Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Oğuz Dini Yahud Sulh Sistemi

Burada Türk Tarihinin Çeşitli Dönemlerinden ve Çeşitli Konularından birlikte anlatılan konular bulabilirsiniz. Ayrıca Türk Kültürü hakkında da Konular bulabilirsiniz

Oğuz Dini Yahud Sulh Sistemi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 27 Ara 2010, 22:06

OĞUZ DİNİ YAHUD SULH SİSTEMİ

Oğuzlar'ın teşkilatı tahlil edilince görülür .ki «Bozok» ve «Üçok» namlarındaki iki aşiretin birbirinin müsavi'i ve mütemmimi olmak üzere birleşmesinden, Oğuz ile vücuda gelmiştir. «İl» kelimesi Divan-ı Lugat'e göre sulh manasınadır. Filan beğ, falan beğle il oldu = sulh oldu demektir, «ilci» «elçi» tabiri de «sulhcu». manasınadır. Oğuz Birliği'nde Bozoklar sağ kolu, Üçoklar sol kolu teşkil ettiler. İki yoldan böylece birleşerek «İL» i vücuda getirirken, bunların ilahları da birleşerek «Yedi Kuday»ı vücuda getirdiler.

Bu ittihad şöyle oluyor:

sol kolu teşkil eden aşiret, eski dini teşkilatını muhafaza ederek ll'e sol kol oluyor. Biliyoruz ki eski budunun dört yersu'su vardı. Bunlardan yalnız (Demir Han) ile (Su Han) kalıyor. Fakat, bunlar da Oğuzlar'da isimlerini değiştirerek, Dağ Han ve Deniz Han oluyorlar.
Yersu'lar orta dünya semasının, yani gök küresinin oğullarıdır. Yersuların babasına, Altay Türkleri Oğan derler. Oğuzlar ise buna Gök Han namını veriyorlar. İşte bu suretle, sol kolun ilahlarını Gök Han, Dağ Han, Deniz Han namında üç yersudan ibaret görüyoruz.

Sağ kol ise, eski yersularını atarak, bunların yerine semavi tanrılar kabul etmiştir. Bunlar da «Gün Han, Ay Han, Yıldız Han» dır. Demek ki asıl değişiklik sağ kolu teşkil eden bu dörtte vukua gelmiştir. Sol kol kadın dini sistemini muhafaza ettiği halde, sağ kol bir erkek dini sistemini vücuda getirmiş ve bu iki sistemin izdivacından Oğuz dini vücuda gelmiş.

O halde bu ilahların birleşmesinden altılı bir tasnif vücuda geliyor. Halbuki Çin tasniflerinde altılı bir tasnif yoktur. Fakat Selçukname bize gösteriyor ki, Oğuz şöleninde sögüglerin (söğüşlerin) adedi yedidir:

Biri Hakan, diğerleri de altı oklardır. Bu suretteki altı oku birer ilah temsil ettiği gibi, hakan ve hatta hatunu da birer ilahın temsil etmesi gerekmez mi?
Bunlar da Orhun kitabesine göre Türk Tanrısı ile Yer sudan ibarettir. Türk Tanrısı sulh tanrısı demektir» Altay Türkleri buna Bay Ülken derler. Oğuz Türkleri «Bayat» namını verirler. Oğuzlar, Oğuz Han ismini Oğuz Dini'nin kurucusuna ıtlak ettikleri gibi il Tanrısı mevkiinde de kullanırlardı. Gün, Ay, Yıldız, Gök, Dağ, Deniz Hanların, Oğuz Han'ın oğulları olması bu itibarladır. Altaylar'da Bay Ülken'in babası Kara Han olduğu gibi, Oğuzlar'da da Oğuz Han'ın babası Kara Han'dır.
Şimdi de Oğuz dinindeki ilah isimlerini, Çinliler'in sekizli tasnifiyle karşılaştıralım.

Görüyoruz ki Çin tasnifindeki «1» rakkamının karşısında Gök kelimesi var. Oğuz dininde ise birincilik mevkiini Tanrı = il tanrısı işgal ediyor. Tanrı esasen «gök» manasına olduğu için bu iki mefhumun birbirine tekabül ettiği aşikardır. Çin tasnifinin «2» rakkamı karşısında Güneş kelimesi vardır. «6» rakkamının karşısında su, «7» rakkamı karşısında dağ, «8» rakkamı karşısında yer kelimeleri vardır. Bunlardan ilk evvelkisi Deniz Han ile Dağ Han'a, tekabül ediyor. Sondaki ise Yersu'dur. Diğer rakkamların muhtevaları tamam ol-saydı, bunlarında Ay, Yıldız, Gün Hanlar'a tekabül ettiğini görürdük. Mamafih (2) rakkamının karşısındaki «buğu» kelimesi «Gök Han»a tekabül eder. Çünkü Handaki Gök kelimesinin (Gök Küresi) manasına olduğunu yukarıda gördük.

Bu sekizli Türk tasnifinin, Çinliler'in sekizli tasnifinden farkı şudur ki:

Türkler'de ak, kara mevhumları girmediği için sekiz sınıf arasında kat'i müsavatsızlık yoktur. Çin tasnifinin sınıflarında ise Yang ve Yen unsurları dahil bulunduğu için esaslı musavatsızlıklar vardır.

Oğuz Han Dini, sulh dini olduğu için siyasi bir dindir. Tanrıların babası olan il Tanrısı, sağ kolun hamisidir. Yersuların anası olan Yer su sol kolun hamisidir. il Tanrısı ile Yersu evlendiklerinden, altı küçük ilah, ikisinin de oğulları olmuştur.

Oğan (Oğuzlar'da Gök Han), evvelce yersuların reisi olduğu için, Altay Türkleri'nde hala mühim bir mevki işgal etmektedir. Altaylılar'a göre, Oğan, yerin ortasında oturmaktadır. Yerin bu göbeğinde bir çam ağacı vardır ki, Oğan'ın timsalidir. Bu ağaç Bay Ülken'in ikametgahı olan on altıncı kat göğe kadar yükselmiştir. Bunun manası Oğan'ında mertebe itibariyle Bay Ülken'e müsavilik iddia edecek derecede yüksek olmasıdır. Oğuz Menkıbesi'nde Oğuz Han'ın hem Yaz Tanrısı'nın hem de Kış Tanrısı'nın kızlarını almış olduğunu gördük. Yakut'da yaz tanrısı Bay Ülken, kış tanrısı Oğan'dır.

Yakutlar'da il çözülmeye başlamış olduğundan, aşiretler arasında kan davası adetleri baş göstermeye başlamıştır. Bunun neticesi olarak, eskiden kan davasının hamisi olan Oğan (Yakutlarca Ulu Toyun) kuvvetlenmiş, büyük tanrı orta dünya işleriyle uğraşmayı terk etmiştir. Yakutlar'da ümit ve görgü itibariyle Ulu Toyun'a bağlıdırlar. Ulu Toyun ayağını yere bastığı zaman, bütün dağlar, dereler titrer. Fırtınalar, kasırgalar onun yakınlardan geçtiğine delalet eder. Gök gürültüsü, şimşek, yıldırım onun silah şakırtıları, kıvılcımlarıdır. Bütün ateş, ihtiraslar, hırslar, arzular ona yönelir. İlahlık sahasında faal olan odur. Büyük Tanrı ise yüksekten mefkuresinin sahasını sükunetle temaşa etmektedir. Müracaat yeri olmak rolünü Ulu Toyun'a terk etmiştir. Beşeri işlere o kadar lakayttır ki, hatta kendisine kurban kesilmesini bile istemez. Yalnız, senede bir kere, gençler tarafından kendi şerefine dokuz bardak kımızın dokuz defa içilmesini ister.
Bu içki ayininden sonra, sevinçli oyunlar yapılır. Gençler kımızı içerken (Ayhal uruy ayhal!) diye bağırırlar.

ALTI OK:

Sağ kolun mümessili il Tanrısı, sol kolun mümessili Yersu olduğu gibi, iki kolun kısımları olan batınların (Oğuzlar'da okların) mümessilleri de küçük tanrılarla küçük yersulardır. Sağ koldaki batınların mümessilleri Gün Han, Ay Han, Yıldız Han namındaki küçük tanrılardır. Sol koldaki batınların mümessilleri i Gök Han, Dağ Han, Deniz Han adlarında yersulardır.

Bundan altı ilah ismi çıkıyor. Çinliler'de de altı adedinin dinde mevkii vardır. Hu-Han-Su ismindeki Çin kitabında yazıldığına göre, senenin on ikinci ayında başkent yahud kumandanlık merkezi olan her şehrin haricinde topraktan altı adet öküz yapılarak dikilir. Hakikatde (öküz alameti olan) Çu büyük soğukları koğacak vasıtadır.
Oğuzlar'da altı okun dini sembolleri yalnız bu altı ilahtan ibaret değildir. Onların Ongun'ları ile Sögük'leri de vardır.

Ongunlar:

Cami ü't-Tevarih'e göre «ongun» kelimesi Türkçe «Oytun» kelimesinden türemiştir ve manası mübarektir. Türkler «Mübarek olsun» mevkiinde «oytun bolsun» derlermiş. Bir hayvan, bir zümrenin ongunu olunca, o zümrenin ferdleri o hayvanı öldüremezler, etini yiyemezler ve ona hiç bir şekilde taarruz etmeyip uğurca mübarek tanırlarmış.

SÖĞÜKLER:

Ongunlar şunlardır:

ZümreOngun
Gün Han OğuşuŞahin
Ay HanKartal
Yıldız HanTavşancıl
Gök HanSungur
Deniz HanÇakır
Dağ HanÜç Kuş


Yukardaki isimlerden beşinin avcı kuşlar olduğu görülüyor. Yalnız «Üç Kuş»un hangi kuşlar olduğu meçhuldür.
Cami üt—Tevarih söğüklere endamı-güşt namını veriyor. Bunun Türkçe mukabili Sögük olduğunu, ibni Bibi'nin Selçukname'sinde görüyoruz. Oğuzlar'da şölen adlı milli bir ziyafet vardır ki bunda yirmi dört Oğuz Beği hazır bulunurlar. Fakat kesilen kurbanın etlerini rastgele yemek caiz değildir.
Altı Ok'dan herbirisine mensup olan beğlerin ayrı söğüş (söğük), yani yiyebileceği et kısmı, vardır. Ha-kan'ın söğüklerini de Selçukname'de görüyoruz.

Söğükler şunlardır:

Hakan
Gün Han Ok'u
Ay Han Ok'u .. Yıldız Han Ok'u Gök Han Ok'u
Deniz Han Ok'u
Dağ Han
Baş ve uca Sağ kuru yağrm Sağ Aşıglu Uyagu (Uyama) Sol kuru yağrin Sağ aşığlu Uca yele

«Uca», Divan-ı Lugat'e göre, sırt etidir. «Uyagu» kaburga tarafıdır. Aşıglu (aşıklı) demektir ki, «aşığı olan bacak» demektir.
Bu tasnifi de Çinliler'in sekizli taoizm tasnifiyle karşılaştırırsak aralarında aynilik görebiliriz. Çinli tasnifinde «sema» bölümünde «baş» kelimesini, yer bölümünde «karın» kelimesini görüyoruz. Hakan semaya, Hatun yere tekabül ettikleri çin Hakan'ın sögügü «baş» Hatun'un sögügü «karın» olması Çin mantığına uygun düşüyor. «Güneş» bölümünde ise «uyluklar» kelimesini buluyoruz. «Uyluk» burada «but» manasınadır. O halde «sağ kuru yağrın»ın da sağ but, «sol kuru yağrın» ın sol but olduğu da anlaşılıyor.

Arapça'da, diğer bazı lisanlarda söylenişleri itibariyle müennes (dişi) sayılan kelimeler müennesat-ı semaiye böyle bir taoizm neticesi midir? Yani, mesela şems (= Güneş) müennes, kamer müzekker, müennes, (seyf) müzekker olması öyle bir inanışın neticesi midir?

Çinliler'in taoizm tasnifinden üç bölümüne misal:

1 — Sema: Kien: Cenupda, ziya umdesi, erkek, hareketsizlik, kuvvet, baş, gök kubbesi, baba, hakan, yuvarlaklık, cuda taşı, maden, ayna, kızıl, iyi at, ihtiyar at, büyük at, bir eğri kalıç, ağaçların yemişi ilh...
2 — Yer: Kwun: Şimal de, zulmet umdesi, dişi, yer umdesi, itaat büyük baş hayvanlar, karın, ana yer, elbise, kazan, çokluk, kara, büyük yük» arabaları ilh.
3 — Güneş: Nüfuz: Rüzgar, orman, uzunluk, yükseklik, kümes hayvanları, uylukları, büyük kız, ileri geri hareketleri, yüzde üç kazanç ilh.

Kaynakça
Kitap: TÜRK TÖRESİ
Yazar: ZİYA GÖKALP
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Karışık Zaman-Dizinli ve Karışık Konular hakkında Türk Tarihi ve Kültürü Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir