Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Dört Hayvan

Burada Türk Tarihinin Çeşitli Dönemlerinden ve Çeşitli Konularından birlikte anlatılan konular bulabilirsiniz. Ayrıca Türk Kültürü hakkında da Konular bulabilirsiniz

Dört Hayvan

Mesajgönderen TurkmenCopur » 27 Ara 2010, 21:59

DÖRT HAYVAN:

Kadın naturizmindeki dört hayvan da kudsiyetçe birbirine denk olmakla beraber kudsiyetleri başka başka nev'ilerdendir.

Koyun:

Koyun, keçi, teke, bağış gibi kelimeler uruk, il, budur ve Uguş yahut boy isimleri olarak müteradifler. Geyik «Alanguva — Alageyik» menkıbesinde kudsiyeti gösteriyor. Börte Çine'nin izdivaç ettiği «Kutu Maral» da dişi geyik manasına olan «Maral» ismini taşıyor. Geyik de koyunun müteraddiflerindendir.

Kuş:

Türkler'de mukaddes kuş «Tuğrul» dur. Bu esatiri kuşu hiç kimse görmemiş, fakat, akbabaya benzediği de malum imiş. Bazan semada yüzlerce kuşun kanadları, kol yahut bacakları yarılmış olarak yere düştüğü görülürmüş. Bundan anlaşılmış ki, bunları yaralayan Tuğrul'un gagası ile pençesi çeliktendir.
Kaşgarlı Mahmud diyor ki: «Tuğrul bin kaz öldürür, yalnız birini yer». Oğuz'un altı oguşunun ongunları olan kuşlar da ilerde görülecektir.

Köpek:

Türklerce mukaddes tanınan köpek «Barak» denilen bir esatiri köpektir. Guya akbaba, ömrünün sonunda iki yumurta yumurtlarmış. Bunlardan birinden bir akbaba, diğerinden de, bir «Barak» çıkarmış. Çok tüylü olan bu köpek koşmakta ve avın muhafazasında emsalsiz imiş. «it Barak» bir hükümdar ismidir. Oğuz Han'la muharebe etmiştir. Farsça'da «simürg» kelimesi «Sin - Mürg» ün hafifletilmişidir. «Sin» köpek, «mürg» kuş demektir. Tuğrul ile Barağın bu tabirde birleştiğini görüyoruz. «Simürg» Siyistan'da bulunurmuş. «Siistan»da «Sigistan»ın hafifletilmişidir.

Domuzun kudsiyeti hakkında İslamiyetteki vaziyeti dolayısı ile hiç bir iz kalmamıştır.

Öküz:

Dört ciheti temsil eden dört hayvana, merkezi temsil eden yani bütün budunu gösteren öküzü de ilave etmek lazımdır, fakat bu öküz esasen «Tibet öküzü» namı verilen «Yak»tır. Eski Türkler buna «Kutas» derlerdi ki, «hotoz» kelimesi bundan kalmadır. «Kutas» kelimesi, «Kut» ve «uz» kelimelerine ayrılabilir. «Kut» mukaddes, «uz» Şark Türkçesi'nde «öküz» demektir. Türkler Altay'da iken bu Tibet öküzünü mukaddes kurban olarak avlarlardı. Eski Türkler'de sürgün avına «Sığır» denmesi bundandır. Avdan sonra mukaddes ziyafet başlardı. Buna da «Şölen» namı verilirdi. Kurban edilen Tibet öküzünün kuyruğu, «Tuğ» olarak kullanılırdı. «Tuğ» ile «davul» hakimiyetin sembolü, beylik ve hakanlık alametleri idiler. Hakan birisine beylik tevcih ettiği zaman ona tuğ ile davul gönderirdi. Türkler Altay'dan uzaklaşınca Tibet öküzünü bulamadılar. Tibet öküzünün başı öküze, kuyruğu ata benzerdi. En mühim rolü kuyruğu gördüğü için onun yerine atı koydular. Artık şölenlerde at kurban etmeye başladılar. Bu suretle at da mukaddes oldu. Bundan sonra «tuğ»u atın kuyruğundan yapmağa başladılar

Kaynakça
Kitap: TÜRK TÖRESİ
Yazar: ZİYA GÖKALP
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Karışık Zaman-Dizinli ve Karışık Konular hakkında Türk Tarihi ve Kültürü Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir