Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Abdullah Gül ve Amerikan/Washington Uşaklığı

Bu 10 senelik süre içinde, AKP Hükümeti'nin yaptığı başarılı "Amerikan Uşaklığı" görevi sayesinde Amerika Irak'ı işgal etmiştir. Sonrasında 1,5 milyon Müslüman'a, Amerika ve AKP tarafından Soykırıma tabi tutulmuştur.
Genelkurmay Başkanları yeniden Amerika'nın hizmetine girdiler(örneğin Hilmi Özkök).
Hilmi Özkök döneminde Şanlı Türk Askerimiz'e çuval giydirilmiştir. Sonrasında Kahramanımız Aziz Ergen Paşa çuval rezaletinin intikamını almıştır, ancak yine AKP döneminde emekli yapılmıştır. Sonrasında R.T.E.'ye "ABD'ye nota verecekmisiniz" diye sorulunca, cevabı "Ne veriyoruz müzik notası mı bu" olurken, Suriye konusunda tam tersi açıklamaları neden yaptığı açık bir şekilde ortadadır.
AKP, PKK teröristlerini ödüllendirdi, Türkiye’de kahraman gibi(Habur İhaneti) karşılanmalarına izin verildi. Oslo’da Tayyip ve Öcalan, İngiltere’nin emriyle ihanet anlaşmasına seve seve imza attılar! Tayyip Yahudilerden üstün hizmet madalyası almıştır ve asla geri iade etmemiştir!
Hizbullahçı teröristler, anlamsız bir şekilde beraat ettirilip ödüllendirildiler.
Silivri'deki Kahramanlarımız en kötü şartlarda yaşarlarken, İmralı'daki terörist bozuntusu Öcalan'ın en lüks hücrelerde yaşatılmasına izin verildi ve buradan bu şerefsize PKK'yı yönetebilme yetkisi verildi. AKP yetkilileri, ABD emriyle, Öcalan ile defalarca işbirliği yaptılar.
ABD-Erdoğan-Mehmet Ali Talat İşbirlği sonucunda KKTC'nin Tam Bağımsızlığını yok edebilmek için önemli anlaşmalar yapıldı. Yunanistan resmen adalarımızı işgal etmiştir.
Erdoğan ve Yandaşları yaptıkları yolsuzluklar sonrasında aşırı derecede zenginleştiler.
Tüm değerli Topraklar ve Milli Kuruluşlar Düşman devletlere satıldı.
Arap Milliyetçisi R.T.E. kendisini Davos fatihi zannederken(Davos olayı bir kurgu-senaryodur), buna karşısında, şerefsiz Tayyip, Azerbaycan Türkleri'nin Namus Meselesi olan Karabağ Soykırımı'na karşı kasıtlı bir şekilde duyarsız kalıp Soydaşlarımıza hakaret etmiştir! Büyük tepki ve baskı olmasa, AKP Ermenistan ile sınırların açılmasını sağlayacaktı.
İşsizlik oranları %30’lara tırmanmaktadır.
Atatürkçü Kahramanlarımız, Şanlı Ergenekon Destanımız'ın adı verilen sahte bir suçlamayla tutuklanıp zindanlara atılmıştırlar.
-Kuzey Irak’taki kukla PKK-Barzani devletine savaş ilan etmesi gerekirken, AKP, ABD’nin emriyle Suriye’yi düşman ilan edip bağımsız bütünlüğümüzü kasıtlı olarak tehlikeye atmaktadır. AKP Barzani’yi resmi devlet başkanı olarak tanıdı. AKP ve yandaşları Kuzey Irak’ta PKK’yla işbirliği yaparak zenginleştiler.
-Tek Çözüm, 1960 devriminde olduğu gibi bir Milli Güç Birliğindedir. Bu birliğin başında İşçi Partisi olmalıdır. Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve onların etrafındaki CIA ajanlarının, aynen Tayyip ve Feto gibi ABD'nin ajanları olduğu açık bir şekilde ortaya çıkmıştır son dönemde! CHP ve MHP'nin Sorosçu, MİT'çi, Fethullahçı, CIA'ci olmayan Milli Atatürkçü tam bağımsız halk önderleri bir çatı altında birleşip CHP ve MHP üst yönetimini ele geçirip buraları tam bağımsız Atatürkçü'lerle doldurup düzmece olmayan bir CHP-MHP-İP Milli Türk Güçbirliğini kurmaları gerekir!
Önümüzdeki dönemde Türk Milletimizin izlemesi gereken siyasi strateji:
1. Bölücü Anayasa’ya HAYIR, Türk’lük Maddesini Anayasa’dan Çıkartamazsınız!
2. Yurtta Sulh, Cihanda Sulh, Suriye Kardeştir, ABD Kalleştir!
3. NATO'dan çıkmalıyız, Kuzey Irak işgal edilip PKK'nın kökü kazınmalıdır! Türk-Kürt Kardeştir, ABD Kalleştir!
4. FETO'CILAR, TAYYİP, AKP'LİLER, HEPSİ YARGILANACAK, AKP HÜKÜMETİ BEKLENEN EKONOMİK KRİZLE DEVRİLECEK, GÜÇ KAYBEDEN ABD ORTA DOĞU VE TÜRKİYE'DEN DEFOLUP GİDECEK. ASİL TÜRK SOYUMUZ BÜTÜN AVRASYA TÜRKLERİ BİRLEŞTİRİP TÜRK BİRLİĞİNİ KURACAKTIR VE CİHAN HAKİMİYETİNİ YENİDEN KURACAĞIZ, BUGÜN BİZE YAPILAN TECAVÜZLERİN İNTİKAMI ALINACAKTIR, KORKUN BİZDEN!

Abdullah Gül ve Amerikan/Washington Uşaklığı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Kas 2010, 17:55

ABDULLAH GÜL

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, 22 Temmuz salı günü Washington'a geldi. Amerikalıların yeniden düşlemeye başladığı Türk askerini Irak'ta görme planı, Gül'ün ziyaretiyle yürürlüğe girdi. Amerikan Şahinleri, Gül'den hoşlanmıyordu, ama köprüyü geçinceye kadar iyi geçinmek istiyorlardı. Şahin grubu kinciydi ve kızdıkları kişileri kolay kolay affetmezdi. Aslında Abdullah Gül de bunun farkındaydı ama Washington'la ilişkilerini yumuşatmak için bu fırsatı değerlendirmesi lazımdı.

Bush Yönetimi, AKP Hükümeti'nin asker gönderme kararını bu kez parlamentodan geçireceğinden emindi. Abdullah Gül, Washington'daki temaslarına Washington Post Gazetesini ziyaret ederek başladı. Gazete, bir anlamda, Washington'a gelen yabancı konukları önceden sorguya çeker, gündemdeki politikalar konusunda ön mülakat yapardı. Böylece yönetim de yabancı konukların kritik konulardaki düşüncelerini görüşmeden önce gazete haberinden öğrenir, resmi görüşmelere daha hazırlıklı girerdi. Yabancı konuklar da 24 saat önceden Amerikan yönetimine mesaj vererek, toplantılara daha rahat katılırdı. Gazete ve televizyon mülakatlarının, lideri ve ülkeyi tanıtım açısından da büyük yararı olurdu. Bunu Türk liderleri arasında en iyi kullananlardan biri de Turgut Özal'dı. Liderin İnglizce bilmesinin büyük avantajı vardı. İngilizce bilmedikleri için bu zorluğu en fazla iki lider Kenan Evren ve Recep Tayyip Erdoğan yaşadı.

Dışişleri Bakanı Gül, Washington Post'tan sonra Amerikan-Türk Konseyi'nin verdiği öğle yemeğine katıldı. Gül'e göre AKP Hükümeti, Türk-Amerikan ilişkilerinin geliştirilmesi 28 için elinden geleni yapıyordu. Aynı anlayış Amerikan tarafında da vardı. Gül, yaptığı konuşmalarda asker gönderme konusuna hükümetin sıcak baktığı mesajını verdi. Aslında, ziyaret öncesi de Ankara'dan olumlu mesaj verilmişti. Amerikalılar, zaten bu nedenle Gül'ü davet etti. Aksi takdirde, Gül'ü, Washington'a davet etmezlerdi. Asker isteme davet için bir gerekçe oldu. Irak'taki sivil yönetim Başkanı Paul Bremer de bu sırada Washington'daydı. Bremer Bağdat'ta Türkiye hakkında ileri geri konuşmasıyla şimşekleri üzerine çekmişti. Resmi görüşmelere Bremer de katıldı. Bremer, Türkiye'nin Irak'a asker göndermesini memnunlukla karşılayacağını söyledi. Bağdat'ta oluşturulan geçici yönetime PKK yanlısı kişiler girmişti.

AKP Hükümeti'nin tepkisi cılız kalmış, Ankara'nın rahatsızlığı Washington'u fazla rahatsız etmemişti. Dışişleri Bakanı Gül, Amerikan Dışişleri Bakanı Colin Powell'la, Dışişleri Bakanlığı'nda çalışma yemeğinde biraraya geldi. Görüşme bir saat sürdü. İki bakan, Dışişleri Bakanlığfnın önünde bir açıklama yaptı. Powell, Irak'taki güce Türk askerinin katılması konusunu görüştüklerini söyledi, en kısa zamanda cevap beklediklerini açıkladı. Amerikan Merkez Kuvvetler Komutanı Orgeneral John Abizaid de, Gül'ün ziyaretinden kısa süre önce Ankara'da asker konusunu görüştü. Gül'ün ikinci durağı Pentagon oldu. Savunma Bakanı Donald Rumsfeld ve Yardımcısı Paul Wolfowitz'in yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Richard Myers, Amerika'nın yeni ve eski Büyükelçileri Pearson ve Edelman ile Paul Bremer da görüşmeye katıldı.

Bu ekip ikinci tezkereden sonra Türkiye'den fazla hoşlanmıyordu. Gül'ün karşısında çuval tacirleri vardı. Gerçi Süleymaniye krizi o an Gül'ün aklında mıydı bilinmez ama olayın kahramanları Rumsfeld ve Wolfowitz'in sürekli aklındaydı. Rumsfeld, kısaca çuval krizine değindi, olayın koordinasyon eksikliğinden meydana geldiğini öne sürdü. Bundan sonra böyle olayların olmaması için iki tarafın bağlantılarını sıklaştırması gerektiğini söyledi. Rumsfeld, sözü asker istemeye getirdi, "Umarım Türkiye buna katılır" dedi. Pentagon'daki görüşmede daha çok Amerikalılar konuştu, Gül dinledi. Görüşmeden sonra Wolfowitz, Bremer ve Pearson, Türk tarafından da Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Baki İlkin, başkanlığındaki teknik heyet, ayrıntıları konuştu. Gül'ün üçüncü durağı Başkan Yardımcısı Dick Cheney oldu. Cheney de ötekiler gibi Türkiye'den asker istedi.

Amerikalılar Irak'taki ihaleleri, Türkiye'nin etkisinin artmasını, PKK'ya karşı alınacak önlemleri, Gül'ün önüne bir paket gibi sundular. AKP Hükümeti de bunları, asker tezkeresinin Meclisten geçmesi için hükümetin elini güçlendirecek kozlar olarak hesaplıyordu. Abdullah Gül, 4 günlük Washington ziyaretini AKP liderlerinin her gelişinde gelenek haline getirdiği ancak Türk kamuoyundan saklamaya da özen gösterdikleri Yahudi kuruluşlarını ziyaret ederek tamamladı. Dışişleri Bakanı'nın yüzünde güller açtı.

İkinci tezkereyle bozulan ilişkileri tamir için olumlu bir adım attığını sandı. Gül'e göre, temasları samimi, dürüst, açık, şeffaf olmuştu. Ankara'ya dönünce asker talebi hükümet tarafından değerlendirildikten sonra Genelkurmay Başkanlığı'nın görüşü alınarak Washington'a bildirilecekti. Gül, Türkiye Büyükelçiliği'nde düzenlediği basın toplantısında Başkan Yardımcısı Cheney'e övgüler yağdırdı. Ermeni karar tasarısını güya Cheney önlemişti. Gül, ikinci tezkereden sonra ya Washington'daki gelişmeleri izlememiş ya da izler görünmüştü. Amerikalı yetkililerin sözlerini biraz okumuş olsaydı, sözde soykırım tasarısının yönetimin desteğinde bir şantaj unsuru olarak gündeme getirildiğini anlamaması için bir neden yoktu. Yönetim tasarıda da Süleymaniye olayı gibi bir taktik izlemişti.

Kaynakça
Kitap: Washington'da Akrobasi
Yazar: Yılmaz Polat
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 2002-2015: Cumhuriyetimizin 7. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir