Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Türkmen Eli

Burada Türk Tarihinin Çeşitli Dönemlerinden ve Çeşitli Konularından birlikte anlatılan konular bulabilirsiniz. Ayrıca Türk Kültürü hakkında da Konular bulabilirsiniz

Türkmen Eli

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 17:50

Türkmen Eli

Semerkand'ın kuzeyi ile Sırderya sahillerinde oturan Töles-ler'den Ho-shih, Ho-chie, Po-hu (Buğu?), Pi-kan (Bakan?), Chü-hai, Ho-pi-hsi, Ho-ts'o-su, Pa-ye-wei ve Ho-ta boyları 30 bin kişilik bir askeri birliğe sahip olup bağımsız yaşamaktaydılar. Onlar kendi yurtlarına 'Türkmen(g)' diyorlardı. Bu bölge, Sırderya'nın üst kıyısına rastlasa gerek. Ayrıca, bunlar göçebe olduklarından Otrar'ın alt kısımlarıyla Taşkent'in yukarısından İsficab üzerinden Isık Göl ve Balasagun'a kadar olan sahada yayılmış olmalıdırlar. Türkmen ülkesi buralarda olmalıdır. Zira, Arap coğrafyacıları da Türkmenler'e bu bölgelerde rastlamıştılar.

Türkmen Eli, muhtemelen I. Göktürk Devleti'nin çöküşü üzerine bağımsızlığını kazanmış, ancak II. Gök-Türk Devleti'nin kuruluşuyla tekrar Türkler'in hakimiyetine girmişti. Bilge Kağan zamanında Göktürk yönetiminde bulunan diğer boylarla birlikte Töles ve Tarduşlar'ın da tekrar düzenlendiklerine dair haberler bulunmaktadır. Göktürkler bu boyların başına birer yabgu atayarak direkt olarak kendilerine bağlamışlardır. Adı geçen Töles boylan arasında Türkmen Eli Tölesleri'nin de olması muhakkaktır.

II. Göktürk İmparatorluğumun çözülmesi üzerine hakimiyet uğrunda giden Basmıllar-Uygurlar-Karluklar arasındaki kısa sürelik çatışmadan Uygurların galip çıkması Töles boylarını onların hakimiyetini kabul etmek zorunda bırakmıştı. Ancak, Türkmen Eli'nin bulunduğu coğrafya direkt olarak bölgenin Uygurlar'a bağlandığı yolundaki iddialara şüphe düşürmektedir. Türkmenler muhtemelen daha ziyade Türgişler'in hakimiyeti altındaydılar. 766 yılında Türgişler'in hakimiyetine son veren Karluklar, pek doğal olarak Türkmen Eli üzerinde de kendi hakimiyetlerini tesis etmişe benziyorlar. Karluklar'ın bölgeye gelmesi Türkmen Eli'nin konumunu değiştirmişti. Tölesler burada Karluklar'la karışmış ve çeşitli mahalli idarelere ayrılmışlardı. VIII. yüzyılda burada kim olduklarını net olarak bilmediğimiz çeşitli boylar bulunmaktadır, Hak adı verilen boyun bir Töles grubu olduğu ve İlak nehri üzerinde konumlandıktan bilinmektedir. Ardından Isfi-cab'ta mahalli bir idare tesis edilmişti. Bu saha Karluklar'la ardından da Karahanlılar'la Samani Hanedanı arasında uzun süre çatışma alanı olduktan sonra IX. yüzyılın sonlarında bölgenin Samaniler tarafından işgal edilmesinin ardından Türkmen Eli İslam hakimiyeti altına girmişti.

Nitekim bu dönemde Türkmen Eli'nde üç ana Türk unsurunun barındığı bilinmektedir:

Eski Tölesler, Karluklar ve böl-geye sonradan gelen Oğuzlar. İslamiyetin bölgede hızla yayılması ve en önemlisi İslam'ın yayılması için Samani desteği ile birlikte gayr-i Müslimlere karşı gaza için buralara akın eden çok sayıda Müslüman gönüllülerinin propagandası sonucu kısa sürede Türkmen Eli'nde oturan toplumun Müslümanlaşmasına neden olmuş ve aradaki boylara bağlı etnik kimlikleri unutturarak bir tek unsurun, Türkmenler'in ortaya çıkışını sağlamıştı. Nitekim, amcası Oğulcak Kadir Han'a karşı dini ve siyasi bir savaşa hazırlanan Abdülkerim Satuk Buğra Han 943 yılında Kaşgar'ı ele geçirip Karahanlılar Devleti'nin başına geçerek bu devletin İslamı kabul etmesinde askeri bakımdan Türkmen unsurunun desteğini almıştı. Türkmen Eli, 980 yılından sonra Karahanlılar'ın eline geçmiş ve bu dönemden itibaren de 'Türkmen' adı bir coğrafi isim olma özelliğini kaybederek, İslamı kabul eden Türkler için kullanılmaya başlanmıştı.

Altı Oğuz Beyliği

Wu-huanlar'dan geldikleri muhtemel olan Oğuzlar'ın bu adı ne şekilde ve nasıl aldıkları bilinmiyor. Bilinen şu ki, Yenisey'deki Göktürk kitabelerinde adlan geçene kadar onlar hakkında bilgimizin olmamasıdır.

Ulu Kem nehriyle kavuşan Barlık çayı kıyısında dikilen bir kitabede şöyle denilmektedir:

"Er erdemi atım tabdım erdemi... Öz Yiğen Alp Turan Altı Oğuz budunda üç yegir-mi [ya şımka] aldırdım. Beg erikime sizime aldırıldım".

Bu yazıt, Altı Oğuz boyu beğinin mezar taşıdır. Kitabeden anlaşılan şu ki, henüz 13 yaşında olmasına rağmen Altı Oğuz boyunun başına geçen Öz Yiğen (Yığan?) Alp Turan Bey burada vefat etmiştir. Onun küçük yaşda vefatı, ayrıca kitabedeki şekliyle 'Beylik nüfuzunu' korumak girişimi bu dönemde Oğuzlar'ın bağımsız olduklarını göstermektedir. Bu yazıtın VII. yüzyılın ilk yarısı ile ortalarında dikildiği görüşü yaygındır. Buna bakarsak, kitabe 600 yılından sonra yazıldığına göre, Oğuzlar altı boy halinde kendilerinden bir liderin başkanlığında bağımsız olarak Barlık çevresinde oturmaktaydılar. Burada Oğuz beylerinden olması kesin olan (çünkü bütün yazıtlarda aynı damgaya rastlanılmaktadır) Köni Tiriğ, Bay-na Sangun oğlu Külüğ Çur ve adı okunmayan bir başbuğa ait dikiliş tarihleri tartışmalı üç mezar taşı daha bulunmaktadır. Barlık Yazıtları bize muhtemel bazı bilgiler vermektedir. Birincisi, bunların arka arkaya yazıldıkları anlaşılmaktadır.

Buna göre, sırasıyla bu dönemdeki Altı Oğuz Beyliğinin liderleri şunlar olmuştur:

1. Öz Yiğen Alp Turan;
2. Külüğ Tutuk;
3. Onun kardeşi Köni Tiriğ;
4. Bayna Sangun;
5. Onun oğlu Külüğ Çur; ve
6. Adı okunamayan bir bey.

Son üç yazıtın sonu aynı bitmektedir:

"Kuyudaki prensesimden". Burada 'kuyu' kelimesinden mana, nehir kıyısındaki ülkesinde oturan prensesine gönderme olsa gerek. Bunu, Barlık İlin'deki 'vadideki oğlumdan ayrıldım' yazısı kanıtlamaktadır. Bütün bunlara bakarak Oğuzlar'ın VII. yüzyılın başlarından itibaren veya daha erken dönemlerden Barlık nehri yakınlarında oturdukları ortaya çıkmaktadır. Oğuzlar'ın Tula boylarına göçleri 630 yılından sonrasına, yani Göktürkler'in yıkılışına rastladığı için, sözü edilen beylerin 600-630 yılları arasında Altı Oğuz Beyliğinin başında olmaları gerekir. Ancak söz konusu Oğuzların buraya ne zaman, neden geldikleri ve daha önceki tarihleri bilinmiyor. Oğuzlar'ın Wu-huanlar'dan türemiş olduklarına daha önce değinmiştik. Wu-huan adının bir ihtimal 'Ugan' olduğu ve bunların Barlık taraflarına gelmesinden sonra da 'Oğuz' olarak ortaya çıktıkları muhtemeldir. Oğuzlar'ın yerlerini terk etmeleri Yen sülalesi döneminde (381-410) gerçekleşmiş olmalıdır. Ana kitle Barlık çevresine gelmiş, geri kalanlar Toba birliğine katılmıştı. Bu göç V. yüzyılın başında gerçekleşmiş olmalıdır. Bu dönemde Barlık kıyısına gelen Altı Oğuz boyu, muhtemelen göç sırasında burasını geçici yurt olarak kullanmışlardı. Nitekim burada pek fazla tutunamayıp 630 yılından sonra Tula boylarına taşınmışlar. Burada kendi beyliklerini kurdukları anlaşılan Oğuzlar'ın belli dönemlerde Göktürk idaresini kabul ettiği muhakkaktır.

Kaynakça
Kitap: HAZAR ÖTESİ TÜRKMENLERİ
Yazar: EKBER N. NECEF ve AHMET ANNABERDlYEV
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Karışık Zaman-Dizinli ve Karışık Konular hakkında Türk Tarihi ve Kültürü Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir