Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Doğu Türk ve Moğol Folklorundaki "Edrene" Kelimesine Dair

Burada Türk Tarihinin Çeşitli Dönemlerinden ve Çeşitli Konularından birlikte anlatılan konular bulabilirsiniz. Ayrıca Türk Kültürü hakkında da Konular bulabilirsiniz

Doğu Türk ve Moğol Folklorundaki "Edrene" Kelimesine Dair

Mesajgönderen TurkmenCopur » 14 Ara 2010, 20:28

DOĞU TÜRK VE MOĞOL FOLKLORUNDAKİ "EDRENE" KELİMESİNE DAİR

Kazak - Kırgız, Kalmuk - Moğol epopelerinde kahramanların yayını, Başkurt lehçesinde ise umumiyetle bir nevi yay anlamını ifade eden edrene kelimesinin menşei nedir?

Profesör G. J. Ramstedt 1936'da neşrettiği "Kalmuk Sözlüğü"nde Kalmuk halk edebiyatında ve yazı dilinde tesbit edilen adrena kelimesini şöyle izah ediyor:

"Okun kirişe dayanan kalın ucu(?), kahramanın büyük atış yayı, krş. başkurtça adrine = gerilmiş kirişli bir yay". Müellifin gösterdiği kaynaklara göre, bu kelime Kalmukların eski epopelerinden Dzangar'da bulunmaktadır. Ramstedt bu kelimeyi Başkurtça adrina kelimesiyle karşılaştırmakla iktifa etmiştir.
Bu güne kadar malum olan Türk lehçeleri sözlüklerinde yay manasına gelen adrine kelimesi ancak Başkurt lehçesinde tesbit edilmiştir ki, Radloff bu kelimeyi "gerilmiş kirişli bir yay = einBogen mit gespannter Sehne,, diye izah etmiştir (WB, I, 861).

Son yıllarda neşredilmiş bir Başkurt sözlüğünde edrene kelimesi "kemik ve kurt siniriyle kaplanmış yay" diye izah edilmiştir.
Bir türlü yay manasına gelen aderena ~ edrine ~ edrene kelimelerine dair sözlük kitaplarındaki malumat bundan ibarettir. Etnog-rafya edebiyatında da bu yaya dair aydınlatıcı malumata tesadüf edilmiyor. Başkurt etnografyasına dair pek önemli bir eser yazan S.l. Rudenko da av aletlerini tavsif ederken Katay Başkurtlarının kullandıkları yayın edrine olduğunu kayıt ve resmini vermekle iktifa etmektedir.

Resim

Kalmuk destanlarında anılan ve okçu Başkurtlarda en kıymetli yay sayılan edrene ~ edrine'nin Osmanlı İmparatorluğu'nun ikinci paytahtı olan Edirne'nin adiyle adlanan bir yay olduğu Türkolog ve Mongolistlerden kimsenin hatırına gelmemiştir. Bir türlü kıymetli yay ifade eden "edrene" kelimesinin etimolojisi hala karanlık sayılmaktadır.

Kalmuk destanı Dzangar'da "kahramanın atış yayı,, ve Başkurtlarda "kemik ve kurt siniriyle kaplanmış yay,, demek olan edrene ~ adarana kelimesinin menşeini doğu türklerinin folklor meteryallarının tetkiki bize pek açık göstermektedir.

Sır - Derya kıyılarında tesbit edilen Kazakça "Adil Sultan destanında" şu parça vardır:

üç casına kelgendeüç yoşına geldiği zaman
Adil Sultan, cas sultanAdil Sultan genç sultan
çamırkandı, çamlandıhiddetlendi, azabageldi
çın temirdi çarlandıhakiki demiri kullandı
edrene'sin tizine salıp kurduşimdi Edirne (denen) yayını
indi atkan çerdidizine koyup kurdu
esik esik col ettiattığı yeri eşe eşe yol etti
er tizinden kan ettierlerin dizine kadar kan vurdu
tutkalından şart kettiSultanın çektiği yay kabzasından kırıldı
tartkan cayı (yayı) sultandın.


Bu destanda edrene, Başkurtça ve Kalmukçada olduğu gibi, doğrudan doğruya yay manasına kullanılmıştır ki yay mefhumunu ifade eden arkayik bir kelime zannolunur. Orta-Asya Kırgız-Kazakları eski kahramanların "edrene" denilen bir türlü yay kullandıklarını yalnız destanlarından bilirler, Irtiş havzasındaki Kırgız-Kazaklar ise "edrene"nin Başkurt icadı olan yay olduğunu söylerler.

EDRENE'nin EDİRNE şehrinin adını taşıyan, orada veya dolaylarında yapılan yaylardan başka bir şey olmadığını Adil Sultan destanının Kögenni Kıyat'ta tesbit edilen Kırım rivayetindeki şu parça pek açık göstermektedir.

"Kırım hanlığında Adil sultan (adlı) genç sultan (prens) vardı. On yaşına geldi. Ona İstanbul'daki Sultandan ferman geldi:

Acem şahın fethini senden isterim, dedi.
Balyemezden top al Tobrucadan at al Edirne'den cay (yay)al Baha'dan uzun ok al.

Bir acem Adil Sultana şöyle diyor:

"Adil Sultan efendim Balyemezden topun yok Tobrucadan atın yok Edirne'den cayın yok Baha'dan algan okun yok...'"'.

Başkurtça'da edrene, kalmukçada aderena söylenen bu kelime Kırım rivayetinde, son zaman söyleyişine göre, Edirne şeklindedir. Şüphesizdir ki Kırımlılar bu yayın Edirne yayı olduğunu unutmamışlardır.

Kırım rivayetindeki "Baha'dan uzun ok al„ mısraındaki "Baba" nedir? Bunun da Edirne çevresindeki Babaeski olabileceği hatıra geliyor. Her halde XVI. asırda Türkiye mamulatından olan Edirne yayı Başkurt ve Kırgız ülkelerinde Balyemez'in topundan ve "Baba"nın okundan daha çok tanınmıştır.
Edirne'de yapılan yayın XVI. asırda "edrene ~ edrine,, adıyla yayılması o zaman bu şehrin adı Edrene telaffuz edildiğini gösterse gerektir. XVII. asır şairlerinden Nef'inin

Edrene şehri mi buya gülşen-i me'va mıdır Anda kasr-ı padişahı cennet-i ala mıdır beytindeki "Edrene'nin sırf vezin icabı değil, o zamanki telaffuza da uygun olduğunu kabul etmek mümkündür.

Kaynakça
Kitap: ABDÜLKADİR İNAN
Yazar: MAKALELER VE İNCELEMELER
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Karışık Zaman-Dizinli ve Karışık Konular hakkında Türk Tarihi ve Kültürü Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir