Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Codex Cumanicus Bilmecelerine Dair

Burada Türk Tarihinin Çeşitli Dönemlerinden ve Çeşitli Konularından birlikte anlatılan konular bulabilirsiniz. Ayrıca Türk Kültürü hakkında da Konular bulabilirsiniz

Codex Cumanicus Bilmecelerine Dair

Mesajgönderen TurkmenCopur » 14 Ara 2010, 20:54

CODEX CUMANİCUS BİLMECELERİNE DAİR

Codex Cumanicus'ta Kırk altı (Prof. Nemeth'e göre kırk yedi) bilmece vardır. Bugüne kadar bu bilmeceler üzerinde maruf Türkolog alimler epeyce meşğul olmuşlardır. ilk önce Codex Cumanicus'un naşiri Geza Kuun, sonra Radloff, Bang, Nemeth ve en son olarak Maloff bu bilmecelerin transkripsiyonunu ve tercümesini neşretmişlerdir. Maloff'un tercümesinde Radloff'un neşredilmemiş olan son tercümesinden de istifade edilmiştir. Buna göre Maloff'un tercümesi altıncı tercüme demektir.
Prof. N emeth çok kıymetli etüdünü, "muhakkaktır ki bunu(yani Codex Cumanicus'u) yazan rahip Kumancayı bizim hepimizden daha iyi biliyordu" cümlesiyle bitirmiştir. Maloff da Nemeth'in bu cümlesini aynen tekrarlamaktadır. CC bilmeceleri üzerinde çalışacak her Türkolog bu sözleri daima haklı bulacakt'r. Çünkü bu bilmeceler gös-gösteriyor ki, CC milellifi Kumanların aşağı tabakasına kadar inmesini bilmiş, yalnız bilmecelerde kullanılan ve dar bir muhite mahsus kelimeleri bile anlamaya ve tesbit etmeye muvaffak olmuştur.

Biz bu notlarımızda yukarıda adları geçen türkologların tercü-melerinde şüpheli gördüğümüz noktalara işaret etmek istiyoruz. Maksadımız, bu bilmeceler üzerinde çalışacak selahiyetli zatların dikkatini bazı noktalara celbetmekten ibarettir.

I . BİLMECE

1. Tap tap tamızık
2. Tamadırgan tamızık
3. Kölegesi bar
4. Köyedırgan, tamızık

Ol Köbelek

Bu bilmecenin birinci satırını Prof. Nemeth çok vazıh (ganz klar) buluyor ve (erfasse nur, es ist eine Flamme); Bang ise (knister-knaster Feuerbrandt diye tercüme ediyor. Maloff'a göre Nemeth'in tercümesi doğru olup yalnız "tamızık" kelimesini "alev" kelimesiyle değil, "damla" kelimesiyle tercüme etmek lazımdır. İkinci satırın tercümesinin Nemeth'e göre (eine Flamme, die man erfassen kann) olması muvafık görülüyor. Maloff'a göre damlayan damla'dır. Bu cümlelerdeki "tap tap" Profesör Nemeth'in tercüme ettiği gibi "tap"-(yani bulmak) mastarından emir sigası (imperativ)dır. Birinci "tamızık" ise ne damla, ne de Flamme veya Feuerbrandt'dır. Bu kelimenin manası bilmece demektir. Uranha lehçesindeki "tıbızık" ve Kaş-gari'deki "tabzuk" kelimesinin tebadülü için söylenen şeklinden başka bir şey değildir.

Nemeth'in ikinci satırdaki "tamadırgan" kelimesine tabadırgan (man erfassen kann) manasım vermesini Maloff kabul etmiyor ve "bu kelimedeki b/m tebadülünün izahı güçtür" diyor ki bizim "tıbızık" ve "tabzuk" kelimeleriyle bu bilmecedeki "tamızık" kelimesinin aym kelime olduğunu iddiamıza da Maloff'un bu mütalaa ve itirazı variddir. Fakat, muhtelif Türk lehçeleri ve Türk dil tarihi mütehassıslarından olmasına rağmen Maloff'un bu itirazı yersizdir.
Bize göre birinci cümlenin tercümesi: "bul, bul, bulmaca (bilmece)"
(Azebaycanca: "tap tap tapmaca") olmalıdır. Böyle başhyan bilmeceler Türk kavimlerinde çoktur.

Mesela:

Bilmece bildirmece Ayak üstü kaydırmaca
Bilmecemi bil Ensesinde dil...

İkinci satırdaki "tamadırgan tamızık" cümlesinin tercümesi, Maloff'un izah ettiği gibi, "damlayan damla" demek olsa gerektir.
Bilmecenin üçüncü satırım Nemeth'in okuyuşu (Kölegesi bar) bilmecenin çözümüne göre daha münasip görülmektedir. Üçüncü satırdaki "Köyedırgan tamızık" Maloff'un tercüme ettiği gibi "yanacak olan çıra" demektir.

Bize göre bilmecenin tercümesi şudur:

Bul, bul! bulmaca, (ki) damlayan damlacıktır.
Gölgesi vardır ( ) Yanacak (bir) çıradır.

O kelebek

Birinci tamızık bilmece, ikinci tamızık damla, üçüncü tamız k çıra demektir. Yani bu bilmecede kelime oyunu yapılmıştır.

II. BİLMECE

Prof. Nemeth'in transkripsiyonuna göre:

Biti, biti, bitidim,
Beş agaçga bitidim,
Könesuıvum yuvuurdum,
Kök yibekim çırmadım
Ol kınadır

Bang'ın ve Radloff'un son tercümesi:

Bang'da "ben bir mektup (bir mektup) yazdım" şeklindedir.
Yaz, yaz!
Ben yazdım
Beş ağaca ben yazdım
Civa ile yoğurdum
Gök ipekle sardım.

O kınadır

Maloff da bu tercümeyi kabul etmektedir.
Prof. Nemetlı bu bilmecenin ilk iki satırını Ben ağaçta neşvünema bulmuşum (bitmişim)" diye tercüme etmek istemiştir. Fakat bu tercüme doğru değildir.
Bu bilmeceye dair şunu da kaydedelim ki, Başkurt kadınları tırnaklarına kına bağlarken üzerine yaprak sararlar. Bilmecedeki Kök yibek'in de kına üzerine sarılan yaprağa işaret olduğu muhakkaktır. Bu bilmeceye muvazi Anadolu bilmecesi şudur: Yeşil koydum akşamdan Kırmızı çıktı sabahtan Fındık kadar yoğurdum On parmağı verdim doyurdum.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: CODEX CUMANİCUS BİLMECELERİNE DAİR

Mesajgönderen TurkmenCopur » 14 Ara 2010, 20:56

III. BİLMECE

... ta kara kula yuvşapdır

Ol işlik


Bu bilmecenin birinci kelimesi okunamıyor. Her halde buradaki "ta, Bang'ın dediği gibi Lokativ eki olacaktır. Bilmecenin çözümü olan "işlik (asıl nüshada yşlik)" anlaşılmadığı için metnin tercümesinde ihtilaf vardır. Bang'a göre Yuvşap kelimesi Yavaş okunmalı ve munis (zahm), itaatli, sakin (folgsam) diye tercüme edilmelidir. Bilmecenin çözümü olan "yşlik" kelimesi de "iğlik" okunmalı ve allık (rote Schminke) diye tercüme edilmelidir.

Prof. Nemeth'in okuması ve tercümesi zorlamadan ibarettir: "cahil kulağa yumuşaktır - o ıslık. (Für ungebildete Ohren ist es angenehm. Auflösung: der Pfiff) diyor.
Maloff "Yuvşap" kelimesini "Yuvsap" (=Yıkanmak isteyip) ve "işlik" kelimesini de "Yeşlik" (Yaşlık) okuyor.

Buna göre bilmecenin manası ve çözümü şöylie oluyor:

Gölde kara kula (atlar) yıkanmak istiyorlar.

O ağlama.

Radloff'un son tercümesi ise "Kara kula (öküzler, koyunlar) geviş getiriyorlar - o işlik (işle uğraşan)".
Bütün bu tercümeler şüphelidir. Maloff ve Nemeth'in okumaları yanlıştır. Bizim fikrimize göre Bang'ın okuyuşu, bilmecenin çözümü olan "İşlik" kelimesi müstesna, doğrudur, hakikata yakın olan tercüme de Radloff'undur. "Yuvşa-" kelimesinin manası "geviş getirmek" (Radloff, WB, III. 567) olduğu gibi Kazak-Kırgızcada "cuvsa-" istirahat etmek (at hakkında) demektir.

"Kara kulam cuvsaptur" şeklinde söylenen bilmeceyi Kazakistan'da işitmiştim. Fakat çözümünü hatırlıyamıyorum. Kuman bilmecesinin çözümü "Yışlık" (Kara orman) olmak ihtimali hatıra geliyor.

IV. BİLMECE


İlip itip ırgamas (= kımıldamaz) İçindeki çaykalmas (= çalkanmaz)

Oluru Bu bilmecenin metni çok vazıhtır. Yapılan tercüme doğrudur:

Wenn du es auch stösst und stösst,
So ıvird's doch nicht beıvegt,
İn seinem İnnern ıvankt es nicht (ıvörtlich ıvird's nicht beıvegt).

Fakat bütün mütercimler bilmecenin çözümü olan "uru' kelimesinin ne ifade ettiğini anlamamışlardır. Bang bu kelimeyi "uruk" okuyor ve "tohum (Samen)" diye tercüme ediyor. Radloff da son tercümesinde bunu kabul etmiştir. Bu çözümle bilmece arasında münasebet olmadığını Bang da fark etmiştir. Prof. Nemeth ise "ur (Geschwulst)" olabileceğini ileri sürmüştür.

Bu bilmece bu güne kadar Başkurtlarda söyleniyor, çözümü de "uru" yani "kuyu" demektir. Şarki Başkurtlar kuyu kelimesini ancak buz deliği (Eisloch) manasına kullanırlar, diğer Türk lehçelerindeki "Kuyu" Ş. Başkurtçada "uru"dur.

V. BİLMECE

Silaisin yağıjmjsilkip bolmas Sırma tonulm j bügüp /bol/mas Ol yu /murtka;

En son ve doğru tercüme Maloff'undur.

Ona göre:

Vaşak kürkümü silkmek, imkansız Sırma elbisemi bükmek imkansız

Bu bilmecedeki "yağ" kelimesini Radloff, Bang ve Nemeth
yağ+ i (m) okumuşlar ve "Fett" yahut "Öl" diye tercüme etmişlerdir.
Bu kelimeyi Maloff doğru izah ediyor. Ona göre bu kelime "yağı"
(=yakı, yaku) dur. Bütün Türk lehçelerinde mevcut olduğu gibi M.
Kaşgari'de de yağmurluk manasına gelir. Maloff'un izahı şüphesiz doğrudur.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: CODEX CUMANİCUS BİLMECELERİNE DAİR

Mesajgönderen TurkmenCopur » 14 Ara 2010, 20:57

VI. BİLMECE

Ak küymening avzu yok
Ol yumurtka

Bu bilmecedeki Küymening kelimesini Bang küy-mening okuyor. Bana göre Bang'ın "Küymö, Küme" kelimeleriyle mukayesesi ve "Frauenjurte" diye izahı şüphesiz doğrudur. "Köyme" eski Başkurt dilinde de (masal ve hikayelerden anlaşıldığına göre) "Küyme" gemi veya araba üzerine kubbe şeklinde yapılan gelin çadırına denmiştir. Buna göre Bang'ın "Küy, mening" diye "Küy" ve "mening" ( = benim) şeklinde okuması yanlıştır. "Avzu" kelimesine de "m" ilavesine lüzum yoktur.

Prof. Nemeth'in okuması (Ak Küy, memi, avzu yok") ve tercümesi ("Es ist weiss, hat keinen Bart und Mund") yanlıştır.

Bu bilmeceye muvazi olan diğer bilmeceler:

Ay dalada ak otav avzı murnu çok otarfi.
(Bozkırda ak otağ ağzı burnu yok otağ)
Ak Künbet kapısı yok
Bir kubbe gördüm, elledikçe paralanır
Bir acayip Kubbe gördüm bassam alnı yarılır
Bir ak üy bar kireyin deseng esigi cok''
(Bir ak ev var gireyim desen kapısı yok)
Ay talada ak sandık, ozu murdu cok sandık
(Bozkırda ak sandık ağzı burnu yok sandık).
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Karışık Zaman-Dizinli ve Karışık Konular hakkında Türk Tarihi ve Kültürü Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir