Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Hazreti Muhammed'in(S.A.V.) Türkler İçin Söylediği Sözler

Burada Hazreti Muhammed(S.A.V.), İslam Dini ve Kuran-ı Kerim hakkında konular bulabilirsiniz

Hazreti Muhammed'in(S.A.V.) Türkler İçin Söylediği Sözler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 27 Şub 2011, 06:47

Peygamber'in fikirleri

1 — Türkler size dokunmadıkça siz onlara sakın dokunmayınız.
2 — Ümmetimin idaresi, sonunda Türklerin eline geçecektir.
3 — İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan ve onu fetheden asker ne güzel askerdir

İzah:

Künhülahbar ile Ebul Fereç'ten alınarak Hasan Ata talihine geçirilen şu iki hadis birbirinin mütemmimi gibi görünmektedir. Hazreti Muhammed, kurduğu dinin ruhları kamçılıyan heyecanıyle dört yana yapılacak akınları vukuundan önce sezmiş, o yayılma sırasında Türklerle temas edileceğini anlamış ve bunun bir taarruz şeklinde yapılmamasını tavsiye etmek istemiştir. Birinci hadis, ancak bu suretle izah olunabilir. Fakat Hazreti Muhammed, yaptığı tavsiyenin - siyasi ve askeri zaruretlerle - dinlenmemesi ihtimalini de düşündüğünden ikinci hadisi söylemiş ve bununla istikbalin alacağı vaziyeti tesbit eylemiştir.

Hazreti Muhammed
Hazreti Muhammed kimdir?


Hazreti Muhammed'in hayatını hikaye eden eserler sayısızdır, hemen her dilde bu mevzua dair kütüphaneler dolusu kitap yazılmıştır. Dini, felsefi, içtimai ve hatta edebi bakımdan kaleme alınan bu küme küme eserlerin kimi onun lehinde, kimi aleyhindedir, içlerinde bitaraf görüşlerle yazılmış olanları da az değildir. Bu eserlerden elimize geçip de okuyabildiklerimiz arasında bir tanesi vardır ki şimdi liselerimizde okutulan tarihin ikinci cildindeki İslamlık faslıdır. Bizce gerçekten vecizdir, bütün benzerlerinden mükemmeldir.

Şu satırları oradan alıyoruz:

«Muhammed, 570 tarihinde dünyaya geldi, daha doğmadan babasını ve altı yaşında iken anasını kaybetti, ilkin dedesinin ve sonra amcasının evinde büyüdü, 594 te ilk izdivacını yaptı, Hatice ile evlendi, biraz refaha erdi. Kırk yaşında iken vatandaşlarını - kendinin bulduğu ve doğru olduğuna inandığı - yeni bir dine davete başladı. Bu yeni dinin koyduğu esasları ihtiva eden kitaba Kur'an denir. İslam ananesi Kur'an'ın ayet ayet, yani cümle cümle, Cebrail adlı bir melek vasıtasiyle Allah tarafından vahyolunduğunu kabul eder. Tarih bakımından da Muhammedin - daha önceki peygamberler gibi - kendisine ilham eden kuvvetin insanları iğfal edici bir kuvvet olmayıp onları hayra ve saadete irşad eyliyen ilahi bir kuvvet olduğuna samimi olarak inandığına şüphe edilemez.

Muhammed, ilk günlerde vatandaşlarından çok az yardım ve pek çok hakaret gördü, hatta Mekkeyi bırakıp Medineye gitti. Lakin inandığı hakikati feda etmedi ve bu sarsılmaz imaniyle yavaş yavaş taraftarlarını çoğalttı, Mekkelilerle silahlı mücadeleye girişti, Bedir, Uhud, Hendek harplerini yaptı. Kendini vaktiyle istihfaf eden düşmanlarına kuvvetini tanıtarak muahedeler imzalattı, sonunda Mekkeyi zaptederek Hicazda hakimiyetini tamamladı.
Muhammed Kabeyi ele geçirdikten sonra Huneyn, Taif ve Tebük seferlerini yaptı, yeni dinin parlak bir istikbale namzet olduğuna kanaat hasıl etmekten doğma haklı bir sevinç içinde ve gene Medinede öldü (8 Haziran 632).

Onun ölüm haberi şehirde büyük bir şaşkınlık uyandırdı. Birçok kimseler böyle birşey olabileceğine inanmıyorlardı. Yalnız Ebubekir, soğukkanlılığını kaybetmedi, ölünün yattığı odaya, kendi kızı Ayşenin hücresine koştu, Muhammedin bir harmaniye ile örtülü olduğu halde yerde yattığını gördü. Odada kimse yoktu. Ebubekir naşa yaklaştı, harmaniyenin bir ucunu kaldırdı, Muhammedin yüzünü öptü ve o yüzü gene örterek dışarı çıktı. İslamiyetin idaresini ele almak için başlayıvermiş olan ihtiras gürültüleri arasına karıştı. Muhammedin naşı, gömülmek için bu dost eli bekliyordu. Bu el Alinin eli oldu ve Muhammed'in damadı, unutulmuş gibi görünen kaynatasının cesedini ; birkaç kişinin yardımiyle yattığı odanın bir köşesine sessizce gömdü. Büyük bir din kuran büyük adam için ne merasim yapılmış, ne de layık" olduğu ihtimam gösterilmişti. Çünkü herkes onun bıraktığı miras için mücadeleye girişmiş bulunuyordu.

Hazreti Muhammedin Kur'anla yaptığı tebliğler üç esasa dayanır:

1 — Allah'ın birliğine, başka Allah olmadığına ve Muhammed'in Resul olduğuna inanmak. Bu esas, sadeliği itibariyle, gerçekten mühimdir ve idrak seviyesine göre izahı mümkündür.
2 — Hukuki hükümler. Cemiyetlerin tekamülü bakımından bunların bir kısmı yerlerini yeni hükümlere terketmiştir.
3 — Tarihe ait bilgiler. Tevrattan iktibas edilmiş gibi görünürlerse de akla uygun görülmekte, Tevrat hikayelerinden daha üstündür. Belagat itibariyle ise onlarla kıyas dahi kabul edilemez.

Kaynakça
Kitap: TARİHTE TÜRKLER İÇİN SÖYLENEN BÜYÜK SÖZLER
Yazar: M. TURHAN TAN
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Hazreti Muhammed(S.A.V.) İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir