1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Allah ile Aldatmanın Sivil Destek Kuruluşları

MesajGönderilme zamanı: 22 Kas 2010, 04:09
gönderen TurkmenCopur
ALLAH İLE ALDATMANIN SİVİL DESTEK KURULUŞLARI

"Beni bir kez aldatırsan sana yazıklar olsun; beni iki kez aldatırsan bana yazıklar olsun." Çinli bilge Sun Tzu Allah ile aldatmanın değişik maskeler kullanan çok çeşitli destek kuruluşları vardır. Konu Allah ile aldatmak olduğuna göre, bunların ortak özelliği, elbette ki din söylemi kullanmalarıdır.

Örnek olarak en güçlü dinci grupların durumuna bakalım: Türk insanına yönelik Allah ile aldatma faaliyetine alt yapı oluşturan ve bunun için de sürekli dinci söylemler kullanan bazı dinci gruplar ve etki imkanları şöyledir:

- Milli Görüş örgütü: 37 yayın, 330 dernek, 33 vakıf, 8 dershane, 48 şirket...
- Fethullahçılar: 16 yayın, 23 dernek, 220 vakıf, 24 pansiyon, 570 dershane ve okul, 96 şirket...
- Süleymancılar: 6 yayın, 2100 dernek, 14 vakıf, 1750 pansiyon ve kurs, 28 şirket...
- Şiddetçi-radikal örgütler: 89 yayın, 95 dernek, 19 vakıf...
- Muhtelif dinci gruplar: 100 küsur yayın, 100 küsur dernek, 50 küsur vakıf, muhtelif pansiyonlar ve kurslar...
- Toplam rakamlar: 170 yayın, 2570 dernek, 316 vakıf, 1780 pansiyon ve kurs, 580 dershane ve okul ile yaklaşık yüz seksen şirket...

Ekleyelim ki, bu tablo, 2003 yılı itibariyledir. Yani bu kitabın yayınlandığı günlerden beş yıl öncenin tablosudur.
Allah ile aldatmayı en ileri boyutta kullanan AKP'nin iktidar dönemi olan son birkaç yılı da dikkate alarak yeni bir değerlendirme yaptığımızda burada verilen rakamların iki üç katına çıktığını söylemek gerekir. Bu tabloyu, dinci gruplarca açılmış resmi okullar, gayri resmi kurslar, muhtelif tarikatların sahip bulunduğu adı konmuş veya konmamış yardımlaşma, propaganda, siyaset üretme ekip ve ocakları ile birlikte düşündüğünüzde tam bir saltanat ve egemenlik ordusuyla karşılaşırsınız.

Bu sayılanlara siyasal, dinsel, ekonomik hesaplarla destek veren liberal patentli şirket, holding, basın kurumu gibi odakları da eklemeliyiz. Bu sonuncu destek gruplarının, anılan dinci oluşumlara akıttıkları para, akıl ve hafsalanın düşünebileceğinin çok ötesindedir. Türkiye Diyanet Teşkilatı'nın, 700 yüz civarındaki imamhatip okulunun ve otuz civarındaki ilahiyat fakültesinin de büyük ölçüde bu dinci anlayışın güdümünde olduğunu unutmamak zorundayız.

Dahası, yüz bin civarındaki cami de Allah ile aldatma harekatında şöyle veya böyle, az veya çok kullanılmaktadır. Tüm bu saydıklarımızdan belki de hiç geri kalmayan meblağlar, Türkiye Cumhuriyet i ve Atatürkçü aydınlanmayı çökertmek isteyen Müslüman ve gayrimüslim dış güçler tarafından sağlanmaktadır. BOP projesi ve Ilımlı İslam denen irtidat ve sömürü dininin, Müslümanları cenderesine alması için ABD'nin döktüğü paranın da bu saydıklarımıza eklenmesi gerekir.

Özetleyelim:

Türkiye'de bugün, Allah ile aldatma dinciliğinin ulaştığı ekonomik güç, devletin gücünün çok üstünde kabul edilmek gerekir. Bu gücün aşamayacağı (ek 'karşı güç' Türk ordusudur. Sebep, ordunun silahlı bir kuvvet oluşudur. Eğer silahı kenara koyarak veya dikkate almayarak düşünürseniz, Allah ile aldatan güç yani dinci siyaset ve saltanat, Türkiye Cumhuriyeti'nin tartışmasız en büyük gücü olarak kabul edilebilir.

Türkiye'de rejim, kendisine açıkça kafa tutan bir karşı rejim oluşumuyla yüz yüzedir. Resmi rejimin tek şansı ve avantajı TSK'dır. ABD, AB ve içteki dinci gücün sürekli ve sistemli bir biçimde TSK'ya vuruşunun hikmeti ve sebebi üzerinde şimdi bir kez daha düşününüz. Allah ile aldatmanın ulaştığı bu korkunç güç, liberal, özgürlükçü, AB'ci, ABD'ci adlarıyla anılan, esasında ise çıkarlarını vicdan ve insanlık değerlerinin her zaman üstünde tutmuş olan 'sözde Türk basını' tarafından da desteklenmektedir.

Türkiye'nin geleceğini değil de kendi çıkarlarını düşünen medya için Atatürk'ün kullandığı iki tabir ibret verici ve sarsıcıdır:

1. 'Vatansız matbuat',
2. 'Satılmışların hakimiyet-i kalemiyesindeki matbuat.' (Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam, 3/278) Atatürk bu ifadelerle, 'Bizans levsiyatıyla mülevves' (Bizans pislikleriyle kirlenmiş) gördüğü İstanbul'da kümelenen basını kastetmektedir.

Kaynakça
Kitap: Allah ile Aldatmak
Yazar: Yaşar Nuri Öztürk