Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Sırbistan'ın Fiziki Coğrafyası ve Tarihi

Burada Türk Tarihinin Çeşitli Dönemlerinden ve Çeşitli Konularından birlikte anlatılan konular bulabilirsiniz. Ayrıca Türk Kültürü hakkında da Konular bulabilirsiniz

Sırbistan'ın Fiziki Coğrafyası ve Tarihi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 31 Ara 2010, 04:23

SIRBİSTAN'IN FİZİKİ COĞRAFYASI VE TARİHİ

Sırbistan, doğuda Bulgaristan ve Romanya, batıda Bosna-Hersek, Hırvatistan ve Karadağ, güneyde Makedonya ve kuzeyde Macaristan'la sınırlanan bir Balkan ülkesidir. Yüzölçümü 88.361 km2'dir. Kosova, Voyvodina ve Sancak-Şumadya olmak üzere üç bölgeden ibarettir. Sırbistan'ın nüfusu dokuz milyon civarındadır.Nüfusun % 65'ni Sırplar, % 20'sini Arnavutlar, % 6'sını Boşnaklar, % 5'ini Macarlar ve geri kalan % 4'ünü Türkler, Hırvatlar, Ulahlar, Romenler, Ruslar, Bulgarlar, Makedonlar, Slovaklar, Romanlar vb. milletler oluşturmaktadır.

Sırbistan tarih boyunca Roma, Bizans, Hun, Avar ve Bulgar Türk Devleti, Duşan Çarlığı ve 1371-1878 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu'nun sınırları dahilinde bulundu. 1830 yılında Osmanlı Devleti tarafından özerklik verildi. 1878 Berlin Kongresi kararlarıyla Avrupa devletleri bağımsızlığını tanıdılar. Avrupa'nın ve Rusya'nın her türlü desteğini alan bu Balkan ülkesi 1912 yılında Birinci Balkan Savaşı'nı başlattı ve savaş sırasında 550 yıl Türk eyaletleri olan Kosova, Sancak ve Makedonya'yı olarak güneye doğru genişledi. Birinci Dünya Savaşı yıllarında İtilaf Devletleri'nin yanında yer alarak Sava ve Tuna ırmaklarının kuzeyinde nüfusunun büyük çoğunluğunu Almanlar'ın ve Macarlar'ın oluşturduğu Voyvodina'yı da aldı ve 1918 yılında kurulan ancak 6 Nisan 1941 tarihinde Almanya, Macaristan, İtalya, Bulgaristan ve Romanya'nın saldırısına kadar yaşayan Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı'nda her şeyi ele geçirerek hakimiyetini kurdu. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan Sosyalist Yugoslavya Federatif Halk Cumhuriyeti'nin sınırları içinde bulundu. 1991 yılında Slovenya ve Hırvatistan'da, 1992 yılında ise Bosna ve Hersek'te başlattığı savaşın neticesinde Eski Yugoslavya'nın dağılmasından sonra Karadağ'la birlikte 1 Haziran 2002 tarihine kadar varlığını sürdüren Federal Yugoslavya Cumhuriyeti'ni kurdu. Günümüzde Sırbistan - Karadağ Devleti'nin içinde bulunan bir cumhuriyettir.

Sırbistan, eski teknolojiyle gelişmekte olan bir tarım ülkesidir. Ekonomisinin en önemli kollarını hayvancılık ve tarımcılık oluşturmaktadır. Bugün nüfusunun % 40'ı tarımcılıkla uğraşmaktadır. Bol sulu ırmakları, çok geniş vadi ve düzlükleri vardır. Oradan Tuna, Tisa, Sava, Morava, İbar, Timok gibi büyük ırmaklar geçmektedir. Banat, Baçka, Sirem, Maçva ve Morava Vadisi gibi geniş düzlüklerde en çok buğday, mısır, arpa, yulaf, çavdar, tütün, ayçiçeği, şeker pancarı yetişmektedir.

Bizans Çarı VII. Constantine Pophyrgennitus (913-959), Sırp kelimesine "Roma çarının köleleri" anlamını vermiştir5. Bazı müelliflere göre Sırp kavminin adı Latince köle, hizmetçi anlamında olan 'servus' kelimesinden gelmektedir. Adı geçen Bizans Çarına göre Bizans çarı İrakliye (610-640) devrinde bir Slav kabilesi Tuna Irmağı'nın güneyine inerek Yunanistan'ın Serviya şehri civarında bulunan Servia ve Serbica adındaki bölgelere yerleşmiştir. Ancak bu Slav kabilesi tekrar Tuna'nın kuzeyine dönmüş ve bir süre sonra oradan bugünkü Sırbistan'ın İbar Irmağı ile Karadağ'ın Adriyatik Denizi sahilinde bulunan Boka Kotorska liman kenti arasındaki topraklara yerleşmiştir. Yerleştiği yeni topraklarda Serv ve Serb adlarını kullanmıştır. Bu adlar X. yüzyılın ortasından sonra yaygınlaşmıştır. XI. ve XII. yüzyılda yaşayan Bizans yazarları söz konusu olan topraklarda yaşayan Slav kabilesini Sırp ve Sırplar olarak adlandırmışlardır.

Sırplar zamanla yaşadıkları alanın doğusuna ve güneyine yayılmışlardır. Sancak'ta Ras adında bir kasabayı kendilerine merkez yapmışlardır.
Bazı yazarlar ise Sırp kelimesinin bugünkü Srem Mitroviçası'nın eski adı olan Sirmium'dan geldiğini öne sürmektedirler. Ancak bilindiği üzere, bugün Güney Slavlar olarak bilinen Sırpları, Hırvatları, Slovenleri ve Makedonları Balkan Yarımadası'na indiren Avar Türkleri'dir. Avar Türkleri bu Slav kabilelerine yol göstermiş, ekonomik, sosyal ve kültürel hayatla ilgili gereken bilgileri vermişlerdir. Ziraatı, zanaatçılığı, savaşı, ticareti, yerleşik hayatı ve diğer şeyleri öğretmişlerdir. Ancak söz konusu Slav kabileleri Avar Türkleri için savaşmışlar, esir ve ganimet almışlar, derbendcilik, sınır bekçiliği, hizmetçilik ve kölelik yapmışlardır. Bu yüzden, adı geçen Bizans çarının, Sırp adının kelime anlamıyle ilgili öne sürdüğü tabirin yerine "Avar Türk kağanının köleleri veya Avar Türkleri'nin köleleri" tabiri olsa gerek. Çünkü, Sırplar ve diğer Güney Slav kabileleri 558-803 yılları arasında Avar Türkleri'nin ve 1371-1912 yılları arasında Osmanlı Türkleri'nin hizmetinde bulunmuşlardır.

Balkan Yarımadası'nın ortasında yer alan Sırbistan'ın önemli bir pozisyonu vardır. Geçmişte olduğu gibi, bugün de bu bölge Avrupa'ya, Adriyatik, Ege, Kara ve Akdeniz'e uzanan yolların önemli bir kavşağıdır. Bu yüzden, adı geçen bölgeye tarih boyunca Avrupa'dan ve Asya'dan gelen çeşitli kavimler yerleşmişler veya oradan geçerek Balkan Yarımadası'nın diğer bölgelerine hatta Anadolu üzerinden Yakındoğu'ya kadar gitmişlerdir. Bu kavimler arasında, Avrupa'nın ve Balkan Yarımadası'nın kültürel ve sosyo-etnik yapısını değiştiren Hun, Avar, Bulgar, Oğuz, Peçenek, Kuman ve Osmanlı Türkleri de bulunuyordu.Türk boylarının bazıları adı geçen Balkan bölgesine Ortaasya'dan Karadeniz, bazıları ise Anadolu üzerinden girip iskan etmişler ve günümüze kadar varlıklarını sürdürmüşlerdir.

Sırbistan'ın tarih boyunca çok karışık etnik ve din yapısı vardı.Bölgede Roma, Türk, Bizans, İllyr, Slav ve diğer kültürler, İslam ve Hıristiyan dinleri çatışmıştır. Çatışmalar sırasında 378-803 yılları arasında Türk ve 1371-1912 yılları arasında Türk-İslam kültürü galip gelmiştir. Bu yüzden Sırbistan'da bugün, söz konusu kültürlerden en çok Türk-İslam maddi kültür eser ve izlerine rastlanmaktadır. Ancak Sırplar, 1830, özellikle 1878 ve 1912'den sonra eserlerin ve izlerin çoğunu yok ettiler. Orada yaşayan Türkler bugüne kadar ayakta kalmayı başaran kültür eserlerinin onarımını yaptılar ve yeni eserler inşa ettiler.

Kaynakça
Kitap: Makedon Ve Sırp Türkleri
Yazar:
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Karışık Zaman-Dizinli ve Karışık Konular hakkında Türk Tarihi ve Kültürü Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir