Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Türk Destan ve Masallarında "Kırklar" Motifi

Burada Türk Tarihinin Çeşitli Dönemlerinden ve Çeşitli Konularından birlikte anlatılan konular bulabilirsiniz. Ayrıca Türk Kültürü hakkında da Konular bulabilirsiniz

Türk Destan ve Masallarında "Kırklar" Motifi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 14 Ara 2010, 20:06

TÜRK DESTAN VE MASALLARINDA "KIRKLAR" MOTİFİ

Türk destan ve masallarında çok yaygın olan motiflerden biri "kırk yiğit" ve "kırk kız" motifidir. Bu motifin kökeni, çok eski çağların karanlıklarında kaybolmaktadır. Karşılaştırmalı etnoloji araştırmalarına göre, bu kırklar kurumunun yüksek barbarlık kültürüne ulaşan, küçük ve büyük derebeylikleri ellerinde tutan alpların çevre-sinde teşekkül edip geliştiği anlaşılmaktadır. Daha ilkel kültür çağ-larının hatıralarını aksettiren Altay - Yenisey Türklerinin destan ve masallarında alpların çoğu tek başına gezer, savaşırlar; onlara ancak atları ve tanrılar arkadaşlık ederler. Bu yarı tanrı yarı insan olan alpların çevresinde "kırk yiğit" kurumuna rastlanmıyor. Yüksek bar-barlık kültür merhalesinde büyük göçebe boyların başındaki alplar çağını tasvir eden destan ve masallarda ise alpların yanında "kırk yiğit" ve hatunla kızlarının yanında da "kırk kız" vardı; alplar savaşlarda, eğlencelerde hatta evlenmelerde "kırk yiğit"i ile beraber bulunurdu. "Beyrek ak otağına döndü, düğünü başladı. Bu kırk yiğidin birkaçına Han Kazan, birkaçına Bayındır Han kızlar verdiler... Kırk yerde otağ dikildi"
(Dede Korkut, 3. hikaye).

Kırgızların Manas destanında hayatları tasvir edilen alpların hepsinin yanında "kırk çora" yahut "kırk ayaş" bulunmaktadır. Manas askerlerine nutuk söylerken önce "kırk yiğit"ini çağırıyor ve önce onlara hitap ediyor.

Takıp Han oğlu genç Manas İşbu gece düş gördü Sabahleyin kalkınca Kırk yiğidin çağırdı:


Kırkın başı Kırgılım, Bozçolak ile Çalbayım...

Alp Manas'ın rakibi Alp Yolay'ın da "kırk yiğit"i vardır. Manas ile savaş sırasında onıın kırk çorası öldürülüyor.

Alp Yolay şöyle diyor:

Yılkılarım sürdün sen Kırk yiğidim kırdın sen...

Manas destanının daha eski çağlara ait epizodlarından biri olduğu, fakat sonra masallaştığı anlaşılan Han Yolay destanında bu alpı ele geçirmek için "kırk kız ile kırk yiğit" töreni yapılıyor.

Altın Ordu'nun dağılışı çağında iç ve dış savaşların kahramanları olan alpların adları çevresinde teşekkül eden destanlarda da aynı motifi görüyoruz. Almanca'ya ve Rusça'ya birkaç defa çevrilen Çora Batır destanının kahramanlarından biri olan Ali Bey'in kırk yiğidi vardır. Bu Ali Bey tarihi şahıstır; Kırım hanı Saadet Giray'ın mirahuruydu.

Oğuz destanının parçalanıp hikayeler biçimini aldığı Dede Korkut hikayelerindeki alpların hepsinin "kırk yiğit"i bulunmaktadır. "Dirse Han oğlana beylik verdi, taht verdi. Oğlan tahta çıktı, babasının kırk yiğidin anmaz oldu. O kırk yiğit haset eylediler" (Dede Korkut, I. hikaye). Ba "kırk yiğit" bazı rivayetlerde alp-kahramanın kendisyle kırk olur ki yiğitleri otuz dokuzdur ("Beyrek otuz dokuz yiğidinin üzerine geldi", kırk yerde otağ dikti. Otuz dokuz kız talihlü talihine birer ok attı. Otuz dokuz yiğit okunun ardınca gitti" D.K. 3. hikaye). Aynı hikayenin başka bir yerinde "(Beyrek) kırk yiğidi ile yiyip içip oturuyorlardı" denilmektedir. Salur Kazan'ın oğlu Uruz'un kırk yiğidi vardı. Bir savaştan sonra Kazan oğlu Uruz'u ararken "gördü: oğlunun ela gözlü kırk yiğidi kırılmış" (D.K. 4. hikaye).

Kanglı Koca oğlu Kanturalı'nın da kırk yiğidi vardı.
Çok eski çağların hatırası olarak "kırk yiğit" geleneği Kıpçak ve Oğuz beylerinde uzun müddet devam etmiştir. Dehli sultanı Eltutmuş'un "kırklar" denilen büyük azatlı Emirleri vardı (Fuat Köprülü, iA. "Balaban" maddesi). Oğuz ve Kıpçak alplarının at oynattıkları alan olan Kafkasya Derbendinde "Kırklar mezarı" denilen bir ziyaretgah meşhurdu.

Beylerin "kırk yiğit"i olduğu gibi bey hatunlarının da "kırk kız"ı bulunuyor. Dirse Han'ın hatununun "kırk kızı" vardı (Dirse hanın hatunu... geri döndü, kırk ince kızı boyuna aldı" DK. 1. hikaye). Kazan Han'ın hatunu "boyu uzun Borla hatunun kırk ince belli kızları" vardı (DK. 2. hikaye). Orta Türklerde çok yaygın olan "Çingizname" menkıbesinde adı geçen şehzade Ulemelik'in de yanında kırk kızı vardı, güneş ışığından gebe kaldığı için babası Altın Han bu kızım "kırk kız kırkım, gök güvercini, altın renkli kuzusu, tutu kuşu, sönmez çırağı ve tükenmez azığı ile" bir gemiye bindirip Tün denizine salıverdi. Destanlarımızdaki bu "kırk kız" motifi Türk bilginleri tarafından peygamberler kıssasına bile sokulmuştur. XIV. yüzyılın bilginlerinden Ankaralı Mehmet oğlu Mustafa "Tebareke Tefsiri" adlı risalesinde Yusuf kıssasını anlatırken "Zeliha kırk kızı kıygırdı" demektedir (Tanıklariyle Tarama Sözlüğü, IV, 507).

Alpların yanında bulunan bu "kırk yiğit" uşak veya köle değildir. Bu "kırklar"ın hepsi bey soyundandır. Alp Kanturalı kırk yiğidi için şöyle diyor:

Hey kırk eşim, kırk yoldaşım Kurban olsun size benim başım...

Alp Beyrek kırk yiğidini esaretten kurtarmadan gerdeğe girmek istemiyor ("yoldaşlarımı çıkarmayınca, hisarı almayınca murada ermezim" diyor).
Manas'ın "kırk çorası (yiğidi)" de soylu ve seçkin alplardır.

Manas bu kırklara hitap ederken daima şöyle başlıyor:

Kafir ile Müslüman illerinden Seçip aldığım kahramanlar, İlim ile yurdum içinden Derlediğim, topladığım erenler...

Bey hatunlarının yanlarında bulunan "kırk kız" da karavaş ve kırnak değildir, bey kızlarıdır. Kafir kiralı, Salur Kazan'ın hatunu Borla hatunun yanında bulunan kızlar için "kırk bey kızı" diyor (DK. 2. hikaye, s. 30).

Moğollar devrinde gördüğümüz "nöker" kurumu, Özbekler devrinde bildiğimiz "çehre" yahut "iç oğlanlar" kurumu eski devrin "kırklar" geleneğinin bir hatırası olarak sürüp geldiğini gösterse gerektir. Rus knyazlerinin yanlarında bulundurdukları seçme muhafızlarına "drujina", yani "dostlar" demeleri de dikkate değer.

Kaynakça
Kitap: ABDÜLKADİR İNAN
Yazar: MAKALELER VE İNCELEMELER
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Karışık Zaman-Dizinli ve Karışık Konular hakkında Türk Tarihi ve Kültürü Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir