Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Dağ Kültü

Burada Türk Tarihinin Çeşitli Dönemlerinden ve Çeşitli Konularından birlikte anlatılan konular bulabilirsiniz. Ayrıca Türk Kültürü hakkında da Konular bulabilirsiniz

Dağ Kültü

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 20:34

DAĞ KÜLTÜ

Dağ kültü çok eski zamanlardan günümüze dek, bütün Türk ulus ve boylarında yaşayan şamanist inançlardan biridir. Bu sebeple de Tür uruğları her gittiği yer ve yurt edindiği muhtelif ülkelerde dağ ve ağaç kültüne ya da bu kültünün izlerine her yerde rastlanmaktadır. Natüralist bir inanç olan Şamanizm'de Dağlar ve bunların üzerindeki ağaçlara ilahi bir mana verilmiştir. Gök yüzüde hem madde ve hem de ruh olarak kabul edildiği gibi. Dağların yüksek tepelerinde büyük ruhların yattığı kabul edilirdi.

Orta ve merkezi Asya dağlarının çoğu Türkçe olduğu gibi, mukaddes, mübarek, büyük ata ve büyük Hakan anlamına gelen «HAN TENĞRİ-BAYAN ULA-BUZDAĞ ATA-BAYIN ULA-OTHAN TENRİ, KAYRA KAAN, v.b.» gibi adlar taşımaktadırlar.

Gök Türkler'in «Budun inli, Iduk Ötüken, Iduk Baş, Tamağ Iduk» adlı dağları takdir edilerek hepsine «Iduk Yersu» demişlerdir. Çağdaş Şamanist Altaylı Türk boylarında Dağ Kültü en önemli Kült sayılmaktadır. Altaylı'ların «ABAKAN Türkleri» bulundukları yerdeki büyük dağlardan birini «Büyük ATA» sayarlar.

Nitekim İslam dinini kabul eden bir çok Altay Türkleri Altay dağları için hala şamanist dualarla anmaktadırlar:

1) «Yıkceldı Keng Altaydıng Yarğı yeri,
Üzülmeske ulu, beretten, ulturebeşke yarğı beretten,
Ağar başka bir encüdi aydayttan!
Ada, öbökö tuşunda ködürüp kalgan,
Yer Tengiz yayla Tuşunda, ada ereködürüp kalgan Altay!».

Şimdi konuştuğumuz Anadolu şivesine göre ifade etmek istersek, yukarıdaki duanın manası şöyledir:

«Ey mukaddes ve geniş Altayın yarğı (Hüküm) yer!
Kesilmeden kismet veren, bizi yıpratmamak için yarğı veren,
Ağaran başa (İhtiyarlama) istirahat sağlayan Altay,
Deniz ve yer yaratıldığı zaman ata analarımızın takdis ettiği Altay!... »

2) Yıkçıldı yaan Altayga tabışsın!
Yarğı yerğe biriksin! bir yarğısın
ÇEÇERNE, bir piyaanın beşer me?
Buudak sayın sülenip, yaan Altay ga Tabissin!»

«Bu kurbanım mukaddes Altay'a ulaşsın!
Yarğı yerine biriksin! güttüğümüz davayı halledecekmi? bereket, refah verecekmi?
Kurbanımız her engeli aşarak büyük Altay'a ulaşsın!... »

Dokuzuncu asırdan beri İslamiyeti kabul etmiş olan ve eski Türk Bulgar sahasında yaşayan Kazanlı Türkler'in «Hoca LARTAVİ» denen dağı takdis ederek, kurban kestikleri tesbit edilmiştir. Kazanlı Aydınlardan G.G. REŞİDİ «Hocalartaviaki Yalgan Haç» atlı manzum risalesinde bu dağa ait inançları teferruatiyle anlatmıştır.

Müslüman Başkurt Türkleri, Altaylıların bütün Altay dağlarını takdis ettikleri gibi, Ural dağlarını mübarek sayarlar. VII. Asrın ortalarında Başkurt ülkesinde seyahat eden akademisyen LEPECHİN, Başkurt'ların «TURA-TAV» denilen dağı taparcasına saygı duyduklarını yazmaktadır. Bu dağda zahit ve Evliyaların sığındıklarını ve Başkurt Türklerinin burasını zaman zaman ziyaret ederek kurban ve adak kestiklerini anlatır. «Hocalartaviaki Yalgan Haç» atlı manzum risalesinde bu gün bütün Türkmenlerde olduğu gibi Kürmanç ve Zaza Türklerinde hakimiyetini bütün canlılığı ile yaşamaktadır. İslamiyet etkisi ile Tanrılık ruhunu kaybetmiş isede bunun yerini aynı dileklerin yapıldığı evliyaların veya yatırların ruhu almıştır.

Varto tarihinde Dağ kültü ile ilgili olarak «Koçkar Baba» adı verilen ve adına ayinler yapılıp dualara okunan bir Ziyaret tepeden bahsetmektedir. «KOÇ-KAR BABA» ziyaretinde bütün Halkın bayramlık elbiseler giyerek. Yiyecekleri ile beraber gittiklerini herkesin orada neşeli bir hava içinde bulunması gerektiğini gönüllerindeki saklı dileklerini duadan sonra mezar taşını öperek, dile getirdiklerini, atlarını ziyarete çıkarken aşağıda bıraktıklarından tekrar aşağı indikten sonra düzlüğe inip at koşturduklarını ve bu arada davul sesine benzer sesler işitildiğini ve bunun Koçkar Baba tarafından çalındığına inanılır.

Varto tarihinde yazılan bu ziyaret ve ayinler, Türkistan'da aynı adlar altında aynı inanışlar hala yaşamaktadırlar. Nitekim «Kırgız Kazak» Bakşı (Şaman/Kam) dualarında Vartolu'ların «Kös Kar» Dedikleri dağın adı «Koç Kar» olarak geçmekte ve bu dağda yatan evliya da «Konurbaş» (Koç) evliya denildiği görülmektedir.

Bu Bakşı duasının Kırgız-Kazak ağzı ile söylenişi şöyledir:

«Kızıl Tavding (Dağ) başında kız evliya
Öküz Tavdınğ başında öküz evliya
Koç - Kar Tavdınğ başında konur baş (Koç) evliya
Tavdağı bulanın içten çıkan çılanığ
Bektav Ata bekazıl ölü emes
Tiri desem Tiri emes Ata korkut Evliya.»

Bu duanın bu günkü Anadolu Türk şivesine çevrilmiş şekli şöyledir:

«Kızıl dağ başında kız evliya Öküz dağ başında öküz evliya Koç - Kar dağ başında konurbaş (Koç) evliya Tavdağı bulanın içten çıkar terleri, Bektav atabek azıl ölü desem ölü değil Diri desem diri değil, Ata Korkut evliya.» Burada duada geçen Kırgız-Kazak Türklerindeki Koçkar dağ, Çoruh'ta Kaçkar Dağ, Varto'da Koçkar Dağ ve yine Varto'daki Kız evliya ile Kafkas Oğuz Türklerinin destanını yazan Dede Korkut (Ata Korkut) evliyalarda birer tesadüflemi yanyana gelmişlerdir! Sonra Koçkar Baba örneği tek değildir. Koçkar için Kırgız - Kazaklarla yanyana olan bu inanışın yanı başında Altay Türkleri ite de aynı inançları paylaştığı görülmektedir.

Yine Varto tarihinde Hormek köyünde yükselen kutsal sülbüs dağı ile Keçeli Uşakları, Arelliler, Lolaniıkır ve Kamanlılar arasında Kutsal olarak tanınan Pülümür ilçesi merkezinin batısında yükselen «Sülbüş» dağı ziyaretide Altay Türklerinin Ay, güneşi temsil eden «Sülmüşleri» ile hiç bir farkları yoktur. Burada «S-Ş ve B-M»ye yakın seslerin değişimi vardır. Altay, Orta Türkistan ve Yakutların Bakşı dedikleri Kam'lara (Şaman din adamı Kırgız ve Kazaklar «Ş» yerine «S» deyimi ile «Bakşı» derler.. «Bin-Mkı/ Ben-Men»de olduğu gibi, B yerine M nin geçtiği daha öncede açıklanmıştı. Bu bakımdan «Sülbüs» ile «Sülmüş» arasında hiç bir fark yoktur.

Bakşı dualara arasında:

«Ay künüm şülmustan, bulut köstü tay puğra». Yani «Ay ve güneş olan Şulmuşlar (Sulbuslar) bulut gözlü Buğra Hakan denilmektedir.

Sülbüs Dağına Ay ve güneş denildiği gibi yine Altay Kam duaların da Altay dağında «Yer-Su» Tanrısı ile bakarak:

«Azrayttan bala kudun yayagan arbadayttan
Maldıng kudun yayağan,
Aru Altay yeril Suula bura yaldu keng Altay!
Mung kulaktuu yerine su,
Altay çaptı kaan Munu suray yadım.»

Şimdiki konuştuğumuz Türkçeye göre, «Beslenecek çocuk canını yaratmış, çoğalacak olan sürülerin canını yaratmış, mukaddes altay yer suyum! Deve yeüeli geniş Altay! Bin kulaklı yer-Su'yum! Mukaddes Altay Çoptı Hakan bunları soruyorum (Diliyorum).

Yine eski Türk dini Şamanizmde bazı kayalar da Kutsal sayılmış, adına ayinler, dualar söylenmiş ve söylenmektedir. Nitekim Dersim oymakları orasında sabahleyin.

Kaynakça
Kitap: DOĞU AŞİRETLERİ VE EMPERYALİZM
Yazar: MAHMUT RİŞVANOĞLU
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: DAĞ KÜLTÜ

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 20:34

Güneşin ilk ışıklarının vurduğu ulu kayaların öpülmeside bu kayaların kutsallığını göstermektedir. Bu arada bu gün yaşayan Şaman Türklerin «Bakşı ve Şaman» dualarında bu kutsal kaya adlarını anarak onları yardıma çağrıldıklarını görmekteyiz.

«Ey mukaddes büyük dağ Kara kaya!», «Akhbaz silsilesi Taşlı dağlar» denilmektedir.
K. Maraş'ın, Elbistan ilçesi yolu üzerinde «Ali Kaya» denilen, kara granit, yüksek ve eteğinde ceyhan nehri akan kaya mevcut. Çevredeki Türkmen ve Kürmançlar arasında bu kayanın kutsallığını gösteren bir efsane anlatılır. H.Z. Ali (R.A.) bir savaşa giderken (Keşik baş hikayesinde geçer) atının ayak izleri bu kayanın üzerinde kalmış diyerek kaya üzerindeki küçük oyukları buna ait olduğunu söylerler. Onun için de ismi «Ali Kayası» ve bu nedenlede kutsal olarak kabul edilir.

Kendi memleketim olan Araban kazasına bağlı «Ziyaret» isimli bir köy vardır. Bu köy üzerinde eski yaşlanmış ardıç ve meşe ağaçları ile en tepesinde yatır (Evliya) bulunan bir tepenin eteğinde bulunmaktadır. Buradaki yatır ve etraftaki bu ağaçlar çevre Türkmen (Avşarlar) ve Rişvan Kurmançları tarafından kutsal sayılır çok saygı gösterirler. Tıpkı Varto tarihinde bahşedilen «Köç Kar baba» ziyareti gibi. Yakın bir zamana kadar Temmuz sonlarında veya Ağustos ayı içinde buranın Türkmen ve Kürmanç oymakları kadınlı ve erkekli olarak en güzel elbiselerini giyerek ve önlerinde sancaklar olarak ilahiler söylene söylene bu ziyaret tepesine gelinir,, burada yatır ziyaret edilir. (Yatırın boyu üç metre kadar var. Evliyanın boyunun bu kadar uzun olduğuna inanılır) kurbanlar kesilir, herkes kalbindeki dilek ve niyetlerinin olması temennisiyle yatırın mezar duvarlarına ufak taşlar yapıştırılır (Eski Türklerin uğurlu YADA taşı'nın hala İslamın kabul edilmesinden beri devam edişinin tipik bir örneği). Meşe ağaçlarına yine dilek «Çaputları» yapıştırılır. Buna bir iki seferde bende katılmıştım. Sanki kendimi eski Türklerin Şamanist bir ayinin ortasında buldum., Ayrıca burdaki ardıç ve Meşe ağaçlarının kutsal sayıldığını ve bir dalının bile koparmak günah sayıldığını söylemişlerdi. Bu bana Şaminizm inancındaki «Ağaç Kültü» hakkında da biraz durmamızın önemini hatırlattı.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Karışık Zaman-Dizinli ve Karışık Konular hakkında Türk Tarihi ve Kültürü Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir