Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Allah İle Aldatmanın Üç Dayanağı

Burada Hazreti Muhammed(S.A.V.), İslam Dini ve Kuran-ı Kerim hakkında konular bulabilirsiniz

Allah İle Aldatmanın Üç Dayanağı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Kas 2010, 04:04

ALLAH İLE ALDATMANIN ÜÇ DAYANAĞI

İslam'ın erken dönem diplomasisinin önemli isimlerinden biri ve aynı zamanda saygın bir fıkıh bilgini olan Ebu Hamza el-Hârici (ölm. 130/747), İslam'ı yozlaştıran Emevi krallığının kurucusu Muaviye'nin yönetimini ve kişiliğini anlatırken, hem Allah ile aldatmaya hem dinci siyasetleri tanımamıza yardımcı olan muhteşem bir tespit yapmaktadır. Şu ibret dolu sözleri söylüyor:

"Hz. Peygamber tarafından hem kendisi hem de babası lanetlenmiş bir adamdı. Allah'ın kullarını havel, Müslümanların mallarını düvel, Allah'ın gönderdiği dini değel yaptı. Sonra da yok olup gitti. (Câhız; el-Beyân ve't-Tebyin, 2/123) Bizi burada ilgilendiren, Muaviye değil, Ebu Hamza'nın sözündeki ürpertici ilkesel gerçektir. Bu ürpertici gerçeği görmek ve gereken dersi çıkarabilmek için, Ebu Hamza'nın kullandığı üç kilit kelimeyi tanımamız gerekiyor: Havel, düvel, değel. İşte bu kelimeler, İslam'ı, Cenab-ı Hakk'ın gönderdiği din olmaktan çıkarıp bir siyasal, ırksal, ekonomik bir sömürünün kutsal aracı haline getiren zihniyet ve soyun (Kur'an bu zihniyet ve soya 'lanetlenmiş zihniyet-soy' diyor) kimliğini açığa çıkarmakta ve gelecek zaman boyutlarına ışık tutmaktadır. Elbette ki tarihten ders almak ve o dersin gereğini yerine getirmek niyetinde olanlar için...

Dini, insanları sömürme ve hegemonya altında tutma aracına dönüştürenlerin bunu yaparken ortaya koydukları tablonun üç görünümünden biri olan havel, köleleştirmek demektir. Dini Allah'ın iradesinin dışına çekerek insanı sömürme ve kahır altına alma kurumuna dönüştürenler, ilk iş olarak Allah'ın kullarını köleleştirirler. "Bize köle olun, sizi cennete götüreceğiz" diyerek. Kur'an, bu köleleştirme zulmüne yenik düşmemenin reçetesi olarak iki temel buyruk vermektedir. İlki ve en önemlisi şudur: Raiyyeleşmeyin, yani davar sürüsüne dönüşmeyin!

Bakara Suresi 104. ayette verilen bu buyruk, İslam tarihinde ilk kez bu satırların yazarı tarafından gerçek anlamıyla gündeme getirilmiş ve 'Yeniden Yapılanmak' kitabıyla ayrıntıları verilmiştir. Raiyyeleşmemek yani davar ve köle sürüsüne dönmemek isteyen bir toplumun yönetimi şûra ve bey'at üzere olacaktır ki bu da reçetenin ikinci önerisidir. Şûra, bir Kur'ansal terim olarak, yönetenlerin yönetilenleri, yönetilenlerin de yönetenleri denetleyebildikleri bir sistemi ifade etmektedir. Şûra, Allah ile aldatanların iddia ettikleri gibi, 'padişahın danışmanlar tutması değildir. Sûra ve bey'atin günümüz dünyasındaki terminolojik adı, cumhuriyet ve demokrasidir.

Emevi kalıntısı sömürücülerin İslam'ı neden cumhuriyet ve demokrasi karşıtı ilan ettiklerini buradan hareketle anlamak çok kolaydır. Onlar için demokrasi, tam tepe noktaya oturuncaya kadar kullanılabilecek bir 'müstekreh' (iğrenç) vasıtadır. İş bitince kaldırılıp atılır ve bir daha ağzına alanın anası ağlatılır; daha önce yağcılık ve yalakçılık yaptığına bakılmadan. Dini kin ve saltanat aracı yapan zihniyetlerin zulüm göstergelerinin ikincisi olan düvel, halkın malını saltanat elde etmek için kullanmak demektir. Allah ile aldatanların esas işi budur. Din adına insanlık suçu işleyen politikaların, Kur'an tarafından ısrarla gündeme getirilen zulümlerinin alâmeti farikası, sergilenen zulüm ve sömürünün, aldatılan halka finanse ettirilmesidir.

Bunun içindir ki, Kur'an'a dayanarak şunu rahatlıkla söylüyoruz:

Sahte dinin sömürüsü pahasına 'dindar' olmaktansa, dinsiz kalmayı tercih edin! Çünkü bu takdirde hiç değilse gerçek dini bulma ümidiniz canlı kalır. Kimseye zor veya garip gelmesin, Kur'an'ın yolu ve buyruğu budur. Allah'ın elinden çıkmamış bir 'din in kime ne hayrı olmuştur? 'Uydurulmuş din', halkın malını düvel, yani saltanat ve hegemonya aracı yapmanın ötesinde hiçbir değer üretmez. Zulmün üç göstergesinden üçüncüsü olan değel ise 'bir değeri veya kurumu pusu kurmak amacıyla kullanmak' demektir. Dini saltanat ve baskı aracı yapan zihniyetler için din, daima bir 'dokunulmaz ve teftiş edilmez sığınak' olarak kullanılmıştır. Bu sığınak, dinin kutsal kavramlarıyla parlatılmış maddelerle sıvanır ve hiçbir kuvvet, bu 'sıvanmış bölgeler'den içeri girmeye cesaret edemez.

Çünkü kutsal zırha dokunmayı aklınıza getirdiğiniz anda aforoz ve tekfir (kâfir ve dinsiz ilan etme) mekanizmaları acımasız bir biçimde çalışmaya başlar ve doğduğunuza pişman olursunuz. Dini değel yapan zihniyetlerin kutsal malzemeleri kullanarak oluşturdukları pusuyu dağıtmanın yolunu-yöntemini gösteren tek rehber Kur'an'dır. Bunun içindir ki, şu gerçek, din konusunun en hayati noktalarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır: Dini sömürenlerin Kur'an'dan duydukları rahatsızlık, dinsizliği sömürenlerin duydukları rahatsızlıktan birkaç kat daha fazladır.

Kaynakça
Kitap: Allah ile Aldatmak
Yazar: Yaşar Nuri Öztürk
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Hazreti Muhammed(S.A.V.) İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir