Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Allah İle Aldatmanın Öncüleri: Din Sinıfı

(Bakara 213 Mucizesi)

Burada Hazreti Muhammed(S.A.V.), İslam Dini ve Kuran-ı Kerim hakkında konular bulabilirsiniz

Allah İle Aldatmanın Öncüleri: Din Sinıfı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Kas 2010, 04:32

ALLAH İLE ALDATMANIN ÖNCÜLERİ: DİN SINIFI (Bakara 213 Mucizesi)

"Din muhafızlığı kisvesine bürünenlerin; hakikati düşünebilenler, söyleyebilenler hakkında reva gördükleri zulüm ve işkenceler, insanlık tarihinde daima kirli facialar olarak kalacaktır."
Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Kur'an, aynı zamanda bir 'dinler tarihi eleştiricisi' olarak algılanabilir, algılanmalıdır. Kur'an'ı dikkatle okuyan herkesin ilk fark edeceği şeylerden biri de bu tanrısal kitabın insanlık tarihini dinler ve din temsilcileri açısından da bir eleştiriye tâbi tutmuş olduğu gerçeğidir. Kur'an'ın en büyük mucizelerinden biri işte bu eleştiride yatmaktadır. O eleştiriyi gereğince irdeleyip, yeterince anlamadan Kur'an'ın insan hayatına sokmak istediklerini yakalamanız mümkün olmaz. Bu 'mucize eleştiri'nin omurga ayetlerinden biri, belki de birincisi Bakara Suresi 213. ayettir. Diğer beyyinelerin en önemlileri şunlardır: 2/44, 79; 3/19; 9/34; 22/8-9. Kur'an, Bakara 213'te, din adına insanlığa yön verme göreviyle sahneye çıkanları insanlığın çekişme, didişme ve sapmalarının temel sorumlusu olarak göstermektedir. Dinler tarihinde böyle bir mesajın Kur'an dışında bir kutsal metinde verildiğine biz tanık olamadık.

Bakara 213, insanlığın ilk kavga ve çekişmelerinin sebebi olarak dini temsil edenlerin olumsuzluklarını göstermektedir.

Ayet şöyle diyor:

"İnsanlar bir tek ümmet idi. Sonra Allah, peygamberleri müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak gönderdi. Onlarla beraber, anlaşmazlığa düştükleri konularda, insanlar arasında hükmetsinler diye gerçeği taşıyan kitabı hak olarak indirdi. "

O kitapta anlaşmazlığa düşenler, o kitap kendilerine verilmiş olanlardan başkaları değildi. Bunlar, kendilerine açık kanıtlar geldikten sonra sırf aralarındaki kıskançlık/doymazlık/azgınlık/denge noktasından sapma/yalancılık/zulüm/kibir/zinakârlık yüzünden çekişmeye girdiler. Sonra Allah, kendi izniyle, inananları, üzerinde tartışmaya girdikleri gerçeğe tekrar ulaştırdı. Allah, dilediği kişiyi/dileyeni dosdoğru yola iletir." Demek olur ki, başlangıçta tek ve mutlu bir topluluk olan insanlığın daha iyiye ve kemale gitmesi için gönderilen din, onu temsil etme görevini üstlenenlerin tutulduğu illetler yüzünden insanlığın perişanlığına kaynaklık eden bir zulüm ve dehşet kurumuna dönüştü.

Kur'an işte böyle diyor... Ve bu söylediğini, Ehlikitap din adamlarının yaptıklarını anlatırken Bakara 213'teki temel sözcüğü (bağy) kullanarak bir kez daha tekrarlıyor:

"Allah katında din İslam'dır/barış ve esenlik için Allah'a teslim olmaktır. Kendilerine kitap verilmiş olanlara gelince onlar, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık/doymazlık/azgınlık/denge noktasından sapma/yalancılık/zulüm/kibir/ zinakârlık yüzünden ihtilafa düştü. Kim Allah'ın ayetlerine nankörlük ederse Allah, hesabı çabucak görecektir."
(Âli İmran, 19)

Demek oluyor ki, din maskeli ve gerekçeli bütün zulüm ve ahlaksızlıklar din adına sözcülük yapmak ve din savunuculuğu rolüne soyunmak için ortaya fırlayan zümreler tarafından sergilenmekte ve din, bunların kötülükleri yüzünden kavga ve mutsuzluk kurumuna dönüşmektedir. Din temsilcilerinin tarihsel kötülüklerinin eleştirilmesinin bir insanlık görevi olduğu bugün artık herkesçe, hatta din temsilcilerinin en önde gelenlerince kabul edilmektedir.

Bunun en tipik örneği Katolik âleminin başı Papa'nın dünya önünde insanlıktan özür dileyen bildirgesidir. Benzerlerini diğer din temsilcilerinden de. beklediğimizi İfade ederek, bir basın organında 'Papalığın Tarihsel Özrü' başlığıyla yayınlanan deklarasyonu buraya alıyoruz: 'Tapa 2. Paul ve Vatikan'ın 7 kardinali kilisenin bir günahını dile getirip insanlıktan özür diliyor."

Bu günahları şöyle sıralıyorlar:

1. Dinler arası savaşlarla başka kök ve soydan gelen kitlelerin hakları yaralanmış, onların kültür ve inançlarına saygısızlık edilmiştir. Bu savaşların en büyüğü, kuşkusuz, Müslümanlara karşı sürdürülen Haçlı Sef'erleri'dir. Kudüs'e doğru yürürken her yanı yağmalamış, yakıp yıkmışlardır.

2. Engizisyon mahkemelerinde işkence ve katliamlar yapılmıştır. O mahkemelerde, dinsel dogmalara karşı olanlara, kiliseye iman etmek yerine akıl yolunu seçenlere karşı bir kırım uygulanmıştır.

3.
Engizisyonun, kilisenin bölünmesinde ve Protestanlığın ortaya çıkmasında tarihsel bir günahı vardır.

4. Yahudilere karşı sürekli düşmanca tavır sergilenerek de günah işlenmiştir.

5. Amerika'nın keşfinden sonra yerli halk arasında zorla misyonerlik yürütülmüştür.

6. Kadınlara ve öteki ırklara karşı eşit davranamamıştır.

7. İnsan hakları çiğnenmiştir. "Papa, ayrıca, Katolik kilisesinin ateistlere karşı tavrından dolayı da özür dilemiştir. Papa, ateizmin de insanlar için bir dinsel inanç gibi hak olduğunu kabul etmiştir." "Tüm bu günahları kabul edip özür dilemesine karşın Avrupalı aydınlar bunu yeterli görmüyor.

Örneğin Faşizme (ve tabii Nazizme) karşı kilisenin sessiz kalışı dahil, her suçun sayılıp dökülmesi, hepsi için özür dilenmesi isteniyor..." (Cumhuriyet Gazetesi, 24 Mayıs 2000) Bu günahlar ve itiraf listesine, sanıyoruz, son papa 16. Bencdiktus'un, Hz. Muhammed'le ilgili yaptığı ve o Yüce Peygamberi 'kan, şiddet ve şerrin yayıcısı' olarak gösteren talihsiz sözleri için de ayrı bir özür ve günah çıkarma deklarasyonunun eklenmesi gerekir. İtiraf edelim ki, İslam dünyasının da bu anlamda dileyeceği epey özür vardır.

Özellikle öz peygamberinin evladına ve kendi dinindeki düşünce öncülerine karşı işlediği zulümler yüzünden. Bu zulümler listesinin mağdurları binleri bulmaktadır. Şunu da içimiz sızlayarak itiraf etmek zorundayız:

Ortaçağın aksine, din adına insan hakları ihlalinin başını bugün ne yazık ki kendisini İslam'ın temsilcisi gören 'sözde Müslüman' birtakım insanlar çekiyor. Haçlı emperyalizm ve sömürü zalimleri bu işi artık kendileri yapmıyor, işbirliği kurdukları sözde 'Müslüman' bazı hainlere yaptırıyorlar. Bunlar, yüzlerindeki maskenin görünen kısmına 'Allah' yazıp, içeride, menfaatlerine tapan adamlardır. Çıkarlarına ters düşen hiç kimseye insan hakkı ve dindarlık imkânı tanımazlar. Tüm muarızlarına karşı zulüm sergilemektedirler. Bu zulümler bazen fiili tecavüz şeklinde ama daha çok iftira ve tekfir yani kâfir ilan etme biçiminde uygulanmaktadır.

Kaynakça
Kitap: Allah ile Aldatmak
Yazar: Yaşar Nuri Öztürk
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Hazreti Muhammed(S.A.V.) İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir