Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Şefername'ye Göre Kürtler

Burada Türk Tarihinin Çeşitli Dönemlerinden ve Çeşitli Konularından birlikte anlatılan konular bulabilirsiniz. Ayrıca Türk Kültürü hakkında da Konular bulabilirsiniz

Şefername'ye Göre Kürtler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Ara 2010, 03:01

ŞEFERNAME'YE GÖRE KÜRTLER

Bu bölümde, Şerefname'de sözü edilen Kürt oymaklarından, insan ve yer adlarından bahsedeceğiz. Bir kürt kavmi yaratmak için çırpman yerli ve yabancı ideologların bel bağladığı eser, Kürtlerin Türklüğü hakkında mühim ipuçları vermektedir. Arapça aslından Türkçeye yapılan tercümesinden faydalanarak, bazı deliller elde edebildik. Tercümede bazı eksiklik ve hatalar olduğu seziliyor. Buna rağmen, tezimiz bakımından gene de yarayışlıdır.

1 — Kürtlerde Şahıs İsimleri:

Bu bahiste esas itibariyle, «şerefname»ye dayanıyoruz. Yeri geldikçe başka kaynaklara da baş vuracağız. Selçuklu, İlhanlı, Osmanlı, Safevi, Akkoyunlu ve diğer Türk devletlerine tabi olmuş olan Kürt emirlik ve beyliklerinde hüküm süren Kürt beylerinin isimlerini şöylece sıralayabiliriz. Burada, tamamen Türkçe olan isimler yanında, «Atabeg», «Han», «Bey», «Ağa», «Hatun» ünvanları ile anılanları da vereceğiz.

Nureddin Mahmud 1174'de ölünce, Salahaddin, Mısır'a hakim oldu ve Şam'ı da aldı. Kardeşinin oğlu «Karakuş»u büyük bir orduyla Trablusgarb'ın fethine gönderdi.

Eyyubilerden Necmeddin Eyyub'un altı oğlundan üçünün adları şöyledir: «Turan Şah», «Tuğrul-tekin veya Tuğtekin)», «Buri». Bu son isim, eski yazıda «u» sesi de, «ö» sesi de veren bir harfle yazıldığı için böyle okunmuştur. Aslının Orta Asya Türkçesinde «kurt» manasına gelen «Böri» olması muhtemeldir..
«Atabey Sungur»'un eliyle dikilmiş bir fidan olan Ebu Tahir, Loriston'da duruma tam hakim oldu. 1161'de öldü. Beş erkek çocuk bıraktı: Hezar-Esb (Bin atlı), Behmen, imtadeddin, Pehlivan, Nasrüddevle Övagoş, Kızıl Atabey.

Loristan emirlerinden İzzeddin Kırşasef'in karısının adı «Melike Hatun»'dur. 1317'de ölen Loristan emiri İzzeddin Muhammed'in karısının adı, «Devlet Hatun»'dur. İran Türklerinden Şah Abbas'ın kendisine hil'atler giydirdiği Loristan emirlerinden birinin adı da «Şahverdi»'dir.

«Uğur», Şah Rüstem'in en büyük ve en akıllı oğluydu. Babasının halefi olarak yönetimi eline aldı. Sonra, Ubeydullah Han Özbek'in saldırısını püskürtmek üzere, 940 (1534) yılında Horasan'ın üzerine yürüyen Şah Tahmasp'ın maiyetine girdi. Emir Uğur, bu seferi boyunca kendisine vekalet etmesi için kavmi ve aşireti arasında küçük kardeşi Cihangir'i bırakmıştı.

Salgur (Salur) Hanedanından Atabey Sungur'un hizmetine giren Ebu Tahir'e, Sungur Bey «Dağ Atabeyi» Unvanını vermişti. Loristan'ı aldı, kendisine ve çocuklarına hep «Atabey» denildi.

Hezar - Esb'in (Bin Atlı'nın) iki oğlu vardı: Atabey Tekle (Tekeli olabilir), Alp Ergun. Atabey Tekle, önce Hülagu emrinde çalıştı. Tebriz'de öldürülünce, adamları cesedini Loristan'a kaçırdılar ve Zerde Köyüne gömdüler. Alp Ergun, ana tarafından «Salgurlu» ailesine mensuptu. Oğlunun adı «Atabey Yusuf Şah»'tır.

Alp Ergun'un oğlu Atabey Yusuf Şah, iki oğul bırakarak 1286 yılında Loristan'da öldü. Oğullarından birinin adı: Efrasiyab'dır. Efrasiyab İran şairi Firdevsi'nin Şehname'sinde bahsettiği İran - Turan savaşlarında ünü yücelen efsanevi Türk kahramanı «Alp Ertunga»'nın Farslar dilindeki adıdır. Burada, Alp Ergun'un torunu olan Efrasiyab, bu gelenekten alınmış bir isim olsa gerektir. Veya «Alp Ertunga» idi de, belki zamanla Farsçası kabul edüdi. Çünkü, Alp Ergun'un torununun, Atabey Yusuf Şah'ın oğlunun adının «Alp Ertunga» olmasında şaşılacak bir şey yoktur. Aynı soydan, Timur zamanında da bir Efrasiyab yaşamıştır. Efrasiyab'ın amcasının oğlu ve Yusuf Şah'ın yeğeninin adı «Valid Kızd»'dır.

Küçük Lor beylerinin, Cengrevi ve Salguri kolundan oldukları da, Şerefname'de kayıtlıdır.
Erdelan emirleri, Baba Erdelan soyundandır. Torunlarından birinin adı «Kubad Bey»'dir. Aynı soydan bir de «Beyke Bey» vardır. Kardeşi «Surhab Bey»'in emirliği 67 yıl sürmüştür. 11 erkek çocuğu bıraktı.

Bunlardan üçü:

Besat, Asılmış, Saru'dur. Dede Korkut hikayelerinde adı geçen, «Tepegöz» denen canavardan, Oğuz Türklerini kurtaran Oğuz yiğidinin adının «Başat» olduğu büinmektedir. Buradaki «Besat» «Basat»'ın bozulmuş bir şekli veya yanlış okunuş neticesi olsa gerektir.

«Besat Bey»'in kardeşinin oğlunun adı:

«Teymur Han» dır. Teymur Han'ın annesi Sultan Ustaclu'nun kız-kardeşi «Menteşa» (Menteşe olmalı) Hatundur. Teymur Han'ın oğullarından birinin adı «Budak Bey»'dir. Osmanlı Devletinin hizmetine giren Teymur Han, 1581'lerde, Sultan Murad Han (Üçüncü) zamanında, «Teymur Paşa» ünvanını kazandı ve beylerbeyi oldu. Teymur Han ölünce yerine «liıiu Han» geçti.

Hakkari beylerinden «Melek Bey»'in çocuklarının adları, «Bayındır Bey» ve «Budak Bey» ve «Zeynel Bey»'dir. Zeynel Bey'in dört oğulundan birinin adı, «Şeydi Han Bey»'dir.

İmadiye beylerinden Emir Hasan'ın yedi oğlunun isimleri şöyledir:

Murad Han, Pir Budak, Mirza Muhammed, Han Ahmed, Sultan Hüseyin, Şeydi Sasım, Süleyman, Şeydi Kasım'ın Ali Han adında bir oğlu oldu. Han Ahmed'in oğlu, «Şah Yusuf»'tur. Gene bu sülaleden olan Seyfeddin'in oğlunun adı, «Bayrık Bey»'dir.

Sultan Hüseyin'in beş erkek çocuğu oldu:

Kubad Bey, Bayram Bey, Rüstem Bey, Han İsmail ve Sultan Ebu Said'dir.«Kubad Bey'in oğlu Şeydi Han Bey Sultan Murad Han'ın eşiğine vardı... ».
Aziziye veya Cezire beylerinden birinin adı, «Ebdal Bey»'dir. Vamberi'nin kaydettiğine göre, Göklen veya Tekke Türkmenleri arasında bir oymağın adı, «Abdal» idi. Ondan sonra da, Ebdal Bey isimli şahıslar vardır. Akkoyunlu Türkmenleri, Türkmen olan «Çelebi Bey»'i, Cezire beyi olarak tayin ettiler. Şerefname'nin yazdığına göre, bunun torunlarına Türkmen'ler «Çelebi Lo» dermiş.

Hazzo (Kozluk üçesi) beyi, «Saruhan Bey» ve Zırkanlı beyi «Duman Bey»'dir.
Hasankeyf beylerinden, Başıbüyük Beyki (Bayık olmalı. Daha önce de bu isimde biri vardı).
Çemişkezek beylerinin, Sultan Melikşah'ın soyundan geldiklerini yazan Şerefname, bu yüzden onlara «Melikiş» dendiğini söylüyor, Meşhurlarından biri «Yalman Bey»'dir.

Mıcıngerd Beylerinden Pilten Bey'in dört oğlu, «Cihangir» ve «Kel Ahmed Bey», Ali Bey, Osman Beyli, Beyin üç erkek çocuğu oldu:

Haydar Bey,Allahverdi Bey, Pilten Bey.

Pertek beylerinden Rüstem Bey'in üç oğlu vardı:

Baysungur, Muhammed ve Ali. Şerefname, Bay-sungur'un, Kürdistan beyleri arasında eşi bulunmayan bir insan, dirayetli, akıüı, politikacı bir bey olduğunu söylüyor.
Sakaman (Çemişkezek'te) beylerinden Ali Han Bey, Yalman Bey, Vaybe Sultan, Oruç Bey.

Eğü veya Buldukani beylerinden, Emir Bulduk «Buldukani» kelimesi Şerefname'nin kaydettiğine göre, Türkçe, «çok şükür Huda'ya, istediğimizi bulduk» şeklindeki bir konuşmadan ve bir hadiseden kalma imiş.

Emir Bulduk'un torunu Emir Muhammed'in üç oğlu vardı:

Emir isa, Emir Timurtaş, Emir Hüseyin. Emir isa'nın oğlu, «Devletşah Bey»'dir.
Palo beyleri de, Emir Bulduk'un torunlarından olan Emir Timurtaş'ın soyundandırlar. Timurtaş Bey, iyilik, cömertük, yiğitlik, cesaret, alicenaplık timsali imiş. Bir tek oğlu olmuş, Mir Hamza Bey.

Mir Hamza Bey'in dört oğlu oldu:

Hüseyin Bey, Yağmur Bey, Ali Bey ve Rüstem. Rüstem Bey'in oğlu Cişmid Bey'in beş erkek çocuğu olmuş: Hüseyin Han Bey, Hasan Bey, Hamza, Timurtaş ve Devletşah. Timurtaş Bey'in iki oğlu oluyor, adları: «Alialıverdi» ve «Asıl».

Çermok beyleri, Emir Timurtaş'ın amca oğulları imiş. Bunlardan Emir Seyfeddin'in oğlu Şah Yusuf'un oğlu Velat Bey imiş. Velat Bey'in oğlu Şah Ali Bey. Ondan sonra beylik, Bayındır Bey'e geçti.

Hazzo veya Sason beylerinden Muhammed Bey, 17 yıl beylikte kaldıktan sonra, öldü ve altı erkek evladı bıraktı:

Süleyman Bey, Bahadır Bey, Saru-han Bey, Han Budak Bey, Hüseyin Bey, Ali Bey. Saruhan Bey'in oğlunun adı, Muhammed Bey'dir. Yeğeninin adı ise, Hasan Han'dır. Hasan Han'ın oğlunun adı, Han Gazan'dır.

Yukardaki satırlarımızı okuyanların da kabul edecekleri gibi, Kürt aşiretlerinde şahıs isimleri (beylerin, ileri gelenlerin) o kadar eski ve saf Türkçedir ki, onlara, Anadolu Selçukluları ve Osmanlılar devri Türk aşiret beylerinde bile rastlamak biraz güçtür. Şerefname birkaç isim müstesna, sadece erkek isimlerini vermiş, kadın adlarım vermemiş. Eğer elimizde kadın isimleri de olsa, çok güze neticeler çıkarabilirdik. Bahsedilen birkaç kadın adı bile, ipuçları veriyor. Kaynağında, eski devirlerinde Türklük olmayan şahıslar ve aşiretler bu Türk adlarım hiç alırlar mıydı? Sadece bu isimleri bile, onların Türk asıllı olduklarını gösterir. Şimdi bu isimleri görmeğe devam edelim. Şunu tekrar belirtelim ki, İslami olan isimlerde bile, Atabey, Aka, Bey, Hatun, Han kelimeleri bulunmaktadır.

Hizan beylerinden Sultan Ahmed Bey'in beş erkek çocuğu vardı:

Emir Muhammed, Yusuf Bey, Melik Halil, Melik Han ve Han Muhammed.

Müks beylerinden Emir Ebdal ve torunu Ebdal Bey. «Ebdal», «Abdal»'ın bozulmuş şekildir. «Abdal», «sülalenin (Ehl-i Beyt'in) kulu» manasına gelmektedir. Merhum Köprülüzade Fuad Bey'in, Abdallar hakkında çok güzel bir makalesi vardır. Türkiye'de Abdal cemaatlerinin bulunduğu da bilinmektedir. Buradaki «Abdal» ismi, Horasan Türkmenleri arasında bulunan «Abdal» isimli Türk oymağında görülen isim alma geleneğine uygun olarak alınmış olmalı. Ehl-i Beyt'in kulu demek olan «Abdal»'ı, Kaygusuz Abdal, Abdal Musa ve Pir Sultan Abdal'da görüyoruz.
İsbayerd beylerinden Muhammed Bey'in oğlu Mır Şeref iki erkek çocuk bırakmıştı: Bahaddin Bey, örkmra Bey.

Şerefname, Türkçeyi hiç bir zaman unutmamış olan ve Türkmenliğe, Türkmen töresine bağlı bulunan Kilis beyleri, Hakkari ve imadiye beylerinin amca çocukları olarak gösteriyor. Şemseddin, Bahaddin ve Menteşa isimli üç kardeşin soyundan gelmişler. Hakkari beyleri soyundan geldikleri için, onlara «Şemu» deniyormuş; imadiye beylerine, Bahaddin'in çocukları oldukları için «Behdin» denirmiş. Kilis beylerine de, Menteşa'nın soyundan geldikleri için «Mend» denirmiş. Menteşa'dan sonra yerine «Arab Bey» geçmiş. Arab Bey'in torunu olan Ahmet Bey'in torununun adı, «Canpolat Bey» idi. (sf. 248 -253). Türk geleneğinde, kara yağız olan kimselere «Arap» derler. Bu adı alan pek çok şahıs olduğu gibi, oymak ve köy adı da vardır. «Arap», «Araplı» adlarım almış olan köyler Batı Anadolu'da pek çoktur. Kıbrıs'ta, Lefkoşe ve Magosa arasındaki bir Türk köyünün adı da «Arapköy»'dür. Orta Asya'da, Özbekler arasındaki bir oymağın adı da «Arap»'tır. Orhan Gazi, Murad Han ve Yıldırım Han zamanlarında Rumeli'nin iskanı için gönderilen, sürülen Yörükler arasında, Balıkesir civarının Araplı Yörükleri büyük bir nüfus teşkil ediyordu. Tarih vesikalarında, arşiv kayıtlarında bunu görmekteyiz. Bütün bu şahıs, oymak ve köy isimleri, yukarıda açıkladığımız gibi, Türk menşelidir.

Şirvan beylerinden Mir Hasan'ın oğlu Mir Şah Muhammed'in oğullarından birinin adı, «Mir Ebdal» idi. Oğlu Mir Şah Muhammed, Kızılbaş kıyafeti giydiği için, Şah İsmail tarafından itibar görmüş ve onlarla kaynaşmıştı.

Dört oğlu vardı:

Muhammed Bey, Ebdal Bey, Ali Bey, İzzeddin Bey. Ebdal Bey'in torunu da Ebdal Bey idi.
Kurne beylerinden birinin adı da «Mir Ebdal»'dır.

Derzini beylerinden Emir Gazi'nin torunu Emir Hamza'nın oğlu Muhammed Bey'in dört oğlu vardı:

Ali Bey, Şah Kuli Bey, Yakub Bey, Cihanşah Bey. (267-268). Yakup Bey'in oğlu «Duman Bey» idi. Duman Bey'in iki oğlunun adı, «Muhammed Bey ve Ali Bey'dir.

Lice beylerinden Ahmed Bey'in oğlunun adı, «Şahım Bey» idi.
Tercıl beylerinden birinin adı, «Buduk Bey» idi. Daha sonraki nesillerde bir torunu da aynı adı taşımakta idi.
Sıvedi beylerinden birinin adı da «Ebdal Bey» idi.

Kulp beylerinden Şah Beled Bey'in altı çocuğu vardı:

Ali Bey, Mir Diyadin, Veli Han, Cihangir, Emir Yusuf, Emir Süleyman.

Ali Bey'in iki oğlu vardı:

Sultan Hüseyin Bey, Veli Han Bey. Sultan Hüseyin Bey'in oğullarından birinin adı: «Kılıç Bey» idi.
Adilcevaz beylerinden Emir Han Bey, Cihangir Bey ve oğlu Aksak İbrahim Bey.
Sohran beylerinden ilki, «Kelos»'dur. Şerefname onu, Arap bedevilerine dayandırmaktadır. Bize göre bu, «Keles Bey» olacaktır. Çünkü, Yörükler arasında, «Keleş» isimli şahıslar ve oymaklar vardı. Ayrıca, «Keleş» ismi de vardır. Fakat buradaki, «Keleş» değil «Keles»'le ilgilidir. Fatih devri vesikalarında, konar göçer, Yörük oymakları arasında bulunan bir «Keleş Cemaati»'nden bahsedilir. Bu oymak, Bursa'da Keleş kazasını meydana getirmiştir. İzmir'in Ödemiş kazasının bir Keleş nahiyesi vardı; fakat idarecilerin eliyle kurban gitti ve «Kiraz» oldu.

Yukarıda adı geçen Kelos'un üç oğlu vardı:

İsa, İbrahim, Şeyh Üveys. İsa'nın oğlu: Şah Ali Bey. Şah Ali Bey'in dört oğlu vardı: İsa, Pir Budak, Mir Hasan, Mir Seydi. Pir Budak'ın iki oğlu: Emir Seyfeddin ve Emir Hüseyin. Emir Hüseyin'in yedi oğlunun biri müstesna (Emir Seyfeddin) isimleri verilmemiş. Amca çocuklarından birinin adı: Kuli Bey. Onun da oğlu «Budak Bey». Budak Bey'in amca oğlu «Kubad Bey».

Baban beylerinden «Mir Ebdal», oğlu «Pir Budak», yeğeni «Budak». Yerlerine «Bayramoğlu Pir Nazar» ve «Hacı Şeyh» geçti. Sonuncusunun iki oğlu, «Budak» ve «Sarım» adlarım taşıyordu.
Mekri beylerinden «Mekri»'nin oğlu «Sarım» ve «Baba Ömer».

Baba Ömer'in üç oğlu:

Şeyh Haydar, Nazar, Mir Hıdır.

Mir Nazar'ın oğlunun adı:

«Bayram» idi. Mir Hıdır'ın oğullarının adı:

«Uluğ Bey» ve «Mir Hasan»'dı.

Şeyh Haydar'ın oğulları:

Emire ve Hüseyin.

Birincisinin dört oğlundan birinin adı: «Budak Bey» idi.
Somay beylerinden Gazi Kıran oğlu Şah Muhammed Bey ve oğlu «Budak Bey».

Tenkever beylerinden Nasır Bey'in sekiz oğlu:

Şir Bey, Yusuf Bey, Karahan, Saruhan, Şah Muhammed, Timurhan, Hüseyni ve Haydar.

Mahmudiyan beylerinden İvaz Bey'in beş oğlunun adı:

Hüseyin Kuli Bey, Şah Ali Bey, Hamza, Hasan ve Budak. Hüseyin Kuli Bey'in oğlunun adı ise: «Bayındır Bey» idi.

Kaynakça
Kitap: Doğu Anadolu Türklüğü
Yazar: Mehmet Eröz
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: ŞEFERNaME'YE GÖRE KÜRTLER

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Ara 2010, 03:02

Dınbıli beylerinden Şeyh Behlül'ün yedi çocuğu vardı:

Cimşid Bey, Muhammed Bey, Halikverdi Bey, Hacı Bey, Ahmed Bey, İsmail Bey, Cafer Bey.

Muhammed Bey'in oğlu olan Mansur Bey'in iki oğlunun adı:

«Veli Bey» ve «Kılıç Bey» idi. Hacı Bey'in oğlunun adı da «Hacı Bey» idi. Yörük geleneğinde böyledir, bazı babalar çocuklarına kendi isimlerini verirler.

Cimşid Bey'in oğlu Sultan Ali Bey'in üç oğlu vardı:

Nazar Bey, Kılıç Bey, Hasan Bey.
Hilvan beylerinden «Sohrab Bey» ve torunu «Kubad Bey».
Bane beylerinden Mir Muhammed Bey'in oğlu Mirza Bey, Erdelan beyi Beyke (Böke ?) Bey'in kız-kardeşi üe evlendi. Beylik için Sultan Ali Bey ve kardeşi «Katınmış Beys'le mücadele etti.

Beş oğlunun adları şöyledir:

Budak Bey, Süleyman Bey, Bazı Han, Mir Muhammed ve Uğurlu.

Belbaği beylerinden Beyke Bey'in hizmetine, Ustaçlu aşiretlerinden Abbas Aka girmişti. Rengeroç kabilesi Reisi «İlyas Aka»'nın kızıyla evlendi Sulak bir toprak bağışlandı. Orada üzüm yetiştiriyor ve gelen geçene yediriyordu. Yoldan geçenlere, «g«l bağa» derdi. Bu kelime sonradan bozuldu ve «Gelbaği» haline ve Abbas Aka'nın lakabı haline geldi. Ara bozucular, beyle olan iyi münasebetini bozdular. Rengeroj Kabilesinden olan kızkardeşinin oğlu «Yarullah Aka-i Rengeroji»'ye ve kendisine tuzak hazırlandığım haber alıp, yeğeni ile birlikte kaçtı. Ustaçlu'lar, Bayındırlı'lardan, Akkoyunlulardandır. «Beyke Bey, onların nadir rastlanan cesaretlerini bildiği için yerinden kıpırdamadı.» Gittikleri yerde, Lek ve Kelur aşiretleri ile dostluk kurdular. Abbas Aka'nın oğlu «Ali Aka», «Gelbaği» Aşireti Reisi oldu. iki oğlu vardı: Haydar Bey, Kah Bey. Hay-dar Bey'in oğlu «Surhab Bey».

Yarullah Aka'nın oğlunun adı ise:

Muhammed Keli idi.

Bitlis din bilginlerinden Mevlana Hıdır Bibi'nin adı dikkat çekicidir. «Bibi» Yürüklerde, «hala» manasına gelmektedir. Orta Asya'da, «Bibi» isimli bir hatun olduğunu okumuştuk.

12 kola ayrılan «Bilbasi» Aşiretinin Reisi «Kalender Aka»'dır. Kerkük çevresi Bayat Türkmenlerinde, Kalender isimli şahıslar ve bir oymak vardır. Anadolu Türkmenlerinde de bu isim vardı. Diğer bir beyin adı, Mühürdar Şah Hüseyin Aka'dır.

Bitlis beyi Emir Şerefin karısı, Hasankeyf beyinin kızı, «Şahım Hatun»'dur. Başka bir bey, imad Ağa Bayki (Bayık ?).
Şah İsmail'in kumandam «Çapan Sultan Ustaçlu», Bitlis Kalesini aldı ve muhafız olarak, «Kürd Bey Şarkluvi Ustaçlu»'yu bıraktı. Prof. Faruk Sümer'den duyduğumuza göre, Şah İsmail'in kumandanlarından birinin adı, «Çayan Sultan» idi. Bu ikisi aynı şahıs mıdır bilinmez. Diğer şahsın ismindeki «Kürd», yukarıda bahsettiğimiz, Göktürkler arasındaki Kürt oymağı veya uruğunun bakiyesini gösterir ve Ustaçlu'lar içinde de vardır demektir.
Rozkan Kabilesinin ileri gelenlerinden birinin adı, «Kara Yadigar» idi.
Bitlis beyi Şeref Han'ın karısı, Sasonlu Ali Bey'in kızı «Şahbeygi Hatun» idi.

Yukarıda Şerefname'ye dayanarak verdiğimiz bilgi «Kürt» adıyla anılan cemaatlerin Türklüklerine bir delil teşkil eder. «Bayındır, Menteşe, Saruhan» kelimeleri üzerinde durmağa lüzum yok.

Gene de kısaca belirtelim:

«Bayındır», 24 Oğuz boyundan biridir ve Akkoyunlu Uzun Hasan Bey, bu boya mensuptur. Menteşeoğulları, Saruhanoğulları, Türkmendirler ve Türkmen beylikleri kurmuşlardır. «Uluğ Beğ» ise Timur'un torunudur. Başka kaynaklarda, kürt beylerinin aldığı isimler «Beg» diye geçer.

Son olarak, isim bahsinde şunu kaydedelim:

Eski Van Milletvekillerinden İbrahim Arvas, bu konu ile ilgili bir hatırasını şöyle açıklar:

«Aslında Türk olup da lisanını değiştiren bu muazzam kütleye kötü birşey atfetmek günah ve vebaldir.

Bendeniz Şemdinan Kaymakamı iken Gerdi Aşireti Reisi Oğuz Bey'e sordum:

"Bu ad Türk adıdır. Sana nereden gelmiş?"

Cevaben:

"Bendeniz yirmibirinci Oğuz'um. Bizdeki an'ane, baba kendi evladına kendi babasının ismini verir ve böylece müteselsilen devam eder... " Maalesef Oğuz kabilesinden olan Oğuz Bey ise bir kelime Türkçe bilmiyordu. Amcası Kılıç Bey de öyle. Ve Koç beyi Kabilesinin Reisi Mehmet Emin Rey de öyle idi...»
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: ŞEFERNaME'YE GÖRE KÜRTLER

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Ara 2010, 03:02

2 — KÜRT'LERDE KABİLE ve AŞİRET İSİMLERİ:

Arabkirlu:


«İran'da beylerin ve sultanların hizmetinde bulunan Kürt aşiretleri» arasında, bu aşiretin adından da söz edilmekte ve «bu aşiretlerin dördünden (Pazuki, Çemişkezek, Arabkirlu ve Hey) eskiden beri beyler ve beyoğulları çıkmış ve bunlar veraset yoluyla hükümdarlık etmişlerdir» denilmektedir. Gene aynı eserde, Kızılbaş Türkmen kumandanlarından birinin adının da «Arabkirlu» ve «Üveys Sultan Pazuki» olduğu kayıtlıdır. Demek ki, Kürt aşireti olarak gösterilen Arabkirlu ve Pazuki, aynı zamanda Türkmen adı da oluyor. Çemişkezek'ten biraz aşağıda bahsedeceğiz. Rahmetli Mükrimin Halil Yinanç'ın Selçuklular Tarihi'nde. «Arabkirlu ve Çemişkezekliler, Türkmen olarak gösterilmşitr. Şerefname'de, Kilis Beyi, «Arab Bey»'den ve Bitlis'teki «Arap Köprüsü»'nden bahsedilmiştir ki, bunların da «Arap» ve «Arapkirlu» oymakları ile ilgili olduğu açıktır. Daha önce de belirttiğimiz gibi, «Arap» adı, kara yağız kimselere verilen br lakap olup, zamanla isim olmuş ve oymak adı olmuştur. Ege'nin pek çok yerinde, «Araplı» Yörükleri köyler kurmuşlardır. Yıldırım zamanında, Balıkesir çevresinde Rumeliye gönderilen Türkmenler arasında, «Araplu» Yörükleri mühim bir sayı teşkil ediyordu. Antalya'nın Söbüce Yaylası'nda gördüğümüz «Yeniosmanlı» yörüklerinin oymaklarından birinin adı da «Araplı» idi. Özbek'lerin bir oymağının adı da «Araplu»'dur ve Orta Asya'da yaşamaktadırlar. Hazar Denizi ötesindeki Türkmen ellerinde oturan Türkmenler'de bir oymağın adı da «Arabcı»'dır ki, İzmir'in Selçuk kazasına bağlı bir Yörük köyü de aynı adı taşımaktadır ve adı şimdi değiştirilmiştir. Bütün bu açıklamalar, Şerefname'de, su katılmamış bir Kürt aşireti olarak gösterilen «Arabkirli» ve «Arab» oymağının Türklüğünü göstermeğe yeter sanırız.

«Hasankeyf aşiret ve kabilelerinin önemlileri tür» deniyor ve şöyle sıralanıyor:

Aşti, Mıhalbi, Mıhrani, Becnevi, Şakaki, Isinrid, Büyükkurdli, Küçükkurdli, Reşan Kişki, Cilki, Hendekli, Sohanl, Bidyan. Bunlardan, «Isturki»'nin, «Türk» köküyle türetilmiş bir aşiret adı olduğu anlaşılıyor. «Büyükkurdlu ve Küçükkurdlu» adı üstünde Türk aşiretidir. «Cılki»'ye gelince, «cılkı ve yılla» Orta Asya'da at sürülerine verilen isimdir. Ayrıca, Cengiz Han hakkındaki Başkurt rivayetinde, Cengiz Han'ın, «Yılkı Yallı Gök Börü oğlu» olduğu anlatılır.

«Hendekli»'nin ise, bir Türkmen aşiretinin adı olduğunu hatırlıyoruz. «Becnevi»'ye gelince, Şerefname'nin verdiği bilgiye göre, «Becnevi» ve «Bohtan» aşiretleri, «Becne» ve «Boht» isimli iki kardeşten türemişler. Buradaki, «Becne», eski yazının yapısı icabı olarak, «Becene» okunmalıdır. O takdirde, «Beceneli»'lerin «Becenek Peçenek»lerle ilgili olduğu umulur.

Balkan:

«Balkan, Revanduz tarafında bir aşiret ve bölge adıdır» deniyor. Bu kelimenin Türkler arasındaki tesiri büyüktür. Abdülkadir inan, «Bugünkü Türkistan Türkmenleri, 'Balkan' adını milli uran (parola) sayarlar» demekte ve bütün Türk uruklarında, tarihin eski devirlerinden beri bu kelimeyi pek çok yerde kullandıklarını, dağlık yerlere isim olarak verdiklerini pek güzel şekilde açıklamaktadır.
Baykan Aşireti ve kasabası ve Modkan Aşireti üzerinde de durulabilir ve bunların da Türk men olduğu gösterilebilir.

Castulan:

«Pıruz Aşireti üç kola ayrılır: Castulan, Bızm, Kırafan». Castulan ile Cas>-taban arasında bir ilgi belki kurulabilir. Fakat bu bir tahmindir; kat'i hüküm değildir. Böyle olursa, Kazak - Kırgız'larla bir bağ kurulabilir. Çünkü, Kazak - Kırgız'ların Orta - Yüz'üne bağlı olan Uvak Kerey'nin 12 oymağından birinin adı «Castaban»'dır.

Cıhanbeklu (Cihanbeyli):

Palu taraflarında bir aşiret olarak gösterilir. Bunun aslı «Can-bekli»'dir ve Maraş'ın Pazarcık'ındaki Canbekli'lerdan de öyle duyduk. Konya'dakiler ve Ankara'nın bir iki köyünde bulunanlar da bu aşirete bağlıdır. «Canbek», Orta Asya'da bir Türk boyunun veya uruğunun adıdır.

Bir Türk hakanının adı da, «Canbek Han »'dır.
Çabıklu Aşireti. Adı açıkça Türkmen olduğunu gösteriyor.

Çemişkezek:

Şerefname'ye göre, Çemişkezek demek, Kürtlük demektir. Kürtler arasında, «Çemişkezek deyince, akla Kürt gelir» diyor.
Diğer taraftan, gene Şerefname'nin şu kaydı, Çemişkezeklilerin Türklüğünü ispatlıyor:

«Çemişkezek hükümdarlarının bu Melikşah'ın soyundan gelmiş olmaları ve 'Melik Şah' sözünün Kürt dilinde 'melikiş' biçiminde değişmiş olması muhtemeldir, öte yandan Çemişkezek hükümdarlarının adlan da onların Türklerin çocuklarından ve torunlarından olduklarını kanıtlar, çünkü adlarının hiçbir vesileyle Arap ve Kürt adlarıyla ilgisi yoktur; Arap ve Kürt adlarına hiç de benzemez.». Yukarıda belirttiğimiz gibi, «Çemişkezekli»'ler, Türkmen Aşiretidir.

Pazuki Aşiretinin beyleri ise «Hali»'dir ve Maraş'ın Pazarcık'ındaki ayrılmaktadırlar. Halk arasında yaygın olduğuna göre, bunlardan beyliğe ilk geçen Hüseyin Ali Bey olmuştur.

Onun da iki çocuğu vardı. «Şehsüvar Bey ve Şeker Bey. «Şah Sultan Muhammed (Şah Tahmasp'ın oğlu), Pazuki beyliğini iki kısma ayırdı:

Şeker Bey'in soyundan olanların (Şekerbegiyan) başkanlığını Niyaz Bey'e verdi; diğer kısmı ise Kılıç Bey'in maiyetine geçti. Niyaz Bey daha sonra Sultan Emir Han'ın nüfuzuna boyun eğdi. Ayrıca Kılıç Bey, 'Halidbegiyan' denüen Pazukilerin hepsinin çevresinde toplanmasından sonra Tokmak'ın emrine girdiğini ilan etti. Böylece Eleşkird bölgesi iki kısma ayrılmış oldu.». Dört sayfa önce, «Halid-beylu» ve «Şekerbeylu» diye Türkçe olarak bahsedilen aşiretlerin adı, dört sayfa sonra «Haildbeği-yan» ve «Şekerbegiyan» biçiminde, Farsça kalıbına sokulmuş olarak geçiyor. Bu aslında mı böyledir, yoksa tercümede mi böyle olmuştur, bilmiyoruz.

Kah Aşireti:

Bunun da bir Türkmen aşireti olduğu anlaşılıyor. Çünkü, Batı Türkistan'da yaşayan Türkmenler arasındaki bir oymağın adı «Kak» veya «Kakı»'dır.

24 boya ayrılan Rozkan Aşireti:

Rozkan aşireti; 24 Kürt aşiretinin bir günde Huvit dolaylarındaki Tab denilen yerde toplanıp ittifak kurmalarından doğmuştur. Kabilelerde meydana gelen bu topluluk, sonra ünlü iki kola ayrılmıştır. 12 gruptan kurulu olan birinci kola 'Bilbasi' adı verilmiş; ikinci kol da 'Kavalisi' adıyla adlandırılmıştır.». Bu 24 aşireti şöyle sıralar: Rozkan Aşireti 24 dala ayrılmaktadır. Bunların beşi, yani Kayşan, Baykan, Modkan, Zokaysi ve Zeydi... Bedlis vilayetinin bilinen eski aşiretlerindendir.

Kalan 15 (19 olacak) aşiret ise... iki büyük kısma ayrılır:

Bilbasi ve Kava-lisi. Bilbasiler, Keleciran, Hırbelan, Balkan, Hıyar-tan, Goran, Bırişan, Sekran, Garısi, Bidoran, Belakurdan kollarına ayrılırlar. Kavalisiler ise, Zerdu-zan, Endakiyan, Pırtavan, Gırdıkan, Suhreverdiyan, Kaşagiyan, Haldan, Istukan ve Azizan kollarına ayrılır.». Buradaki 24'lü sınıflandırma, eski Türk töresidir. Hun'lar ve Göktürk'lerden başlayıp, Oğuzlara kadar böyle gelmiştir. Önce iki kola ayrılıp, sonra 12'şere bölünen içtimai teşkilat, Türk içtimai teşkilatıdır. Aynı içtimai teşkilat usulüne, Türk töresine tabi diğer bir Kürt topluluğunu İran'da görüyoruz. Şerefname'nin verdiği bilgiye göre, «İran'ın Karabağ Vilayetinde oturan 24 Kürt topluluğu ve aşireti daha vardır; bunların sayısının 24-oluşu, kendilerinin 'yirmi dört (bazı eserlerde iğirmi dört, M.E.) adıyla ün yapmalarına yolaçmıştır. Şah Tahmasp döneminde bu topluluğun beyi, Ahmed Bey bin Pertal Oğal adında biriydi.» .

Oğuzlarda bilindiği gibi, içtimai teşkilat 24'lü idi ve önce iki ana kola ayrılıyordu:

Üçoklar ve Bozoklar. Bunlar da tekrar 12'şer kolay ayrılıyordu. Aynı şeyi demek ki, Kürt adı verilen aşiretlerde de görmekteyiz. Hakkari ile Van arasında bir «Üçok Nahiyesi»'nin bulunmuş olması, çok manalıdır.

Salgur:

Lek toplulukları arasında görülen Salgur'luların, Oğuzların Salur'ları ile akraba olduğu söylenebilir. Lek'lerin de Türklükle birçok bağları vardır ki, uzun yazılara konu olabilir.

Seraciyan (Seraçhlar, Sıraçhlar), özbekan (Özbekler): Şerefname, bu aşiretlerden Türk asıllı diye bahsetmektedir:

«Halen Bedlis Vilayetinde bulunan Seraciyan topluluğu, bu Selçukluların kalıntılarından başka bir şey değüdir. 'Seraciyan' sözcüğü, 'Selçukiyan' sözcüğünün yanlış ve değiştirilmiş şeklidir. Tac Ahmed, Kara Kuli özbekan aileleriyle diğerleri bu kalıntı topluluğundandır.». Buradaki, «diğerleri»nden hangi aile ve oymakların kastedildiği belü değil, açıklanmamış. Seraciyan (Seraç-hlar), Selçuklu'nun bozulmuş şekli değildir. Sivas taraflarında, Alevi Türkmenlere «Sıraç» denir. Toroslar'da, Akseki'nin Göktepe Yaylasında «Saraç» Yürüklerini gördük. Kendileri de bu kelimenin «Sıraç» olması gerektiğini söylemişti. Tarihi kayıtlarda da «Sıraçlılar»'dan bahsedilir.

Şerefname'nin Türk asıllı dediği Seraçlılar, diğer yerlerde görülen «Sıraç» Türkmenleri, Yörüklerinden başkası değildir. Özbek'lerin de, Orta Asya'daki Özbek'lerle bağı vardır. Bunların bir kolu Urfa'dadir ve geniş bir Özbek ailesi teşkil ederler. Urfa'da diğer büyük ailelerden biri de «Bağış»'lardır. Onların da, Orta Asya'daki Karakırgız'larla akraba olduğu anlaşılıyor. Çünkü, Karakırgız'ların, büyük kollarından birinin adı «Bağış»'tır.

Sol Aşireti:

Orta Asya'daki bir Türk uruğunun adı «Sol»'dur. Şol adını alan Kürt boyunun, sol adı almış olan Türk uruğunun bir kolu olması düşünülebilir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: ŞEFERNaME'YE GÖRE KÜRTLER

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Ara 2010, 03:03

3 — DOĞU ANADOLU YER ADLARI: (Şerefname'de geçen)

Burada vereceğimiz yer adları, açıklamağa lüzum olmayacak derecede Türkçedir. Bazılarını açıklamak ve başka hususlarda bağlar kurmak gerekiyorsa da, bir kısmım daha önce bu konuda çıkmış olan yazılarımızda açıkladığımız ve bazılarını da, mevzuu uzatacak oluşu dolayısiyle, sadece isimlerini vermekle yetineceğiz.
Ahtacı, Az Kalesi, Bay Kafesi, Rabiyet Bulak, Haramibulağı, İskenderbulağı, Çebakçur, Çolamerg, Dalam, Çemlik, Dalam Nehri, Deliklitaş, Bitlis'te bir Pınar'ın adı, Dizman Kalesi, Kana Irmağı, Hatun CatnU ve Köprüsü, Bitlis'te, Hizan, iltemur, Karacık, Karkar Nahiyesi ve Kalesi. Karacatak (Aynen Orta Asya şivesi ile yazılmış. Bu gün Karacadağ) , Karatak, Alan, Kazuh Köyü, Kara Nehri, Gökmeydan, Bitlis'te, Kızılmescid, Bitlis'te, Kigandur Geçidi, Koçan Kalesi, Külah Dağı, Koh Külah Dağı, Kuma Vilayeti, Kürt Köyü. Daha önce söylediğimiz gibi, Orhun Yazıtlarında adından bahsedilen uruğun kurduğu köydür. Batı Anadolu'da, iç Anadolu'da vardır. Kürd Bey Şarkluvi Ustaçlu adında da bunu görürüz. Hem Kürt, hem Ustaçlu adını almış. Mikrimin Halil Yinanç'ın yukarıdaki kitabında, Ustaçlu'lar, Türkmen olarak gösterilmiştir. Mendeli, Menşkurd Ovası, Sakaman (Çemişkezek civarında bir nahiye). Bu köyüı, eski Saka Türklerine bağlı oymaklar tarafından kurulduğu tahmin edilebilir. Saka'lar hakkında geniş bilgiyi Togan'ın adı geçen eserinde buluyoruz. Sankurgan Kalesi, Selduz, Sumaklık veya Sumakla, Sunak Dağı, Şekeriyye Medresesi, Şeitahı Dağı, Hançuk, bu dağda bir yer adı, Tasgu, Terke Kalesi, Terek Sancağı, Tersak, Tor Yöresi, Uçkanmış Nahiyesi, Zerde Köyü.

4 — ÖRF, ADETLER:

Kısaca bu konuya da dokunup, neticeyi bağlayalım.

Değnek Oynama ve Altın, Gümüş Para Serpme:

Şerefname, Kürtler arasında Değnek oyununun rağbet gördüğünü söylüyor. Bu cirit olmalıdır ki, ünlü Türk oyunudur. Bu oyunlar esnasında «hizmetçiler dolaşıp topluluğun başına altın ve gümüş paralar serpiyorlar» diye kaydediyor. Bu da çok eski bir Türk töresidir. «Darısı başımıza» sözü de buradan gelir. Türk düğünlerinde mutlaka para serpilir. Osmanlı Sarayında ulufe dağıtılırken ve diğer merasimlerde de bu geleneğe uyulurdu. Timur'un bir seferden dönüşünde, Semerkand dışında karşılanışı ve üzerine kıymetti taşların hanımları ve kız torunları tarafından serpilişi, Vamberi tarafından anlatılır. Doğu Anadolu'da da aynı düğün usulünün bugün de yaşaması, oraların Türklüğünün diğer bir işaretidir.

Şirvan beylerinden Mir Şah Muhammed'in, kılık kıyafet ve meşrebinden Alevi Türkmen olduğu anlaşılıyor.
Şeref Han, «Tuşkan Yd»'a rashyan 949 (1543) yılında doğduğunu yazıyor. Buradaki «Tuşkan», «Tavışkan» okunabilir ve tavşan demek olur. Türklerdeki 12 hayvanlı takvim geleneğinin, Kürt Beyi denüen Şeref Han'da yaşadığı açıkça görülmektedir.

Ülüş:

Şam'dan Sımak Dağına göç eden 400 çadırlık Kürt aşiretine, Loristan'daki beyliğin veziri büyük bir ziyafet vermiş. Aşiret reisinin önüne, tesadüfen «Sığır başı» düşmüş. Bu bir tesadüf değildir. Oğuzlar'daki ve diğer Türk uruklarındaki «Ülüş» adetinden başka birşey değildir. Verilen ziyafet ise, bir şölendir. Karakeçililer ve Gaziantep Barak'ları halen, kıymetli misafirlerine, koyun başı ikram etmektedirler.
Yukarıdaki açıklamalar, Kürt adı verilen aşiretlerin Türk asıllı olduğunu gösteren ipuçlarıdır.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Karışık Zaman-Dizinli ve Karışık Konular hakkında Türk Tarihi ve Kültürü Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Google [Bot] ve 2 misafir