Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Yakut Şamanizmi

Burada Türk Tarihinin Çeşitli Dönemlerinden ve Çeşitli Konularından birlikte anlatılan konular bulabilirsiniz. Ayrıca Türk Kültürü hakkında da Konular bulabilirsiniz

Yakut Şamanizmi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 14 Ara 2010, 21:39

YAKUT ŞAMANİZMİ

Yakut (saha) şamanizmini tetkik eden etnografların ve din tarihçilerinin dikkatini çeken ıstılahlardan biri ijakııl ıstılahıdır. Bu kelimenin harfi harfine manası ana-hayvan demek olmakla beraber, Yakut Şamanizminde ne ifade ettiği şimdiye kadar kesin olarak halledilmiş değildir. Garp alimleri bu ıstılahı W. L. Seroşevskiy'nin tetkiklerinden öğrendiler. Seroşevskiy Yakut ülkesinde ve Yakut kavminde gördüklerini çok iyi tesbit etmekle tanınan bir etnograf ise de türkolog olmadığı için işittiklerini iyi izah edemediği Yakut dili ve diniyyatı mütehassıslarınca iddia edilmektedir, ije kul ıstılahını ije kıla şeklinde tesbit etmesi de bu iddianın haklı olduğunu gösterecek mahiyettedir. Yakutça'da üçüncü şahıs mülkiyet eki türkçedeki -i, -si yerine -a, -ta olduğuna göre ije kııla "hayvan" değil, fakat "ana hayvanı" demek olur. Bu gibi yanlışları olmakla beraber bu ıstılahı ilk defa tesbit eden ve buna dair malzeme toplıyarak izaha çalışanda Seroşevskiy olmuştur. Ona Tüspüt adlı bir şaman'ın anlattığına göre ije kul Şamanın hayvan şeklinde tecessüm eden canıdır.

Tüspüt övünerek şöyle demiş:

"benim ijd kulumı kimse bulamaz, o Çigan dağlarında, taşlıklarda gizlenmiştir, orada yatıyor".

Ziya Gökalp "Eski Türklerde İçtimai Teşkilat" başlıklı etüdünde, Seroşevski'ye istinaden ije kul hakkında şöyle demektedir: "Yakutlarda şamanlar nasuti (laique)lerden fazla iki ruha malik olmakla temayüz ederler. Birincisi iye kila'dır ki ana hayvan, yani ana totemi demektir"...

Biz bu yazımızda ije kal mahiyetini ve totem kültü ile alakası olup olmadığını izah etmek iddiasında değiliz; maksadımız, bu meseleyi izaha yardım edebileceğini düşündüğümüz bazı malzemeye işaret etmekten ibarettir.

Yakut Şamanizmini inceleyenlerin tesbit ettikleri malzeme dikkatle gözden geçirilir ve başka Türklerin folklor malzemesiyle mukayese edilirse bu Yakut ije kıllının daha XI. asırda Mahmud Kaşgari'nin kaydettiği "Peri-eş" ve bu günkü Kazak-Kırgızların arvak-eş dedikleri hayvan le çok yakın ilgisi olabileceğini tahmin etmek mümkündür.

Yakutların inançlarına göre ije kul'ın ölümü şamanın ölümü demektir. İki rakip Şamanın ije kul'ları birbiriyle mücadele ederler, ije kul'ın başına gelen Şamanın da başına gelir. ije kulı mağlup olan şaman rakibine mağlup olur. Bu "hayvan-eş"ler hakkındaki inanç Yakutlara mahsus değildir. Bu "eş-ruh"lar ve mücadeleleri Sagay kamlarından Topçan adlı bir Şamanın Katanov tarafından 1889 yılında tesbit edilen menkıbesinde tasvir edilmektedir. Bu menkıbeye göre "Sır ırmağında 55 yıl önce Topçan adlı bir kam vardı. Bu kam bir gün ayin yaparken gördü ki Kezek Tağ denilen dağın tepesinde biri gök, biri kara boğanın (Kezek Tağdın üstünde pir kök, pir kara puğa) bir birine tos vurarak kavga ediyorlar. Gök boğa kara boğayı son derece yormuştu. Bunu gören Topçan gök boğayı vurdu, gök boğa yere yuvarlandı ve kurt suretine girip şimale doğru kaçtı. Gök boğa - kam Kecük, kara boğa ise kam Topçan idi". Bu menkıbedeki iki boğa iki Şaman'ın "hayvan suretinde tecessüm eden eş"leridirki Şamanizmdeki "ije kul"ın benzeridir. Menkıbenin sonunda Kecük Şamanın bu hadiseyi mütaakip yaralanarak yatağında yattığı söylenmektedir.

Müslüman Türklerden Kazak-Kırgızların en son müstakil hanlarından II. Abılay (1771 - 1783) han menkıbesinde bu "tecessüm eden ruh-eş" efsanesine rastlıyoruz. G. Potanin tarafından tesbit edilen menkıbeye göre "Abılay'ın serdarlarından Ciydebay bahadır, Abılay'ın yaptığı bütün seferlere iştirak ederdi. Askerler her zaman onun önünde bir kızıl tilkinin rehberlik ettiğini görürlerdi. Bu tilki onun "arvağ"ı idi5. Bir gün Abılay ona "arvağını bana göster" dedi. Ciydebay bahadır Abılay'ı bir dağın tepesine çıkardı, kendisi de aşağıya indi. Abılay dağın aşağısında bir kızıl tilki gördü. Birdenbire havada bir kartal peyda olup bu tilkiye saldırdı ve yere serdi. Ciyde-bay bahadır, Abılay'a "ne gördün?" dedi, Abılay gördüklerini anlattı. Ciydebay "işte o tilki benim arvağım idi, kartal ise senin arvağındır. Senin arvağın benimkinden güçlü" dedi6. Bu menkıbeden açık olarak görülüyor ki eş (ija kul) yalnız şamanlara mahsus değil, fakat büyük kimselerde de bulunduğuna inanılırdı.

Mahmud Kaşgari "eş" kelimesini "eş sahip (arkadaş) dir; periden tabii olana dahi 'eşlig' (eş sahibi, eşli) denir" diye izah ettikten sonra halk edebiyatından (her halde bir eski destandan) şu manzum parçayı naklediyor:

anıfi ışın keçürdüm
eşin yime kafurdum
ölüm otın ifürdüm
ifti bolup yüzi türi

Yani:

"onun işini bitirdim.
Eşini kaçırdım.
Ölüm zehrini içirdim, yüzünü ekşiterek içti" .

Kaşgari'nin "eş" kelimesini izahı ve naklettiği bu parça bizim ije kııl konusu bakımından dikkate değer. Bu izaha göre XI. asırda doğudaki Müslüman Türkler, ihtimal ki Kaşgari'nin kendisi dahi, bazı kimselerin cinlerden eşi olduğuna inanmışlardır. Manzum parçada galip kahraman düşmanın "eşini kaçırdığını" öğünerek söylüyor.

Yukarıda naklettiğimiz Topçan ve Abılay menkıbelerindeki boğa, tilki, kartal unsurlariyle Kaşgari'nin bu kıtasındaki "kaçırılan eş"in mukayesesi Yakut ije kul'ını izah etmeye yardım edebilecek mahiyettedir.
Kaşgari'nin fiıvı kelimesini izahı da dikkate değer: "çıwı -cinlerden bir bölüktür. Türkler şuna inanırlar ki: iki bölük birbiriyle çarpıştığı zaman bu iki bölüğün vilayetlerinde oturan cinler dahi kendi vilayetinin halkını kollamak için çarpışırlar. Cinlerden hangi taraf yenerse onlardan yana çıktığı vilayet halkı da yener. Geceleyin bu cinlerden hangisi kaçarsa onların bulunduğu vilayetin hakanı da kaçar . . . Bu Türkler arasında yaygındır, görenektir." Bu efsanedeki her vilayetin "cin"leri o vilayette yaşıyan insanların "eş"leri olsa gerektir. İptidai şamanizm devrinde bu "eş"ler Yakut Şamanizmin-deki ije kul gibi telakki edilmiş olacaktır.

Altay Şamanizminde "yula" denilen ruh ije kul'ın bir varyasyonu olsa gerektir. A.V. Anohin'in verdiği malumata göre "yula" insanın veya hayvanın eşidir. Yula cesetten ayrılıp müstakil yaşıyabilir.
Yukarıda naklettiğimiz Topçan şaman'ın menkıbesine benziyen bir menkıbenin de Karaca Ahmet oğlu Hacı Toğrul ile Sultan Hacım hakkında söylemiş olduğu anlaşılmaktadır. Güvercin olan Sultan Hacımı yakalamak için Hacı Toğrul doğan olup havaya ağmıştır.

Kahramanların "suret değiştirmeleri (hayvan, ağaç ve saire şekline girebilmeleri) "canlarını bir hayvan, bilhassa kuş suretinde saklamaları" bütün kavimlerin masallarında rastlanan cihanşümul bir motiftir. Hayvanla ilgili olan bu gibi inançların ve masal motiflerinin totem kültüyle alakası olup olmadığı ve umumiyetle menşeleri meselesi henüz kat'i olarak halledilmiş değildir. Yakut Şamanizmindeki "ije kul" meselesi de böyledir.

Kaynakça
Kitap: ABDÜLKADİR İNAN
Yazar: MAKALELER VE İNCELEMELER
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Karışık Zaman-Dizinli ve Karışık Konular hakkında Türk Tarihi ve Kültürü Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir