1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Din'in Anlamı Hakkında

MesajGönderilme zamanı: 20 Ara 2010, 22:28
gönderen TurkmenCopur
Din bir inançtır, fakat her inanç din değildir. İkisinin arasındaki fark kutsallık kavramında belirir. Dini inançlarda varlıklar hakkında kutsal olan ve olmayan (mesela İslamlıkta haram, helal) diye ayırım yapılmıştır. Kutsal olanlara dokunmak, karşı gelmek yasaklanmıştır. Tazim etmek saygılı davranmak suretiyle onları memnun etmeğe çalışmak lazımdır. Din dışı suçların türlü cezalan vardır. Dini yasaklara riayet etmeyen ise günah işlemiş olur ki, cezası daha çok vicdan azabı çekmek ve çevre tarafından ayıplanmaktır.

Kutsallık anlayışına dayanan bir inancın tam iman sistemi halini alabilmesi için üç şart tesbit edilmiştir:

a — İtikad (imanın esasları)
b — Amel (tapınmalar, özel törenler vb.)
c — Cemaat (itikad ve amel'in bir kütle tarafından kabul ve icrası).

Bu şartları gerçekleştiren din sistemleri biri iptidai (veya halk dinleri), diğeri yüksek (veya semavi dinler) olmak üzere ikiye ayrılmaktadır, iptidai dinlerle yüksek dinler arasında en mühim fark «Tanrı» telakkisinde görülür. İslamlık, Hristiyanlık, Musevilik gibi semavi dinlerde kaadir-i mutlak, yaratıcı, tek Tanrı imanın merkezi noktasıdır. Totemcilik veya çok tanrılı bütün diğer inançlar halk dinleri sayılırlar.

Türkler tarihleri boyunca dini mahiyette türlü inançlara bağlanmışlardır. Bunların içinde «iptidai»leri olduğu gibi, yüksek (semavi) olanlar da vardır. Bu yazımızda Türklerin din tarihi bahis konusu edilmiyecek, fakat doğrudan doğruya asli Türk dininin ne olduğu açıklanmağa çalışılacaktır.

Kaynakça
Kitap: ESKİ TÜRK DİNİ
Yazar: İBRAHİM KAFESOĞLU