Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Oğuz Etnolojisine Dair Tarihi Notlar

Burada Türk Tarihinin Çeşitli Dönemlerinden ve Çeşitli Konularından birlikte anlatılan konular bulabilirsiniz. Ayrıca Türk Kültürü hakkında da Konular bulabilirsiniz

Oğuz Etnolojisine Dair Tarihi Notlar

Mesajgönderen TurkmenCopur » 26 Ara 2010, 19:58

OĞUZ ETNOLOJİSİNE DAİR TARİHİ NOTLAR

Türk etnolojisinin sair bütün şubeleri gibi, Oğuzların etnolojisi de henüz pek iptidai bir merhalede bulunuyor. Esasen, Oğuzlar hakkındaki tarih ve etnoğrafi malumatı, "Houtsma"dan "Bartold"a ve "Vambery"den "Aristof'a kadar birtakım müverrih ve etnografların uzun mesaisine rağmen henüz kafi derecede ilerleyememiştir. "Türkiye Tarihi"nde Oğuzlara dair yaptığımız küçük ve kifayetsiz hülasa, bu mühim ve karışık mevzuun henüz ne kadar az işlenmiş olduğunu pekala gösterebilir.

İşte bir taraftan müverrih ve filologlara diğer taraftan etnograflara küçük bir yardım olmak üzere, başlıca dört mühim Oğuz şubesi:

"Kayılar, Salurlar, Bayatlar, Çepniler" hakkında şimdiye kadar toplayabildiğimiz bazı notları neşrediyoruz. Bu pek mühim mevzuun ne kadar bakir ve ne kadar büyük müşkilat ile mali olduğunu bilen meslektaşlarımızın bu ilk tecrübeyi müsamaha ile karşılamalarını temenni ederiz.

Türk etnolojisi hakkındaki tarihi tetkikatta nazar-ı itibara alınacak en mühim ve fakat en müşkil bir mesele, muhtelif zaman ve mekanlarda isimlerine tesadüf birtakım "heyef'lerin hakikaten "etnolojik" bir "vahdef'ıni, yoksa etnoloji itibarıyla birbirinden tamamen veya kısmen farklı bir takım küçük vahdetlerin herhangi bir amil-i tarihi tesiriyle toplanmasından vücuda gelmiş bir "heyet-i siyasiyye"si olduğunu anlamaktır. Filhakika uzun bir hayata malik ve kuvvetli siyasi teşekküllerin muhtelif anasır-ı kavmiyeyi birbirleriyle mezcederek yeni evsaf-ı kavmiye ile mütemayiz yeni bir zümre-i kavmiye, yani etnoloji itibariyle de yeni ve muahhar bir "kavm-i vahdet" meydana çıkardıkları pek tabii ise de, eski Türk hayatında buna öyle daima tesadüf edilemez. Çünkü teşekkül eden göçebe Türk imparatorlukları, öyle uzun hayata malik kuvvetli bir teşekkül siyasi mahiyetinde olmayarak, bunlara, muhtelif kavmi zümreler ekseriya "confedere" bir hey'et halinde, yani aşiret teşkilatlarını tamamen muhafaza ederek dahil olduklarından, o göçebe imparatorluğun süratle inhilalinden sonra, onları ekseriyetle yine eski hallerinde ve eski içtimai teşekküllerini tamamen saklamış bir vaziyette buluruz. Herhangi bir kabileden yetişen kuvvetli bir şahsiyet az çok kuvvetli bir heyet-i siyasiyye teşkil ettiği zaman, o heyet, ekseriyetle, ya reisinin ismini yahut onun maruf bir ceddinin adını alır; nüveyi teşkil eden devlet reisini kendi içinden çıkaran kabile, aşiret teşkilatını muhafaza edemeyerek inhilale, parçalanmaya mahkum olduğu halde, heyete dahil olarak o yeni umumi isimle adlanan kabileler, kendi teşkilatlarını ve hususi adlarını daha kıskanç bir surette muhafazaya itina ederler. Böyle siyasi heyetlerin teşekkülü, bazen yeni oymakların meydana gelmesine sebebiyet verir ki, onun inhilalinden sonra da artık o oymaklara tesadüf ederiz. Mesela "Akkoyunlu" oymaklarının en mühimlerinden olan "Harbendelü" oymağı hiç şübhe yok ki, İran Moğol hükümdarı "Harbende" zamanından evvel mevcut değildi. Kezalik, "Uzun Hasan"ın bir aralık "Cezire" hakimliğine tayin ettiği "Çelebi"nin etrafında, sırf onun namına izafetle "Çelebilü" adlı bir oymak vücuda gelmişti. "Oğuz Türkmenleri" arasındaki bu cins yeni yeni teşekküller hakkında tarihi birçok misaller gösterilebilir. Bilhassa Safeviler devri, Harezm ve Buhara emaretleri tarihi bu hususta pek ziyade şayan-ı dikkattir. Bunlar, herhangi eski bir oymakdan -muhtelif amiller tesiriyle- ayrılmış ve sonra yeni bazı anasırın daha iştirakiyle vücuda gelmiş "iller"dir. Fazla tafsilata girişmiş olmak için bu husus da uzun misaller göstermekten sarf-ı nazar ediyorum. Böylece teşekkül eden yeni "İl"ler mutlaka daha büyük diğer bir heyete [Uruk] dahil olduklarından, mürur-ı zaman ile kendi asıl menşelerini unuturlar ve aşiret an'anesi onları bu yeni uruka bağlayan yeni bir "Jenealoji" vücuda getirir.

Asya'nın tarihini baştan başa karıştırarak muhtelif büyük sahalar da kavmi tarz-ı tevezzü ve hatta medeniyet şekillerini bile çok esaslı bir surette değiştiren büyük hadiseler, mesela Selçuki İmparatorluğunun teşekkülü, Oğuzların garba muhacereti, salib harbleri, Cengiz ve Timurleng istilaları, kezalik "Osmanlı" ve "Safevi" İmparatorluklarının tesisi, etnoloji itibariyle de çok müessir olmuştur. Asırlarca süren bu azim here ü mercler arasında, birtakım büyük ve kuvvetli aşiretlerin parçalanarak yekdiğerinden büsbütün ayrı ve hatta coğrafi sahaları çok uzak muhtelif kavmi heyetler arasına girdiklerini, bunlardan bazılarının adlarını değiştirmekle beraber kısm-ı azaminin eski isimlerini hala muhafaza ettiklerini, nihayet, bilhassa Anadolu sahasında, eski aşiret teşkilatının büsbütün bozularak bunların toprağa bağlanıp kaldıklarını ve eski aşiret adlarının yalnız kurdukları köy ve kasabaların isimlerinde yaşadığını biliyoruz. İşte Türk etnolojisi hakkındaki uzun ve çok zahmetli tetkikatımızdan istintaç ettiğimiz bu neticelerin, usuliyat nokta-ı nazarından, müstakbel mütetebbiler için az çok müfid olacağını ve bu yolda nasıl bir fikir tenkidiyle mücehhez olarak yürümek icap ettiğini gösterebileceğini ümit ediyoruz.

Kaynakça
Kitap: TARİH ARAŞTIRMALARI I
Yazar: M. Fuad KÖPRÜLÜ
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Karışık Zaman-Dizinli ve Karışık Konular hakkında Türk Tarihi ve Kültürü Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir