Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Türk Şamanizmi Hakkında

Burada Türk Tarihinin Çeşitli Dönemlerinden ve Çeşitli Konularından birlikte anlatılan konular bulabilirsiniz. Ayrıca Türk Kültürü hakkında da Konular bulabilirsiniz

Türk Şamanizmi Hakkında

Mesajgönderen TurkmenCopur » 14 Ara 2010, 21:04

TÜRK ŞAMANİZMİ HAKKINDA

Ural-Altay ırkının garp şubesine mensup olan Şimali Asya kavimleri -Türkler, Moğollar, Tonguz'lar - eski zamanlarda iptidai Şamanizm dininde idiler. Bunlardan Tonguz kabilelerinin, Mançu'lardan maadası, bu gün de Şamanidirler. Moğollar Tibet tesirinde Buda dinini kabul etmişlerdir. Bunlardan Baykal Gölü civarında sakin yalnız Boryatlar Şamanizme sadık kalmışlardır. Şarktaki vatanlarını bırakarak Garba ve Cenuba doğru muhaceretlerine devam eden Türklerin ekseriyeti ise çoktan İslamiyeti kabul etmişler ve bütün cihana karşı İslamiyeti ve onun medeniyetini temsil etmişlerdir. Şamani dininde olan Türkleri biz Türkün eski vatanı Altay'da görüyoruz.

Bunların dini de müteaddit dinler tesirine maruz kalmıştır. Maamafih Türk Şamaniliğinin esaslarını yalnız Altay Türklerinde buluruz, İslamiyeti çoktan kabul etmiş olan medeni Türklerin etnografyası bu güne kadar iyi öğrenilmemiş ve eski Şamanizm bakiyelerinin ne kadar kısmı İslami bir şekilde yahut adat ve örf suretinde devam edip durduğu vazıh bir surette tayin edilmemiştir, islamiyeti son asırlarda kabul etmiş veyahut eski zamandan beri İslam olmakla beraber siyasi ve yevmi hayatlarında eski Türk anane ve yasalarına sadık kalmış göçebe Türklerde Şamanizmin bir çok akide ve ananelerinin, İslamiyete rağmen, hüküm sürdüğünü görüyoruz. Hıristiyan addolunan Çuvaş, Yakut ve bazı Sibirya Türkleri gibi, Budist addolunan Sayanlılar tarafından da Hıristiyan ve Buda ayinleri ismiyle bir çok Şaman merasimi yapılmakta olduğunu Etnografya alimleri kaydediyorlar. Türk etnografya ilmi ilerledikçe, bin senelik İslam Türklerinin de bir çok Şamani adatını, akidelerini muhafaza ettiklerinin meydana çıkması muhtemeldir. Bu ihtimale kuvvet veren emareler meydandadır. "Anda" gibi pek eski bir Şamani adetin Anadolu çocuk oyunlarında tezahür etmesi, Osmanlı edebiyatında vazıh surette izler bırakması pek calib-i dikkattir.

Eski Türklerin Şamanizme -milli dine- sadık kalmalarının sebebi ibtidailikleri, Buda ve diğer Çin mezahibinin derin felsefelerini kavrayabilmek istidadından mahrum olmaklıkları değil idi. Medeni Çin saraylarına yakından aşina olan Bilge Hakan'ın Buda ve Lautsizm mabedleri bina ettirmek istediği vakit veziri olan Tonyukuk:

"Buda ve Lautsizm dinleri Türkleri harap edecektir; Türk kaybolacaktır" diye mani olmuştur. Bundan anlaşılıyor ki bir zamanlar Türkün kendi dini kudret ve şevketi, Çin harsının temsil kuvvetine karşı az çok mukabele edebilmiş, Türklüğü muhafazaya yegane amil olmuştur.

Türkün eski hayatından, kahraman sahifelerinden tarihi romanlar, Türklük ruhu tecelli eden nefis resimler yalnız Türkün eski tarihini, dinini ve teşkilatım öğrenmek neticesinde meydana gelebilir. Bunlar meydana gelmedikçe "Türk Hars"ı sağlam bir temele istinat edemez; Bayron kadar kudretli şairimiz, Rafael kadar istidatlı ressamımız olsa bile eserleri "Türkiyeli Sanatkar" eseri olarak kalır.

Türk Şamaniliği, balada zikrettiğimiz gibi, din olarak bütün ayin ve merasimleri ile dualizm olmak üzere, Altay Türklerinde muhafaza olunmuştur.
Altaylıların akidesine göre kainat bir çok tabakalardan terekküp etmiştir. Bu tabakalar yekdiğerinden güya az bir mesafe ile ayrılmıştır, ki ibadet merasimi icra ederken "Kam", "Şaman" bunların birinden diğerine bir sıçramakla geçebilir.

Yukarı alem olan on yedi tabaka semayi alem-i nuru, aşağıda bulunan yedi veya dokuz tabaka alem-i zülematı ve cehennemleri teşkil eder. Nur alemi ile karanlık alemleri arasında insanların meskeni olan arz bulunur. Şu suretle arz ve ahalisi bu iki mütezad alemin arasında ve icray-ı tesirlerinde duruyor. Yukarı alem iyi ervahlar, merhametli Tanrılarla doludur. Bunlar insanları halkederler, himaye ve merhamet gösterirler. Güneş insanın en büyük dostudur ve bütün hayatın menbaı odur. Aşağı alem ervahı şerire meskenidir. Bu ervah-ı şerire insanlara zarar verirler. Bütün vazifeleri insan oğlunu karanlık alemine celbetmekten ibarettir,

Nur ve ziya aleminin büyük Tanrısı "Han Ülgen"dir. Bazan "Kayra Han" da denilir. Karanlık aleminin ise "Erlik Han"dır. "Ülgen" bütün dua ve himenlerde müşfik, rahim ve hami olarak tavsif olunur. Bu tanrıya kurban vermek merasimi gayet nadir olur. Çünkü o kurbansız da merhametlidir. Ama her bir delikanlının evlenirken "Ülgen"e attan bir kurban ("idik — iyik") kurban vermesi lazımdır. Bu "idik" mukaddes addolunur. Kadınların ona binmesi memnudur. Merasimi ilk baharda icra olunur. Şaman ibadet ve ayinlerinin bütün teferruatı bu ayinde tezahür eder.

"Erlik Han"a her bir hücumu vaktinde kurban verilir. Bu şerir ilah için ne gibi hayvan olursa olsun kurbanlık olabilir. Hayvan bulunmazsa rakı ve şarap ile de onu kandırmak mümkündür.

Himen ve dualarda "Erlik Han" gayet müthiş olarak tavsif edilir:

Bindiği beygir siyah argımak (Arap atı), döşeği kara kunduz derisindendir. Beli o kadar şişmandır ki, hiç bir kuşak yetmez. Boynu o kadar şişmandır ki, insanın kucağı yetmez. Göz kapakları bir karış, bıyıkları ve sakalı simsiyahtır. Yüzü kan gibi... saçları dim dik durur. Hiç bir kuvvetin kaldıramadığı şeyleri kaldırır... İnsan göğsünden kovası, yeşil demirden kılıcı var, omuzları gayet geniş, yüzü simsiyah, siyah saçları dalgalanır, mutbağı topraktan, evinin duvar başları merdivenlerden, damı siyah demirden yapılmıştır. "Erlik Ata" dokuz öküze biçimsiz eyerler vurmuş kollarını sıvayıp erleri yıkar, eyer bağlarından tutarak beygirleri yıkar ve yer...

"Ey Erlik Ata! ne için mahlukatını helak ediyorsun?! ne için mahlukatına dehşet salıyorsun? simsiyah yüzlü, kömür gibi siyah çehreli idin.. Ey Erlik. Bizim atamız sen idin... Nesilden nesle, zaman-dan zamana uyumadan seni yad edelim! evlad be evlad sen bizim muhterem beyimiz olsaydın! arkasına eşyalarını yüklemiş, siyah ipekten dizginli siyah argımağa binmiş kara yılandan kamçısı var. Ey Atam Erlik Han, benim önüme gülerek gel!"
İşte karanlık tanrısı "Erlik Han"ı bu surette tasvir ve ona dua ederler.

Bütün kainatta en büyük alem "Kan Korbuztan Tanrı" namın-dadır, ki bunun ilahı "Ulgen Han" tarafından tayin olunan Mangizin Matmas Burhan'dır. Bu aleme dair arz "Altın Tilekey" namın-dadır. Cehennemi ise "Mangizin-Tuçiri-Tamug"dur. Müekkili "Pat-man Kara"dır. Mutavassıt alem "izreyn Korbuztan Tanrı"dır. İlahi Bilgeyn kır atlı torun Musikay Burhan"dır. Arzı "Altun Çarka", cehennemi "Tüpken Karatamug" ve müekkili "Patman Karakçı"dır.

Bizim alemimiz en küçük ve aşağı alemdir. "Kara Tanrı: Siyah sema" tesmiye olunur. Büyük Tanrısı "Mayderi Han"dır. Bizim arzımızın cehennemi "Tepten Karatis" ve onun müekkili "Girey Han"dır.
İnsanlara en yakın olan tanrılar "Yer su" ilahlarıdır.

Bunlar Altay kabilelerinin oturduğu yerlerdeki coğrafi (dağ, sahra, nehir, çay) isimleri taşıyorlar:

"Altay Han", "Abakan Ata", "Bey", "Katun" gibi, "Yer su" ilahlariyle insanlar bilavasıta münasebette bulunabilirler. Semavi ve zulmet tanrılariyle adi insanlar doğrudan doğruya münasebete giremezler. Bunlara müracaat için kudretli bir vasıta lazımdır. O vasıta da "Kam" (Şaman rahibi)dir. Kamların kuvve-i ruhaniyesi tahsil ve talim vasıtasiyle değil -babadan evlada intikal eder, irsidir. Dinin bütün esrarı, ilahların hayatı, isimleri, şecereleri yalnız kama malumdur. Merasim-i diniye icra ederken "Kam" mahsus elbise giyer. ayin icrasının büyük şartlarından biri de "Davul" (Altayca tünür, yahut tür) dur. Bu davulun bir tarafı müteaddit resimler, mistik işaretlerle doludur. Ay, güneş, yıldız, mukaddes, hayvan, ağaçlar tersim olunmuştur. Kamların büyük kısmı kendi dinine, ilahlarına ve dualarının tesirine inanmış insanlardır. Vecd haline geldikte garip ve harikulade şeyler yapmağa istidat gösterirler.

Kaynakça
Kitap: ABDÜLKADİR İNAN
Yazar: MAKALELER VE İNCELEMELER
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: TÜRK ŞAMANİZMİ HAKKINDA

Mesajgönderen TurkmenCopur » 14 Ara 2010, 21:07

Şaman, dualarında bazan kendi aczini, zaafını itiraf ederse de ekseriya kudret ve azametinden bahseder. Bilhassa şerir tanrılara karşı aczini hiç bir vakit itiraf etmez.

İbadete başlarken Şaman ekseriya şu duayı okur:

Ayin icra etmekle yaşayan benim
Galebe ve zaferle yaşayan benim davulumdur.
Bir akşam gelir, ben ibadet eder ve ölürüm, Ey Ulu Tanrı!
Fecr ışığı zuhur edene kadar
Ben düşmanları mağlup eder ve ölürüm!
Benim görmediğim ve bilmediğim hiç bir şey yoktur...
Geziyorum ve mukaddes ayin icra ediyorum
Hasta olsam bile...
Hastaların önünde dururum dua ederim
Ey Büyük Tanrı! bundan fazlasını ben yapamam
Ben daima dua ederim., bütün cihanı dolaşır ve dua ederim!
Ey Yüce Tanrı!
Bindiğim hayvan "sığınadır.
Yakın ve uzaklarda ayinler icra ederek geziyorum, Ey Ulu Tanrı!
Yüce semalarında yıldızlarını daima görüyorum
Daima seni, Ey Yüce Tanrı, üzerimde diye bakarım!..

Şaman ayin ve merasimleri müteaddit Tanrıların vazifeleri, Altay ve civarının coğrafi vaziyeti mufassal bir surette tavsif ve tasvir edilmedikçe dua ve himenlerinin manalarını anlamak çok müşküldür. Altaylıların hayatı ve akidelerindeki bu ilhamlarla insanlar arasında tayin olunan münasebet anlaşılmadıkça bu himenler manası lakırdılar gibi görünür, bununla beraber eski Türk kısa terkiplerini andıran bu himenler Cenup Türkçesine gayet serbest tercüme edilmedikçe aslında bulunan manaları ifade edemez. Bu müşkülata rağmen biz burada aslından mümkün olduğu kadar, inhiraf etmeden bir kaç dua ve himeni okurlarımıza takdim etmeğe cesaret ettik.

ÜLGEN HAN'A

Üç merdiven üzerinde gezen ey mukaddes Han!
Üç ocağı var, ey ulu Ülgen!
Üzerimizde mavi renkli, parlak sema görünüyor Havada bulutlar uçuyor.
Aylar, seneler yürümekle başına çıkılmaz geniş sular...
Şevket ve azamet sahibi olan atam Ülgen!
Ay baltasının yüzünü yapıyor Altundan tuynaklar tertip eder...
Müteaddit sesler çıkaran milletler yaradan, ulu Ülgen!
Sürü sürü hayvanlar veren ulu Ülgen!
Sen bizi reddetme
Yavuzları bize musallat etme
Görünmez (şeytan) e bizi gösterme
Göze görünenler (insanlar)e bizi bastırma!

Ulgen"e bazan "Kayra Han" diye hitap ederler.
Umumen "Kayra Han" Ulu Han, muhafız melek manalarında istimal olunur.

Bindiği at siyah arabi attır
Daima içtiği su siyah rakıdır
Sabah ve akşam gezer
"Yoğuz" (Oğuz) Han'ın torunu
"Yarka" Hanın yeğeni
Eşiğin sağ ve sol taraflarında
Muhafaza edici atam Kayra Han!
Çook! işte sana kurban, Kayra Han!

ATEŞ TANRI'YA

Çook! işte sana kurban!
Otuz başlı ot (ateş) annem
Kırk başlı karı annem
"Çook!" dediğim vakit kabul ediniz!
"İşte sana!" dediğim vakit merhamet ediniz!
Beygir götüremez eyer hediye
Alas! alas! Yer "arz" göteremiyecek eyer hediye üç yakası var ağır hediye
Ev dairesi kadar hediye Beygirine örtü olsun
Alas! alas! Ey mukaddes ülgen Hanım! Ateş, alas!

Ateş ilahisinin diğer bir sureti:

"Ey melikem ey annem "ateş"! sen "Hangay" ve" Gur Hatu Han" dağlarının tepesinde biten akkavak ağacından yaratılmışsın! Sema yerden ayrıldığı vakit doğmuşsun; sen anamız Ötüken kademinden zuhur etmişsin; Tanrılar padişahı tarafından halk olunmuşsun! annem "ateş"! senin pederin sert çelik, validen çakmak taşı ve cedd-i alaların akkavak ağacıdır. Senin nurun semaya erişir, arzın altına kadar gider! ateş! sen semavi zat eliyle taştan çıkarılmış "Uluken" melike eliyle bakılmışsın! sarı başlı koyundan alınmış sarı yağları sana kurban ediyoruz ! sağlam ve neşeli oğlun, güzel gelinin var! ey daima semalara bakan ateş! biz sana fincan fincan rakı, kova kova yağ takdim ediyoruz.. Güvey ve geline ve bütün halkımıza sıhhat ve asayiş ver! sana secde ediyoruz!.. "

Şamanilerin "Yer-su" tanrılarına söylenen dua ve himenleri gayet çoktur. Bu tabiat evladı için insanı azametiyle şaşırtan dağlar, geniş sahralarda ayrı bir manzara teşkil eden tepeler, gürültü ile akan nehir ve çaylar, göçebeler için nimet menbaı olan otlak ve çayırlar hesapsız "i8i = ilah"larla doludur. Bunların bazılarına şükran beyan etmek ve bazılarının şerrinden kurtulmak için dua okurlar. Bu dualarda dağlar, nehirler, göller, tepeler hep zi-ruh olarak tecelli eder.

ALTAY HAN'A

Boynuna altımdan çıngırak asmış.. Altundan yaradılmış oğlanları hayran edip Ateş için çıkan, ey hanım Altay! Boynuna gümüşten çıngırak asmış Kırk beş kahramanı hayran ederek Güreşe "mübarezeye" çıkan ey hanım Altay! Demirden üzengiler kıran Altay Han'ın babası At güremiyecek büyük ey Payzın Han! Demir gibi uzatılmış Altay Han! Şerit gibi dalgalanmış Kangay Han! Tepesi bem-beyaz olan ey Han Altay! Yağmurlu günlerde bize benah ol! Yolcu olduğumuzda bize yol ver!

TİLEKEY HAN'A (Tilekey: Kürre-i arz)

Ey benim yukarıda ve aşağıdaki Tanrılarım! . Ey mukaddes " Tilekey" im ! Sen benim alemimsin, padişahımsın, Bana rahmetini günder !
Ey benim öküzüm ! alnında beyaz var siyah öküzüm ! Gözlerin ve burunun maden bacalar gibidir
Siyah güllerin yanında dağ kayalarında biten otları yoldur sen, Kırmızı gül yanında bulunursan! gel, acele et, bana yardım et! Ey atam sema tanrı, ey padişahım sema tanrı! Ey annem yer tanrı! merhamet et! Ben bir zayıf Şamanım: ölücü ve bayılıcı bir bendeyim!

Ebedi karlarla mestur kalan ey benim ak ormanlarım! Benim zayıf ve aciz başım daima size secde eder. Ey padişahım Akorman!
Eteklerine sarılırım, taş ve ağaçlarına tırmanırım! Padişahım aşağı "dolan kara" "ve yukarı dolan kara" ! Her iki tarafa bu azametli nazarlarınız ne vakte kadar devam edecektir? Benim okuduğum duaların nihayeti ne vakit gelecektir ? Nehirler sahilinde bitmeyen mukaddes otlarını yiyerek Oturuyor ve dualarımı okuyorum..
"Ucan" nehrinden su içerek oturuyor ve yavaş yavaş ileri hareket ediyorum.
Ey Tanrı, ben günahlıyım!..

Şaman dualarının en garipleri merasim icra ederken "semalara çıktığı, ilahlara seyahat ettiği" vakit vecd halinde söylediği himenlerdir.
Bu merasimde büyük tanrıdan en küçük tanrılar (işiler)a kadar dualar himenler okunur. Kabilenin hamisi olan müteaddit kuşlar, ağaçlar, cedd-i alalar zikrolunur. Bu dualarda zikrolunan milli ervah ve cinler tarihin derin meselelerine taalluk eder ve bu duaların ehemmiyeti de okundukları merasim ve şerait içerisinde görülür.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Karışık Zaman-Dizinli ve Karışık Konular hakkında Türk Tarihi ve Kültürü Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir