Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Orman ve Ağaç Kültü

Burada Türk Tarihinin Çeşitli Dönemlerinden ve Çeşitli Konularından birlikte anlatılan konular bulabilirsiniz. Ayrıca Türk Kültürü hakkında da Konular bulabilirsiniz

Orman ve Ağaç Kültü

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 20:35

Orman ve AĞAÇ KÜLTÜ

Ötüken ormanlarının ve bazı ağaçlarını (Ötüşen Kış), Gök Türkler ve Uygurlar devrinde bütün Türk boy ve oymaklarınca mukaddes sayıldığını biliyoruz. Fakat zamanla ve İslamiyetin tesiri ilede, ziraatçılık ve çobancılığın gelişme devresine girmiş olmasıyle, orman ve ağaç kültü eski önemini kısmen kaybetmiştir.
Bununla beraber hayat şartları ve dini telakkileri bakımından kısmen gelişmiş ve yükselmiş olan bazı uluşlar orman ve Ağaç kültünü yeni dinlerine de sokmuşlardır. Mesela İran'da Maku Hanlığı zamanında Kara Koyunlu Türk devletinde Orman ve Ağaç kültü «V. Gordlevski tarafından tesbit edilmiştir. Kutsal saydıkları ormanların ağaçlarının bir dalını bile kesmek onlar için çok günahtı.»

Kuzey sibiryadaki Yakut Türklerinde ve avcılıkla geçinen «ŞOR» Türklerinde de Orman ve ağaç kültü bu gün bile çok hakimdir. Şamanist Türklerin en çok saygı duyup mübarek kıldıkları ağaçlar. «Kayın, Ardıç ve Meşe ağaçlardır. (Betula Tournef). Doğu Türkistan'ın Müslümanlaşmış Kam'ları hastayı efsunla tedavi ederken çevrelerinde kayın ağacı bulundururlardı. Yakut Türkleri Karacan ağacımda çok kutsal saymaktadırlar. Çocuğu olmayan Yakut kadını «Yuval Karaçam ağacına gelir, beyaz at derisini ağacın altına serer ve ağacın dalına çocuğunun olması dileğiyle dilek «Çaputunu» bağlar. Bu ara Evliya Çelebi Kuzey Kafkasya'ya yaptığı gezide «Nogay ve Dağıstan» Müslümanlarının bir ağaca, karşı büyük bir saygı beslediklerini yazar.

Ağaç kültününde dikkate değer bir durumda bir çok Türk boylarının menşeileri hakkında söylenen efsanelerde ağacın önemli yer tuttuğunu görmekteyiz. Mesela Uygur efsanesinde Uygur Hakanlarının Ağaçtan türedikleri anlatılır. Dedem Korkut'un kitabında Türk Kırgızların meşhur kahramanı «BASAT»'ın «Ata adını sorarsan KABA AĞAÇ, anam adını sorarsan Kağan Arslan» olduğunu yazıyor.

Oğuz Kağan destanında, Kıpçak Türk boyunun ağaçtan türeme efsanesinin yine izi mevcuttur. Bu rivayete göre Oğuz Kağan bir sefer dönüşünde. Savaşta ölen bir askerinin eşi ağaç kovuğunun içinde bir oğlan doğurmuştu. Oğuz Han bu çocuğu evlat edindi ve «KIPÇAK» (Yani «ağaç kovuğu») adını verdi.

Baş-Kurt Türklerinde de, Ağaç ve Dağ Kültü derin bir iz bırakmıştır. Son yıllarda Başkurt'larda Kayın ve ardıç ağaçlarına karşı saygı gösterirlerdi. «Ulu Kıtay uruğu Başkurtların Gay köyü halkının mübarek saydıkları «Bay Kayın» veyahut «Bay Savul» dedikleri bir Kayın ağacı vardı. «Adak kurbanları bu ağacın altında kesilir ve yağmur duaları burada yapılır, pek çok dilek «Çaputları» bağlanırdı. Nitekim Başkurt etnografyasını tetkik eden «S. İ. Rudenka Merim dağının tepesinde Nezir (Adak) olarak para ve Çaputlar bulmuştur. Kukti dağının tepesinde bir ağacın adak çaputları ile tamamen örtülmüş olduğunu görmüştür. «Rişale-İ Tevarih-Bulgariye» adlı risalesinin bildirdiği efsaneye göre, Bulgar Türk hakanının kızını tedavi eden Kamlar Kayın ağacı yaprağından yapılmış süpürge ile kızın hamamda dövülmesi gerektiğini söylemiştir.
Kazak Kırgız Türklerinde de dağ ve Ağaç kültüne rastlanmaktadır. «Bağnalı - Nayman boyunun» işgal ettiği «Ulu Tav ve Kişi Tav» silsilesinde tepeler ve ağaçlar kutsal sayılırdı. Kısır kadınlar bu kutsal ağaçların bulundukları yerleri ziyaret eder çocuklarının olması için kurban keser ve ağacın dallarına dilek çaputları bağlarlar.

Buna bir misal olarak Şaman dualarında görmekteyiz:

«Dağlar başında yalnız çam ağacının başına çıktım, yalnız size ayin yaptım!».

«Altın yapraklı yetmiş yapraklı yüce dağ başında kayın ağacı! Ateş yerin yakın durma.»

«Tanrımız bırakmayınız. Aylı Güneşli Ayaz Hakan çaputlarla süslenmiş mübarek bozkır, yapraklı mübarek kayın ağacı.».

Yukarıda anlattığımız Türklerin eski dinlerinin bu ağaç ve dağ kültünü bu gün hala Türk Kürmanç ve Türk Zaza'larda bütün açıklığıyla görmekteyiz.
Siirt'te bulunduğumda yaptığım bir araştırmada buradaki Kürmançlar arasında, Türkmen boylarında gördüğüm ağaç ve dağ kültü aynen yaşamaktaydı. Siirt'in, Til-lo kasabası yolu üzerinde «Kız evliya» adlı bir ziyaret/yatır var (Tıpkı Kazak - Kırgız Türk uruğlarındaki Kız evliya gibi) Bu yatır bir tepe üzerindedir. Buraya özellikle genç kızlar gelirler ve yatır etrafında yedi defa dolaşırlar. Daha sonra Türkmenlerin yaptığı gibi Meşe ağaçlarının dallarına dilek çaputlarına bağlar ve yatır taşına nezir taşları yapıştırılır. (Kutsal ve uğurlu Yada taşı hala yaşayan bir inanç).

Tunceli'nin Ovacık kazasında «Eski evliya/Kız evliya» yatırı ve bunun bulunduğu tepe, başındaki meşe ağaçları buradaki Zaza ve Kürmanç Türkleri tarafında kutsal sayılır. Hastalar dertlerine şifa, kısır kadınlarda çocuklarının olması için buraya kurban keserler ve dilek çaputları bağlarlar. Bingöl/Kiğı'da ve Elazığ/Palu'da, «Seyhhali efendi ziyaret tepesi» ve üzerindeki, Çorum'da «Elvan Çelebi» köyündeki «Elvan Çelebi Dede» yatırı ve buluduğu tepe, yaz aylarında yöredeki bütün Türkmen ve Kürmançlar tarafından ziyaret edilir, kurbanlar kesilir, dilek (Yada) taşları yapıştırılır, nezir Çaputları ağaçların dallarına bağlanır. Ergani'de «Zülfü Peygamber'in» bulunduğu kabul edilen tepe ve üzerinde Meşe ağaçları, Adıyaman/Gerger»de «Üzeyir Peygamber'in» yattığı yer olarak inanılan yüksek tepe ve Ardıç Meşe ağaçları burada kutsal sayılır ve bu kutsal ağaçların dalları hep dilek çaputları ile bağlanmış olarak görmüştüm. Eski Türklerin bu Ağaç ve dağ kültünün Müslümanlığın kabul edilmesine rağmen, sosyal yapılarında bir gelenek ve görenek olarak hala devam etmesi Türk folklorunun canlılığını ve bu Kültün Kürmanç ve Zaza'lar arasında da aynı ve hatta çok daha canlı olarak yaşaması bu boyların Türklüğünün en belirgin ve şüphe götürmez delilleridir.

Kaynakça
Kitap: DOĞU AŞİRETLERİ VE EMPERYALİZM
Yazar: MAHMUT RİŞVANOĞLU
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Karışık Zaman-Dizinli ve Karışık Konular hakkında Türk Tarihi ve Kültürü Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir