Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Türkmen Atasözleri

Burada Türk Tarihinin Çeşitli Dönemlerinden ve Çeşitli Konularından birlikte anlatılan konular bulabilirsiniz. Ayrıca Türk Kültürü hakkında da Konular bulabilirsiniz

Türkmen Atasözleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 21:39

* Aç towuk düyşünde dan görer.
* Adam sözleşe-sözleşe tapı-şar, haywan-ısgaşa-ısgaşa.
* Adam gezmez, adı gezer.
* Adam eli-bal.
* Adam alası içinde, haywan alası daşında.
* Adamın yere bakanından gork, suvvun-sinnin akanın-dan.
* Adamın göwsünde arslanın yatağı bar.
* Adamın adamdan parhı köp.
* Agaç barlı bolsa da, başı aşakdır.
* Agaç kessen uzın kes, -kesse bolar, demir kessen gısga kes, -süyse bolar.
* Ağadan ata bolmaz, yenne-den-eje.
* Ağıl iti öç bolsa, böri görse biriger.
Aç tavuk düşünde darı görür.

İnsan konuşa konuşa buluşur, hayvan koklaşa koklaşa. İnsan gezmez, adı gezer. Adam eli, bal.
İnsanın alacası içinde, hayvanın alacası dışında. Adamın yere bakanından kork, suyun sessiz akanından.
İnsanın gönlünde arslanın yatağı vardır.
Adamın adamdan farkı çoktur.
Ağaç meyveli ise başı aşağıda-dır.
Ağaç kesersen uzun kes, kısalabilir; demir kesersen kısa kes, uzayabilir.
Ağabeyden baba olmaz, yenge-den anne.
Ağıl köpeği üç ise kurt görürse bir olur.

* Ağıl itsiz bolsa, donuz depa çıkar.
* Agıruw aşdan, daw garın-daşdan.
* Agıruw ağızdan girer, bela ağızdan çıkar.
* Ağız görki diş, göz görki gaş-
* Ağlamadık oğlana emjek yok.
* Agsak-akıl, daz-bahıl.
* Agsak keyik mün torsuga tutdurmaz.
* Agsak alsan, sag doğar, tentek alsan, soy doğar.
* Agşamlıgını tapan ertirligi-ni gaygı etmez.
* Agşamın hayrından ertirin şeri.
* Agzala ile baş bolma.
* Agzıbire huday bir, agzalanı gannbir.
* Ajal geler yorta-yorta, kime bu gün, kime erte.
* Ajal göz bile gaşn arasında.
* Ajala derman yok.
* Ajıgan ölmez, alnasan öler.
* Ajın gözi ekmekde, dokun gözi hikmetde.
* Ajın anı bolmaz.
* Ajısı bolmadıgın süycüsi bolmaz.
* Ak gün agardar, gara gün garaldar.
Ağıl itsiz ise domuz tepeye çıkar.

Ağrı aştan, dert kardeşten.

Ağrı ağızdan girer, bela ağızdan çıkar.
Ağız güzelliği diş, göz güzelliği kaş.
Ağlamayan çocuğa meme vermezler.
Aksak akıl, kel cimri. Aksak geyik bin porsuğa tutulmaz.
Aksak alırsan sağ doğar, aptal alırsan soy doğar. Akşamlığını bulan sabahlığını kaygı etmez.
Akşamın hayrından sabahın şerri.
Münafıkla bir işe girişme. Mutabıka Allah bir, münafıkı cezalandırıver.
Ecel gelir koşa koşa, kimine bugün, kimine yarın.
Ecel göz ile kaş arasında.
Ecele derman olmaz
Acıkan ölmez, acele eden ölür.
Açın gözü ekmekte, tokun gözü hikmette.

Acısı olmayanın tatlısı olmaz.

Ak gün ağartır, kara gün karartır.

Kaynakça
Kitap: KAFKASYA OĞUZLARI VEYA TÜRKMENLERİ
Yazar: Sapar Kurenov, Ali Duymaz
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Türkmen Atasözleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 21:41

Akmağın dilinde, akıllının elinde.
Akmak mıhımın öy eyesine hödür eder.
Akıl aynamaz, altın çüyremez.
Akıl yaşda bolmaz, başda bolar.
Akıl öler, adalat ölmez. Akıldan artık baylık yok, sağlıkdan gımmat zat yok.

Akıllı öwrener, akmak öwreder.
Akıllı yiğit yola elter, akmak yiğit yolı yitirer. Akıllı ilçi il düzer, yaman ilçi il bozar.
Akılsız bay bolandan, akıllı geday bol.
Akılın bolsa akıla eyer, akılın bolmasa, -nakıla. Akılın bolmasa, yır dinle.
Ala tovvuk arpa saçar, öz aybını özi açar.
Alar-alar diysen, ala köpe-gem alar.
Aldan haldadır, aldanan yoldadır.
Aljagını bilse allasını gözle-mez.
Allasız çöp başı gımılda-maz.
Alma öz agajından uzak düşmez.
Ahmağın dilindedir, akıllının elinde.
Ahmak misafir ev sahibini ağırlar.
Akıl değişmez, altın çürümez.

Akıl yaşta olmaz, başta olur.
Akıl ölür, adalet ölmez. Akıldan büyük zenginlik olmaz, sağlıktan kıymetli şey olmaz.
Akıllı öğrenir, ahmak öğretir.

Akıllı yiğit yola getirir, ahmak yiğit yolu yitirir.
Akıllı elçi il düzer, kötü elçi il bozar.
Akılsız zengin olacağına akıllı dilenci ol.
Aklın varsa akıla uy, aklın yoksa atasözüne.
Aklın yoksa şiir dinle.
Ala tavuk arpa saçar, kendi ayıbını kendi açar.
Alır alır dersen ala köpeğim alır.
Aldatan haldedir, aldanan yoldadır.
Alacağını bilse Allah'ını aramaz.
Allahsız çöp başı kımıldamaz.

Elma, ağacından uzağa düşmez.

* Alma biş-ağzıma düş.
* Altı agan bolup, ata bolup bilmez, yedi yefinen bolup, eje bolup bilmez.
* Altı yaşar yoldan gelse, altmış yaşar aldından çıkar.
* Altın-kümşün könesi bolmaz, ata-enanin bahası bolmaz.
* Altın çıkan yerinde gım-mat.
* Altın yerde yatmaz, yagşılık yolda galmaz.
* Altını ayan aç bolmaz.
* Altın ağzı bir bolsa, asman-dakını alar, altmışın ağzı ala bolsa elindakini aldırar.
* Alım bolmak ansat, adam bolmak kın.
* Alış yeri yakın eden at-tanrım, yat ili yakın eden gız-tannm.
* Alısdakı düşmandan ayak andan dost yagşı.
* Alışım yovvuk boldı, ike-wüm üçew.
* Ana-gazna, ata-yezne.
* Anasız oğlan günde yetim, atasız oğlan toyda yetim.
* Araban yamanı yol bozar, mollan yamanı-din.
* Arafa dağına çıkanda, her kim öz kowmunı gözlar.
* Arkalı köpek gurt alar.
* Arkasız ar dawdan gaçar.
Elma piş, ağzıma düş. Altı ağabeyin olmuş, baba olamaz, yedi yengen olmuş, anne olamaz.
Altı yaşındaki yoldan gelse altmış yaşındaki karşılamaya çıkar
Altının gümüşün eskisi olmaz, annenin babanın pahası olmaz.

Altın çıktığı yerde değerlidir.

Altın yerde yatmaz, iyilik yolda kalmaz.
Altını açıkta olan aç kalmaz.
Altı kişinin ağzı bir olsa gökteki-ni indirir, altmış kişi muhalif olursa elindekini aldırır.
alim olmak kolay, adam olmak zor.
Uzak yeri yakın eden at, Tanrım; yabancı eli yakın eden kız, Tanrım!
Uzaktaki düşmandan ayak, on-dan da dost iyidir. Uzağım yakın oldu, ikim üç.

Ana hazine, baba enişte.
Anasız çocuk her gün yetim, babasız çocuk düğünde yetim,
Arabanın kötüsü yol bozar, mollanın kötüsü din. Arafat Dağı'na çıkınca, herkes kendi kavmini arar.
Arkalı köpek kurt alw. Arkasız er, kavgadan kaçar.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Türkmen Atasözleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 21:42

Arıklıkdan at ölmez, yortuşına guwanar.
Arpa tapmaz atına, nöker
toplar götüne.
Aş bermek-aslı bolan
baydan.
Aşı bersen, aja ber, doka bersen gadri yok. Aşıklık görk islemez. Aşım az bolsa-da, yalağım gin bolsun.
Aşını yaşıran-aş bolmaz, yaşını yaşıran-yaş bolmaz.
At alma, eyer al, öy alma,
-gonşı.
At basman diyen yerine mün basar.
At bolmak taydan, yiğit
bolmak soydan.
At erinlek bolsun,
ar-burunlak.
At armaz, göwün arar.
At ayağı tentek, basman diyen yerine mün basar.
At ürken yerinden, ar gorkan yerinden. Ata barka, oğul yaş, aga barka, ini yaş.
Ata-enanin göwni oğulda, gızda, ogul-gızın göwni dag bile düzde.
Ata gargışı ok, ene gargışı
bok.
Atan garrasa gaç. Atan bermediğini bazar berer.
Arıklıktan at ölmez, koşuşana güvenir.
Arpa bulamaz atına, asker toplar götüne.
Aş vermek, asil olan zengin-dendir.
Aşı verirsen aça ver, toka verirsen kıymeti olmaz. Aşıklık güzellik istemez. Aşım az olsa da tabağım geniş olsun.
Aşını gizleyenin aşı olmaz, yaşını gizleyen genç olmaz.
At alma, eyer al; ev alma, komşu al.
At basmasın dediğin yere bin basar.
At olmak taydan, yiğit olmak soydandır.
At kalın dudaklı olsun, er iri burunlu.
At yorulmaz, gönül yorulur.
At ayağı yaramaz, basmasın dediğin yere bin basar.
At ürktüğü yerinden, er kork-tuğu yerinden.
Baba varken oğul genç, ağabey varken kardeş genç.
Ana babanın gönlü oğulda kızda, oğul kızın gönlü dağ ile düzde.
Baba kargışı ok, anne kargışı bok.
Baban yaşlanırsa kaç. Babanın vermediğini pazar verir.

* Atın barlığında yol tanı, atan barlığında il tanı.
* Atjak oğlan gizlap geler, atmajak oğlan çenap geler.
* Atlan-atlan diyende, atı yoklar öküner, ilin yagi ça-panda, sowdı yoklar ökü-ner.
* Atı barın ganatı bar.
* Atılan ok daşdan gaytmaz.
* Atın ayağına nal kaksan, eşek hem ayağını galdırar.
* Atlın ırsgı alnında.
* Atın başına iş düşse, agızdı-rıgı bile suw içer, yiğidin başına iş düşse, adigi bile suwa girer.
* Awçı et iyer, atını it iyer.
* Ay dogsa, alem görer.
* Ayal garrasa, görki gider, ar garrasa, erki gider.
* Ayali bolmadıgın hıyalı bolmaz.
* Aybını yaşıran aynalmaz.
* Ayda baralı, aman baralı.
* Aydıp etdirip bolmasa, urup etdirip bolmaz.
* Ayrana gelen okarasmı yaşımı az.
* Ayıplının yüzi soluk.
* Az bolsun, uz bolsun.
* Az geple, köp dinle.
* Azapdan gaçanın eğni bit-mez.
* Azapsız yerin adı yok.
Atının varlığında yol tanı, babanın varlığında il tanı.
Atacak çocuk gizlenip gelir, atmayacak çocuk doğrultup gelir.
Atlanın atlanın denince atı ol-mayanlar pişman olur, ülkeyi düşman talan edince zırhı ol-mayanlar pişman olur.
Atı olanın kanadı vardır. Atılan ok taştan dönmez. Atın ayağına nal çaksan eşek de ayağını kaldırır. Atlının nzkı alnındadır.
Atın başına iş düşse gemiyle su içer, yiğidin başına iş düşse çizmesiyle suya girer.

Avcı et yer, atını it yer. Ay doğarsa alem görür. Kadın yaşlanırsa güzelliği gider, erkek yaşlanırsa kuvveti gider. Karısı olmayanın hayali olmaz.
Ayıbını gizleyen düzelmez. Haydi gidelim, aman gidelim. Söyleyip yaptıran olmazsa vurup yaptıran olmaz. Ayrana gelen kasesini gizlemez.
Ayıplının yüzü soluk.
Az olsun, uz olsun.
Az konuş, çok dinle.
Azaptan kaçanın eğni büyümez.

Azapsız yerin adı olmaz.

Azaşanın aybı yok, aylanıp izin tapsa. Azırganan aç galar.
Bagtın yatsa, düyanin üstünde it yarar.
Bahıl bazara gitse, şum ha-bar getirer.
Bal tutan barmagını yalar. Bal süyji, baldan bala süyji. Bal batmanı mün tılla aljak şonda-da alar, bal batmanı bir tılla, almajak şonda-da almaz.
Balığın diriliği suw bilen. Balık iyen etsiremez, eşek münen atsıramaz. Barar guşun başı ann. Barılmadık yerde eşidilme-dik habar bar. Barını goyan uyalmaz. Barı bilen bazar eyle. Barlının yüreği suwlı. Barlı günüm mıhman gelse, göterliban şat boldum. Yoklı günüm mıhman gelse, örteniban ot buldum. Barlı magtansa tapılar, yarlı magtansa çapılar.
Batırın üstüne batırk gelse, batırlıgı zaya, şahırın üstüne şahır gelse, şahırlıgı zaya.
Batırın aybını açma.
Baş bolmasa göwre laş.
Şaşıranın ayıbı olmaz, dönüp izini bulursa. Azımsayan aç kalır.
Bahtın ters giderse devenin üs-tünde it ısırır.
Cimri pazara gitse kötü haber getirir.
Bal tutan parmağını yalar.
Bal tatlıdır, baldan çocuk tatlı.
Bal batmanı bin altın, alayacak yine alır, bal batmanı bir altın, almayacak yine almaz.

Balığın diriliği su ile.
Balık yiyen et sayamaz, eşeğe
binen at sayamaz.
Varacak kuşun başı ileridedir.
Varılmadık yerde işitilmedik haber vardır.
Varını bırakan utanmaz. Herkes ile pazar eyle. Varlıklının yüreği sulu [olur]. Varlıklı günümde misafir gelse heyecanlanıp şad olurum. Yoksul günümde misafir gAi., ıstırap çekip yanarım.
Zengin övünse tasdik edilir, aşık övünse susturulur. Yığitin üstüne yiğit gelse yiğitliği kaybolur, şairin üstüne şair gelse şairliği kaybolur. Yığitin ayıbını açma. Baş olmazsa gövde leştir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Türkmen Atasözleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 21:42

* Başa bela geler bolsa, iki barmak dilden geler.
* Başa bela dilden geler.
* Başda akıl bolmasa, iki ayağa güyç düşer.
* Başı yoğun aşı yok.
* Başı sağın malı tükel.
* Bay baya berer, hudayam-baya.
* Bay ajıganda iyer, garip- ta-panda.
* Bay malını bahıl gassanar.
* Bay bolupdır diyseler inan, patışa bolupdır diyseler man, geday bolupdır diyse-ler inan, emma gılık- hasiyeti üytgapdir diyseler inanma.
* Bayı mal basar, garibi- maşgala.
* Bayın işi perman bilen, yarlın işi arman bilen.
* Bayın oglı ölman, yarlın oğluna gün doğmaz.
* Baytal hokranmasa, at kiş-nemez.
* Baytalla gımız ber.
* Bazara baran barın harçlar.
* Bazara bar, bagtıiidan gör.
* Bazarda natanış yok.
* Beladan gaça yör, gaça yör-sen amansın.
* Bergini beren yener, yolı-yöran.
Başa bela gelirse, iki parmak
dilden gelir.
Başa bela dilden gelir.
Başta akıl olmazsa iki ayağa güç düşer.
Başı olmayanın aşı olmaz.
Başı sağ olanın malı tam olur.
Zengin zengine verir, Tanrı da zengine.
Zengin acıkınca yer, yoksul bu-lunca.
Zenginin malını cimri kıskanır.
Zengin olmuş derseler inan, pa-dişah olmuş derseler inan, di-lenci olmuş derseler inan, ancak huyu karakteri değişmiş derseler inanma.

Zengini mal sıkar, yoksulu ailesi
Zenginin işi ferman ile, aşıkın işi hayal ile.
Zenginin oğlu ölmeden aşığın oğluna gün doğmaz. Kısrak kuyruk sallamazsa at kişnemez.
Kısrakla kımız ver. Pazara giden vannı harcar. Pazara git, bahtını gör. Pazarda tanımadık olmaz. Beladan kaçıp git, kaçarsan sağ kalırsın.
Borcunu veren yener, yolu yürüyen.

* Bergilinin malı yok, hastalının janı yok.
* Bergili bol-oglunı öyer.
* Berim gökden yol yasar.
* Berim bek gapını açar.
* Berip-alıp görmedik, berse ukusı tutmaz.
* Bermezek hudaydan irmezek awçı.
* Bermezin gazanı gaynamaz.
* Baş barmak den daldir.
* Bihayadan döw gorkan.
* Bijeli oğlan öykelemez.
* Bikarden tanrı bizar.
* Bilbilin yedi balası bar, yöne oların biri bilbil.
* Bileği yogin biri yıkar, bilimi yogın-mününi.
* Bilmediğe kömür-de bir, demir-de bir.
* Bilmedik övvrener, düşün-medik bilmez.
* Bir kemsiz gözel'bolmaz.
* Bir okana, bir dokana.
* Bir gözümi beyleki gözüme mahtaç etme.
* Bir heleyin hilesi, kırk eşeğe yük bolar.
* Bir günün gudası-mün günün doğanı.
* Bir günlük yola gitsen, on günlük harjını göter.
* Bir gülden bahar bolmaz.
Borçlunun malı olmaz, hastalının canı.
Borçlu olan oğlunu över.
Rüşvet gökten yol açar.
Rüşvet sağlam kapıyı açar.
Verip alıp görmeyen verse uykusu tutmaz.
Vermeyen Tanrı'dan erinmeyen avcı [yeğdir]. Vermeyenin kazanı kaynamaz. Beş parmak denk değildir. Hayasızdan dev bile korkar. Hisseli oğlan gücenmez.
Aylaktan Tanrı bile şikayetçidir.
Bülbülün yedi yavrusu vardır, ancak onlardan biri bülbül [olur].
Bileği güçlü bir kişiyi yıkar, bil-gisi güçlü bin kişiyi. Bilmeyene kömür de bir, demir de.
Bilmeyen öğrenir, düşünmeyen bilmez.

Bir okuyana, bir dokuyana. Bir gözümü diğer gözüme muhtaç etme.
Bir kadının payı kırk eşeğe yük olur.
Bir günlük dünür, bin günlük kardeş [gibidir].
Bir günlük yola gitsen on günlük harcını götür. Bir gülle bahar olmaz.

* Bir beğenen ağlar, bir-de gınanan.
* Bir goyundan ak-da doğar, gara-da.
* Bir gören tanış, iki gören garındaş.
* Bir sıgırlı bir sözlar, iki sıgırlı iki sözlar.
* Bir ata kırk oglı eklapdir, emma kırk oğul bir atanı eklap bilmandir.
* Bir gün duz iyen yerine mün gün salam.
* Bir doymak, çala bayımak.
* Bir ayıpdan ar ölmez.
* Birin görüp pikir et, birini görüp şükür et.
* Bitine gahar eden köynegi-ni yakar.
* Biwepa yoldaşdan vvepalı it
yagşı.
* Bizi haltada gizlap bolmaz.
* Boğazı bogmasan, boğaz düyani yuvvudar.
* Boljak oğlan bokundan belli.
* Bolugsızı alyançan boy oturgun ölinçan.
* Boş çuwal dik durmaz.
* Bu günlügini tapan ertirli-gini gaygı etmez.
* Bu günki işini erta goyma.
* Buğday nanın bolmasa, buğday sözün yokmudı?
Bir sevinen ağlar, birde üzülen.

Bir koyundan ak da doğar, kara da.
Bir defa gördüğün tanış, iki defa gördüğün kardeş [gibidir].
Bir sığırı olan bir söyler, iki sığın olan iki söyler.
Bir baba kırk oğlu besler, ama kırk oğlu bir babayı besleyemez.

Bir gün tuz yediğin yere bin gün selam [ver].
Bir kere doymak, biraz zengin olmaktır.
Bir ayıptan er ölmez.
Birini görüp fikir et, birini görüp şükür et.
Bitine öfkelenen gömleğini ya-kar.
Vefasız arkadaştan vefalı köpek
yeğdir.
Biz çuvalda gizlenmez. Boğazını boğmazsan, boğaz deveni elden aldınr.
Olacak çocuk bokundan belli olur.
Lüzumsuzu alıncaya kadar, be-kar otur ölünceye kadar. Boş çuval dik durmaz.
Bugünlüğünü bulan yannlığını kaygı etmez.
Bugünkü işini yanna koyma. Buğday ekmeğin yoksa buğday sözün de mi yok?

Bulut yağmaz, buyruk yağar.
Büküri gabır düzeder.
Çağa yıkıla-yıkıla ulalar.
Çagalı öy bazar, çagasız öy mazar.
Çaman ördek ir turar. Çala eşiden çatma yıkar. Çarwaçıda hakin bolsa, göçüp geler yanına. Çekseft zahmet, yağar reh-net.
Çeplekeyin çemi bolmaz, eden işinin kemi bolmaz. Çıkmadık janda umıt bar. Çın dost gara günde belli.
Çırağın düybi garankı. Çilimçinin hem içi yanar, hem daşı.
* Çopana uki haram.
* Dekin ahıret yok.
* Demirçinin atı nalsız, adikçinift-adigi.
* Den deiii bilen, tezek gabi bilen.
* Defti bilen değişen utan-maz.
* Defiini tapsafi, dekin ber.
* Depegenden gaçarak.
* Deşiği suw tapar, suwı- deşik.
* Dala dali diyseft, arpa boyı öser.
Bulut yağdırmaz, buyruk yağdırır.
Kamburu kabir düzeltir. Çocuk düşe düşe büyür. Çocuklu ev pazar, çocuksuz ev mezar.
Üşengeç ördek erken kalkar. Az işiten kulübe yıkar. Göçebede hakkın varsa göçer geliryanına.
Çekersen zahmet, yağar saadet.
Solağın tarzı olmaz, yaptığı
işin eksiği olmaz.
Çıkmadık canda umut vardır.
Hakiki dost kara günde belli olur.
Mumun dibi karanlık olur. Tiryakinin hem içi yanar, hem de dışı.
Çobana uyku haramdır. Bedava ahıret olmaz. Demircinin atı nalsız olur, çiz-mecinin de çizmesi. Denk dengi ile, tezek kabı ile.

Dengini ile şakalaşan utanmaz.
Dengini bulursan bedava ver. Tekme atıcılardan kaçmak Deliği su bulur, suyu delik.

Deliye deli dersen arpa boyu kadar büyür.

* Dala günde bayram.
* Dala yel ber, eline pil ber.
* Dala galdı bulamak.
* Dali bir aydanım mün ayda r.
* Dali gaygıdan öler.
* Dalinin mün sözi telek, bir sözi gerek.
* Danesiz çöp yok.
* Dil bolsa başım, dürs bolar aşım.
* Dil bela, diş gala.
* Dil gılıçdan yiti.
* Dag başı dumansız bolmaz, ar başı- hıyalsız.
* Dag dağa sataşmaz, adam adama sataşar.
* Dag börüsüz bolmaz, il-ogrusız.
* Dağda ösenin bağrı gatı.
* Dağdan arkası bolanın daş-dan yüreği bolar.
* Dagı-daşı yel bozar, adam-zadı söz bozar.
* Dannan giz arsiz galar.
* Darı ekenin darısı bişse da-nkmaz.
* Daş bile uranı aş bile ur.
* Daşı çajek, içi möjek.
* Dayhan garda dinar, çopan görde.
* Daz ata minse, tanrısını ta-namaz.
Deliye her gün bayram. Deliye yel ver, eline fil ver. Deliye kaldı bulamaç. Deli bir dediğini bin defa der.

Deli kaygıdan ölür.
Delinin bin sözü yanlış, bir sözü gereklidir.
Tanesiz çöp olmaz.
Dik olsa başım, düzgün olur
aşım.
Dil bela, diş kale. Dil kılıçtan keskindir. Dağ başı dumansız olmaz, er başı sevdasız.
Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur.
Dağ kurtsuz olmaz, el (halk) hırsızsız.
Dağda büyüyenin bağrı sert olur.
Dağdan arkası olanın taştan yüreği olur.
Dağı taşı yel bozar, insanoğlunu söz bozar.
Nazlanan kız ersiz kalır.
Darı ekenin dansı yansa endişe etmez.
Taş ile vuranı aş ile vur. Dışı çiçek, içi böcek (kurt). Çiftçi karda kurtulur, çoban mezarda.
Kel ata binse Tann'sını tanımaz.

* Değme köpe, agnadar çöpe.
* Dek gezen dok gezer.
* Dil bilen nöker - bal bilen şeker, dil bilmedik nöker -abrayını döker.
* Dil bilen orak orsan, bil agırmaz.
* Dile geldi, bile geldi.
* Dili uzın bolmadıgın, ömri uzın bolar.
* Dildir başın belası, dişdir dilin gayası.
* Dişim, senden razıdırın -dilime gaya boldun, dilim senden narazıdır - başıma bela boldun.
* Doğan bile guda bolma, ba-şına bela geler.
* Doğan doğana gala, dogan-sızlık ne bela?
* Doğanım - arkadagım.
* Doğanıma höwür dal-de, çatılanıma hövvürdirin.
* Doğanımın atı çıkandan, obadaşımın iti çıksın,
* Doğanın in yamanı yensan-de dursun.
* Doğran ejen bolmasa, do-ğan dayzan yokmudı?
* Dogruçının dostı yok.
* Dogrı gepin ajısı bolmaz, eğri gepin süyjüsi bolmaz.
* Dogrı sözlan tutular, yalan sözlan gutular.
Dokunma çoğa, yayılır çöpe.

Sakin gezen tok gezer.
Dil bilen hizmetçi bal ile şeker,
dil bilmeyen hizmetçi itibar
kaybeder.
Dil ile orak biçersen belin ağrı-maz.
Dile geldi, bele geldi.
Dili uzun olmayanın ömrü
uzun olur.
Dildir başın belası, diştir dilin kalesi.
Dilim senden razıyım, dilime kaya oldun; dilim senden razı değilim, başıma bela oldun.

Kardeş ile dünür olma, başına bela gelir.
Kardeş kardeşe kale, kardeş-sizlik ne bela?
Kardeşim, dayanağımdır.
Kardeşime damızlık değilim, eşime damızlıkım. Kardeşimin atı kaçacağına köylümün iti kaçsın. Kardeşin en kötüsü ensende dursun.
Doğuran anan yoksa, doğmuş teyzen de mi yok?
Doğrucunun dostu olmaz.
Doğru sözün acısı olmaz, eğri sözün tatlısı olmaz. Doğru söyleyen yakalanır, yalan söyleyen kurtulur.

* Dogrı gelen ajala Lukman Hekim neylesin?
* Dogrı söz daşdan geçer.
* Dogrı sözün dostı yok.
* Dok diyip tilka barandan, aç-da bolsa gurda bar.
* Dokun açdan habarı yok.
* Donsuzın doğanı yok, mal-sızın-dostı.
* Donzı batgada bas.
* Donza bir ok.
* Donzun agı name, garası.
* Dost bilen iy-iç, aliş-beriş etme.
* Dost bolmak ansat, saklamak kın.
* Dost dostun aynası.
* Dost-da onsun, duşman-da onsun, dosta düşman onmasın.
* Dostsuz başım - duzsuz aşım.
* Dostun bolsun, hasabın dürs bolsun.
* Dostun könesı yagşı, donun - tazesi.
* Dostum saklama, nepden galmasın, düşmanı saklama, sırın bilmesin.
* Dostuna berenini sorama, gonşına berenini ağza.
* Doyan mıhmanın gözi yolda.
* Doyan yerde doklugını sin-dirme.
Doğru gelen ecele Lokman He-kim neylesin?
Doğru söz taştan bile geçer. Doğru sözün dostu olmaz. Tok diye tilkiye gideceğine aç da olsa kurta git.
Tokun açtan haberi olmaz.
Çıplağın kardeşi olmaz, malsı-zın dostu.
Domuzu bataklıkta bastır. Domuza bir ok [yeter]. Domuzun akı nedir, karası ne? Dost ile ye iç, alış veriş etme.
Dost olmak kolay, sürdürmek zor.
Dost dostun aynasıdır.
Dost da onsun, düşman da on-sun, dosta düşman onmasın.
Dostsuz başım, tuzsuz aşım.

Dostun olsun, hesabın doğru olsun.
Dostun eskisi iyidir, elbisenin yenisi
Dostunu gizleme, kazancından kalmasın, düşmanını gizleme, sırrını bilmesin.
Dostuna verdiğini sorma, kom-şuna verdiğini ima et.
Doyan misafirin gözü yolda olur.
Doyduğun yerde tokluğunu sin-dirme.

Doymadığın sargıdı bol-maz.
Dövvlet nirede? - Agzıbir-likde!
Döwük döwler eğri bitmek-den çürim.
Durna geldi, dulunı aç, gaz geldi, gapını aç.
Düşmanın güldügj - sırını bildiği.
Düye garrasa, potasına eye-rer.
Düye köşeğini bir gapar, bir-de deper.
Düye öz boynunun eğriliğini bilman, yılana "Boynun eğri" diyermiş. Düye yitmese semremez. Düye çökerip, çemmer iş-me.
Düya minip hataba bukma.
Düyeli yurt aç ölmez. Edebin yagşısı ulını sıla-mak.
Eğri bolsa-da, yol yagşı.
Ekin eksen, buğday ek.
Eksen - orarsın.
El eli yuwar, iki el birigip
yüzi yuvvar.
Elde barın gadri yok.
Elek suw saklamaz.
Doymayanın çalışması olmaz.
Devlet nerede? Birlikte.
Kırık, kırılır; eğri bitmesin diye.
Turna geldi torbanı aç, kaz geldi kapını aç.
Düşmanın gülmesi sırrını bil-diğindendir.
Deve yaşlanmışsa palanını gözler.
Deve yavrusunu bir ısırır, bir teper.
Deve kendi boynunun eğriliğini görmez, yılana 'boynun eğri' dermiş.
Deve kaybolmazsa semirmez Deve çöktürüp çember işleme.
Deveye binip 'hatab'a1 gizlenme.
Develi yurt açlıktan ölmez. Edebin güzeli büyüğe hürmet . etmektir.
Eğri olsa da yol güzeldir. Ekin ekersen buğday ek. Ekersen biçersin. El eli yıkar, iki el birleşip yüzü yıkar.
Elde var olanın kıymeti olmaz. Elek su saklamaz.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Türkmen Atasözleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 21:42

* Eli barın - dili bar.
* Eli bilen eden eğni bilen çeker.
* Elimden çıkan eğnime yarar.
* Elli boldun, belli boldun.
* Emgek göz bile gaşın arasında.
* Emelin seresi - güyç.
* Emen agajın eğildiği - döwüldigi, Ar yiğidin uyaldıgı - öldügi.
* Enemde bolsa alann, ayamda bolsa yalann.
* Enesini görde gizini al, gırasını görde bizini al.
* Enesiz oğlan oynamaz.
* Enesiz oğlanın dayısı yok, atasız oğlanın - garındaşı.
* Erteki tawukdan şu günki yumurtga.
* Ertir turup atana gara, atandan son-atına.
* Ertirki guyrukdan şu günki
öyken yagşı.
* Esgilinin janı yok.
* Et yeykesiz bolmaz, toy- öykesiz.
* Eşek minen atsıramaz, balık iyen etsiremez.
* Eşek öz denini gaşar.
* Eşek semrese, eyesini deper.
* Eşiden gulakda yazık yok.
Eli olanın dili olur. Eliyle eden eğniyle çeker. Elimden çıkan eğnime yarar.
Elli oldun, belli oldun. Hastalık göz ile kaş arasında.
Kabiliyetten daha iyisi güçtür.
Meşe ağacı eğilmişse kırılmıştır, eryiğit utanmışsa ölmüştür.
Anamda olsa alırım, Avucumda olsa yalarım.
Anasını gör de kaini al, kenarını gör de bezini al. Anasız oğlan oynamaz. Anasız çocuğun dayısı olmaz, babasız çocuğu kardeşi. Yarınki tavuktan bugünkü yu-marta yeğdir.
Sabah kalkıp babana bak babandan sonra da atma.
Yarınki kuyruktan bugünkü ak-ciğeryeğdir.
Paçavra giyenin canı olmaz.
Et çiğsiz olmaz, düğün dargınlıksız.
Eşeğe binen at saymaz, balık yiyen et saymaz Eşek kendi dengini kaşır. Eşek semirirse kendi sahibini teper.
işiten kulakta günah olmaz.

Eşiden den bolmaz gören göz bilen. Eye gözi-em.
Eyesı iki edeyin diyse, tanrısı bir eder.
Eyesinden ön ekine girme.
Eyesine gerek bolsa, gonşu-sına haram.
Eyesini halasan, itine sünk taşla.
Eyesiz eşeği möjek iyer.
adigin dar bosa, dünyanin ginliginin peydası yok.
Ar aybını yol açar, adik ay-bını-suw.
ar arden boğaz.
ar başına bela gelse, iki
barmak dilinden geler.
ar yenilse, ele düşer, guş
yenilse-tora.
ar işlemez, guran işlar,
guransız barmagın dişlar.
ari ar edyanem heley, gara yer edyanem heley.
ar burunlak bolsun, ayal-baldırlak.
ar gorkan yerinden, at ürken yerinden.
arin arligini bilmedik, tanrın birliğini bilmez.
arin arden, yerin yerden parhı köp.
ar ölman, ar döremez.
ar göre batır, at çapa yüw-rük.
İşiten eşit olmaz gören gözle.

Sahip gözü, ilaçtır.
Sahibi iki edeyim derse Tanrısı bir eder.
Sahibinden önce ekine girme.
Sahibine gerekliyse komşusu-na haramdır.
Sahibini beğendiysen köpeğine kemik at.
Sahipsiz eşeği kurt yer.
Çizmen dar ise dünyanın geniş
olmasının faydası yok.
Erin ayıbını yol açığa çıkarır,
çizmenin ayıbını su.
Er erden hamiledir.
Er başına bela gelirse iki parmak dilinden gelir.
Er yenilirse ele düşer, kuş yenilirse ağa.
Er işlemez alet işler, aletsiz olan parmağını dişler.
Eri er eden kadındır, kara yer eden de kadındır.
Er iri burunlu olsun, kadın iri baldırlı.
Er korktuğu yerden, at ürktüğü yerden.
Erin erliğini bilmeyen Tanrı'nın birliğini bilmez.
Erin erden, yerin yerden farkı çoktur.
Er ölmeden er doğmaz.
Er mezarda kahraman, at koşuda hızlıdır.

* ari namıs öldürer, atı -gamçı.
* Gaçanam huday diyer, ko-wanam.
* Gadir bilmedik doğandan, gadir bilen yat yagşı.
* Gahar gazapdır, gazap-duşmandır.
* Galamını tapsın, gar yanar.
* Gamşı gowşak tutsan, elini
gıyar.
* Gamış suwdan doymaz, ayal-toydan.
* Gapaksız gazan gaynamaz, enesiz oğlan oynamaz.
* Gapıdan tapsan, töre geçme.
* Gapıdan akan suvvun gadri
yok.
* Gara yere gar yağıp, garı basmak bir mırat, gara yerden gar tayip, gara yeri basmak-da bir mırat.
* Gara suw iç-gaygısız yat
* Garaguş garrasa, garga iym bolar.
* Garavv bardır yersiz urlan tayakda.
* Garda yatan ölmez, unda yatan öler.
* Garga bilbilik başartmaz.
* Garga mün gıgırsa, yaz çık-maz, gaz bir gıgırsa, yaz çı-kar.
Eri namus öldürür, atı kamçı.

Kaçan da Allah der, kovalayan da.
Kadir bümeyen kardeşten, kadir bden el yeğdir.
Öfke gazaptır, gazap düşman-dır.
Kalemini bulursan kar bile ya-nar.
Kamışı gevşek tutarsan elini keser.
Kamış suya doymaz, kadın dü-ğüne.
Kapaksız kazan kaynamaz, Anasız çocuk oynamaz. Kapıda bulsan, baş köşeye geçme.
Kapıdan akan suyun kıymeti olmaz.
Kara yere karyağmış, kara bas-mak bir murat; kara yerden kar kaymış, kara yere basmak da bir murat.
Kirli su iç, kaygısız yat. Kartal yaşlanırsa kargaya yem olur.
Karşılık vardır yersiz atılan da-yakta.
Karda yatan ölmez, unda yatan ölür.
Karga, bülbüllük yapamaz. Karga bin defa ötse bahar çık-maz, kaz bir defa ötse bahar çı-kar.

Garganın gaz balası, her ki-min öz balası. Garnı doka bela yok. Garrı oynasa, gay turar. Garrı serçe kepeğe gelmez.

Garrı övvünjen, bay-yanra.

Gaibin sözüni yer alamaz, yerde-de yatmaz.
Garip ilin bayı bolma. Garip pahır yamanar, ya-manar-da guwanar.
Garip nama zar? Odun bile suwa zar.
Gariplik öldürmez, öldür-mese-de güldürmez.
Garıplıkdan ar ölmez, ama-nat janını gınar.
Gaygısız gara suvvdanam semrar.
Gaz ganatı bilen uçup, guy-rugı bilen gonar.
Gazana yanaşsan, garası yokar, yamana yanaşsan, belası yokar.
Gazançının erki elinde gan-dan gulak çıkarsa. Geça jan gaygı, gassaba-
yağ.
Gelinça mıhman uyalar, gelenden son-öy eyesi. Gen görenin alnına. Geneşli biçilen don gısga bolmaz.
Karganın kaz yavrusu, herke-sin öz yavrusu. Karnı toka bela olmaz. İhtiyar oynarsa fırtına durur. Yaşlı serçe kepeğe gelmez.

Yaşlı övünür, zengin geveze olur.
Fakirin sözünü yer alamaz, yerde de yatmaz.
Fakir halkın zengini olma. Fakir kişi yamanır, yamanır da sevinir.
Fakir neye muhtaç? Odun ile suya muhtaç.
Fakirlik öldürmez, öldürmezse de güldürmez.
Fakirlikten er ölmez, emanet canına eziyet eder. Kaygısız kişi, kirli sudan bile beslenir.
Kaz kanadıyla uçar, kıcyruğuy-la konar.
Kazana yaklaşırsan karası bu-laşır, kötüye yaklaşırsan belası bulaşır.
Kazancının yeteneğidir kan-dan kulak çıkarırsa. Keçiye can kaygısı, kasaba
yağ.
Gelinceye kadar misafir uta-nır, geldikten sonra ev sahibi. Garipseyenin alnına. Danışarak biçilen elbise kısa olmaz.

* Geneşli yerde kemlik yok, geneşsiz yerde-denlik.
* Gerek deregi yıkar.
* Gerek zadını gereksiz gün
al.
* Gerekli daşın agramı yok.
* Gamiçi gelende, gayıkçı gaçar.
* Gamiçinin janı bir.
* Gılış yarısı biter, dil yarası bitmez.
* Gılıç öz gınını kesmez.
* Gılıç gınında dursa poslar.
* Gımıldan gır aşar.
* Gırda yağış yagsa, öyde te-zeğin başı agırır.
* Gışı gışsıramadıgın yazı yazsıramaz.
* Gışın gamını yaz iy.
* Gışın güni kırk tüysli, kırkı-sı-da gılıksız.
* Giz gınnkı, oğul öyünki.
* Giz satıp, bayan yok.
* Gizli yer-nazli yer.
* Gizil görse, hıdır hem azar.
* Gizim sana aydyan, gelnim sen düşün.
* Gizimin boyı yetdi, öyüme
yağı yetdi.
* Giden getirer, oturan mrh sorar.

* Gidene yenne, gelene baldız.
* Gije ot daş, gündiz-tüsse.
Danışılan yerde eksik olmaz, danışılmayan yerde denklik.
Gerek kavağı yıkar. Gereğini, gereksiz günde al.
Gerekli taşın ağırlığı olmaz. Gemici gelince kayıkçı kaçar.
Gemicinin canı birdir.
Kılıç yarası geçer, dil yarası geç-mez.
Kılıç kendi kınını kesmez.
Kılıç kınında durursa paslanır.
Kımıldayan kır aşar.
Kırda yağmur yağsa evde tezeğin başı ağrır.
Kışı kış hissetmeyen yazı yaz hissetmez.
Kışın gamını yazın çek
Kış günleri kırk çeşittir, kırkı da huysuzdur.
Kız yabanmki, oğul evinkL Kız satarak zengin olan olmaz. Kızlı yer nazlı yer. Altın görse Hızır da azar. Kızım sana söylerim, gelinim sen anla.
Kızımın boyu yetti, evime düş-man yetti.
Giden getirir, oturan fiyat sorar. Gülene yenge, gelene baldız. Gece ot taş, gündüz duman.

Giyew oğul bolmaz, kül-depe.
Goç yiğidin yagşısı köp din-lar, az sözlar. Gonak atı golda gerek. Gonşın aglasa, sen gınan. Gorkana goşa görner.
Gorkagı kowsan, batır bo-lar.
Gorkan önürder.
Gorkulı yerde kervven yat-maz.
Gonşın azar berse-göç, dişin azar berse-geç.
Goyunda erek eti, guşda barak eti.
Göç başı ayrı bolsa, it başı dali bolar.
Göç galsa, göçe yeter, göwün galsa nama yeter?
Göçen yurdun gadri gonan-da belli.
Göğe tüykürsen, yüzüne düşer.
Gördüm diyen tutular, gör-medim diyen gutular. Görebilmedigin gözi çıksın. Göreşde atanı yık. Görümin name bolsa, gö-reldan şol.
Göwün sıgsa, goyun sigar.
Göwün yakından galar,göz-daşdan.
Güveyiden oğul olmaz, külden tepe.
Koç yiğitin iyisi çok dinler, az söyler.
Konuk atı kolunda gerek.
Komşu ağlarsa sen üzül.
Korkana çift görünür.
Korkağı kovarsan kahraman olur.
Korkan koşar.
Korkulu yerde kervan yatmaz.

Komşun rahatsız ederse göç, dişin rahatsız ederse vaz geç.
Koyunda "erek"* eti, kuşta "barak"2 eti.
Göç başı ayrı olsa, it başı deli olur.
Göç kalsa göçe ulaşır, gönül kalsa neye ulaşır? Göçtüğün yurdun kıymeti konunca belli olur. Göğe tükürürsen yüzüne düşer.
Gördüm diyen yakalanır, gör-medim diyen kurtulur. Göremediğinin gözü çıksın. Güreşte babanı bile yık. Gördüğün ne ise örneğin odur.

Gönül sığarsa koyun sığar.
Gönül yakından toplar, göz dışarıdan.


1 bir koyun cinsi.
2 su tavuğu da denilen bir kuş cinsi.

* Göwün göwünden suw içer, gamış-bogundan.
* Göwni açığın yolı açık.
* Gövvre garrasa-da, göwün garramaz.
* Göz gözden suw içer.
* Göz görer, göwün söyer.
* Gözi kör dal, gursagı kör.
* Gözi yoğun yüzi yok.
* Gözüni gör, halını gör.
* Gudan guda bolınça gu-lun-begın sayla, gudan guda bolanson, gul bolsa-da sıla.
* Guduzlan itin ömri kırk
gün.
* Gul azsa, guya siyer.
* Gul mıradı-gaçmak.
* Gula gul diysen ölesi geler, bege gul diysen gülesi geler.
* Gula bela gelmez, gul belanı satın alar.
* Gulagın garnı bolmaz, sineğin erni.
* Gulagın garnı yok.
* Gulan höwn köp bolsa, bir agsagı bildirmez.
* Gurda rehim eden goyna zulum eder.
* Gurdun ağzı iyse-de gan, iymese-de gan.

* Gun söz gulaga yakmaz.
* Gurt agzasan, gurt geler.
Gönül gönülden su içer, kamış boğumdan.
Gönlü açığın yolu da açıktır.
Gönlü yaşlarısa da gönül yaş-lanmaz.
Göz gözden su içer. Göz görür, gönül sever. Gözü kör değil, kursağı kör. Gözü olmayanın yüzü olmaz. Gözünü gör, halini gör. Dünürün dünür oluncaya kadar kölen, beyin say; dünürün dünür olduktan sonra kölen de olsa hürmet et. Kuduz itin ömrü kırk gündür.
Kul azarsa kuyuya işer. Kölenin muradı kaçmaktır. Köleye köle dersen ölesi gelir, Beye köle dersen gülesi gelir. Kula bela gelmez, kul belayı satın alır.
Kulağın kamı olmaz, sineğin dudağı.
Kulağın kamı olmaz. Kulan*damızlığı çok ise bir ak-sağı belli etmez. Kurda acıyan koyuna zulüm eder.
Kurdun ağzı yese de kan, ye-mese de kan.
Kuru söz kulağa hoş gelmez. Kurdu anarsan kurt gelir.

1 Kulan: yaban eşeği.

Gurt çağasından ekdi bol-
maz.
Gurt arkasından guş doy-muş.
Gurt awunı tilka aldırmaz.
Guş garrasa dimağından galar, at garrasa- toynağın-dan.
Guş bar et beryarler, guş bar etini iyyarler.
Gülka gülmesen, göwni ga-lar.
Gülsüz bilbil sayramaz. Gülme gonşına, geler başına.
Gülün biten yerinde gadri
yok.
Gün çıkıp yağan yagışdan gork, gülüp gepleyan handan gork.
Gün düşyan öyde emçinin işi yok.
Gün güyçlininki, gowurga dişlininki.
Günde hezıl-jana mezil. Gündiz bulut, gije ayaz-yıl şumlugı, hatın semiz, ar arık-il şumlugı. Gürrün süyji, samança yok

Güyçli güyjürgense, güyç
geler, güyçsüz güyjürgense,
güyç gider.
Güyçlinin gül ısı bar.
Kurt yavrusundan evcil olmaz. Kurt artığından kuş doyarmış.
Kurt avını tilkiye aldırmaz.
Kuş yaşlanırsa tırnağından, at yaşlanırsa toynağından.
Kuş var, et verirler; kuş var eti-ni yerler,
Komiğe gülmezsen gönlü kalır.
Gülsüz bülbül ötmez. Gülme komşuna gelir başına.

Gülün yetiştiği yerde kıymeti olmaz.
Güneş çıkınca yağan yağmurdan kork, gülerek konuşan handan kork.
Güneş düşen evde doktorun işi olmaz.
Gün güçlünün, kavurga dişli-nin.
Her gün latife, cana zillettir. Gündüz bulut, gece ayaz; yıl kötüsü, hatun semiz, koca za-yıf; il kötüsü.
Sohbet tatlıdır, saman kadar gücü yoktur.
Güçlü güç gösterse güç gelir, güçsüz güç gösterse güç gider.

Güçlünün gül kokusu vardır.

* Hammama giren derleman çıkmaz.
* Han azsa, iline değer, hatın azsa-arine.
* Han yanında sakjın bolsa, gara yerde gamin yörar.
* Harın işi hardır dostlar, mün magtasan, atça bolmaz.
* Hasap edende bolmaz, ne-sip etmese.
* Hasaplı dost uzak gider.
* Hatarda ner bolsa, yük yerde galmaz.
* Haywan ısgaşa-ısgaşa, adam soraşa-soraşa.
* Haywanı budundan dağlar-lar, ınsanı-yüreginden.
* Heleyi bolmadıgın golayı bolmaz, malı bolmadı-gın-halı.
* Heleyin doğanı doyup çı-kar, arin doğanı goyup çı-kar.
* Hemme yerin horozının sesi birdir.
* Her gülün bir ısı bar.
* Her kimin vatanı özüne Müsür.
* Her kimin bir derdi bar, gegirmençin derdi suw.
* Her kimin bir gaygısı, kel gizin ar gaygısı.
* Her kişinin yüreği özüninki, yagşının yüregi-ilinki.
Hamama giren terlemeden çıkmaz.
Han azarsa halkına dokunur, hatun azarsa kocasına.
Hanın yanında bekçin bile olsa, kara yerde gemin yürür.
Eşeğin işi eşekliktir, dostlar; bin kere övsen at gibi olmaz.
Hesap edince olmaz, nasip et-memişse.
Hesaplı dost uzak gider. Katarda erkek deve varsa yük yerde kalmaz. Hayvan koklaşa koklaşa, insan konuşa konuşa. Hayvanı budundan dağlarlar, insanı yüreğinden.
Karısı olmayanın yakını olmaz, malı (hayvanları) olmayanın hali.
Karının kardeşi doyup çıkar, erkeğin kardeşi koyup çıkar.

Heryerin horozunun sesi birdir.
Her gülün bir kokusu vardır. Herkesin vatanı kendine göre Mısır'dır.
Herkesin bir derdi vardır, değirmencinin derdi sudur.
Herkesin bir kaygısı, kel kızın
koca kaygısı.
Herkesin yüreği kendisinin, iyinin yüreği elin.

* Her yurdun tilkisini öz tazısı bilen avvlarlar.
* Hıwa dankı bilen biz öter.
* Hoz togalakdır, yöne togalak zatların hemmesı hoz daldir.
* Huday berse guluna, getirip goyar yoluna.
* Hudaysız çöp başı gımıldamaz.
* Hünarli ölmez, hünarsiz gün görmez.
* Ihlas bilen aglasan, sokur gözden yaş çıkar.
* inanmanız baylıga, bir gün salar horluga.
* inanmaza ant içme, öldürjege yalbarma.
* İkewün ağzı bir bolsa, as-mandakını indirer, altavvun ağzı ala bolsa, agzındakını aldırar.
* İki ayaklı iki günde, dört ayaklı dört günde.
* İki adam bir adamın huda* İki at depişer, arasında
eşek öler.
* İki bolup, bire değmez, gözli bolup, köre değmez.
* İki garpız bir elde tutdurmaz.
* İki goçun kellesi bir gazanda gaynamaz.
* İki derwüş bir düşege sigar, iki patışa aleme sığmaz.
Her yurdun tilkisini kendi tazısıyla avlarlar.
Hive şöhreti ile biz (alet) işler.
Ceviz yuvarlaktır, ama her yuvarlak şey ceviz değildir.
Allah verirse kuluna, getirip koyaryoluna.
Allah'sız çöp başı bile kımıldamaz.
Hünerli ölmez, hünersiz gün görmez.
İhlas ile ağlarsan, kör gözden yaş çıkar.
İnanmayın zenginliğe, bir gün düşürür fakirliğe.
İnanmayana ant içme, öldüreceğe yalvarma.
İki kişinin ağzı bir olsa göktekini indirir, altı kişinin dediği ayrı olursa ağzındakini aldırır.

İki ayakla iki günde, dört ayakla dört günde.

İki adam bir adamın ilahıdır.

İki at tepişir, arada eşek ölür.
İki olmuş, bire değmez, gözlü olmuş, köre değmez.
İki karpuz bir elde tutulmaz.
İki koçun kellesi bir kazanda kaynamaz.
İki derviş bir döşeğe sığar, iki padişah aleme sığmaz.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Türkmen Atasözleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 21:43

* İki dala bir sag tapılar.
* İkinnin oturan iki öylini bo-zar.
* İki pıçak bir gına sığmaz.
* İl ağzı keramat.
* İl ağzını yığıp bolmaz, çelek ağzını boğup bolmaz.
* İl bile gelen-toy bile bayram.
* İl ağzına elli arçın biz yet-mandir.
* İlça ölüm yok.
* İlde gep köp, jennelde çöp.
* İlden çıksanam, nırhdan çıkma.
* İle bela yel bile suwdan ge-ler, başa bela-iki barmak dilden.
* İlim-günüm bolmasa, ayım-günüm dogmasın.

* İlini yamanlan gırda öler.
* İlle gep köp, Mekgede-arap.
* İl ogrusız bolmaz, dag-börüsiz.
* İl onlasa, atını soy.
* İnerin döli yok.
* İn gımmat zat akıldır.
* İr uranın ırsgı artık.
* İr gülmedik giç gülmez, giç gülmedik hiç gülmez.
İki deliye bir akıllı bulunur. İkindi vakti oturan iki evliliği bozar.
İki bıçak bir kına sığmaz.
El ağzı keramet.
El ağzını toplamak olmaz, fıçı ağzını boğmak olmaz.
El ile gelen toy ile bayram.
El ağzına elli arşın bez yetmez.
Elçiye ölüm yok
Elde söz çok ormanda çalı çır-

Elden çıksan bile kıymetten çık-ma.
Ele bela yel ile sudan gelir, başa bela iki parmak dilden.
Elim günüm olmazsa ayım gü-neşim doğmasın. İlini kötüleyen kırda ölür. Elde söz çok Mekke'de Arap.

İl uğrusuz olmaz, dağ kurtsuz.
El takdir ederse atını kes. "İner"in2 dölü olmaz. En kıymetli şey akıldır. Erken kalkanın nzkı fazla olur. Erken gülmeyen geç gülmez, geç gülmeyen hiç gülmez.


1 iner dişi deve ile iki hörgüçlü erkek deveden olan deve.

İr yören yolagçı yol alar, ir öylenen yiğit döl alar.
İr turan işden dinar.
İr yatda, ir tur, altı pişeği
artık ur.
İş akılı tapar, akıl-işi. İy bar iş arasında, kebap bar çiş arasında. İş köp, ömür az, dert köp, derman az.
İşi gaydan ayal üstüne ayal alar.
İşikden tapsan, töre geçme.
İşlemedik-dişlemez.
İt ata, ar-daya.
İt gara görmese üyrmez.
İt gedaydan gorkar, geday-
itden.
İt gözünden garrar, ınsan-yüzünden.
İt doyan yerinde galar, ar doğan yerinde galar.
İt içen suwdan at içmez.
İt ite çeker, ar-daya.
İt et iyse-de, iti iymez.
İt üyrer, kerwen geçer.
İt ite buyrar, it-guyrugına.
İt wepa, ayal biwepa.
İti öldüren süyrar.
İtin goynundan altın assan, it-de yıglar, altın-da.
İti yok çopanın abrayı yok.
Erken yürüyen yolcu yol alır, erken evlenen yiğit döl alır. Erken kalkan işten kurtulur. Erken yat da erken kalk, altı tava fazla vur. İş akılı bulur, akıl işi. İş var iş arasında, kebap var şiş arasında.
İş çok, ömür az, dert çok derman az.
İşi dönen kadın üstüne kadın alır.
Eşikten bulsan başköşeye geçme.
İşlemeyen dişlemez. İt ata, er dayıya. İt, kara görmezse ürmez. İt dilenciden korkar, dilenci itten.
İt gözünden yaşlanır, insan yüzünden.
İt doyduğu yerde kalır, er doğduğu yerde kalır.
İtin içtiği sudan at içmez.
İt ite çeker, er dayıya.
İt et yese de iti yemez.
İt ürür, kervan yürür.
İt ite buyurur, it kuyruğuna.
İt vefalı, kadın vefasız.
İti öldüren sürür.
İtin boynuna altın assan, it de ağlar altın da.
Köpeği olmayan çobanın iti-barı olmaz.

* İyip doymadık, yalap doymaz.
* İyme namart ekmeğini, galar dişin arasında.
* Janam, lebizem ağızdan
çıkya.
* Janı saga günde toy.
* Janı agırmazın yanında ba-şın agırmasın.
* Janı yanan tanrısına gargar.
* Jemagatın kör bolsa, bir gö-züni yum.
* Keçani kim bassa, şonun çigni agrar.
* Kel gıza ar gaygı.
* Kervven geçer, ot galar, il göçer, yurt galar.
* Kesellinin (eskilinin) janı
yok.
* Keyik agsagını bermez.
* Kakelan towuk yumurtgala-man dınmaz.
* Kaşgani eksen-de bitmez.
* Kırk yıl gedaylık yok, kırk yıl baylık yok.
* Kırkın içinde bir agsagı bi-linmez.
* Kırkın içinde janını gaygı-ran kapır.
* Kimler gazar guyını, kimler içer suwunı.
* Könesi bolmadığın tazesi bolmaz.
Yiyerek doymayan yalayarak doymaz.
Yeme namerdin ekmeğini, kalır dişinin arasında.
Can da, yemin de ağızdan çıkar.

Canı sağ olana her gün bayram.
Canı ağrımayanın yanında başın ağrımasın.
Canı yanan Tanrı 'sına lanet eder.
Cemaatin kör ise bir gözünü yum.
Keçeyi kim basarsa onun omzu ağrır.
Kel kıza koca kaygıdır. Kervan geçer ot kalır, il göçer yurt kalır.
Hastalıklının (eski püskü giyenin) canı olmaz. Geyik aksağını belli etmez. Gıdaklayan tavuk yumurtlamadan kurtulmaz. 'Keşke'yi eksen de bitmez. Kırk yıl fakirlik olmaz, kırk yıl zenginlik olmaz.
Kırkın içinde bir aksak bilinmez.

Kırkın içinde canını kayıran ka-firdir.
Kimler kazar kuyuyu, kimler içer suyunu?
Eskisi olmayanın yenisi olmaz.

* Köne küyzan suwı sowuk.
* Könül sıgsa, goyun sigar.
* Köp ber, gözel al.
* Köp boldı-bok boldı.
* Köp bolsan, köp tommuk bolarsın.
* Köp yaşan bilmez, köp gören biler.
* Köp yaşan köp bilmez, köp okan köp biler.
* Köpden çıkıp yol tapandan, köp bolup azaşan yagşı.
* Köpe yüwren azdan galar.
* Köpi söylerik köpünsiz öler.
* Köpün ağzı bir bolsa, birin ağzı yok bolar.
* Köpün dileği köl bolar.
* Kör tayagını bir gezek aldı-rar.
* Kör tutanna bek.
* Köse günde yaş.
* Kösewin uzın bolsa, elin köymez.
* Kişi geymi kirçil, kişi atı derçil.
* Közi ilki özüne bas, ötmese-keseka.
* Lalın diline enesi düşer.
* Mal eyesinin gözünden suw içer.
* Mal eyesine menzemese-şumluk.
* Malı giden garip dal, abrayı giden garip.
Eski destinin suyu soğuk olur. Gönül sığarsa koyun sığar. Çok ver, güzel al Çok oldu, bok oldu. Çok olursan, çok yüksek olursun.
Çok yaşayan bilmez, çok gören bilir.
Çok yaşayan çok bilmez, çok okuyan çok bilir.
Çoktan ayrılıp yol bulandan çok olup şaşıran yeğdir.
Çoğa koşan azdan olur.
Çoğu sevmeyen kefensiz ölür.

Çoğun ağzı bir olsa, birin ağzı yok olur.
Çoğun dileği göl olur. Kör, bastonunu bir defa aldırır.
Kör tuttuğuna dayanır. Köse, her gün gençtir. Köseğin uzun olursa elin yanmaz.
Kişi giyimi kirli paslı, kişi atı derli toplu.
Közü önce kendine bas, geçmezse başkasına. Dilsizin gönlüne anası düşer. Mal (hayvan), sahibinin gözünden su içer.
Hayvan, sahibine benzemezse kötüdür.
Malı kaybolan fakir değil, itibarı kaybolan fakir.

* Malı yoğun halı yok.
* Malım bar-halım bar.
* Mallı kişi-hallı kişi.
* Mallın yüzi yarık, malsızın yüzi-çank.
* Maslahatlı biçilen don gısga bolmaz.
* Mellekça yer bersen, yer eyesini yerden çıkarar.
* Mertde akıl bolmaz, na-martda iman.
* Mert özünden görer, na-mart yoldaşından.
* Marekede ağzını yapmaz, orta çıksa söz tapmaz.
* Mıhman birinji gün gizil, ikinji gün kümüş, üçünji gün mis, dördünji gün pis.
* Mıhman mıhmanı gıssanar, öy eyesi-ikisinem.
* Mıhman öy eyesinin gulı.
* Mıhmana mal soymak mertlik dal-barlık.
* Mıhmanın önünde aş goy, iki elini boş goy.
* Miwe öz agajından daşa gaçmaz.
* Molla bolmak ansat, adam bolmak kın.
* Molla ber-de dilini çek, ussa ber-de-elini.
* Mollanın diyenini et-de, edenini etme.
* Mollası köp bolsa, toklusu haram öler.
Malı olmayanın hali olmaz.
Malım var, halim var.
Mallı kişi, haili kişi.
Mallının yüzü parlak, malsızın yüzü çarık.
Danışılarak biçilen elbise kısa olmaz.
Kiracıya yer verirsen yer sahibini yerden kovar.
Mertte akıl olmaz, namertte iman.
Mert kendisinden görür, namert yoldaşından.
Mecliste ağzını kapatmaz, orta-ya çıksa söz bulamaz.
Misafir ilk gün altın, ikinci gün gümüş, üçüncü gün mis, dör-düncü gün pis.
Misafir misafiri kıskanır, ev sa-hibi ikisini de.
Misafir ev sahibinin kölesidir. Misafire hayvan kesmek mertlik değil, varlıktandır. Misafirin önüne aş koy, iki elini boş koy.
Meyve, ağacından uzağa düş-mez.
Molla olmak kolay, adam ol-mak zor.
Mollaya ver de dilini çek ustaya ver de elini
Mollanın dediğini yap da ettiğini etme.
Mollası çok ise toklusu mundar ölür.

* Möjegin ağzı iyse-de gan, iymese-de gan.
* Mün gaygı bir iş bitirmez.
* Mün dayza bir ejanin yerini tutmaz.
* Mün hünarden zerre döw-let yagşıdır.
* Müsürde şa bolandan, öz yurdunda geday bol.
* Nadan oğul atasına seret-mez.
* Namarda barmak, yağa yal-barma.
* Namarda yalbarandan, yat-da yanına garban. f
* Nebis adamı göre elter.
* Nakes yağşı-yamanı nabil-sin.
* Neyse guyrukdan, nagıt oy-ken yagşı.
* Odı ilki özüne bas, ötme-se-keseka.
* Odı gozgasan öçer, gonşını gozgasan göçer.
* Odun diyenin çöpdür, çöp-labersen köpdür,
* Odun olja, suw girgin.
* Oğlana yumuş buyur, ızın-dan özün yüwür.
* Oğlanı yaşdan, ayali baş-dan.
* Oğlanla öy bazar, oglansız öy mazar.
Kurdun ağzı yese de kan, ye-mese de kan. Bin kaygı bir iş bitirmez. Bin teyze bir ananın yerini tutmaz.
Bin hünerden zerre kadar devlet yeğdir.
Mısır'da şah olacağına öz yur-dunda dilenci ol. Kaba oğul babasına bakmaz.
Namerde gitme, düşmana yal-varma.
Namerde yalvaracağına yat da yanına kaşın.
Tamah insanı mezara götürür. İnsaniyetsiz, iyiyi kötüyü ne bilsin?
Veresiye kuyruktan nakit (pe-şin) akciğer yeğdir. Ateşi önce kendine bas, geçmezse başkasına. Ateşi eşelersen söner, komşunu rahatsız edersen göçer.
Odun dediğin çalı çırpıdır, toplayıverirsen çok olur. Odun ganimet, su kıt.
Oğluna iş buyur, peşinden kendin de git.
Oğlanı küçükken, kadını ye-niyken.
Çocuklu ev pazar, çocuksuz ev mezar.

* Oglanlı öyün ogurlıgı yatmaz.
* Oglı eklan tanar, atı-saklan.
* Oglı yamanın atasını düye üstünde it gapar.
* Oğlun barka, ogra gülme, gizin barka, lola gülme.
* Oğlun bile uruşsan, töre çık, giyewin bile uruşsan, gıra çık.
* Ogrı göti govvşak
* Oğul iyer, öre gider, giz iyer, gıra gider.
* Oğul öyünki, giz gırınkı.
* Ogul-süyt, agtık-gaymak.
* Ogullı-da ağlar, ogulsız-da ağlar.
* Oğurlık eden uyalmaz, üstüne gelen uyalar.
* Okan oğlan atasını yener.
* Oklı tüpenden bir kişi gor-kar, oksuz tüpenden mün kişi gorkar.
* Ot belasından sakla, suw belasından sakla, yel bela-sından sakla, nehak töhmet-den sakla.
* Ot tüssesiz bolmaz, ar- ya-zıksız.
* Otdan kül doğar, zaherden-
bal.
* Oturmakdan iş bitmez, garrı mama diş çıkmaz.
Oğlanlı evin hırsızlığı bulunmaz.

Oğulu büyüten tanır, atı koru-yan.
Oğlu kötü olanın babasını deve üzerinde it ısırır.
Oğlun varken hırsıza gülme, kızın varken orospuya gülme.
Oğlunla kavga edersen başköşeye çık damadınla kavga edersen kıra çık
Hırsız götü gevşek olur. Oğul yer, civara gider, kız yer, dışarıya gider. Oğul evinki, kız kınnkL Oğul süt, torun kaymak Oğullu da ağlar, oğulsuz da ağlar.
Hırsızlık eden utanmaz, üstüne varan utanır.
Okuyan oğlan babasını geçer. Kurşunlu tüfekten bir kişi kor-kar, kurşunsuz tüfekten bin kişi korkar.
Ateş belasından koru, su bela-sından koru, yel belasından ko-ru, haksız töhmetten koru.

Ateş dumansız olmaz, yiğit gü-nahsız.
Ateşten kül doğar, zehirden bal.
Oturmaktan iş çıkmaz, yaşlı ni-neden diş çıkmaz.

* Oynap aytsan-da, oylap ayt.
* Oynasa oglı yener, çınlasa-atası.
* Oyun bilmesen, oyunça ökün.
* Oyunda atanı ut.
* Oynunda barın oyunda bar.
* Ozal öyüni düzet, son- özü-ni.
* Ökünçsiz ölüm bolmaz, öykesiz-toy.
* Öl tezek, gurı tezek, her kime geler gezek.
* Ölçermesini bilsen, gar ya-nar.
* Öldürjege yalbarma.
* Ölen buğranın başından diri atan gorkar.
* Öli arslandan diri sıçan.
* Ölinin jezası tiz gömmek.
* Ölüsini sılan bay bolar, dirisini sılan-beg.
* Önüm bolandan, sonum bolsun.
* Öte eşiden öy yıkar.
* Övvrenen gılık örklesenem durmaz.
* Övvrenen gılık ölende galar.
* Öy özimki diyip sözleme, öy ardında kişi bar.
* Öy alma, öyden ilki gonşı
al.
* Öykelanin payı süyji.
Şakadan söylesen bile düşünüp söyle.
Şakada oğulyener, gerçekte baba.
Oyun bilmezsen oyun gibi dövün.
Oyunda babanı yen.
Şakasında olanın fikrinde var-dır.
Önce evini düzelt, sonra kendini.
Üzüntüsüz ölüm olmaz, gü-cenmesiz düğün. Islak tezek, kuru tezek, herkese gelir sıra.
Kurcalayıp üflemesini bilirsen kar bile yanar. Öldürecek olana yalvarma. Ölen devenin başından diri baban korkar. Ölü arslandan diri sıçan. Ölünün cezası tez gömmektir. Ölüsüne hürmet eden zengin olur, dirisine hürmet eden bey. Önüm olacağına sonum olsun.
Çok işiten ev yıkar.
Alışan huy bağlasan da durmaz.
Alışan huy ölünce biter.
Ev benimdir diye konuşma,
ev ardında insan var.
Ev alma, evden önce komşu al.

Gücenenin payı tatlı olur.

* Öyleden son gün durmaz, yetişen son giz durmaz.
* Öylenme, oylan-yetişersin.
* Öyüne mıhman gelende, heleyi yaman öküner.
* Öyüii işi öyden ulı.
* Öz gadrini bilmedik-ilin gadrini nabilsin.
* Özganki etden öter, özüfi-ki-sünkden.

* Özi yıkılan oğlan ağlamaz.
* Özi ar bolup doğana, bir gün Gün doğar.
* Özüni süyt bil, dostunı-gaymak.
* Özüni bilen-weli.
* Özünki ötden ajı.
* Patışanın dileği patışadan biter, garibin dileği- garıp-dan.
* Pesi görüp şükür et, beyigi görüp pikir et.
* Pılan yerde altın bar, barsan bakır tapılmaz.
* Pis pisi tapar, suw-pesi.
* Pişiğin yüvvrükligi saman-hana çenli.
* Pulı yoğun yüzi yok.
* Pulsuz bazara barandan, köpünsiz göre bar.
* Put akılım bolandan, mısgal nesibim bolsun.
Öğleden sonra gün durmaz, ye-tiştikten sonra kız durmaz.
Evlenme, düşün; olgunlaşırsın. Evine misafir gelince hanımı kötü olan dövünür. Evin işi evden büyüktür. Kendi kadrini bilmeyen, elin kadrini ne bilsin? Başkasınuıki etten geçer, kendi-ninki kemikten. Kendi düşen çocuk ağlamaz.
Kendi er olup doğana bir gün gün doğar.
Kendini süt bil, dostunu kaymak
Kendini bilen, velidir. Kendininki ödden aculır. Padişahın dileği padişahta çözümlenir, fakirin ddeği fakirde.
Alçağı görüp şükür et, yükseği görüp fikir et.
Filan yerde altın var, gitsen bakır bulunmaz.
Pis pis bulur, su alçak yeri (çu-kuru).
Kedinin çabukluğu samanlığa kadardu-.
Parası olmayanın yüzü olmaz. Parasız pazara gideceğine, ke-fensiz mezara gir. Put4 aklım olacağına, 'miskal'2 nasibim olsun.
1 Put: 16.3 kg.lık Rus ağırlık birimi.
2 Miskal: 24 kıratlık ağırlık ölçüsü.

* Sabırlı gul dura-dura şat bolar, sabırsız gul bara-bara mat bolar.
* Sağlığın gadrini bilgil, hasta bolmazdan burun, hastalık gadrini bilgil, taki ölmesden burun.
* Saglık-baylıgım, bagtım.
* Sak bolsan, dok bolarsın.
* Sakaw sözlemsek, agsak-adımsak.
* Sakavvun sonuna seret.
* Sayanı ekmedik saikında yatmaz.
* Sebabsiz çöp başı gımılda-maz.
* Serçe semrar, batman bol-maz.
* Serçeden gorkan darı ek-mez.
* Sepli gelnimden eplı gel-nim.
* Sıçança yağın bolsa, arlança
gör.
* Sıgrın şahına ursan, endamı sızlar.
* Sırını bilmedik atın sırtından geçme.
* Sırını aytma dostna, dos-tufin dostı bardır, o-da ay-dar dostuna.
* Sowatlı dar yere sigar.
* Sokur sokura bö diyer.
* Sopı soğan iymez, tapsa ga-bıgmı goymaz.
* Sopar berenden urup ber.
Sabırlı kul dura dura şad olur, sabırsız kul gide gide mat olur.

Sağlığın kadrini bil hasta ol-madan önce, hastalığın kadrini bil ta ki ölmeden önce.
Sağlık; zenginliğim, bahtımdır. Uyanık olursan tok olursun. Kekeme söyler gibi, aksak adım atar gibi. Kekemenin sonuna bak. Gölgelik ekmeyen serinde yatmaz.
Sebepsiz çöp başı bile kımılda-maz.
Serçe semirir, batman olmaz.

Serçeden korkan darı ekmez.
Çeyizli gelinimden becerikli ge-linim [yeğdir].
Sıçan kadar düşmanın olsa bile arslan kadar gör.
Sığırın boynuzuna vursan vü-cudu sızlar.
Sırrını bilmediğin atın arkasın-dan geçme.
Sırrını söyleme dostuna, dos-tunun dostu vardır, o da söyler dostuna.
Okuryazar, daryere sığar.
Köre köre "bö"der.
Sofu soğan yemez, bulursa ka-buğunu bile bırakmaz.
Sorup verenden vurup veren
yeğdir.

* Soraşan yeter, gözlan tapar.
* Söyenişen yıkılmaz.
* Söwüşsiz toya nalet.
* Söz sözden çıkar, sözleme-sen gandan çıkar?
* Söz aytsan, zergare ayt, na-dana aytsan, gadri yok.
* Söz sözlesen, öwel sözle, aygak geler sonkusı; suwdan ötsen, aldın öt, palçık bolar sonkusı.
* Ağaç kessen, artık kes, gıs-ga geler sonkusı. Keçe kes-sen, kemtik kes, Süyne ge-ler sonkusı.
* Söz sözi çıkarar, yudruk-
gözi.
* Suw sorap gelen çelegini yaşırmaz.
* Suw akar, daş galar.
* Suwsuz yerin otı eyesiz, ogulsız yerin-malı.
* Sürinin bir agsagı bildirmez.
* Süyde sine seretsen, gan görner.
* Süytde ağzı bişen suwı üf-lap içer.
* Şagirdi halıpasından ozma-sa, kar yiter.
* Tagan ayağı üç bolar, bir-birine güyç bolar.

* Tamdıra gızanda yap.
* Tanalı darıkmaz.
Soran ulaşır, bekleyen bulur.
Dayanışan yıkılmaz.
Koyun kesilmeyen düğüne lanet olsun.
Söz sözden çıkar, söylemezsen nereden çıkar?
Söz söylersen değerini bilene söyle, cahile söylersen değeri olmaz.
Söz söylersen önce söyle, cevabı gelir sonradan; sudan geçersen alçaktan geç, balçık olur sonradan.
Ağaç kesersen uzun kes, kısa gelir sonrası; keçe kesersen eksik kes, uzar gelir sonrası.
Söz sözü çıkarır, yumruk gözü.

Su sora sora gelen fıçısını gizle-mez.
Su akar, taş kalır.
Susuz yerin otu sahipsiz, oğul-suz yerin malı.
Sürünün bir aksağı belli olmaz.
Süte dikkatli bakarsan kan gö-rünür.
Sütten ağzı yanan suyu üfleyip içer.
Öğrenci hocasını geçmezse meslek kaybolur.
Sacayağın ayağı üç olur, birbirine dayanak olur. Tandır kızınca kapat.
Danalı, tedirgin olmaz.

* Tanrın güni darıdan köp.
* Tapan begener, tanan alar.
* Tayagın iki ujı bardır.
* Tayı at bolınça, eyesi it bo-lar.
* Taypası köpün okı yogal-sa-da tapılar, yalnızın yayı yogalsa-da tapılmaz.
* Tentek batır tiz öler.
* Tentek toy eder, töründe özi oturar.
* Tentek mollan dekin dawa-sı.
* Tıg yarası biter, dil yarası bitmez.
* Tikensiz gül bolmaz, zaher-siz-bal.
* Tikinçinin yaragı-inne bilen sapağı.
* Tilki turan yerden gurt-da turar.
* Tomus depesi gaynamadı-gın gış gazanı gaynamaz.
* Towşana doğduk depe.
* Töwekgel daş yarar, daş yarmasa, baş yarar.
* Toya barsan doyup bar, tor-ka donun geyip bar.
* Toya barsan burun bar, burun barsan, orun bar.
* Tutan işine bek bolsan, bekin atası yıglamaz.
* Tükellane tükel daldir bu dünya, tükellemeze tüp- tü-keldir bu dünya.
Tanrı'nın günü darıdan çoktur.
Bulan sevinir, bilen alır.
Değneğin iki ucu vardır.
Tay at oluncaya kadar sahibi it olur.
Tayfası çok olanın oku kaybolsa da bulunur, yalnızın yayı kaybolsa da bulunmaz. Ahmak yiğit tez ölür.
Ahmak düğün yapar, baş köşeye de kendisi oturur.
Ahmak mollanın bedava davası.
Kılıç yarası biter, dilyarası bit-mez.
Dikensiz gül olmaz, zehirsiz bal.
Terzinin aleti iğne ile ipliği.
Tilkinin kalktığı yerden kurt da kalkar.
Yaz tepesinde kaynamayanın kış kazanı kaynamaz. Tavşana doğduğu tepe.
Azimli taş yarar, taş yarmazsa baş yarar.
Düğüne gidersen tok git, düğün elbiseni giy git. Düğüne gidersen erken git, erken gidersen yer olur.
Tuttuğun işte sağlam olursan, sağlamın babası ağlamaz.
Tamamlayana tam değildir bu dünya, tamamlamayana tas-tamamdır bu dünya.

* Tüsseli öy buymaz, arkalı öy aç ölmez.
* Uzadandan yoldaş bolmaz.
* Uzak yol atı sınar, ağır gün-ari.
* Ukı yassık islemez.
* Ulının diyenini etmedik uwlar.
* Ulının uyalası gelse, kiça değer.
* Unda yatan öler, garda yatan ölmez.
* Uruş, söğüş, yaraşmağa yer
goy-
* Ussa bersen elin çek, molla bersen-dilini.
* Ussa işlemez, guran işlar, guransız barmagın dişlar.
* Ussat gören kişiler her yer-lerden yorgalar, ussat gör-medik kişiler ondan- mun-dan garbalar.
* Üç günlük yola gitsen, yedi günlük azık al.

* Üç et-de, bes et.
* Üçün biri hana yarar.
* Üyrebilmedik it öyüne go-nak getirer.
* Yabının gerimi bolmaz, mollanın-berimi.
* Yağı yalbaranını bilmez.
* Yağını gaygıran yağa düşer.
* Yağının daşından içi yagşı.
Dumanlı ev üşümez, arkalı ev aç ölmez
Uğurlayandan yoldaş olmaz.
Uzak yol atı yorar, zor gün eri.
Uyku yastık istemez.
Ulunun dediğini yapmayan ulur.
Büyüğün utanası gelse küçüğe dokunur.
Unda yatan ölür, karda yatan ölmez.
Dövüş, sövüş; ancak barışmaya yer bırak
Ustaya verirsen elini çek hocaya verirsen dilini
Usta işlemez, alet işler, aletsiz olan parmağını dişler.
Usta gören kişiler heryerlerden koşar, usta görmeyen kişiler ondan bundan öğrenir.
Üç günlük yola gidersen yedi günlük azık aL Üç yap da yeterince yap. Üçün birisi hana yarar. Havlamayan it evine misafir getirir.
Beygirin taşıma gücü olmaz,
mollanın verişi
Düşman, yalvaranını tanımaz.
Düşmanını kayıran düşmana
düşer.
Düşmanın dışından içi güzeldir.

* Yagmır bilen yer yaşar, al-kış bilen ar yaşar.
* Yagşı söz yılanı hinden çı-
karar.
* Yagşı söze daş yarılar.
* Yagşı heleyin içinde eyer-içirgili at yatar.
* Yagşı gün yat yagşı, ganlı
gün-garındaş,
* Yagşı bilen bile yörsen, mi-rada elter, yaman bilen bile yörsen, uyada elter.
* Yagşı gizi alışa cıkar-adı çıksın, yaman gizi alışa cı-kar-aradan çıksın.
* Yagşı ata bir gamçı, yaman ata mün gamcı.
* Yagşı atanın malı yagşı og-la-da galmasın, yaman og-la-da galmasın.
* Yagşı söz baldan süyji.
* Yagşılıga yagşılık her kişinin işidir, yamanlıga yagşı-lık ar kişinin işidir.
* Yagşılık yolda galmaz.
* Yagşılık et-de suwa taşla, balık biler, balık bilmese, Halik biler.
* Yagşını sılasan, yadından çıkmaz, yamanı sılasan ya-nından gitmez.
* Yagşını görde pirikir et, yamanı görde şükür et.
* Yakma-bişersin, gazma-düşersin.
* Yalançı töre bir geçer.
Yağmurla toprak yaşar, alkışla
yiğit yaşar.
Güzel söz yılanı ininden çıkarır.
Güzel sözle taş yarılır.
Güzel kadının içinde eyerli-koşumlu at vardır.
Güzel günde yabancı iyi, kanlı günde kardeş.
İyi ile birlikte yürürsen mura-dına ulaştırır, kötü ile birlikte yürürsen utanca götürür. İyi kızı uzağa gönder, adı yayılsın; kötü kızı uzağa gönder, aradan çıksın B İyi ata bir kamçı, kötü ata bin kamçı.
İyi babanın malı iyi oğula da kalmasın, kötü oğula da kal-masın.
Güzel söz baldan tatlıdır.
İyiliğe iyilik her kişinin işidir, kötülüğe iyilik er kişinin işidir.
İyilik yolda kalmaz.
İyilik et de suya at, balık bilir, balık bilmezse Halik bilir.

İyiye hürmet edersen yadından çıkmaz, kötüye hürmet edersen yanından gitmez.
İyiyi gör de fikir et, kötüyü gör de şükür et.
Yakma pişersin, kazma düşer-sin.
Yalancı başköşeye bir defa ge-çer.

* Yalançı yarımaz, ogrı bayı-maz.
* Yalançının çını zaya.
* Yalanaja yaz yagşı.
* Yalanajı ursan, içmekli gor-kar.
* Yalım az bolsa-da, yalağım gin bolsun.
* Yalnızın (yekanin) çanı çık-maz.
* Yaltanın yal tapmaz.
* Yaman habar atdan yüw-rük.
* Yaman habar tiz yayrar.
* Yaman ölse, biri öler, yagşı ölse, ban öler.
* Yaman ata yal bitse, yanna torsuk bağlatmaz, yaman kişa mal bitse, yanna gonşı gondurmaz.
* Yaman bile aş aşandan, yagşı bile daş daşa.
* Yaman araba yol bozar, ya-man adam il bozar.
* Yaman tapsa, biri iyer, yag-şı tapsa, barı iyer.
* Yaman gep gılıjı gınından çıkarar.
* Yaman ayal mıhman gelende, öy süpürer.
* Yamana sırını aytma, aytsa-nam, çınını aytma.
* Yamana yalbarandan, yanı-na yat-da garban.
* Yamandan boyunı satın al.
Yalancı iflah olmaz, hırsız zengin olamaz.
Yalancının gerçeği bozuktur.
Çıplağa yaz iyidir.
Çıplağı dövsen, giyinik korkar.
Yalım az olsa da yalağım geniş olsun.
Yalnızın (tekin) tozu çıkmaz.
Tembellik eden yiyecek bula-maz.
Kötü haber attan bile çabuktur.
Kötü haber tez yaydır.
Kötü ölürse bir kişi ölür, iyi ölürse herkes ölür. Kötü atın yemi biterse yanma porsuk bile bağlatmaz, kötü kişinin yiyeceği bitse yanına komşu kondurmaz.
Kötü ile yemek yiyeceğine, iyi ile taş taşı.
Kötü araba yol bozar, kötü adam il bozar. Kötü bulursa bir kişi yer, iyi bulursa herkes yer.
Kötü söz kılıcı kınından çıkartır.
Kötü kadın misafir gelince ev süpürür.
Kötüye sımm söyleme, söylersen de gerçeğini söyleme.


Kötüden gencini satın al.

* Yamanın ayağı segsen, birewi degmese, birewi değer.
* Yamanın dili ajı.
* Yansam-da yaz yagşı, iyme-sem-de may yagşı, berme-se-de bay yagşı.
* Yarından ayrılan yedi yıl ağlar, yurdundan ayrılan ölinçe ağlar.
* Yat itin guyrugı yamzında.
* Yatan yılanın guyrugına basma.
* Yatan öküze iym yok.
* Yatan ölmez, yeten öler.
* Yatana yılanam degmandir.
* Yatıp galandan atıp gal.
* Yatmak ölümden, gezmek ömürden.
* Yaz yüni keça bolmaz, güyz yüni-dolaga.
* Yedi gezek ölçe, bir gezek biç.
* Yeğen ujı yağı, yağım bol-sa-da gowı.
* Yeke gülen masgara.
* Yeke gezen heder eder.
* Yekelik huda-ya yagşı.
* Yekanin yarı huday.
Kötünün ayağı seksen tanedir, biri değmezse biri değer.

Kötünün dili acıdır. Yansam bile yaz iyi, yemesem bile yağ iyi, vermese de zengin iyidir.
Yarinden ayrılan yedi yıl ağlar, yurdundan ayrılan ölünceye kadar ağlar.
Yabancı itin kuyruğu bacakla-rının arasında olur.
Yatan yılanın kuyruğuna bas-ma.
Yatan öküze yem yok.
Yatan ölmez, vakti yeten ölür.
Yatan, yılan bile olsa dokunma.
Yatıp kalacağına atıp kal. Yatmak ölümden, gezmek ömürden.
Yaz günü keçe olmaz, güz günü 'dolağa'1.
Yedi defa ölç, bir defa biç.

Yeğen hep düşmandır, düşma-nım olsa da iyi huyludur.
Yalnız gülen maskaradır.
Yalnız gezen çekinir.
Yalnızlık Allah 'a yaraşır.
Yalnızın dostu Tanrı'dır.


1 Dolağa: sargı, bilhassa askerlerin postallarının içine çorap gibi sardıkları sargı.

* Yel sonnı-yagış.
* Yel bolmasa, sowuk yok, mal bolmasa, yakın yok.
* Yelli gün yort, yağışlı gün
yat.
* Yer ala-yurt ala.
* Yer astında yılan gavvşe-se-de il biler.
* Yer doyman, ar doymaz.
* Yer gatı bolsa, öküz öküzden görer.
* Yerden tapsanam, sanap al.
* Yere bakandan yer gorkar.
* Yeri bayın-ili bay.
* Yeri güyz sür, güyz sürme-sen, yüz sür.
* Yeri bejermedigin tohumı haram.
* Yerin yüzüni suw alsa, guba gazın döşünden.
* Yeserin yedi yerde ziyanı yeter.
* Yetim owlak saklasan, agzın-burnun may eder, yetim oğlan saklasan, garabaşına gay eder.
* Yetim aşı yarpa bişer.
* Yetimin boynı salık, yazıklın-yüzi.
* Yıkılan göreşden doymaz
(gaytmaz).
* Yılanının ulusı-da bir, kiçi-si-de.
* Yiğit nireden bolsun, dayısı bolmasa.
Yelin sonu yağmurdur.
Yel olmazsa soğuk olmaz, mal olmazsa akraban olmaz.
Yelli gün koş yağmurlu gün yat.

Yer ala, yurt ala.
Yeraltında yılan geviş getirse bile il bilir.
Yer doymadan er doymaz.
Yer katı ise öksüz öküzden gö-rür.
Yerde bulsan bile sayıp da al. Yere bakandan yer bile korkar. Toprağı zengin olanın halkı da zengin olur.
Toprağı güzün sür, güzün sür-mezsen yüz defa sür.
Toprağı işlemeyenin tohumu boşa gider.
Toprağın yüzünü su alsa kuba kazın döşünden.
Sinsi kişinin yedi yere zararı ıda-şır.
Yetim oğlak korusan, ağzını burnuna yara eder, yetim oğlan korusan, hizmetçi kadına sarkıntılık eder.
Yetim aşı yarım pişer.
Yetimin boynu bükük, günahkarın yüzü asık.
Yenilen güreşe doymaz.

Yılanın büyüğü de bir, küçüğü de.
Yiğit nereden olsun, dayısı ol-mazsa?

Yiğit ya erinlek gerek, ya-burunlak.
Yiğit malı yılkıdır, yılkısız-lık gülküdir.
Yigitden nesip gider bolsa, tükeniksiz ukudır.
Yiğit zuryatsız bolsanı.
Yiğit garip dal, ebi (halı)
garip.
Yiğidi dostundan tana. Yiğidin yere bakandan, suwun sinnin akandan. Yiğide mün hünar hem azdır.
Yiğidin yolı egrelman, dog-ralmaz.
Yoğun yom gatı, angın- gö-ni.
Yola gitsen, yoldaşını dü-zet, öyde otursan-sırdaşını.
Yolagçı yolda yagşı.
Yolda azaşan özüni tapmaz.
Yoldaş yolda belli. Yoldaşın garga bolsa, iymi-tın poh.
Yolı yöran yener, guda-nı-beren.
Yolı ızlasan, yola elter.
Yorga-yol, yüwrüge- mey-dan.
Yorganına göra ayak uzat. Yortan ozar, yatan-tozar. Yöre yola elter, yol-guya.
Yiğit ya iri dudaklı olmalı, ya da iri burunlu.
Yiğit malı yılkıdır, yılkısızlık gülünçtür,
Yiğitten nasip giderse, tüken-meyen uykudur.
Yiğit, zürriyetsiz olmasın.
Yiğit garip değil, evi (hali) gariptir.
Yığiti dostundan tanı.
Yığitin yere bakanından, suyun sessiz akanından.
Yığite bin hüner bile azdır.

Yığitin yolu eğrilmeden doğrulmaz.
Yoksulun nezlesi sert, zayıfın derisi.
Yola gidersen yoldaşını düzelt, evde oturursan sırdaşını.
Yolcu yolunda gerek.
Yolda şaşıran kendi bulamaz.
Yoldaş, yolda belli olur.
Yoldaşın karga ise yediğin bok olur.
Yolu yürüyen aşar.
Yolu izlersen yola götürür. Rahvana yol, yürüğe meydan.
Yorganına göre ayak uzat. Koşan geçer, yatan yıpranır.
Yürümek yola götürür, yol da kuyuya.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Türkmen Atasözleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 21:43

* Yören atdan yol galar, tapan arden mal galar.
* Yören getirer, oturan yiti-rer.
* Yurdundan azaşan yedi yıl ağlar, yerinden azaşan ölin-ca ağlar.
* Yurdunı terk ediji bolma.
* Yurt alma, gonşı al.
* Yüpek donun içinde yag-şı-yaman tanatmaz.
* Yüzi açığın yüreği açık.
* Zadam zatla gerek.
* Zer gadrini zergar biler.
* Ziyanın yarısından gayt-mak-da peydalıdır.
* Zorlı biri yıkar, bilim-li-köpi.
Yürüyen attan yol kalır, bulan yiğitten mal.
Yürüyen getirir, oturan yitirir.

Evinden ayrılan yedi yıl ağlar, yurdundan ayrılan ölünceye kadar ağlar.
Yurdunu terk edici olma. Yurt alma, komşu al
İpek elbise içinde iyi kötü tanınmaz.
Yüzü açık olanın yüreği de açık olur.
Zengine de mal gerek
Altının değerini kuyumcu bilir.
Zararın yarısında dönmek de kardır.
Kuvvetli bir kişiyi yıkar, bilgili çok kişiyi
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Karışık Zaman-Dizinli ve Karışık Konular hakkında Türk Tarihi ve Kültürü Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir