ERENEROL'un kızıdır, Türk Dünyası Araştırmalar Vakfı'nda cumartesi günleri yapılan konferans etkinliklerinde ilk kez gördüm ve tanıştım, bilahare iki kez her sene yapılan Noel yemeklerinde yapılan davete icabet ettim. 200(5 yılında verilen yemekte de Muzaffer TEKlN' i bir kez orada gördüm.

Kardeşi yeni Patrik Paşa ERENEROL ile de orada tanıştım. Zaman zaman kendisiyle telefonda görüşürüz. Kemal KERİNÇSÎZ isimli şahsı tanıyor musunuz? Bu şahısla olan ilişkinizi anlatınız. Kemal KERİNÇSİZ isimli şahsı tanırım, Türk Dünyası Araştırmalar Vakfı'ndaki cumartesi günü yapılan etkinliklere birkaç kez geldi; en son olarak Türk Dünyası Araştırmalar Vakfı'nın Süleymaniye Kültür Merkezi'nde yeni anayasa hakkında vermiş olduğu konferansta bulundum. Zaman zaman da telefonlarla görüştüm. Ergün POYRAZ isimli şahsı tanıyor musunuz? Bu şahısla olan ilişkinizi anlatınız. Ergün POYRAZ isimli şahsı tanımıyorum. Yayımlanan kitaplarından iki tanesini aldım. Fakat okuma fırsatım olmadı. Oktay YILDIRIM isimli şahsı tanıyor musunuz? Bu şahısla olan ilişkinizi anlatınız. Oktay YILDIRIM isimli şahsı hiç görmedim, ilişkimiz olmadı ve tanımıyorum.

Abdullah ÇATLI isimli şahsı tanır mıydınız? Bu şahısla olan ilişkinizi anlatınız.

Abdullah ÇATLI isimli şahsı ismen tanıyorum, hiç beraberliğimiz ve diyaloğumuz olmadı.

Alaattin ÇAKICI isimli şahsı tanıyor musunuz? Bu şahısla olan ilişkinizi anlatınız.

Alaattin ÇAKICI isimli şahsı tanımıyorum ve ilişkimiz de olmadı.

Sedat PEKER isimli şahsı tanıyor musunuz? Bu şahısla olan ilişkinizi anlatınız.

Sedat PEKER isimli şahsı tanıyorum, aslen Adapazarlı olan babası Ahmet PEKER vasıtasıyla tanıyorum. Babası rahmetli olduktan sonra, birkaç kez Kocaeli'de beni ziyarete geldi ve görüştüm. Başka herhangi bir bağlantım ve ilişkim yoktur.

Ali YASAK isimli şahsı tanıyor musunuz? Bu şahısla olan ilişkinizi anlatınız. Ali YASAK isimli şahsı tanıyorum. Bu şahısla iki kez karşılaştım, birincisi Eminönü'nde bulunan Hamdi Et Lokantası'nda, lokanta sahibi, Haindi ARPACI'nın yanında gördüm, bir kez de İstanbul Avcılık ve Atıcılık Kulübü'nde gittiğim bir yemekte karşılaştım, o yemeğe kimin tarafından çağrıldığını bilmiyorum. Bu yemek 2003 yılında verilmiş olabilir. Bu yemeği Avcılar ve Atıcılar Kulübü vermişti. Aynca Ali YASAK isimli şahsı Yeditepe Üniversitesinde de bir kez görmüştüm, ama ne amaçla orada olduğunu bilmiyorum.

Sami HOŞTAN isimli şahsı tanıyor musunuz? Bu şahısla olan ilişkinizi anlatınız. Sami HOŞTAN isimli şahsı tanırım. 1983 yılında Edirne İl Jandarma komutanıyken daha önce Edirne'de ticari faaliyetlerde bulunan ve rahmetli olan arkadaşım Mustafa BiLGİN bana geldi ve yanında Sami HOŞTAN da vardı, o zaman tanıdım. Bundan soma bir iki kez daha bana ziyarete geldi. Mustafa BİLGİN'den bu şahsı sordum, Hollanda'da otel çalıştırdığını ve ticaret yaptığını söyledi. Edirne kritik bir bölge olması dolayısıyla, bu şahıstan hudut bölgesinde istihbarat elde edebileceğimi düşündüm; telefonunu da almıştım, ancak düşündüğüm gibi istifa edemedim. Hollanda'da DHKP-C örgütüyle çatışmaya girdiğini haricen öğrendim; bir seferinde kendisine bu olayı sordum, şimdi detaylarını tam hatırlayamayacağım, bazı doğruluğunu söyler şekilde beyanda bulundu, bilahare İstanbul'da gazino çalıştırdığını öğrendim, gazinoyu öldürülen Ömer Lütfi TOPAL ile çalıştırdığını öğrendim, belirttiğim gazino kumarhane şeklinde çalıştırıldığı şeklinde bilgiler vardı, bunun üzerine kendisinden uzak durdum ancak onun araması ve karşılıklı benim aramalarım ile üç beş kez de telefonla görüştüm. Onun dışında yalan bir birlikteliğim olmadı.

İbrahim ÇİFTÇİ isimli şahsı tanıyor musunuz? Bu şahısla olan ilişkinizi anlatınız. İbrahim ÇİFTÇİ isimli şahsı tanımıyorum.

Tuncay GÜNEY isimli şahsı tanıyor musunuz? Bu şahısla olan İlişkinizi anlatınız. Tuncay GÜNEY isimli şahsı tanıyorum. Kendisi gazetecidir, şimdi tam hatırlamayacağım bir şahısla beni ziyaret etmeye 1992 yılında, Ağrı alay komutanıyken geldi. Gazeteci olduğunu söylemişlerdi. Benim yanıma kiminle geldiğini hatırlamıyorum. Bu hatırlamadığım kişi bana bu şahsı gazeteci olarak tanıttı, hangi gazetede çalıştığını hatırlamıyorum. Bilahare Ağrı'dan Kocaeli'ne tayin olduğumda yine birkaç kez geldi, tutum ve davranışlarıyla laubali bir tipti, bu nedenle pek sevmemiştim. Bilahare bu şahsın adımı kullanarak bazı sahtekârlıklara girdiğini, İstanbul'da hangi birlikte olduğunu hatırlayamadığım bir teğmenle beraber benim istediğim ve bana alınacağı söylenerek çeşitli yerlerden adımı kullanarak bir araç aldıklarını öğrendim.

Bu meseleyi şu şekilde öğrendim. Kendisi bir gelişinde bizzat "Komutanım, sizin aracınız yok, size bir araba aldım" gibi beyanda bulundu, bunun üzerine ben olayın üzerine gidince bu sefer değiştirdi, o dönemde İstanbul'da ikamet ettiği söylenen Özbek Genarel Raşit DOSTUM'uıı eşine alındığını söyledi, fakat bu da inandırıcı değildi, zira bazı yerlerde "Veli KÜÇÜK bu arabayı Raşit DOSTUM'un eşine almış" şeklinde beyanlar duydum.

Oysa ben Raşit DOSTUM un eşini hiç görmedim ve nerede oturduğunu da bilmiyordum. Ben Tuncay GÜNEY isimli şahsın sahtekârlık yaptığın düşündüm ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne şikâyette bulundum. Olayın Emniyet tarafından incelenmesinde, bu tür sahte faaliyetlerine teğmenin de karıştığını öğrendim. Teğmen hakkında da kendi askeri birliğinin işleme başladığını öğrendim, bu teğmeni ben görmedim ve tanımıyorum, ancak ismini de hatırlamıyorum. Bir gün telefonla bir bayan beni aradı, benimle görüşmek istediğini söyledi, ben de kim olduğun sordum; olayın içinde olan teğmenin eşi olduğunu ve eşi hakkında tahkikat yapıldığını, bu konuda eşine destek olmamı istedi; ben teğmeni tanımadığım ve olayın içindeki konumunu bilmediğim için kibarca reddettim. Bu olayın akabinde bu şahıstan tamamen ilişiğimi kestim, 1993 yıllarında olabilir. Bilahare bu şahsın yalnızca bu olay değil adımı başka yerlerde de menfaat temin amacıyla kullandığını da eşimden ve dostumdan öğrendim.

Bilahare tekrar aradım Emniyet'in yapmış olduğu tahkikatın sonucundan bilgim olmamakla beraber belki bu nedenle belki de başka kendince izah edilebilecek suçlardan dolayı Türkiye'yi terk ettiğini öğrendim ABD'ye gittiği yolunda bilgiler aldım. Ancak irtibat kuramadım, zira bu şahsı Emniyet de arıyordu, İstanbul'da ikamet eden bir yakınının telefonunu buldum, ondan telefonu öğrenip durumu öğrenmek arzusundaydım, ancak o şahıs da bana mütemmim bilgi veremedi.

Ben ABD'de faaliyet gösteren ATAA (Amerikan-Türk Asamblesi ) adlı bir kurulusun davetlisi olarak ABD've gitmiştim, pasaportum da bu tarih bellidir ancak şu anda hatırlamıyorum, ABD'deki Türkler bu dernekler vasıtasıyla birbirlerini tanırlar, daha önce New York'ta kaldığını bilahare Kanada'ya gitmiş olacağını söylediler. Halen nerede olduğunu bilmiyorum. Şimdi hatırladım, bana Eskişehir veya Ağrı'da görevli olduğum bir dönem geldi. Gazetecilik amacıyla Kuzey Irak'a gideceğini söyledi, pasaportu olduğunu, yasal yollardan gideceğini söyledi, bu konuda benden bir destek istemedi ancak birkaç gün sonra Irak'tan beni arayarak Mesud BARZANİ'nin yanında olduğu, Mesud BARZANİ'nin benimle görüşmek istediği yolunda beyanda bulundu, ancak konunun kritikliği nedeniyle beni yarım saat sonra aramasını söyledim ve MlT Müsteşarlığı'ndan arkadaşını Mehmet EYMÜR'ü aradım ve konuyu ona intikal ettirdim.

Bu konuşmayı onların da takip etmelerinin istihbarat açısından uygun olacağını söyledim. Bir süre sonra beni aradı, bir şahısla görüştüm, ancak Mesut BARZANİ olduğunu tahmin etmiyorum, çünkü Türkçe konuştuk, anladığım kadarıyla Kuzey Irak'ta "Ben Türkiye'de belirli kişilerin yanındayım, onların desteğindeyim" gibi hava atmak istediği kanaatindeyim. Benim bu şahısla olan irtibatım bunlardan ibarettir.

Mahmut YILDIRIM (Yeşil kod adlı kişi) isimli şahsı tanıyormusunuz? Bu şahısla olan ilişkinizi anlatınız. Mahmut YILDIRIM denen şahsı hiç görmedim ve tanımıyorum. Aldığım bilgi ve duyumlardan bu şahsın Bingöl-Adıyaman bölgesinde zabıtaya istihbarat temin ettiğini ve Sakallı ismiyle tanındığını biliyorum. Bana hiç gelmedi ne Van ne de Ağrı Alay komutanıyken irtibatım olmadı. Ancak toplumda ve basında gerçek dışı olarak bu şahısla benim irtibatım olduğu yolunda kasıtlı ve amaçlı yayınlar yapıldı. Halen de nerede olduğunu bilmiyorum.

Kamuoyunda Susurluk davası olarak bilinen olayla bir bağlantınız var mıdır? Bu olayda herhangi bir rolünüz oldu mu? Açıklayınız.

Kamuoyunda Susurluk olayı diye belirtilen olayın içinde değilim, ancak o olayda bulunan Emniyet Müdürü Hüseyin KOCADAĞ'ı, Sedat BUCAK'ı yakinen tanırım. Olayın olduğu zaman bu olayı bana Sami HOŞTAN (o zaman Giresun bölge komutanıydım) bana telefonla bildirdi. Bana verdiği bilgide bu kazada Sedat BUCAK'ın olduğunu söyledi. Ancak ölüler de olduğunu, fakat kimin olduğunu söylemedi, telaşla telefonu kapattı. Bunun üzerine ben Balıkesir İI Jandarma Komutanı Albay Isa GÜNEŞ i aradım, ancak kendisine ulaşamadım, bir uzman çavuş telefona çıktı, olmadığını söyledi, uzman çavuşla herhangi bir şey konuşmadım.

Kaynakça
Kitap: Belgelerle Ergenekon
Yazar: Saygı Öztürk
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Veli Küçük'ün ifadesini Tuncay Kanada'dan gönderdi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Kas 2010, 21:43

Daha önce Kocaeli'de birlikte görev yaptığım ve olay esnasında Balıkesir Emniyet Müdürü olan Nihat CAMADAN'ı aradım, kendisiyle bu olayı sordum o da olay yerinde olduğunu söyledi durumunu sorduğumda Hüseyin KOCADAĞ'ın da aynı araçta olduğunu ve öldüğünü belirtti, bir bayanın öldüğünü belirtti, bayanın şeklini bana tarif etti, adının sonradan Gonca US olduğunu öğrendiğim bayanı tanımıyordum.

Aynı kazada Mehmet ÖZBAY isimli bir şahsın da öldüğünü söyledi. Ben kendisine bu şahsın Abdullah ÇATLI olabileceğini, ona göre dikkatli olması yolunda uyarıda bulundum. Zira olaydan bir ay kadar önce Doğu PERİNÇEK tarafından basına intikal eden Abdullah ÇATLI'nın Mehmet ÖZBAY kimliğiyle dolaştığı yolunda TBMM Başkanlığı'na bir dilekçe verdiğini basından biliyorum.

Bu, basında sansasyonel bir haber olarak da çıkmıştı. Hatırladığım kadanyla, Meclis başkanı bu dilekçeyi İçişleri bakanına işlem yapılması için göndermişti. Yine aynı kazada Sedat BUCAK'ı sorduğumda yaralı olduğunu belirtti.

Ben Sedat BUCAK'ın aşiretini Urfa yöresinden biliyorum. Bu aşiret özellikle PKK ile mücadelede zabıtanın ve devletin denetim ve kontrolünde PKK ile büyük bir mücadele verdi. Bu olay herkes tarafından bilinir ve takdir edilir.

Emniyet Müdürü Nihat CAMADAN'a, tanıdığım ve yakınım olan Sedat BUCAK'ın mümkün olduğu kadar en yakın hastaneye kaldırılması ricasında bulundum, hatta İstanbul'dan da yardım için gelecekler olacağını söyledim. Fakat kaza yerine gitmeleri için kimseye herhangi bir şey söylemedim. Nedeni ve değerlendirmem, bana telefon eden Sami HOŞTAN'ın gidebileceğini tahmin etmemdendir. Ancak basında ve kamuoyunda her ne şekil de sızdırıldı ve spekülasyona sokulduğunu bilmiyorum.

Benim Abdullah ÇATLI'nın cesedini almak üzere Sami HOŞTAN'ı gönderdiğim söylendi. Oysa ben genel kolluk kuvvetlerinin bir mensubu olarak böyle bir olayda ceset verilmeyeceğini bilmekteydim. Benim Susurluk'taki kazayla ilgim ve alaka bu kadardır.

VELİ KÜÇÜK İSİMLİ ŞAHSIN İFADESİNE SAAT 06:30 SIRALARINDA İSTİRAHAT ETMESİ AMACIYLA ARA VERİLMİŞ OLUP, İFADEYE TEKRAR SAAT 07:00 SIRALARINDA BAŞLANMIŞTIR.

Mahmut TÜYLÜOĞLU isimli şahsı tanıyor musunuz? Bu şahısla olan ilişkinizi anlatınız. Ben bu şahsı tanımıyorum.

Adil Serdar SAÇAN isimli şahsı tanıyor musunuz? Bu şahısla olan ilişkinizi anlatınız. Adil Serdar SAÇAN isimli şahsı tanıyorum. Kendisiyle bir kez Yeditepe Üniversitesi sahibi Bedrettin DALAN' ı ziyarete gitmiştim, orada Bedrettin Bey'in odasında karşılaştım. Kendisinin orada ders verdiğini öğrendim ancak konuşmadım, zaten samimiyetimiz de yoktur. 22.01.2008 tarihinde ikametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 50. sırada yer alan ve 34 numaralı dokümanlar içerisinde; "İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz ENGİN tarafından 16.03.2001 tarih ve hazırlık no: 1997/894 Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne yazmış olduğu ve "çok gizli" ibaresi bulunan 2 sayfadan oluşan talimat yazısı. 15.03.2001 tarih ve 2001sayılı Dr. Adil Serdar SAÇAN (Organize Suçlarla Mücadele Şube müdürü) tarafından DGM Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılan, "çok gizli" ibaresi bulunan 3 sayfadan oluşan üst yazı" olduğu ve bu çok gizli belgelerin Tuncay GÜNEY isimli şahısla ilgili oldukları, ayrıca belgelerin, yazıldığı yerin arşiv dosyasında kalması gereken paraflı suretler olduğu tespit edilmiştir. Çok gizli dereceli bu evrakları ne amaçla ve kimden aldınız? Açıklayınız. Belirtilen ve adı geçen belgelerin bana tarihini tanı olarak hatırlayamadığım bir tarihte, eski ikametim olan Sarar Sitesi'ne posta yoluyla geldiğini hatırlıyorum, ancak üzerinde herhangi bir ibare olduğunu hatırlamıyorum fakat Adil Serdar SAÇAN'a düşmanlık olması amacıyla gönderildiğini tahmin ediyorum. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 63. sırada yer alan ve 42 numaralı doküman (klasör) içerisinde elde edilen doküman içeriğinin;

"Organi ze Suçlar Şube Müdürlüğü'nün 6136 SKM suçundan ruhsatsız tabanca bulundurmak konulu ve 17.02.2003 günü Reina Bar'da Mahmut TÜYLÜOGLU ve yanında bulunanların yakalanarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk yazısı. Yazının alt kısmına el yazısıyla "Adil Serdar SAÇAN ile Mahmut TÜYLÜOĞLU çok yakın arkadaşlar. 17 şubat günü de Reina'da beraberlermiş, aralarında ne olduğu belli değil. Telefon ederek ekip isteyen Adil. Mahmut tutuklandı" notu düşülmüş bir doküman olduğu tespit edilmiştir. Bu sevk yazısını ne amaçla ve nereden temin ettiğinizi açıklayınız. Biraz önce belirttiğim mektupla beraber aynı zarfta geldi, evrakın üzerinde bulunan yazının benim olup olmadığını ve içeriğini hatırlamıyorum. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 51. sırada yer alan ve 35 numaralı dokümanlar içerisinde; "Adil Serdar SAÇAN ile ilgili derlenen bilgiler" diye başlayan 113 "Hiç kimse tarafından bilinmemektedir" diye biten, 2 sayfadan oluşan ve içeriğinde Adil Serdar SAÇAN'ın mali, ailevi ve diğer İlişkilerinin detaylı bir biçimde yazıldığı bilgi notu" olduğu tespit edilmiştir.

Adil Serdar SAÇAN hakkında hazırlanan bıı bilgi notu ne amaçla ve kim tarafından hazırlanmıştır? Sizin elinize nasıl geçmiştir? Anlatınız. Bana göstermiş olduğunuz Adil Serdar SAÇAN ile ilgili dokümanda yukarıda bahsettiğim zarfın içinde adresime gelmiştir. Doğu PERİNÇEK isimli şahsı tanıyor musunuz? Bu şahısla olan ilişkinizi anlatınız. Doğu PERİNÇEK isimli şahsı tanıyorum. Bir kere de nerede olduğunu hatırlamadığım bir yerde karşılaştım. Ancak yakın bir ilişkim olmadığı bir iki kez de beni telefonla aradı, kendi televizyonu olan Ulusal Kanal'da, benimle röportaj yapma teklifinde bulundu, ancak benim prensiplerime ters bir durum olduğu için ben kabul etmedim.

Bir telefon konuşmasında oğlu Mehmet PERİNÇEK in Rus Filolojisi'nden mezun olduğunu, Rusya'da Lenin Üniversitesi'nde araştırma yapacağını söyledi, benimle görüşmek istediğini söyledi, ben de kabul ettim. Tarihini tam hatırlayamıyorum, o vakit Gima yönetimindeydim. Ümraniye ilçesinde bulunan Gima'ya yanıma geldi, sohbet esnasında, kendisinin aynı zamanda İşçi Partisi Gençlik Kollan başkanı olduğunu da öğrendim, bu tarih kuvvetle muhtemel ağustos ayıdır.

Çünkü konuşma esnasında Türk milliyetçiliğinden söz etti, ben de kendisine "30 Ağustos'ta Ülkü Ocakları ile beraber, Taksim Meydanı'na niye çelenk koymuyorsunuz?" diye söyledim, pek beklemiyordum ancak olayı çok sıcak karşıladı, benim de hoşuma gitti. Bilahare İstanbul Ülkü Ocakları başkanı tanıdığım Levent TEMlZ i çağırarak aynı teklifi ona da söyledim ve bir araya getirdim. Bunlar resmi prosedürü yerine getirerek, bu etkinliği beraber 30 Ağustos tarihinde Taksim'de gerçekleştirdiler. Bu olay dahi basında gereksiz spekülasyonlara neden oldu. Kızılelma ittifakı yönünde yorumlar yapıldı, "Kızılelma ittifakını Veli KÜÇÜK sağladı" şeklinde tenkite yönelik haberler de çıktı. Kızılelma ittifakı nedir? Sizin bu ittifakta bir yeriniz var mıdır? Bu ittifak ile alakalı olarak detaylı bilgi vererek sizin bu ittifakla olan ilişkilerinizi belirtiniz. Kızılelma deyimi, gerçekleşmesini mümkün olarak görmediğim, tüm Türk halk ve topluluklarının bir bayrak altın toplanması mefkûresidir. Ancak böyle bir mefkûrenin gerçekleşmesini mümkün olarak görmüyorum. Böyle bir oluşumun içerisinde de değilim.

Orhan KİVERLİOĞLU isimli şahsı tanıyor musunuz? Bu şahısla olan ilişkinizi anlatınız. Orhan KİVERLİOĞLU isimli şahsı bir kez Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı'nda gördüm, tanıştık; bana politikada belirli bir yer edinmek için uğraştığını, ancak şu anda hangi partide çalışacağını bilmiyorum, yardımcı olmamı istedi, benim politik bir konumum ve durumum olmadığı için kabul etmemekle beraber reddetmedim. Bana bu konuda bir broşürü olduğunu ve bana getireceğini söyledi, ne kadar süre olduğunu bilmiyorum, ama yine aynı yerdeki toplantıda getirdi.

Şu anda bu broşürün içeriğini hatırlamıyorum, ancak bundan sonra da hiç görüşmedim. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, elde edilen dokümanlar arasında Doğu PERİNÇEK'in çeşitli konularda size hitaben "Arz ederim" ibaresiyle son bulan faks çıktısı dokümanlar elde edilmiştir. Neden size gönderdiği yazılarda "Arz ederim" ibaresini kullanmaktadır? Aranızda hiyerarşik bir yapı var mıdır? Ben ifademin akışı içerisinde de söylediğim gibi Doğu PERİNÇEK'le pek bir samimiyetim olmadı. Bana sormuş olduğunuz fakslarda kullanmış olduğu ibareler de tamamen kendi tarzıdır. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, elde edilen dokümanlar arasında Orhan KİVERLİOGLU'nun da çeşitli konularda size hitaben "Arz ederim " ibaresiyle son bulan faks çıktısı dokümanlar elde edilmiştir. Neden size gönderdiği yazılarda "Arz ederim" ibaresini kullanmaktadır. Aranızda hiyerarşik bir yapı var mıdır?

Aynı şekilde Avrasya topluluğundan da Orhan KİVERLİOĞLU şahıstan gelen evraklardaki terimler de tamamen kendi tarzlarıdır. Ümraniye 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2007/959 değişik iş nolu kararına istinaden ilimiz Ümraniye ilçesi ... Mah. ... Cad. ... Sokak No: 2 sayılı Ali Yiğit'in o tarihte ikamet ettiği evde 12.06.2007 günü yapılan aramada çatı katında:

1- Üzerinde 15.06.1997 tarihli mühimmat istif kartı bulunan kasa,

2- Kasa içerisinde 18 adet MKE yapımı el bombası

3- MKE yapımı el bombalarına ait iki kutu içerisinde 18 adet fünye,

4- DM41 NATO standardı tabir edilen 7 adet el bombası ve

5- 2 adet Alman yapımı el bombası elde edilmiştir. Elde edilen bu malzemeler hakkında detaylı bilgi veriniz. Belirtilen bombalarla ilgili bildiklerim basından duyduklarım kadar.

Aynı soruşturma kapsamında devam eden çalışmalarda yakalanan ve burada isimleri size sorulan şahıslardan tanıdıklarınız varmıdır? Varsa bu şahıslarla olan ilişkilerinizi anlatınız. Bahse konu olayda isimleri geçen şahıslardan ifademin akışı içerisinde de söylediğim gibi sadece Muzaffer TEKlN'i tanımaktayım. Bu şahısla ilgili olarak da ifademin önceki kısımlarında yeterince bilgi verdim. Ergenekon oluşumu ve uzantıları, oluşumunu, kuruluş, teşkilat, yapılanması ve eylemsellik süreciyle ilgili bildiklerinizi anlatarak, sizin bu oluşumun neresinde yer aldığınızı belirtiniz. Ergenekon oluşumuyla ilgili herhangi bir irtibatım ve ilgim yoktur. Benim bu beyanımdan ziyade bu oluşumun içinde faal olan kişilerin vereceği bilgilerden ve ifadelerden teyit edilebilir. Böyle bir konumda olmadığımı kesinlikle ifade ettiğim gibi, Ergenekon broşüründe yaptığım incelemelerde benim prensiplerime, dünya görüşüme, devlet anlayışıma tamamen ters konumda olduğunu gördüm. Zira ben Türk Silahlı Kuvvetleri Jandarma teşkilatında bilfiil generallik rütbem dahil 35 sene fiilen Türk Silahlı Kuvvetlerinde 42 sene mensubu olarak hizmet gördüm. Bulunduğum konum da Jandarma Genel Komutanlığı bünyesiydi, böyle bir teşkilatlanmanın Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde olacağını kesinlikle kabul etmiyorum. İddia edildiği gibi eğer Silahlı Kuvvetler'in diğer bölümlerinde gayrı yasal olarak böyle bir oluşuma gidildiyse de bundan hiç bilgim yok. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama ev arama ve el koyma tutanağında 21. sırada yer alan ve 15 numaralı dokümanın, "Ergenekon Analiz Yeni Yapılanma Yönetim ve Geliştirme Projesi İstanbul 29 ekim 1999" başlıklı "Strateji Grubu" (üzeri karalanmış) imzalı doküman elde edilmiştir.

Dokümanın. 02.03.2001 tarihinde İstanbul Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü'nce hakkında işlem (yapılan ve tutuklanan, Ali-Ayşe oğlu Kargı-1972 doğumlu Tuncay GÜNEY isimli şahıstan elde edilen dokümanın aynısı olduğu tespit edilmiştir.

Bahse konu dokümanın yapılan incelemesinde:

- TSK bünyesinde faaliyet gösterdiği iddia edilen ve Ergenekon ismi verilen gizli bir örgütlenmenin olduğu,

- Ergenekon örgütünün, Ergenekon Başkanlığına bağlı 5 (beş) daire komutanlığı, 2 (iki) daire başkanlığından oluştuğu,

- 5 (Beş) daire komutanlığının TSK mensupları, 2 (iki) daire başkanlığının sivillerden oluştuğu,

- Sadece Ergenekon Başkanı tarafından bilinen Operasyon Dairesi Komutanlığı altında bir yapılanmanın olduğu,

- Eraenekon örgütünün yazılı ve belirli amaca giden kurallar 116 çerçevesinde faaliyet yürüttüğü,

- Ergenekon örgütünün yazılı ve belirli amaca giden kurallar çerçevesinde yürütülen faaliyetlerinin gerçekleştirilebilir olduğu,

- Ergenekon örgütünün amacının: TSK mensubu ve sivil şahısları kullanarak, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün adını, ilke ve inkılâplarını maskeleme yaparak, illegal kazanç, gizli istihbarat, legal ve illegal faaliyetler, naylon terör örgütü kurmak, naylon şirketler oluşturma, suikast ve propaganda gibi yöntemler vasıtasıyla bir örgütlenme oluşturup, gizlilik prensipleri altında Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm devlet kademelerini ele geçirip, örgütün amaçları doğrultusunda bir devlet yapısı kurmak olduğu, tespit edilmiştir. Bu dokümanı kim yazmıştır? Ergenekon örgütü, yapılanması, üyeleri, faaliyetleri, amaçları, lideri hakkında bildiklerinizi anlatınız. Siz Ergenekon örgütü üyesi misiniz? Üyesi iseniz bu örgüt içerisindeki faaliyetlerinizi, konumunuzu, ilişkide bulunduğunuz şahısları-konumlarını detaylı bir şekilde anlatınız. Bir önceki maddede belirttiğim gibi, bu oluşumun içerisinde kesinlikle olmadım. Oluşumun içerisinde olabilecek olan kişileri de tanımıyorum. Ancak yargı organlarında yapılacak muhakeme sonucunda konuyla ilgili sanıklar mutlaka tespit edilecektir. Bu sanıklardan da yapılacak soruşturmayla benim böyle bir yapılanmanın içerisinde kesinlikle olmadığım tespit edilebilir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Veli Küçük'ün ifadesini Tuncay Kanada'dan gönderdi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Kas 2010, 21:43

Daha önce hakkında bilgi verdiğim Tuncay GÜNEY'in böyle bir yapılanmayı hazırlamış olabileceğini tahmin ediyorum Çünkü tanıdığım kadarıyla hayalperest bir kişiydi. Kendini olduğundan daha fazla gösterme gayretleri içindeydi. Yine beni kullanarak Irak'ta bir paye edinme içerisine girmişti, ikametimde arama yapan yetkililer yakinen bilirler, evimin bir odası benim çalışma odamdır, her taraf kitaplar, dosyalar, klasörlerle doludur. Bu dosyayı tahmini bir sene kadar önce bazı klasörleri karıştırırken gördüm. Ancak ilk düşüncem ve kendi kendime yorumum "Yine Orta Asya'da bir çalışma var herhalde" diye düşündüm. İçeriğine bakmadım, zira dosyanın incelenmesinde okunduğunu belirtecek şekilde not, çizgi, kınlan sayfa gibi herhangi bir belirtinin olmadığı tahkikatı yürüten yetkililerden de öğrenilebilir. Benim mizacım, beni tanıyanlar yakinen bilirler, her okuduğum ve incelediğim evrakta ve kitapta çeşitli şekiller ve notlar yazılıdır.

En basitinden markör kalemleriyle çizilir. Bu belgede araştırmacıların da gördüğü gibi en ufak bir emare de olmadığı gibi, açılmadığı tarafımdan da okunmadığı yapılacak incelemeyle anlaşılacağı görülmektedir. Bu dosyanın evimde bulunmasının izahını yapmakta zorluk çekiyorum. Ancak yukarıda verdiğim bilgilerde de çok samimi olduğumun kabulünü dilerim. Yalnızca bu dosya değil yine evimde bulunmuş olan özellikle klasörler içerisindeki matbu belge ve dosya bilgilerin de ne zaman, nereden, nasıl bana intikal ettiğini tek tek hatırlamam mümkün değildir. Benim bir özelliğim de Türkiye'de ve yurtdışında çeşitli toplantı ve konferanslara sık sık davetli olarak gitme durumum vardır.

Bu meyanda iki kere ABD'ye, üç kere Almanya'ya, bir kere isveç'e gittiğim sabittir. Bu toplantılarda da gerekli konferanslara katıldığım gibi, konferansın ruhuna uygun olarak birçok yerde ben de konuşmalar yaptım. Ben aynı zamanda 2007 yılında Almanya Köln'de yapılan DAK (Dünya Azerbaycanlılar Kongresi ) toplantısında çeşitli konularda görüşlerim oldu, hatta bu kongrenin başkanlık seçiminde en çok oy bana çıktı. Yaptığım teşekkür konuşmasında, işlerimin yoğunluğunu belirterek bu görevden affımı istedim ve yerime halen Londra Üniversitesi'nde görevli olan benden sonra oy alan Gulam Rıza Sabri TEBRİZİ'ye bu görevi alması için ricada bulundum, halen de aynı görevi belirttiğim şahıs yapmaktadır.

Ben de bu etkinliğin yönetim kurulu içerisindeyim. Belirttiğim gibi yalnızca yurtdışında değil yurtiçinde de çeşitli konferans, toplantı ve etkinliklere devamlı katılmaktayım. Özellikle cumartesi günleri faaliyet gösteren Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı'nın Süleymaniye Kültür Merkezi'ndeki konferanslarına devamlı katılırım. Buralarda da bizzat konferanslarım oldu. Bu toplantı ve konferanslarda birçok kişi benimle fotoğraf çektirdiği gibi birçok kişi ve yazar da kendi kitaplarım ve çalışmalarını bana ve konferansa katılan diğer kişilere de verirler, incelenirse evimin kütüphanesinde bizzat adıma yazılmış, yazan tarafından verilmiş birçok kitap görülecektir. Tahminim, birçok dosya, belge gibi dokümanların da bu etkinlikler içerisinde verilmiş olabileceğini tahmin ediyorum.

Bu tahminim o toplantılarda, özellikle yurtiçindeki toplantılarda bulunan kişiler tarafından da teyit edilir, zira Orhan KİLERCÎOĞLU'nun da yukanda belirttiğim toplantıda verdiğini hatırlıyorum. Bu belirttiğim dokümanların işlerimin yoğunluğu nedeniyle hepsini okuyup değerlendirmem mümkün değildir. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 60. sırada yer alan ve 40 numaralı doküman (klasör) içerisinde, "Kemalist Model Ulusal Gençlik Hareketi Dinamik Ulusal Güç Birliği& Kurayı Milliye Cephesi Araştırma/Gözlem/Analiz/Teori İstanbul 29 Ekim 2000" başlıklı dokümanın 02.03.2001 tarihinde İstanbul Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü'nce hakkında işlem yapılan ve tutuklanan Ali-Ayşe oğlu Kargı-1972 doğumlu Tuncay GÜNEY isimli şahıstan elde edilen dokümanın aynısı olduğu tespit edilmiştir.

Bahse konu dokümanın yapılan incelemesinde; ...Dinamik adı verilen bu çalışmada Türkiye Ulusal Güç Birliği Gençlik Dinamik, Unsur olarak değerlendirilmiştir. Ulusal Güç Birliği'ne bağlı olarak faaliyet gösterecek olan yerel ve bölgesel Kemalist örgütlerden başkaca, Milli Mücadele yıllarında kurulan örgütlerin günümüzde yeniden kurulması ve faaliyete geçirilmesi uygun görülmüştür. Ulusal Güç Birliği'nin, Kemalist ideolojiye gönül vermiş ve liderlik yeteneklerine sahip bir Türk kızının üstlenmesi uygun görülmüştür. ...Ulusal gençlik hareketi çatısı altında faaliyet gösterecek olan çeşitli derneklerin dünyanın bu beş önemli kentinde kurulması ve Ulusal Gençlik Hareketi merkezinin yönetiminde faaliyete geçmeleri gereklidir, ...Ulusal Güç Birliği kuruluş aşamasında, kurucuları tarafından uygun görülen ve liderlik vasıflarına sahip, genç bir Türk kadınını başkan yapmayı uygun bulmuştur. ...

Lümpen gençlik il ve ilçelerde hızla tırmanan bölücü Kürt ulusalcılığının hâkimiyetinin önünü kesecektir. İstanbul'un pek çok semti cadde ve sokakları ayrılıkçı Kürt ulusalcılığının kontrolüne geçmiş durumdadır. Ayrılıkçı hareketler, radikal fundementalist gelişmeler, lümpen gençlik kitlelerinin Kemalist örgütlenme çatısı altında harekete geçmesi dinamik ulusal enerjinin korunmasında başarıya ulaşacak en sağlıklı yöntemdir. Lümpen gençliğin her mahallede örgütlenmesi yukarıda ifade edilen gelişmelerin engellenmesinde başvurulabilecek tek realist çözümdür. Şeklinde ibarelerin bulunduğu tespit edilmiştir. Ulusal Gençlik Hareketi Dinamik Ulusal Güç Birliği Kuvayı Milliye Cephesi nedir? Faaliyetleri, üyeleri hakkında bildiklerinizi anlatınız. Dokümanda geçen konular hakkında bilgi veriniz. "Ulusal Güç Birliği kuruluş aşamasında, kurucuları tarafından uygun görülen ve liderlik vasıflarına sahip, genç bir Türk kadınını başkan yapmayı uygun bulmuştur" ifadesindeki Türk kadını kimdir? Faaliyetleri nelerdir? Lümpen gençlik olarak ifade edilen grup ne tarz insanlardan oluşmaktadır?

Dünyanın 5 önemli kenti olarak tabir edilen şehirlerde bahse konu dernekler kurulmuş mudur? Kuruldu ise üyeleri kimlerdir? İsimleri nelerdir? Lümpen gençliğin örgütlenmesinde yapılmış olan faaliyetler nelerdir? Lümpen gençliğin örgütlenmesinde yapılmış olan herhangi bir eylem var mıdır? Varsa bildiklerinizi anlatınız. Sorduğunuz soruyla alakalı olarak ben Türkiye'de Emekli Subaylar Derneği dahil hiçbir derneğin üyesi değilim. Bu yapılacak incelemeyle sabitleşebilir. Özellikle almış olduğum eğitim terbiyesi, aile terbiyesi ve devlet terbiyem dolayısıyla böyle faaliyetler içerisinde olmam mümkün değildir. Beni yakinen tanıyanlar da bu özelliğimi ve hasletlerimi çok iyi bilirler. Bu gibi dernek veya kuruluşların tabiri maruz görülecek ise bir nevi anormallik ve sapıklık olduğunu düşünüyorum. Devletin içinde yeni oluşum ve yapılanmaları ancak ve ancak devletin kendisi veya görevlendireceği kişi kurum ve kuruluşlarca yapılabilir. Bu açıklamanın dışındakileri hiçbirisini ülkeye ve topluma yararlı olabileceğini kesinlikle düşünmüyorum.

Bunu hassaten belirtmek istiyorum. Okuduğunuz metinde Türk kızı imajını ilk defa duydum, böyle bir kızın olduğunu da mevcudiyetini de bilmiyorum. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2007/1536 sayılı soruşturması kapsamında yakalanarak haklarında işlem yapılan şahıslardan ve 02.03.2001 tarihinde İstanbul Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü'nce hakkında işlem yapılan ve tutuklanan Tuncay GÜNEY isimli şahıstan aşağıda belirtilen dokümanlar elde edilmiştir.
Ergenekon Analiz Yeni Yapılanma İstanbul 29 Ekim 1999
Lobi Çok Gizli Aralık 1999
Birleşik Komün Girişim İstanbul 27 Haziran 2000-06 Operasyon OCTOBUS (STATE ORGANİZEÜ CRİME) MAFİA (La Cosa Nostra) İstanbul/Eylül 2000
Ulusal Medya 2001 İstanbul Aralık 2000 başlıklı
Masonik Bilderberg Çetesi Türkiye'yi Türksüzleştirme Operasyonu
Alevi Dernek/Vakıf Kurma Çalışmalarının Amaç ve Muhtemel Sonuçları

Kürdistan Nasıl Kurulacak Uluslararası İnsan Kaçakçılığı Raporu-Gizli Özel Yeni Milis Dinamik-Antitez İstanbul 09 Aralık 2000 Kemalist Model Ulusal Gençlik Hareketi Dinamik Ulusal Güç Birliği Kuvvai Milliye Cephesi İstanbul 29 Ekim 2000 İşçi Partisi'nin Türk ve Kürt'ü Birlikte Örgütleme Tasarım Analiz İstanbul 7 Nisan 2000 Oluşum Aralık 1999 Devletin Yeniden Yapılanması Üzerine 25 Kasını 1999 Belirtilen dokümanların yapılan incelemesinde, kapak tasarımı, sonuç ve ifade tarzı bakımından birbirlerine benzerlik gösterdikleri tespit edilmiştir. Bahse konu olan dokümanlar hakkında bildiklerinizi anlatınız. Bu dokümanlar kimler tarafından yazılmıştır? Herhangi bir biri-120 nıe sunulmakta mıdır? Sunulmakta ise nasıl ve ne şekilde sunulmaktadır? Ne amaçla sunulmaktadır?

Tuncay GÜNEY isimli şahsın evinden çıkan bu dokümanların hiçbirisinden bilgi sahibi değilim, ancak Tuncay GÜNEY'in tahlilini yaptığım benzetmem tekrar dikkate alınırsa Tuncay GÜNEY gibi bir tiplemenin böyle olaylara girebileceğine ihtimal veriyorum ve elimde belge ve kesin bilgi olmamasına rağmen çeşitli yerlere bu şahıs tarafından gönderilebileceğini düşünüyorum. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama ev arama ve el koyma tutanağında 60. sırada yer alan ve 40 numaralı doküman (klasör) içerisinde "Şirket Gizli Gerçekler & Gözlem Analiz Aralık 2000 İstanbul" başlıklı doküman elde edilmiş olup, bu dokümanın da Tuncay GÜNEY isimli şahıstan elde edilen dokümanlarla aynı konularda benzerlik gösterdiği tespit edilmekle birlikte, bahse konu dokümanın yapılan incelemesinde; MİT müsteşarları ve çalışanları alan Şenkal ATASAGUN, Mikdat ALPAY, Emre TANER, Sadi SAĞLAM, Hiram ABAS, Mehmet EYMÜR, Cevat ÖNEŞ, Cem KOCA VE Orgeneral Teoman KOMAN'ın MİT'teki çalışmalarından ve atandıkları görevlerle ilgili eleştirel içerikli konularla, MİT müsteşarlarının son dönemlerde yapmış olduğu açıklamalar ve bunların kamuoyundaki yansımalarından bahsedildiği tespit edilmiştir. Bu doküman kim tarafından ne amaçla hazırlanmıştır?

Bu dokümanı ne amaçla bulunduruyorsunuz? Anlatarak, dokümanda geçen konularla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Yukarıda belirttiğim neden ve gerekçeleri aynı şekilde tekrar ederim. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama ev arama ve el koyma tutanağında 60. sırada yer alan ve 40 numaralı doküman (klasör) içerisinde "Televizyon Analiz Yönetim ve Geliştirme Projesi Türkiye'de Televizyon Yaşlılar İçin Çok Yeni Gençler İçin Çok Eskidir İstanbul/ Temmuz 2000" başlıklı 39 sayfalık bir dokümandan elde edilmiş olup, bu dokümanın da Tuncay GÜNEY isimli şahıstan elde edilen dokümanlarla aynı konularda benzerlik gösterdiği tespit edilmekle birlikte, bahse konu dokümanın yapılan incelemesinde;

Sunuş kısmında temmuz 2000 tarihli Televizyon Analiz çalışması Kanal/6 televizyon kanalı ele alınarak hazırlandığı. Şimdi ise hedef televizyon kanalı Ulusal TV'dir Cumhuriyet gazetesi ile Ulusal TV'nin hisselerini elinde bulunduracak olan yeni bir anonim şirket kurulmalıdır. Bu şirketin yönetim kurulu başkanlığına ve yönetim kurulu üyeliğine getirilecek olan kişiler önemlidir ve özenli bir seçim yapılmalıdır.

Gene! değerlendirme ve öneriler kısmında:

Mevcut kurumun yeniden düzenlenmesi kamuoyundaki imaj ve düşünce değişiminin sağlanması yayın hayatına yeni atılan Ulusal TV'nin yeniden yapılandırılması gereklidir.

Ulusal TV ile Cumhuriyet gazetesinin bir anonim şirket çatısı altında birleştirilmesi hedeflenen başarıya ulaşmasını sağlayacağı gibi mevcut medya kuruluşları ile rekabet olanağının sağlanacağı,

Bu analizi hazırlayan araştırma grubumuzun ortak görüşü ise bir başka çözüm yolu olmadığı görüşünde birleşmesi, konularını içerdiği tespit edilmiştir. Bu doküman kim tarafından ne amaçla hazırlanmıştır? Bu dokümanı 11 e amaçla bulunduruyorsunuz?

Anlatarak, dokümanda geçen konularla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Kesin olmamakla beraber bu dokümanı bana Mehmet PERİNÇEK isimli şahıs vermiş olabilir. Ben bu dokümanı inceledim fakat beni çok ilgilendirmediği için üzerine düşmedim. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama ev arama ve el koyma tutanağında 60. sırada yer alan ve 40 numaralı doküman (klasör) içerisinde "MİT&Medya ve Ajan Gazeteciler İstanbul/Aralık 2000" başlıklı 40 sayfalık bir doküman elde edilmiş olup, bu dokümanın da Tuncay GÜNEY isimli şahıstan elde edilen dokümanlarla aynı konularda benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir. Bu dokümanın yapılan incelemesinde; "SUNUŞ Kontr/terör Daire eski başkanı Mehmet EYMÜR'ün Türkiye'yi terk ederek ABD'de internette kiraladığı ATİN kod adlı sitede yer verdiği bilgilere göre MİT'in en önemli haber ve bilgi kaynağı Türk medyasıydı. Mehmet EYMÜR'ün öne sürdüğü açıklamalara göre MİT, gazeteciler olmasa üstlendiği çok önemli ulusal istihbarat, görev, sorumluluk ve yükümlülüğünü yerine getiremeyecekti.

Bir başka ifadeyle de Türk gazeteciler MİT ajanı, Türk medya kuruluşları da MİT'in örgütlü bir bilgi toplama merkezleriydi. Gelişmelerin doğa! ve kaçınılmaz soncu olarak kamuoyunda gazetecilere MİT personeli gözüyle bakılmakta ve tüm gazeteciler güvenilmez kişiler ve ajan olarak değerlendirilmektedir. 26 kasım 2000 pazar akşam saatlerinde Ankara MİT karargâhında davet edilen 4 gazeteci şu isimlerden oluşuyordu. Sabah gazetesi Ankara temsilcisi Murat YETKİN, Hürriyet gazetesi Ankara temsilcisi Sedat ERGİN, Milliyet gazetesi Ankara temsilcisi Fikret Bila ve Star gazetesi Esen ÜNÜR. Ulusal yayın yapan onca medya kuruluşu ve onca gazete arasından özenle seçilerek 122 açıklama yapılmış olması da dikkat çeken önemli bir noktadır. Türkiye Sabahattin Ali'nin günahsız ve suçsuz yere öldürülmüş olmasını hiçbir zaman unutmamıştır.

Bu cinayetin MİT'e ait olduğu ise tüm medya tarafından bilinmektedir. Abdi İPEKÇİ, Çetin EMEÇ, Uğur MUMCU gibi isimlerin faili meçhul cinayetleri üzerinde MİT'in gölgesi olduğu da. Medya organları ustalıkla habercilikten kopartılarak, kitlesel terapiye koşullandırılarak toplumdan gerçeklerin gizlenebilmesi amaçlanmış, böylelikle ulusal basın yayın organları bir anlamda kitlesel imha silahı haline getirilerek toplum çökertilmiştir. Saygılarımızla" ibaresiyle devam eden ve "Basın meslek ilkeleri, medya, medya patronları. Erol AKSOY. Bekir K, bazı gazeteciler neden cezaevinde.

Yazar ve gazeteci olmanın yolu cezaevinden geçiyor, Türk medyasında ajan kadrolar, bildim bileli aramızda MİT ajanları vardı, eski gazete patronları, MİT'in peşimde olduğu günler, Can Dündar'ın fiyatı, Fehmi KORU, takkeliye sorular, Emine Özkan ŞENLİKOĞLU, Tuncay ÖZKAN: MİT gazetecisi ben değilim çatlayın, şans diye bir şey yok, gazeteciyi herkes kullanır, üç nokta, Cengiz ÇANDAR, araştırmacı gazeteci prototipleri" ara başlıklarıyla devam eden, "MİT'e hizmet veren gazeteci vasıflarına sahip olmadıkları halde bu meslekte kalmaları sağlanan isimlere aşağıda yer verilmiştir. Erdal ŞİMŞEK, Kamuran AKKUŞ, Harun ODABAŞI, Haluk GİRTİ, Önder ŞUŞOĞLU, Mehmet GÜÇ, Reha MUHTAR, Nacdat AÇAN, Güneri CİVAOĞLU, Cengiz ÇANDAR (CIA), Ali KIRCA, Murat DEMİREL, Ufuk GÜLDEMİR, Soner YALÇIN, Bülent AYDIN, Fatih ALTAYLI, Enis BERBEROĞLU (Miktad ALPAY ekibinden), Tuncay ÖZKAN, Osman AROLAT, Doğan HIZLAN (MOSSAD-MİT), Doğan YURDAKUL, Yılmaz YILMAZER, Hüseyin ÜZMEZ, Serdar ARSEVEN, Fikret BİLA (Hiram ABAS ekibinden), Nilgün CERRAHOĞLU, Ahmet TAŞGETİREN, Selehattin SADIKOĞLU, Mehmet OCAKTAN, Abdullah MURADOĞLU, Can ATAKLI, Ruhat MENGİ, Nurdan BERNARD (MOSSAD), İlker SARIER (Miktad ALBAY ekibinden), Oktay EKŞİ, Güngör MENGİ, İsmet BERKAN, Sedat ERGİN (Sönmez KÖKSAL ekibinden), Hadi ULUENGİN (Hiram ABAS ekibinden), Mine KIRIKKANAT (CIA), Haluk ŞAHİN (CIA), Okay GÖNENSİN, Bilal ÇETİN, Ali BAYRAMOĞLU, Murat BİRSEL (CIA), Can DÜNDAR, Ruşen ÇAKIR, Oral ÇALIŞLAR, Hikmet ÇETİNKAYA, Sedat SERTOĞLU (MOSSAD) medyanın içinde MİT ve yabancı istihbarat örgütleriyle bağlantılı gazeteciler olarak tespit edilen isimlerdir. Diyanet İşleri Başkanlığı görevinde bulunan ve medya kuruluşlarında zaman zaman yazıları yayınlanan Mehmet Nuri YILMAZ da bir MİT personeli olarak gerek görüldüğü dönemlerde kamuoyu oluşturulmasına katkılarda bulunmaktadır.

SONUÇ: Hazırlanan bu çalışma, Türk medyasının bu gücünü gözler önüne sermeyi amaçladığı gibi ulusal çıkarların korunması İçin gerekli önlemlerin ivedilikle alınmasının ne denli gerekli bir zorunluluk olduğunu da işaret etmektedir. Gazetecilik mesleğini meslek ilkeleri ve onuruna yakışır hale getirmek öncelikle gazetecilerin görevi olmalıdır. Ancak ulusal güvenlik sorunu haline gelen medya yapılanması ve gazeteciler hakkında gerekli işlemlerin yayılması Kemalist Cumhuriyet devrimlerinin korunabilmesi, Türkiye Cumhuriyeti ulusal güvenliğinin sağlanabilmesi ve toplumsal huzurun korunabilmesi açısından müdahaleyi zorunlu ve kaçınılmaz kılmaktadır.

Türkiye'nin 21. yüzyıl dünyasında şu an sahip olduğu ulusal medya kuruluşları içinde yer alan ajan gazeteci prototipleri ile dış dünyada sorunlarının üstesinde gelebilmesi olanaksız olduğu gibi kendi içinde de ekonomik, sosyal, kültürel ve toplumsal istikrarı koruyabilmesi gerçekçilikle bağdaşmayacak bir beklentidir" şeklinde konuları içerdiği tespit edilmiştir. Bu doküman kim tarafından ne amaçla hazırlanmıştır? Bu dokümanı ne amaçla bulunduruyorsunuz? Anlatarak, dokümanda geçen konularla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Ben bu dokümanı hatırlamıyorum. Diğer dokümanlar kısmında belirttiğim gibi bu dokümanın da bana nereden ve kimlerden geldiğini bilmiyorum. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 60. sırada yer alan ve 40 numaralı doküman (klasör) içerisinde, "Panzehir Etnik/Bölücü Operasyonların Tasfiyesi Kürt Hareketi ve Türk-Kürt Kardeşliği İstanbul/1 Mayıs 2000" başlıklı 15 sayfalık bir doküman elde edilmiş olup, bu dokümanın da Tuncay GÜNEY isimli şahıstan elde edilen dokümanlarla aynı konularda benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir. Bu dokümanın yapılan incelemesinde; "Amaç ve Kapsam: Bu çalışmamızda Kürtlerin MÖ ve MS durumlarını ele alarak tarihsel süreci kapsam dışı bırakmayı uygun görüyoruz.

Çünkü kafaların karışması ve sonuçta Türk-Kürt kardeşliğinin sağlam ve realist temeller üzerinde yeniden kurulabilmesi ile etnik/bölücü uluslararası operasyon programlarının tümünün tasfiyesine olanak sağlayıcı Panzehir teorisinin üretimine ve pratik çözüm uygulamalarına hiçbir yararı yoktur. Özet olarak: Türkiye Cumhuriyeti çeşitli mozaik parçacıklarının bir arada yaşadığı geniş ve etnik/kültürel yelpaze üzerinde temelleri atılmış Türk ulusunun vatanıdır. O halde her etnik grup, her mezhep ve inanç grubu Türkiye Cumhuriyeti Devleti için sorundur. Çünkü bırakınız etnik/kültürel farklılıkları nerede bir insan varsa orada sorun var demektir. İnsanların olduğu her yerde sorunları da olacaktır. Bu kaçınılmaz ve doğaldır.

Tıpkı mikrop kapan bir yaranın iyileşmeyip büyüyüp derinleşeceği gerçeği gibi. Emperyalizmin etnik ayrılıkçı terör savaşı: Emperyalist güçlerce yıllarca inatçı ve sinsi uğraşlar sonucu geliştirilen etnik ayrılıkçı teoriler uygulamaya konmuş ve PKK terör örgütünün oluşumu sağlanmış, kanlı cinayetler giderek baskınlara ve toplu katliamlara dönüştürülerek düzenli ve sistematik terör faaliyetleri sonucu güvenlik güçlerinin karşısında etnik direniş gösterileri yapabilecek düzeye erişen bir Kürt hareketi sahneye konmuştur.

Kuzey Irak ve kukla Kürt devleti: Emperyalist güçler, geliştirmeye çalıştıkları yeni stratejik işgal programları ile 21. yüzyıl dünyasının paylaşımında kendi aralarında güçleri orantılarında uzlaşmaya varmış bulunmaktadır. Bu uzlaşmada Türkiye Cumhuriyeti'nin parçalanmasına karar verildiği açığa çıkmıştır. Demokratik Cumhuriyet programı: Türkiye'nin parçala ve böl taktiğiyle paramparça edilmesinin amaçlanması ile saldırıya geçen emperyalist güç odaklarının açtığı ilk cephe Türk kültürü olmuştur. Buna bağlı olarak her alanda harekete geçen güçler, toplumun örgütlenme yapısına el atmak, demokrasinin vazgeçilmez unsurları olan sivil toplum örgütleri çeşitli dönemlerde provokasyon merkezlerine dönüştürülerek kullanılmıştır.

Süreç içerisinde demokratik sivil toplum örgütleri (dernek, vakıf sendika) emperyalizmin Türkiye içindeki istihbarat, provokasyon ve terör bürolarına dönüştürülmüştür. Bir örnek vermek gerekirse 1991 yılında Erdal İNÖNÜ başkanlığındaki SHP-HEP ittifakı ile 2000 yılına ulaşıldığında CHP'nin demokratik Cumhuriyet programı (Satır aralarında gizlenmek istenen 2. Cumhuriyet programıdır) ile CHP-PKK ittifakının aynı şeyler olduğu ve Washington merkezli argüman üretimler olduğu kendiliğinden ortaya çıkar.

Kürt ayrılıkçılığı üzerine iktidar hesapları Abdullah ÖCALAN faktörü

CHP'nin PKK'lılaştırılması PKK finans kaynaklarının elde edilmesi Yayın organlarının denetimi" ara başlıklarıyla devam ettiği tespit edilmiştir. Bıı doküman kim tarafından ne amaçla hazırlanmıştır? Bu dokümanı ne amaçla bulunduruyorsunuz? Anlatarak, dokümanda geçen konularla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Ben Jandarma İstihbarat Gruplar komutam olarak Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yaptım. Halk arasında yanlış bir deyim olarak komutanlığıma JİTEM denildi.

Bu görevdeyken çeşitli yerlerden istihbarat amaçlı bilgi, belge ve dosyalar bana bağlı istihbarat gruplarından ve timlerinden sık sık geliyordu. Bu teşkilatlanma tüm Türkiye'yi kapsıyordu. Birçok belge, bilgi ve dosyayı yetkili birimde inceletiyor, birimin yetkilisinin vereceği bilgi neticesinde gerekli işleme tabi tutuyorduk. Ancak birçoğunun da istihbari bir değeri olmadığına karar verirsek envantere ve işleme sokmadan kaldırıyorduk.

Belki bu kesin olmamakla beraber, bu bilgi dosyalarının resmi ve istihbari değeri olmadığım değerlendirdiklerimizin, bu belirttiğiniz dosyalar içersinde olduğunu değerlendirmekteyim. Sormuş olduğunuz bu en son doküman da bunlardan birisi olabilir.

22.01.2008 tarihinde ilimiz Beşiktaş ilçesi ... Mahallesi ... Sokak 14/9 sayılı ikametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama ev arama ve el koyma tutanağında 60. sırada yer alan ve 40 numaralı doküman (klasör) içerisinde, "Rav Sebatay Zıvi Sebataycılık ve Türkiye Sebatayları Reosta 'Operasyon Projesi' İstanbul / Mayıs 2000" başlıklı 26 sayfalık bir doküman elde edilmiş olup, bu dokümanın da Tuncay GÜNEY isimli şahıstan elde edilen dokümanlarla aynı konularda benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir. Bu dokümanın yapılan incelemesinde; GİRİŞ: Reosta operasyonu bilimsel literatürlerde Sebataycılık adıyla anılan gizli/etnik/dini/ideolojik cemaat iskeletinin röntgenini gözler önüne sermektedir. Bu çalışma alışagelmiş araştırma/analiz veya biyografik istihbarat raporu özelliklerini dar çerçeve içinde kalmayıp günün gelişen koşullarına paralel olarak (gizli/etnik/dini/ideoloiik cemaatin kontrol altına alınmasını, Cumhuriyet devrimleri ve ulusal çıkarlar doğrultusunda yarar sağlanabilmesinin mümkün kılınmasını amaçlayan operasyonel projelendirme çalışmasıdır" ibareleriyle başlayan ve, "Gizli/etnik/dinsel/ideolojik Sebatay cemaati Rav Sebatay Zıvi kimdir?

Sebatay sonrası Yahudi dinsel sistemi Atatürk'ün ilk öğretmeni Sebataycı Sebataycıların görüş ve son dönem faaliyetleri Fundametalist tuzak Gizli göç trafiğinde kavşak noktası Türkiye Reosta Operasyonu: İsrail tarafından günümüze değin vatandaşlık hakkı tanınması reddedilen Sebatay cemaati, Yahudi olgusunun içinde yer alan, Türkiye'nin etnik yelpazesi içinde önenıli bir yeri olan gizli/etnik/dinsel/ideolojik bir gruptur. Günümüzde seslerini duyurmaya başlayan bu etnik grup, 300 yıl süren suskunluğunu bozmuş ise mutlaka önemli bir neden ve amaç doğrul-126 tuşunda harekete geçmiş demektir ki süratle değerlendirmeye alarak Sebataycılara yönelik Reosta Operasyonu Projesi uygulamaya konmalı görüşü kuvvet kazanmıştır. Saygılarımızla 05.05.2000" ibareleriyle son bulduğu tespit edilmiştir. Bu doküman kim tarafından ne amaçla hazırlanmıştır? Bu dokümanı ne amaçla bulunduruyorsunuz? Anlatarak, dokümanda geçen konularla ilgili bildiklerinizi anlatınız.

Daha önceki dokümanlara verdiğim cevaplar bu doküman için de geçerlidir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 2007/1536 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, 02.03.2001 tarihinde İstanbul Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü'nce hakkında işlem yapılan ve tutuklanan, Ali-Ayşe oğlu Kargı-1972 doğumlu Tuncay GÜNEY isimli şahıstan elde edilen ve müdürlüğümüze incelenmek üzere gönderilen "Birleşik Komün girişim İstanbul 27 haziran 200006 Operasyon" isimli 5 sayfalık dokümanın incelenmesinde, 2. sayfasında: "Sayın Ali YASAK" ibaresi ile başladığı ve içeriğinde "ticari şirket girişim önerileriniz kurumumuza bir rapor olarak sunulmuştur... EK'te bilgilerinize sunulan 'LOBİ' kodlu doküman 'Birleşik Komün'ün amaçlarını açıklıkla ortaya koymaktadır" ibaresinin bulunduğu "Saygılarımızla Birleşik Komün" ibaresi ile bittiği tespit edilmiştir. 3. sayfasında: "Ulusal çıkarların gereği olarak lobi faaliyet yapılanması içinde yer alması uygun görülen ve 'Birleşik Komün' adı ile kodlanan program içinde yer alması planlanan girişim önerileriniz:

1) Uluslararası Özel Güvenlik AŞ (Security AŞ)

2) Uluslararası Protokol ve Halkla İlişkiler AŞ Örtülü faaliyetlerde azami hassasiyet ve dikkatin gösterilmesi esas alınarak süratle, ciddi, özenli olarak faaliyete geçirilmesi uygun görülmüştür.

1) Uluslararası Özel Güvenlik AŞ (Security AŞ) 21. yüzyılda giderek artış gösterecek olan terör ve MAFİA (yasadışı organize suç örgütleri) grupları, ülkelerin en önemli sorunları arasında yer alacaktır... Bilinen bir gerçektir ki özel güvenlik şirketleri istihbarat birimlerinin arka bahçesi olacaktır... Güvenlik şirketinin yönetim kurulu başkanlığına. istihbarat birimlerinde uzmanlaşmış emekli bir albay getirilecektir. Şirket bünyesinde yer alacak tüm personelin, subay kadrolarından oluşturulması uygun görülmüştür. Temel prensip kararlarının gereği olarak, şirket personeli içinde Emniyet birimlerinde görev almış kişilere yer verilmeyecektir.

2) Uluslararası Protokol ve Halkla İlişkiler AŞ Birleşik Komün faaliyetleri içerisinde yer alması planlanan protokol ve halkla ilişkiler şirketi, yatırımcıların henüz çok yabancı olduğu bir faaliyet alanıdır..." şeklinde bilgiler olduğu ve Ergenekon örgütü bünyesinde faaliyet yürüten Lobi yapılanmasının amacı ile Birleşik Komün'ün amaçlarının aynı olduğu tespit edilmiştir. Bahse konu dokümanda ismi geçen Ali YASAK isimli şahıs kimdir? Tanıyor musunuz? Tanıyorsanız ilişkilerinizi anlatınız.

Ali YASAK isimli şahsın sunmuş olduğu belirtilen ticari şirket girişim önerileri nedir? Bildiklerinizi anlatınız. Ergenekon örgütü bünyesinde faaliyet yürüten Lobi amaçları doğrultusunda kurulan Birleşik Komün'ün yapılanması, üyeleri, faaliyetleri, amaçları hakkında bildiklerinizi anlatınız. Birleşik Komün'e üye misiniz? Üyesi iseniz bu örgüt içerisindeki faaliyetlerinizi, konumunuzu, ilişkide bulunduğunuz şahısları-konumlarını anlatınız. Birleşik Komün, Lobi ve Ergenekon örgütü ile nasıl bağlantı kurmaktadır? Bu bağlantıyı kim veya kimler sağlamaktadır? Açıklayınız. Benim Birleşik Komün'le ilgili hiçbir ilişkim yoktur. Aynı dokümanın 3. sayfasının 11. ve 12. satırlarında "Güvenlik şirketinin yönetim kurulu başkanlığına, istihbarat birimlerinde uzmanlaşmış emekli bir albay getirilecektir" ibaresi bulunmaktadır. Bu ibarenin altı el yazısı ile çizilip sol tarafına yine el yazısı ile "Veli Kü..." ibaresi ile not düşülmüştür. Bu ibarede geçen el yazması notta kastedilen "Veli Kü..." siz misiniz? Siz değilseniz istihbarat birimlerinde uzmanlaşmış emekli albay kimdir? Tanıyorsanız ilişkilerinizi anlatınız. Bahsi geçen güvenlik şirketi nedir?

Nerede faaliyet yürütmektedir? Belirttiğiniz Veli Kü...'nün ben olup olmadığını ve kim tarafından yazıldığını da bilmiyorum. O açıklamada emekli bir albayın bu oluşumun başına getirileceği şeklinde bir değerlendirme var, ancak o tarihte ben generaldim. Bundan başka bir değerlendirme yapmama imkân yoktur. Yine de belirtmekte fayda vardır, bu amaçla bu şekilde kurulmuş bir özel güvenlik şirketinin mevcudiyetinin bilmemekle beraber böyle bir şirket kurulduysa faaliyetini ve şeklini gizli tutar. Orduda, Jandarma teşkilatında emekli Veli... isminde bir albay hatırlamıyorum. Ancak diğer kuvvetlerde olup olmadığını hatırlamıyorum. Uluslararası Özel Güvenlik AŞ (Security AŞ) isimli bir şirket kurulmuş mudur? Aynı mı yoksa farklı bir isimle mi kurulmuştur? Kuruldu ise nerede faaliyet yürütmektedir? Özel güvenlik şirketlerini organize eden yasa 2000 yılından sonra meriyete girmiştir. Tüm Türkiye'de bu teşkilatlanmanın sekretaryasını Emniyet Genel Müdürlüğü'ndeki birimler yapmaktadır. Bu konuda en iyi bilgiyi orasının vereceğini tahmin ediyorum. Uluslararası Protokol ve Halkla İlişkiler AŞ nerede kurulmuştur? Aynı mı yoksa farklı bir isimle mi kurulmuştur? Kuruldu ise nerede faaliyet yürütmektedir? İsmi nedir? Böyle bir şirketten de haberim yoktur. Şirket personeli içerisinde Emniyet birimlerinde görev almış personel bulundurulmamasının sebebi nedir? Ne tür insanlar bulundurulmaktadır? Özel güvenlik şirketleri nasıl istihbarat toplamaktadır?

Ne amaçla istihbarat toplamaktadır? Toplanan istihbarat verilerine ne yapılmaktadır? Kimler toplamaktadır? Bu dokümanı hiç görmediğim için bu konuda herhangi bir fikrim yoktur. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 63. sırada yer alan ve 42 numaralı doküman (klasör) içerisinde elde edilen; "Uluslararası Özel Güvenlik AŞ (Security AŞ)" isimli 3 sayfalık dokümanın "Birleşik Komün" isimli dokümanda ismi geçen "Ulusal çıkarların gereği olarak Lobi faaliyet yapılanması içinde ger alması uygun görülen ve 'Birleşik Komün' adı ile kodlanan program içinde yer alması planlanan girişim önerilerinden olan "Uluslararası Özel Güvenlik AŞ (Security AŞ)'nin konu olduğu dokümanda belirtilen amaçlar doğrultusunda hazırlandığı ve yapılan incelemesinde, Tuncay GÜNEY isimli şahıstan elde edilen dokümanlara kapak tasarımı, sonuç ve ifade tarzı bakımından benzerlik gösterdikleri tespit edilmiştir. Bu doküman kim tarafından ne amaçla hazırlanmıştır? Bu dokümanı ne amaçla bulunduruyorsunuz? Anlatarak, dokümanda adı geçen konularla ilgili bildiklerinizi anlatınız.

Bu doküman halen yönetim kurulu başkanlığını yaptığım güvenlik şirketimin şehirlerarası ve uluslararası görev ve yetkilerinin neler olduğunu araştırdığımız esnada çevreden bu konularla ilgili edinilmiş bir belge olabilir. Şirketimizin bu konudaki isteğini Emniyet Genel Müdürlüğü'ne de yazarak cevabını da almıştım. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 63. sırada yer alan ve 42 numaralı doküman (klasör ) içerisinde elde edilen; "Protokol AŞ-Ululararası Halkla İlişkiler Şirketi Projesi 26 Haziran 2000" isimli 3 sayfalık 129 dokümanın "Birleşik Komün" isimli dokümanda bahsi geçen "Ulusal çıkarların gereği olarak Lobi faaliyet yapılanması içinde yer (itinası uygun görülen ve 'Birleşik Komün' adı ile kodlanan program içinde yer alması planlanan girişim önerilerinden olan "Uluslararası Protokol ve Halkla İlişkiler AŞ"nin konu olduğu dokümanda belirtilen amaçlar doğrultusunda hazırlandığı ve yapılan incelemesinde, Tuncay GÜNEY isimli şahıstan elde edilen dokümanlara kapak tasarımı. sonuç ve ifade tarzı bakımından benzerlik gösterdikleri tespit edilmiştir. Bu doküman kim tarafından ne amaçla hazırlanmıştır? Bu dokümanı ne amaçla bulunduruyorsunuz? Anlatarak, dokümanda adı geçen konularla ilgili bildiklerinizi anlatınız.

Ben bu belgeyi bilmiyorum ve bu konuyla da hiç ilgilenmedim. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 60. sırada yer alan ve 40 numaralı doküman (klasör) içerisinde "21. Yüzyılda Casusluk İletişim ve Bilgi Çağında Global İstihbarat İstasyonları ve Değişen Casusluk Mesleği Action+Oblogation=Integration! Araştırma-Gözlem-Analiz Raporu İstanbul Aralık 2000" başlıklı 24 sayfalık dokümanın «1a Tuncay GÜNEY isimli şahıstan elde edilen dokümanlarla aynı konularda benzerlik gösterdiği tespit edilmekle birlikte, dokümanın yapılan incelemesinde; "Milli İstihbarat Örgütü'nün (MİT) tarihsel süreç içinde misyonunu ve işlevini tümüyle yitirdiği gerçeği artık görülmelidir. Türkiye'nin istihbarat faaliyetlerinde sağlıklı ve başarılı çalışmalara ihtiyaç vardır. Bunun gerçekleşebilmesi için de yeni bir istihbarat mekanizması oluşturulmalıdır.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Veli Küçük'ün ifadesini Tuncay Kanada'dan gönderdi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Kas 2010, 21:44

-Nasıl bir istihbarat örgütü?

-Bu çalışmada bir Ulusal İstihbarat Örgütü'nün gereksinimleri çağın koşullarına uygun verimlilikte karşılayabilmesi için aksiyoner faaliyet unsurları ve istihbarat savaşının alternatiflerine yer verilmelidir. Saygılarımızla. İstanbul 05 Aralık 2000" ibareli ve İstihbarat merkezleri geçmişte nasıl çalışıyordu, kanlı oyun, casusluk, Rus casusların gafları, dokuz istihbarat ajansı, intihar yeminleri, istihbarat merkezleri günümüzde nasıl çalışıyor, sosyoloji casusları, davranışçılık, siyaset bilimi ve devlet disiplini, siyasal sosyolojinin Türkiye'deki temelleri, siyasal bilgiler fakültesi, kamu yönetimi, Anglo/Amerikan siyaset bilimi, siyasal iletişim, halkoyu araştırma grubu (SİHAG), siyasal sosyoloji, Anglo-Amerikancı mülkiye kadroları Cumhuriyet'in günahkârları, nüfus casusluğu, şirket&köstebek. etnik grupların örgütlenmesi, Cumhuriyet Türkiyesi'nde mülkiyeli ile mühendis çekişmeleri, şeffaf istihbarat (!), açık kaynaklar, emniyet ve iç istihbarat, istihbarat özgür ortamda verimlidir, realist istihbarat ve bağımsız kaynaklar, bağımsız istihbarat kaynakları, insan kaynakları merkezleri, bilgi bankaları oluşturulması çağdaş zorunluluktur, siyasilerin TSK'ye sızma girişimi, hedef ulusal Kemalist ordu. iç istihbarat araştırma şirketleri ile desteklenmeli, TSK'ye karşı düzenlenen komplolar, ırk ve milliyetçilik uygulamaları, masonik örgütlenmeler ve gizli Hıristiyanlık planı ara başlıklı konular hakkında çeşitli bilgilendirici ve eleştirel bilgilerin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu doküman kim tarafından ne amaçla hazırlanmıştır? Bu dokümanı ne amaçla bulunduruyorsunuz? Anlatarak, dokümanda adı geçen konularla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Ben böyle bir doküman ve içeriği konusunda bilgi sahibi değilim. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 18. sırada yer alan ve 12 numaralı doküman içerisinde "Oluşum Aralık 1999" başlıklı Tuncay GÜNEY imzalı 8 sayfalık doküman elde edilmiştir.

Bu doküman kim tarafından ne amaçla hazırlanmıştır? Bu dokümanı ne amaçla bulunduruyorsunuz? Anlatarak, dokümanda adı geçen konularla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Bu doküman benim Tuncay GÜNEY ile görüştüğüm zamanlarda bana getirdiği ve yapmış olduğu araştırmalarını içerir doküman olabilir. Dokümanın içeriğini hatırlamıyorum ve dikkatimi de çekmedi. İFADENİN BU AŞAMASINDA SAAT 10:15'TEN 10:30'A KADAR ON BEŞ DAKİKA ARA VERİLDİ. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 19. sırada yer alan ve 13 numaralı doküman (klasör) içerisinde; "Fabrikatör" başlıklı 27 sayfalık doküman elde edilmiştir. Bu doküman kim tarafından ne amaçla hazırlanmıştır? Bu dokümanı ne amaçla bulunduruyorsunuz? Anlatarak, dokümanda adı geçen konularla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Bu doküman da Tuncay GÜNEY in görüştüğümüz zamanlarda bana getirmiş olduğu dokümanlardan olabilir, içeriğini hatırlamıyorum. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 17. sırada yer alan ve 11 numaralı doküman içerisinde "Örtülü Faaliyet Bir" başlıklı 22 sayfalık doküman elde edilmiştir. Bu doküman kim tarafından ne amaçla hazırlanmıştır? Bu dokümanı ne amaçla bulunduruyorsunuz? Anlatarak, dokümanda adı geçen konularla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Ben böyle bir doküman hatırlamıyorum, içeriği hakkında da bilgim yoktur. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 16. sırada yer alan ve 10 numaralı doküman içerisinde "Reaksiyon " başlıklı 35 sayfalık doküman elde edilmiştir. Bu doküman kim tarafından ne amaçla hazırlanmıştır?

Bu dokümanı ne amaçla bulunduruyorsunuz? Anlatarak, dokümanda adı geçen konularla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Bu doküman da yine Tuncay GÜNEY isimli şahsın bana vermiş olduğu dokümanlardan birisi olabilir. Dokümanın son kısmında geçen üzeri karalanmış strateji grubunun da ne olduğunu bilmiyorum. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 22. sırada yer alan ve 10 numaralı doküman içerisinde, "Biyografi " başlıklı 16 sayfalık doküman elde edilmiştir. Bu doküman kim tarafından ne amaçla hazırlanmıştır? Bu dokümanı ne amaçla bulunduruyorsunuz? Anlatarak, dokümanda adı geçen konularla ve Kemal GÜLMAN isimli şahısla ilgili bildiklerinizi anlatınız.

Bu belgenin nereden ve kimlerden geldiğini bilmiyorum. Kemal GÜLMAN isimli şahsı da tanımıyorum. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 24. sırada yer alan ve 18 numaralı doküman içerisinde "Arenadaki Sanat Gladio Sanatçılar" başlıklı 33 sayfalık doküman elde edilmiştir. Bu doküman kim tarafından ne amaçla hazırlanmıştır? Bu dokümanı ne amaçla bulunduruyorsunuz? Anlatarak, dokümanda adı geçen konularla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Bu belgeyi de hatırlamıyorum. Bu dokümanın da bana Tuncay GÜNEY isimli şahıstan gelen dokümanlardan geldiğini sanıyorum. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 7. sırada yer alan ve 1 numaralı doküman içerisinde "Şirket&Köstebek" başlıklı 59 sayfalık doküman elde edilmiştir. Bu doküman kim tarafından ne amaçla hazırlanmıştır? Bu dokümanı ne amaçla bulunduruyorsunuz? Anlatarak, dokümanda adı geçen konularla ilgili bildiklerinizi anlatınız.

Cevap: İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 8. sırada yer alan ve 2 numaralı doküman içerisinde "Ermeni Sorunu Kilise Devleti" başlıklı 95 sayfalık doküman elde edilmiştir. Bu doküman kim tarafından ne amaçla hazırlanmıştır? Bu dokümanı ne amaçla bulunduruyorsunuz?

Anlatarak, dokümanda adı geçen konularla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Bu dokümanı bana bir konferans çıkışında dinleyicilerden bir tanesinin verdiğini hatırlıyorum bu dokümanın içeriğinin de belirli bir bölümünü de okudum. Fazla ilgimi çekmediği için arşive kaldırmış olabilirim. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 11. sırada yer alan ve 5 numaralı doküman içerisinde "Masonik Bilderberg Çetesi" başlıklı 69 sayfalık doküman elde edilmiştir. Bu doküman kim tarafından ne amaçla hazırlanmıştır? Bu dokümanı ne amaçla bulunduruyorsunuz? Anlatarak, dokümanda adı geçen konularla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Bu dokümanlar benim sahibi bulunduğum Stratejik Güvenlik Şirketi'ne kargo yoluyla gelmişti, fakat bunların içerisinde bir adet CD ve masonlara ait bir liste de vardı. Ancak bana bu dokümanları kim veya kimlerin verdiğinden bir bilgim yoktur. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 12. sırada yer alan ve 6 numaralı doküman içerisinde "Fundamentalist Terör" başlıklı 50 sayfalık doküman elde edilmiştir. Bu doküman kim tarafından ne amaçla hazırlanmıştır? Bu dokümanı ne amaçla bulunduruyorsunuz? Anlatarak, dokümanda adı geçen konularla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Bu dokümanın da yine işyerime kargoyla geldiğini hatırlıyorum, içeriğinin ise Türki cumhuriyetlerde Fethullah GÜLEN'e ait konular olduğunu biliyorum. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 14. sırada yer alan ve 8 numaralı doküman içerisinde "Kanal 6 Analiz" başlıklı 34 sayfalık doküman elde edilmiştir. Bu doküman kim tarafından ne amaçla hazırlanmıştır?

Bu dokümanı ne amaçla bulunduruyorsunuz? Anlatarak, dokümanda adı geçen konularla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Bu dokümanı ifademin akışı içerisinde "Ulusal Medya" isimli doküman"la ilgili cevabımda belirttiğim gibi bana Mehmet PERİNÇEK isimli şahıs getirmişti. İlgi alanım olmadığı için dikkatimi çekmedi. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 60. sırada yer alan ve 40 numaralı doküman içerisinde "21. Yüzyılda Kemalist Hareket" başlıklı 2 sayfalık bir doküman elde edilmiş olup, bu dokümanın yapılan incelemesindeÇ

- Yakıtı tarihin en radikal sol örgütleri Kemalist olmuştur.

- Türk/Kürt kardeşliği sloganı ile PKK'nın Kemalizm'e kaydırılmaya çalışıldığı,

- MAFİA grupları tepeden tırnağa Kemalist kesilmiştir.

- Atatürkçü Düşünce Derneği kurulmuştur. Bu dernek çatısı altında bir araya gelen portreler dikkat çekici olduğu gibi örtülü olarak destek oldukları portreler ve yöneldikleri girişimler de dikkat çekicidir.

- İvedilikle harekete geçilmesi ulusal çapta Kemalist Hareket Cephesi oluşturulması ve sağlıklı bir yapılanma ile zararlı unsurlara karşı önlemler alınması kaçınılmaz bir zorunluluğa dönüştüğü, konularını içerdiği tespit edilmiştir. Bıı doküman kim tarafından ne amaçla hazırlanmıştır? Bu dokümanı ne amaçla bulunduruyorsunuz?

Anlatarak, dokümanda adı geçen konularla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Bu dokümanın bana nereden ve kimlerden geldiği hakkında hiçbir bilgim yoktur. Dokümanı okumadım ve içeriği hakkında da bilgi sahibi değilim.

Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK isimli şahıs kimdir? Bu şahısla olan ilişkilerinizi detaylı olarak anlatınız. Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK isimli şahsı gazeteci Güler KÖMÜRCÜ bana tanıştırdı, kendisinin emekli asker olduğunu öğrendim. Bir kez Güler KÖMÜRCÜ bize ev ziyaretine geldiğinde yanında Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK isimli şahsı da getirmişti. Bir süre oturup gittiler. Bu şahısla bilahare Güler KÖMÜRCÜ'nün yanında telefonla görüştüm. Bu şahısla bundan başka bir ilişkim olmamıştır. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 60. sırada yer alan ve 40 numaralı doküman (klasör) içerisinde elde edilen, "Octobus (State Organized Crinıe) Mafia (La Cosa Nostra) İstanbul/Eylül 2000" isimli dokümanın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 2007/1536 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK isimli şahsın ilimiz Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi ... Sokak, ... sitesi İ Blok No: 15/27 sayılı adresinde yapılan aramada ve 02.03.2001 / 34 tarihinde İstanbul Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılık Şube Miı dürlüğü'nce hakkında işlem yapılan ve tutuklanan Ali-Ayşe oğlu Kargı-1972 doğumlu Tuncay GÜNEY isimli şahıstan elde edilen dokümanların aynısı olduğu tespit edilmiştir. Bu dokümanın yapı lan incelemesinde; "...Bu çalışmanın hazırlayıcısı ömrünün 15 yılını MAFİA gerçeğini araştırmaya ve Türkiye'nin kriminoloji arşivini hazırlamaya adamış aynadır.

MAFİA tanımlaması ile anılan state-organized-crime (devletçe örgütlenmiş) güç odaklarının reorganizasyonu için hazırlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti tüm kurum ve kuruluşlarını reorganizasyondan geçirmek zorundadır. ...Şu halde önce yapılması gereken bir zamanlar Pentagon'un yaptığı gibi Türk Genelkurmayı'nın denetiminde yepyeni bir MAFİA örgütlenmesinin gerçekleştirilmesidir. ...Türkiye'de yapılması gerekli ve zorunlu olan doğrudan Genelkurmay'a bağlı sivil bir kurul tarafından oluşturulacak MAFİA yapılandırılmasıdır.

Oluşturulacak sivil kurulun üye sayısı 3 kişiden oluşturulmalıdır. Bu üyelerden 1. kurye 2. teorisyen. 3. ise Amerikan kriminoloji tarihinde önemli bir yeri olan Luciano örneğinde olduğu gibi ulusal MAFİA liderliği rolünü üstlenecek kişi olmalıdır. Bu kişi kısa zamanda yer alabilmelidir" şeklinde bilgiler olduğu tespit edilmiştir. Bahse konu olan dokümanı kim yazmıştır? Biliyorsanız ilişkilerinizi anlatınız. Dokümanda geçen konular hakkında bildiklerinizi anlatınız. "...Türkiye'de yapılması gerekli ve zorunlu olan, doğrudan Genelkurmay'a bağlı sivil bir kurul tarafından oluşturulacak Mafia yapılandırılmasıdır..." ibaresi hakkında bildiklerinizi anlatınız.

Oluşturulacak sivil kurul nedir? Kurye kimdir? Ne tür faaliyetler yürütmektedir? Teorisyen kimdir? Ne tür faaliyetler yürütmektedir? Ulusal mafia liderliğini üstlenecek kişi kimdir? Liderliği üstlenecek kişi nasıl ve kim tarafından belirlenmektedir? Bu şahsın emrinde kimler çalışmaktadır? Faaliyetleri nelerdir? Açıklayınız. Bu dokümanın bana herhangi bir konferansta verildiğini tahmin ediyorum. İçeriğini okumadığım için hatırlamıyorum. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 63. sırada yer alan ve 42 numaralı doküman (klasör) içerisinde elde edilen dokümanın:

Dr. Ayhan SANDAL ve Dr. Orhan Fevzi GÜMRÜKÇÜOĞLU hakkında açılan davanın iddianamesi ve kararı olduğu tespit edilmiştir. Adı geçen Ayhan SAN-135 l>AL VE Orhan Fevzi BORAN kimdir? Bu kararı nerden temin ettiniz? Neden bu şahıslara ait kararları bulunduruyorsunuz? Bana gösterdiğiniz ve okuduğunuz şahısları ben tanımıyorum. Bu mahkeme kararının bana nereden geldiği hakkında da hiçbir bilgim yoktur. Bir tanıdığımın yakını olabilir, benden yardım talep etmek veya konuyu araştırmam için. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 63. sırada yer alan ve 42 numaralı doküman (klasör) içerisinde elde edilen doküman içeriğinin; "Toplantı: İSTANBUL-17 Ağustos 2002, Toplantıya Katılanlar, Askeri Personel olduğu söylenen Çevik BİR kontrolünde Kazım ANAT, İsrailli General Gabriel LİBRAİDER, (MOSSAD), Ali ERTEN, Batmanlı Ömer, Murat URSAVAŞ, Aşağıda isimleri belirtilen kişilere çeşitli yöntemlerle SUİKAST/EYLEM düzenleneceği. Planın CIA-MOSSAD Türk işbirlikçileri ile müştereken yapılacağı: Ahmet CİNALİ (Şahin Bey), emekli General Veli KÜÇÜK, Sedat PEKER, Kemal ŞAHİN (HOCA), Tacikistan Genelkurmay Başkanı, Ticaret Bakanı Mehmet EMİNOF. Dokümanın alt kısmına farklı el yazısı ile düşülen notun "Ahmet CİNALİ getirdi. (Giresun'dan) Bu bilgileri veren Murat URSAVAŞ'ın arkadaşı imiş, benimle görüştürecekler, Ahmet CİNALİ'ye telefon edeceğim " şeklinde olduğu tespit edilmiştir.

Dokümanda adı geçen şahıslar kimlerdir?

Adı geçen şahıslardan Ahmet CİNALİ, Kemal ŞAHİN ve Murat URSAVAŞ isimli şahıslarla herhangi bir bağlantınız var mıdır? İstihbari olduğu derlendirilen bu notu size kim verdi? Notta bahsi geçen suikast teşebbüsü gerçekleşti mi? Anlatınız. Bahsi geçen dokümanın bana Giresun Jandarma Bölge Komutanlığı yaptığını dönemde evrakın alt kısmında da el yazımla ismini yazdığım Giresunlu Ahmet CİNALİ isimli şahıs tarafından verildiğini hatırlıyorum. VELİ KÜÇÜK İSİMLİ ŞAHSIN DR. RAPORU ALINMASI VE İSTİRAHAT ETMESİ İÇİN İFADEYE SAAT 10:45 SIRALARINDA ARA VERlLMlŞ OLUP SAAT 12:20'DE AVUKATININ DA HAZIR BULUNMASIYLA İFADEYE BAŞLANMIŞTIR. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 63. sırada yer alan ve 42 numaralı doküman (klasör) içerisinde elde edilen el yazması doküman içeriğinin 2. sayfasında: "Mustafa ANAT (ALBAY) 1949 Harp Okulu Mezunu, 1981 Emekli Kara Kuvvetleri'nden, Kazım ANAT Cep: 0-554-635...., Ali 13 6 ERTEN 0-533-526...., Murat İSFENDİYAROĞLU 0-535-215...., Oğlu Kazım ANAT MOSSAD organizasyonu içinde olduğu söylenen kişi (MEDİKOM GROUP) Ankara ve İstanbul'da mevcut büroları var. Ali ERTEN (Kazım ANAT'ın şirketteki ortağı), Murat İSFEN- DİYAROĞLU (Kazım ANAT' ın şirketteki diğer ortağı Yurtdışından finans sağladıklarını söylüyorlar. Mehmet Emin SADOĞLU Levent'te bir albaya bilgi aktarıyor. NTV eski haber spikeri Celal'in bunlarla derin ilişkileri olduğu söyleniyor. Ankara Meydi Kom Şti. 0-312-435....-434.— -419.... -419...., İstanbul: 0-212-320.... - 326...." şeklinde olduğu tespit edilmiştir.

Dokümanda adı geçen şahıslar kimlerdir? Bu şahıslarla herhangi bir bağlantınız var mıdır? İstihbari olduğu değerlendirilen bu notu kimden ve ne amaçla temin etiniz? Bu bir önceki soruda sorulan evrakın ikinci sayfasıdır, bunu da Ahmet ClNALÎ getirdi bana eylem konulacağı yolunda bilgiler mevcuttu, inceledim ve ciddi bulmadım. Doküman içeriğinde ismi geçen şahıslan tanımıyorum. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 61. sırada yer alan ve 41 numaralı dokümanlar içerisinde; "Jandarma Kurmay Albay M. Yahya ŞAHİN'e yapılan komplo" kapağı altında (5) sayfalık,

"Paşam sizin himmetleriniz sonrası Hatay..." şeklinde başlayarak, son sayfasında "Emir ve görüşlerinize arz ederim, Saygılarımla 1881-Avşar" imzalı dokümanda özetle; "Ocak 2006 tarihinde özellikle Vali A. KAYHAN'ın gelmesinden sonra Hatay-Serinyol'daki Jandarma Er Eğitim Alayı'nda büyük bir şevkle çalışan Kurmay Albay Yahya ŞAHİN'in komploya maruz kaldığını, olaydan doğrudan veya dolaylı ilgileri olan (15) askeri, emniyet ve sivil şahısların isimlerinin, rütbelerinin ve görev yerlerinin sıralandığı, "İLİŞKİLER-BAĞLANTILAR" başlığı altında yapılan komplo ile Hatay'da kökü geçmişe dayalı menfaat çetesinin oluştuğu, kadronun tesisi İskenderun'da görev yapmış ve halen 3. Kolordu komutanı olarak görev yapan Korgenarel Ethem ERDAĞ ile Jandarma Genel Komutanlığı Kaçıkçılık Daire Başkanı Albay Cengiz YILDIRIM'a dayandığı, Şırnak Tümen Kurmay başkanıyken Serinyol Jandarma Er Eğitim Alayı'na atanan Kurmay Albay Yahya ŞAHİN'in bu ekibe dahil edilmek istendiği, olumsuz cevap vermesi üzerine tehlikeli birisi olarak görüldüğü, menfaat çetesi içerisinde Albay İdris ŞAHİN, İl Jandarma Komutanı Albay Feramuz KÜÇÜK, Yarbay Mustafa YALÇIN, İstihbarat Yüzbaşı Ramazan TURAN, İl Emniyet Müdürlüğü'nden Şemsettin CANPOLAT'ın 13 7 bulunduğu, (14) askeri, emniyet ve sivil şahıslarla ilgili" istihbari mahiyette bilgiler ile, "Jandarma Kurmay Albay M. Yahya ŞAHİN" kapağı altında, "Sayın Paşam" başlıklı "Emir ve görüşlerinize arz ederim saygılarımla 1881-AVŞAR" imzalı" (1) sayfalık bilgisayar çıktısı dokümanda, yaklaşık (2) yıldır birlikte çalıştıkları Jandarma Kurmay Albay M. Yahya ŞAHİN'in ağustos 2006 tarihi itibarı ile terfi edeceği, Albay'ın kendileri için çok önemli olduğu, terfi etmemesi halinde aynı yerinde kalması, terfi etmesi halinde ise Adana Jandarma Bölge Komutanlığı'na getirilmesi için, "Ancak sizin hizmetleriniz ve desteğinizle olabilir" şeklinde yardım talebinde bulunulduğu, ekinde bulunan "EK-1 Özel Şartlar" başlıklı (12) maddeden oluşan (1) sayfalık bilgisayar çıktısı dokümanda Kurmay Albay Yahya ŞAHİN'in özellikleriyle kendileri için öneminden bahsedilen not olduğu tespit edilmiştir. Dokümanda adı geçen şahıslar kimlerdir? "1881-Avşar" kimi temsil etmektedir? Bu şahıslarla bağlantınız var mıdır? İstihbari olduğu değerlendirilen bu notu kimden ve ne amaçla temin ettiniz?

Adı geçen albayı tanırım, şu anda emekli olduğunu tahmin ediyorum, tarihte Hatay Serinyol Jandarma Eğitim Alay komutanıydı, kendi iç konusunda ve terfii konusunda sıkıntıları olmuş, AVŞAR'ı da tanırım Yahya Albay'ın yakınıdır. Belki Yahya Albay benden tavassutta bulunmak istemediği için İskenderun'da ikamet eden İsmet AVŞAR bana yazmış gönderdi. Ben bunun üzerine Yahya Albay'la görüştüm, fakat fazla bir sorunları yoktu, dikkate almadım. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 61. sırada yer alan ve 41 numaralı doküman (klasör) içerisinde; "2. sınıf emniyet müdürü 59936 sicil sayılı Ramazan AKYÜREK'e ait 2001 yılına ait sicil raporu" olduğu tespit edilmiştir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Veli Küçük'ün ifadesini Tuncay Kanada'dan gönderdi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Kas 2010, 21:44

Yine aynı tutanakta 47. sırada yer alan 31 numaralı doküman içerisinde; "İstanbul Valisi Erol ÇAKIR'ın Ramazan AKYÜREK'e 2001 yılında verdiği sicil notu " olduğu tespit edilmiştir. Sicil raporunda ismi geçen Ramazan AKYÜREK'i tanıyor musunuz? Bu sicil raporunu kimden ve ne amaçla temin ettiniz? Bu doküman Samat olayında bazı basında çıkan yazılar konusunda kendi aramızda değerlendirme yapıyorduk. Ramazan AKYUREK benim de sevdiğim bir meslektaşımdır. Daha önce Trabzon Emniyet Müdürlüğü görevinde bulunmuştur. Halen de Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire başkanıdır.

Bu görüşmelerimiz sırasında İstanbul eski valisi Erol ÇAKIR şirkette bulundu, bizim kurucu ortağımızdı, güncel konu o günlerde Trabzon'daki eylemlerdi; bir dergide çıkan bir yazıyı sorulan Ramazan AKYÜREK'e Erol ÇAKIR'ın vermiş olduğu fotokopisini getirdiler. Ben de merak saiki ile dosyaya koymuşum, bunda bir art niyet ve değerlendirme yoktur. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 48. sırada yer alan ve 32 numaralı dokümanlar içerisinde; "Hikmet AYTEK'in (EMLAK BANKASI genel müdürü) yazmış olduğu ve "Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz" ibaresiyle biten toplam 26 sayfadan oluşan, devlet yapısı, dil, din, ırk gibi konuların anlatıldığı iktisat alanında nasıl olması gerektiği, devlet kurumlarının yapısı hakkında yazılmış yazılar" olduğu tespit edilmiştir. Hikmet AYTEK kimdir? İlişkilerinizi anlatınız.

Hikmet AYTEK, ben Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı yaptığım sırada beraber çalıştığım Emniyet Müdürü Atilla AYTEK'in kardeşidir. Oradan tanırım, kendisi halen İstanbul'da özel bir üniversitede öğretim görevlisidir. Yazdığı bir şiiri bana da gönderdi. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 61. sırada yer alan ve 41 numaralı doküman içerisinde; değişik tarih ve konularla ilgili "Muammer KARABULUT Milli Güç Platformu Sözcüsü" imzalı bildiri, basın açıklaması ve şikâyet dilekçelerinin olduğu tespit edilmiştir.

Muammer KARABULUT kimdir? İlişkinizi anlatarak Milli Güç Platformu hakkında bildiklerinizi ve sizin bu platforma üyeliğinizin olup olmadığını anlatınız. Muammer KARABULUT benim arkadaşımdır, Antalya'da ikamet eder. Noel Baba Vakfı başkanıdır. Herhangi bir siyasi görüş ve partiye kaydı olduğunu bilmiyorum. Antalya'da Jandarma kampında bulunduğum sırada bana birkaç kez geldi, görüştük. Bir seneden beri telefonla dahi görüşmüyoruz, yazdığı bazı yazılan bana fikir almak için gönderirdi. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 61. sırada yer alan ve 41 numaralı doküman içerisinde; özetle "08.11.2005 tarihinde Güner DİLCİ isimli şahıs el yazısı ile yazmış olduğu (4) sayfalık mektubunda, 12 yıldır Yaprak ve Dilek ailesinin finans işlerini yaptığını, Yaprak ailesinin uyuşturucu, sahte dövizden elde ettiği paraları yurtdışında istedikleri şahıslara teslim ettiğini, bu şahsın genellikle İsveç vatandaşı olan Kazım İNAL olduğunu, bunların PKK örgütüyle ilişkileri olduğunu' 1'' anlatan doküman olduğu tespit edilmiştir. Güner DİLCİ kimdir? Neden böyle bir mektup yazıp size gönderilmiştir?

Mektupta bahsi geçen Dilek ve Yaprak ailelerini tanıyor musunuz? Anlatınız. Adı geçen şahsı tanımıyorum. Ancak bana geçmişte istihbarat Gruplar Komutanlığı yaptığım için mektuplar gelirdi, bu da onlardan bir tanesidir. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 62. sırada; l'den 94'e kadar numaralandırılmış 100 dolarlık Mastercard çeklerinin bulunduğu ve bu çeklerin sarılı bulunduğu dokümanın 1. sayfasında emekli Albay Erdoğan POLAT 0232 435.... 0232 462...., Serap ZENGEL 0535 286...., eski milletvekili Osman KOÇER 0542 311...., "Veli Paşa'nın dostları onları koruyor" ibaresi ve hemen altında "çalıntı çeklerle 18 000 $ mal aldı, geri almak için Interpol'e düşmek üzereydi (15 gün önce)" ibaresinin bulunduğu; 2. sayfada Hüsnü ŞAHİN adına düzenlenmiş önlü arkalı çekilmiş 1 adet nüfus cüzdanı fotokopisi ve Serap ZENGEL 0212 417 .... 0535 286 .... "Çeklerle ilgili" şeklinde bir not bulunduğu; Dokümanların dış kısmına bantla yapıştırılmış not kâğıdı üzerinde de "emekli Albay Erdoğan POLAT 0232 435.... 0232 462...., Serap ZENGEL 0535 286...., Osman KOÇER 0542 311...." ve "Çalıntı çekleri getirenler benim adımı kullanmışlar" ibaresinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu çekleri nereden, neyin karşılığı olarak temin ettiniz? Dokümanda ismi geçen Osman KOÇER kimdir?

Bağlantınızı anlatarak "Veli Paşa'nın dostları onları koruyor" ibaresinde kastedilen "Veli Paşa'nın dostları" ve "koruduğu şahıslar" kimlerdir? Neden korunmaya ihtiyaç duymaktadırlar? Çalıntı çeklerle 18 000 $ mal alıp, geri almak için 15 gün önce Interpol'e düşmek üzere olan şahıs kimdir?

Bağlantınızı anlatınız. Hüsnü ŞAHİN, Serap ZENGEL ve Albay Erdoğan POLAT isimli şahıslar kimlerdir? Bağlantılarınızı anlatarak bahse konu çeklerle bu şahısların bağlantısını belirtiniz. Söz konusu çekler çalıntı mıdır? Çalıntı çekleri getirenler kimin adını kullanmışlar? Açıklayınız. Konu edilen çeklerin asıl sahipleri İstanbul Bağlarbaşı'nda faaliyet gösteren İsviçre kökenli Alfa şirketinin yöneticisi Mehmet GÜLKANAT vasıtasıyla geldi. Ben de aynı şirkette zaman zaman bulunurum. Bu çekler konusunda detaylı bilgiler ve açıklamaları en iyi Mehmet GÜLKANAT yapacaktır, konuyu bir kez daha detaylı inceleyerek ilgililere mütemmim bilgileri vereceğim. Benim evimde bulunmasının nedeni, Mehmet GÜLKANAT bu çeklerle ilgili bana bazı şeyler anlattı, ancak şu anda tam detayını hatırlamıyorum. Evde bir çekmecenin gözünde kalmış.

Aslında ben de unutmuşum bunları, bu konuda ayrıca mütemmim bilgi belgeyle beraber vereceğim. 140 İkametinizde görevlilerce yapdan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 64. sırada yer alan ve 43 numaralı dokümanlar içerisinde; 29.05.2002 tarih ve 2002/101 hazırlık numaralı Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Nuh Mete YÜKSEL tarafından verilmiş olan İbrahim TATLISES hakkındaki takipsizlik kararı, 17.09.2002 tarihli ve 2002/366 hazırlık numaralı Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Cevdet VOLKAN tarafından İbrahim TATLISES hakkında verilmiş olan takipsizlik kararı, 4 sayfadan oluşan 25.09.2002 tarihli ve 2002/121 karar nolu Hüdaverdi ve Güllü'den olma 03.01.1948 doğumlu Salih ARAS hakkında Erzurum DGM Savcısı Erol BİNGÖL tarafından verilmiş olan erteleme kararı, olduğu tespit edilmiştir. İbrahim TATLISES ve Salih ARAS isimli şahıslar kimdir?

Bu şahıslarla olan ilişkilerinizi anlatarak, bu şahıslar hakkında verilen savcılık kararlarının ne amaçla ve kimden temin ettiniz? Anlatınız. İbrahim TATLISES'in Iğdır'da faaliyet gösterir Aras Turizm'in ortaklarından para aldığı yönünde İğdır'daki tanıdıklarımdan bilgi almıştım. Bana Ağrı Alay Komutanlığı yapmam nedeniyle belki ibrahim TATLISES'le görüşürüm düşüncesiyle ibrahim TATLISES'in daha önce kanunsuz eylemler içerisinde bulunduğunu belirtir mahiyette ilgililerden bu fotokopiler gönderildi.

Ancak ben ibrahim TATLISES'i tanırım, ancak bu konularla alakalı kendisiyle görüşmedim. Bu konuyu da önemsemedim. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 54. sırada yer alan ve 38 numaralı dokümanlar içerisinde; "1. sayfada Mehmet Dayı tarafından (0212 591 .... 0505 616 ...) mehmet....@mynet.com ibaresinin bulunduğu mesaj kısmında "Sayın Komutanım" diye başlayan ve "Arz ederim, emirlerinizi bekliyorum" diye biten, içeriğinde Osman BAYDEMİR ve onun gibilerine cevap vermek için sabırsızlıkla beklediğini beyan eden ifadenin bulunduğu mail çıktısı, 6. sayfada "Paşam iyi günler" diyerek başlayan ve içeriğinde kendisinin 19 yaşında Eyüp ARSLAN olduğunu, Konya Selçuk Üniversitesi Ilgın Meslek Yüksekokulu Makine Böliimü'nde okuduğunu, vatan millet uğruna "bildiklerini paylaşmak istediğini" kendisinin yardımına muhtaç olduğunu anlatan 0537 637 .. .. alp...-19@hotmail.com biten mektup, 7. sayfada Eyüp ARSLAN tarfından gönderilmiş e-mail yazısı görülmüştür" şeklinde ibarelerin olduğu tespit edilmiştir.

Mehmet DAYI ve Eyüp ARSLAN isimli şahıslar kimlerdir? Bu konu hakkında açıklamada bulununuz. Mehmet Dayı'yı tanımıyorum. Bu mail şirketin mailine gelmiş, mesajı okuduktan sonra biraz endişelendim çünkü Osman BAYDEMİR'in bir suikasta kurban gidebileceğini de düşündüm. 1999.2 Jandarma Er Eğitim Taburu ibaresinden Bilecik Tugay Komutanı iken tugayımda görevli olabileceğini düşündüm. Bir eylem olması durumunda bu mail ortaya çıkarılabilecek ve ben tertipçi olarak görünebilirdim. Bu nedenle mailin aslını bir üst yazıyla dikkat çekilmesi amacıyla ilgili makamlara gönderdim.

İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 45. sırada yer alan ve 29 numaralı ve l'den 3'e kadar numaralandırılmış 3 sayfalık doküman içerisinde; "Atabeyler grubunun Özel Küvetler Komutanlığı içerisinde bulunan 300'den fazla olan gerilla eğitim mangasından biri olduğu, Emniyet'in bu oluşumu 6 aydır takip ettiği, amacın TSK'yı yıpratmak olduğu, Özel Kuvvetler Komutanlığı içindeki bu hareketin Emniyet içindeki Mİ 6-CIA-Nurcu operasyon gücünü deşifre etmek için bilerek bırakılmış bir paket, Emniyet'in mevcut kanunlara rağmen askerleri sorgulaması Emniyet içinde ihaneti ve kanunsuzluğu gösterdiği, başbakanın adamlarının 4 yıldır bizzat ingiliz istihbaratı tarafından korunmayı isteyecek kadar Türkiye'den korktuklarını,

Başbakanlık danışmanlarının kendi güvenliklerini böyle sağlamak istemelerinin ihanetin derinliğini gösterdiğini, bu yılın sonunda da Emniyet İstihbarat şefi olan Fethullahçılıktan fişli Emniyet müdürünün görevinin değişeceğini. Şemdinli-Danıştay-Atabeyler operasyonlarında Jandarma Genel Komutanlığı ve doğrudan Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı olan Özel Harp Dairesi'nin yıpranmasının tesadüf olmadığını, Nurcuların ve M16ClA'in en büyük handikapı olan Jandarma Genel Komutanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ni temsilen Genelkurmay başkanının zor duruma düşürülmek istendiği, İngiltere Büyükelçisi WESMACOTT'un üst düzey bir "Rose and Cross" (KızılHaç) Şövalfiesi olduğu ve M16'nın Denizaşırı İlişkiler Dairesi eski başkanı olduğu ve sonunda da Edelman gibi olacağı, yıllardır MİT tarafından İngilizler hesabına casusluk faaliyetleri nedeniyle takip edilen Dışişleri bakanımızın AKP'yi İngiltere'de JİNSA ile görüşmeler ertesinde kurduğunun unutulmaması gerektiği, başbakanın ve Nurcu bakanların durup dururken Avustralya ve Yeni Zelanda'ya gitmelerinin tesadüf olmadığı,

1960'lardan bu yana Soğuk Savaş şartlarında peydahlanan Fethullahçı-Nurcu hareketin bizzat İslam karşıtı İngiliz ve Amerikan istihbarat birimlerince yetiştirilmiş bir 5. Kol faaliyeti olduğu ve bu faaliyetin eğitim kurumları vasıtasıyla devletin karar organlarına sızdığı, ayrıca tüm siyasi partilerle ilişki kurarak Meclis'te mümkün olduğunca geniş bir alan hâkimiyet kurmaya çalıştıkları ve yurtdışı Jınansörünün Chasemanhattan ve Amro Bank olduğu, Danıştay baskını-Şemdinli olayının MI6'nın Nur hücrelerini kullanarak yaptığı bir proaktif operasyon olduğu, Şemdinli duruşmalarını sadece İngiliz elçilik görevlilerinin izlemesinin tesadüf olmadığı, aynı M16'nın bu sefer laik-Atatürkçü görünüşlü ajanlarını aktive ederek toplumdaki gerilimi artırmak için 2. faza geçeceği, temel amacın İngiliz güdümlü bir Ortadoğu-Amerikan etkinliğini azaltmak-muhtemel bir İran operasyonunda Türkiye'nin gücünü kırmak,

2010-2015 yılları için planlanan Türkiye işgali öncesinde Türkiye'nin askeri-psikolojik savunma omurgasını pasifize etmek olduğu, Nur cemaatinin büyük ekseriyetle Türkmen-Yörük kökenli etnik Türklerden oluştuğu ve Uşak, Denizli, Kastamonu, Giresun, Antalya, Yozgat, Nevşehir, Konya, Erzurum, Balıkesir gibi Türk şehirlerinde yoğunlaştığı..." şeklinde bilgiler olduğu tespit edilmiştir. Bu doküman kim tarafından, ne zaman ve ne amaçla yazılmıştır? Size ne şekilde ulaştı? Söz konusu mesaj, şirketimin faksına gönderilmiş, fakstaki görevli bana getirdi; okudum, bizimle bir ilgisi olmadığın gördüm, dosyaya koydum. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 45. sırada yer alan ve 29 numaralı dokümanlar içerisinde; değişik şahıslara ait Beykoz'da bulunan tapu senetleri ve arazı krokileri elde edilmiştir. Bu tapular kimlere aittir? Siz ne amaçla bu tapuları saklıyorsunuz? Beykoz'daki bir arazinin satışıyla alakalı olarak Alfa şirketi pazarlamasını yapabilir düşüncesiyle gazetecilik yapan tanıdığım Emrullah tarafından bana getirildi.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Veli Küçük'ün ifadesini Tuncay Kanada'dan gönderdi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Kas 2010, 21:55

22.01.2008 tarihinde ilimiz Beşiktaş ilçesi ... Mahallesi ... Sokak 14/9 sayılı ikametinizde görevlilerce yapılan aramada, yakalama, ev arama ve el koyma tutanağında 45. sırada yer alan ve 29 numaralı dokümanlar içerisinde; "Veli Paşa'ya hitaben yazılan Milas'ta 4 817 dönüm arazinin satışıyla ilgili vazgeçen tarafa Veli Paşa'nın 2 milyon dolar ceza koyduğunu, 300 milyarının Veli KÜÇÜK'e iletildiğini, geri kalanının emlakçi ve Şadan ÖZKAN arasında pay edildiğini belirtir mektup" olduğu tespit edilmiştir. Bu tapular kimlere aittir? Siz ne amaçla bu tapuları saklıyorsunuz? Olayı, Bilecik Gölpazarı ilçesinde kendi evimde bulunduğum bir sırada şirketimin Bursa şubesi sorumlusu İlker ÇAKAN'ın telefonuyla öğrendim ve bana yazılı olarak fakslamasını istedim.

Çünkü olay oldukça önemliydi. Yazıda belirtilen işlem 143 adım kullanılarak 2 milyon dolar bir paranın Bursa bölgesinde verildiği, Marmaris'te belirtildiği gibi bir arazinin satışında benim sorumlu olduğu şeklindeydi. Oysa bu kesinlikle doğru olmadığı için faksı çeken görevli İlker'den adanu bulmasını istedim ve süratle Gölpazarı ilçe Savcılığı'na müracaat ettim. Savcılıkta bu konudaki şikâyetimi yazdırdım ve Bursa Savcılığı'na fakslattım.

Bursa Emniyet müdürü ile de görüşerek konun hassasiyetini anlattım ve işlem yapılması ricasında bulundum. Adı geçen şahıs Şadan ÖZKAN'ın çevrede benim adımı kullanarak dolandırıcılık yaptığını, aslen Bilecik ili Bayırköy beldesinden olduğunu, Bursa'da öğretmenlik yaptığını öğrendim. Emlakçi ile ayrıca yaptığımız araştırma ve soruşturmada emlakçinin beyanına göre Bursa, Kuşadası ve Marmaris bölgesinde Veli Paşa isminde birisinin dolaştığını, beş tane korumasının olduğunu, çeşitli yerlerde toplantılar yaptığını tespit ettim. Bursa Emniyet Müdürlüğü bütün belgelere sahiptir, bu kişiler hakkında gerekli tüm işlemleri yaptı.

Gerçi Emniyet el koyduktan sonra ben konudan ayrıldım. Bu şahısların belki çeşitli yerlerde "Veli Paşa'yım" imajıyla başka kanunsuz eylemlere de girişmiş olabileceğini düşünüyorum. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, 1998 yılana ait kırmızı renkli Silahlı Kuvvetler ajandasında;

- 18 şubat 1998 çarşamba tarihli sayfasında; Turgut BÜYÜKDAĞ "Arkamda Veli Paşa var şeklinde konuşmuş İst. Em. Md. Konuyu biliyor, emniyet o nedenle ellemiyor" (Tuncay)

- 20 şubat 1998 cuma tarihli sayfasında; Yalçın TANFER Kürşat YILMAZ'a benim adımı kullanarak cezaevine mektup yazmış. Mektubu Ömer P.me halen Kırşehir veya Nevşehir'de görevli olabilir. Turgut BÜYÜKUAĞ 'in benim adamını olduğu, bu nedenle üzerine gitmememi istemiş (Tuncay) şeklinde ibarelerin olduğu tespit edilmiştir.

Notlarda geçen konulara açıklık getirerek, parantez içerisinde yer alan Tüncay isimli şahsın kim olduğu hakkında bilgi veriniz. Daha önce hakkında bilgi verdiğim gazeteci Tuncay GÜNEY bana bu bilgileri getirdi. Ben Turgut BÜYÜKDAĞ'ı tanımam, ancak konu polisiye bir olay olduğu için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne ihbarda bulundum; ne işlem yapıldı bilemiyorum. İFADENIN BU AŞAMASINDA SAAT 14:10'DAN 14:30'A KADAR YİRMİ DAKİKA ARA VERİLDİ. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada 2005 yılına ait gri renkli Erenköy Ülkü Ocakları ajandasında:

- 22 mart tarihli sayfasında; Korkmaz YİĞİT' in K. Cabioğlu'ndaıı aldığı yerler İstanbul Avcılar Firuzköy Pafta 11 Parseller 2786-2787-2798

- 25 haziran cumartesi tarihli sayfasında; Behiç AŞÇI Avukat F Tiplerinin kalkması için ölüm orucunda 45 kg düştü devreye girilirse vazgeçecek.

- 18 temmuz pazartesi tarihli sayfasında; Danıştay saldırısı sırasında (akşamı) F.Bahçe ORDUEVİ'NDE Muzaffer Yzb'nın yanında İsmail PAKER varmış. Zekeriya ÖZTÜRK tanıyor. Teslim olmamasını istemiş. (Mahmut Ast.)

- 08 eylül perşembe tarihli sayfasında; İsmail SAYAN Pilot E. Binbaşı O 532 351 .. .. Sami HOŞTAN ile görüşmek istiyor.

- 03 kasım perşembe tarihli sayfasında Sedat'ın Dosyası Yargıtay 6. Dairede

- 07 kasım pazartesi tarihli sayfasında; eylül sonunda Necabettin ERGENEKON ile görüşeceğiz.

- 10 kasını perşembe tarihli sayfasında; Ziya Bandırmalıoğlu'ııun duruşması şeklinde ibarelerin olduğu tespit edilmiştir. Notlarda adı geçen şahıs ve konularla ilgili açıklık getirerek, ayrıntılı olarak bilgi veriniz. Kemal CABİOĞLU, benim tanıdığım yakınım eski Başbakanlık müsteşarıdır. Korkmaz YİĞiT'le bir arazi konusunda alışveriş yaptıklarım, Korkmaz YİĞiT'in şimdi araziyi başkasına satma gibi bir durumu olduğunu, benim de Korkmaz YİĞİT'i tanımamdan dolayı konuyu Korkmaz YİĞÎT'le konuşmam ricasında bulundu, görüştüm ancak konunun şahsi ve ticari bir mesele olduğunu gördükten sonra vazgeçtim. Tahmin ediyorum, kendi aralarında anlaşma yapmış olabilirler; konudan başka bilgi yok.

Avukat Behiç AŞÇI'nın, DHKP-C örgütünün baskısıyla ölüm orucuna sokulduğu yolunda bilgileri Türk Dünyası Araştırmaları Başkanı Prof. Turan YAZGAN ile yaptığımız bir konuşmada öğrendim. Eğer bu şahıs ölürse örgütsel bazı faaliyetlerin olabileceğini değerlendirmiş; bana, devreye birisi girer ise aslında orucu bırakacağını ancak böyle birisini bulmamız gerektiğini söyledi. Benim de aynı endişelerim vardı ve Adalet Bakanlığı'nda bazı tanıdığım yakınlarıma aynı durumu ilettim, onlar haklı olarak konuya girmediler, ben konuyu biraz önemli bulduğum için tanıdığım avukatlar kanalıyla şahsı ikna ettik. Müessif bir olay olmadı. Mahmut Astsubay'ı bilahare tanıdım.

Danıştay saldırısının akşamı Muzaffer TEKİN'in yanında kendisi varmış, aynı zamanda ismail PAKER de varmış; şahısları ben tanımam, Zekeriya ÖZTÜRK tanır. Muzaffer TEKlN'in isminin saldırıyla ilişkili olarak basında yansıdığında teslim olmaması yolunda ikna edildiği şeklinde bilgiler intikal etti, konu hassas olduğu için defterime yazmışım. Tarihte kendisini tanımadığım ancak telefon numarasını yazdığım emekli pilot binbaşı olduğun söyleyen İsmail SAYAN beni aradı ve Sami I lOŞTAN'la görüşmek istediğini söyledi, biraz da kızdım, konunun benle ne ilgisi var diye, ancak ileride başka sorun çıkabilir diye not aldım. İstanbul'dan tanıdığım Avukat Hakkı KURTULUŞ bana ziyarete geldi. Şu anda Sedat PEKER mi? Sedat BUCAK mı? Tam hatırlayamıyorum.

Sedat'ın dosyasının Yargıtay 6. Daire'de olduğunu söyledi, ben de alışkanlıktan yazmışım. Necabettin ERGENEKON, 1949 Harp Okulu mezunu, halen Kadıköy'de ikamet eden Jandarma albaydır. Emeklidir, benim komutanlığımı yaptı, zaman zaman beni arar, arayıp görüşeceğimiz şeklinde not düşmüşüm. Ziya BANDIRMALIOĞLU benim hemşerimdir, bizim şirketimizde (Stratejik Güvenlik AŞ) güvenlik projeleriyle ilgilenir. Yine böyle bir proje almamız söz konusu olduğu için görevlendirmiştik. Ancak görevinin ne zaman nasıl yapacağı konusunda meşgul olduğu günleri tespit etmek amacıyla mahkeme gününü yazmışım.

İkametinizde görevlilerce yapılan aramada; BM Şirketler Grubu 1989 yılına ait ajandada:

- 21 ocak tarihli sayfasında "Sedat PEKER (Sonuna Kadar) devamı 119 nolu kaset B Bölümünde",

- 9 şubat tarihli sayfasında "154 Sedat PEKER",

-11 şubat tarihli sayfasında "000-070 Sedat PEKER, 070-129 Sedat PEKER (53) Sedat PEKER" şeklinde ibarelerin olduğu tespit edilmiştir. Notlarda adı geçen şahıs ve konularla ilgili açıklık getirerek, ayrıntılı olarak bilgi veriniz. Ben bazı konularda ileride yanlış anlaşılmamam konusunda yaptığım telefon konuşmalarını banda kaydederim. Bu da aynı konuda bir bant olabilir, istendiğinde bandı bulup inceletebilirim. Bir önceki soruda verdiğim cevabı tekrar ediyorum, istenirse bantları bulup inceletebilirim. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, siyah renkli ibaresiz 1887 yılına ait ajandada;

- 2 kasım pazartesi ibareli sayfada; Mehmet EYMÜR ile görüştük, Mehmet'in daha önceden çalıştığı uyuşturucu işi yapan Mustafa HORASAN isimli adamı varmış, kendisiyle çalışmak istiyormuş, Mehmet bana vermek istedi, adresi; Orta Çeşme ... Sok. No: 37 BEYKOZ Telefon Ev: 323.... İş:331.... (02.10.1990) Şeklinde ibarelerin olduğu tespit edilmiştir.

Notlarda adı geçen şahıs ve konularla ilgili açıklık getirerek, ayrıntılı olarak bilgi veriniz. Mustafa HORASAN'ı tanırım. Kendisi halen Beykoz'da ikamet eder. Ben Edirne Alay komutanıyken Mehmet EYMÜR benim tanıdığım arkadaşımdır, beni arayarak Mustafa HORASAN'ın istihbarat elemanı olarak benimle çalışmak istediğini söyledi. Bir süre denedim, ancak çalışmasını beğenmediğim için irtibatımı kestim, bunun notunu düşmüşüm. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, 2005 yılına ait üzerinde Erenköy Ülkü Ocakları ibareli ajandada;

- 02 eylül tarihli sayfasında; "25 şubat pazar saat 12:30'da Hocalı katliamını protesto için Taksim'de bulunacağız (Hukuk Birliği)" şeklinde ibarelerin olduğu tespit edilmiştir. Notlarda adı geçen şahıs ve konularla ilgili açıklık getirerek, ayrıntılı olarak bilgi veriniz. Azerbaycan'ın Hocalı kasabasına 1992'nin 25 şubat gecesi Rus birlikleriyle beraber Ermeni birlikleri girerek büyük katliamlar yaptılar. Ben Azerbaycan'la ilişkim ve yakınlığımı muhafaza etmekte olduğumdan bu etkinlikleri her sene anma olarak ya ben tertiplerim veya tertiplenmeye giderim.

Tarihte bunu İstanbul Taksim Meydanı'nda Büyük Hukukçular Birliği düzenledi, ben de davetliydim; not düşmüşüm. Evinizde yapılan aramada elde edilen 10 eylül 2005 tarihinde 0326 616.... numaralı telefondan fakslanmış olduğu anlaşılan, en üstünde, "Hatay benim şahsi meselemdir. M. K. Atatürk" yazılı, hemen altında Atatürk'ün fotoğrafı bulunan, bu fotoğrafın altında "Kırk asırlık Türk yurdu Hatay" yazısı bulunan ve bunun altında "Sivil toplum Faaliyetleri (BOP Projesi ve Misyonerlik)" adını taşıyan ve en altında "Veli Küçük fişlenmiştir" şeklinde kaşe bulunan dosya kapağının arka sayfasında "Paşam, Hatay'da çalışmalarımızın bir parçası olan toplumun bilinçlendirilmesi ve doğru yönlendirilmesinde, bizimle birlikte çaba gösteren İskenderun Müdafaa-i Hukuk Derneği'ne genel merkezin bilgisi dahilinde bir konferans düzenletiyoruz" denildikten sonra Büyük Ortadoğu Projesi ve Misyonerlik ile ilgili olarak düzenletilecek olan konferansın içeriği hakkında bilgiler verilmiş, bu konferans için ihtiyaçların neler olduğu belirtilmiş, sonunda ise, "Emir ve görüşlerinize arz ederim" denildikten sonra, "Saygılarımla, İskenderun'dan Ömer" imzası atılmıştır.

Dosya kapağında bulunan "Veli Küçük fişlenmiştir" kaşesinden ve ikinci sayfada "Paşam" diye hitap edilmesinden dolayı, bu yazının size hitaben yazılmış olduğu anlaşılmaktadır. Yazının altında imzası bulunan "Ömer" isimli kişi kimdir? Ömer IŞKIN isimli şahıstır, iskenderun'da ikamet eder. Özellikle iskenderun ve Dörtyol bölgesinde kamuoyunda Mesut Barzani için alındığı iddia edilen Kuzey Irak kökenli işadamlarının ve yardımcıları hakkında bilgi toplayarak ilgili bazı yerlere göndermeyi huy edinmiş bir şahıstır.

Ben İskenderun Jandarma Komutanlığı yaptığımdan kendisini tanırım. Zaman zaman Hatay milli meselesi konusunda imkânları nispetinde halka açık konferanslar tertip eden bir şahıstır. Bu dokümanı bana zarfla gönderdi ve bu yazıyı bana hitaben yazdı ancak bu yazının üzerindeki "Veli Küçük fişlenmiştir" ne demek anlamadım. Bu şahısla yaklaşık bir yıldır telefonla bir irtibatım olmadı. Yine evinizden; bir önceki soruda tarif edilen dosya kapağının aynısı olan ancak "Sivil Toplum Faaliyetleri (BOP Projesi ve Misyonerlik)" başlığını içermeyen, bu yazının yerine;

"Jandarma Kurmay Albay M. Yahya ŞAHİN" yazısı bulunan dosyanın 2. sayfasında "Hatay ve İskenderun'da emrettiğiniz yapılanmanın ve organize milli bir refleks oluşturma çabalarımıza sessiz ve dikkatli bir şekilde devam ediyoruz" denildikten sonra, Kurmay Albay M. Yahya ŞAHİN'in 2006 ağustos döneminde terfi ettirilmesi gerektiği konusunda görüşler bildirilmiş, bunun sizin desteğinizle olabileceği belirtilmiş, sonunda ise yine, "Emir ve görüşlerinize arz ederim" denilmiş, bu defa "Saygılarımla 1881-Avşar" imzası atılmıştır. Buna göre, emrettiğiniz "yapılanma ve milli bir refleks oluşturma" konusunda bilgi veriniz. "1881Avşar" kod ismiyle size yazmış olan kişinin kim olduğu ve neden açık isini kullanmayıp kod ismiyle yazdığı konusunda bilgi veriniz. Bu doküman da yine aynı şahıs tarafından bana yazılmıştır. Serinyol Alay Komutanı Yahya Albay'ın bazı sıkıntıları olduğunu bildirdiği evraktır.

Bu evrakın sonunda AVŞAR-1881 yazılıdır. Bu şahıs daha önceki dönemde Jandarma ve poliste istihbarat elemanı olarak çalıştığını söylüyordu, belki onun etkisiyle böyle bir davranış sergilemektedir. Ben neden bu şekilde yazdı bilmiyorum. Evinizde elde edilen ve 2006 yılı sonrasında yazılmış olduğu anlaşılan, yine aynı dosya kapaklı dosyanın (bu nüsha, bir önceki soruda bahsedilenin aynısı olup, sadece farklı olarak, M. Yahya ŞAHİN'e yapılan komplo" yazısını içermektedir) 2. sayfasında:

"Paşam, sizin hizmetleriniz sonrası Hatay'da ciddi güzel gelişmeler oldu" denildikten sonra, Jandarma Kurmay Albay M. Yahya ŞAHİN'e yapılan komplo ve komploya katılan kişiler hakkında bilgiler verilmiş, sonunda ise yine "Emir ve görüşlerinize arz ederim " denildikten sonra "1881-Avşar" imzası atılmıştır. Jandarma Kurmay Albay M. Yahya ŞAHİN kimdir? Neden bu kişinin terfi ettirilmesi konusunda sizden medet umulmaktadır? Bu konuda bana bir önceki sorduğunuz şekildedir. Cevabım aynıdır. İlimiz Şişli ilçesindeki ikametinizde yapılan aramada elde edilen ve ilgili mahkeme kararına istinaden inceleme yapılan (3) nolu kaset içeriğinde Günay isimli bir hanımla görüştüğünüz, bu şahısın size hitaben eşinden ayrıldığını, birtakım problemlerinin olduğunu, haber elemanı olarak altında Veli Küçük imzası bulunan bir kart taşıdığını, Sinan YAŞAR adına da MİT kartı olduğunu söylediğini, sizin de bu durumu Sinan YAŞAR'a söylediğiniz, devamında Günay'ın kocasından bahisle "Teoman KOBAN'ı İbrahim ÇİFTÇİ'ye karşı kullanmış" dediği, devamında sizin yine kocasından bahisle sizin adınıza birtakım hoş karşılanmayacak faaliyetleri yaptığını söylediğiniz, yine devamla kadının kocasından bahisle ayağından vurulduğunu söylediğiniz, onun da size kendi kendini yaraladığını söylediği, çiftlik evinde Kalaşnikof tüfekler olduğunu söylediği, görüşmenin sonunda kendi nişanına İbrahim ÇİFTÇİ'nin gelmediği şeklinde bir görüşme ile, Osman Günay TANFER'in oğlu Osman ile yaptığınız ve içeriğinde "Ey oğlum, bak baban bunca zaman ailece görüşüyorduk, bu beni alet olarak kullanmış, şey olarak sezdim, tabii fark ettim, ama ondan sonra gereğini yaptım. Ey oğlum, bana bak, ben seni severim, kardeşini severim, bizde gelip kalıyordu, anneni severim kardeşim gibi, bunları bana söyleyecektiniz, Oğlum budur diye, şimdi bundan sonra ne olacak diye" Osman ise size hitaben, "Ama bak Veli Anıca" dedikten sonra olayın boyutlarını anlattığı konuşmanın bir yerinde "hatta hu mektup olayında.... olduğunuzda aradım.

Ondan sonra bu İbrahim Amca vardı. İzmirli İbrahim ÇİFTÇİ aynı şeyleri ona yapmış, onun ismini kullanarak birçok şey yapmış" dediği ve konuşmanın, şahsın babasının yaptıklarının üzerine devam ettiği anlaşılmıştır. Bu geçen görüşmelerde ismi geçen şahıslar ve bu şahıslarla olan ilişkinizi, bu kaseti sizin kaydedip kaydetmediğinizi, ne amaçla bulundurduğunuzu anlatınız. Bu görüşmeyi ben teybe kaydettim. Burada adı geçen Günay TANFER, Yalçın TANFER'in eşidir. Ben Kırkağaç Tabur komutanıyken 1979 senesinde Salihli'den gelerek benimle tanıştı. Av merakı olduğunu söyledi ve benle yakınlık kurdu Salihli'de ikamet eden Av. Osman TANFER'in oğludur. Belirli bir süre sonra eşi Günay TANFER'le tekrar geldi, misafir oldu. Bizimle aile dostluğu ve yakınlığı kurdu. Ben Kırkağaç'tan Nusaybin Tabur Komutanlığı'na tayin olduğumda yine av maksadıyla geldi ve samimiyetini devam ettirdi. Bu yakınlığımız 1996 yılına kadar devam etti. Ailece çocuklarını ve eşini de seviyorduk. Ancak 1996'da Giresun'a geldiğinde hakkında bazı şikâyetler vaki buldu. Bana bir av tüfeği getirdi, tüfeğin ruhsatını istedim, parasını verdim.

Ancak şüpheli hareketleri devam etti, bunun üzerine ben kendisine tavır koydum. Benden uzaklaş1ı . Ancak bölgede yaptırdığım incelemede benim adıma Karadeniz bölgesinde bazı yolsuzluklar yaptığını tespit ettim ve tamamen ilişiğimizi kestik. Ancak eşim ve ben, eşini ve kızı Aslı'yı bir evlat gibi kabul ediyorduk. Bu şahsın bir süre sonra benle hic irtibatı kalmamıştı, Jandarma istihbaratçısı olduğu yönünde dolaştığını, Genelkurmay başkanıyla yakın olduğu şeklinde toplumda kamuoyu oluşturmaya çalıştığını öğrendim. Bu meyanda Urfa'daki toprak ağalarından Genelkurmay'ın emrinde ve görevlisiymiş gibi istihbarat çalışmaları yapacakmış şekliyle menfaat temin ettiği duyumları geldi, zira benim adımı da buralarda kullanmaya başlamış.

Bunun üzerine Urfa İl Jandarma Komutanı Albay Erdal SARIZEYBEK'i arayarak durumu ilettim. Bu arada eşiyle de boşandığını öğrendim. Bizim aile olarak Yalçın TANFER'in eşi ve çocuklarıyla irtibatımız halen devam ediyor. Urfa II Jandarma Komutanlığı tarafından takibatta yakalandı, suçu sabit görüldü ve tutuklandı, şu an Konya Cezaevi'nde yattığını biliyorum. Bunu kaydetmemin sebebi, eşi ile yaptığım görüşmeyi kasıtlı olarak kaydettim, çünkü eşim eşini ve kızını kendi evladımız gibi seviyordu. Amacım bandı eşime de dinletmekti. Çünkü eşim Yalçın TANFER'i iyice tanısın istedim. Bu konuşmada geçen İbrahim ÇİFTÇİ, izmir'de yaşadığını bildiğim, onlarla tanışıklığı olan bir şahıstır. İlimiz Şişli ilçesindeki ikametinizde yapılan aramada elde edilen ve ilgili mahkeme kararına istinaden inceleme yapılan üzerinde, "Arsa konusunda Bursa'daki konuşmalar" ibaresi bulunan (3 ) nolu CD içeriği okundu. İçerikte üç şahsın birbiri aralarında görüşmeler olduğu, "Veli Paşa ile ilgili tarafı bizimle ilgili tarafı, biz senle bitireceğiz, olay bu, herkes terbiyesi sınırlarında adını atacak" içerikli konuşmalar yapmıştır. Bu görüşmeler hakkında bildiklerinizi anlatınız. Görüşmedeki şahıslar kimdir? Sizin tarafınızdan mı kayda alındı? Anlatınız.

Kasetteki konuşmalar benim talimatımla güvenlik şirketimizin Bursa şubesinde görevli İlker AĞIRCA tarafından banda alındı. İlker AĞIRCA telefonla bana Bursa yöresinde bazı kişilerin benim yeğenim olduğunu söyleyerek arazi aldıklarını ve bazı arazilere el koyduklarını söyledi. Bu nedenle onlarla gerekli görüşmeleri yapıp banda kaydetmesini söyledim. Bandın açılışında görüldüğü gibi gerçekten adım kullanılarak bazı yolsuzluklar yapıldığını, hatta Veli Paşa hüviyetinde bir kişinin yanında beş korumayla beraber toplantılar yaptığını öğrendim. Konunun önemi nedeniyle Cumhuriyet Savcılığı'na ve Bursa Emniyet Müdürlüğü'ne konu intikal ettirildi, daha önce belirttiğim şekilde kişiler yakalanarak haklarında işlem yapıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (CMK 250 SMY ile görevli) tarafından 2007/1536 sayılı soruşturma kapsamında 11.01.2008 tarihli talimatı ekinde şubemize gönderilen tahkikat evrakları içerisinde yer alan ve tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003263) nolu iletişim tespit tutanağından; 21.07.2004 tarihinde saat 18:39 sıralarında, Sami HOŞTAN ile Sedat PEKER isimli şahısların 15 O yapmış oldukları telefon görüşmesinde Sedat PEKER'in "Ben Veli Paşa'yla Korkut Abi'yi barıştırmak, Yavuz ATAÇ'ı hepsine ulaştım. Veli Abi'ye gidiyodum Abi diyodum Veli Küçük benim için şöyle yapmış, böyle yapmış, Veli Abi'yi aradım dedim ki 'Ya ben öyle bi şey yapmadım ama sana söylemedim mi' dedi...

Korkut Abi'yi aradı, Veli Paşa'yı aradı ama gelmediler yan yana yüzleşmeye. Veli Baba bana dedi ki 'Ya nolur bırak bu işleri' dedi..." şeklinde; Sami HOŞTAN'ın ise "Bize de zamanında ne söyledi biliyo musun Bunu biz de rahmetliye de bana da söyledi. Veli Paşa bana da söyledi, rahmetliye de söyledi yani" şeklinde beyanlarda bulundukları tespit edilmiştir. Görüşmede adı geçen şahıslar ve olaylar hakkında bildiklerinizi anlatınız. Konuşmalardan bilgim yok, kendilerine sorulsun. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (CMK 250 SMY ile görevli) tarafından 2007/1536 sayılı soruşturma kapsamında 11.01.2008 tarihli talimatı ekinde şubemize gönderilen tahkikat evrakları içerisinde yer alan ve tamamı avukatınız huzurunda yüzünüze karşı okunan (003264) nolu iletişim tespit tutanağından; 03.08.2004 tarihinde saat 14:10 sıralarında, sizin, Sedat PEKER isimli şahıs ile yapmış olduğunuz telefon görüşmesinde sizin; "... çok sevdiğimiz birisi o da bir şey yapacak, o da şimdi bir şey yapacak, biz şimdi bir oluşum... Senin az önce söylediğin bir şey var ya Milli yol meselesinden. Bu o şekilde değil. O şekilde olması senin aynen katılıyorum. Sanki memlekette ihtilal olmuş da Türkiye parçalanmış da, dağa çıkacakmışız gibi bir hava..." şeklinde beyanlarda bulunduğunuz tespit edilmiştir. Görüşmenin tamamında adı geçen şahıslar ve olaylar hakkında bildiklerinizi anlatınız.

Konuyu tam olarak hatırlayamadım, bu konuda araştırma yapacağım, bilgi vereceğim. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (CMK 250 SMY ile görevli) tarafından 2007/1536 sayılı soruşturma kapsamında 11.01.2008 tarihli talimatı ekinde şubemize gönderilen tahkikat evrakları içerisinde yer alan ve tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003265) nolu iletişim tespit tutanağından; 11.03.2004 tarihinde saat 19:26 sıralarında, Volkan GEZMİŞ ve İsmet...? isimli şahısların yapmış oldukları telefon görüşmesinde Volkan GEZMİŞ'in; "... Bilmiyorum ki ondan sonra Veli Paşa'nın şoförüne her ay maaş gidecek abi..." şeklinde beyanlarda bulunduğu tespit edilmiştir. Görüşmenin tamamında adı geçen şahıslar ve olaylar hakkında bildiklerinizi anlatınız. Ben Gima yönetimin de görevliyken arabamı kullanmak üzere geçici olarak bir şoför buldum, Caner YİĞİT isimli şoför bir süre benim şoförlüğümü yaptı, ancak uzun süreli değildi. Şimdi olduğu gibi aracımı ben kullanıyorum, zaten resmi olarak da bir er şoför olarak görevlendirildi, maaş konusunda bir bilgim yok. Bunu Caner YÎĞİT'ten öğrenebilirsiniz. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (CMK 250 SMY ile görevli) tarafından 2007/1536 sayılı soruşturma kapsamında 11.01.2008 tarihli talimatı ekinde şubemize gönderilen tahkikat evrakları içerisinde yer alan ve tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003266) nolu iletişim tespit tutanağından; 21.07.2004 tarihinde saat 17:56 sıralarında, Gülay KÖMÜRCÜ ile Sedat PEKER isimli şahısların yapmış oldukları telefon görüşmesinde Sedat PEKER'in; "... Gelin yüzleşelim abi. Kim yalan söylüyorsa çıksın.

Sonra Veli Paşa'ylan, Korkut Abi'ylen Yavuz ATAÇ'ı görüştürdüm.." şeklinde beyanlarda bulunduğu tespit edilmiştir. Görüşmenin tamamında adı geçen şahıslar ve olaylar hakkında bildiklerinizi anlatınız. Ben Korkut EKEN ve Yavuz ATAÇ ile görüşmedim. Kendilerinden de bu öğrenilebilir, bu konuşmanın muhatabı değilim. Güler KÖMÜRCÜ'den de öğrenilebilir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (CMK 250 SMY ile görevli) tarafından 2007/1536 sayılı soruşturma kapsamında 11.01.2008 tarihli talimatı ekinde şubemize gönderilen tahkikat evrakları içerisinde yer alan ve tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003267) nolu iletişim tespit tutanağından; 21.07.2004 tarihinde saat 17:30 sıralarında, Feridun ÖNCEL ile Sedat PEKER isimli şahısların yapmış oldukları telefon görüşmesinde Sedat PEKER'in; "... Veli Paşa bana ne demişti biliyo musun, 'Bu Korkut EKEN'e dikkat et' demişti ya..." şeklinde beyanlarda bulunduğu tespit edilmiştir. Görüşmenin tamamında adı geçen şahıslar ve olaylar hakkında bildiklerinizi anlatınız. Feridun ÖNCEL'i tanımam, Sedat PEKER'le yaptığı konuşma da onlardan sorulabilir. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003228) nolu iletişim tespit tutanağından; 04.09.2007 tarihinde saat 10:16 sıralarında Sevgi ERENEROL isimli şahısla telefon görüşmesi yaptığınız tespit edilmiştir. Sevgi ERENEROL isimli şahıs kimdir? İlişkinizi anlatınız.

Yapmış olduğunuz telefon görüşmesindeki beyanlarla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Sevgi ERENEROL'un kim olduğunu ve ilişkilerimi yukanki kısımlarda anlatmıştım. J 52 Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003229) nolu iletişim tespit tutanağından; 04.09.2007 tarihinde saat 11:03 sıralarında Sevgi ERENEROL isimli şahısla telefon görüşmesi yaptığınız tespit edilmiştir. Yapmış olduğunuz telefon görüşmesindeki beyanlarla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Sevgi ERENEROL'uıı kim olduğunu ve ilişkilerimi yukarıki kısımlarda anlatmıştım. Ailecek görüştüğüm bir kişidir.

Görüşme içeriğinde geçen Tenzile Hanım Azerbaycan kadın kolları başkanı eşi Sabir RÜSTEMHANLI milletvekili ve parti başkanı Sevgi Hanım da onları tanır. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003231) nolu iletişim tespit tutanağından; 13.10.2007 tarihinde saat 12:48 sıralarında Sevgi ERENEROL isimli şahısla telefon görüşmesi yaptığınız tespit edilmiştir. Yapmış olduğunuz telefon görüşmesindeki beyanlarla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Sevgi ERENEROL'la olan ilişkimi anlatmıştım. Konuşmada geçen patrik Sevgi Hanım'ın erkek kardeşidir ve Türk Ortodoks Kilisesi'nin patriğidir.

Kendileriyle ailece görüştüğümü yazdırmıştım. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003232) nolu iletişim tespit tutanağından; 16.11.2007 tarihinde saat 20:44 sıralarında Mehmet GÜLKANAT isimli şahısla telefon görüşmesi yaptığınız tespit edilmiştir. Mehmet GÜLKANAT isimli şahıs kimdir? İlişkinizi anlatınız. Mehmet GÜLKANAT İsviçre'de faaliyet gösteren Alfa şirketinin Türkiye temsilcisidir. Bağlarbaşı'nda şirketinde şirketin Türkiye merkezidir. Ben bu şirkette emlak konusunda zaman zaman danışmanlık yaparım. Zincirlikuyu'da Mili Emlak'a ait olan bir arsanın (Tatlıcılar kulelerinin bitişiği) Milli Emlak tarafından ihaleyle satışa çıkarılacağını duyduk. Bu satış ve işlemlerin emlakçilik işi yapan Kadir BORAN tarafından organizesi ve bize teklifi yapıldı. Bunun üzerine halen Maslak Giz Plaza'da faaliyetini sürdüren Kayzm İnş ve Yapı Firması (ingiliz firması) buraya talip olduğunu öğrendik. Bu firma daha önce Bilecik yöresinde bir çimento fabrikası kurmak istediğini eski Çankırı milletvekili Mete BÜLGÜN tarafından bana iletildi. Bunun üzerine bir çalışma yaptık. Bilecik'in Türkmen köyünde araziler satın alındı, inşaat planlan hazırlandı ve Üniversal Çimento adı altında bir fabrika kurma çalışmalarına başlandı. Ben de yörenin insanı olduğum için bu konuda firma tarafından benim danışmanlık yapmam telifi geldi, halen danışmanlıklannı yapmaktayım. Adı geçen Kayzın firması yukanda belirttiğim Zincirlikuyu'daki arsayı da almak istedi ve Alfa Şirketi'ne emlakçiliğini ve işlemlerini yapmak için teklifte bulundum. Yerin asıl satışını Kadir BORAN yaptığı için Kadir BORAN'la şirket olarak irtibata geçildi. Henüz ihale 153 safhasına gelmedi ancak Ankara'da Maliye Bakanlığı'nda satış işlemleri için gerekli çalışmaların yapıldığı bilgisi geldi. Kadir BORAN'ın satıştan komisyon alacağı Alfa Şirketi'nin komisyon alacağı şeklindeki görüşmeler ve pazarlıklar devam etmekte iken şu an da hangi safhada olduğunu bilmiyorum. Ancak belirtilen yerin asıl alıcısı İngiliz Kayzın'dır. Mehmet Gülkanat'la yapmış olduğumuz görüşme bu olayla ilgilidir. Aynı iletişim tespit tutanağından anlaşıldığı üzere, Mehmet GÜLKANAT isimli şahıs size "...Kadirler geldi, dedim ki 'ya kardeşim, burada sen 250 000 dolar para istiyorsun. Neye istinaden istiyorsun bunu. Bunu bi kaldır buradan'..." "...

Bunları kaldırdık Paşam..." şeklinde beyanlarda bulunmuştur. Bu beyanlarla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Emlakçı Kadir BORAN, belirgin işlemlerini yapacağım maksadıyla Alfa şirketinden peşin 250 000 dolar para istemiş. Böyle bir paranın olmadığını ben bildiğim için reddettim. Aynı iletişim tespit tutanağından anlaşıldığı üzere siz Mehmet GÜLKANAT'a "...Ben baştan söyledim. Benim önüme getirirler, koyarlar tapu, bi tarafa parayı vereceğim 10 milyon dolar. Hemen vereceğim ama önce tapuyu getirir, koyarlar. Sakın ha öyle 250 000 dolar..." "... Ben bak Mehmet, konuştum ben dedim ki 'Her şeyi gözersiniz, getirirsiniz. Ben 30 milyon dolar parayı veririm size. Onun dışında kesinlikle devreye yok onlan görüş bunları görüş, bunlar görüşelim yok kaporo ver, hiçbir şey kabul etmem' dedim..." "Komisyona, benim de komisyonum var, bizim de şeyimiz var, ben ordan 8 milyon dolardan en azından U milyon dolarını biz alacağız. Ben onu peşinen söyleyeyim yani..." şeklinde beyanlarda bulunduğunuz anlaşılmıştır. Bu beyanlarınızla ilgili bildiklerinizi anlatınız.

Kadir BORAN'ın hiçbir faaliyete girmeden Alfa şirketinden 10 milyon dolar para istediğini öğrendim. Alıcısı Kayzın firmasındaki yetkili İshak BARUH'la da konuştum, ancak haklı olarak peşin böyle bir para verilemeyeceğini belirttiler. Alınan karada "Tapu bir yerde para bir yerde olur" şeklinde beyanları oldu; mevzu budur. Aynı iletişim tespit tutanağından anlaşıldığı üzere; Mehmet GÜLKANAT ile karşılıklı olarak "Kadir ve Halil KARAYEL" isimli şahısların isimleri geçmektedir. Adı geçen bu şahıslar hakkında bildiklerinizi anlatınız. Adı geçen şahısları Mehmet GÜLKANAT tanır, ben tanımıyorum. Milli Emlak'ta resmi satış işlemlerini yürütmekte olan kişiler olduğunu tahmin ediyorum. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan, kullanmış olduğunuz, 0533 643 .... GSM nolu telefona, 19.11.2007 tarihinde saat 04:03 sıralarında Avukat Fuat TURGUT tarafından gönderilen (003242) nolu kısa mesaj içeriğinde; KISA "RTE/AB.Dullah G.ve sürekasi eliyle parçalanma sürecine itilen T.C.'ni KORUMAK için; milliyetçi/devrimci ihtilal KAÇINILMAZDIR! Bayramınız /2008'iniz kutlu... Av.FuatT." yazdığı tespit edilmiştir. Gelen kısa mesajı gönderen ve mesaj içeriği hakkında bildiklerinizi anlatınız. Avukat Fuat T. isimli şahsı ben tanımıyorum. Böyle bir mesaj geldiğini hatırlamıyorum, ama içeriğini hatırlamıyorum. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze okunan (003233) nolu iletişim tespit tutanağından; 24.11.2007 tarihinde saat 14:15 sıralarında ve.... nolu iletişim tespit tutanağından 30.11.2007 tarihinde saat 14:20 sıralarında Sevgi ERENEROL isimli şahısla telefon görüşmeleri yaptığınız ve ... nolu iletişim tespit tutanağından anlaşıldığı üzere, "Patrikhane'yi aradım, Yakup çıktı, 'gelmediler' dedi, bi uğrayayım dedim, bi göreyim diyordum" şeklinde beyanda bulunduğunuz tespit edilmiştir. Bu görüşme hakkında bildiklerinizi anlatınız.

Bu görüşmede geçen Yakup kimdir? Anlatınız. Sevgi ERENEROL hakkında bildiklerimi anlatmıştım. Yakup ise Sevgi Hanım'ın şoförüdür. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003234) nolu iletişim tespit tutanağından; 26.11.2007 tarihinde saat 12:29 sıralarında, Vedat ...? isimli şahısla telefon görüşmesi yaptığınız tespit edilmiştir. Vedat...? isimli şahıs hakkında bildiklerinizi anlatınız. Vedat isimli şahıs Yeniçağ TV'de yazan Vedat YENERER'dir. Benim tanıdığım ve arkadaşımdır. Aynı iletişim tespit tutanağından anlaşılacağı üzere; "Bitti bu iş, bitti ya nereye gidiyoruz? Ya Vedat, ne olacak? Siz bu işin içindesiniz, takip ediyorsunuz. Ne olacak bu ya? Adamlar her şeye meydan okuyarak gidiyorlar ya eee kim ne diyecek bunlara?" şeklinde beyanlarda bulunduğunuz anlaşılmıştır. Bu beyanlarınızla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Türkiye'de ekonominin nereye gittiğini görüyor, yalnızca ben değil sağduyu sahibi herkes aynı düşünce içerisinde; arkadaşımla yaptığım görüşmede bunu dile getirdim. Aynı iletişim tutanağından anlaşılacağı üzere; "Yav neyse, bak ben sana anlatırım, şimdi benim değerlendirmem başka şekilde ııı Koray AYDIN 300 sene ile yargılanıyor. 40 dosya var. Hepsi de sona ermiş dosyalar. Buraya kadar gelmiş, yani öyle eften püften değil. Ha şimdi (anlaşılmıyor) geçenlerde ne oldu, Abdullah şey dedi ki, Devlet Bahçeli 'Siz kimi koyarsanız koyun aday, ben Meclis'e geleceğim, sizin istediğiniz adayı cumhurbaşkanı yapacağım' dedi mi..." "Niye ha Devlet BAHÇELİ gene ipler elinde olsun, yarın sisteme bak bu sistem değil mi yani ben sizin istediğinizi cumhurbaşkanı yapacağım ama siz benim veliahdımı affettirin." "Sen şey 300 sene ile yargılanan adam hepsinden beraat ediyor ya 40 dosyanın hepsinden beraat edilir mi? Manyak mıyız biz, ben 40 senemi verdim zabıtaya, manyak mıyız biz ya..." şeklinde beyanlarda bulunduğunuz anlaşılmıştır.

Bu beyanlarınızla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Bu konudaki görüşlerimdir, bu görüşler yalnız benim değil bulunduğum ortamlarda da dile getirilmektedir. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003235) nolu iletişim tespit tutanağından; 27.11.2007 tarihinde saat 09:58 sıralarında Güler KÖMÜRCÜ isimli şahısla telefon görüşmesi yaptığınız, bu görüşmede özetle Güler KÖMÜRCÜ'nün evinde bahsettiği çip tabir edilen cihazlardan temizlik yapılması konularında görüştüğünüz tespit edilmiştir. Görüşmedeki konularla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Güler KÖMÜRCÜ'yü ben Amerika'daki toplantılarda tanıdım, orada gazetecilik yapıyordu. Bilahare Türkiye'ye döndüğünde tekrar ailece görüşmeye başladık. Telefon konuşması gününde beni aradı ve daha önce oturduğu evde başkaları tarafından dinlenildiği endişesine kapılmıştı. Evde elektronik işleri yapan bir kişi tarafından dinleme araması yapılmasını istemişti, bu konuda benim yardımcı olmamı istemişti. Fakat ben unuttum, telefonla konuştuğumuz gün tekrar hatırlattı. Bizim güvenlik şirketinden emekli Binbaşı Melih ÎŞCAN'a bu işi yapabilecek bir elemanı piyasadan bulmasını istedim, aynı gün elemanla beraber Güler KÖMÜRCÜ'nün tarifiyle evine gittik. Eleman evde inceleme yaptı, ancak bir dinleme olmadığım söyledi ve döndük; konuşmam buna aittir. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003236) nolu iletişim tespit tutanağından; 30.11.2007 tarihinde saat 14:20 sıralarında Sevgi ERENEROL isimli şahısla telefon görüşmesi yaptığınız tespit edilmiştir.

Sizin Sevgi ERENEROL'a "...İyi, ben bi vakıftayım, Türk Dünyası'nda. Ben bi Yakan'a uğrayacağım, Yakan'a bi 5 dakika uğrayacağım, Ordan da müsait olursan ararım seni, bi çayını içmeye geleceğim..." Sevgi ERENEROL'un da size ".... tamam oldu. Çok gecikmezseniz müsaitim., çünkü karşıya 156 geçmem icap ediyor..." şeklinde karşılıklı beyanlarda bulunduğunuz tespit edilmiştir. Görüşmedeki beyanlarla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Vakıf başkanlığını Prof. Dr. Turan YAZGAN'ın yaptığı bir vakıftır. Her cumartesi toplantılarına giderim. Yakan CUMALIOĞLU Necati Bey Caddesi'nde ticari bir şirketin sahibi ve arkadaşımdır. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003237) nolu iletişim tespit tutanağından 01.12.2007 tarihinde saat 16:42 sıralarında, Azerbaycan'dan sizi arayan SABİR ...? isimli şahısla telefon görüşmesi yaptığınız ve bu görüşme içeriğinde SABlR...? isimli şahsın, "Ben Bakü'deyim 1 saat sonra paltakımız olacak, idare heyeti sizi telefonla da olsa konuşalım, çünkü Stockholm'de..." şeklinde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir. Bu görüşmenizin içeriği ve SABİR...? isimli şahıs hakkında bildiklerinizi anlatınız. Sabir RÜSTEMHANLI Bakü'de ikamet eder. Milletvekilidir. DAK'ın idare heyetindedir. Azeri lehçesiyle konuşuruz, konuşmadaki patlak internet ve bilgisayar ortamuıda yapılan toplantının ismidir. Tamamı avukatınız huzurunda yüzünüze karşı okunan, (003238) nolu iletişim tespit tutanağından; 01.12.2007 tarihinde saat 18:40 sıralarında Azerbaycan'dan sizi arayan bir şahısla telefon görüşmesi yaptığınız ve bu görüşme içeriğinde arayan şahsın, "Tamam, benim ismim İslam. Bakü'den geldim, Gulam Rıza TEBRİZİ rica etti, size telefon edim " şeklinde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir. Arayan şahsın isminin İSLAM ...? olduğu görüşme içeriğinden anlaşılmıştır. Bu görüşmede geçen Gulam Rıza TEBRİZl ve İSLAM...? isimli şahıslar hakkında bildiklerinizi anlatınız. Gulam Rıza Sabri TEBRİZİ Londra Üniversitesi'nde öğretim görevlisidir. Bakü'de ve Londra'da ikamet eder. Şu anda DAK yönetim kurulu başkanıdır. Telefon eden şahsı tanımıyorum. Gulam Rıza'nın talimatıyla aradı. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003239) nolu iletişim tespit tutanağından; 06.12.2007 tarihinde saat 14:19 sıralarında, Muzaffer YILDIZ isimli şahsı aradığınız ve yapmış olduğunuz telefon görüşmesinde "Bi toplanalım, bi şey şap da bi organize yap da bi toplanalım..." "Ben bi uğrayacağım da sana bu özel bi görüşelim, bazı şeyler konuşmamız lazım artık yani" şeklinde beyanlarda bulunduğunuz tespit edilmiştir. Görüşme içeriği hakkında bildiklerinizi ve Muzaffer YILDIZ ile olan ilişkinizi anlatınız.

Muzaffer YILDIZ, emekli albaydır. Kartal Devlet Hastanesi'nde ortopedi uzmanıdır, yakın arkadaşım, konuşmadan bir gün sonra da Fenerbahçe Orduevi'ne eşli yemeğe gittik. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003240) nolu iletişim tespit tutanağından; 07.12.2007 tarihinde saat 14:32 sıralarında Abdülkadir BORAN isimli şahıs ile görüşme yaptığınız tespit edilmiştir. Bu şahıs kimdir? Bu şahıs ile olan ilişkinizi anlatınız. Kendisi emlakçıdır, yukarıda izah ettiğim gibi zaman zaman görüşürüz. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003243) nolu iletişim tespit tutanağından; 21.12.2007 tarihinde saat 14:57 sıralarında Sevgi ERENEROL isimli şahısla telefon görüşmesi yaptığınız tespit edilmiştir. Sevgi ERENEROL'un size "...Mersi, tebrik ediyorum. 25'inde de bizim Noel Bayramımız..." Sizin de Sevgi ERENEROL'a "....Ha 25'inde Noeliniz, tamam ya orda olacağız inşallah..." şeklinde karşılıklı beyanlarda bulunduğunuz tespit edilmiştir. Görüşmedeki beyanlarla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Bu görüşme Türk Ortodoks Patrikhanesi'ndeki Noel yemeği için bana yapılan bir davettir. Ben de davete eşimle beraber katıldım. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003245) nolu iletişim tespit tutanağından; 23.12.2007 tarihinde saat 12:47 sıralarında VEDAT ...? isimli şahıs ile görüşme yaptığınız tespit edilmiştir. Bu şahıs kimdir? Bu şahıs ile olan ilişkinizi anlatınız.

Bu gazeteci Vedat YENERER'dir. Arkadaşımdır, yazılarını okurum. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003247) nolu iletişim tespit tutanağından; 25.12.2007 tarihinde saat 17:55 sıralarında Sebahattin KAYA isimli şahıs ile halen aynı soruşturma kapsamında cezaevinde tutuklu bulunan Muzaffer TEKİN hakkında görüşmeler yaptığınız tespit edilmiştir. Görüşmenin içeriği ve tutanakta adı geçen şahıslar hakkında bildiklerinizi anlatınız. Sebahattin KAYA, Samsun'da ikamet eden benim Karadeniz bölge komutanı olduğum zamanda tanıştığım belden aşağısı felçli bir şahıstır. Muzaffer TEKİN' i o da tanıdığı için bizim de Muzaffer'le tanışıklığımı bildiği için böyle bir diyaloğa girmiş. Ben de kendisini teskin ettim.

Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003248) nolu iletişim tespit tutanağından:

26.12.2007 tarihinde saat 15:44 sıralarında Servet SOMUNCUOĞLU isimli şahıs ile görüşme yaptığınız ve bu görüşmede Servet SOMUNCUOĞLU'nun size Paşam acilen görüşmemiz gerekiyor size vermem gereken bilgiler var" şeklinde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir. Bu şahıs kimdir? Bu şahıs ile olan ilişkinizi ve görüşmenin içeriği hakkında bildiklerinizi anlatınız. Servet SOMUNCUOĞLU TRT'de yapıtları yayınlanan Orta Asya ve Anadolu'da Türk izlerini belgeselleştiren bir araştırmacı arkadaşım. Bu görüşmenin içeriği doğrudur. Bana yaptığı çalışmalarla alakalı broşürler verdi. O akşamüzeri Bağlarbaşı'ndaki Alfa şirketine geldi.

Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003249) nolu iletişim tespit tutanağından; 27.12.2007 tarihinde saat 13:20 sıralarında Servet SOMUNCUOĞLU isimli şahıs ile tekrar bir görüşme yaptığınız ve bu görüşmede de adı geçen şahsı işyerinize davet ettiğiniz anlaşılmıştır. Görüşmenin içeriği hakkında bildiklerinizi anlatınız. Bu görüşmenin içeriği bizim Bağlarbaşı'ndaki görüşmemizi anlatır. Ben kendisiyle buluştum. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003250) nolu iletişim tespit tutanağından; 27.12.2007 tarihinde saat 17:51 sıralarında, Kerim KANAT isimli şahıs ile görüşme yaptığınız tespit edilmiştir. Kerim KANAT kimdir, ilişkinizi anlatınız. Kerim KANAT, Bilecik'te ticaretle uğraşan bir tanıdığımdır. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003252) nolu iletişim tespit tutanağından; 02.01.2008 tarihinde saat 14:09 sıralarında Sevgi ERENEROL isimli şahısla telefon görüşmesi yaptığınız tespit edilmiştir. Sevgi ERENEROL isimli şahsın size "...İyi seneler diliyorum Veli Paşam..." şeklinde karşılıklı beyanlarda bulunduğunuz tespit edilmiştir. Görüşmedeki beyanlarla ilgili bildiklerinizi anlatınız. Bu yeni yıl kutlamasıdır. Görüşmede bahsedilen Canca Sevgi Hanım'ın kız kardeşidir.

Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003253) nolu iletişim tespit tutanağından; 04.01.2008 tarihinde saat 10:48 sıralarında, Orhan ÇAKIROĞLU isimli şahıs ile yapmış olduğunuz telefon görüşmesinde Orhan ÇAKIROĞLU'nun, "...Bu bizim arkadaşlarımızdan mıymış" şeklindeki sorusuna sizin, "Bizim arkadaşlarımızdan aldığımız bilgi öyle" şeklinde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir. Görüşme içeriği ile Nazmi HAKAN isimli şahıs hakkında bildiklerinizi ve Orhan ÇAKIROĞLU'nun kim olduğunu belirterek bu şahısla olan ilişkinizi anlatınız. Orhan ÇAKIROĞLU aynı apartmanda oturduğum avukat komşum dur. Nazmi HAKAN Bilecik'te savcılık yapmış, şu an Bakırköy Adliyesi'nde savcılık yapan bir şahıs. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003254) nolu iletişim tespit tutanağından; 04.01.2008 tarihinde saat 10:54 sıralarında Metin ...? isimli şahıs ile yapmış olduğunuz telefon görüşmesinde sizin, "Nasıl birisiydi o bizim görüşümüzde olan birisi miydi?" şeklindeki sorunuza, METİN ...? isimli şahsın verdiği cevabın son kısmında, "...

Hâkimlerle falan çok fazla şey yapmadım bu arada" şeklinde beyanlarda bulunduğu tespit edilmiştir. Görüşme içeriği hakkında bildiklerinizi ve METİN ...? isimli şahsın kim olduğunu belirterek bu şahısla olan ilişkinizi anlatınız. Metin, Bilecik'te eczacılık yapan bir arkadaşımdır. MHP belediye başkan adayı olmuştu. Ben bu konuşmayı hatırlıyorum. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003257) nolu iletişim tespit tutanağından; 09.01.2008 tarihinde saat 12:10 sıralarında, Kemal KERİNÇSİZ ile telefon görüşmesi yaptığınız tespit edilmiştir. Görüşme içeriğinde geçen beyanlar hakkında bildiklerinizi anlatınız. Hrant Dink'in öldürülmesi olayıyla ilgili Adana'dan hakkımızda yapılan şikâyet için savcıya gidip ifade vermem gerektiğini söyledi, daha sonra giderek ifademi verdim. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003258) nolu iletişim tespit tutanağından; 09.01.2008 tarihinde saat 12:51 sıralarında, METE ...? isimli şahıs ile telefon görüşmesi yaptığınız tespit edilmiştir. Görüşme içeriği hakkında bildiklerinizi ve tutanakta isimleri geçen, İZAHUR BEY, Hilmi KATOĞLU isimli şahısların kim olduklarını belirterek, METE ...? isimli şahıs ile olan ilişkinizi anlatınız. Mete BÜLGÜN, Üniversal Çimento'nun yöneticiliğini yapıyor, Hilmi KATOĞLU, Mete BÜLGÜN kanalıyla kendisinden av tüfeği satın aldığım Mete BÜLGÜN'ün arkadaşıdır. Zahor ABDULLAYEV, Kayzın firmasında çalışan Azeri kökenli bir arkadaşımdır.

Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003259) nolu iletişim tespit tutanağından; 10.01.2008 tarihinde saat 16:27 sıralarında, Kemal KERİNÇSİZ ile telefon görüşmesi yaptığınız tespit edilmiştir. Görüşme içeriği hakkında bildiklerinizi ve Kemal KERİNÇSİZ ile olan ilişkinizi anlatınız. Daha önce Hrant Dink ile ilgili olarak hakkımızda verilen takipsizlik kararının diğer şikâyetlere sunulması konusunda konuştuk. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003260) nolu iletişim tespit tutanağından; 10.01.2008 tarihinde saat 21:46 sıralarında, tutanaktan anlaşılacağı üzere, kendisini size Dünya Azerbaycan Kombinası Özbüyi olarak takdim eden şahıs ile telefon görüşmesi yaptığınız tespit edilmiştir. Şahsın kiın olduğunu, görüşme içeriği hakkında bildiklerinizi ve şahıs ile olan ilişkinizi anlatınız.

Şahsı ben tanımanı. Beni DAK'tan tanıdığını söyledi. Güney Azerbaycanlı üç kişinin Irak'a iade edilmesi konusunda bir çalışma olduğunu söyledi. Silopi ile irtibat kurdum, ancak sınır dışı edildiklerini söylediler. Konu kapandı. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003261) nolu iletişim tespit tutanağından; 14.01.2008 tarihinde saat 12:08 sıralarında, Hayri BIÇAK ile telefon görüşmesi yaptığınız tespit edilmiştir. Görüşme içeriği hakkında bildiklerinizi ve Hayri BIÇAK ile olan ilişkinizi anlatınız. Hayri BIÇAK, İstanbul Bayrampaşa'da tekstil işi yapan Trabzonlu bir tanıdığımdır. Yeğeni olan bir polisin tayini için yapılan görüşme, ancak konuyla ilgili hiçbir yeri aramadım. Tamamı avukatınız huzurunda burada yüzünüze karşı okunan (003262) nolu iletişim tespit tutanağından; 15.01.2008 tarihinde saat 11:20 sıralarında, Kemal KERİNÇSİZ ile telefon görüşmesi yaptığınız tespit edilmiştir. Telefon görüşmesinde sizin Kemal KERİNÇSİZ'e "... Kemalciğim, merhaba Veli Paşa..." devam eden görüşmede yine sizin, "...

Ben gittim, o Şişili savcısına hıh hıh ya ordaki çocuklar savcılar tanıdıklarımmış benim. Hepsi geldiler meldiler, şey yaptılar, gerekli ifadeyi verdik. Bi netice çıktı mı? Bıktık şu Hrant Dink denilen heriften yahu..." dediğiniz; Kemal KERİNÇSİZ'in size, "...İyi de Paşam, Allah'tan bunlar bir tezgâh kurmadılar bu yakalanan çocuklara, iki kelime konuştursalardı tamamdık yani... Aman aman yani her şeyi yapabilir bunlar, yapamayacağı hiçbir şey yok namussuzların, her türlü oyun tezgâhı kurar bunlar. Bu da bi tezgâh değil mi? Üç yerden aynı dilekçelere dilekçelerin mahiyeti bile aynı satırı satırına, birbirlerine geçmişler faksları, düşünebiliyor musun? Yani bir yerden yazılmış, her tarafa aynı dilekçeler gitmiş..." şeklinde karşılıklı beyanlarda bulunduğunuz tespit edilmiştir. Görüşme içeriğinde geçen beyanlar hakkında bildiklerinizi anlatınız.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Veli Küçük'ün ifadesini Tuncay Kanada'dan gönderdi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Kas 2010, 21:56

Kemal KERlNCSlZ'le hakkımızda vapılan konuşmalarla alakalı. İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, ruhsatını ibraz edemediğiniz bir adet RUGER marka 570-52001 seri numaralı tabanca elde edilmiştir. Bu silahı nereden temin ettiniz? Herhangi bir eylemde kullandınız mı? Açıklayınız. Tabancanın ruhsatı vardır. Arama esnasında bulamadım, bilahare ibraz edeceğim.

İkametinizde görevlilerce yapılan aramada, siyah renkli ibaresiz 1987 yılına ait ajandada:

- 21 ekim çarşamba ibareli sayfada; Asayiş Komutanının emirleri

1- Susturuculu tabanca lazım,

2- Uzaktan kumandalı patlayıcı lazım,

3- İllegal faaliyetlerde kullanılan orijinal malzemeye ihtiyacımız var U- Ödenek kısıtlanmamalı" şeklinde ibarelerin olduğu tespit edilmiştir. Notlarda adı geçen şahıs ve konularla ilgili açıklık getirerek, ayrıntılı olarak bilgi veriniz. Hatırlamıyorum, ancak o dönemde Van İl Jandarma komutanıydım ve Van Asayiş Jandarma Komutanlığı'na bağlıydım. Asayiş komutanının yapmış olduğu toplantılarda yapılan tekliflerinden not almış olabilirim, kesin olarak hatırlayamıyorum.

İkametinizde görevlilerce yapılan aramada; 02 şubat 1993 tarihli ve 01.789.0879/435 sayüı Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından Başbakanlık makamına hitaben yazılmış Sönmez KOKSAL Müsteşar isimli ve imzalı çok gizli ibaresi ile "Uğur MUMCU" konulu resmi belgede; "ABD'nin Ortadoğu'yu kontrol altına alıp Türkiye'nin dine dayalı bir yönetim altına girmesini önlemek amacıyla ABD haberalma servisi CIA denetiminde, İsrail kabine görevlisi Haim BAR-LEV kontrolünde İsrail 'OADNA' birliklerinde eğitim gören altı kişilik özel tim 'HAYRE' deniz üssünden botla Türkiye'ye giriş yaptıkları, bahse konu timin hedefinin gazeteci Uğur MUMCU ve Mehmet Ali BİRAND'ı öldürtmek olduğu, gazeteci Uğur MUMCU'yu öldüren tim elemanlarının ikinci görevleri Mehmet Ali BİRAND'ı öldürmek için ülkemizden çıkış yapmadıkları, tim elemanlarının İsrail hükümetinin Ankara temsilciliğinde kaldıklarının tespit edildiğine" dair istihbarat raporu elde edilmiştir. Bu belgeyi ne zaman ve hangi amaçlarla kimden temin ettiğiniz, hangi amaçlarla bulundurduğunuz konularına açıklık getirerek, ayrıntılı olarak bilgi veriniz. Bana sormuş olduğunuz bu resmi yazıyı 1993-1996 yıllan arasında Kocaeli Jandarma Alay Komutanı olduğum döneme denk gelmektedir. 162 den bana kişiye özel olarak gönderilmiştir.

Önemli bir belge olduğu için ortalıkta durmasın diye saklamıştım. İFADENİN BU AŞAMASINDA SAAT 18:10'DAN 18:20'YE KADAR ON DAKİKA ARA VERİLDİ. SAAT 18:20*DEN İTİBAREN ORGANİZE SUÇLARLA MÜCADELE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ GÖREVLİLERİ KONUYLA İLGİLİ İFADE ALMA İŞLEMİNE BAŞLADI. Ergenekon yapılanması Doğu PERİNÇEK, Ümit OĞUZTAN, Adnan AKFIRAT, Turan YAZGAN, Tuncay GÜNEY, Necdet SEVİNÇ, Zekai ÖKTE, Timur KILIÇ, Atilla TUNÇ, Hasan YALÇIN, Deniz BİLGE, emekli Albay Suphi KARAMAN isimli şahısları tanıyıp tanımadığı, tanıyor ise nerden, nasıl ve ne şekilde tanıdığı, aralarındaki ilişkinin ne olduğu soruldu. Bana sormuş olduğunuz kişilerden; Doğu PERtNÇEK' i tanımaktayım. Çok uzun zamandan beri tanırım, ancak şahsen dört sene kadar önce, İstanbul Üniversitesi'nde yapılan bir toplantıda yan yana olduk. O toplantıdan sonra telefonla zaman zaman görüşürüz. Fakat bir samimiyetim yoktur. Bana kendi televizyonunda program teklifinde bulundu. Ancak prensiplerime ters olduğu için kabul etmedim. Ümit OĞUZTAN' ı hatırlayamadım. Adnan AKFIRAT, Doğu PERİNÇEK'in Ulusal Kanal televizyonunda görevlidir. Bana program teklif etmişti.

Birkaç defa telefonla görüştük, ancak yüz yüze görüşmedik. Turan YAZGAN' ı yakinen tanırım. Aile dostumuzdur. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı başkanıdır. Tuncay GÜNEY' i tanırım. Ancak 5-6 seneden bu yana görmedim, bu şahısla ilgili konulan ayıntılı olarak yukarıda bahsettim. Necdet SEVİNÇ'i yakinen tanınm. Geçmişte Yeniçağ gazetesinde Divan başlığı altında yazı yazıyordu. Halen görüşüyorum. Zekai ÖKTE'yi tanımıyorum. Timur KILIÇ'ı tanımıyorum. Atilla TUNÇ'u tanımıyorum. Hasan YALÇIN'ı tanımıyorum. Deniz BlLGE'yi tanımıyorum. Suphi KARAMAN' ı tanımıyorum. Düzenlenen operasyonda ikametinizde ele geçirilen ERGENEKON ve LOBİ isimli belgeler kimler tarafından ne zaman ve hangi 163 maksatla hazırlandı? Bu belgelerin hazırlanması için herhangi bir kimseye talimat verdiniz mi? Bu belgelerin hazırlanması için kesinlikle hiç kimseye talimat vermedim. 2001 yılında sizi çok iyi tanıdığını beyan eden Tuncay GÜNEY isimli şahıs yakalanmış ve ikametinde yapılan aramada ERGENEKON ve LOBİ isimli belgeler ele geçirilmiştir. 2007 ve 2008 yıllarında düzenlenen operasyonlarda ise aynı belgeler yani ERGENEKON ve LOBİ belgeleri hem sizin hem de bir kısım örgüt üyesinin ikametinde bulunmuştur. Tuncay GÜNEY bu belgelerle ilgili samimi beyanlarda bulunmuş ve bu çerçevede ERGENEKON'un yeniden yapılandırılması için söz konusu ERGENEKON belgesinin sizin talimatınızla Doğu PERİNÇEK, Hasan YALÇIN, Deniz BİLGE, Albay Suphi KARAMAN tarafından Bilecik'te hazırladığını söylemiştir. Bu iddialarla ilgili ifadenizi veriniz. Tuncay GÜNEY'in iddialan kesinlikle yalandır. Kabul etmiyorum.

Tuncay GÜNEY "LOBİ " isimli belgenin ise yine sizin talimatınızla Doğu PERİNÇEK, Ümit OĞUZTAN, Adnan AKFIRAT ve kendisi tarafından hazırlandığını, son şeklinin ise sizin tarafınızdan verildiğini söylemiştir. Bu iddialarla ilgili ifadenizi veriniz. Tuncay GÜNEY'in iddialan kesinlikle yalandır. Kabul etmiyorum. ERGENEKON belgesinin içeriği incelendiğinde, söz konusu örgütün politikaları içersinde; -Naylon terör örgütü oluşturmak, Ülke çıkarları ve mevcut rejim ilkelerine aykırı ideolojilere sahip siyasilere suikast yapılması ya da dezetıfermasyon yöntemlerinin kullanılması Türkiye'de faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin kontrol altında tutulması Ergenekon'urı medya kuruluşlarını kontrol altına alması ve kendi medya kuruluşlarını oluşturması Uyuşturucu ticaretinin kontrol altına alınması Örgüte gelir temin etmek için naylon şirketler kurulması ve uluslararası banka dolandırıcılığı yapılmasının gerektiği belirtilmiştir. Ergenekon belgesi içersinde belirtilen bu politikaları kim ya da kimler hangi amaçla belirledi? Siz böyle bir yapılanma ile neyi amaçlamaktasınız? Bu yapının kurucuları ve yöneticileri kimlerdir? Belirttiğiniz konulara kesinlikle karşıyım. Böyle bir yapılanma içinde değilim. Eğer böyle bir yapılanma var ise içeriğini de bilmiyorum.

Bu oluşumlara da her zaman karşı olmuşumdur. LOBİ belgesinin içeriği incelendiğinde, LOBİ'niıı ERGENEKON'a bağlı olarak faaliyet gösteren sivil unsurların örgütlenmesi olduğu belirtilmiştir. Söz konusu örgütün politikaları içerisinde ise; Ülke ekonomisini elinde tutan ve kişisel çıkarları adına ulusal çıkarları hiçe sayabilen, çokuluslu şirketlerle ortaklığı olan güçlü holdinglerin kontrol altında tutulması Güçlü ticari kuruluşlarda kadrolaşma sağlanması MAFİA gruplarının yeniden gözden geçirilmesi ve deneyimli mevcut grupların karşısında yeni ve güçlü grupların oluşturularak denetim ve kontrol altına alınmalarının sağlanması -Medya kuruluşları aracılığı ile faaliyetler ve amaçlar doğrultusunda kamuoyu oluşturulması gerektiği belirtilmiştir. LOBİ belgesi içersinde belirtilen bu politikaları kim ya da kimler hangi amaçla belirledi? Siz böyle bir yapılanma ile neyi amaçlamaktasınız? Bu yapının kurucuları ve yöneticileri kimlerdir? Belirttiğiniz konulara kesinlikle karşıyım. Böyle bir yapılanına içinde değilim. Eğer böyle bir yapılanma var ise içeriğini de bilmiyorum. Bu oluşumlara da her zaman karşı olmuşumdur. Mafya bağlantıları Emin Caner YİĞİT isimli şahıs şoförlüğünüzü yaptı mı? Ya da yanınızda başka bir işte çalıştı mı? Çalıştı ise ne kadar süreyle çalıştı? Halen yanınızda çalışıyor mu? Bu şahısla aranızdaki ilişkiyi açıklayınız. Hatırladığım kadarıyla 2002 yılında, benim tahsisli şoförüm izne gittiğinde, yaklaşık 1,5-2 ay kadar şoförlüğümü yaptı. Ayrıca değişik zamanlarda şoförümün olmadığı günlerde, 3-5 gün şoförlüğümü yapmıştır. Son 3 yıldır da şoför kullanmıyorum. Otomu kendim kullanıyorum. Şoförlük haricinde benim yanımda başka bir işte çalışmadı. Fakat benim danışmanlığını yaptığım ve hafta da birkaç kez uğradığım, merkezi Üsküdar ilçesinde bulunan ALFA şirketinde bazen görüyorum. Fakat bana bağlı değildir. Bu şahıs şu anda yanımda çalışmıyor.

Emin Caner YİĞİT isimli şahsı nasıl tanıdınız ve yanınızda nasıl işe aldınız, bu şahsı size kim tavsiye etti? 2001 ya da 2002 yılında bir şoföre ihtiyacım vardı. Bir şoför aradım. Bu kişinin yanıma nasıl geldiğini şu anda tam olarak hatırlamıyorum. Fakat bir şekilde geldi. Söylediğim gibi kısa bir süre şoförlüğümü yaptı. Kimin tavsiye ettiğini hatırlamıyorum. Emin Caner YİĞİT'e yanınızda çalıştığı süre içerisinde herhangi bir şekilde maaş verdiniz mi? Verdi iseniz ne kadar verdiniz?

Ben Caner YİĞiT'e herhangi bir maaş vermedim. Sadece harçlıklarını ve harcamalarını verdim. Sedat PEKER'i tanıyor musunuz? Tanıyorsanız nerden nasıl ve ne kadar zamandır tanıyorsunuz? Bu şahısla aranızdaki ilişki nedir? Açıklayınız. Sedat PEKER'i tanıyorum. Aslında babası Ahmet PEKER i tanırdım. Ahmet PEKER rahmetli oldu. Bilahare Sedat PEKER zaman zaman yanıma geldi ve görüştüm. Gerek tutuklu olması, gerekse benim tavır koymam nedeni ile yaklaşık 5-6 yıldır görüşmüyorum. 2004 yılında düzenlenen "KELEBEK" kod adlı operasyon kapsamında Emin Caner YİĞİT isimli şahsı sizin yanınıza Sedat PEKER'in gönderdiği ve hatta maaşını da Sedat PEKER'in verdiği tespit edilmiştir. Şoförlüğünüzü yapacak şahsı ve bu şahsın maaşını neden Sedat PEKER temin etmektedir? Sedat PEKER ile size bu kadar samimi kılan sebep nedir? Geçmişte Sedat PEKER ile babası kanalıyla bir diyaloğum oldu.

Ancak Caner YÎĞÎT'in Sedat PEKER'in yanında çalışıp çalışmadığını bilemiyorum. Ben yine aynı şeyi söylüyorum, Caner YlGlT'i bana Sedat PEKER göndermedi. Ya da ben Sedat'tan böyle bir talepte bulunmadım. 2004 yılında düzenlenen "KELEBEK" adlı operasyon kapsamında dinlenen telefonlarda; kayıt sıra no: 001498 / 001500 / 001501 nolu tapelerde Volkan GEZMİŞ, İsmet...? Boğaçkaan MURATHAN ile görüştükleri, Volkan GEZMİŞ'in Sedat PEKER'in (Reis) talimatı ile, İsmet'i (Sedat PEKER'in muhasebecisi) aradığı, bu şahsa, Veli KÜÇÜK'ün şoförüne her ay bir milyar para göndermesini istediği, bu konuyla ilgili Boğaçkaan MÜRATHAN'la da görüşerek, paranın yatması için bankada bir hesap numarası açılmasını görüştükleri tespit edilmiştir.

Sedat PEKER'in, kendisi için temin ettiği şoförün maaşını ödemesinin sebebi soruldu. Ben bu görüşmeleri kabul etmiyorum. Tamamiyle benim dışımda yapılan konuşmalardır. Kayıt sıra no: 001083 / 001094 nolu tapelerde (2004 yılı); Sedat PEKER ile Veli KÜÇÜK'ün, Almanya'da yapılan bir konferanstan bahsettikleri, Veli KÜÇÜK'ün konferansla ilgili "Rusya'da, Güney Azerbaycan'da istediğimiz adamı getirdik" dediği tespit edilmiştir. Bahsedilen konferansın neyle ilgili olduğu, Sedat PEKER'e bu konuda neden bilgi verdiği, bahsedilen toplantının "DAK"la ilgili olup olmadığı soruldu. Böyle bir konuşma yaptığımı hatırlamıyorum. Fakat Almanya'nın Köln şehrinde iki kez DAK toplantısı yaptık. DAK'ın yönetim kurulunda olduğum için ben de toplantılara katıldım. Kayıt sıra no: 001094 nolu tapede (2004 yılı); Sedat PEKER ile yaptığı görüşmede, Sedat PEKER'in Stelyo'nun (PİPİS) kendisi için bir ev bulduğunu, eve bakmasını söyleyerek "Orayı bir türlü alalını abi" dediği tespit edilmiştir. Görüşmeyle ilgili ifadesi soruldu. Konuyu hatırlıyorum fakat daha önceden kiralık eve ihtiyacım olduğunda birkaç emlakçı bana ev tavsiye etmişti. Sedat PEKER bana böyle bir teklifte bulunmadı. Beni gezdiren emlakçıyı tanıyor olabilir. Ancak o zaman ev alamadım ve kiraya çıktım.

Sedat PEKER birçok konuşmasında "Emirlerinizi bekliyorum" şeklinde konuşmaktadır. Sedat PEKER size neden bu şekilde hitap etmektedir? Ben Sedat'ı babasından dolayı tanıdığım için ve benden de küçük olduğu için zaman zaman bu şekilde hitaplarda bulunmuştur. Sami HOŞTAN'ı tanıyor musunuz? Tanıyorsanız nerden nasıl ve ne kadar zamandır tanıyorsunuz? Bu şahısla aranızdaki ilişki nedir? Açıklayınız. Sami HOŞTAN'ı tanıyorum. Nasıl tanıdığımı yukarıda ayrıntılı olarak anlatmıştım.

Şu anda yaklaşık bir yıldır ilişkim yoktur. Sami HOŞTAN'ın kumar ve uyuşturucu işi yaptığını biliyor musunuz? Sami HOŞTAN'ın kumar işi yaptığını biliyorum, fakat uyuşturucu işinin içinde olduğunu bilmiyorum. Drej Ali lakaplı Ali YASAK'ı tanıyorsunuz? Tanıyorsanız nerden nasıl ve ne kadar zamandır tanıyorsunuz? Bu şahısla aranızdaki ilişki nedir? Açıklayınız. Ali YASAK'ı tanıyorum. Bu şahısla ilgili bildiklerimi yukarıda açıklamıştım. Semih Tufan GÜLALTAY'ı tanıyor musunuz? Tanıyorsanız nerden nasıl ve ne kadar zamandır tanıyorsunuz? Bu şahısla aranızdaki ilişki nedir? Açıklayınız. Kendisini bizzat tanımam. Fakat Fethullah GÜLEN'le ilgili bir kitabını okudum. Oradan gıyabında tanıyorum.

Yeşil kod adlı Mahmut YILDIRIM'ı tanıyor musunuz? Tanıyorsanız nerden nasıl ve ne kadar zamandır tanıyorsunuz? Bu şahısla aranızdaki ilişki nedir? Açıklayınız. Mahmut YILDIRIM'ı gıyabında tanıyorum. Bu konu hakkında yukarıda ayrıntılı bilgi verdim. Muzaffer TEKİN isimli şahsı tanıyor musunuz? Tanıyorsanız nerden nasıl ve ne kadar zamandır tanıyorsunuz? Bu şahısla aranızdaki ilişki nedir?

Açıklayınız. Muzaffer TEKİN' i tanıyorum. Birkaç kez bazı etkinliklerde birlikte olduk. Ancak uzun zamandır aramızın açık olması nedeniyle görüşmüyorum. İkametinizde yapılan aramada ve bir kısım örgüt mensubunda bulunan LOBİ adlı belgenin içeriğinde, MAFİA gruplarının gözden geçirilmesi ve deneyimli mevcut grupların karşısında yeni ve güçlü gruplar oluşturularak denetim ve kontrol altına alınmasının amaçlandığı belirtilmiştir. Sizin ve Muzaffer TEKİN'in MAFİA olarak adlandırılan suç örgütü mensupları ile olan ilişkilerinize bakıldığında, aynen LOBİ belgesinde belirtildiği şekliyle MAFİA gruplarını kontrol altına almaya ve yönlendirmeye çalıştığınız görülmektedir. Bu noktadaki ifadenizi veriniz. Ben MAFİA grubu olarak belirtilen kişilerle, yönlendirecek şekilde herhangi bir faaliyetim yoktur. Olması da mümkün değildir. Böyle bir oluşuma da kesinlikle karşıyım. Ancak Edirne Alay komutanı olduğum döneminde, Kapıkule Hudut Kapısı'ndan vuku bulabilecek kaçakçılık olaylarıyla ilgili, o dönemde yurtdışına gidip gelen Sami HOŞTAN'la ist ihbari faaliyetler konusunda bazı görüşmeler yaptım.

2001 yılında yakalanıp Ergenekon örgütlenmenizle ilgili birçok samimi itirafta bulunan Tuncay GÜNEY bu konu ile ilgili de, sizin Sedat PEKER ile yoğun ilişkilerinizin olduğunu, 23 yaşından itibaren yönlendirdiğinizi, Sedat PEKER'in sizinle tanıştıktan sonra örgütlendiğini beyan etmiştir. Tuncay GÜNEY'in bu iddiaları ile ilgili ifadenizi veriniz. Tuncay GÜNEY'in kendisini kurtarabilmek için yapamayacağı yalan ve iftira yoktur. Her türlü çareye başvurur. Hakkımda böyle bir kanaat edinecek kadar da beni tanıması mümkün değildir. Tuncay GÜNEY'in şahsımla ilgili söylediği her şey tamamen yalan ve iftiradır. Uyuşturucu ve silah kaçakçılığı faaliyetleri Tuncay GÜNEY aynı konu ile ilgili anlatımlarında, Sami HOŞTAN'ın sizinle çok iyi ilişkilerinin olduğunu, Sami HOŞTAN'ın sizin ve 168 JİTEM'in yaptığı uyuşturucu trafiğinde yer aldığını beyan etmiştir. Tuncay GÜNEY'in bu iddiaları ile ilgili ifadenizi veriniz. Tuncay GÜNEY ile yaklaşık bir yıl kadar irtibatım oldu. Yaptığı hareketlerin yanlış olduğunu görünce tamamen yanımdan uzaklaştırdım. Benim adımı kullanarak değişik yerlerden menfaat temin etmeye çalıştığını öğrendikten sonra tamamen yanımdan uzaklaştırdım. Bu şahıs benim yanımda derken devamlı yanımda değildi. Arada bir yanıma gazetecilik sıfatıyla gelirdi.

Tuncay GÜNEY aynı konu ile ilgili anlatımlarında, Kuzey Irak'ta yaşayan Kerküklü Hüsamettin TÜRKMEN'in Kuzey Irak'ta topladığı uyuşturucuyu İskenderun'da serbest bölge limanına getirdiğini, burada polis tarafından durdurulduğunu, bunun üzerine Hüseyin TÜRKMEN'in sizi aradığını, sizin de Diyarbakır'dan bazı subaylar göndererek malı aldırıp İskenderun'a sevk ettirdiğinizi, bu uyuşturucun Sami HOŞTAN'a ait olduğunu, sizin Sami HOŞTAN için "Ömer Lütfü TOPAL'ın yerine koyarak hata yaptık" dediğinizi beyan etmiştir. Tuncay GÜNEY'in bu iddiaları ile ilgili ifadenizi veriniz. Hüsamettin TÜRKMEN'İ 1976 yılından bu yana tanıyorum.

Bu şahıs İskenderun'dan evlidir. Irak kökenli olduğu için, Irak'a gidip geliyordu ve ben de bu şahıstan istihbari faaliyetler için bilgi alıyordum. Halen de Irak'la irtibatı devam etmektedir. Eşi Ankara ilinde ikamet eder. İstanbul iline geldiğinde beni arar. Bu şahsın uyuşturucuyla ilgisi olduğunu hiç duymadım ve zannetmiyorum. Daha önce söylediğim gibi Tuncay GÜNEY'in iddiaları tamamen hayal mahsulüdür. Bulunduğu ortamda kendisini kabul ettirmek için her türlü çareye başvurur. Tuncay GÜNEY aynı konu ile ilgili anlatımlarında, Veli KÜÇÜK'ün (Sizin) bilgisi dahilinde Fransız istihbaratı (OJD) ile görüştüğünü, bu görüşmede Doğu PERİNÇEK ve Doğan DUYAR'ın da olduğunu, Fransız istihbarat yetkililerinin, Sami HOŞTAN ve JİTEM'in uyuşturucu işi yaptığını, Veli KÜÇÜK'ün de buna yol verdiğini anlattığını beyan etmiştir.

Tuncay GÜNEY'in bu iddiaları ile ilgili ifadenizi veriniz. Tuncay GÜNEY'in iddiaları tamamen hayal mahsulüdür. Kabul etmek mümkün değildir. Yapılan teknik takip çalışmalarında, 16.11.2007 günü saat 12:46'da Sami HOŞTAN ile yaptığınız telefon görüşmesinde; aranızda samimi bir konuşma geçtiği, görüşmenin içeriğinde ise Sami HOŞTAN'ın Azerbaycan'dan bahsederek, bu konuyla ilgili fikir almak için yanına geleceğini söylediği, sizin de, Kazakistan'dan geldiğinizi, orada bazı projeler olduğundan bahsettiğiniz tespit edilmiştir. Sami HOŞTAN ile ilişkileriniz halen devam etmekte midir? Sami HOŞTAN şu anda hangi işle uğraşmaktadır? Görüşmenin içeriğinde konuştuğunuz olaylar nelerdir? Açıklayınız. Görüşmeyi hatırlıyorum. Beni Sami HOŞTAN aradı. Kazakistan'a çimento fabrikası kurulması projesi için gitmiştim.

Bir süre sonra Türkiye'ye döndüm. Bu dönüşümde Sami HOŞTAN beni aradı, görüşmek istediğini söyledi. Amacı neydi bilmiyorum fakat ben kibarca reddettim ve görüşmedim. 22.11.2007 günü saat 14:42'de Sami HOŞTAN ile yaptığınız telefon görüşmesinde; Sami HOŞTAN'ın bazı işler yaptığını ve borçlandığını anlattığı, sizin de, bu konularla ilgili oturup konuşacağınızı söylediğiniz tespit edilmiştir. Görüşmenin tamamı yüzünüze karşı okundu. Görüşmenin içeriğinden Sami HOŞTAN'ın yaşadığı en küçük bir mağduriyet ya da problemde derhal sizi aradığı, sizin de ilgilendiğiniz ve yardımcı olmaya çalıştığınız görülmektedir.

Diğer taraftan Sami HOŞTAN'ın suç kaydına bakıldığında "adam öldürme cürümleri, 4422 SKM çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve uyuşturucu madde kaçakçılığı" suçlarından hakkında işlemler yapıldığı ve cezalar aldığı bilinmektedir. Sami HOŞTAN ile geçmişe dayalı nasıl bir hukukunuz ve diyaloğunuz vardır ki bu kadar suç kaydı olan birisinin yaşadığı her türlü mağduriyetle ilgilenmekte ve yardımcı olmaya çalışmaktasınız? Açıklayınız. Hatırladığım kadarıyla bu görüşmede de Sami HOŞTAN beni aramıştı. İşlerinin bozulduğunu söylemişti. Benim Türk cumhuriyetlerinde, belirli bir çevrem olduğunu bildiği için, belki de bu çevremden istifade etmek için yaklaşmak istediğini tahmin ediyorum. Fakat yine görüşme yapmadık. Habur'da gümrük müdürlüğü yapan Ali Balkan METE ve Cemal ...? isimli şahısları tanıyıp tanımadığı soruldu.

Ali Balkan METE'yi tanıyorum. Bu kişi gümrükte görevlidir. Çeşitli gümrük kapılarında çalıştı. Habur Sınır Kapısı'nda da çalıştı. Fakat ben o dönemde o bölgede görevli değildim. Bildiğim kadanyla şu anda Ankara Gümrük Muhafaza Baş Müdürlüğü'nde görevlidir. Ben yine gümrük muhafaza müdürü olan Cemal KARAHAN'ı tanıyorum. Kendisini 1983 yılında Edirne Gümrük Muhafaza müdürüyken tanıdım. 1987 yılında Edirne'den ayrıldıktan sonra bir daha bu şahsı görmedim.

Tuncay GÜNEY, Veli KÜÇÜK'le birlikte olduğu dönemde, Doğu PERİNÇEK'in referansıyla Aydınlık dergisinden bazı muhabirlerle Kuzey Irak'a gittiklerini, Habur'da JİTEM'den subayların da yanlarına geldiğini, arkalarında silah yüklü araçların olduğu öğrendiğini, gümrük geçişlerini Müdür Cemal...'in yaptığını, JİTEM subayları ve gazeteci arkadaşlarıyla birlikte Kuzey Irak'a geçtiklerini beyan etmiştir. Tuncay GÜNEY'in bu iddiaları ile ilgili ifadenizi veriniz. Tuncay GÜNEY'in Kuzey Irak'a bir defa gittiğini biliyorum. Kuzey Irak'a gittiği zaman beni telefonumdan aradı. Mesut BARZANİ ile beni görüştürmek istedi. Ancak böyle bir görüşme yapmak istemedim. Beni 15-20 dakika sonra aramasını söyledim. Bu arada Milli istihbarat Teşkilatında görevli Mehmet EYMÜR ile görüştüm. Böyle bir konuşma yapılacağını, bu konuyu istihbari bilgi açısından kaydetmelerini ve takip etmelerini söyledim. Bir süre sonra Tuncay GÜNEY beni aradı ve bir şahısla görüştürdü. Ancak görüştüğüm kişinin BARZANİ olduğunu tahmin etmiyorum.

Tuncay GÜNEY o bölgede kendisini havalı göstermek için böyle bir faaliyete girdiğini tahmin ediyorum. İddialarını kesinlikle kabul etmiyorum. Tuncay GÜNEY, arkalarında silah yüklü araçlarla Kuzey Irak'a geldiklerinde Barzani'ye 12 000, Talabani'ye 12 000 adet silah verildiğini, bu silahların içinden 6 000 adedinin ayrılarak Talabani'nin adamları ve Binbaşı Tamer....'le birlikte Kale Dizar isimli Komünist Parti binasında PKK'lı Cemil BAYIK'a teslim edildiğini beyan etmiştir. Tuncay GÜNEY'in bu iddiaları ile ilgili ifadenizi veriniz. Bu iddia tamamen yanlıştır. Böyle bir şey olsa dahi Tuncay GÜNEY'in bunu bilmesi mümkün değildir. Tuncay GÜNEY'in iddiasında geçen Binbaşı Tamer'i tanımıyorum. Tuncay GÜNEY, Kırıkkale Silah Fabrikası'nda meydana gelen büyük patlamayla ilgili, Veli KÜÇÜK'ün kendisine haber yapmasını söylediğini, onun talimatı ile "Çevik BİR Paşa'rıın grubunun fabrikaya sabotaj yaptığı" haber yaptıklarını, bu yöndeki haberlerin Aydınlık ve Hürriyet gazetesinde çıktığını beyan etmiştir. Tuncay GÜNEY'in bu iddiaları ile ilgili ifadenizi veriniz.

Kesinlikle yalan yanlış iddialardır. Kabul etmek mümkün değildir. Naylon terör örgütleri oluşturulması 2001 yılında yakalanıp ERGENEKON örgütlenmenizle ilgili birçok samimi itirafta bulunan Tuncay GÜNEY, Doğu PERİNÇEK'in adamı olan muhabir Halit GÜNGÖR'iin, Jandarma'da Hizbullahçıların eğitilmesiyle ilgili fotoğraf çekerek Doğu PERİNÇEK'e gönderdiğini, ancak fotoğrafların yayımlanmadığını, daha sonra Halit GÜNGÖR'ün öldürüldüğünü beyan etmiştir. Tuncay GÜNEY'in bu iddiaları ile ilgili ifadenizi veriniz. Ben Halit GÜNGÖR'Ü tanımıyorum. Böyle bir olay da duymadım. Tuncay GÜNEY anlatımlarında, Veli KÜÇÜK'ün talimatı ile, Abdullah ÖNCALAN'ın avukatı Doğan ERBAŞ'la, Doğu PERİNÇEK'in odasında görüştüklerini ve bir toplantı yaptıklarını, bu toplantıda Adnan AKFIRAT'ın da bulunduğunu beyan etmiştir. Tuncay GÜNEY'in bu iddiaları ile ilgili ifadenizi veriniz. Ben bu iddiaları kesinlikle kabul etmiyorum. Hepsi hayal mahsulüdür. Medyanın ele geçirilmesi ve kontrol altına alınması faaliyetleri Herhangi bir gazete veya televizyon kanalında hissesinin veya etkinliğinin olup olmadığı soruldu. Kesinlikle herhangi bir şekilde hissem yoktur. Mehmet Ali ILICAK dönemi ve sonrasında Akşam gazetesinde herhangi bir faaliyetinin olup olmadığı soruldu. Akşam gazetesi Mehmet Ali ILICAK'ta iken, Tuncay GÜNEY orada çalışıyordu. Mehmet Ali ILICAK'a benim kendisini ziyaret edeceğimi söylemiş. Bana ısrar etti, ben de bunun üzerine bir kez gazeteye gittim.

10 dakika kadar oturdum, çayını içtim ve ayrıldım. 2001 yılında yakalanan Tuncay GÜNEY anlatımlarında, Samanyolu televizyonundan ayrıldıktan sonra Veli KÜÇÜK'ün talimatı ile Akşam gazetesine geçtiğini, o dönemde Akşam gazetesinin Mehmet Ali ILICAK'a ait olduğunu, Mehmet Ali ILICAK'ın Veli KÜÇÜK'ün kontrolünde olduğunu, Akşam gazetesine geçtikten sonra kontrolü ele geçirdiklerini, burada çalıştığı dönemde Veli KÜÇÜK'ün isteği doğrultusunda haberler yaptıklarını beyan etmiştir. Tuncay GÜNEY'in bu iddiaları ile ilgili ifadenizi veriniz. Yukarıda belirttiğim gibi Mehmet Ali ILICAK ile on dakika görüştüm. İddiaları tamamıyla asılsızdır. Cumhuriyet gazetesinde ortaklığının olup olmadığı, bu gazetenin alınmasıyla ilgili girişimde bulunup bulunmadığı soruldu. USİAD Başkanı Kemal ÖZDEN ile benim yakınlığım vardı. Kemal, Cumhuriyet gazetesini almak için bir faaliyet içersindeydi. Ancak maddi imkânları yeterli olmadı. Gazeteyi alamadı ve daha sonra rah-172 metli oldu. Benim bu konuda sadece bilgim bulunmaktadır. Herhangi bir desteğim olmamıştır. Tuncay GÜNEY anlatımlarında, Cumhuriyet gazetesinin, ERGENEKON-LOBÎ faaliyetleri çerçevesinde kazanılması ve satın alınması için Veli KÜÇÜK'ün girişimlerde bulunduğunu, bu çerçevede Ulusal Sanayiciler îş Adamları Derneği ile Çırağan Sarayı'nda gizli bir toplantı yaptığını beyan etmiştir. Tuncay GÜNEY'in bu iddiaları ile ilgili ifadenizi veriniz. USİAD'da Kemal ile zaman zaman görüşürdük. Kemal'in Cumhuriyet gazetesini almak gibi bir girişimi vardı. Ancak maddi imkânları yeterli olmadığı için alamadı. Alsaydı, USİAD'ın yayın organı olarak çalışacağını söylüyordu. İddialar asılsızdır. Ben herhangi bir toplantı yapmadım.

Tuncay GÜNEY anlatımlarında Veli KÜÇÜK'ün Cumhuriyet gazetesinin alınmasıyla ilgili ayrıca ENKA tesislerinde Gürbüz ÇAPAN, Ferit İLSEVER, Kemal ÖZDEN, Ümit ÜLGEN ile toplantı yaptığını beyan etmiştir. Tuncay GÜNEY'in bu iddiaları ile ilgili ifadenizi veriniz. Gürbüz ÇAPAN'ı tanıyorum. Fakat yirmi yıldır görüşmüyorum. Ferit İLSEVER'i tanıyorum, Aydınlık dergisinde çalışmaktadır. Ferit'le de yaklaşık on yıldır görüşmüyorum. Ümit ÜLGEN ismi yabancı gelmiyor, ancak şu anda hatırlayamıyorum. Kemal ÖZDEN ve bana sormuş olduğunuz diğer kişilerle birlikte, ENKA'nın tesislerinde birlikte yemek yedik. Beni Kemal ÖZDEN davet etmişti. Kemal burada Cumhuriyet gazetesiyle ilgili, diğer şahıslarla bazı görüşmeler yaptı, fakat olumlu bir netice alamadı. Güler KÖMÜRCÜ'yü nerden nasıl ve ne kadar zamandır tanıyorsunuz? Akşam gazetesinde yazar olan bu gazeteci ile ilişkiniz nedir? Açıklayınız. Güler KÖMÜRCÜ'yü tanıyorum. Amerika-Washington'da yapılan bir toplantıya davetliydim. Orada tanıştım. Eşiyle birlikte beni misafir etti. Bu toplantı 2001 senesinde oldu. Güler KÖMÜRCÜ Türkiye ye taşındıktan sonra zaman zaman görüşmelerimiz oldu. Halen de görüşüyoruz. Yapılan teknik takip çalışmalarında Güler KÖMÜRCÜ ile değişik zamanlarda telefon görüşmeleri yaptığınız tespit edilmiştir. Hatta bu görüşmelerden birisinde, Güler KÖMÜRCÜ'nün evine dinleme cihazlarının yerleştirildiğinden endişe ettiği ve böyle bir durumda derhal sizi aradığı, sizin de Güler KÖMÜRCÜ'nün ikametine kadar giderek yardımcı olduğunuz görülmüştür. Güler KÖMÜRCÜ ile nasıl bir bağlantınız vardır ki herhangi bir I 162 problem yaşadığında derhal sizi aramakta, siz de evine kadar gidip yardımcı olmaktasınız?

Bu konuyla ilgili ifadenin daha önceki bölümlerinde detaylı açıklama yaptım. ERGENEKON ve LOBİ belgelerinin içeriğinde, Ergenekon'un medya kuruluşlarını kontrol altına alması ve kendi medya kuruluşlarını oluşturması amaçlanmıştır. Tuncay GÜNEY'in anlatımları ve irtibatlı olduğunuz gazeteciler birlikte değerlendirildiğinde yine ERGENEKON ve LOBİ belgelerinde yazıldığı şekilde davranışlar gösterdiğiniz anlaşılmaktadır. ERGENEKON ve LOBİ belgesindeki yazdığı şekliyle medya kuruluşlarını kontrol altında tutmanın ne gibi bir amacı vardır? Açıklayınız. Ben Tuncay GÜNEY' i tanıdığımda, Akşam gazetesinde çalıştığını bana söylemişti. Benim bu şahsı oraya yerleştirme gibi bir durumum olamaz. Cumhuriyet gazetesinin alınması konusunda ise teşebbüs eden ben değildim, Kemal ÖZDEN'di. Kemal ÖZDEN'in bunu hangi amaçla, ne şekilde kullanacağını bilemem.

Susurluk kazası olayı 3 kasım 1996 tarihinde, kaza yapan bir Mercedes içinde bulunan Hüseyin KOCADAĞ, Abdullah ÇATLI, Gonca US ölmüş, Sedat BUCAK ise yaralanmıştır. Kazayla ilgili bilgisi soruldu. Bu olayla ilgili yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıklama yapmıştım. Hüseyin KOCADAĞ, Abdullah ÇATLI, Sedat BUCAK'LA olan ilişkisi soruldu. Bu olayla ilgili yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıklama yapmıştım. Tuncay GÜNEY'in, "Veli KÜÇÜK İzmit'te alay komutanı iken Abdullah ÇATLI gelip giderdi, şahsı Drej Ali getirdi, Türkiye'de rahat dolaşması için Mehmet ÖZBAY kimliği verildi" şeklindeki iddiaları soruldu. Abdullah ÇATLI benim yanıma hiçbir yerde gelmedi. Tuncay GÜNEY, "Abdullah ÇATLI'nın bir dönem Veli KÜÇÜK'le birlikte olmasına rağmen, Susurluk kazası öncesinde Hüseyin KOCADAĞ ile birlikte hareket etmeye başladığını, Veli KÜÇÜK'ün de bu olaya kızdığını" beyan etmiştir. İddialar soruldu. Daha önce de söylediğim gibi, Abdullah ÇATLI'yı hiç görmedim. Diğer taraftan Hüseyin KOCADAĞ sevdiğim bir arkadaşımdı. Kaza olayına da üzüldüm.

Tuncay GÜNEY, Giresun'da Veli KÜÇÜK ve bazı üst düzey askeri görevlilerle otururken, Susurluk kazasıyla ilgili olarak Veli KÜÇÜK'ün "Mehmet AĞAR da ölecekti biliyorsun, o gün onlar oteldeydiler, bunlar aslında hep beraber gitmeleri, o kazada olmaları gerekiyordu, bizimkiler öbür arkadaki arabadaydılar, Allah'tan o çantayı Drej Ali aldı" dediğini beyan etmiştir.

İddialar soruldu. Daha önce söylediğim gibi Tuncay GÜNEY'in iddiaları hayal mahsulüdür. Tuncay GÜNEY, Susurluk kazasında olay yerine ilk giden şahıslardan birinin Drej Ali olduğunu, Abdullah ÇATLI'ya ait bir evrak çantasını alarak Veli KÜÇÜK'e ilettiğini iddia etmiştir. Bu iddia da tamamen asılsızdır. Özdemir Sabancı cinayeti Özdemir SABANCI cinayetiyle ilgili herhangi bir bilginiz var mı? Açıklayınız. Bu olayla ilgili basından okuduğum kadar bilgi sahibiyim. Başka da bilgim yoktur. 2001 yılında yakalanan Tuncay GÜNEY, Özdemir SABANCI'nın öldürülme nedeninin Akçimento tesislerinde imha edilmesi gerekip de imha edilmeyen uyuşturucudan kaynaklandığını bildiğini, olayda tetiği çeken kişinin Özel Kuvvetler Komutanlığından görevli Hüseyin PEPEKAL olduğunu, bu olayı Abdullah ÇATLI'nın yaptırdığını, olaydan sonra sizin "Bunlar yanlış yapıyor" diyerek tepki gösterdiğinizi ve Tuncay'a gazetede Hüseyin PEPEKAL ile ilgili haber yapılmasını istediğinizi söylemiştir. Tuncay GÜNEY'in bu iddialarıyla ilgili ifadenizi veriniz. İddialar tamamen hayal mahsulüdür.

Kabul etmiyorum. Siyasi faaliyetler 2004 yılında düzenlenen "KELEBEK" adlı operasyon kapsamında Sedat PEKER ve adamlarının telefonları dinlemeye alınmış, bu çerçevede kayıt sıra no: 1203 nolu tapede sizin Sedat PEKER ile görüşme yaptığınız tespit edilmiştir. 15.07.200U tarihinde Sedat PEKER'le yaptığınız bir görüşmede, sizin Sedat'a hitaben "Bu akşam beni Güler aradı, akşam bana geliyor", "yedide Ümit ÖZDAĞ gelecek, dışarıda yemek söyledim, Güler de gelecek, oturup bazı şeyleri konuşacağız" dediğiniz; Sedat'ın da "O beyefendiden çok umutluyum abi, gıyaben tanıyorum ama çok umutluyum" dediği; sizin de "Şimdi bir çalışmanın içine girdik, Ümit'le devamlı görüşüyoruz", "şimdi yeni bir oluşum yaptık, Erzurum'dan Yılma DURAK'ı çağırdım, geldi dört beş kere görüştük, şimdi tekrar gelecek" "Yeniçağ gazetesinden arkadaşlar ile görüştüm, onlar hepsi tanıdıklarını dostları, yayın kurulunun başında Hayri KÖKLÜ, çok sevdiğim bir çocuk", "Ortadoğu gazetesinde, Zeki SARAÇOĞLU var, çok sevdiğim birisi, o da bi şey yapacak", "Güven (SAZAK) Ağabey le de konuştuk, Meral AKŞENER'i de aradım, Meral de aynı şeyi söyledi, 'Tamam yanındayız beraber olacağız' dedi" dediğiniz; Sedat'ın da "Veli Abi, eğer kurmuş olduğunuz oluşum direkt MHP'ye karşı veya MHP'ye alternatif bir oluşum gibi kurarsanız bence kamuoyunda yanlış anlaşılabilir" dediği ve görüşmenin devam ettiği anlaşılmıştır.

Burada bahsettiğiniz oluşum nedir? Bu görüşmeden sonra bahsettiğiniz oluşumla ilgili ne gibi gelişmeler yaşandı ve sonuçta neler oldu? Sedat PEKER bu oluşumlarda size herhangi bir destek sağladı mı? Sağlamadı ise bu şekilde siyasi konuları Sedat PEKER ile konuşmanızın sebebi nedir?

Açıklayınız. Ümit ÖZDAĞ benim aile dostumdur. Rahmetli babasını çok iyi tanırım. Ümit ÖZDAĞ ile de çok iyi görüşürüm. Görüşmenin yapıldığı tarihlerde Ümit ÖZDAĞ'ı siyasi arenada iyi bir yerde görmek istiyorduk. Yani Ümit ÖZDAĞ'ı Milliyetçi Hareket Partisi içinde belirgin etkinliğe girmesini arzu etmiştim. Kendisinin de tercihi buydu. Ümit ÖZDAĞ'ın daha önceden MHP içersinde bir faaliyeti yoktu. Ancak babası Muzaffer ÖZDAĞ'ın vardı. Biz Ümit ÖZDAĞ'ın da burada faydalı olabileceğini düşündük.

Bu nedenle gerekli desteği verebileceğimi söyledim. Bu konuyu, görüşmede ismi geçen tüm gazetecilerle görüştüm ve Ümit ÖZDAĞ a destek, olmalarını istedim. Bu benim siyasi tercihimdir. Görüşmede bahsedilen "oluşum" Ümit ÖZDAĞ'ın MHP içersinde bir yere getirilmesi içindi. Sedat PEKER'in bir desteği olmadı. Kamuoyundan bilindiği kadarı ile, bu görüşmenin yapıldığı tarihten sonra Ümit ÖZDAĞ, MHP genel başkanlığına aday olmak istedi, fakat kurultaydan önce partiden ihraç edildiği için aday olamadı. Ümit ÖZDAĞ'ın bu adaylığı konusunda sizin herhangi bir etkiniz, katkınız ya da rolünüz oldu mu? Ben Ümit ÖZDAĞ'ın genel başkanlığa aday olmasını istedim. Fakat benim hiçbir siyasi partide kaydım yoktur, üye değilim. Bu nedenle Ümit ÖZDAĞ'm MHP içinde kalmasıyla ilgili bir etkim de olmadı. MHP'nin yönetiminin değişmesiyle neden ilgilendiniz? Burada nasıl bir amacınız vardı?

Açıklayınız. İlgilenmemin tek sebebi, Ümit ÖZDAĞ'm da yönetime girmesi arzusunda olmamdı. I 165 16.11.2007 günü saat 13:16 sıralarında Yusuf KOÇ ile yaptığınız telefon görüşmesinde; Yusufun "Paşam nasılsınız iyi misiniz?" dediği; sizin de "Yusuf iyi olmaya çalışıyorum be, görüyorsun Türkiye'nin halini, nasıl iyi olalım yav, uykularım kaçıyor artık ya, yani iyice strese girdim" dediğiniz; Yusufun da "Vallahi dediğiniz doğru da Paşam, ama bugünkü sürece gelinmesinde herkesin hatası var" dediği; sizin de "Herkesin hatası var, başta Devlet BAHÇELİ olmak üzere" dediğiniz; görüşmenin devamında Yusufun "Yani MHP satışını yaptı, artık bundan sonra da bu MHP Bahçeli gitmeden hiçbir şekilde düzene girmez Paşam" dediği; sizin de "Dur sen hele bir çalışmamız var, ben seni çağıracam İstanbul'a, tamam mı" dediğiniz, bir süre daha konuştuktan sonra bir İngiliz şirketinde danışmanlık yaptığınızı söylediğiniz anlaşılmaktadır. Görüşmeyi yaptığınız Yusuf KOÇ kimdir? Görüşmeyle ilgili ifadenizi veriniz. Yusuf KOÇ Ankara ilinde öğretmenlik yapar.

Kardeşi Ali KOÇ'la birlikte çalışırlar. Benimle de devamlı irtibatları vardır. Bu iki kardeş benim desteğimle Tarihi Gerçekler Işığında Mustafa Kemal ATATÜRK ve Başbuğ ATATÜRK adında iki kitap hazırladılar. Hatta bu kitapların önsözlerini ben yazdım. Okunan görüşmeyi kısmen hatırladım. Bu arkadaşlarla zaman zaman bu konularda görüşmeler yaparız. 27.12.2007 günü saat ll:48'de Hüseyin ARSLAN ile yaptığınız görüşmede; bir süre konuştuktan sonra sizin "Bu MHP'nin durumunu ne edecez, nereye gidecez?" dediğiniz; Hüseyin'in de "Vallahi Paşam, burada biliyorsunuz ben de çok mustaripim, ben genel merkeze çok kızıyorum, vallahi bilmiyorum, siz ne derseniz ben sizin yanınızdayım" dediği; sizin de "Ben şimdi şöyle düşünüyorum, arkadaşlar arıyor ediyor falan, bu Devlet BAHÇELİ'nin bu işten ayrılması lazım" "bu kaldığı sürece MHP yani bitirecek" dediğiniz;

Hüseyin'in de "Paşam biliyorsunuz, bu son kurultayda Ümit Bey'i ihraç ettirdi" dediği; sizin de "Canım Ümit adaylığını koymadan önce beni aradı, İstanbul'a geldi bizim evde toplandık, ben bu köşe yazarlarını falan çağırdım, Ümit'le de konuştum, dedim ki 'sen git Devlet BAHÇELİ'yi ziyaret et, deki demokratik gösteri yapalım"', "Ümit gitti fakat Devlet BAHÇELİ kabul etmedi", "aradan 3-5 gün geçti bizim evde toplantı olduğunu duymuş, Cumhuriyet gazetesi röportajında, 'Şaibeli kişilerle toplantılar yapıyor evlerde' dedi bu şerefsiz herif" dediğiniz; Hüseyin'in de "Ümit ÖZDAĞ'ın ihraç edilmesiyle ilgili kurultayda tepki oyları beklediğini" söylediği; sizin de "bu adamı pencereden aşağı atmadan bu parti kurtulmayacak bundan", "anladın yani, Devlet BAHÇELİ gitsin kim gelirse gelsin ya, ben Yunanistan'dan PASOK'tan bir adam getirip bu MHP'nin başına koysaydım bu kadar tahrifat yapmazdı" dediğiniz ve aynı siyasi içerikli konuşmaya devam ettiğiniz görülmüştür.

MHP içerisinde herhangi bir üyeliğiniz ya da göreviniz var mı? Görüşmeyi yaptığınız Hüseyin ARSLAN kimdir? Görüşmenin içeriğiyle ilgili ifadenizi veriniz. Hüseyin ARSLAN, Bilecik'te Aslan Alüminyum'un sahibi ve benim arkadaşımdır. Eski MHP il başkanıdır. MHP içersinde herhangi bir üyeliğim yoktur. Fakat Bilecik'te sevilen bir insanım. Hüseyin ARSLAN da eski Bilecik MHP başkanı olduğundan dolayı partiyle ilgili problemleri dile getirdi. Bu konularda aramızda konuşmalar yaptık. Görüşmenin içeriği açıktır.

26.11.2007 günü saat 12:29 sıralarında Vedat YENERER ile yaptığınız telefon görüşmesinde; yine MHP ile ilgili konuşmalar yaptığınız, bir süre konuştuktan sonra sizin "Şimdi benim değerlendirmem başka şekilde, Koray AYDIN 300 seneyle yargılanıyor, 40 dosya var hepsi de subuta ermiş dosyalar, buraya kadar gelmiş, yani öyle eften püften değil ha, şimdi geçenlerde ne oldu, şey dedi ki Devlet BAHÇELİ, 'siz kimi aday koyarsanız koyun, ben meclise gelecek sizin istediğiniz adamı Cumhurbaşkanı yapacam' dedi mi", "eğer deseydi ki ben bir adayı göreyim ondan sonra karar veririm deseydi" dediğiniz; Vedat'ın da "Abdullah GÜL Cumhurbaşkanlığı adayı olmazdı" dediği; sizin de "olmazdı, ama ne dedi, 'ben' dedi 'kim olursa olsun Meclis'e girecem' dedi, yani 'Ben Meclis'e gelecem Abdullah GÜL'ü Cumhurbaşkanı yapacam, ama siz de Koray AYDIN'ı temizleyin' dedi", "ama niye şimdi yarın taban çok üzerine gidiyor mecbur olacak genel başkanlıktan düşecek", "düştüğü anda kendi bir ortağını orada olması lazım " dediğiniz ve aynı siyasi içerikli konularla ilgili konuşmalar yaptığınız görülmüştür.

Görüşmede iddia ettiğiniz konularla ilgili elinizde herhangi bir bilgi, belge ya da delil var mıdır? Var ise bunları herhangi bir resmi makama bildirdiniz mi? Açıklayınız. Bu konuyla ilgili yukarıda açıklama yapmıştım. Telefon görüşmesinde söylediğim Koray AYDIN'la ilgili konu, MHP camiasında her yerde konuşulan bir konudur. Ancak tavasutla da Koray AYDIN'ın bütün dosyalardan beraat edeceğine inanmıyorum. ERGENEKON belgesinin içeriği incelendiğinde, söz konusu örgütün politikaları içersinde; ülke çıkarları ve mevcut rejim ilkelerine aykırı ideolojilere sahip siyasilere suikast yapılması ya da dezenfermasyon yöntemlerinin kullanılması belirtilmiştir.

Yukarıda sorulan telefon görüşmelerine bakıldığında, sizin herhangi bir şekilde adı geçen siyasi parti ile bir irtibatınız olmadığı halde ERGENEKON belgesinde yazan diğer politikalar gibi siyasi faaliyetler konusunda da sizin gibi düşünmeyen siyasilere yönelik dezenfermasyon yöntemlerinin kullanıldığı görülmektedir. Bu şekilde faaliyetlerde bulunmanızın amacı nedir? Bu olay ERGENEKON örgütüne ne kazandıracaktır? Açıklayınız. Bu olay biraz tesadüfidir.

Ben Ümit ÖZDAĞ'ı özellikle babasından dolayı sevdiğim için ve annesiyle de devamlı görüştüğüm için, Ümit ÖZDAĞ'ın MHP içersine girmesini istedim. Bu noktada da fikir olarak destek vermeye çalıştım. ERGENEKON içerisindeki yapılanmayı kesinlikle kabul etmiyorum. Böyle oluşumlara da tamamen karşıyım. Ülkede kaos çıkartır. Diğer telefon görüşmeleri 16.11.2007 günü saat 18:11'de Sadettin ...? ile yaptığı görüşmede; Rus uyruklu Mitaks-Miraks grubunun Antalya'da aldığı otelin satışı 145 milyon dolar olarak gösterildiği, aslında 450 milyon doları bulduğunu, 145 milyon dolarlık kısmından sonraki rakamın İsviçre banka hesaplarına yattığı, kara kapara aklaması yapıldığından bahsedildiği tespit edilmiştir. Telefon görüşmesi soruldu. Görüşmeyi hatırladım. Benim danışmanlığını yaptığım ALFA şirketinden, Alman müşteriler Antalya'da bir otel almak için teklifte bulundular.

Antalya'da tanıdığım Ömer YAPRAK ismindeki otel sahibi arkadaşımla bu konuyu görüştüm. Araştırma yapıyordu. Bu arada bir başkası tarafından başka bir otelden söz edildi. Bana telefonda verilen bilgiler bu şekildeydi, dürüst ve gerçekçi bulmadığım için bu işten vazgeçtik. Görüşmeyi yaptığım Sadettin isimli şahıs ise Ömer YAPRAK'ın kardeşidir. SUNRİCE Oteli'nin sahibidir. 14.11.2007 günü saat 17:23'te Mehmet EYMÜR ile yaptığı görüşmede; Mehmet EYMÜR, Sönmez KÖKSAL'ın yanında işe girecek birini aradığını, bu şahsın banka alacaklarıyla ilgili daha çok istihbarata yönelik çalışacağını söyleyerek "Senin eski konuna girdiği için aradım" dediğini, kendisinin de binbaşılıktan ayrılmış birini bulabileceğini söylediği tespit edilmiştir.

Telefon görüşmesi soruldu. Mehmet EYMÜR aile dostumdur. Zaman zaman görüşürüz. Mehmet EYMÜR eski MİT müsteşarı ve benimde yakından tanıdığı Sönmez KÖKSAL'ın bir şoför ve koruma istediğini, bu konuda benim yardımcı olmamı istedi. Ben güvenlik şirketi müdürüm Melih Binbaşı'ya durumu söyledim. Birkaç gün sonra emekli bir başkomiser olması gerekir gönderdik. Ancak neticesi ne oldu bilemiyorum. 28.12.2007 günü saat 14:34'te Tevfık ...? ile yaptığı görüşmede; Veli KÜÇÜK, Zonguldak Hastanesi baştabibinin durumuyla ilgili, Sağlık Bakanlığı'nda iş yapacak, devreye sokulacak bir adamının olup olmadığını sorduğu tespit edilmiştir. Telefon görüşmesi soruldu.

Konuşmayı yaptığım şahıs Tevfık AKINCIOĞLU'dur. Sağlık Bakanlığından emekli oldu. Benim dostumdur. Zonguldak'ta ikamet eden 58z Harp Okulu mezunu Erol KURTAY'ııı Zonguldak'taki çocuk ve doğumevi baştabibini yerinde kalması konusunda tavassut etmemi istedi, ben de Tevfık'le görüştüm ancak Tevfık AKINCIOĞLU yardımcı olamayacağını söyledi, konu bu şekilde kapandı. 05.12.2007 günü saat 18:03'te Kadir ...? ile yaptığı görüşmede; Kadir'in, Moskova'dan Abuzer BAYUROV'un geldiğini, görüşmek için not bıraktığını anlattığı, Veli Küçük'ün de "O Türkiye'yi karıştırmaya yeldi" dediği tespit edilmiştir. Telefon görüşmesi soruldu. Konuşmada geçen Abuzer BAYUROV, DAK'ın Rusya grubunda görevli olan bir elemanımız.

DAK yönetim kurulunun yeni yapılanmasının isveç Mölme de ikamet eden Cevat DRAHTl'nin olması konusunda tavasuta geldi. Moskova'daki DAK uzuvlarının bu konuda huzursuzluk çıkartacaklarını bildiğim için, Abuzer BAGIROV (BAYUROV) ile özel olarak istanbul'da görüştüm ve ikilik çıkartılmaması konusunda tavsiyede bulundum. Konuşmayı yaptığım Kadir ise aslen Azerbaycanlı olup istanbul'da ikamet eden, Abuzer BAYUROV'u tanıyan birisidir. 14.01.2008 günü saat ll:10'da Ayhan ÇEVİK ile yaptığı görüşmede; Veli KÜÇÜK'ün "sayın valim" diye hitap ederek, Ertan ALTUNKAYA'nın İsviçre'deki bir finans kaynağıyla ilgili konuştukları, Ayhan ÇEVİK'in "Telefon da çok detay vermek istemiyorum" dediği; Veli KÜÇÜK'ün de "Sayın Valim öbür konuyla da ilgili biz bir çalışma yaptık" "adamlar böyle bir şey yok diyorlar" dediği tespit edilmiştir. Telefon görüşmesi soruldu.

Ayhan ÇEVlK eski Bilecik valisi ve şu anda Merkez valiliği yapıyor. Ertan ALTUNKAYA'nın yakını olduğunu, İstanbul'da bir arsaları olduğunu, bunu bizim şirket kanalıyla pazarlamamız konusunda istekli olduğunu belirtti. Bilahare İstanbul'a geldiklerinde Ayhan ÇEVlK ve Ertan ALTUNKAYA ile Plaza Oteli'nin salonunda konuştuk. Ancak arsanın ve fiyatının çok abartılı olduğunu gördük ve şirket olarak bu işe girmedik. Aynca Ayhan ÇEVİK, KAYZIN firmasında geçici de olsa çalışmak istediğini bana söylemişti. Bu konuyla ilgili görüşme yaptık. 180 31.12.2007 günü saat 12.52'de Osman Metin ÖZTÜRK ile yaptığı görüşmede; Osman Metin ÖZTÜRK'ün, kendisini Giresun Üniversitesi rektörü olduğunu, Osman Ağa sempozyumu düzenleyeceklerini söyleyerek "Sizin izniniz olmadan bir adım atmayayım dedim. Her zaman emrinizde, hizmetinizdeyim" dediği tespit edilmiştir. Telefon görüşmesi soruldu.

Osman Metin ÖZTÜRK Giresun Üniversitesi rektörüdür. Binbaşılıktan ayrılma bir askerdir. Benim Giresun'da Bölge Komutanlığı yaptığımı, Atatürk'ün muhafız alay komutanı Topal Osman'la ilgili geniş çalışmalarım olduğunu, bu konuda çeşitli yerlerde konferanslar verdiğimi bildiği için Giresun Üniversitesi'nde yapacakları etkinlikte konferans vermemi istedi. 02.01.2008 günü saat 11:19'da İl Jandarma'yı arayarak Kurmay Albay Eyüp MENAY ile görüştüğü, İsmail BOYNER'in oğlu Oğuz Ahmet BOYNER'in askerlik problemiyle ilgili yardım istediği, Eyüp MENAY'ın da "Komutanım nereyi emredersiniz?" dediği, kendisinin şahsı merkezde tutmasını istediği tespit edilmiştir. Telefon görüşmesi soruldu. İsmail BOYNER, Cem BOYNER'in yeğenidir. Askerlik konusuyla ilgili Jandarma'yı aradım ve orada kalması için tavasutta bulundum. Zaten orada kalacağını duydum. 17.01.2008 günü saat 11:58'de, Yasemin...? isimli bayanla yaptığı görüşme de; Yasemin'in kendisini kaymakam olarak tanıttıktan sonra, Bilecik'e rektör atandığını, ona yapacakları ziyaret konusunda konuştukları tespit edilmiştir. Telefon görüşmesi soruldu.

Konuşmayı yaptığım kişi Yasemin ÇETİN KAYA, kaymakamdır. Gölpazarı'nda kaymakamlık yapar. Ben Gölpazarı'nda metruk bir binayı Kaymakam Hanun'dan aldım. Yükseköğretimde okuyan kız öğrenciler için 100 kişilik yurt yapıyorum. Bu yurdun da yapımımı KAYZIN firması kanalıyla götürüyorum. Yurdu gördüm. İnşaatı Kaymakam Hanım'la denetledim. Görüşme budur. Mal varlığı soruldu. Üzerimde Renault Scnik bir araba, Türkmen köyünde kendi arazimde bir evim, İstanbul ili Gayrettepe'de henüz 90 000 YTL banka borcu olan bir evim, Strateji Güvenlik şirket ortaklığı (1/4) 10 000 YTL değerinde, sekiz av tüfeği, (4) adet şahsi tabancam, 2 500 dolar birikmiş param, eşimin tam hatırlayamadığım (6-7) adet bileziği, (1) adet altın kolyesi ve ev eşyalarını bulunmaktadır. "Benim bu konular hakkında anlatacaklarım bunlardan ibarettir, ifademe ekleyecek başka bir husus yoktur, ifademi hiçbir baskı ve tesir IHI altında kalmadan İstanbul Barosu avukatlarından 16174 sicil sayılı Avukat Tayfun ILICA'nın huzurunda kendi hür iradem ile verdim" dedi ve alınan ifadesi birlikte okundu ve okudu, "Doğrudur ve bana aittir" demesi üzerine altı taraflarca birlikte imzalandı. 25.01.2008
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Ergenekon Davası, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Asil Türk Milleti

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir