Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Dünyalık Tutkusu Dinin İnkarıdır

Burada Hazreti Muhammed(S.A.V.), İslam Dini ve Kuran-ı Kerim hakkında konular bulabilirsiniz

Dünyalık Tutkusu Dinin İnkarıdır

Mesajgönderen TurkmenCopur » 11 Ara 2010, 00:15

DÜNYALIK TUTKUSU DİNİN İNKARIDIR

"İnsan, yalnız hürriyet vasıtası olarak servete sahip olmalıdır, servete esir olmak için değil"
Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Allah ile aldatanlara en ağır tokatlardan biri Kur'an'ın Maun Suresi'nden gelmektedir. Allah ile aldatanlar o surenin Arapça telaffuzunu her yerde, hem de 'namaz suresi' diye öğretirler ama ne anlama geldiğini, ne demek istediğini asla öğretmezler. Çünkü o suredeki muhteşem mesajın bilinmesi halinde Allah ile aldatanların 'dini, dünyalık toplamaya uyarlayan oyunları' tarumar olur.

Allah ile aldatmanın yarattığı kriz faturalarının böylesine kabarık olmasının arkasında Maun Suresi ihlalleri var. Yani, çalma-çırpma, haksızlık, hırsızlık, düzenbazlık, riyakarlık ve kamu imkanlarının yağmalanmasıyla kamu görevlerinin savsaklanması.

Maun Suresi, iki zulme savaş açıyor: Kamu malları talanı, riyakarlık. Bu kısa ama sarsıcı surede şunlar var:

1. Dinin inkarı, bir söz meselesi değildir, bir fiil ve davranış meselesidir. Dini sözle ikrar edenler, hatta övenler, hatta onun savunuculuğunu yapanlar bile bazı fiilleri yüzünden o dini inkar edenler arasına girebilirler.
2.
En büyük ve en yıkıcı din inkarı olan bu 'yalanlama' şeklinin belirtileri ana başlıklar halinde ikidir: Birincisi, kamu hak ve imkanlarının, ait oldukları yere ulaşmasına engel olmak; ikincisi de, ibadetleri şov aracı yaparak dine riyakarlığı sokmak.

Kamu hak ve imkanlarının yerine ulaşmasına engel olmanın da biri aktif engelleme, biri de pasif engelleme olmak üzere iki türü vardır. Aktif engellemede, kamu malı çalınır-çırpılır, çarçur edilir; buna engel olacak mevzuat düzenlemeleri yapılmaz. Pasif engelleme ise yanlışlıklara seyirci kalmak suretiyle sergilenir. Türkiye'de kamu hak ve imkanlarının talanında bu iki yol birlikte işletilmektedir.

İbadetlerin (surede namaz örnek gösterilmiştir) gösteri aracı yapılması suretiyle dine riyanın sokulmasına gelince, son çeyrek asırda bunun göstergesi sayılacak tablolar sokaklara yayılmış, ekranlara yansımıştır.

En büyük göstergelerinden biri de, ticari mabetlerin (altlarında veya yanlarında düzinelerle işyeri ve dükkanın sıralandığı sözde camiler) her yıl binlerle ifade edilecek artışıdır.

Halkımız şunu bilmelidir:

Hz. Peygamber, bu tür bir cami artışının, ümmeti için bir felaket habercisi olduğunu açıkça söylemiştir. Bu ticari mabetlerde İslam'ın temel kabullerine göre ibadet yapılamayacağını da bu halk bilmelidir.

Maun Suresi'ni bir kez daha hatırlar, dinden Kur'an'ın anladığını anlar ve olaylara vahyin gözlüğüyle bakarsak, Türkiye'de din ve İslam adına büyük ölçüde dindışılık sergilendiğini söyleyebiliriz. Bu maskeli dindışılığın baş tahrikçileri, hatta bir anlamda koruyucuları ne yazık ki bazı siyasetçilerdir.
Bunlara halkın vekili demenin mümkün olup olmadığını düşünmek için bile yapılacak epey iş vardır.

İlki şu:

Dokunulmazlık denen o ne anlama geldiği malum zırhı üstlerinden atmalıdırlar.

Maun Suresi'nin tokatına müstahak olan grupların ikincisi, iş ve servet çevreleridir. Bunlar Maun Suresi'nin hem aktif hem de pasif ihlalcileridir.
Maun Suresi'nin üçüncü sıradaki ihlalcileri daha çok pasif ihlalde bulunan aydınlardır. Onlar da az veya çok Maun tokatı yiyeceklerdir. Esas görevleri ve onurları 'uyarı' olan bu insanların ne yazık ki büyük bir kısmı birçok ihlale ya seyirci kalmakta yahut bizzat katılmaktadır.

Maun tokatının en ağırlarından birini yedikleri halde, kutsal maskeler arkasına saklandıkları için fazla dile düşmeyenler ise, İslam dışı bir tabirle 'din adamları' diye anılan zümredir. Bunların istisnaları da kuralı bozamamaktadır.

'Din adamları' denen zümrenin (büyük kısmı aynı zamanda siyasal ve ekonomik din ticaretinin içindedir) Maun tokatı yiyenleri hem sapmak , hem de başkasının sapmasına sebep olmuş olmak suçundan hüküm giyeceklerdir. Çünkü bunlar Maun Suresi'nin gereğini yapmamakla kalmamış, yapılmasına giden yolun işlemesine de engel olmuşlardır. Ben bunlara, 'çifte kavrulmuş mücrimler' diyorum.

Yaklaşık 450 milyar dolar borcun Türkiye'ye vurduğu tokatın, esası bakımından bir Maun tokatı olduğunu artık anlamak ve esas belanın 'haram lokma' belası olduğunu itiraf etmek zorundayız.

Kaynakça
Kitap: Allah ile Aldatmak
Yazar: Yaşar Nuri Öztürk
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Hazreti Muhammed(S.A.V.) İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir