Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Ateş ve Ocak Kültü

Burada Türk Tarihinin Çeşitli Dönemlerinden ve Çeşitli Konularından birlikte anlatılan konular bulabilirsiniz. Ayrıca Türk Kültürü hakkında da Konular bulabilirsiniz

Ateş ve Ocak Kültü

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 20:35

ATEŞ ve OCAK KÜLTÜ:

Şamanist Mitilojiye göre ilk insanlar meyva ve Otla beslendikleri için, ateşe ihtiyaçları yoktu!

Tanrı, onlara et yemelerini emir ettikten sonra ateş'e ihtiyaç hasıl oldu:

«Ülgen, gökten bir kara bir ak iki taş getirdi. Kuru otları ovucunda ezerek, bir taşın üzerine koyup diğeriyle vurdu. Otlar ateş aldı. Ülgen böylece ilk defa ateş yakmasını insanlara öğretip «Bu ateş, atamın kudretinden taşa düşmüş ateşdir» dedi. Bundan dolayı'da özellikle Altay ve Yakut Şaman Türkleri ancak çakmak taşından elde edilen ateşi daha kutsal saymaktadırlar. Altay Türklerinde ateşe karşı söyledikleri dualarda, ateş'e «Güneş ve aydan» ayrılmasın derler. Mübarek saydıkları bazı kıymetlere karşı küfür sözler sarf edebilirlersede, ateş hakkında böyle şey söylenemez.

Şamanist Türkler, ocaktaki külün kıpırdanışında ve ateşin alevlerine bakıp fal açmakta ve çeşitli manalar çıkarırlardı. Kenz'ül-Dürer' adlı kitabı yazarı Türklerden bahsederken «Adetler şudur ki, sene başında büyük bir ateş yakarlar hakanları bizzat gelip bu ateşe karşı bir şeyler söylerken, ateşten çıkan alev gökçe olursa o sene bolluk olacağı» sonucuna varırlar diyor.

Yine eski Türklerde ateşin her türlü kötü ruhları temizlediğine inanırlardı. Nitekim Göktürkler zamanında M. 569 yılında Bizans elçisi olarak gelen Zemarkos, Orta Asya'da Batı Gök Türk sınırına vardığı zaman Türkler onu ve arkadaşlarını ateş alevleri üzerinden geçirmek suretiyle yabancı elçilerin kötü ruhlardan temizlendiğini ve artık' Hakanın huzuruna çıkabileceğini» anlattım.

İnsanlara musallat olan bu kötü ruhlardan temizlenme işi bu gün bile Müslüman olmuş Türklerde izlerini görmekteyiz. Başkurt ve Kazak Türkleri bir yağlı paçavrayı tutuşturup hastanın çevresinde «Alas! Alas!» diye dolaştırırlar. Buna «Alaslama» diyorlar. Bu kelime Anadolu Türk oymaklarında «Alazlama» şeklinde ifade edilmekte ve ateşte temizleme anlamını ifade eder. (G. Antep havalisindeki Türkmen ve Rişvan kurmançları Alazlama'ya etin ateş üzerinde tutulup hafifçe pişirilmesine derler).

Ölümden sonra ruhların yine insanlar gibi yaşayışlarını devam ettirdiklerine inanan Türkler, Ocak çevresinde düğümlenen bir külte sahip olmuşlardır. Ateş ruhuna hitaben okunan şaman ilahilerinde görüldüğü gibi. Çin kaynaklarında bu kült'ün Hun ve Diğer Türk uruglarında da var olduğunu haber vermektedirler. Bu ocak kültü «Atamın yaktığı ocak» diyen Şaman duasında olduğu gibi, aile ocağı ve buna bağlı olarak Atalar Kültünü doğurmuştur. Ocağın tütmesi, ateşin devamlı bir şekilde yanması ataların o ocakta, o yurtta, o çadırda devamlı şekilde bulunması demektir. Ataların ruhlara, canları ocağın ateşi içinde tecelli eder. Bunun için de Türkler, ocağı ve ateşi Kutlu saymışlardır. Doğu Türkistan Türkleri yılda bir kere Berat gecesinde ölülerin hatırasını anmak için büyük bir ziyafet verirler, şarkılar söylerler, güneş battıktan sonra ateşin üstünden atlanır, Kara - Kırgız'ların hepside, Kazak - Kırgız'lar gibi Müslümandır. Bunların erkekleri de, kadınları da, ateşin üzerine yağ döküp önünde saygı ile eğilirler. Bu şekildeki merasimler, perşembe günleri yapılırdı.

Yukarıda belirtildiği gibi Ateş, ocak ve atalar kültü bu gün bile aşağı yukarı bütün Türkmen ve Kürmanç boy ve oymaklarında görmekteyiz. Şamani olan bu inançların, Türk uruğlarının Müslüman olmalarından sonrada aynı kutsallıklarını, İslami bir biçim ve inanç içinde muhafaza edilmişlerdir. Rişvan Kurmanç'lar da ve Doğu Anadolu'da bulunan diğer Zaza ve Kürmanç oymaklarında yaptığımız tetkiklerde gerçektende Ateş, ocak ve Atalar kültünün büyük bir yeri olduğunu gördük. Ateş su ile söndürülmez, içine pis şeyler atılmaz. Ocağın etrafı daima temiz tutulur. Ateşin yanmasını ve ocağın tütmesinin devamlılığını sağlamak için, ateş korları kül içinde daima saklı olarak bulundurulur. Ocak atalar kültünde olduğu gibi, ailenin devamı ve sürekliliği yönünden, erkek çocuğu olmayının «Ocağı kör» diyerek eski kutsallığın göstermektedir.

Nitekim Zaza lehçesi yapılan bir duada buna güzel bir örnek gösterelim:

«Hel Ocağı seyyid-i Tu sero perora gero.»

«Seyyid Ocağının kartalı senin başına kanatlarını gersin.» Giresun'da tesbit ettiğim bir örnek, «Perşembe akşamı yanan ocağa yağ veya yağlı bez atılıyor. Bunun manasıda, O aileden ölmüş olanların ruhları gelince ocağın daima yandığını ve kazanın kaynadığını» bilmesi içindir.

Yine atalara olan saygı ve sevgi Bütün Türk uruğlarında (Türkmenler, Kürmançlar ve Zaza'lar) konuşma ve deyimlerinde «Aile ocağı», «Asker ocağı» «Ocağına incir dikmek», «Ocağı bezulmak», «Ocağı batmak» gibi söylene gelmektedir.

Ateş ve ocağa olan sevgi ve saygının en güzel folklor örneklerinden biri de, G. Antep çevresi Avşar ve Rişvan Kürmançlarında düğünlerde oynanan, «Sinsini» oyunudur. Bu oyunlarda çok bulundum ve Rişvan Kürmançları bu oyunu çok güzel oynarlar. Özellikle köy düğünlerinde gece geniş bir sahada (Harman yeri gibi) büyük bir ateş yakılır, davul devamlı vurur zurna eşliği ile Sinsini havası çalar. Ateş etrafındaki topluluktan bir kişi hemen ortaya fırlar ve ateş etrafında tıpkı Şaman'ın yaptığı rakslar gibi hareketlerde bulunur. Bu oyun, çok eski Türk oyunlarından olup, Azerbaycan'da (Prof. A. CAFER oğlu)da oynanmaktadır. Ayrıca Çerkeş'te, Isparta (Senirkent), Aydın ilindeki Yörüklerin bir kısmı aynı oyunu oynamakta fakat değişik isimler adı altında zikredilmektedir (Çevrim, Arap oyunu, Bebek oyunu gibi).

Bütün Kürmanç ve Zaza oymaklarındaki Şamanizmin Ateş, ocak ve Atalar kültü, değişik bir lehçe konuştukları için onların Türk olmadıkları değil, aksine bu zengin eski Türk Şamanist folklorü bütün canlılığıyla yaşatmaları, Türk uruğlarından olmalarının en kuvvetli ve münakaşa götürmez delilleridir.

Kaynakça
Kitap: DOĞU AŞİRETLERİ VE EMPERYALİZM
Yazar: MAHMUT RİŞVANOĞLU
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Karışık Zaman-Dizinli ve Karışık Konular hakkında Türk Tarihi ve Kültürü Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir