1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Doğu Perinçek'ten Tayyip Erdoğan'a Cezaevinden Mektup

MesajGönderilme zamanı: 19 Kas 2010, 21:08
gönderen TurkmenCopur
TAYYİP ERDOĞAN'A CEZAEVİNDEN MEKTUP

26 Haziran 2008

Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan

Ankara

Sayın Milletvekili Onur Öymen'in "Ergenekon operasyonu kapsamında, İlhan Selçuk, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu'nun niçin sabah 04.30'da gözaltına alındığına" ilişkin soru önergesine, İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay, şu cevabı vermiştir: "Şüphelilerden bazılarının yurtdışına çıkma hazırlığında olduklarının tespit edilmesi üzerine operasyon sabahın erken saatlerinde başlatıldı." Adalet Bakanı da bir süre önce aynı içerikte bir açıklama yapmıştır. Hükümet üyelerinizin bu açıklamaları, 21 Mart 2008 gecesinden beri devam ettiğiniz kanunsuz uygulamalara gerçek dışı gerekçeler imal etmek durumuna düştüğünüzü göstermektedir.

Gerçekler

Gerçekler şöyledir:


Almanya'da bütün Türk toplumunu temsi l eden kuruluşların düzenledikleri "Irkçılığa Karşı Dostluk ve Dayanışma" toplantılarına; 302 diğer seçkin şahsiyetler yanında. Sayın Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu'nun, Sayın Ferit İlsever'in ve benim de katılacağım, yazılı ve görsel basın yoluyla aylardan beri duyuruluyordu. Toplantılar, Türkiye Büyükelçiliği'nin ve Başkonsolosluklarının bilgisi dahilinde ve destekleriyle düzenlendi. Devletin hem Emniyet Teşkilatı, hem de Dışişleri Bakanlığı, toplantıların konusunu, yerini ve zamanını biliyorlardı.

Toplantılar, 22 Mart 2008 Cumartesi günü Hannover'de ve 23 Mart 2008 Pazar günü Hamburg'ta idi. Kanunsuz gözaltı uygulaması, bizlerin uçakla hareket gününden bir gün önce oldu. Demek ki, sorguya o gün veya daha önceki günler uygun saatlerde çağrılmamız mümkündü ve yasalara uygun olurdu.

Cesaret ve Gücünüz Kalmamış

Bu olgular karşısında,

1. TBMM kürsüsünden kamuoyuna yalan söylenmiştir.

2. Bizleri gece yarısı gözaltına aldığınızı mertçe savunacak cesaretiniz ve gücünüz kalmamıştır. Çünkü suçlusunuz. Türkiye'yi BOP Eşbaşkanlarına Bırakmayız

3. Türkiye'den kaçmak, emperyalist devletlerle işbirliği yapan "gaflet ve dalalet içindeki iktidar sahipleri"nin yıkıldıkları zaman başvurdukları çarelerdir. En utanç verici örnekler, Sultan Vahdettin ve Damat Ferit'lerdir.

4. Türkiyemizi, ABD'nin BOP Eşbaşkanlarına ve ABD ile "2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşma" yapanlara bırakıp gitmeyeceğimizi, emperyalistler de bilmektedir, işbirlikçileri de! Ergenekon korkuları da bu nedenledir. ABD'nin Talimatıyla Uyguluyorsunuz

5. Türk milletinin bağımsızlığını ve egemenliğini, özetle Atatürk Devrimini hedef alan bu kanunsuz tertipleri, ABD ve AB makamlarının talimatlarıyla uyguladığınız belgelenmiştir. ABD sözcülerinin, Avrupa Parlamentosu'nun ve AB Komisyonu üyelerinin, "Ergenekon'un üzerine sonuna kadar gidin" yolundaki karar ve açıklamaları, sizi ele vermiştir ve bu kanıtlar da suç dosyalarınıza girmiş bulunmaktadır.

6. Ergenekon Operasyonunu esas hedefine ilerletme kararının 5 Kasım 2007 günü ABD Başkanı Bush ile Washington'daki buluşmanızda alındığını, bizzat yakın arkadaşınız Fehmi Koru iki kez ifşa etmiştir (Kanal 7, 28 Ocak 2008 ve Yeni Şafak, 1 Şubat 2008). Türk devletinin ve yargısının, Washington'da hiçbir karar organı ve mekanizması bulunmuyor. Bu olayda, ABD makamlarının almış olduğu bir kararın size tebliğ edilmiş olduğu açıkça görülüyor. ABD ile BOP Eşbaşkanlığı bağlantıları işlemektedir. O tarihten sonra Ergenekon Operasyonu'nu bir "İşçi Partisi Operasyonu"na dönüştürdünüz. Anayasa güvencesi altında olan bir siyasal partinin Genel Başkanını, Genel Sekreterini, Genel Başkan Yardımcısını ve üst düzey yöneticilerini, Anayas Mahkemesi tarafından İşçi Partisi hakkında alınmış bir kapatma kararı olmadan tutuklattınız ve İşçi Partisi'ni fiilen kapatmaya kalktınız. Anayasayı çiğnediniz.

İşgal Döneminden Beri İlk Kez

7. Türkiye'de Birinci Dünya Savaşı sonundaki İngiliz ve Fransız işgalinden bu yana, ilk kez bir yönetim, emperyalist devletlerin açık talimatlarıyla milli güçlere ve Türk Ordusuna karşı operasyonlar düzenlemiş ve yurtseverleri hapislere atmıştır. Vahdettin'lerin ve Damat Ferit'lerin tarihi mirasına sarılmış olduğunuz sabittir. Yargıya Talimat Yayınladınız

8. ABD ve AB'den gelen talimatları uygulamadaki pervasızlığınız o dereceye varmıştır ki, bizzat siz, Başbakan koltuğunu işgal etmenize rağmen, "Ergenekon'un üzerine sonuna kadar gidilecek" türünden Atlantik ötesi dayatmaları aynen seslendirerek Yargıya baskı yönelttiniz. Hatta hükümetinizin üyeleri, Ergenekon tutuklamalarını, AKP'yi kapatma davasına bir cevap olarak uyguladığınızı itiraf ettiler. Hukuk devletini ayaklar altına aldınız. Batı Merkezlerinde Yürütülen Mücadeleyi Sırtından Hançerlediniz

9. Alman devlet kurumlarıyla bağlantılı ırkçı terör örgütlerinin yurttaşlarımızı evleriyle birlikte yakmalarına karşı, Almanya'daki Türkler i birleştirmek ve Alman halkının dostluğunu kazanmak için yürüttüğümüz mücadeleyi arkadan vurdunuz ve bu uygulamanızla da hangi cephede yer aldığınızı sergilediniz.

10. Talât Paşa Komitesi olarak, "Ermeni soykırımı" yalanına karşı Lozan'da, Berlin'de, Paris'te ve diğer Batı merkezlerinde yürüttüğümüz mücadelelerde bizi hep sırtımızdan hançerlediniz. Avrupa Parlamentosunun 2006 yılı Eylül ayında aldığı "Talât Paşa Komitesini dağıtın" kararını uygulayarak, Türk devletinin otoritesinin üstünde başka egemenliklere bağlılığınızı kanıtladınız. Ve en son tam İsviçre'nin soykırım önyargısına karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'nde dava açmak üzere olduğumuz günlerde, bizi utanmadan "terör örgütü" olmakla suçlayıp tutuklatarak, AİHM'deki Türkiye düşmanı çevrelerle aynı cephede savaştığınızı gösterdiniz ve onlara üzerinize düşen desteği verdiniz. Hatta bilgisayarlarımızdaki AİHM'e başvuru hazırlıklarımıza el koyarak, bizi dava açamaz hale getirme girişiminde bulundunuz. Milli Mücadeleyi Terör Kapsamına Aldınız

11. Emniyet Genel Müdürlüğü Raporu'yla ulusalcılığı "terör kapsamı içine" alarak, Türk milletine ve milli devlete karşı stratejik düşmanlık içine girdiğinizi ilan ettiniz. Buna bağlı olarak, Türk milletinin bağımsızlığı için mücadele eden yurtseverlere ve Türk Ordusu mensuplarına "Ergenekon Terör Örgütü" adını verdiniz. Böylece bu büyük milletin "tarih mirasını yıkma" hedeflerini ilan eden Karen Fogg'ların Türk tarihine karşı psikolojik savaşında da görev üstlendiniz. Atatürk Devrimine Stratejik Düşmanlık içindesiniz

12. "Ergenekon Terör Örgütü Operasyonu" başlığı altında yürüttüğünüz uygulamalar, basit bir kanunsuzluk olmayıp, Atatürk Devrimi'ne stratejik düşmanlık boyutundadır. Ve Batı'lı emperyalistlerin Kemalist Devrim'i tasfiye amaçlarıyla bağlantılıdır. BOP Memuriyetinizle Haçlı Seferinde Yer Aldınız

13. Türkiye Cumhuriyeti'nin yalnız laiklik ilkesini değil, devlet bağımsızlığını, ülke ve millet bütünlüğünü hedef alan emperyalist projede örgütlü olarak görev üstlendiğinizi bizim saptadığımız tam 31 ayrı konuşmanızda ısrarla belirttiniz. 15 Şubat 2004 gecesi Kanal D ekranından yaptığınız "tarihi" açıklamada, "ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi içinde Diyarbakır'ı merkez yapacağınızı" söyleyerek, ABD'den almış olduğunuz görevin içeriğini de tanımladınız. Dahası ABD yetkililerinin, Büyük Ortadoğu Projesi'yle Müslüman halkların yaşadığı "24 ülkenin sınırlarını ve rejimlerini değiştirme" hedefine bağlanarak, yine ABD liderlerinin "Haçlı Seferi" diye ilan ettikleri bu savaşta, Haçlı ordularının yanında mevzilendiniz. Bu tarihi duruşunuz, İslamiyet'i bir aldatma ve çıkar aracı olarak kullandığınıza ilişkin saptamaların da kesin kanıtıdır. Bu büyük suçunuz Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından saptanınca, bu kez Anayasa Mahkemesine verdiğiniz 30 Nisan 2008 tarihli savunmanızda, Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanlığını inkâr ederek yalan yazdınız ve bu yalanınızı kendi imzanızla belgelediniz. 31 kez itiraf ettiğiniz suçunuzu bugün Anayasa Mahkemesi önünde inkâr ettiğinize göre, artık BOP Eşbaşkanlığı'nın suç olduğunu biliyorsunuz.

Yıkılıp Gidiyorsunuz

Sonuç olarak, Ergenekon tertipleriyle bu milletin ve Müslüman halkların geleceğine kasteden BOP Eşbaşkanlığı yönetimi, işte yıkılmaktadır.

BOP Eşbaşkanlığı'nı, kurmaylarının ABD nezdindeki "Bizi kullanın deliğe süpürmeyin" yalvarışlarına rağmen, artık ABD ve AB yönetimleri de kurtaramıyor. Türk milletinin iradesi, kesinlikle ABD ve AB iradesine üstün gelecektir.

Büyük devrimci önder Atatürk'ün deyişiyle "çıkarlarını yayılmacıların emelleriyle birleştirmiş" nice iktidar sahibi, parmaklarındaki pırlanta taşlı yüzükleri, sarayların eşyalarına bile göz diken saltanat düşkünlükleri ve haramzadelerine aldıkları gemileriyle birlikte batmışlardır.

"Türkiye'yi dünyaya pazarlamak"la açıkça iftihar edenlerin, "ABD ile 2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşma yaptığını" itiraf edenlerin, Citibank'ın 3 milyar dolar vergi borcunu hangi çıkar karşılığında sildikleri henüz bilinmeyenlerin, kendileri şatafat ve ihtişam içinde "yaşam biçimlerini" sürdürürken millet i sadakaya muhtaç hale düşüren ve ülkeyi borç batağına saplayanların saltanatlarının 307 yıkılmakta olduğu bu umutlu ortamda, size bütün insani duygularımla sade, dürüst ve şerefli bir gelecek ve iyilikler dilerim.

Selam ve saygılarımla.

Doğu Perinçek

İşçi Partisi Genel Başkanı

Ek: "Almanya'da kitle örgütlerinden Denktaş, Perinçek ve Alemdaroğlu'na cesaret ödülü" başlıklı 2 sayfalık haberin fotokopisi (Aydınlık, 16 Mart 2008, s.24-25).

Kaynakça
Kitap: Gladyo ve Ergenekon
Yazar: Doğu Perinçek