Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

2005 Sonunda Türkiye-Amerika İlişkileri

Bu 10 senelik süre içinde, AKP Hükümeti'nin yaptığı başarılı "Amerikan Uşaklığı" görevi sayesinde Amerika Irak'ı işgal etmiştir. Sonrasında 1,5 milyon Müslüman'a, Amerika ve AKP tarafından Soykırıma tabi tutulmuştur.
Genelkurmay Başkanları yeniden Amerika'nın hizmetine girdiler(örneğin Hilmi Özkök).
Hilmi Özkök döneminde Şanlı Türk Askerimiz'e çuval giydirilmiştir. Sonrasında Kahramanımız Aziz Ergen Paşa çuval rezaletinin intikamını almıştır, ancak yine AKP döneminde emekli yapılmıştır. Sonrasında R.T.E.'ye "ABD'ye nota verecekmisiniz" diye sorulunca, cevabı "Ne veriyoruz müzik notası mı bu" olurken, Suriye konusunda tam tersi açıklamaları neden yaptığı açık bir şekilde ortadadır.
AKP, PKK teröristlerini ödüllendirdi, Türkiye’de kahraman gibi(Habur İhaneti) karşılanmalarına izin verildi. Oslo’da Tayyip ve Öcalan, İngiltere’nin emriyle ihanet anlaşmasına seve seve imza attılar! Tayyip Yahudilerden üstün hizmet madalyası almıştır ve asla geri iade etmemiştir!
Hizbullahçı teröristler, anlamsız bir şekilde beraat ettirilip ödüllendirildiler.
Silivri'deki Kahramanlarımız en kötü şartlarda yaşarlarken, İmralı'daki terörist bozuntusu Öcalan'ın en lüks hücrelerde yaşatılmasına izin verildi ve buradan bu şerefsize PKK'yı yönetebilme yetkisi verildi. AKP yetkilileri, ABD emriyle, Öcalan ile defalarca işbirliği yaptılar.
ABD-Erdoğan-Mehmet Ali Talat İşbirlği sonucunda KKTC'nin Tam Bağımsızlığını yok edebilmek için önemli anlaşmalar yapıldı. Yunanistan resmen adalarımızı işgal etmiştir.
Erdoğan ve Yandaşları yaptıkları yolsuzluklar sonrasında aşırı derecede zenginleştiler.
Tüm değerli Topraklar ve Milli Kuruluşlar Düşman devletlere satıldı.
Arap Milliyetçisi R.T.E. kendisini Davos fatihi zannederken(Davos olayı bir kurgu-senaryodur), buna karşısında, şerefsiz Tayyip, Azerbaycan Türkleri'nin Namus Meselesi olan Karabağ Soykırımı'na karşı kasıtlı bir şekilde duyarsız kalıp Soydaşlarımıza hakaret etmiştir! Büyük tepki ve baskı olmasa, AKP Ermenistan ile sınırların açılmasını sağlayacaktı.
İşsizlik oranları %30’lara tırmanmaktadır.
Atatürkçü Kahramanlarımız, Şanlı Ergenekon Destanımız'ın adı verilen sahte bir suçlamayla tutuklanıp zindanlara atılmıştırlar.
-Kuzey Irak’taki kukla PKK-Barzani devletine savaş ilan etmesi gerekirken, AKP, ABD’nin emriyle Suriye’yi düşman ilan edip bağımsız bütünlüğümüzü kasıtlı olarak tehlikeye atmaktadır. AKP Barzani’yi resmi devlet başkanı olarak tanıdı. AKP ve yandaşları Kuzey Irak’ta PKK’yla işbirliği yaparak zenginleştiler.
-Tek Çözüm, 1960 devriminde olduğu gibi bir Milli Güç Birliğindedir. Bu birliğin başında İşçi Partisi olmalıdır. Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve onların etrafındaki CIA ajanlarının, aynen Tayyip ve Feto gibi ABD'nin ajanları olduğu açık bir şekilde ortaya çıkmıştır son dönemde! CHP ve MHP'nin Sorosçu, MİT'çi, Fethullahçı, CIA'ci olmayan Milli Atatürkçü tam bağımsız halk önderleri bir çatı altında birleşip CHP ve MHP üst yönetimini ele geçirip buraları tam bağımsız Atatürkçü'lerle doldurup düzmece olmayan bir CHP-MHP-İP Milli Türk Güçbirliğini kurmaları gerekir!
Önümüzdeki dönemde Türk Milletimizin izlemesi gereken siyasi strateji:
1. Bölücü Anayasa’ya HAYIR, Türk’lük Maddesini Anayasa’dan Çıkartamazsınız!
2. Yurtta Sulh, Cihanda Sulh, Suriye Kardeştir, ABD Kalleştir!
3. NATO'dan çıkmalıyız, Kuzey Irak işgal edilip PKK'nın kökü kazınmalıdır! Türk-Kürt Kardeştir, ABD Kalleştir!
4. FETO'CILAR, TAYYİP, AKP'LİLER, HEPSİ YARGILANACAK, AKP HÜKÜMETİ BEKLENEN EKONOMİK KRİZLE DEVRİLECEK, GÜÇ KAYBEDEN ABD ORTA DOĞU VE TÜRKİYE'DEN DEFOLUP GİDECEK. ASİL TÜRK SOYUMUZ BÜTÜN AVRASYA TÜRKLERİ BİRLEŞTİRİP TÜRK BİRLİĞİNİ KURACAKTIR VE CİHAN HAKİMİYETİNİ YENİDEN KURACAĞIZ, BUGÜN BİZE YAPILAN TECAVÜZLERİN İNTİKAMI ALINACAKTIR, KORKUN BİZDEN!

2005 Sonunda Türkiye-Amerika İlişkileri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Kas 2010, 19:53

2005 SONUNDA

Washington-Ankara hattında durgun sular kıpırdıyor. Pentagon, Türk askeriyle ilişkilerini ısıtmak için somut adım atıyor. Pentagon 2003 yılı Mart ayında iki ülke Kara Kuvvetleri arasında yaşanan krize Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ı 22 ay sonra davet ederek yumuşatıyor. 2003 yılı Mart ayında Orgeneral Aytaç Yalman, Pentagon'un resmi davetlisi olarak Washington'a gidecek. Irak savaşı arifesinde çok önemli bir ziyaret. Washington Türk ordusundan çok şeyler bekliyor. Gözler, kulaklar Ankara'da. Tezkere oylanıyor. Üç gün sonra da Orgeneral Aytaç Yalman'ın ziyareti başlayacak. Tezkere geçmiyor. Pentagon ateş püskürüyor. Sadece Hükümete değil, Türk Genelkurmayı'na da kızgın. Kızgınlığını saklamıyor. Pentagon artık Orgeneral Yalman'ın Washington ziyaretini anlamsız buluyor. Pentagon ziyaretini iptal etmek için bahane arıyor.

Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığına daha önce yapılan programda değişiklik yaptıklarını bildiriyor. Program küçülüyor. Pentagon, Yalman'a Pentagon'da yapacağı askeri karşılama törenini iptal ettiğini, Kara Kuvvetleri Komutanına tören kıtası yerine manga çıkaracağını bildiriyor. Mangayla karşılanmaya KKK bozuluyor ama bir şey denmiyor. Pentagon, hemen ardından mangayla karşılanma töreninin de iptal edildiğini, bir karşılama yapılmayacağını bildiriyor, ziyareti kuvvet komutanına yakışmayacak bir düzeye indiriyor.

Geriye programın bir tek anlamı kalıyor:

Gelme! Orgeneral Yalman da ziyareti iptal ediyor ve Washington'a gitmiyor.

Aradan 22 ay geçti ve ABD 2005 Aralık ayında daveti yineledi. Orgeneral Büyükanıt, ABD Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Peter Schoomaker'ın davetlisi olarak Amerika'ya geldi. Amerikalılar, 2006 yılında Genelkurmay Başkanlığı görevini devralacak olan Büyükanıt'ı iki gün Amerikan Kara Harp Okulu West Point'te ağırladı. Krizin acısı çıkartılırcasına Pentagon'da üst düzey askeri törenle karşılandı. Tezkere krizine kadar Washington'da Türkiye konuşul-t duğunda Türk Silahlı Kuvvetleri ve hükümet diye ikiye ayrı-j lirdi. Amerikan Savunma bakan ve komutanları Türk komutanlara Pentagon'u tarif ederken her odada bir Türk dostu bulunduğuna değinilirdi. Tezkere kriziyle rafa konan askeri ilişkiler Orgeneral Bü«' yükanıt'ın ziyaretiyle raftan indirildi.

KKK Orgeneral Büyükanıt'ın ziyaretiyle Pentagon'la ilişkiler yeni bir döneme girdi. Büyükanıt'ın 2006 Ağustos'unda Genelkurmay Başkanlığını devralacak olması ziyaretin önemini bir kat daha artırmış oldu. 2005 sona ererken AKP hükümetiyle Bush yönetimi arasındaki siyasi strateji belirsizliğini korudu. Bu arada Irak'tan sonra tüm dikkatler Suriye'nin üzerindeydi. Washington ve Ankara'nın Şam'dan beklentiler konusunda bir farklılık yoktu.

Beklentiler şunlardı:

1-Hariri suikastının aydınlatılması
2-Irak sınırının kontrol edilmesi
3-Terör örgütlerine ait büroların kapatılması

4-Demokratikleşme Ancak, Washington ve Ankara'nın çözüm konusunda yaklaşımı birbirinin rahatsız edecek kadar farklıydı:

Türkiye Esad'la görüşerek çözüm aranmasından yanaydı. ABD yönetimiyse Esad'dan hoşlanmıyordu ve Suriye'ye yaptırım uygulanmasını istiyordu. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül , Şam ziyaretinde Suriyeli yetkililerle konuşurken, aynı anda Washington'a bilgi verildi. Ankara, Bush yönetimini kızdırmak istemiyor, hatta ikna edeceğini düşünüyordu. Amerikalılar ise Gül'ün ziyaretinden duydukları rahatsızlığı Ankara'ya bildirdi. AKP'nin Felluce'yle ilgili açıklaması Washington'da Türkiye'ye destek veren Musevi asıllı kongre üyelerini Türkiye aleyhine çeviriyordu. Kaliforniya milletvekili Yahudi asıllı Tom Lantos, 'Ermeni soykırım' tasarısının kongreye her sunuluşunda Türkiye'nin yanında yer alır, tasarıya karşı çıkardı. Ta ki, AKP'nin "Felluce'de soykırım yapılıyor" açıklamasına dek. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül , kongrede son derece etkili olan Tom Lantos'a tasarı oylanmadan önce bir mektup yazarak tasarıya karşı çıkmasını rica etti. Lantos, Gül'e rağmen tasarı lehinde oy kullandı. Bu da Türk lobisinin Kongredeki en güçlü belki de en önemli destekçilerinden birini kaybettiğini gösteriyordu.

Bu sırada Kürt lobisi de boş durmadı . Türkiye karşıtı en önemli lobicilerinden Mike Amitay'ı Soros'a transfer ettirdi. Amitay, 1996 yılında Yahudi ve Ermenilerin desteğiyle kurulan Kürt Enstitüsünün başkanlığını yapıyordu. Babası Morris Amitay, kısa adı AIPAC olan Amerika'nın en etkili Musevi lobi kuruluşunun başkanlığını yapmıştı. Mike Amitay, merkezi Washington'da bulunan Soros'a ait Open Society Institute adlı kuruluşda siyasi konularda analizler yapacak. 2005 yılı sonuna yaklaşılırken iki ülke başkentlerinde yeni büyükelçiler görevlendirildi. Ankara Washington'a Faruk Loğoğlu'nun yerine Nabi Şensoy'u atarken, ABD de, Edelman'dan boşalan Ankara Büyükelçiliği görevine Ross Wilson'ı getirdi. Wilson 26 yıllık meslek hayatında 60 ülkede görev yapan Wilson, Mustafa Kemal Atatürk'ün adını anarak ve 'laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti' sözünü seslendirerek Ankara'ya hareket etti. Bush Yönetimi , 2005 yılının sonunda Türkiye'ye biçtiği 'Ilımlı İslam' elbisesinden vazgeçip, eskiye dönerek, Türkiye'yi "50 yıllık NATO müttefikim" diye mi tanımlayacaktı?

Kaynakça
Kitap: Washington'da Akrobasi
Yazar: Yılmaz Polat
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 2002-2015: Cumhuriyetimizin 7. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir