Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Ongon ve Tös Kelimeleri Hakkında

Burada Türk Tarihinin Çeşitli Dönemlerinden ve Çeşitli Konularından birlikte anlatılan konular bulabilirsiniz. Ayrıca Türk Kültürü hakkında da Konular bulabilirsiniz

Ongon ve Tös Kelimeleri Hakkında

Mesajgönderen TurkmenCopur » 14 Ara 2010, 20:22

ONGON VE TÖS KELİMELERİ HAKKINDA

İlmi edebiyatımızda totem karşılığı olarak Ongon yahut Ungun kelimesi, yanılmıyorsak, ilk defa merhum Ziya Gök Alp tarafından kullanılmıştır. Avrupa Türkiyatçılarından Houtsmada Oğuz Boyları hakkında yazdığı bir makalesinde bu kelime ile anılan kuşların totem olabileceğini kaydetmişti. Oğuznamelerin yeni bir şeklinden başka bir şey olmıyan Çengiznamelerde de, güya Çengiz Han'ın muhtelif Türk kabilelerine alamet ve nişan olarak birer kuş verdiğinden bahsolunuyor. Prof. Bastian bu kuşların da totem olabileceğini Houtsma'dan önce mevzuubahs etmişti. İçtimaiyattaki totem kelimesi karşılığı olarak Ongon kelimesi haklı veya haksız yayılabilir. Bununla beraber Ongon kelimesinin eski Türkçede kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmamışsa bunun yerine hangi kelimenin kullanıldığı araştırmağa değer bir mevzuudur. Biz bu makalemizde buna dair bir araştırma yapacağız.

Üstat Ziya Gök Alp'a göre "Ongon kelimesi eski Oğuzca'da totem demektir" Türk medeniyeti tarihi S. 46. Bir müverrihimiz daha kat'i olarak "Eski Türkler toteme Ongon diyorlardı" diyor. Bu hükümlerinde ne gibi vesikalara istinat ettiğini bilmiyoruz. Bizim tetkiklerimize göre Ongon Moğolca bir kelime olarak görülüyor. Eski Orta Asya Şamanlığını muhafaza eden Türk ve Moğol oymakları atalar kültü ile bağlı türlü putlara taparlar. Bunlar insan, kuş ve başka hayvanlar şeklinde basit heykeller yahut bayrak gibi şeylerdir. Her Şaman'ın evinde bir kaç put bulunur. Bu putlara bütün Moğol kabileleri Ongon diyorlar.

Ongon kelimesi İslam edebiyatında ilk defa Reşidüddin'in Cami-üt-Tevarih'inde görülür. Selçuknamelerde bazan imla değiştirilerek kullanılan bu kelime, Reşidüddin'in eserinden geçmiş olduğunda şüphe yoktur. Reşidüddin'den önceki zamanlara ait kaynaklarda bu kelimeye rast gelinmiyor. Çağatay Türklerinde Ungun kelimesinin alameti farika ve damga mukabili olarak kullanılması eski Türklerde kullanıldığına delil teşkil etmiyeceği aşikardır. Ongun kelimesini (Ongmak) kökünden gelen Ongun ile yaklaştırmak suretile izaha çalışmak halk iştikakcılığından farklı olmıyan bir yoldur.

Ongon nedir? Moğollarda eski Şamanizmin bakiyesi Ongon Kültü budizmin kabulünden sonra, Lamaların şiddetli mücadelelerine rağmen hala yaşamaktadır.
Ongon kültü Moğol alimlerinden Banzarof'a göre atalar kültünün devamından ibarettir. Bu kültün menşei ceddialaya tapmaktır. Sonra bütün kuvvetli ölüleri hamii ruh diye itikat Ongonların adedini çoğaltmıştır. Ongonlar insan, kuş ve başka hayvanlar şeklinde yapılan heykeller-putlar olup her biri bir muayyen ruhu temsil eder. Moğollarda bütün putlar ve mukaddesattan sayılan suretler umumiyetle Ongon tesmiye olunur. Bunların arasında eski meşhur Kamların adım taşıyanları da vardır. Bazısı hayvan adım taşır, Boratların en maruf putları, Teke-Ongon, Boga-Ongon ve Babahan-Ongon (ayı ongon)-dur.

Şarki Sibirya kabilelerini tetkik eden Busse "Moğol ve Tunguzların akidelerine göre Ongon denilen putlar hami ruhları temsil ederler. Bunlar bütün tabiattaki hadiselere hakimdirler" diyor.

Ongon kültüne ait tetkikler gösteriyor ki, Dorci Banzarof'un dediği gibi bu kült ceddiala ve ölüler kültünün bakiyesinden başka bir şey değildir.
Tös yahut Töz nedir? Moğolların Ongon tesmiye ettikleri putları Şamanlıktan kalan Yenisey ve Altay Türkleri Tös, Töz, Lamayizm tesiri altında bulunan Tuba, Uranhay Türkleri, Moğollarla karışık yaşadıkları halde, "eren" Yakutlar ise "tangara", "emeget" diyorlar. Orta-Asya ve Sibirya'daki Türk ve Moğol kabilelerini yıllarca tetkik eden Potanin "aile ocaklarına mahsus ev putlarını moğolca adile ongon tesmiye ediyorum. Bu putların moğolcada umumi bir adı Ongon'dur. Türklerde ise bu putlar için moğolcadaki ongon kadar yaygın bir kelime yoktur", diyor.

Bununla beraber Altay ve Yenisey oymaklarının töz, tös kelimeleri epeyce yaygın olduğu görülmektedir. Töz'lere ait akide ve an'aneler tıpkı Moğollarda olduğu gibidir. Bunlar büyük ölülerin, bilhassa Şamanların şerefine yapılır. Altaylarda her oymağın aru tözü vardır. Bu töz ekseriya kabileye mensup büyük ve kemerli bir kamın yahut kabilece ceddiala sayılan dağ, hayvan veya bir efsanevi şalısın adını taşır.

Altayların akidelerine göre alemi idare eden ruhlar-ilahlar iki türlüdür:

1) tözler (harfiyen mebde, menşe demektir). Bunlar mahluk değillerdir; ezelden mevcut ruhlardır.
2) Yayağan neme'ler (yaratılmış ve sonradan var olmuş nesneler).

Tözler yine ikiye ayrılırlar:

1) Arutözler,
2) karatözler, ülgen: arutöz, erlik ise kara tözdür.

Altayların töz yahut tös dedikleri putların kültü ile bağlı olduğu Kamların okudukları ilahilerden açık görülmektedir. Kam gerek ana ve gerek baba tarafından olan ecdadına tözüm diye hitap ediyor. Gök tanrılarından birinin adı da Töz Harf dır. Bu semavi Töz Han göklere çıkmış "ceddiala"lardan biri olsa gerektir. Sami dinlerin Nuhuna benziyen Yayık Han da Tufandan sonra göklere çıkmış ve Akyayık adını almıştır. Kam ayin ve merasimlerinde Yayık Harı m ehemmiyeti büyüktür. Bunun şerefine töz yapılır. Altaylılar Yeniseyliler dağların ve hayvanların bazılarını Töz sayarlar. Bunların Töz sayılması da ceddiala olduklarına inandıklarındandır. Anuhin'in verdiği malumata göre, dağ tözlerini takdis adetini Altay-lılar yedi babadan kr.lma adet sayarlarsa da, tözün yer ile bir zamanda yaradılmış olduğuna kaildirler.

Kam dualarında Bukan dağına hitaben okunan ilahice:

Yetti öbökö paşurup kalgan
Aru tözibiz Abu - Kaan
Yer püderde yayalıp kalgan tözibiz deniliyor ki
yedi tabamız tapmış olan mukaddes tözümüz Abukan'sın; yer yaratıldığı zaman yaratılmış tözümüisün" demektir.

Abukan bir dağ adı olmakla beraber Baba Han demektir ki ceddiala sayıldığında şüphe yoktur. Teleüt kabilesinin hamisi sayılan Tileg Töz adından anlaşıldığı üzere Teleüt kabilesinin ceddialasıdır.
Menşe, mebde, esas (eski akideye göre ceddiala) manalarını ifade eden töz kelimesinin bir çok sözlerimizin de kökü olduğunu tahmin ediyoruz.

tös-töz - (Altay ve Yenisey lehçelerinde ve uygurcada) esas, her şeyin alt tarafı, kökü.

tös - töz - (Altay Yenisey lehçelerinde)

1) konmak için yeni bir varis kam ariyan ölü kamın ruhu-hamisi;
2) ölen kamın canı;
3) ölen kamların ruhunu temsil eden tılsımlardır. Bu kelime Divanü-lügatit-Türk'te asıl, menşe manasınadır (Anın tübi tözi kim), metinlerinde de aynı manada kullanılıyor.

tös, tüs (Kazan) suret yüz, canlı hayvanların resmi. Kazanlı, Kırgız ve Başkurtlarda babadan kalma şeyleri hatıra-andaç. olarak saklıyanların" atalarımızın tözü tösü diye saklıyoruz" demeleri eski töz kelimesinin ifade ettiği babalar namına yapılan putlar için söylenen an'anevi sözün devamından başka bir şey değildir. Fark şu kadar ki bugün bu töz kelimesi ancak bir hatıra manasını ifade eder.

tüs - tüz — (Uygur, Çağatay ve sair lehçelerde) sima, renk, kıyafet. "Tüs" kelimesinin bu manada kullanılması da put-heykel manasını ifade eden töz ile bağlı olduğunu gösterir.

tüs — (Çağatay) soy, nesep, aile ( Şeyh Süleyman, ve P. d. Courteille.)

töz kelimesinin r'li şeklini alırsak daha mühim neticeler elde edebiliriz:

tür, tür — (muhtelif lehçelerde) üst taraf, evin veya çadırın kapıya mukabil şerefli mevkii Altay ve Yeni-sey kabilelerinin takdis ettikleri (Töz)ler evin veya çadırın en şerefli yerinde bulunurlar, şüphesiz ki "ceddiala"nın heykeli yahut onun namına yapılan put (töz - tös) pederşahi devirde, bizim bugün tör dediğimiz yere konulmuştur. Kırgızlarda gelinler çadırın törüne (üst tarafa) geçmezler; kaynata "ervahlar" için kurban keserek, mahsus müsaade vermedikçe gelinin tör'e ayak basması kat'i surette yasaktır. Başka kabileden evlenen güveyin de vaziyeti gelin gibidir. Kaynata müsaade etmedikçe güvey kadının mensup olduğu kabilenin sayılı çadırlarının törüne geçemez, tör kelimesinin töz kelimesiyle ve Töz ceddiala külü ile münasebettar olduğunu bu adet gösterse gerektir.

Törkün - Kırgızcada müstamel törkün ve bunun töremesi olan kelimeler de şayanı dikkattir, törkün baba evini ziyaret eden (kadın için) demektir. Divanü lugati-Türk'de kelimenin manası diye izah edilmiştir.

(1,368). Daha eski zamanlarda Türkün kelimesi "ceddialanın Tör'ün-To'ün bulunduğu mabet" manasını ifade etmiş olacaktır.
töre, törü-tör — kelimesi ceddiala kültü ile bağlı olan töz kökünden gelirse "babalardan kalma örf, adet, kanun" manalarındaki töre, törü kelimeleri de bu kökle bağlı olacaktır.

töre (Altay'da eski destanlarda) halk, kavim (R. m. 1253). Bir ceddialaya = töz'e mensup halk, kavim.
töremek — hallolunmak, zuhur etmek (muhtelif lehçelerde). Bir Töz ceddiala'dan neşet etmek manasiyle.
töröngey — (Teleüt) ilk yaradılan insan (Radl.m. 1253) "ceddi-ala töz'tör" ilk yaradılmıştır.
töröl— (Teleüt ve sair lehçelerde) kabile, akraba, menşe (Radl. in. 1253). "Bir tör'töz den neşet edenler" manasiyle.

tüs — (Uygur, Çağatay ve sair) kıyafet, renk, sima. tür — Nevi, cins, sima.
tör kökünden yapılan kelimeler, Yakut dilinde de doğuş, menşe, baba, kabile, kavim gibi manaları ifade ederler.
törüt ese — ceddiala (ekseriya bunun yerine öbüge, ebege kelimeleri kullanılır).
törüt — (tördüm, tördü de denilir) kök, menşe.
törüt — kabile, kavim.
törüppüt — ata, ana (valideyn).
törüt — doğurmak.

Hülasa ve netice:

Eski Türkler, Moğolların Ongon kelimeleri yerine tör veyahut töz kelimesini kullanmışlardır. Bu kelimenin en eski manası "ceddi ala" (mebde, menşe, asıl) olmuştur. Totemcilik devrinde "ceddi-ala" tanılan kuş ve sair hayvan ve nebatatı bu kelime ile anmışlardır. Sonra putperestlik devrine "ceddiala' şerefine yapılan heykellere ve tılsımlara töz yahut tör denilmiştir. Baba kültü'ne ait put-tös'lerin bir hatırası olarak "abak" kelimesi Kırım lehçesinde ve abakı kelimesi Divanü Lugati-Türk (I, 122: fena gözlerden korumak için bostanlara konulan korkuluk) saklanmıştır. Bu kelimelerdeki "abakı" babacığım demek olduğu malumdur. (Divanın aynı sahifesindeki Ataki - doğrusu atakay olacak - kelimesile mukayese ediniz). Altay ve Yenisey Türklerinde en meşhur tözlerden biri de Aba To'dür ki, diğer lehçelere göre Baba Tös demektir.

Kaynakça
Kitap: ABDÜLKADİR İNAN
Yazar: MAKALELER VE İNCELEMELER
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Karışık Zaman-Dizinli ve Karışık Konular hakkında Türk Tarihi ve Kültürü Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir